bilgiz.org

Türkiye’de Elektronik Ticaret için ne yapmalı

  • Düzenleyici kararlar alması



  • Tarih01.10.2017
    Büyüklüğü17.44 Kb.

    Indir 17.44 Kb.

    Türkiye’de Elektronik Ticaret için ne yapmalı? – Çiğdem Ertem

    Öncelikle ben biraz e-ticaretin tanımından söz etmek istiyorum. E-ticaret deyince hemen akla amazon.com veya migros sanal alışveriş sitesi gibi örneklerinde olduğu gibi internetten satış geliyor. Oysa e-ticaret bundan çok fazlası.


    Aslında yurt dışında artık kavram olarak e-ticaret sözcüğü artık terk edilmeye başlandı. Bunun yerine elektronik iş hatta ve hatta eEkonomi veya digital ekonomi sözcükleri kullanılmaya başlandı. Ben de buna katılıyorum. Çünkü son dönemde açık bilgisayar ağları yani internet üzerinden tüketiciye yönelik bilgi, ürün ve hizmet pazarlama ve satışı ile destek verilmesi (ki biz buna işten tüketiciye e-ticaret diyoruz), ticari kurumlar ve müşterileri veya tedarikçileri arası ticari ve lojistik iletişim (bu da işten işe e-ticaret) öyle boyutlara ulaştı ki, devletinde bu tabloya aktif bir şekilde katılımı ile eEkonomi adlı yeni bir devrim yaşanıyor. Bu sanayi devriminden sonra dünyayı etkileyen yepyeni bir devrim, yeni bir çalışma ve daha da önemlisi yaşama şekli. Aslında eEkonomi devriminin önümüzdeki dönemde iş ve özel yaşamımızı ne kadar etkileyebileceğini hiç birimiz tahmin edemiyoruz. Bunu tahmin etmek, 1950’li yıllarda IBM firması başkanlarından birinin dünyadaki bilgisayar ihtiyacı 5’i geçmez tahmininin yanlışlığı kadar büyük olur kanaatindeyim.Çünkü bu öyle bir etki-tepki ki bir anda sonuçları çığ gibi büyüyüveriyor.
    Tüm bu nedenlerle bu eEkonomi dalgasının içinde olmamak ülke açısından büyük bir rekabetçi dezavantaj haline geliyor. Bence eEkonomiye geç kalmak, sanayi devrimine gaç kalmaktan daha da korkunç. Tüm dünyada her geçen saniye bu konuda yeni bir gelişme oluyor. ABD ülke olarak bunun başını çekiyor ve bunu ülkelerarası rekebetçi avantaj olarak kullanıyor. ABD’nin son bir kaç senedir enflasyonsuz büyüyebilmesinin altında yatan gerçek e-iş olgusu. Bill Clinton tarafından istenen bir araştırmanın sonuçlarına göre e-iş olmasa ABD 1997 yılı enflasyonu sonuçlanan %2 yerine %3.1 olabilirdi. Bu çok önemli bir sonuç. Çünkü verimliliği artırmaya yönelik konvansiyonel yöntemlerle yapılan çalışmalar bu ülkelerde artık öyle bir noktaya gelmiştiki ek bir fayda sağlanamıyordu. E-iş ile yeniden verimlilik artışı yapmak ve üretkenliği artırmak mümkün oldu.
    Bu tip kazançlar ancak devletin de e-ekonominin içinde yer alması ile mümkün oluyor. Dünyada buna yönelik bir sürü başarılı örnek göstermek mümkün, bu örnekler kısaca:

    Devlet satınalmasının elektronik ortama kayması

    Akıllı kentler

    Vatandaş memnuniyetini artırmaya yönelik girişimler olarak özetlenebilir. Bu da neden e-ticaret sözcüğünün kısır kaldığının bir göstergesi, çünkü artık işin içinde devlet de var.


    Türkiye’de durum ne?

    Bence Türkiye henüz bu konuda emekleme aşamasında. Çünkü e-ticarete yönelik örnekler parmakla sayılır nicelikte. Migros, Paşabahçe, THY, Superonline alışveriş merkezi, Teba Market ve bazı bankacılık uygulamaları gibi uygulamalar var. Ve bu tarzda yapılan tüm uygulamalar işten tüketice niteliğinde. Oysa eticaret asıl işten işe uygulamalarda ortaya çıkıyor. Tüm dünyada işten işe e-ticaret pazarı işten tüketiciye olan pazarın en az 4-5 kat fazlası Forrester Research’ün tahmini 2002 yılı için 327 milyar$. OECD tahminlerine göre ise işten işe e-ticaret hacmi 2002 yılında 1 trilyon$ olacak.


    Henüz Türkiye’de işten işe e-ticaret uygulaması örnekleri olmadığı gibi devlette henüz e-ekonominin önemi anlamış görünmüyor. Çünkü henüz devlet eEkonomide yok veya katılımı çok düşük seviyede. Devlet ile ilgili sadece Gümrük Müsteşarlığının Bilge projesi (Elektronik Veri Değişimi projesi) ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünde yürütülen intranet üzerinde çalışma projelerini gösterebiliriz.
    Peki Ne yapmalı?

    Bence herkese düşen yapılacak bir şeyler var. Bu herkesi üç gruba ayırırsak:



    1. Devlet

    2. E-iş konusunda çalışan veya çalışmayı planlayan şirketler

    3. Özel sektör


    Devlete düşenler neler?

    A. Devletin e-ekonomiyi destekleyici bazı çabalarda bulunması, somut adımlar atması



    • Altyapı çalışmaları yapması

    • İnternete erişim hızının artırılması ve internetin yaygınlaştırılması

    • İnternete erişimin ucuzlatılması

    • Bilgisayar kullanımının özendirilmesi, bilgisayar okur yazarlık seviyesinin artırılması
    • Düzenleyici kararlar alması


    • Güvenlik – gizlilik, elektronik imza

    • Elektronik noter, elektronik şözleşme

    • Tüketiciyi koruma kanunu, telif hakları kanunu

    • Diğer tüm kanun ve mevzuatın elden geçmesi

    B. Bu konuda kamuoyu oluşturması, halkı bilgilendirmesi

    C. KENDİSİ KULLANICI OLMASI



    • Devlet satınalması mutlaka e-ticarete kaymalı. Tüm dünyada bu konuda büyük tasarruflar sağlanıyor.

    • E-ekonomiye kendi içinde altyapı oluşturmak. Backoffice veya arkaplan sistemleri dediğimiz muhasebe, stok, üretim gibi uygulamaları veri tabanı kullanır ve entegre çalışır hale getirmek. Daha da iyisi ERP sistemleri kullanmak. Zira e-ticaret projeleri ancak arka plan sistemlerle tam entegre çalıştıkları zaman başarılı olabiliyorlar.

    • Şirketlerle ve devlet kurumları arası ticari ve lojistik iletişim elektronik ortama kaymalı

    • Devlet – Vatandaş ilişkisinde vatandaşın devlet ile muhatap olduğu tüm adımlarda e-iş kullanımı, vatandaş memnuniyeti

    • Self-servis

    • Kişiye özel

    • Hızlı

    • Zaman ve yer sınırı olmayan

    • Şeffaf

    internet uygulamaları ile mümkün olabilir.

    • Danışmanlık alması – Bu bir değişim süreci. Başarı için değişimi yönetmek çok önemli. İş modeli danışmanlığı önemli.

    • Risk alması, Yatırım yapması, Önder olmaya çalışması


    Bize Düşenler neler? (E-iş konusunda çalışan ve çalışmayı planlayan şirketler)

    • Yatırım yapmak

    • Dürüst olmak ama emeğinin hakkını da istemek

    • Eğitici ve yönlendirici olmak (Gerek devleti gerekse özel sektörü)

    • Lobi faaliyetleri ile devletin bu konuda yukarıda sayılan adımları atmasında etken rol almak

    • Tüm dünyayı iyi takip edip, ülkemizin durumunu da sentezleyerek doğru ve başarılabilir çözümleri önermek ve arkasında durmak

    Bunlar işten işe e-iş uygulamaları olabilir:

    • Müşteri İlişkileri yönetimi (CRM)

    • Tedarik Zinciri Yönetimi (SCM)

    • Bayi extranetleri

    Veya işten tüketiciye e-iş uygulamaları olabilir

    • Birebir pazarlama

    • İnternet katalog satış

    • Devletin e-ticareti destekleyici anlamda yapacağı çalışmalarda bilfiil görev almak, destek vermek

    • Değişim sürecini yönetebilmek için yetiler kazanmak ve bu konuda danışmanlık vermek. Bu çok önemli

    • E-işe altyapı sağlayacak konularda da çözüm sağlamak. Yani alt tarafı düzeltmeden üste e-ticaret uygulaması koymak çözüm değil.


    Özel Sektöre Düşenler (Özellikle de yöneticilerine)

    • Önümüzdeki dönemde globalleşen dünyada rekabetçi ortamda ayakta durabilmenin tek yolunun e-iş olduğu gerçeğini bir an önce kavrayıp, bu yönde adımlar atmak, strateji belirlemek ve uygulamak

    • Dünyayı ve gelişmeleri yakından takip etmek, araştırmacı olmak.

    • Bekle-gör yaklaşımının ne kadar yanlış olduğunu biran önce anlamak

    • Yatırım yapmak, risk almak

    • İlk olmaya çalışmak

    • Bunun bir değişim süreci olduğunu anlayarak, bu değişimi yönetmeye çalışmak danışmanlık almak

    • E-iş’e alt yapı olabilecek uygulamaları oturtmak (ERP gibi). Backoffice veya arkaplan sistemleri dediğimiz muhasebe, stok, üretim gibi uygulamaları veri tabanı kullanır ve entegre çalışır hale getirmek. Daha da iyisi bunların entegre çalıştığı standart ERP sistemleri kullanmak. Zira e-ticaret projeleri ancak arka plan sistemlerle tam entegre çalıştıkları zaman başarılı olabiliyorlar.

    • Lobi oluşturmak, devleti itelemek. E-iş uygulamaları yapıp, kullanarak Türkiye’de bu konuda altyapı oluşturulmasına gerek fikir anlamında gerekse lobi oluşturma şeklinde destek vermek.






        Ana sayfa


    Türkiye’de Elektronik Ticaret için ne yapmalı

    Indir 17.44 Kb.