bilgiz.org

Yazılar veya görsel malzemeler izin alınmadan veya kısmen yayımlanamaz

  • 1) Uydularla Konum Belirleme Sistemleri ( Global NavigationSatelliteSystems-GNSS)
  • 3) Mobil İletişim Araçları
  • 5) Kapalı devre Televizyon (CCTV-Closed Circuit Television)
  • 6) Yakın Mesafe İletişim Teknolojileri 6.1. Radyo Frekans Tanımlama Teknolojisi (RFID-Radio Frequency Identification)
  • 6.2. Tahsis Edilmiş Kısa Mesafeli İletişim Teknolojisi (Dedicated-Short Range Communications-DSRC)
  • 6.3. Yakın Alan İletişim (NFC - Near Field Communication)
  • 7) Algılama Teknolojileri
  • 7.2. Yol Sensörleri
  • 7.3. Hava Durumu Sensörleri
  • BÖLÜM II AUS POLİTİKALARI
  • 2.1. AB’NİN AUS POLİTİKALARI 2010/40/EU Direktifi - Karayolu Taşımacılığında AUS’nin Yaygınlaştırılması
  • Beyaz Kitap Belgesi 2011 - “Tek Avrupa Ulaştırma Alanı İçin Yol Haritası - Kaynak Tasarruflu ve Rekabetçi Bir Ulaşım Sistemine Doğru”
  • İspanya’nın AUS Politikası
  • Norveç’in AUS Politikası



  • Sayfa2/5
    Tarih29.06.2017
    Büyüklüğü451.95 Kb.
    TipiYazı

    Indir 451.95 Kb.
    1   2   3   4   5

    1.3. AUS UYGULAMALARINDA KULLANILAN ANAHTAR TEKNOLOJİLER

    AUS, telekomünikasyon, elektronik ve bilgisayar teknolojilerini ulaşım sektörüyle entegre etmektedir. Akıllı ulaşım sistemlerinde kullanılan teknolojiler aşağıda belirtildiği gibi sınıflandırılabilir.


    1) Uydularla Konum Belirleme Sistemleri ( Global NavigationSatelliteSystems-GNSS)

    GNSS teknolojisi; elinde veya aracında GNSS alıcısı olan bir kullanıcının; herhangi yer ve zamanda, her türlü hava koşulunda, ortak bir koordinat sisteminde (örneğin WGS84), yüksek doğrulukta, ekonomik ve gerçek zamanlı olarak 3 boyutta konum, hız ve zaman belirlemesine olanak veren bir radyo navigasyon sistemidir. GNSS aynı zamanda; kat edilen mesafe ve güzergah belirleme, anlık trafik bilgilerinin paylaşımını mümkün kılan, birçok araç içi navigasyon, konum tabanlı servisler (LBS) ve rota yönlendirme sistemleri arkasındaki temel teknolojidir. Uydularla konum belirleme sistemleri (GPS, GLONASS, Beidou/Compass, QZSS, IRNSS vd.) ve SBAS birlikte GNSS olarak adlandırılmaktadır. Burada SBAS; WAAS (ABD), EGNOS (AB), MSAS (Japonya) ve GAGAN (Hindistan) gibi kapsama alanı genişletme (augmentation) ve gerçek zamanlı doğruluk artırmaya yönelik ve konum belirleme uydularını destekleyici sistemler olarak tanımlanmaktadır.



    2) Kablosuz Ağlar

    Araçlar ile yol kenarı arasında hızlı bir iletişim ortamı sunar. Birkaç yüz metre aralığında çalışmaktadır. Güney Kore bu aralığı WiMax teknolojisi kullanarak geliştirdiği WiBro sistemi ile artırmaktadır. WiBro, WiMax önemli altyapılar olmakla birlikte WiMax’ın 4G karşısındaki başarısızlığı bu alanda yeni çalışmalara ihtiyaç doğurmaktadır.


    3) Mobil İletişim Araçları

    AUS uygulamalarında 3G ve 4G mobil telefon şebekeleri kullanılabilir. 3G veya 4G kablosuz iletişim ortamları özellikle şehirsel bölgelerde ve uzun yollardaki erişilebilirlik açısından önemlidir.


    4) Kızıl Ötesi İletişim (Infrared)

    Özellikle kamyon ve uzun yol taşımacılığında yol bilgilerinin gerçek zamanlı paylaşımında kullanılmaktadır. Hedef tespiti, gözlemleme, gece görüşü, güdüm ve takip sistemleri gibi askeri kullanım alanlarının yanında, ısıl verimlilik analizi, uzaktan sıcaklık ölçme, kısa mesafeli kablosuz iletişim ve hava tahmini gibi alanlarda da kullanılmaktadır.


    5) Kapalı devre Televizyon (CCTV-Closed Circuit Television)

    İzlenen alanın ve izleyicilerin sınırlı olduğu sistemdir. Bir CCTV sistemi kameralar, lensler, kaydediciler ve monitörlerden oluşur. CCTV sisteminin en büyük özelliği görüntülerin eş zamanlı kaydedilmesidir.


    6) Yakın Mesafe İletişim Teknolojileri
    6.1. Radyo Frekans Tanımlama Teknolojisi (RFID-Radio Frequency Identification): Radyo frekansı kullanarak nesneleri tekil ve otomatik olarak tanıma yöntemidir. RFID, temel olarak bir etiket ve okuyucudan meydana gelir. RFID etiketleri nesne bilgilerini almak, saklamak ve göndermek için programlanabilirler. Etiketlerin okuyucu tarafından okunmasıyla bilgiler otomatik olarak kaydedilebilir veya değiştirilebilir.
    6.2. Tahsis Edilmiş Kısa Mesafeli İletişim Teknolojisi (Dedicated-Short Range Communications-DSRC): 5,8 ve 5,9 GHz spektrumunda çalışan kısa veya orta mesafeli kablosuz iletişim kanallarıdır. Özellikle ulaşım araçları için tasarlanmıştır. Araçlar ve yol kenarı cihazlar arasında çift yönlü haberleşmeyi sağlamaktadır.
    DSRC, radyo frekansı tanımlama (RFID) teknolojisinin bir alt bileşenidir. Araç-altyapı (V2I) ve araç-araç (V2V) iletişiminde kullanılmaktadır. Trafik sinyalizasyonunun adaptif olarak tasarlanmasında, elektronik ücretlendirme sistemlerinde, tıkanıklık kontrolünde ve fiyatlandırmasında kullanılır. Amerika için 5,9 Ghz bandında, Avrupa ve Japonya için 5,8 Ghz bandında çalışmaktadır. Avrupa bant aralığını 5,9 Ghz’e çekmek için çalışmalarını sürdürmektedir.
    6.3. Yakın Alan İletişim (NFC - Near Field Communication): Çok yakın mesafeden radyo frekanslı tanıma ve temassız kart teknolojisine dayalı mobil cihazlarla çalışan kablosuz, hızlı ve güvenli bir işlemdir.
    Yakın mesafede (0-5 cm) elektronik cihazlar arasında çok kısa sürede (100 ms) iletişim kurarak güvenli temassız arayüzden 424 Kbps’ye kadar hızlarda tüm dünyada boş olan 13,56 MHz frekansında çalışmaktadır. ISO 18092 ile standartlaştırılan NFC, mevcut temassız ödeme ve ISO 14443 standardına dayanan biletleme altyapılarıyla uyumlu çalışmaktadır.
    Toplu taşıma, otoyol geçiş sistemleri gibi alanlarda kullanılarak kurum ve firmalara önemli otomasyon faydaları ve çevresel katkılar sağlamaktadır.
    7) Algılama Teknolojileri

    Sürücülere güvenli seyir için destek veren sensörler ile yol ve hava durumu sensörlerinden oluşan sistemlerdir.


    7.1. Araç Sensörleri: Araçlara monte edilen ve şerit algılama, park etme, kör nokta uyarısı, araç takip mesafesi uyarısı gibi fonksiyonları ile güvenli sürüş desteği sağlayan sensörlerdir.
    7.2. Yol Sensörleri: Kavşakları yönetmek ve sinyal sürelerini ayarlamak, şehir genelindeki ana arterler ve çevre yollardaki trafik akım bilgilerini tespit etmek, trafiği mevcut alt yapının daha verimli kullanılması amacıyla yönlendirmek için gerekli verileri toplayan sensörlerdir.
    7.3. Hava Durumu Sensörleri: Atmosferik şartların, zemin sıcaklıklarının canlı izlenmesini, nem ve sıcaklık ölçülmesini sağlayan güçlü ve geniş ölçüm yapan sensörlerdir.
    7.4. Çevre Algılama Sistemleri: Kısa ve uzun mesafeli radar sistemleri, görüntüleme sistemleri ve yazılımları(okan üniv.)

    1.4. AUS MİMARİSİ

    AUS uygulamalarının ülke çapında nasıl yaygınlaştırılacağı “AUS mimarisi” ile tanımlanmaktadır. AUS mimarisi AUS’nin planlanması, tanımlanması, entegrasyonu ve uygulaması için bir çatı kurmaktadır. AUS mimarisinin etkin bir şekilde oluşturulabilmesi için politika yapıcıların süreci sahiplenmesi, uygulamanın hayata geçirilmesi ve başarıya ulaşmasındaki en önemli faktör olarak görülmektedir.


    Şekil 1: AUS Mimarisi Tasarım Aşamaları


    AUS mimarisinin tasarımında öncelikle mimari oluşturulacak bölgenin AUS ihtiyaçları tespit edilir. Bunlar AUS kullanıcı hizmetleri olarak adlandırılır. İlk aşamada AUS kullanıcı hizmetleri ile AUS hizmet birimleri ve bunlar arasındaki hiyerarşik ilişkiler belirlenmektedir. Gelişmekte olan ülkelere dair AUS kullanıcı hizmetlerinin ve hizmet sınıflandırmalarının neler olabileceğini gösteren ISO’nun geliştirdiği standarda dair Tablo 4, ülkelere AUS mimarisinin oluşturulması esnasında rehber olabilecek bir çalışma olmakla beraber kullanıcı hizmetlerinin ülkelerin ihtiyaçları doğrultusunda değiştirilmesi veya çeşitlendirilmesi de mümkündür.
    Tablo 4: ISO AUS Mimarisi Hizmet Alanları ve Hizmet Sınıflandırması

    Hizmet Alanları

    Hizmet Grupları

    1.Yolcu Bilgisi

    1.1.Ön seyahat bilgisi

    1.2.Seyahat halindeki bilgi

    1.3.Seyahat hizmetleri bilgisi

    1.4.Seyahat öncesi Yol rehberi ve Navigasyon

    1.5.Seyahat esnasında Yol rehberi ve Navigasyon 1.6.Seyahat planlama desteği


    2.Trafik yönetimi ve işlemleri

    2.1.Trafik kontrol

    2.2.Ulaşımla bağlantılı kaza yönetimi

    2.3.Talep yönetimi

    2.4.Ulaşım altyapısı bakım yönetimi



    3.Araç

    3.1.Ulaşımla ilgili vizyonun iyileştirilmesi

    3.2. Otomatik Araç İşlemi

    3.3.Çarpışmadan kaçınma

    3.4.Güvenlik

    3.5. Çarpışma Öncesi Engelleme


    4.Nakliye ulaşımı

    4.1. Ticari Araç Önizni

    4.2. Ticari Araç İdari İşlemleri

    4.3. Otomatik Yol Kenarı Güvenlik Denetimi

    4.4. Ticari Araç Kabininde Güvenlik İzleme

    4.5.Nakliye ulaşımı filo yönetimi

    4.6.Çoklu model bilgi yönetimi

    4.7.Çoklu model merkezlerinin yönetimi ve kontrolü

    4.8.Tehlikeli nakliye araçlarının yönetimi



    5.Toplu Taşıma

    5.1.Toplu taşıma yönetimi

    5.2. Talebe Duyarlı Toplu Taşıma



    6.Acil Durum

    6.1.Ulaşımla ilgili acil durum uyarıları ve kişisel güvenlik

    6.2.Acil araç yönetimi

    6.3. Tehlikeli Materyal ve Kaza Duyuruları


    7.Ulaşımla ilgili elektronik ödeme

    7.1.Ulaşımla ilgili elektronik finansal işlemler

    7.2.Ulaşımla ilgili elektronik ödeme sistemlerinin entegrasyonu



    8.Karayolu ile ilgili kişisel güvenlik

    8.1.Toplu seyahat güvenliği

    8.2. Seyahat Edenlerin Güvenliğinin Artırılması

    8.3.Engellilerin yol güvenliğinin artırılması

    8.4. Akıllı Kavsak ve Bağlantılar



    9.Hava ve çevresel durumları izleme

    9.1.Hava durumu izleme

    9.2.Çevre koşullarını izleme



    10.Afet müdahale yönetim ve koordinasyonu

    10.1.Afet veri yönetimi

    10.2.Afet müdahale yönetimi

    10.3.Acil durum merkezlerinin koordinasyonu


    11.Ulusal güvenlik

    11.1.Şüpheli araçların izlenmesi ve kontrolü

    11.2.Stratejik yerlerin izlenmesi(petrol boru hattı)



    Kaynak: Dünya Bankası

    Mantıksal mimari süreci, kullanıcı hizmet ihtiyaçlarının tümünü kapsamakta ve kullanılacak teknolojiler düşünülmeksizin tanımlanmaktadır. Bu süreçte, mimari yapının sınırları, yerine getirilecek fonksiyonlar ve fonksiyonlar arası ilişkiler süreç özelliklerini oluşturmaktadır. Mantıksal mimaride veri akışı, fonksiyonlar arası veya bir fonksiyon ve sonlandırıcı (varlık) arasında iletilen bilgiyi ifade etmektedir.


    Mantıksal mimariden sonraki aşama fiziksel mimarinin oluşturulmasıdır. Mantıksal mimari sisteme fonksiyonel bir bakış sağlarken fiziksel mimari AUS’nin gerekli fonksiyonları nasıl sağlaması gerektiğini göstermektedir. Fiziksel mimari mantıksal mimaride oluşturulan çıktıları almakta ve alt sistemler ile sonlandırıcılar gibi fiziksel varlıklara dönüştürmektedir. Alt sistemler ulusal AUS mimarisi tarafından tanımlanan AUS’nin bireysel parçalarıdır. Bunlar merkezler, alan, araçlar ve yolcular olarak dört grupta sınıflandırılmaktadır. Mimari akış, fiziksel mimaride alt sistemler ve sonlandırıcılar arasında iletilen bilgiyi göstermektedir. Bu mimari akışlar ve onların iletişim ihtiyaçları AUS standartlarına göre çalışan arayüzleri tanımlamaktadır.

    Şekil 2: Alt sistem bileşenleri




    AUS ile ilgili ürünler ve uygulamalar için standartların geliştirilmesi, AUS planlarının gündeme gelmeye başladığı 1990’lı yıllardan itibaren bir ihtiyaç olmuştur. Bu amaçla 1992 yılında Uluslararası Standartlar Örgütü (ISO) tarafından TC204 adıyla Ulaştırma Bilgi ve Kontrol Sistemleri teknik komitesi kurulmuştur. 1991 yılında Avrupa Standardizasyon Komitesi CEN tarafından da ISO/TC204’e benzer TC278 Karayolu Ulaşımı ve Trafik Telematikleri teknik komitesi kurulmuştur. Bu iki kuruluş 2000 yılında imzalanan Viyana Sözleşmesi’nden itibaren, dünya çapında AUS standartlarını geliştirmek üzere yakın ilişki içinde çalışmaktadır. Bununla beraber, Viyana Sözleşmesi’ne göre günümüzde AUS’nin uluslararası standardizasyon işlevi, esas olarak ISO/TC204 komitesi tarafından yürütülmektedir. İşlenen temalara bağlı olarak bazı görevler bir ISO ve IEC (Uluslararası Elektroteknik Komisyonu) ortaklığı olan Ortak Teknik Komite (JTC-Joint Technical Committee) tarafından yürütülmektedir. Elektrik ve elektronik mühendisliği ile ilgili konular için Uluslararası Elektroteknik Komisyonu (IEC) destek sağlar.
    ETSI (European Telecommunications Standards Institute) de Avrupa’da kullanılacak telekomünikasyon standartlarının oluşturulması amacıyla kurulmuş olan ve bünyesinde AUS ile ilgili ETSI TC ITS teknik komitesini bulunduran bir kuruluştur. Yürütülen görevlerin koordinasyonu uluslararası telekomünikasyon birliği ITU (International Telecommunication Union) tarafından gerçekleştirilmektedir. ITU, AUS için kablosuz haberleşme gereksinimleri, fonksiyonel ve teknik gereksinimler, frekansla ilgili konular, haberleşme kapasitesi ve frekans tahsisi gibi koordinasyon gerektiren konulardan sorumludur.
    BÖLÜM II

    AUS POLİTİKALARI
    Ulaşımda yaşanan trafik sıkışıklığı, güvenli sürüş problemleri, kazalar, gecikmeler ve çevre kirliliği gibi çeşitli sorunların çözümünde AUS sektöre yeni bir soluk getirmektedir. AUS uygulamalarının yaygınlaştırılması konusunda dünyanın çeşitli ülkelerinde politika oluşturulmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirildiği görülmektedir.

    2.1. AB’NİN AUS POLİTİKALARI
    2010/40/EU Direktifi - Karayolu Taşımacılığında AUS’nin Yaygınlaştırılması
    Ulaştırmanın ekonomik büyüme ve gelişim için en önemli sektörlerden biri olduğunun uzun yıllardır bilincinde olan Avrupa Birliği, üyesi olan ülkeler için akıllı ulaşım sistemlerinin sistematik bir şekilde uygulanarak yaygınlaştırılmasının sağlanması konusunda bir direktif hazırlamış ve 2010 yılında yayımlamıştır. Direktifin temelleri, Avrupa Komisyonu’nun ulaştırma politikaları üzerine hazırlanan Beyaz Kitap belgesine dayanmaktadır. Beyaz Kitap’ta daha güvenli, daha verimli, daha temiz, kesintisiz ve sürdürülebilir bir ulaşım için bilgi ve iletişim teknolojilerinin, yeniliklerin önemli role sahip olacağı vurgulanmakta ve bir anlamda bu ifade ile akıllı ulaşım sistemlerine atıfta bulunulmaktadır.
    2010/40/EU Direktifi’nin temel amacı, diğer ulaştırma türleriyle iletişim hâlinde, daha güvenli, emniyetli, çevre dostu ve verimli bir yük ve yolcu karayolu ulaşımını sağlamak amacıyla, akıllı ulaşım sistemlerinin yaygınlaştırılması sürecinin hızlandırılması ve koordine edilmesi için gerekli çerçevenin çizilmesidir. Bu temel amacın yanında sistemlerin birlikte çalışabilirliğinin sağlanması, kesintisiz erişim, tüm paydaşların etkin işbirliği ve hizmetlerin devamlılığı gibi yan amaçlar da mevcuttur.
    Ulaştırma sisteminde artan trafik sıkışıklığından bahseden genel çerçeve bölümünde, 2020 yılına kadar yük taşımacılığında %55 ve yolcu taşımacılığında %36 artış olacağı öngörülmektedir. Bununla beraber artan enerji tüketimi neticesinde çevre üzerinde oluşan negatif etkiler (2020 yılına kadar ulaştırmanın neden olacağı emisyonun %15 artacağı tahmini gibi) sonucunda bu sorunları halletmeye yönelik yenilikçi yaklaşımlar uygulanması konusunu gündeme getirmiştir.
    2010/40/EU Direktifi doğrultusunda dört adet öncelikli alan belirlenmiştir:


    1. Karayolu trafik ve seyahat verilerinin optimal kullanımı,

    2. Trafik yönetimi ve yük taşımacılığı yönetiminde AUS hizmetlerinin devamlılığı,

    3. AUS karayolu güvenliği ve emniyeti uygulamaları,

    4. Taşıtların ulaştırma altyapısına bağlantısının sağlanması.

    Bu öncelikler doğrultusunda aşağıda yer alan hususlar, şartname ve standartların geliştirilebilmesi için öncelikli konular olarak belirlenmiştir.




    1. AB çapında çok modlu seyahat bilgi hizmetlerinin sağlanması,

    2. AB çapında gerçek zamanlı trafik bilgi hizmetlerinin sağlanması,

    3. Karayolu güvenliğine ilişkin minimum evrensel trafik bilgilerine, mümkün olduğu kadar, tüm kullanıcıların ücretsiz olarak erişmesi,

    4. AB çapında birlikte çalışan uyumlu bir eCall (acil durum) uygulamasının sağlanması,

    5. Kamyon ve ticari araçlar için güvenli park yerleri konusunda bilgi sisteminin sağlanması,

    6. Kamyon ve ticari araçlar için güvenli park yerleri konusunda rezervasyon hizmetinin sağlanması.

    AUS’nin AB genelinde etkin bir şekilde yaygınlaştırılması için gerekli şartların uygulanmasından önce Komisyon, bu şartların aşağıda belirtilen prensiplerle ne derece örtüştüğünü değerlendirecektir:




    • Etkin olmak: Avrupa’da karayolu ulaşımında karşılaşılan zorlukların giderilmesi konusuna somut katkıda bulunulması

    • Maliyet yönünden verimli olmak: Amaçları karşılarken aynı zamanda maliyetlerde optimizasyonun sağlanması

    • Orantılı olmak: Yerel, bölgesel, ulusal ve Avrupa genelindeki etkenleri göz önüne alarak farklı derecelerde hizmet kalitesi sunulması ve yaygınlaştırmanın sağlanması

    • Hizmetlerin devamlılığını destekler nitelikte olmak: AB kapsamında ve özellikle de Trans Avrupa Ağı’nda yaygınlaşan Akıllı Ulaşım Sistemleri ile hizmetlerin kusursuz bir şekilde sağlanması

    • Birlikte çalışabilirliği sağlamak: Sistemlerin ve arka plandaki iş prosedürlerinin veri değişimi ve bilgi paylaşımı içinde bulunmasının sağlanması ve böylece Akıllı Ulaşım Sistemleri hizmetlerinin daha etkin yürütülmesinin sağlanması

    • Geçmişteki uygulamalarla uyumlu, onları destekler nitelikte olmak: uygun olması durumunda Akıllı Ulaşım Sistemlerinin mevcut sistemlerle uyumlu bir şekilde çalışmasının sağlanması

    • Mevcut ulusal altyapıya ve şebeke yapılarına uyumlu olmak: mevcut ulaştırma ağ karakteristiklerindeki farklılıkların dikkate alınması

    • Erişimde eşitliği teşvik etmek: Karayollarındaki kazalarda zarar görebilecek yol kullanıcılarının (korunmasız yol kullanıcıları) Akıllı Ulaşım Sistemleri hizmetlerine erişiminin engellenmemesi ve bu kişiler arasında ayrım yapılmaması

    • Gerekli risk değerlendirmesini yaparak yenilikçi Akıllı Ulaşım Sistemlerinin dayanıklılığının sergilenmesi

    • Küresel ölçekte, sürekli, doğru ve garantili yer ve zaman tespiti hizmetinin sunulması

    • Farklı ulaştırma modları arasında koordinasyonun dikkate alınması, uygun alanlarda Akıllı Ulaşım Sistemlerinin yaygınlaştırılması

    • Mevcut durumda yürürlükte olan AB kurallarına, politikalarına ve Akıllı Ulaşım Sistemleri konularındaki faaliyetlere, özellikle de standardizasyon konusuna uyumun sağlanması



    Beyaz Kitap Belgesi 2011 - “Tek Avrupa Ulaştırma Alanı İçin Yol Haritası - Kaynak Tasarruflu ve Rekabetçi Bir Ulaşım Sistemine Doğru”
    2001 yılında ilk Beyaz Kitap belgesi hazırlandıktan sonra sektördeki gelişmeler sonucunda çok sayıda başarı elde edilmiştir. 2011 yılında hazırlanan Beyaz Kitap Yol Haritasında akıllı ulaşım sistemleri, elektronik demiryolu trafik yönetim sistemleri gibi gelişmiş trafik bilgi ve yönetim sistemlerinin kullanılması ile altyapı kullanımında verimliliğin ve ulaştırmada sürdürülebilirliğin artacağından bahsedilmektedir.
    Elektronik bilgilendirme, rezervasyon ve ödeme sistemlerinin tüm ulaştırma araçlarını birleştirerek kesintisiz çok modlu ulaşıma olanak sağladığı belirtilmektedir. Akıllı ulaşım sistemlerinin kullanılması ile gerçek zamanlı trafik yönetimi, teslimat zamanlarında kısalma, trafik sıkışıklığında azalma gibi çok sayıda fayda sağlanacağı düşünülmektedir. Akıllı ulaşım sistemlerinin kullanımı ile elde edilen seyahat bilgi hizmetleri, yönlendirme alternatifleri, noktadan noktaya sağlanan kesintisiz ulaşım imkanları ile giderek yaşlanan toplumun ihtiyaçlarına ve toplu taşıma ihtiyaçlarına cevap verebilen uygun çözümler de sağlanmış olacaktır. Ayrıca yayalar, bisiklet kullanıcıları, motosiklet kullanıcıları gibi hassas (zarar görebilecek) yol kullanıcılarını da içeren daha güvenli altyapı ve taşıt teknolojileri de akıllı ulaşım sistemlerinin amaçları kapsamında değerlendirilmektedir.
    Belgede yer verilen “ulaştırma araştırma ve yenilik politikasının” bir alt başlığı olan “teknoloji yol haritası” kapsamında ulaşım güvenliği ve emniyetini artıracak teknolojilerin, entegre ulaşım yönetiminin ve bilgi sistemlerinin, gerçek zamanlı taşıt izleme ve bilgilendirme sistemlerinin, yolcu bilgilendirme sistemlerinin, rezervasyon ve ödeme sistemlerinin kullanımı konularına da yer verilmektedir.
    “Yenilikçi ulaştırmanın düzenleyici çerçevesi” maddesi kapsamında, taşıttan taşıta (V2V), taşıttan altyapıya (V2I) ve altyapıdan altyapıya (I2I) iletişim arayüzleri için standartlar oluşturulması ve ayrıca kamu satın alma (ihale) stratejilerinin de yeni teknolojiler doğrultusunda düzenlenmesi gerektiği belirtilmektedir.
    “Eko-sürüş ve hız limitleri” bölümünde ise eko-sürüşü desteklemek amacıyla Akıllı Ulaşım Sistemleri uygulamalarının yaygınlaştırılması çalışmalarının hızlandırılması gerektiğinden bahsedilmektedir.


    İspanya’nın AUS Politikası
    Akıllı Ulaşım Sistemleri konusunda İspanya tarafından gerçekleştirilen strateji çalışmasında, öncelikli olarak 2020 yılına kadar milyonda 37 oranındaki ölüm oranının azaltılması, kentsel alanlarda taşıtlarda sıfır ölüm oranına ulaşılması, motosiklet kullanıcılarının ölüm ve kaza oranlarının %20 azaltılması, hız limitini 20 km’den daha fazla aşan hafif taşıt sayısının %50 azaltılması gibi trafik güvenliğine ilişkin bazı hedeflere ulaşılması amaçlanmıştır. Bu hedeflere ulaşabilmek için AUS’nin bir araç olarak görüldüğü öncelikli konular:


      • Korumasız kullanıcıların korunması,

      • Kentlerde güvenli taşımacılık,

      • Motosiklet sürücülerinin güvenliği,

      • Mevcut yollarda yol güvenliğinin arttırılması,

      • Alkollü sürüş ve hızlı sürüş gibi konularda, sürücülerin davranışlarının iyileştirilmesi

    olarak belirlenmiştir.
    İspanya’nın Ulusal AUS Stratejisini Etkileyen Diğer Stratejiler:


    • İspanya Sürdürülebilir Mobilite Stratejisi:

    Bayındırlık Bakanlığı ile Çevre Tarım ve Deniz Çevresi Bakanlığı tarafından oluşturulan yasa ile sürdürülebilir ve düşük karbon salınımlı mobiliteye ulaşılması amacıyla sektörel politikalara yön verecek bir ulusal çerçeve oluşturulmuştur. Amaç ve direktifleri temel olarak beş alanda toplanabilir:




      • Arazi, ulaşım ve altyapı planlaması

      • İklim değişikliği ve enerji bağımlılığının azaltılması

      • Hava kalitesi ve gürültü

      • Güvenlik ve sağlık

      • Talep yönetimi

    “Arazi, ulaşım ve altyapı planlaması” başlığı altında AUS için özel bir bölüm ayrılmıştır. Aşağıdaki amaçları gerçekleştirmek için AUS’nin giderek artan bir şekilde uygulanması gerektiği vurgulanmaktadır:




      • Ulaşım ve trafikten etkilenen yolcu ve ticari yüklerin güvenliğinin artırılması

      • Kapasitelerine, güvenilirliklerine ve mevcut durumlarına bakılarak, ulaşım kaynaklarının optimum olarak kullanılması

      • Kullanıcı açısından anlaşılır olunabilmesi için tanımların standardize edilmesi ve uyumlaştırılması

    Diğer bir öncelik de “küresel çok modlu AUS mimarisinin geliştirilmesi”dir. Bu hususun temel bileşenleri, “iletişim şebekeleri”, “yönlendirme sensörleri”, “veritabanları ve coğrafi-çevresel bilgi” ve “AUS kullanıcıları için entegre bilgi hizmetleri”dir.





    • Sürdürülebilir ve Güvenli Mobilite Yasası:

    Bayındırlık, İçişleri, Çevre Tarım ve Deniz Çevresi Bakanlıkları tarafından hazırlanmıştır. AUS, yük ve yolcu taşımacılığında verimlilik, yol güvenliği ve sürdürülebilirlik için bir araç olarak görülmektedir. Hazırlanan taslak, mobilite yönetimi konusunda vatandaşların ihtiyaçlarına cevap verebilmek için telematik araçların giderek artan bir şekilde uygulanması gerektiğini belirtmektedir.


    Norveç’in AUS Politikası
    Norveç’te, 10 yıllık süreyi kapsayan ve parlamento tarafından dörder yıllık dönemlerle revize edilen çok modlu bir ulaştırma ana planı bulunmaktadır. Bu belgenin yanısıra AUS politikasını daha detaylı olarak ele alan bir Ulusal AUS Strateji belgesi, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı tarafından hazırlanmıştır. Ulusal Ulaştırma Ana Planı’nda ve Ulusal AUS Strateji Belgesinde AUS’nin aşağıda sıralanan katkıları sağlayacağı belirtilmektedir:


      • AUS’nin optimal kullanımı ile ulaştırma faaliyetlerinde kapasite, güvenilirlik ve tahmin edilebilirlik artarken seyahat süreleri kısalmaktadır. Lojistikte kullanımı ile de işletmelere kar artışı sağlamaktadır.

      • AUS’nin optimal kullanımı, ciddi trafik kazalarının sayısını azaltmaktadır. Akıllı altyapı, yönetim, takip ve sürücü desteği, kazaların sayısını ve olumsuz neticelerini azaltan önemli güvenlik önlemleridir.

      • AUS’nin optimal kullanımı taşıtların ve ekipmanın kapasite kullanımını artırmaktadır. Yolculuk planlamasını, trafik akışını kolaylaştırırken çevreye en az zarar veren ulaştırma seçeneklerinin seçim olanağı da sunulmaktadır.

      • AUS’nin optimal kullanımı gerçek zamanlı, kapsamlı trafik bilgisi elde edilmesinin yanısıra, ödeme ve biletleme sistemlerinin birlikte çalışabilirliği de farklı ulaştırma türleri arasında transferleri kolaylaştırmaktadır.

    AUS ulusal stratejisi, aynı zamanda AUS’nin neden olacağı kişisellik, verilerin korunması ve tüketici hakları konusuna da önem vermiştir.

    1   2   3   4   5






        Ana sayfa


    Yazılar veya görsel malzemeler izin alınmadan veya kısmen yayımlanamaz

    Indir 451.95 Kb.