bilgiz.org

Üçüncü Bölüm Merkezi İdare (Devlet İdaresi)




Tarih28.12.2017
Büyüklüğü127.96 Kb.

Indir 127.96 Kb.


Üçüncü Bölüm

Merkezi İdare (Devlet İdaresi)




Hedefler

Bu üniteyi çalıştıktan sonra;



  • Ülkemizde Cumhurbaşkanının seçimi, görev yetkileri ile sorumluluğunun nasıl sağlanacağını öğrenmek

  • Karşı imza kuralını öğrenmek

  • Devlet Denetleme Kurulu’nun yapı ve işleyişi hakkında bilgi sahibi olmak

  • Bakanlar Kurulu, Başbakan, Başbakanlık Teşkilatı, Bakan ve Bakanlık teşkilatının yapı ve işleyişini öğrenmek

  • Danıştay’ın görevlerini öğrenmek

  • Sayıştay’ın yapısı ve görevlerini öğrenmek

  • Milli Güvenlik Kurulu’nun yapı ve işleyişini öğrenmek

  • İl yönetimini öğrenmek

  • İlçe yönetimini öğrenmek

  • Bucak yönetimini öğrenmek

Anahtar Kavramlar

Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu, Başbakan, Bakanlıklar, MGK, Danıştay, Sayıştay, Vali, Kaymakam



İçindekiler

  1. Merkezi İdarenin Başkent Teşkilatı

  1. Cumhurbaşkanı

  2. Bakanlar Kurulu

  3. Başbakan ve Başbakanlık

  4. Bakan ve Bakanlıklar




  1. Merkezi İdareye Yardımcı Kuruluşlar

  1. Milli Güvenlik Kurulu

  2. Danıştay

  3. Sayıştay




  1. Merkezi İdarenin Taşra Teşkilatı

  1. İl

  2. İlçe

  3. Bucak

  4. Bölge

MERKEZİ İDARE

Merkezi idare kavramı yerine, “devlet”, “devlet idaresi” ve “genel idare” kavramları da kullanılmaktadır.

Merkezi idare, üstlendiği kamusal hizmetleri devlet merkezinde planlar ve yürütür. Bu örgüte merkezi idarenin “başkent teşkilatı” adı verilir. Ancak başkent teşkilatında bulunan görevlilerin kamusal hizmetleri sadece başkentte yer alan kuruluşlarca yerine getirmesi mümkün değildir. Merkezi idarenin kamusal hizmetleri tüm ülkede yerine getirebilmesi için başkent dışında da bir takım örgütler kurması gerekmektedir. İşte bu örgütlere merkezi idarenin taşra örgütlenmesi adı verilmektedir. Taşra teşkilatına mülki teşkilat da denilmektedir.

Bu bölümde öncelikli olarak merkezi idarenin başkent teşkilatı ve başkent teşkilatına yardımcı kuruluşlar anlatılacak, daha sonra merkezi idarenin taşra teşkilatımdan bahsedilecektir.



  1. MERKEZDEN İDARENİN BAŞKENT TEŞKİLATI

Hedef: Ülkemizde Cumhurbaşkanının seçimi, görev yetkileri ile sorumluluğunun nasıl sağlanacağını öğrenmek

Karşı imza kuralını öğrenmek

Devlet Denetleme Kurulu’nun yapı ve işleyişi hakkında bilgi sahibi olmak

Bakanlar Kurulu, Başbakan, Başbakanlık Teşkilatı, Bakan ve Bakanlık teşkilatının yapı ve işleyişini öğrenmek

Merkezi idarenin başkent teşkilatı, cumhurbaşkanı, bakanlar kurulu, başbakan ve bakanlıklardan oluşmaktadır.


  1. CUMHURBAŞKANI

Ülkemizde parlamenter sistem uygulanmasından dolayı, yürütme yetkisi Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu olmak üzere iki organ arasında paylaştırılmıştır. Buna düalist (ikili) yürütme denilmektedir. Başkanlık sisteminde ise yürütme yetkisi tek bir organa (başkan) verilmektedir. Buna da tekçi yürütme adı verilmektedir.

  1. Seçimi

Cumhurbaşkanı 1982 Anayasasının 2007 yılında değişiklik yapılmadan önceki hükümlerine göre TBMM tarafından doğrudan seçiliyordu. Ancak Anayasa’nın ilgili maddesinde yapılan değişikliğin 21.10.2007 tarihinde gerçekleştirilen halkoylaması sonucu kabul edilmesiyle birlikte, doğrudan halk tarafından seçilmesi esası getirilmiştir. Anayasanın yeni hükmüne göre cumhurbaşkanı, 40 yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenimini yapmış TBMM üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliliğine sahip Türk vatandaşları arasından halk tarafından seçilir.

Meclis içinden ya da dışından aday gösterilebilmesi için 20 milletvekilinin yazılı teklif vermesi gerekir. Son yapılan seçimde oyların toplamı ile değerlendirildiğinde %10’u geçen partiler ortak bir aday belirleyebilir.

Cumhurbaşkanının görev süresi 5 yıldır. Bir kimse en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilir.

Eğer meclis içinden bir kimse cumhurbaşkanı seçilmiş ise TBMM üyeliği son bulur. Varsa partisi ile ilişiği kesilir.

Genel oyla yapılacak seçimde geçerli oyların salt çoğunluğunu alan cumhurbaşkanı olur. Eğer salt çoğunluk sağlanamazsa ilk oylamayı izleyen ikinci Pazar günü tekrar bir oylama yapılır. Bu oylamaya ilk turda en çok oy alan iki aday katılır ve oyların salt çoğunluğunu alan aday kazanır.

Cumhurbaşkanının Seçiminde 2007 Tarihinden Önceki ve Sonraki Durumun Karşılaştırılması

2007 Öncesinde

2007 Sonrası (Günümüzdeki sistem)

Cumhurbaşkanı TBMM tarafından seçiliyordu.

Cumhurbaşkanı halk tarafından seçiliyor.

Cumhurbaşkanının görev süresi 7 yıldır.

Cumhurbaşkanının görev süresi 5 yıldır.

Bir kimse en fazla bir defa cumhurbaşkanı seçilir.

Bir kimse en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilir.

Dışarıdan aday gösterilebilmesi için 110 milletvekilinin yazılı teklifi gerekmektedir.

Cumhurbaşkanlığına TBMM üyeleri içinde veya meclis dışından aday gösterilebilmesi için yirmi milletvekilinin yazılı teklifinin olması gerekir.

Parlamento dışında kalan partilerin cumhurbaşkanı adayı gösterebilmeleri mümkün değildir.

En son yapılan milletvekili genel seçiminde geçerli oylar toplamı birlikte hesaplandığında %10’u geçen siyasi partiler ortak aday gösterebilir.

Cumhurbaşkanı seçimine makamın dolmasından önceki 30 gün içinde başlanıyor, makamın boşalmasında, boşalmayı takip eden 10 gün içinde sonuçlanıyordu.

Cumhurbaşkanı seçimi, cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından önceki 60 gün içinde; makamın herhangi bir sebeple boşalması halinde ise boşalmayı takip eden 60 gün içinde tamamlanır.



  1. Görev ve Yetkileri

Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir.

1982 Anayasası Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerini yasama ile ilgili olanlar, yürütme ile ilgili olanlar ve yargı ile ilgili olanlar olmak üzere üç gruba ayırmıştır:



Yasama ile ilgili olanlar

  • Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını yapmak,

  • Türkiye Büyük Millet Meclisini gerektiğinde toplantıya çağırmak,

  • Kanunları yayımlamak,

  • Kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri göndermek,

  • Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunmak,

  • Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün, tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesi ile Anayasa Mahkemesinde iptal davası açmak,

  • Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine karar vermek,


Yürütme alanına ilişkin olanlar

  • Başbakanı atamak ve istifasını kabul etmek,

  • Başbakanın teklifi üzerine bakanları atamak ve görevlerine son vermek,

  • Gerekli gördüğü hallerde Bakanlar Kuruluna başkanlık etmek veya Bakanlar Kurulunu başkanlığı altında toplantıya çağırmak,

  • Yabancı devletlere Türk Devletinin temsilcilerini göndermek, Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul etmek,

  • Milletlerarası antlaşmaları onaylamak ve yayımlamak,

  • Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil etmek,

  • Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar vermek,

  • Genelkurmay Başkanını atamak,

  • Millî Güvenlik Kurulunu toplantıya çağırmak,

  • Millî Güvenlik Kuruluna Başkanlık etmek,

  • Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilân etmek ve kanun hükmünde kararname çıkarmak,

  • Kararnameleri imzalamak,

  • Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak,

  • Devlet Denetleme Kurulunun üyelerini ve Başkanını atamak,

  • Devlet Denetleme Kuruluna inceleme, araştırma ve denetleme yaptırtmak,

  • Yükseköğretim Kurulu üyelerini seçmek,

  • Üniversite rektörlerini seçmek,

Yargı ile ilgili olanlar

Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerinin dörtte birini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı vekilini, Askerî Yargıtay üyelerini, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçmek.

Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.


  1. Cumhurbaşkanının Sorumsuzluğu

Cumhurbaşkanı, yürütme organının sorumsuz kanadını oluşturmaktadır. Cumhurbaşkanını görevleriyle ilgili işler için sorumlu tutulamaz. Yürütmenin sorumlu kanadını hükümet oluşturur. Cumhurbaşkanı ancak vatana ihanetten dolayı sorumlu tutulabilir. Bu da TBMM üye tam sayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tam sayısının en az 3/4’ünün vereceği karar ile mümkün olmaktadır.

  1. Karşı İmza Kuralı ve İstisnası (Cumhurbaşkanının Tek Başına Yapacağı İşlemler)

Parlamenter sistemlerde Cumhurbaşkanı yürütmenin sorumsuz kanadını oluşturmaktadır. Çünkü, cumhurbaşkanının yaptığı işlemlerde başbakan ve ilgili bakanın karşı imzası bulunmaktadır. Bu işlemlerden dolayı ortaya çıkan sorumluluk ilgili bakan ve başbakana aittir. Bu nedenle kural olarak parlamenter hükümet sistemlerinde cumhurbaşkanı kural olarak tek başına işlem yapamaz.

Ancak ülkemizde karşı imza kurulunun bir takım istisnaları bulunmaktadır. Cumhurbaşkanının ilgili bakan yada başkanın imzası olmadan tek başına gerçekleştirdiği işlemler bulunmaktadır. Cumhurbaşkanının tek başına gerçekleştirdiği bu işlemlere karşı ise Anayasa Mahkemesi dahil, hiçbir yargı merciine başvurulamamaktadır.

Anayasada cumhurbaşkanının tek başına yapabileceği işlemlerin neler olduğuna ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Cumhurbaşkanının tek başına gerçekleştirdiği işlemlere örnek aşağıdakiler verilebilir:


  • Yüksek yargı organlarına üye seçmek (Anayasa mahkemesi, Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi)

  • Devlet Denetleme Kurulu başkan ve üyelerini seçmek

  • Kanunları meclise geri göndermek

  • Anayasa değişikliğini halk oyuna sunmak

  • Başbakanı atamak ve istifasını kabul etmek

  • YÖK üyelerini seçmek

  • Üniversite rektörlerini seçmek.



  1. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği

Cumhurbaşkanın, sekreterya, yazışma ve diplomasi ilişkilerini yürütmekle görevli idari teşkilata Cumhurbaşkanı Genel Sekreterliği denir. Genel sekreterliğim kuruluşu, teşkilatı ve çalışma esasları, personel atama işlemleri Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile düzenlenir.

  1. Devlet Denetleme Kurulu

Devlet Denetleme Kurulu ilk kez 1982 Anayasası ile düzenlenmiştir. Bu kurul, Cumhurbaşkanının isteği üzerine aşağıda belirtilen kuruluşlarda inceleme, araştırma ve denetleme yapmakla yetkilidir:

  • Tüm kamu kurum ve kuruluşlarında

  • Sermayesinin yarısından fazlasına bu kurum ve kuruluşların katıldığı her türlü kuruluşta,

  • Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında

  • Her düzeydeki işçi ve işveren kuruluşlarında

  • Kamuya yararlı dernekler ve vakıflarda

Silahlı kuvvetler ve yargı organı Devlet Denetleme Kurulu’nun görev alanı dışındadır.

Devlet Denetleme Kurulu, kendiliğinden ya da kişilerin şikayetleri ile değil, Cumhurbaşkanının isteği ile harekete geçmektedir.

Kurul’un kararları Cumhurbaşkanı’nın onayından sonra onun iradesini yansıtır ve Başbakanlığa gönderilir. Kurul’un raporlarında; incelenmesi, teftişi tahkiki veya dava açılması istenilen konular, en geç 45 gün içinde gereği yapılmak üzere Başbakanlıkça yetkili mercilere gönderilir. Sonuçtan, Başbakanlık aracılığı ile Cumhurbaşkanlığına bilgi verilir. Cumhurbaşkanı gerek gördüğünde önemli konularla ilgili raporları doğrudan adli ve idari mercilere gönderir.

Devlet Denetleme Kurulu raporlarının bağlayıcı gücü yoktur. Kamu kurum ve kuruluşları bakımından Devlet Denetleme Kurulu’nun raporu, bir ihbar niteliğindedir. Kamu kurum ve kuruluşu karar makamları, bu ihbarı öğrendikten sonra gerekli görüyorsa, gerekli kararları alır. Asıl bağlayıcı olan, asıl icrai olan şey bu kararlardır (Gözler ve Kaplan, 2011: 73).


  1. BAKANLAR KURULU

Bakanlar kurulu yürütme organının siyasi yönden sorumluluk taşıyan kanadını oluşturmaktadır. Bakanlar Kurulun hükümet de denir.

Bakanlar kurulu başbakan ve bakanlardan oluşmaktadır. Bakanlar kuruluna Başbakan başkanlık eder. Ancak Cumhurbaşkanı da, gerekli gördüğünde Bakanlar Kurulu’na başkanlık edebilir. Bakanlar kurulu ile bakanlar arasında ast-üst ilişkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle Bakanlıkların işlemlerine karşı Bakanlar kuruluna itirazda bulunulamaz.

Bakanlar Kurulunun görev ve yetkileri esas itibariyle idari değil, siyasi nitekiltedir. Anayasanın 112. Maddesine göre, Bakanlar Kurulunun ana görevi genel siyaseti yürütmektir. Bununla birlikte Bakanlar Kurulunun idari nitelikte de görevleri bulunmaktadır. Bakanlar Kurulu’nun görev ve yetkileri şunlardır:


  • TBMM’ye sunulacak olan kanun tasarılarına son şeklini vermek,

  • Anayasa, kanunlar, kalkınma planları ve hükümet programı çerçevesinde, kamu yönetiminin işleyişini üst düzeyde yönlendirmek ve gözetmek,

  • Ekonomi, ticaret, güvenlik, dış politika, istihdam, eğitim, sağlık, tarım, çevre, altyapı, konut vb. konularda kamu politikaları oluşturmak ve bunları yürütmek,

  • Üst düzey kamu yöneticilerini atamak,

  • Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında yapacağı toplantıda olağanüstü hal ve sıkıyönetim ilanına karar vermek,

  • TBMM’den yetki alarak, kanun hükmünde kararname çıkarmak,

  • Kanunun uygulanmasını göstermek veya emrettiği işleri belirtmek üzere tüzükler çıkarmak. Söz konusu tüzüklerin Danıştay’ın incelenmesinden geçmesi şarttır.



  1. Başbakan

Başbakan TBMM üyeleri arasından cumhurbaşkanınca atanır. Yani başbakanın milletvekili olma zorunluluğu vardır. Cumhurbaşkanı, Başbakanı atarken tamamen serbest değildir. Başbakan olarak atanan kişinin, Meclis’ten güvenoyu alabilecek bir kişi olması gerekmektedir. Parlamenter sistemin gereklerine göre, Cumhurbaşkanı, mecliste çoğunluğu alan partinin başkanını Başbakan olarak atar; siyasal ortam gerektiriyorsa azınlık hükümeti kurma yoluna da gidilebilir. Yine parlamenter sistemin bir geleneği olarak, Cumhurbaşkanı, Başbakanın seçtiği bakanları da atar.

Başbakan, bakanların görevlerinin anayasa ve kanunlara uygun olarak yerine getirilmesini gözetmek ve düzenleyici önlem almakla yükümlüdür. Bunun yanında, Bakanlar Kurulunun başkanı olarak bakanlar arası işbirliğini sağlar. Başbakan ve bakanlar arasında hiyerarşik bir ilişki yoktur. Ancak parlamenter sistemlerde, başbakanın önemli bir siyasi liderlik konumu bulunmaktadır. Bu nedenle başbakan hukuken bakanların hiyerarşik amiri olmasa da fiilen hiyerarşik bir üst olmuştur.

3 Haziran 2011 tarih v 643 sayılı KHK ile birlikte, Başbakana yardım etmek ve başbakan tarafından verilecek görevleri yerine getirmek, Bakanlar Kuruluna koordinasyonu sağlamak, özel önem ve öncelik taşıyan konularda tecrübe ve bilgilerinden istifade edilmek amacıyla Başbakanın teklifi ve Cumhurbaşkanının onayıyla, Başbakan yardımcısı ünvanıyla sayısı beşi geçmemek üzere bakan görevlendirilmesine imkan verilmektedir.


  1. Başbakanlık Teşkilatı

Başbakanlık teşkilatı, bakanlıklar arası işbirliğini sağlamak, hükümetin genel siyasetini yürütmek, anayasa ve kanunlarla Başbakana verilen yerine getirmek amacıyla kurulmuştur. Başbakanlık teşkilatı aşağıdaki gibi bir ayrım yapılarak incelenebilir.

Merkez Teşkilatı

3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanun’a göre, Başbakanlık merkez teşkilatı ana hizmet birimleri, danışma ve denetim birimleri ve yardımcı birimlerden oluşmaktadır.



Bağlı Kuruluşlar

Cumhuriyetin ilk yıllarından beri, bakanlıklar içinde teşkilatlandırılmayan bazı hizmet birimleri sanki Başbakanlık bir hizmet bakanlığıymış gibi doğrudan doğruya Başbakanlığa bağlanmıştır. Bu nedenle, bu kuruluşlar bakımından Başbakanlık bir nevi hizmet bakanlığı haline gelmiştir. Bu kuruluşlarda 2011 yılından önce devlet bakanları sorumluydu. Ancak 2011 yılında çıkarılan KHK ile devlet bakanları kaldırılmıştır. Bu nedenle bu kuruluşlardan bugün başbakan yardımcıları sorumludur.

Bağlı kuruluşların bazılarının tüzel kişiliği yoktur (Örn. Diyanet İşleri Başkanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı). Bunlar ile başbakanlık arasındaki ilişki hiyerarşik ilişkidir. Bazılarının ise vardır (Örn. Vakıflar Genel Müdürlüğü). Tüzel kişiliği olan kuruluşlar ile başbakanlık arasındaki ilişki ise vesayet ilişkisidir.

İlgili Kuruluşlar

Bazı kuruluşlar ise başkanlıkla ilgilendirilmiştir. Örneğin TRT Genel Müdürlüğü, Futbol Federasyonu, TC. Merkez Bankası, TC. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü. İlgili kuruluşların hepsinin ayrı bir tüzel kişilikleri bulunmaktadır. Bu nedenle bunlar ile başbakanlık arasındaki ilişki vesayet ilişkisidir.



İlişkili Kuruluşlar

Başbakanlığın RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) ve Tütün ve Tütün Mamülleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu olmak üzere iki tane “ilişkili” statüde bulunan kurumu vardır. İlişkili statüde bulunan kuruluşların da ayrı bir tüzel kişilikleri vardır. Bu nedenle bunlar ile başbakanlık arasındaki ilişki vesayet ilişkisidir.



  1. Bakanlar

Devlet üstlendiği mili kamu hizmetlerini yerine getirmek için konularına göre uzmanlaşmış çeşitli birimler kurar. Bu bu birimlerin her birine bakanlık adı verilmektedir. Bakanlıkların devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir tüzel kişilikleri yoktur. Her bakanlık, yürüttüğü kamu hizmeti alanında devlet tüzel kişiliğini temsil etmektedir.

Bakanlar, TBMM üyeleri veya milletvekili seçilebilme yeterliliğine sahip olanlar arasında Başbakanca seçilip, Cumhurbaşkanı tarafından atanmaktadır. Başbakanın aksine, bakan olabilmek için mutlaka milletvekili olmaya gerek yoktur.

Bakanlar, bakanlık örgütünün ve merkezi idarenin en üst hiyerarşik amiridir. Bakanlar hem hükümetin üyesi olarak siyasi, hem de bakanlık biriminin en yüksek yöneticisi olarak yönetsel makama sahiptir. Bu nedenle bakanların hem siyasi hem de idari görev ve yetkileri bulunmaktadır. Bunlar;


  • Bakanlığın en üst amiri olarak onu temsil etmek,

  • Bakanlık hizmetlerini mevzuata, hükümetin genel siyasetine, kalkınma planlarına ve yıllık programlara uygun olarak yürütmek; bu amaçla yöneticilere emir ve talimat vermek, onları yönlendirmek;

  • Bakanlığının, faaliyet alanına giren konularda diğer bakanlıklarla işbirliği ve koordinasyonu sağlamak, hükümet ve yasama organı ile ilişkileri yürütmek;

  • Bakanlık merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatı ile bağlı ve ilgili kuruluşların faaliyetlerini, işlemlerini ve hesaplarını denetlemek;

  • Bakanlığının faaliyet alanına giren konularda temel politikalar üretmek ve bunları yürütmek;

  • Bakanlığındaki personelin özlük işlerini yürütmek;

  • Bakanlık bütçesini uygulamak.

3 Haziran 2011 tarih ve 643 sayılı KHK’den önce ülkemizde “hizmet bakanları” ve “devlet bakanları” olmak üzere iki tür bakanlık bulunmaktaydı. Hizmet bakanları belirli bir bakanlık örgütlenmesi bulunan bakanları ifade etmektedir. Devlet bakanlarının ise bakanlık örgütlenmesi yoktu. Devlet bakanları başbakanlığa bağlı ve ilgili statüde bulunan kurululşar ile bazı koordinasyon görevlerini yerine gtirmektediler. Ancak 643 sayılı KHK ile devlet bakanlığı müessesesi kaldırılmıştır. Onun yerine başbakan yardımcıları getirilmiş, eskiden devlet bakanları tarafından yerine getirilen görevler başbakan yardımcılarına verilmiştir.

3 Haziran 2011 tarihinde getirilen bir başka yenilik bakanlıklarda, bakan yardımcılığı adıyla bir statü oluşturulmasıdır.. Buna göre, Bakana (Millî Savunma Bakanı dahil) bağlı olarak Bakana ve Bakanlığa verilen görevlerin yerine getirilmesinde Bakana yardımcı olmak üzere Bakan Yardımcısı atanabilir. Bakan Yardımcıları bu görevlerin yerine getirilmesinden Bakana karşı sorumludur. Bakan Yardımcıları Hükümetin görev süresiyle sınırlı olarak görev yapar; Hükümetin görevi sona erdiğinde, Bakan Yardımcılarının görevi de sona erer. Bakan Yardımcıları gerektiğinde Hükümetin görev süresi dolmadan da görevden alınabilir.



  1. Bakanların Sorumluluğu

Hükümet yürütme organının sorumlu kanadını oluşturmaktadır. Bakanların, siyasi, cezai ve mali sorumlulukları bulunmaktadır. Siyasi sorumluluk, kolektif ve bireysel olarak iki türlüdür ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne karşıdır. Kolektif siyasi sorumluluk, hükümetin genel siyasetinin yürütülmesi ile ilgilidir. Bakanlar Kurulu, bu siyasetin yürütülmesinden birlikte sorumludur. Genel siyasetinden dolayı TBMM’de güvensizlik oyu alan bir hükümet düşer (Eryılmaz, 2011: 121).

Bireysel siyasi sorumluluk ise, her bakanın, kendi yetkisi içindeki işlerle emri altındakilerin eylem ve işlemleri ile ilgilidir. Meclisin, bir bakana, görev ve yetki alanına giren hususlarla ilgili olarak güvensizlik oyu vermesi, sadece söz konusu bakanın düşmesini sağlar; Bakanlar Kurulu görevine devam edebilir. Bakanlar, görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan olarak Anayasa Mahkemesi’nde yargılanır. Bakanın Yüce Divan’a gönderilmesi, Meclis kararı ile olur. Yüce Divanda yargılanması kararlaştırılan bakan, bakanlıktan düşer. Ayrıca bakanların Başbakan’a ve halka karşı da sorumlulukları bulunmaktadır (Eryılmaz, 2011: 11).



  1. Bakanlık Teşkilatı

Bakanlıklar merkez teşkilatı ile ihtiyaca göre kurulan taşra ve yurt dışı teşkilatlarından ve bağlı, ilgili ve ilişkili statüde bulunan kuruluşlardan oluşmaktadır.

Merkez Teşkilatı

Bakanlık merkez teşkilatı, bakanlığın sorumlu olduğu hizmetlerin yürütülmesi, amaç ve politikaların tayini, koordinasyon, gözetim, izleme, idareyi geliştirme ve denetim gibi görevleri yerine getirmek üzere üç temel birimden oluşmaktadır. Bunlar, “ana hizmet birimleri”, “danışma ve denetim birimleri” ve “yardımcı birimler” dir.



Ana hizmet birimleri, söz konusu bakanlığın asıl görevlerini yerine getiren ve Genel Müdürlük biçiminde örgütlenmiş birimlerdir. Örneğin Milli Eğitim Bakanlığı’nda İlköğretim Genel Müdürlüğü.

Danışma ve denetim birimleri, bakan ve ana hizmet birimlerine teknik, yönetsel, hukuksal ve mali destek sunan kurmay birimlerdir. Örneğin, Teftiş Kurulu Başkanlığı, Hukuk müşavirliği

Yardımcı birimler ise, ana hizmet, danışma denetim birimlerinin işlerini kolaylaştırmak için idari, mali, güvenlik ve sivil savunma gibi görevler yerine getirir. Örneğin, Personel Genel Müdürlüğü veya Daire Başkanlığı, Özel Kalem Müdürlüğü

Taşra Teşkilatı

Bakanlığa verilmiş hizmetlerin tüm ülke düzeyinde yürütülmesini sağlamak üzere kurulmuş teşkilattır. Bakanlıkların taşra teşkilatı, illerde il valisine bağlı il kuruluşlarından, ilçelerde ise kaymakama bağlı ilçe kuruluşlarından oluşmaktadır. Taşra teşkilatı aşağıda daha ayrıntılı şekilde anlatılacaktır.

Yurtdışı teşkilatı, yurt dışında sürekli ya da geçici görev yapan, hizmet gerekleri ve ihtiyaçlarına göre kurulan aşağıdaki kuruluşlardan oluşur


  • Dış temsilcilik niteliğindeki diplomatik temsilciler ve konsolosluklar

  • Dış temsilcilik bünyesindeki ihtisas birimleri

  • Dış temsilcilik niteliğinde olmayan yurtdışı teşkilatı

Bağlı Kuruluşlar

Bağlı kuruluşlar bakanlığın hizmet veya görev alanına giren ana hizmetleri yürütmek için, bakanlığa bağlı olarak özel kanunla kurulan genel bütçe içinde ayrı bütçeli veya katma bütçeli veya özel bütçeli kuruluşladır. Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na bağlı Devlet Su işleri Genel Müdürlüğü, Ulaştırma Bakanlığına bağlı Karayolları Genel Müdürlüğü.

Bağılı kuruluşların bir kısmının tüzel kişiliği yoktur. Örneğin İçişleri Bakanlığına bağlı Emniyet Genel Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na bağlı Devlet Su işleri Genel Müdürlüğü. Bunlar ile bağlı oldukları bakanlık arasındaki ilişki hiyerarşi ilişkisidir.

Bağlı kuruluşların bir kısmı ise ayrı bir tüzel kişiliğe sahiptir. Örneğin Ulaştırma Bakanlığına bağlı Karayolları Genel Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü. Ayrı bir tüzel kişiliğe sahip bağlı kuruluşlar ile bakanlık arasındaki ilişki vesayet ilişkisidir.



İlgili Kuruluşlar

İlgili Kuruluşlar, özel kanun ya da statü ile kurulan İktisadi ve Devlet Teşekkülleri ve Kamu İktisadi Kuruluşları ile bunların müessese, ortaklık ve iştirakleri veya özel hukuki, mali ve idari statüye sahip hizmet bakımdan yerinden yönetim kuruluşlarıdır. Örneğin, Devlet Demir Yolları Ulaştırma Bakanlığı ile ilgilendirilmiş, Et ve Balık Kurumu Genel Müdürlüğü Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile ilgilendirilmiştir. İlgili kuruluşların hepsinin ayrı bir tüzel kişiliği bulunmaktadır. Bu nedenle ilgili kuruluşlar ile bakanlık arasındaki ilişki vesayet ilişkisidir.



İlişkili Kuruluşlar

İlişkili Kuruluşlar özel kanunla kurulan, yönetim bakamından idari ve mali olarak özerk yapılı kamu kurumlarıdır. Bunlar daha çok düzenleyici ve denetleyici kurullar adıyla ifade edilir. Örneğin Kamu İhale Kurumu Maliye Bakanlığı ile, Enerji Piyasası Denetleme ve Düzenleme Kurulu Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı ile, Rekabet Kurumu Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile ilişkili kuruluşlardandır. İlişkili kuruluşların hepsinin ayrı bir tüzel kişiliği bulunmaktadır. Bu nedenle ilişkili kuruluşlar ile bakanlık arasındaki ilişki vesayet ilişkisidir.



  1. MERKEZİ İDAREYE YARDIMCI KURULUŞLAR

Hedef: Danıştay’ın görevlerini öğrenmek

Sayıştay’ın yapısı ve görevlerini öğrenmek

Milli Güvenlik Kurulu’nun yapı ve işleyişini öğrenmek

Merkezi idarenin başkentinde çok değişik yardımcı kuruluşlar bulunmaktadır. Örneğin, Danıştay, Sayıştay, Milli Güvenlik Kurulu, Milli Eğitim Şurası, Sağlık Şurası, Yüksek Askeri Şura vb. Bu kuruluşlar merkezi idareye görüş bildirerek yardımcı olmaktadır. Bu kuruluşlardan bir kısmı merkezi idarenin tamamına, bir kısmı da sadece bir bakanlığa yardımcı olur.

Aşağıda sürekli olarak tüm merkezi yönetime hizmet veren ve Anayasa da yer alan Milli Güvenlik Kurulu, Danıştay ve Sayıştay kısaca incelenecektir.


  1. DANIŞTAY

Danıştay hem yüksek idare mahkemesi hem de devletin en yüksek danışma ve incelme merciidir. Dolayısıyla Danıştay’ın görevleri «yargılama» ve «idari» olmak üzere iki tip görevi bulunmaktadır.

Yüksek idare mahkemesi olarak Danıştay, idare mahkemeleri ile vergi mahkemelerinde verilen kararlar ile ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülen davalarla ilgili kararlara karşı temyiz merciidir. Bu Danıştay’ın yargılama görevidir. Ancak biz burada yargısal değil, idari görevleri üzerinde duracağız.

Danıştay’ın idari görevleri danışma ve inceleme niteliğindedir. Danıştay bu idari görevlerini yerine getirirken, danışma kararları, inceleme kararları ve idari kararlar olmak üzere üç değişik çeşit karar verir.

Danışma kararları, belli idari veya hukuki sorunların çözümüne yönelik görüş içeren kararlardır. Devlet idaresi kimi zaman Danıştay’dan görüş istemektedir. Danıştay’dan görüş alınması bazen isteğe bağlı, bazen de zorunludur. Örneğin kamu hizmetleriyle ilgili imtiyaz sözleşmeleri hakkında Danıştay’dan görüş alınması zorunludur.

Ancak Danıştay’ın tüm danışma kararlarının hukuki bağlayıcılığı yoktur. Yani istişari niteliktedir. İdare, işlemini Danıştay’ın görüşü doğrultusunda yapmak zorunda değildir. Ancak bazen, kanunlarda istisnaen bir işlemin yapılabilmesi için Danıştay’ın uygun görüşünün alınmasını öngörmüş olabilmektedir. Eğer böyle bir istisnai bir durum varsa, Danıştay’ın görüşü idareyi bağlar.



İnceleme kararları ise, Danıştay’ın tüzük tasarıları ile kamun tasarılarını incelemesinden oluşmaktadır. Anayasaya göre Tüzük tasarılarının Danıştay’ın incelemesinden geçmesi zorunludur. Ancak kanun tasarılarının Danıştay’ın incelemesinden geçmesi ihtiyaridir. Yani Başbakan ve Bakanlar Kurulu isterlerse kanun tasarılarını incelenmek üzere Danıştay’a gönderir.

İnceleme kararlarının hukuki niteliği, danışma kararlarının hukuki niteliğine benzemektedir. Yani istişari niteliktedir.

Son olarak idari kararlar ise, Danıştay’ın bir idare organıymış gibi verdiği kararlardır. Örneğin bir kamu tüzel kişisine ait malın diğer bir kamu tüzel kişisine devrine ilişkin verdiği karar idari bir karardır.


  1. SAYIŞTAY

Anayasanın 160. Maddesin göre Sayıştay,

  • Merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını TBMM adına denetlemek,

  • Sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak,

  • Kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmak,

  • Mahalli idarelerin hesap ve işlemlerinin denetimi ve kesin hükme bağlanmasını sağlamak

ile görevlendirilmiştir.

Buna göre, Sayıştay’ın “yargısal” ve “idari olmak üzere iki tür görevinin olduğunu söyleyebiliriz. Sayıştay’ın yargısal görevi, sorumluların, yasal düzenlemeye uygun olmayan ve kamu zararına yol açan hesap ve işlemlerini yargılama yoluyla kesin hükme bağlamaktır.

Sayıştay’ın idari görevleri ise, denetim görevi ve görüş bildirme görevi olmak üzere ikiye ayrılabilir.

Sayıştay’ın gerçekleştirdiği denetim, düzenlilik denetimi ve performans denetimini kapsamaktadır. Düzenlilik denetimi, kamu idarelerinin gelir, gider ve mallarının hukuka uygun olup olmadığının tespiti ile mali rapor ve tabloların değerlendirilmesinden oluşmaktadır. Performans denetimi ise, idarelerce belirlenen hedef ve göstergelerle ilgili olarak faaliyet sonuçlarının ölçülmesi şeklinde gerçekleşir.

Sayıştay’ın görüş bildirmek görevi ise, Sayıştay Kanunu uyarınca hazırlanan yönetmelikler hakkında görüş bildirmek ve kendisine ilişkin kanun tasarı ve teklifleri hakkında görüş bildirmek görevlerinden oluşmaktadır. Görüş bildirmek bağlayıcı değil, istişaridir.

  • ÖNEMLİ

Sayıştay, Anayasa’da yargı bölümünde düzenlenmiş olmasına rağmen yüksek mahkemeler olarak sayılmamıştır. Zira Anayasa Mahkemesi de Sayıştay’ı bir yargı organı olarak değerlendirmemiştir. Yargı organı olmamasına karşın, kararları kesindir ve kararları aleyhine Anayasa Mahkemesi dahil hiçbir yargı gerine başvurulamaz.



  • ÖNEMLİ

TBMM’nin 3 Aralık 2010 tarihinde kabul ettiği Sayıştay Kanunu’na göre Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu lağvedilmiş, Sayıştay’a devredilmiştir.



  1. MİLLİ GÜVENLİK KURULU

Milli Güvenlik Kurulu, ilk kez 1961 Anayasası’nda düzenlenmiştir. 1982 Anayasası’nın 118. Maddesinde düzenlenmiştir.

Oluşumu: Cumhurbaşkanı başkanlığında, Başbakan, Genel Kurmay Başkanı, Başbakan yardımcıları, Adalet, Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri Bakanları, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel Komutanından oluşur.

Görevi: Milli Güvenlik ile ilgili konularda görüş bildirmek. Bu konu dışındaki bir konuda görev bildirme yetkisi yoktur.

Kararlarının niteliği: Bağlayıcı değil iştişari niteliktedir. 118. Maddesin üçüncü fıkrasına göre, “Milli Güvenlik Kurulu, Devletin milli güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulaması ile ilgili alınan tavsiye kararları ve gerekli koordinasyonun sağlanması konusundaki görüşlerini Bakanlar Kurulu’na bildirir. Kurul’un Devletin varlığı ve bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği, toplumun huzur ve güvenliğinin korunması hususunda alınması zorunlu gördüğü tedbirlere ait kararlar Bakanlar Kurulu’nca değerlendirilir.

  1. MERKEZİ İDARENİN TAŞRA TEŞKİLATI (DEVLET İDARESİNİN MÜLKİ TEŞKİLATI)

Hedef: İl yönetimini öğrenmek

İlçe yönetimini öğrenmek

Bucak yönetimini öğrenmek

Merkezi idare, üstlendiği kamu hizmetlerini tüm ülke düzeyinde yürütebilmek için taşrada uzanan ellere ihtiyacı vardır. İşte bu eller merkezi idarenin taşra teşkilatını oluşturur. Taşra teşkilatı merkezi idarenin taşradaki bir uzantısıdır. Taşra teşkilatındaki birimler ne kadar çeşitli olursa olsun bir bütünün parçasıdır. Hepsi aynı devlet tüzel kişiliğinin uzantısıdır (Gözler ve Kaplan, 2011: 91).

Ülkemizde merkezi yönetimin taşra örgütlenmesi il, ilçe, Bucak ‘lardan oluşmaktadır. Bu yapıya mülki yönetim başında bulunanlara da mülki yönetici denilmektedir.

Bakanlıklar bölge kuruluşları da oluşturabilmektedir. Anayasa merkezi yönetimin bölge kuruluşları da oluşturabilmesine imkan tanımaktadır.

Anayasa’nın 126. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre,

“Türkiye merkezi idare kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlere ayrılır.

İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır.

Kamu hizmetlerinin görülmesinde verim ve uyum sağlamak amacıyla birden çok ili içine alan merkezi idare teşkilatı kurulabilir. Bu teşkilatın görev ve yetkileri kanunla belirlenir. “

Bu maddeye göre, şu anayasal ilkeler merkezi idarenin taşra teşkilatına yön vermektedir:


  1. Anayasa, merkezi idarenin taşra teşkilatı, hem il ve diğer kademeli bölümler (mülki idare bölümleri), hem de birden fazla ili içine alan “bölge idareleri” kurulmasını öngörmüştür.

  2. Anayasa, sadece ilden söz etmiş, ilin altındaki diğer kademeli bölümleri isim olarak saymamıştır. O halde, bunların koyucuya kalmaktadır.

  3. Mülki idare bölümleri (il ve diğer bölümler) kurulurken, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre hareket edilecektir.

  4. Birden çok ili içine alan bölge idarelerinin kurulmasında “kamu hizmetlerinde verim ve uyumu sağlama amacı güdülecektir”.

  5. İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır.

A)İL YÖNETİMİ

Merkezi yönetimin temel taşra birimidir. İl ve ilçelerin kurulması, kaldırılması, merkezlerinin belirtilmesi, adlarının değiştirilmesi, bir ilçenin başka bir ile bağlanması kanunla olur.

Ülkemizde ilin, İl özel idaresi ve il genel yönetimi olmak üzere iki özelliği bulunmaktadır. Merkezi idarenin taşra teşkilatı olan ve burada incelenen il ile bir mahalli idare birimi olan ilin coğrafi sınırları aynıdır. Bu nedenle bunlar karıştırılmaya müsaittir. Biz karışıklığa yol açmamak için merkezi idarenin taşra teşkilatı olan il için sadece “il” terimi, buna karşılık bir mahalli idare birimi olan il için ise “il özel idaresi” terimini kullanacağız. Bazen merkezi idarenin taşra teşkilatı olan “il”e, “il özel idaresi”nden ayırmak için “il genel yönetimi” de denir.

İl idaresi, vali, il müdürleri ve il idare kurulu olmak üzere üç birimden oluşur.



  1. Vali

İl yöne­timi­nin başında vali bulunmaktadır. İl yönetiminin başı olarak vali, Devleti ve hükümeti ilde temsil eder, her bakanın mümessilidir ve bun­ların idari ve siyasi yürütme vasıtasıdır. Bu bakımdan valinin "idari" ve "siyasi" olmak üzere iki önemli fonksiyonu vardır.

Vali, İçişleri Bakanlığı'nın önerisi, Bakanlar Kurulu'nun kararı ve Cumhurbaşkanının onayı ile atanmaktadır. Vali olabilmek için, yasalarda özel nitelikler öngö­rülme­miştir. Bu sebeple valilik, öteki kamu görevli­leri yanında "istisnai memurluk" olarak kabul edil­miştir. Vali atama işlemi tamamıyla hükümetin takdirine bırakılmıştır.

Vali adli ve askeri idareler dışındaki bakanlık ve bunların bağlı kuruluşlarında çalışan bütün memurların en büyük üstüdür.

İl idaresi Kanunu’na valiye verilen görevlere baktığımızda bunları üç gruba ayırabiliriz (Gözler ve Kaplan, 2011: 94-95):.



  • Valinin devletin temsilcisi olarak görevleri: Örneğin resmi törenlere başkanlık etmek.

  • Hükümetin temsilcisi olarak görevleri: Örneğin idari mali, ekonomik, kültürel, sağlık ve sosyal durumu ve hükümetçe alınmış kararların sonuçları hakkında gerektiğinde rapor hazırlamak.

  • Bakanlıkların ildeki temsilcisi olarak görevleri: Vali her bakanın ilde temsilcisidir. Bu nedenle her bakan kendi bakanlığının hizmet alanında valiye emir ve talimat verebilir. İlde bulunan bakanlık teşkilatlarının doğrudan bakanlıkla yazışma yetkileri yoktur. Bu yazışmalar vali aracılığıyla yapılır. Bakanların da ilde bulunan kendi teşkilatlarıyla doğrudan doğruya yazışma yetkisi yoktur. Bakanlık yazıları önce valiye gönderir. Vali sonra bu yazıyı ilgili bakanlığın il teşkilatına iletir.

Görüldüğü gibi, vali sanılanın aksine sadece İçişleri Bakanlığı’nın değil, bütün bakanlıkların taşradaki temsilcisidir. Ancak valinin adli ve askeri makamlar üzerinde hiyerarşi yetkisi yoktur.

  • Kolluk yetkileri: Vali ilde kamu düzenini sağlamakla görevlidir. Vali ildeki kolluk teşkilatının hiyerarşik amiridir.

  • Vesayet yetkileri: Yerinden yönetim kuruluşları üzerinde kanunla öngörülmüş vesayet yetkileri bulunmaktadır.




Merkez valiliği: İl vali­liği görevinden alınanlar, merkez valiliğine atanmaktadır. Merkez valiliği, bir tür bekleme yeridir. Merkez valilerinin bir kısmı Ankara'da, diğer bir kısmı da büyük kentlerde oturmaktadır.



  1. İl Müdürleri (İl İdare Şube Başkanları)

Dışişleri, Adalet ve Milli Savunma Bakanlıkları dışında her bakanlığın illerde taşra teşkilatı bulunur. İl milli eğitim müdürlüğü, il sağlık müdürlüğü, il çevre müdürlüğü gibi. İşte bakanlıkların illerde bulunan teşkilatlarının başındaki yöneticiye il müdürleri denir. Vali, yılda dört defadan az olmamak üzere lüzum gördüğü hallerde, kamu yönetiminde birliği sağlamak ve hizmetlerin verimli bir şekilde yürütülmesini gerçekleştirmek için il müdürlerini toplar.



  1. İl İdare Kurulu

İl idare kurulu, il genel yönetiminde valiye yardımcı olan bir or­gan­dır. İl idare kurulu, valinin başkanlığında, hukuk işleri müdürü, defterdar, milli eğitim müdürü, bayındırlık müdürü, sağlık müdürü, tarım ve köy işleri müdüründen oluşmaktadır. Bu kurula valinin yetkilen­dirmesi halinde vali yardımcısı da başkan­lık edebilir. İl idare kurulunda üye olmayan il mü­dürleri kendi kuruluşla­rına ait işlerin görüşülmesinde üye sıfatı ile çağrı­larak o iş hakkında gerekli açıklamalarda bulunurlar ve oyla­maya katılır­lar.

İl idare kurulunun asıl görevi valiye yardımcı olmak ve ona danışmanlık yapmaktır. İl idare kurulunun bu görevi istişari niteliktedir. Örneğin ilçe kurulması ve kaldırılması, ilçenin başka bir ile bağlanması, sınırlarının değiştirilmesi konularında il idare kurulunun görüşleri alınır.

1980’den sonra yapılan yasal değişikliklerle il idare kurulunun görev alanı oldukça daraltılmış ve adeta sembolik bir danışma kurulu haline dö­nüştürülmüştür. Bir kısım görevleri yargıya aktarılmış, bir kısım işleri ise yerel yönetimlerin karar organlarına bırakılmıştır.



B) İLÇE YÖNETİMİ

Merkezi idarenin taşra teşkilatındaki ikinci kademesini ilçe yönetimi oluşturmaktadır. İlçelerin kurulması, kaldırılması, değiştirilmesi kanunla olur. İl düzeyinde örgütlenen merkezi idare kuruluşlarının çoğu ilçe düzeyinde de örgütlenmiştir. İlçe yönetimi, kaymakam, ilçe müdürleri ve ilçe idare kurulundan oluşur.



  1. Kaymakam

İlçe yönetiminin başında kaymakam yer alır. Kaymakamlar müşterek kararname ile yani İçişleri Bakanının, Başbakanın ve Cumhurbaşkanının imzasını taşıyan bir kararname ile atanırlar. Kaymakamlık, valilik gibi istisnai bir memurluk değil, meslek memurluğudur. Kaymakam olmak için üniversitelerin Siyasal Bilgiler, Hukuk, İktisat, İşletme ve iktisadi ve İdari Bilimler Fakültelerinden mezun olmak gerekir. Bunun yanında kaymakam güvenceli bir devlet memurudur.

Kaymakam ilçede sadece hükümetin temsilcisidir.



  • ÖNEMLİ

Vali ile Kaymakam Arasındaki Farklılıklar

  • Vali ilde hem devleti hem de hükümeti temsil ederken, kaymakam ilçede sadece hükümeti temsil etmektedir.

  • Vali istisnai memuriyet iken, kaymakam bir meslek memurudur.

  • Vali yetki genişliği ilkesinden yararlanırken, Kaymakam yararlanamaz.

  • Valinin genel emir çıkarma yetkisi varken, kaymakamın yoktur.



  1. İlçe Müdürleri (İlçe İdare Şube Başkanları)

Bakanlıkların kuruluş kanunlarına göre ilçede lüzumu kadar ilçe teşkilatı bulunur. İlçe milli eğitim müdürlüğü, ilçe sağlık müdürlüğü, ilçe emniyet müdürlüğü, ilçe bayındırlık müdürlüğü gibi. İşte bakanlıkların ilçelerde bulunan teşkilatlarının başındaki yöneticilere ilçe müdürleri denir. Bunlar bakanlıkların ilçedeki en yüksek memurlarıdır. İlçe müdürleri, kaymakamın emri altında çalışır ve görev alanlarına giren işlerin yürütülmesinden doğrudan kaymakama karşı sorumludurlar.



  1. İlçe İdare Kurulu

İlde olduğu gibi, ilçede de kaymakamın başkanlığında idare ku­rulu görev yapar. İlçe idare kurulu, tahrirat kâtibi (yazı işleri müdürü), mal mü­dürü, hükümet tabibi, milli eğitim müdürü, tarım ve köy işleri müdürün­den meydana gelir. İlçe idare kurulunun, yönetim ve danışma gö­rev­leri bulunmaktadır

C) BUCAK YÖNETİMİ

Bucak, coğrafya, ekonomi, güvenlik ve yerel hizmetler bakımından aralarında ilişki bulunan kasaba ve köylerden meydana gelen bir yönetim birimidir. Merkezi yönetimin ilde son halkasıdır. Bucak kurulması, kaldırılması ve merkezinin belirtilmesi İçişleri Bakanlığı'nın kararı ve Cumhurbaşkanının onayı ile olur.

12.11.2012 tarih ve 6360 sayılı Kanun’a göre büyükşehir belediyesi bulunan illerde bucak teşkilatları kaldırılmıştır.

Bucağın yönetiminden bucak müdürü sorumludur. Bucaklarda "bucak meclisi" ve bir de "bucak komisyonu" bulunur. Bucaklar, günümüzde fiili olarak tasfiye edilmektedir.



  1. BÖLGE YÖNETİMİ

1982 Anayasası'na göre, "kamu hizmetlerinin görülmesinde ve­rim ve uyum sağlamak amacıyla, birden çok ili içine alan merkezi idare teşkilatı kurulabilir. Bu teşkilatın görev ve yetkileri kanunla düzenlenir" (Md. 126). Bu düzenleme ülkemizdeki bölge örgütlenmelerinin anayasal dayanağını oluşturmaktadır.

Bakanlıkların her ne kadar "il" esasına göre örgütlenmeleri gere­ki­yorsa da, bölge kuruluşları da oluşturabilmektedirler. Ancak, bölge düze­yinde örgütlenmeye gidebilmek için, bunun kuruluş kanununda öngörül­müş olması gerekmektedir.

Günümüzde sadece Ulaştırma Bakanlığının ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının “bölge müdürlükleri” vardır. Diğer bakanlıkların kendilerinin değil, bağlı ve ilgili kuruluşlarının bölge müdürlükleri bulunmaktadır. Örneğin Karayolları genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü gibi.

Değerlendirme Sorular


  1. 1982 Anayasası’na göre, yürütmeyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. Yürütme yetkisi ve görevine ilişkin tek sorumluluk Cumhurbaşkanına aittir.

  2. Başbakan TBMM üyeleri arasından seçilir.

  3. Bakanlar Kurulunu oluşturan Başbakan ve tüm bakanlar hükümetin genel siyasetinin yürütülmesinden birlikte sorumludur.

  4. TBMM dışında da cumhurbaşkanı seçilmesi mümkündür.

  5. Başbakan, Bakanlar Kurulunun başkanı olarak hükümetin genel siyasetinin yürütülmesini gözetir.



  1. Devlet Denetleme Kurulu’nun denetleme ve inceleme yapamayacağı kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Milli Savunma Bakanlığı

  2. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği

  3. Barolar Birliği

  4. Kızılay

  5. İş Mahkemesi

  1. Aşağıdakilerden hangisi Anayasada yüksek mahkemeler arasında sayılmamıştır?

  1. Danıştay

  2. AYİM

  3. Uyuşmazlık mahkemesi

  4. Anayasa mahkemesi

  5. Sayıştay



  1. Kaymakam ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Müşterek kararname ile atanır.

  2. Hem devletin hem hükümetin ilçedeki temsilcisidir.

  3. Yetki genişliğinden yararlanır.

  4. Komşu devletlerin sınır makamlarıyla ilişki kurma yetkisine sahiptir.

  5. Kaymakamlık istisnai bir memuriyettir.



  1. Taşra teşkilatı ne demektir?

  1. Başkent dışındaki tüm kamu tüzel kişileri

  2. Ankara, İstanbul ve İzmir dışındaki illerin mülki idareleri

  3. İdarenin, iller dışındaki tüm yöresel mülki birimleri

  4. Yerel idarelerin tümü

  5. Başkent dışındaki merkezi idare birimleri

Cevap Anahtarı

  1. a, 2.e, 3.e, 4.a, 5.e


ÖZET

MERKEZİ İDARENİN BAŞKENT TEŞKİLATI

Cumhurbaşkanı

Ülkemizde parlamenter sistem uygulanmasından dolayı, yürütme yetkisi Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu olmak üzere iki organ arasında paylaştırılmıştır.

Cumhurbaşkanı, 40 yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenimini yapmış TBMM üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliliğine sahip Türk vatandaşları arasından halk tarafından seçilir. 1982 Anayasası Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerini yasama ile ilgili olanlar, yürütme ile ilgili olanlar ve yargı ile ilgili olanlar olmak üzere üç gruba ayırmıştır. Cumhurbaşkanı, yürütme organının sorumsuz kanadını oluşturmaktadır.

Devlet Denetleme Kurulu

Devlet Denetleme Kurulu ilk kez 1982 Anayasası ile düzenlenmiştir. Bu kurul, Cumhurbaşkanının isteği üzerine aşağıda belirtilen kuruluşlarda inceleme, araştırma ve denetleme yapmakla yetkilidir:



Bakanlar Kurulu

Bakanlar kurulu yürütme organının siyasi yönden sorumluluk taşıyan kanadını oluşturmaktadır. Bakanlar Kurulun hükümet de denir. Bakanlar kurulu başbakan ve bakanlardan oluşmaktadır. Bakanlar kuruluna Başbakan başkanlık eder.

Başbakan TBMM üyeleri arasından cumhurbaşkanınca atanır. Yani başbakanın milletvekili olma zorunluluğu vardır.

Devlet üstlendiği mili kamu hizmetlerini yerine getirmek için konularına göre uzmanlaşmış çeşitli birimler kurar. Bu bu birimlerin her birine bakanlık adı verilmektedir. Bakanlıkların devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir tüzel kişilikleri yoktur. Her bakanlık, yürüttüğü kamu hizmeti alanında devlet tüzel kişiliğini temsil etmektedir



MERKEZİ İDAREYE YARDIMCI KURULUŞLAR

Danıştay

Danıştay hem yüksek idare mahkemesi hem de devletin en yüksek danışma ve incelme merciidir. Dolayısıyla Danıştay’ın görevleri «yargılama» ve «idari» olmak üzere iki tip görevi bulunmaktadır.



Sayıştay

Merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını TBMM adına denetlemektedir.



Milli Güvenlik Kurulu

Milli Güvenlik Kurulu, ilk kez 1961 Anayasası’nda düzenlenmiştir. 1982 Anayasası’nın 118. Maddesinde düzenlenmiştir.



MERKEZİ İDARENİN TAŞRA TEŞKİLATI

İl yönetimi

İl idaresi, vali, il müdürleri ve il idare kurulu olmak üzere üç birimden oluşur.



İlçe yönetimi

İlçe idaresi, kaymakam, ilçe müdürleri ve ilçe idare kurulundan oluşmaktadır.



Bucak Yönetimi

Fiili anlamda ortadan kalkmıştır.


KAYNAKÇA

ERYILMAZ, Bilal (2011), Kamu Yönetimi, Okutman Yayıncılık, Ankara.

GÖZLER, Kemal ve Gürsel Kaplan (2011), İdare Hukukuna Giriş, Ekin Yayınevi, Bursa.

GÖZLER, Kemal (2009), İdare Hukuku, Cilt I, İkinci Baskı, Ekin Yayınevi, Bursa.

GÖZÜBÜYÜK, A. Şeref (1999), Yönetim Hukuku, On ikinci Baskı, Turhan Kitabevi, Ankara.

GÖZÜBÜYÜK, A. Şeref (2010), Türkiye’nin Yönetim Yapısı, 11. Baskı, Turhan Kitabevi, Ankara.



NOHUTÇU, Ahmet (2011), İdare Hukuku, Savaş Yayınevi, Ankara.









    Ana sayfa


Üçüncü Bölüm Merkezi İdare (Devlet İdaresi)

Indir 127.96 Kb.