bilgiz.org

Yetkilendirme yönetmeliĞİ taslaği ek-a7: “İnternet protokolü Üzerinden ses ve/veya veri İletiMİNİ İHTİva eden telekomüNİkasyon




Tarih29.12.2017
Büyüklüğü12.35 Kb.

Indir 12.35 Kb.

“İNTERNET PROTOKOLÜ ÜZERİNDEN SES VE/VEYA VERİ İLETİMİNİ İHTİVA EDEN TELEKOMÜNİKASYON HİZMETLERİ” üzerine TELKODER’in görüşleri:


TELKODER’in Ocak 2003 ayında yayınlanan VoIP Raporu’nda “İnternet Protokolü Üzerinden Ses İletimi” (“VoIP”) servisi dünyada genellikle kabül edilen tanıma uygun olarak şu şekilde tanımlanmıştır: “Voice over Internet Protocol (kısaca “VoIP” veya, eş anlamlı olarak, IP Telefonu) hizmeti, paket anahtarlamalı olarak internet üzerinden iletilen veri halindeki ses hizmetini kapsamakta ve bir veri iletişimi hizmeti olarak kabul edilmektedir. Bir diğer deyişle, VoIP, PSTN tabanlı geleneksel ses iletişimi (“PSTN ses hizmeti”) yerine, sesin IP paketlerine dönüştürülerek IP tabanlı şebekeler üzerinden veri halinde iletilmesi hizmetidir.” Yine aynı raporda, sözkonusu hizmet ile ilgili olarak dünya genelinde kabul edilen aşağıdaki ana unsurlar belirtilmiştir:

VoIP hizmetinin sunumu esnasında aboneye hizmetin kalitesi ile ilgili herhangi bir garanti verilmesi teknik anlamda mümkün değildir. Gerçekten de, sesin internet ortamında nakli sırasında paket kayıpları ve istenmeyen gecikmelerin ortaya çıkması kaçınılmazdır. Buna karşın sesin PSTN şebekeleri üzerinden iletilmesi anında aboneler arasında baştan sona kadar devre tahsisi yapılabilmekte, eş zamanlı ve kalitesi garanti edilmiş bir hizmet verilebilmektedir.

Devre anahtarlamalı bir şebeke üzerinden telefondan telefona verilen bir telekomünikasyon hizmeti olan PSTN ses hizmeti ile paket anahtarlamalı bir ağ yapısı kullanılarak verilen VoIP hizmeti tamamen birbirinden ayrı olarak değerlendirilmesi gereken iki ayrı iletişim şekilleridir. VoIP uygulama şekillerinin, erişim uçlarında PSTN birimlerinin bulunup bulunmaması, bu işlemlerin VoIP temelli bir iletişim şekli oldukları temel sonucunu da değiştirmemektedir.

VoIP konusunda dünya üzerindeki uygulamaları incelediğimizde ABD başta olmak üzere pek çok gelişmiş ülkede VoIP’nin herhangi bir düzenlemeye tabi tutulmaksızın serbest olduğu, Avrupa Birliği ülkelerinde ses hizmetinin gerçek zamanlı olması halinde düzenlemeye tabi tutulduğu, gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde ise VoIP’nin sınırlandırılmış veya yasak olduğu göze çarpmaktadır.

Avrupa Birliği 90/388/EEC numaralı direktifi ile ses telefonu (Voice Telephony)’i tanımlamıştır. Bu Direktife göre verilen servisin ses telefonu olarak tanımlanması için 4 ayrı kritere bakılmaktadır;

1- Verilen hizmetin ticari olması

2- Tüketicilere verilen bir hizmet olması

3- Haberleşmenin PSTN’de sonlanan terminaller arasında olması

4- Sesin gerçek zamanlı iletilmesi

4.Maddede belirtilen özelliğin yukarıda açıklandığı gibi mümkün olmaması nedeniyle VoIP bir sesli telefon servisi olarak kabul edilmemektedir. Bu ülkelerde VoIP servisi, Katma Değerli Servisler kapsamında alınan izin yoluyla yürütülmektedir.

Teknolojinin gelişimini dikkate alan AB, 2000 yılında bu kararı tekrar gözden geçirmiş ve yeni bir direktif  hazırlamıştır.  Bu direktife göre, 4. şartın hala yerine gelmediği kanaatinden hareketle 1998'de yayınladığı direktifteki şartların geçerli olduğunu vurgulamıştır.  Ayrıca, yine bu direktifle, 1998 ve 2000 yılları arasında pazardaki gelişmeleri de dikkate alarak PSTN üzerinden geçen ses ile IP üzerinden geçen ve ayrı bir lisans gerektirmeyen sesin farklı hizmetler olduğuna ve birbirlerine rakip servis olmadığına kanaat getirerek, konunun ileride tekrar gündeme alınmasına gerek olmadığı kararına varmıştır.
Ülkemizde ise 4502 sayılı yasada Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmetleri tanımı yapılmıştır. Bu tanım ile yasa koyucu, aboneler arasında iletilen ses ve veri dahil her türlü mesajın formu, muhtevası, kodu, protokolü veya benzer hususları üzerinde bilgisayar işlemleriyle veya başka surette işlem yapıp, aboneye veya kullanıcıya ilave, farklı veya yeniden yapılandırılmış bir mesaj ileten veya yüklenilmiş/kaydedilmiş mesaj ve veriler ile, aboneler arası interaktiviteyi sağlayan telekomünikasyon hizmetlerini, katma değerli hizmet olarak tanımlamıştır. Yasa koyucunun bu tanımı yapmasındaki amaç, yasanın 2-C maddesinde Türk Telekom A.Ş.’ye tanınan ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetleri ile tekel kapsamı dışında kalan katma değerli telekomunükasyon hizmetleri arasındaki ayrımı yapmaktır. Bu ayırım, 4502 Sayılı Kanun’un gerekçesinde (http://www.tbmm.gov.tr/sirasayi/donem21/yil01/ss309m.htm ) gayet açık olarak belirtilmiştir.

Günümüzde internet üzerinden tüm bilgi ve işaretlerle yaratılan trafiğin nakli Internet Servis Sağlayıcıları tarafından yapılmakta ve bu trafik son kullanıcılara birbirinden farklı fiziksel şebekeler üzerinden erişmektedir. Bunlar sabit ve/veya mobil telefon şebekeleri olabileceği gibi Kablo TV, uydu ve telsiz radyo şebekeleri de olabilir. Erişim için kullanılan şebeke üzerinden giden işaret, örneğin telefon mikrofonunun veya Darbe Kodlamalı Modulasyon cihazının verdiği gerilim, Internete ilk eriştiği noktada örneklenmekte, protokolü değiştirilmekte ve Internet üzerinden bir katma değerli hizmet olarak diğer bir noktaya iletilmektedir. Değişik şebekelerin arabağlantıları, günümüzde teknik olmaktan çok ticari problemlerin çözümüne bağlıdır. Yakın bir gelecektede Telekomünikasyon Kurumu’nun Erişim ve Arabağlantı Yönetmeliği’ne uygun olarak Internet Servis Sağlayıcılarının mobil ve sabit telefon işletmecileri ile erişim ve arabağlantı anlaşmaları yaparak Internet üzerinden ses hizmetini sunmaya başlamaları beklenmektedir.

Yukarıdaki verilen bilgiler doğrultusunda;

Serbest Telekomünikasyon İşletmeciliği için büyük önem taşıyan ve üyelerimizin bir çoğunu yakından ilgilendiren “İnternet Protokolü üzerinden Ses ve/veya Veri İletimi İhtiva Eden Telekomünikasyon Hizmetleri”nin, INTERNET SERVİS SAĞLAYICILIĞI HİZMETİ başlığı altında kapsanması, mevcut Kanunlar ve Yönetmelikler ile AB Direktiflerine uygun olarak, Genel İzin Yetkilendirmesine sahip olan İnternet Servis Sağlayıcılar tarafından verilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine varılmıştır.



Başlıkta sözü edilen hizmet, 406 Sayılı Kanun’un Ek 18. Maddesinde yer almamaktadır. Ayrıca bu hizmet, Yetkilendirme Yönetmeliği Taslağı 26. Maddesi kapsamına girdiğinden ve Telekomünikasyon Kurulu’nun 19/10/2001 tarih ve 2001/338 sayılı kararına uygun olarak, Ruhsat’a tabi olmayıp, Genel İzin ile yürütülmesi gerekmektedir.
Saygılarımızla

Telkoder Yönetim Kurulu






    Ana sayfa


Yetkilendirme yönetmeliĞİ taslaği ek-a7: “İnternet protokolü Üzerinden ses ve/veya veri İletiMİNİ İHTİva eden telekomüNİkasyon

Indir 12.35 Kb.