bilgiz.org

Yard. Doç. Dr. Ferah onat öğr. Gör. Dr. Özlem AŞman alikiliç Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu dyo kampüsü Sanayi Cad. No: 37 Bornova / İZMİR

  • SOSYAL AĞ SİTELERİNİN REKLAM VE HALKLA İLİŞKİLER ORTAMLARI OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Öz
  • Anahtar Kelimeler: Sosyal ağlar, Sosyal ağ siteleri, Halkla İlişkiler, Reklamcılık, Web 2.0 Abstract
  • Keywords: Social networks, Social network sites, Public Relations, Advertising, Web 2.0 Giriş
  • 1.1. Online Sosyal Ağ Ortamları
  • LiveJournal
  • sosyal ağ sitel erine
  • Webdeki.net”
  • Webdeki.net
  • Ansiklopedi ”



  • Sayfa1/2
    Tarih01.10.2017
    Büyüklüğü147.03 Kb.

    Indir 147.03 Kb.
      1   2


    Yard. Doç. Dr. Ferah ONAT

    Öğr. Gör. Dr. Özlem AŞMAN ALİKILIÇ

    Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu

    DYO Kampüsü Sanayi Cad. No:37 Bornova / İZMİR

    ferah.onat@yasar.edu.tr, ozlem.alikilic@yasar.edu.tr
    SOSYAL AĞ SİTELERİNİN REKLAM VE HALKLA İLİŞKİLER ORTAMLARI OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

    Öz

    Reklam ve halkla ilişkiler uygulamalarında kullanılan kitle iletişim araçlarının boyutları gün geçtikçe büyümektedir. Bu çalışmada Web. 2.0 ortamının en önemli bileşenlerinden biri olan online sosyal ağlar, reklam ve halkla ilişkiler mecrası olarak değerlendirilmiştir. Hızla değişen enformasyon teknolojileri, geleneksel iletişim mecralarını değiştirmekle kalmamış, mesajın içeriğini ve mesajı gönderenle mesajın alıcılarının bulunduğu iletişim ortamlarını da değiştirmiştir. Makalede sosyal ağlar öncelikle yeni bir iletişim mecrası olarak değerlendirilmiş, pazarlama iletişimi açısından incelenmiş, sosyal ağ siteleri örneklendirilmiş, sınıflandırılmış, ve pazarlama iletişimi karmasının en önemli iki bileşeni olan reklam ve halkla ilişkiler uygulamaları açısından değerlendirilmiş; reklam ve halkla ilişkiler uygulamaları açısından avantaj ve dezavantajları belirlenmiş, nasıl kullanılabileceği bir örnek olayla desteklenerek aktarılmıştır.
    Anahtar Kelimeler: Sosyal ağlar, Sosyal ağ siteleri, Halkla İlişkiler, Reklamcılık, Web 2.0
    Abstract

    The dimensions of the mass communication tools vary during advertising and public relations practices. In this proceeding, online social networks that is one of the most important component of Web 2.0 has been reviewed in the perspective of advertising and public relations media. Rapid innovations in information technologies has shifted not only the conventional media, but also the context and as well as the communication environment where sender and receiver has been placed. Proceeding also serves as a guidline of how an online social network sites could be reviewed as a mass communication tool. Social network sites have been assessed as public relations and advertising tools which are important part of integrated marketing communication activities by giving eligible online examples. Also both applications and, advantages-disadvantages of social network sites for the advertising and public relations practices were determined.
    Keywords: Social networks, Social network sites, Public Relations, Advertising,

    Web 2.0
    Giriş

    İletişim sektöründe çalışan profesyoneller için, teknolojik gelişmeler aracılığıyla ortaya çıkan yeni mecraların iletişim çözümleri (araçları) olarak kulllanılması, kısa süre içinde gerçekleşmemiştir. 1990’lı yılların sonlarında internetin dünya kültürüne tanıştırılması, internetin bir pazarlama iletişimi aracı olarak kullanılabileceğine dair bir fikir vermekten ve yeni bilgilere ulaşmak ve haberleşmeyi sağlamaktan öteye geçmemiştir. Bunun nedenlerinden biri büyük olasılıkla firmaların ilk başlarda internette neler yapabileceklerinin pek farkında olmamalarıdır. (Holtz, 2002:19-20). Bu süreç içinde firmalar geleneksel kitle iletişim araçlarını kullanmaya devam etmişlerdir. Gerçekte her yeni teknolojik yenilik tüketiciyle tanıştırıldığında benzer bir adaptasyon süreciyle karşılaşmıştır (Holtz, 2002: 20). Örneğin televizyon, radyodan sonra tüketiciyle tanıştığında belli bir süre içeriğinin genişlemesi farklı televizyon gösterileri ve programların oluşturulup tüketiciye sunulması süreci işlemiş ve bu süreç belirli bir olgunluğa kavuştuğunda, mecra olarak radyonun yerine kullanılmaya başlanmıştır.

    Teknolojinin toplumsal kültürle birleşmesinden sonra televizyonun yeni farkedilen faydalarından pazarlama iletişimi karması içinde reklam ve halkla ilişkiler kullanılmaya başlanmıştır. Bilgisayar ve internet de aynı süreçten geçmiştir.

    İnternet teknolojisinin 1993 yılının sonlarına doğru iş ortamlarıyla ve dolayısıyla toplumla tanışması, bilgisayarı internetin kullanılması için gerekli bir araç haline getirmiş ve toplum için vazgeçilmez bir bilgi ve veri havuzu haline gelmesiyle önemi daha iyi artmıştır (Holtz; 2002: 21). Bilgisayar ve mobil iletişim teknolojilerinin bütünleşmesiyle internet aracılığıyla erişim için mekan sınırı ortadan kalkmıştır. Artık hangi araçla iletişim kuracağız sorusu yerine nasıl bir içerikle iletişim kuracağız sorusu ortaya çıkmıştır.

    Joshua Meyrowitz (1994), araç (medium) teorisini içeriğin (content) de ötesinde, kitle iletişim araçlarının teknolojik etkileri üzerine değerlendirmiştir. Araç teorisiyle ilgilenenler, kitle iletişim araçlarını mesajları göndermeye yarayan bir kanal olmalarının çok daha ötesinde bir anlamı olduğuna değinmektedirler (Croteau ve Hoynes, 2003: 307). Günümüzde iletişim teknolojilerinin toplum yaşamına getirdiği köklü değişim olgusunu McLuhan’ın çeşitli eserlerindeki ifadelerine değinerek açıklamakta yarar vardır. Temelde kitle iletişim araçları yoluyla iletilen içeriğin temel mantığında (“Araç mesajdır – Medium is the Message” diyen McLuhan’ın da söylediği gibi (McLuhan, 1964: 32)) aracın (medium) doğasında olan özellikler sebebiyle, aracın sosyal etki yaratabilmek için en önemli anahtardır (Croteau ve Hoynes, 2003: 307). Bu perspektiften bakıldığında, kitle iletişim araçları teknolojileri, sosyal etki yaratmada oldukça etkilidir. Sosyal etkiler; tüketicilerin kendi kültürel ve sosyal çevrelerini yaratmada ve tüketicilerin organize olmalarında yatmaktadır. McLuhan’a göre her yeni medya sosyal anlamda kişilere bir takım değerler katarak onu geliştirir ve yeni kültürel değerlere adapte olmasına ve bu yeni değerlere göre kişiyi şekillendirmesine olanak sağlar (McLuhan, 1964: 32).

    McLuhan’ın yeni kitle iletişim araçlarının oluşmasıyla, toplumun sosyal çevrelerinde oluşan değişikliklerin ve tüketicilerin bu yeni değişikliğe kolaylıkla adapte olduğuna dair tasviri, Web.2.0’ın geçmişinin on yıl kadar az olmasına rağmen, toplumlar tarafından ne kadar kolay, zahmetsiz ve kısa sürede adapte oldukları gerçeğiyle uyuşmaktadır. Sosyal ağlar ve dolayısıyla diğer Web.2.0 platformları, toplum tarafından kısa süre içinde kabul görmüş ve mesaj içeriklerinin hazırlanmasından, kodlanmasına, aracın seçiminden, tüketici tarafından kodun çözülmesine kadar tüm iletişim sürecinde aracın şekillenmesine yardımcı olmuştur. Artık firmalar iletişim ve pazarlama amaçlı mesajlarını yeni kitle iletişim araçlarıyla bütünleştirip göndermekte, geri bildirim de bir başka içerik oluşumuyla yine aynı kanallar yoluyla hedef kitleye ulaştırmaktadır. McLuhan’ın söyleminin bu noktadan sonra günümüzdeki bir farklılık göstermekte ve bir saptamasınin da çeliştiği söylenebilir: McLuhan aynı eserinde her yeni medya teknolojisinin, sosyal yaşamı yeniden şekillendirdiğini ancak bunu yaparken de medyanın toplumun sosyal hayatı kısalttığına değinmektedir (Croteau ve Hoynes, 2003: 307). Sosyal ağların, yeni kişilerle tanışması, yeni dostluklar kurması için ortam yaratması gibi avantajları, bu noktada yeni bir kitle iletişim aracı olmasından dolayı sosyal ağları farklı bir boyuta taşımaktadır. Online sosyal ağların sosyal hayatı küçülttüğünden ziyade, etkileşim ve paylaşımı artırdığı için kişileri daha sosyal bir canlıya dönüştürdüğü söylenebilir.

    McLuhan, Gutenberg Galaksisi adlı eserinde (McLuhan, 1962) farklı bir noktaya odaklanmış ve toplum kültürlerinin yaşadıkları döneme dair varolan önemli buluşlardan etkilenerek, bu teknolojik gelişmelerin ışığında toplumsal yapının, pazarlama faaliyetlerinin, yaşam koşullarının yeniden şekillendirdiğinden bahsetmiştir. Matbaanın buluşuyla, toplumların “sözel”den “yazar” toplumlara dönüştüğünü ve insan duyularının da bu noktada değişime uğradığını (işitme duyusunun yerini görme duyusunun alması gibi) ifade eden McLuhan, dolayısıyla kitle iletişim araçlardaki değişimin sadece kültürleri değil, insanların da büyük ölçüde algılamasını ve dolayısıyla davranışlarını geliştirip değiştirdiğine değinmiştir. Bir başka çalışmasında McLuhan (1964), yazılı medyadan elektronik medyaya dönüşümüne de değinmiştir. Elektronik medyanın toplumla buluşması toplumların tüm duyu organlarını bir arada kullanmalarına olanak tanımıştır. McLuhan’ın bir başka önemli saptaması olan “Global Köy” kavramı da elektronik medyanın ileriki yıllarda toplumları getireceği boyuttur (Croteau ve Hoynes, 2003: 308). Global Köy’de McLuhan’a göre, elektronik medyanın gelecekte ileri teknolojiye geçmesiyle ve toplumlar arasında sınırların kalkmasıyla, dünyanın her köşesinde teknolojiyi kullanan herkes, coğrafi sınırlar ve sınırlamalar olmaksızın diledikleri kişiyle iletişim kurabilecek, haberleşebilecek ve paylaşımda bulunabilecektir.

    1990’ların sonunda, yeni teknolojik gelişmeler ve internetin bulunuşu ve internete bağlı yeni online teknolojilerin ve dolayısıyla da yeni dijital platformların oluşması; yeni kitle iletişim tekniklerinin oluşmasına neden olmuştur. Aynı McLuhan’ın belirttiği gibi her yeni önemli buluş; toplumsal yapıyı değiştirmenin de ötesinde, toplumu şekillendirir, kullandıkları araçları şekillendirir, dili geliştirir, davranışları ve değerleri yeniden yapılandırır. McLuhan’ın yıllar once belirlemiş olduğu toplumu değiştiren önemli buluşlara dair yaşam evreleri (çağları);



    • İnsanların konuşmayı öğrendiği – yazının bulunmasına kadar geçen oral çağ

    • Matbaanın bulunmasıyla – görsel çağ

    • Elektronik basının icadıyla – hem oral – hem işitsel – hem görsel çağdır.

    Mc Luhan akımına en yakın isimlerden biri olan Birkerts (The Guttenberg Elegies, 1994); yaşanan tüm çağların en baskın olan yazılı basın kültürünün artık sonuna gelindiğini belirtmiş ancak bunun ötesinde, eski çağın yerine dijital çağın geçeceğine değinmiştir.

    Bugüne gelindiğinde, McLuhan’ın evrelerine bir ilave daha yaparak, dijital evreden (çağdan) bahsetmek mümkündür. Dijital ortamıyla internet ve Web.2.0 iletişimcilerin karşısına çıkmaktadır. Dijital evre ve sanal ortam, coğrafi sınırları kaldırmanın da ötesinde, işitsel, görsel ve oral tüm evreleri bünyesinde barındararak toplumların birbirleriyle eş zamanlı iletişim kurmalarını sağlamaktadır. Bu durum firmalar için de çok önemli faydalar sağlamıştır. Dijital ortamları kendileri için bir fırsat gören firmalar; önce elektronik postalar, intranetler ve ekstranetler yoluyla eş zamanlı olarak personeliyle, aracı kuruluşlarıyla, tedarikçileriyle, müşterileriyle ve sosyal paydaşlarıyla iletişim kurup etkileşimde bulunurlar, reklam ve halkla ilişkiler uygulamalarını bu ortamlarda hayata geçirirken, daha sonra web sitesi kurarak tanıtımlarını yapmaya başlamışlardır. Web sitesi üzerinden kendilerini ve ürün / hizmetlerinin tanıtımlarını yaparlarken, teknolojinin gelişmesiyle, farklı yazılımlar yükleyerek, interaktif uygulamalarla, online alışveriş, web sayfası üzerinden online haberleşmeye başlamışlardır. İnternetin kullanıcı içerikli bir boyuta transferiyle ortaya çıkan Web 2.0 dönüşümüyle internet ortamı, hem kullanıcı sayısını artırmış hem de kullanıcıların içerikleri yani mesajları oluşturduğu ve paylaştığı büyük bir güce dönüşmüştür. Bunun önemini çabuk kavrayan firmalar önce arama motorlarını; Google’ı, Yahoo’yu daha sonra MSN’yi, Hotmail’i, blogları (Myspace, Blogger.com, Blogcu.com gibi), Youtube’u ve son olarak Online sosyal ağ sitelerini (Facebook gibi) keşfetmişlerdir. McLuhan’ın Global Köy’ünün 21. Yüzyılda tam olarak gerçekleştiği söylenebilir. Aynı anda milyarlarca kişinin ırk, din, dil, hayat tarzı, eğitim, yaş, cinsiyet, statü gözetmeksizin eş zamanlı paylaşımda bulunup kendi çevreleri ve başka çevrelerle ağ kurabildikleri bu siteler, özellikle pazarlama iletişimi, halkla ilişkiler ve reklam perspektifinden bakıldığında, önemli bir kitle iletişim aracı alternatifi olarak görülebilir.



    1. Sosyal Ağlar

    Sosyal ağların önemine, sosyoloji bilimiyle uğraşan birçok bilimadamı ve yazar tarafından birçok eserde değinilmiştir. 1964 yılında George Simmel, The Web of Group Affilations (Simmel, 1964:140) isimli eserinde “Grup (ağ) içinde yakınlaşan bireyler düzgün ilişkiler üzerine oturan bir sistem oluştururlar, buna göre yeni grupta birey kendisini daha açık olarak anlatabilir”. Simmel, davranış değişikliklerini anlamak için “Birey iletişim ağlarıyla kimlere bağlanmıştır?” sorusunu sormaktadır (Simmel, 1964). Simmel dışında, Alexander (1964), Fischer (1977) ve daha birçok yazar toplumsal ağların bireylerin yaşamındaki önemine değinmişlerdir.

    Sosyal ağ, bireyler arasındaki kişisel veya profesyonel ilişkilerin oluşturduğu ağdır. Sosyal ağlar insanlar arasındaki bağlantıları ve bu bağlantıların gücünü temsil etmektedir(www.parliament.vic.gov.au/SARC/E-democracy/Final_Report/Glossary.htm). Sosyal ağlar, birbiriyle doğrudan veya dolaylı olarak etkileşim halinde olan kişilerin oluşturduğu ağdır. Ağ, sadece aile ve arkadaşlardan değil öğretmenler, okul çalışanları, komşular, toplum içindeki bağlantılardan oluşmaktadır.

    (http://rrtcpbs.fmhi.usf.edu/rrtcpbsweb/glossary.htm#S)

    İletişim modelleri açısından da bakıldığında, 1970’li yıllara kadar geliştirilen iletişim modellerinin birçoğunun doğrusal (linear) olduğu ve çoğunda ağlardaki bireyler arasındaki ilişkileri göz ardı edildiği görülmektedir (Kincaid, 1979). Iletişim sadece doğrusal olan ve kaynak ile alıcı arasında geçen bir süreçten çok kaynak ile alıcının farklı kaynaklardan etkilendiği karmaşık bir süreçtir. Sosyal ağların incelenmesi mesajların geldiği kaynakların belirlenmesi, hedef alınacak kişilerin gruplandırılması ve ona göre mesaj gönderilmesi yönünden halkla ilişkiler ve kurumsal iletişimciler tarafından önemle değerlendirilmelidir. Günümüzde iletişim teknolojilerinin yaşamın içine daha çok girmesiyle sosyal ağlar ayrı bir önem kazanmıştır.

    Strategy Business Dergisinde yayınlanan “Network Theory’s New Math” isimli makalede sosyal ağların yaşamdaki önemi şöyle ifade edilmiştir: “Bazıları bağlantılı doğar, bazıları bağlantılar kurmayı başarır, diğerlerinin ise hala bağlanmış olmadıkları için kendilerine güveni yoktur. Herkes sosyal ağlarla birbirine bağlanmıştır. Her bir birey başka bir kişinin sosyal ağında bir düğüm ya da merkez olarak bulunmaktadır. Yaşantımızın kalitesinin büyük bir kısmı sosyal ağlarımızın kalitesinden etkilenmektedir. Yaşam standardımız, sosyal ağlarımızın standartlarına bağlıdır. Marshall Mc Luhan’ın Küresel Köy isimli kitabındaki dediklerini uyarlarsak “Bizler sosyal ağlarımızı oluşturuyoruz ve sonra sosyal ağlarımız bizi şekillendiriyor” (Hamilton, 2003: www.strategy-business.com).”

    İnternet ortamında bağlantılarıyla iletişime geçen insanlar kendilerine ait küçük bir dünya yaratmaktadırlar. Küçük – dünya (small – world) fenomeni ilk olarak sosyolog Stanley Milgram tarafından 1967’de bir posta deneyiyle keşfedilmiştir. Deneyde ortaya çıkan altı dereceli sınıflandırmada, bir kişi tanımadığı birisine ulaşmak için en fazla 5 kişiyi kullanarak ulaşabilmektedir (Patch, 2004: 4). (İnternetteki ilk sosyal ağ sitesinin adı da SixDegrees’dir). Milgram’ın sözünü ettiği “altı kişi” halkla ilişkiler açısından altı ayrı düzeyde değerlendirilebilir. Bunlar kişisel ağ, profesyonel alan, iç çevre, dış çevre ve üyelik bağlantılar olarak yorumlanabilmektedir (Green, Andy, 2006:134).

    Bilgi teknolojileri, sosyal ağların gerçek yaşamdakinden daha farklı bir şekilde yeniden kurulmasını sağlamıştır. Bir kuruluş içerisinde kurulan yerel ağ içinde mesajlaşan çalışanlar, e-posta listesindeki kişiler ve e-posta grupları ilk online sosyal ağ örnekleridir. Daha sonra internet üzerindeki bloglar, wikiler ve sosyal ağ siteleri gibi sosyal işbirliğini sağlayan teknolojilerin gelişmesi insanların iletişim kurdukları, bilgileri paylaştıkları ve birbirleriyle sürekli haberleştikleri online sanal toplulukların inanılmaz bir düzeyde artmasına neden olmuştur. Bugün www denen kavram Web 2.0 ortamlarına kayarak sosyalleşmiş web kavramı haline dönüşmüştür (Fu, Liu, Wang, 2007: 675). Web, 1990’lı yıllardaki haliyle karşılaştırıldığında bugünkü Web 2.0 evrimini yakalamasının bireysel performanslara dayandığı söylenebilir. Bireylerin aktif performansları nedeniyle artan hareketlilik ve etkileşimler, bilgi, haber, olay, fikir, tavsiye, resim, söz paylaşımını da beraberinde getirmiş ve oluşan online dünya içine girerek daha çok renkleri, inanışları ve ülkeleri katmıştır. Web 2.0 platformu özgür düşünceler ve fikirler için ilham kaynağı oluşturan bir cennettir (Fu ve diğerleri: 675). WWW’den Web 2.0’a bu kadar kısa sürede, aynı anda geçen dünya daha da kısa süre içinde hiç zorluk çekmeden sosyal ağlar içinde yerini almıştır. Örneğin başlangıçta Amerika Birleşik Devletleri’ndeki üniversite gençlerinin üye olduğu Facebook, milyonları aşkın aktif üyesine hitap eden ve günde ortalama 150 bin aktif kullanıcıyla sanal dünyanın en popular sitesi olmuştur (www.ensonhaber.com/teknoloji/85988/Facebook-nedir-ne-degildir.html). Bu baş döndürücü hızla yayılan Web2.0 çağındaki sosyal ağlar, trendlerin, fikirlerin, enformasyonun sosyal topluluklar aracılığıyla ne şekilde yayıldığına dair analiz edildiğinde, firmaların pazarlama iletişimi amaçlarına büyük ölçüde katkı sağlayabildikleri anlaşılmıştır.

    Bu makalede mercek altına alınan online sosyal ağ platformları McLuhan’ın Global Köy varsayımına da önemli bir destek sağlamaktadır (McLuhan, Povers, 2001: 192-314-315). McLuhan’a göre, merkezler her yerdedirler, ulusal sınırlar yoktur, süper uydu çağında çok sayıda insan bölgesel enformasyon tekelini düşünemez hale gelecektir. Uydular aracılığıyla insanlar birbirleriyle “konuşmayı”, iletişim kurmayı başaracaklar ve toplam izleme ile toplamda düşük maliyetli iletişime yol açacaktır (McLuhan, Povers, 2001: 192). Enformasyon çağında toplumun giderek daha çok sayıda interaktif olacağına değinen McLuhan ‘a göre bu süreç içerisinde yer kürenin yüzeyinde herhangi bir insanla etkileşime girmek kolay olacak ve yine onun varsayımına göre kitlesel elektronik referandumlar kıtalar arasında serbestçe dolaşacaktır (McLuhan, Povers, 2001:193). McLuhan’ın bu varsayımları Web 2.0 tanımı ve sosyal ağların özellikleriyle örtüşmektedir. Sosyal ağların bireylere sağlamış olduğu özgürlük, özerklik içeriğini kendisini yaratabilme serbestisi, McLuhan’ın geleceğe dair öngörülerinin bir resmidir.

    İnternetteki sosyal ağların yaşamdaki sosyal ağlardan bazı farklılıkları bulunmaktadır. Öncelikle internetteki sosyal ağlar gerçek yaşamdakilerden daha geçirgendir. Gerçek yaşamda grupların içine girmek ve etkili olmak zor olurken internet ortamında kişilerin sosyal ağlarına girmek daha kolay olmaktadır. Gerçek yaşamdaki sosyal ağlar sürekli görüşülen kişilerden ve daha güçlü bağlantılardan oluşurken internetteki sosyal ağ sitelerinde nadir görüşülen kişileri ağa kabul etmek daha kolay olmaktadır. İnternet ve web biyolojik ağlardaki gibi sınıflandırılmamıştır bunun anlamı, çok sayıda kişinin bulunduğu ağların düşük bağlantılı ağlarla bağlanması söz konusu olmasıdır. Sosyal ağlarda hastalıklar kolayca yayılır fakat hastalık ancak ulaşabildiği kişilere kadar gider ve hastalığının aşısının da yayılması yani tedavi edilmesi daha kolay olmaktadır. (Kimberly, 2004:7)



    1.1. Online Sosyal Ağ Ortamları

    Bilgisayar ve mobil iletişim araçlarıyla erişilen internet üzerindeki sosyal ağları birkaç grupta toplamak mümkündür:

    1. E-posta grupları (yahoogroups.com)

    2. Bloglar (bloglara konan linkler ve blogcuların birbiriyle haberleşmesi)

    3. Forumlar (çeşitli uzmanlık alanlarıyla ilgili forumlar)

    4. Kurumsal intranet (kurum içi ağ)

    5. Extranet (tedarikçi ve kurumsal müşterilerle oluşturulan ağ)

    6. Hızlı mesaj servisleri (msn, icq)

    7. Sosyal ağ siteleri (facebook, yonja.net gibi)

    Sosyal ağ siteleri bireylerin halka açık ya da yarı halka açık olarak profillerini kayıtlı bir sistemde oluşturmalarını, bir bağlantıyı paylaştıkları diğer kullanıcıların listesini göstermesini ve sistem içerisinde bulunan kişilerin ilişki listelerini de görmeyi sağlamaktadır (Kimberly, 2004:7).

    Sosyal ağ sitelerini özgün yapan bireylere yabancılarla tanışma olanağı sunması değil, kullanıcıların kendi sosyal ağlarını göstermeleridir. Sosyal ağ sitelerinde kullanıcıların amacı yüzyüze olarak seyrek görüştükleri ya da uzun zamandır görüşmedikleri kişileri sosyal ağlarına katmaktır (Boyd, Ellison, 2007).

    İlk sosyal ağ sitesi 1997 yılında, SixDegrees.com adıyla kurulmuştur. Bu site, kullanıcıların profil yaratma ve arkadaşlarını listeleme olanağı sunmuştur. 1998 yılında arkadaş listelerinde sörf yapmaya izin vermiştir. 1997-2001 yılları arasında çeşitli etnik grupların kişisel, profesyonel ve flört profillerini paylaştıkları siteler ortaya çıkmıştır. 1999 yılında Live Journal, AsianAvenue, Black Planet, LunarStorm; 2000 yılında MiGente; 2001 yılnda Cyworld ve Ryze; 2002 yılında Fotolog ve Friendster, Skyblog; 2003 yılında Couchsurfing, LinkedIn, Tribe.net, Open BC/Xing, MySpace, Last.FM, Hi5, Orkut, Dogster; 2004 yılında Flickr, Piczo, Mixi, Facebook (sadece Harvard Üniversitesi’nde), Multiply, aSmallWorld, Dodgeball, Care2 (sosyal ağ sitesi eklendi), Catster, Hyves; 2005 yılında Yahoo!360, Youtube, Xanga, Cyworld, Bebo, Facebook (lise networkleri), AsianAvenue, BlackPlanet (yeniden sürüm), 2006 yılında QQ, Facebook (kurumsal ağlara açık), Windows Live Spaces, Cyworld, Twitter, MyChurch, Facebook (herkese açık) (Boyd, Ellison, 2007). Görüldüğü üzere dünyada kullanıcısı yoğun olan sitelerin daha çok 2003-2006 yıllarında ortaya çıktıkları gözlenmektedir.

    Bugün ağ sitelerine bakıldığında coğrafi dağılımının şöyle olduğu görülmektedir: Bebo; İrlanda, Yeni Zellanda, Blogger; İran, İspanya, Cyworld; Güney Kore ve Çin, Facebook; Kanada, Mısır, Ürdün, Lübnan, Norveç, Panama, Güney Afrika , Birleşik Arap Emirlikleri, İngiltere, Fotolog; Arjantin, Şili, Uruguay, Friendster; Brunei, Endenozya, Malezya, Filipinler, Singapur, hi5; Peru, Kolombiya, Kostarika, Dominik, Ekvador, El Salvador, Guetemala, Honduras, Kuveyt, Morityus, Moğolistan, Nikaragua, Portekiz, Romanya, Tayland, Tunus, LiveJournal; Belarus, Rusya, MySpace; Avustralya, Hırvatistan, Yunanistan, İtalya, Meksika, Potoriko, ABD, Venezuela, Orkut; Brezilya, Hindistan, Pakistan, Paraguay, Skyblog; Belçika, Fransa, Fransız Polinezyası, Martinik, Yeni Kaledonya, Senegal, Studiverzei Chnis; Avustrya, Almanya

    (http://valleywag.com/tech/data-junkie/the-world-map-of-social-networks-273201.php.

    Sosyal ağ siteleri incelendiğinde aşağıdaki gibi sınıflandırmak mümkündür:

    1. Genel kullanıma açık, daha çok gençlerin kullandığı siteler; Facebook, Orkut, Yonja, MySpaces, OpenSocial.

    2. İş ağları (business networks); LinkedIn, BNI, GBN, Cember.net, Xing.com, Ryze

    3. Uzmanların ve ilgi alanlarının sosyal ağları; Mediapost.com, Marketing Professionals network (mpn.boston.org), pazarlama amaçlı Arkamarka.com

    4. Etnik ağlar; Cyworld (Güney Kore), AsianAvenue (Asya), BlackPlanet (siyahlar), Corazons.com (İspanyol asıllılar)

    5. Flört ağları; Siberalem.com, Yonja.com, İslami evlilik ve flört ağları; islamievlilik.com, habibimol.com gibi

    6. Etnik flört ağları; ethnicdatingnetwork.com

    7. Kadın çalışanların ağları; wibn.co.uk, woman owned, cdbizwomen.com, viwbn.org

    8. Belirli yaş gruplarına hitap eden ağlar; SagaZone (50’lilerin üsündekiler için Saga tatil ve sigorta şirketinin kurduğu ağ)

    9. Yerel topluluklar oluşturmak için kurulan ağlar; ResidentsHQ (İngiltere’de kurulan ağın amacı büyük binalarda yaşayan insanların online iletişim ortamlarını kurmalarını amaçlar)

    10. Diğer ağlar

    Sosyal ağ sitelerinin çeşitli uygulamalarına bakıldığında Facebook, MySpace gibi sitelerin ön plana çıktığı gözlenmektedir.

    Facebook.com: Adonomics tarafından yayınlanan Facebook değerlendir­me raporuna göre, Facebook’un en son tek tek kayıtlı üye kullanıcıları baz alınarak elde edilen bilgilere göre, dünyada 60 milyon aktif kullanıcısı bulunmaktadır. Bunun yaklaşık reklam ve değeri de 18 milyar dolardır. Bu rakamın aktif kullanıcı başına düşen değeri yaklaşık olarak 300 dolar olduğu tahmin edilmektedir (http://adonomics.com/ 16.01.2008). Pek çok firma için önemli bir kazanç kapısı haline gelebilecek olan Facebook, sosyal ağlar arasında kısa bir süre içinde çok önemli bir konuma ulaşmıştır. Facebook’u diğerlerinden ayıran ve 2006 – 2007 yılında bu kadar ilgi toplamasına neden olmasını insanların yeni insanlarla tanışmak istemesi yerine offline ortamlarda tanıştıkları insanları bir arada görme istekleridir (Lampe, Ellison, Steinfield, 2006). Üyesi çok olan sosya ağ sitelerine çeşitli açılardan aşağıdaki gibi tanıtmak mümkündür.

    Webkinz.com, çocukları erken yaşta sosyal ağlarla tanıştıran bir sanal ortamdır. Sanal oyuncak satın alan çocuklar, oyuncak hayvanın üzerindeki etiketin içinden çıkan özel giriş koduyla siteye giriş yapıp kaydolmaktadır. Sosyal ağ sitesi olan “Webkinz”de çocuklar, oyuncak hayvanları için özel oda hazırlayabilir, besleyebilir ve diğer webkinz üyesi arkadaşlarıyla etkileşim kurabilmektedirler (http://news.zdnet.com/2422-13568_22-153961.html).

    Famster.com, bir başka sosyal ağ sitesidir. Ailelerin birbiriyle etkileşim kurmasına olanak sağlamak amacıyla kurulmuş olan bu sitede aileler; fotoğraf, video yükleyebilir, beğendikleri kitapları, gittikleri tatil destinasyonlarını tartışabilir, aile ağacı oluşturabilir, yemek tariflerini birbirleriyle paylaşabilir, blog yazabilir ve buna benzer pek çok bilgiyi birbirleriyle paylaşabilmektedirler. “Famster.com”da tüm bunlara ilaveten, aileler, çocuklarının internet güvenliğini sağlayabilmek için gerekli güvenlik donanımlarını da bu sosyal ağ sitesinde bulabilir ve gerekli yüklemeleri de buradan yapabilmektedirler (http://newszdnet.com/2422-13568_22-154998.html)

    Ecademy.com; iş ve sosyal ağ sitesidir. İş adamları ve iş dünyası için 1998 yılında kurulan bu site, bugün 170.00’i aşan üyesiyle, artarak faaliyetlerine devam etmektedir (http://www.ecademy.com/node.php?id=56532). Ecademy, iş dünyasının üyelerini, online ağlarla bağlayarak birbirleriyle iş amaçlı temasa geçmelerini, diğer üye ağlar ile ortak projelerde çalışmalarını, yeni iş, yeni eleman, yeni tedarikçiler, sponsorlar, yeni iş olanakları bulmalarını sağlayan bir platformdur. İçinde spesifik ağ grupları (ecademy klüpleri), bloglar, gündemde gerçekleştirilecek olan aktiviteleri (kongre, toplantı, seminer, v.s), meslek duyurularını barındıran ecademy, reklamverenler tarafından da tercih edilen bir sosyal mecra haline gelmiştir (http://www.ecademy.com/node.php?id=88946).

    Başarılı sosyal ağ siteleri örnekleri incelendiğinde, “Linkedin.com”un da önemli bir yeri olduğu görülebilir. “Linkedin.com” profesyonel tanışma platformlarından biridir. Kullanıcıların üye olmak için bir başka site üyesi tarafından davet edilmesinin gerekmediği bu sitede; kişiler eski çalışma arkadaşlarına, eski sınıf arkadaşlarına, mevcut çalışma ortamındaki iş arkadaşlarına ulaşabilir, sitede yayınlanan iş ilanlarına bakarak kendileri için yeni iş fırsatları yaratabilir(http://www.linkedin.com/jobs?displayHome=&trk=whatis_jobs), sosyal ağdaki diğer üyeler arasında bulunan profesyonel yönetici ve iş kolu uzmanlarına mesleki konularda danışabilir, tavsiyelerini alabilir ve bilgi paylaşımı yapabilmektedirler http://ardakutsal.blogspot.com/2006/02/gven-paylam-yaratclk.html).

    İş hayatındaki profesyonelleri biraraya getirmek için açılan topluluk sitelerinden biri de, Türkiye’de faaliyet gösteren “Cember.net”dir. İş dünyasına özel bir sosyal ağ olması için amaçlanan bu site, iş dünyasıdaki profesyonelleri bir araya getirmek amacıyla kurulmuştur. Ancak bu site, “Linkedin.com” gibi dileyen herkesin üye olabileceği bir sosyal ağ değildir. Çünkü üye olabilmek için bir üyenin kullanıcıyı davet etmesi gerekmektedir.

    Dünyadaki ve Türkiye’deki diğer sosyal ağ sitelerine bakıldığında da serbest üyelik ya da davetiyeli üyelik durumlarıyla karşılaşılmaktadır. Örneğin, “ 80630.com” sosyal ağ sitesi bunlardan biridir. Etiler'in eski posta kodunu site adı olarak seçen sitenin üyeleri arasına katılabilmek için mutlaka mevcut bir üyenin sizi davet etmesi gerekmektedir (http://ardakutsal.blogspot.com/2006/02/gven-paylam-yaratclk.html). Ancak 80630.com sitesi, sitesine giriş yapıldığında, davetiyesi olmayanları bir başka yan siteye yönlendirmektedir (http://www.80630.com/). Yönlendirilen site bir başka sosyal ağ ortamıdır. “Ogzl.net” adındaki bu site; (http://www.ogzl.net/_corp/?do=80630) “Öncelikli olarak 80630'a üye olmak isteyip de davetiye bulmakta güçlük çeken ziyaretçilerimizi düşünerek kurduğumuz bu platforma herkes davetlidir” sözleriyle kendi misyonunu ifade etmektedir.

    Türkiye’de yakın zamanda yayına girmiş olan “Webdeki.net” özellikleri ile günümüzün en popüler sosyal ağ uygulaması Facebook ile benzerlikler göstermektedir (http://www.cepteki.net/hizmetler/hizmetGiris.aspx?hiz=webdeki&auth=http%3a%2f%2fwww.webdeki.net%2fa%2fauth%3fr%3d1 . Servise kısa bir üyelikten sonra katılımcı arkadaşların davet edebiliyor ya da e-posta, okul, iş, isim-soyad gibi kriterler ile arkadaşlarını bulabilmektedir. Üyelik sonrasında sisteme üye olan kullanıcılar kendi sayfalarını kendilerine göre tasarlayabilmekte, “Webdeki.net”‘in sunduğu uygulamaları profil sayfalarına ekleyerek, resim, video eklemek ve arkadaşları ile mesajlaşabilmek gibi temel sosyal ağ özelliklerini de kullanmaktadırlar (http://ardakutsal.blogspot.com/2006/02/gven-paylam-yaratclk.html). Bunlara ek olarak “Webdeki.net her kullanıcısına kendi blogunu yazma hakkını vermekte ve kullanıcılar dilerlerse “Masa” adı verilen tartışma sayfalarını da açıp, masalarına üyeleri dahil edebilmektedirler (http://www.webdeki.net/a/masalar). Ayrıca her masanın “Ansiklopedi adı verilen bir de “Wiki”uygulaması da bulunmaktadır.

    Siberalem ise 5 Milyonluk nüfusu ile Türkiye'nin en büyük web topluluklarından biridir (http://arkadasarama.tr.msn.com/SiberalemTuru1.aspx). Bu sosyal ağ sitesine 18 yaşını doldurmuş herkes üye olabilmekte ve Siberalem'in imkanlarından faydalanabilmektedir. Dileyen herkesin, başka bir üye tarafından davetiyeye gerek kalmadan üye olduğu bu site, arkadaşlık ve çöpçatanlık sitesidir. Siberalem ağı, kişiye bilgisayarıyla sadece birkaç dakikasını harcayarak milyonlarca üyeye ulaşma fırsatı sağlamaktadır. Üye olan kişi, kendisine uygun profilleri listeleyerek dilediği profile / profillerle iletişim kurabilir, arkadaşlığını geliştirebilmektedir. Siberalem'de üyelik yaratmak, arama yapmak, karşı tarafa onunla ilgilendiğini belli etmek ücretsizdir. Ancak sınırsızca mesajlaşabilmek için üyelerin “Silver” ya da “Gold” üyeliğe geçiş yapmaları ve ücret ödemeleri gerekmektedir (http://arkadasarama.tr.msn.com/SiberalemTuru4.aspx).

    Yonja.com da Türkiye’deki bir başka arkadaşlık ve çöpçatanlık sosyal ağıdır. Yonja.com’un sitesindeki tanıtımda, Yonja’nın, kişileri, arkadaşları aracılığıyla yeni insanlarla tanıştıran, buluşturan, ve aynı zamanda kişilerin sosyal aktivitelerini kolaylaştıran uluslararası bir topluluk olduğundan sözedilmektedir (http://www.yonja.com/?locale=tr_TR). Yonja.com’a katılım ücretsiz olduğu gibi, kişi kişisel bilgilerini kısa sure içinde girdikten sonra hemen üye olup sosyal ağın içerisine girebilmektedir.

    Nokia da sosyal ağlarla oluşturulan paylaşım platformlarında “MOSH” ile yerini almıştır (http://mosh.nokia.com/). Nokia'nın yeni paylaşım platformu olan MOSH (MObilize and SHare), Nokia kullanıcılarının kendi aralarında ağ oluşturmasına, bilgi ve Nokia deneyimlerini paylaşmalarına, telefonlarıyla kaydettikleri görüntü ve videoları, sesleri bu ağ platformunda yayınlamalarına, yeni program yüklemelerine, oyun içerikleri hazırlayıp paylaşmalarına ve oyun oynamalarına ve Nokia merkezi ve Nokia çalışanlarıyla iletişim kurmalarına olanak sağlamaktadır.

      1   2






        Ana sayfa


    Yard. Doç. Dr. Ferah onat öğr. Gör. Dr. Özlem AŞman alikiliç Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu dyo kampüsü Sanayi Cad. No: 37 Bornova / İZMİR

    Indir 147.03 Kb.