bilgiz.org

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği avrupa biRLİĞİ nediR?

  • AVRUPA BİRLİĞİ NEDİR
  • Aday Ülkeler
  • Yunanistan Üyelik müracaatını yaptı
  • İki Almanya Birleşti
  • Schengen Anlaşması Yürürlüğe girdi
  • KAYNAKÇA



  • Tarih30.09.2017
    Büyüklüğü142.4 Kb.

    Indir 142.4 Kb.


    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği

    AVRUPA BİRLİĞİ NEDİR?


    (Tarihsel Gelişim, Kurumsal Yapı ve Genişleme Süreci)

    Ağustos, 2002

    SUNUŞ


    Türkiye’nin ortaklık müracaatıyla 1959 yılında başlayan Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri, 1999 yılında Helsinki Zirvesi’nde, Türkiye’nin tam üyelik için adaylık statüsünün resmi olarak teyit edilmesiyle yeni bir döneme girmiştir.

    2000 ve 2001 yılları, Türkiye’ye önerilen Katılım Öncesi Stratejinin içinin doldurulmasıyla geçmiş ve Stratejinin en önemli belgeleri olan Katılım Ortaklığı Belgesi ile Ulusal Program hazırlanmış ve mali işbirliği için gerekli çerçeve düzenleme de AB tarafından gerçekleştirilmiştir.

    Türkiye aday ülke olmakla birlikte, AB ile üyelik müzakerelerine henüz başlamamıştır. Üyelik müzakerelerine başlamak için “ Kopenhag Siyasi Kriterlerinin” yerine getirilmesi gerekmektedir. İşte bu doğrultuda, ilk aşamada 2001 yılı içinde Anayasa’da çok ciddi değişiklikler gerçekleştirilmiş ve 3 Ağustos 2002 tarihinde de AB Uyum Yasaları olarak anılan bir paket TBMM tarafından kabul edilmiştir. Şimdi beklentimiz, Avrupa Birliği’nin gerekli adımları atarak Aralık ayında Türkiye’ye üyelik müzakerelerinin başlatılması için bir takvim vermesidir.

    Türkiye, tarihte hiç olmadığı kadar AB üyeliğine yakındır. Toplumun, iş dünyası dahil çok büyük bir kesimince benimsenen AB üyeliği, gerek Türkiye’de ve gerekse AB çevrelerinde çok ciddi bilgilendirme ve tanıtım çalışmalarını gerektirmektedir. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, her iki platformdaki çabalarını eş zamanlı olarak yürütme gayretindedir.

    Bunun bir parçası olarak, TOBB, tam üye olma süreci içinde olduğumuz Avrupa Birliğinin tarihsel gelişimi, kuruluş amacı, kurumsal yapısı ve genişleme sürecine ilişkin temel unsurları içeren bu çalışmayı üyeleriyle paylaşmak istemiştir.

    Saygılarımla,

    M. Rifat HİSARCIKLIOĞLU

    TOBB Yönetim Kurulu Başkanı


    AVRUPA BİRLİĞİ NEDİR?





    AVRUPA BİRLİĞİNİN KURULUŞ NEDENLERİ

    • Tarihin en kanlı iki dünya savaşını yaşamış Avrupa Kıtasında sürdürülebilir bir barışın tesisi ,

    • Daha yüksek yaşam standartları ve tam istihdamın sağlanmasını temin etmek üzere “ Ekonomik Entegrasyon”un gerçekleştirilmesi,

    • Siyasi bütünleşmenin sağlanması,

    KURULUŞUNDAN BUGÜNE AVRUPA BİRLİĞİ


    Avrupa Birliği (AB)’nin oluşum sürecindeki ilk somut adım, Fransa Dışişleri Bakanı Robert Schuman’ın 9 Mayıs 1950 tarihli çağrısıdır. Schuman Deklarasyonu olarak bilinen çağrıda;

    Fransa ve Almanya’nın kömür ve çelik üretimlerinin uluslar-üstü yetkilerle donatılmış bir yüksek otorite tarafından yönetilmesi ve bu girişimin, katılmak isteyen tüm diğer Avrupa ülkelerine açık olması” önerilmiştir.



    Neden Kömür ve Çelik Sektörü ?

    Kömür ve çelik sektörü, o dönemin savaş sanayisinin ana girdilerini oluşturmaktaydı. Amaç, ana savaş sanayi girdilerinin üretiminin kontrol altında tutulmasıdır.

    Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu

    Bugünkü Avrupa Birliğinin oluşturulması sürecindeki ilk somut gelişme olarak “Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu” nu kuran Anlaşma 18 Nisan 1951 tarihinde imzalandı ve 25 Temmuz 1952’de yürürlüğe girdi. 1

    Avrupa Toplulukları Nedir

    1 Ocak 1958 tarihinde , Avrupa’daki bütünleşme sürecinde iki yeni Topluluk oluşturuldu:

    • Avrupa Ekonomik Topluluğu

    • Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu

    İşte bu iki Topluluk ile “Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu, Avrupa Topluluklar”ı olarak isimlendirilmektedir.

    Ortak Pazar

    Avrupa Ekonomik Topluluğunun öngörmüş olduğu entegrasyon, diğer iki Topluluğun aksine, genel bir ekonomik bütünleşmedir. Üye ülke pazarları içinde kişi, mal, hizmet ve sermayenin serbest dolaşımını ve genel ekonomi politikalarında koordinasyonu öngörmüştür.

    İç Pazar

    1 Ocak 1992 tarihi itibariyle tamamlanan İç Pazar, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin ulusal pazarlarını birbirinden ayıran sınırları kaldırarak, tek bir Pazar haline getirmiştir. Böylece, daha önce, kişi, mal, hizmet ve sermayenin üye ülkeler arasındaki dolaşımına getirilen engeller ortadan kaldırılmıştır. Kısaca, üye ülke sayısı kadar Pazar yerine tüm üyelerin oluşturduğu tek bir Pazar oluşturulmuştur.

    Avrupa Topluluklarından Avrupa Birliğine (Maastricht Antlaşması)

    1 Kasım 1993 tarihinde yürürlüğe giren Maastricht Antlaşması ile Avrupa’daki bütünleşme süreci, Avrupa Birliği adını almıştır. Aynı Antlaşma ile, Tek Para Birimine geçilmesi hükme bağlanmıştır. Ayrıca, Parasal Birliğe geçiş için gerekli olan parasal ve mali kriterler de Maastricht Kriterleri adıyla belirlenmiştir.

    Maastricht Kriterleri




    1. Toplulukta en düşük enflasyona sahip (en iyi performans gösteren) üç ülkenin yıllık enflasyon oranları ile ilgili üye ülkenin enflasyon oranı arasındaki fark 1.5 puanı geçmemelidir.

    2. Üye ülke devlet borçlarının GSYİH’sına oranı % 60’ı geçmemelidir.

    3. Üye ülke bütçe açığının GSYİH’sına oranı % 3’ü geçmemelidir.

    4. Herhangi bir üye ülkede uygulanan uzun vadeli faiz oranları 12 aylık dönem itibariyle, fiyat istikrarı alanında en iyi performans gösteren 3 ülkenin faiz oranını 2 puandan fazla aşamayacaktır.

    5. Son 2 yıl itibariyle üye ülke parası diğer bir üye ülke parası karşısında devalüe edilmiş olmamalıdır.







    Amsterdam Antlaşması

    2 Ekim 1997 tarihinde imzalanarak 1 Mayıs 1998 tarihinde yürürlüğe giren Amsterdam Antlaşması, Maastricht Antlaşmasıyla getirilen hukuksal çerçeveyi tamamlamayı öngörmüştür. Antlaşma ile Avrupa Vatandaşlığı kavramı kapsamındaki haklar güçlendirilmiştir. Ayrıca, AB kurumsal yapısı ve karar verme süreci dışında geliştirilen Schengen Müktesebatı da Antlaşmaya dahil edilmiştir.

    SCHENGEN NEDİR ?

    Bugün ülkemizde “Vize” adı olarak bilinen Schengen, esasen Lüksemburg’da bir kasabanın adıdır. Bu kasabada, 1984 yılında Almanya-Fransa arasında imzalanan bir anlaşma ile, iki ülke arasındaki kara sınırlarda uygulanan sınır geçiş denetimlerinin kolaylaştırılması öngörülmüştür. İki ülke yönetimini bu yönde adım atmaya sevk eden en önemli etkenlerden biri de, sınır geçiş noktalarındaki denetimlerde karşılaşılan güçlükleri protesto eden kamyon sürücülerinin yoğun protesto eylemleri olmuştur.

    Bugün, İngiltere ve İrlanda dışındaki tüm AB üyesi ülkeler Schengen içinde yer almaktadır. Bunlara ilave olarak, Nordik Konseyi üyesi olan Norveç ve İzlanda’ya gözlemci statüsü tanınmıştır.

    Geliştirilen sistem, üye devletler arasındaki seyahatlerde, (kara, hava ve varsa deniz yoluyla), sınır geçiş denetimlerinin kaldırılmasını sağlamıştır. Sistemden sadece AB üyesi ülke vatandaşları değil, aynı zamanda üçüncü ülke vatandaşları da yararlanmaktadır. Bunun için, tek şart, yasal bir şekilde herhangi bir Schengen ülkesine giriş yapmaktır. Yani Pasaprotunda geçerli bir Schengen vizesi olan bir Türk vatandaşı, yasal olarak herhangi bir Schengen üyesi ülkeye giriş yaptığında, aynı vize ile diğer Schengen üyesi ülkeleri de ziyaret edebilir.

    Sistem, yukarıda da belirtildiği gibi, Almanya ve Fransa’nın girişimiyle AB dışında geliştirilmiştir. Ancak, 1998 yılında yürürlüğe giren Amsterdam Antlaşmasıyla da, AB müktesebatına dahil edilmiştir.



    Avrupa Birliği’nin Ortak Para Birimi = EURO

    AB için 2002 yılının en önemli olaylarından biri Avrupa Ortak Para Birimi Euro’nun 1 Ocak tarihinde tedavüle sürülmesidir. 1 Ocak 2002 tarihinde İngiltere, İsveç ve Danimarka dışındaki AB üyesi ülkelerde yürürlüğe giren Euro, 28 Şubat 2002 tarihinden itibaren tümüyle ulusal para birimlerinin yerini almıştır. 12 AB üyesi ülke kendi özgür iradeleriyle ulusal para birimlerinin yerine ortak bir para birimini tedavüle koymuştur. Klasik egemenlik hakları arasında önemli bir yer tutan “para basma hakkı”, gönüllü olarak Avrupa Merkez Bankasına devredilmiştir.

    EURO’ya Dahil AB Üyesi Ülkeler

    Almanya, Avusturya, Belçika, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İrlanda, İspanya, İtalya, Lüksemburg, Portekiz, Yunanistan.

    İngiltere, Danimarka ve İsveç Euro dışında kalmayı tercih etmiştir.






    Avrupa’nın Geleceği İle İlgili Çalışmalar (Konvansiyon)

    AB’nin geleceğine ilişkin tartışmalar kapsamında 2001 yılı Aralık ayında gerçekleştirilen Laeken Zirvesi büyük önem taşımaktadır. Zirve’de kabul edilen ek bildiride, 2004 yılında gerçekleştirilecek Hükümetlerarası Konferansın hazırlıklarının mümkün olduğu kadar geniş tabanlı ve şeffaf olabilmesi için bir Konvansiyon'un oluşturulmasına karar verildiği vurgulanmıştır. Ayrıca, Birliğe aday tüm ülkelerin de söz konusu Konvansiyona katkıda bulunacağının altı çizilmiştir.

    Konvansiyon aşağıdaki sorulara cevap aramaktadır:



    • AB ve üye ülkeler arasında yetki sınırlarının ve dağılımının daha açık ve kesin bir biçimde belirlenmesi,

    • Temel Haklar Şartı’nın statüsü,

    • Antlaşmaların basit ve anlaşılır hale getirilmesi,

    • Avrupa mimarisinde ulusal parlamentoların rolü,

    AB’nin Genişleme Süreci

    Avrupa’nın bütünleşmesi yönünde atılan başarılı adımlar ve sağlanan gelişmeler, bütünleşmeye dönük ilgiyi de artırmıştır. Bu çerçevede, AB üye sayısı 1995 yılında 15’e yükselmiştir. Dört dalga olarak gerçekleşen genişleme aşağıdaki Tabloda daha iyi görülmektedir:



    Genişleme Dalgası-Yıl

    AB’ye katılan ülkeler

    1.Genişleme: Kuzeye Genişleme – 1973

    İngiltere, Danimarka ve İrlanda

    2.Genişleme: Güneye Genişleme - 1981

    Yunanistan

    3.Genişleme:Güneye Genişleme – 1986

    İspanya, Portekiz

    4.Genişleme: Kuzeye Genişleme – 1995

    Avusturya, İsveç, Finlandiya



    AB NEDİR: TEMEL İLKELER VE OLUŞUM



    AB, Maastricht Antlaşmasıyla oluşturulmuş ve daha sonra Amsterdam Antlaşmasıyla da güçlendirilmiş ve aşağıdaki Tablo’da gösterilen üç Sütun (Pillar)’dan oluşmaktadır:

    AVRUPA BİRLİĞİ (AB)

    I. SÜTUN (PILLAR)

    (Supranational)



    II. SÜTUN (PILLAR)

    III. SÜTUN (PILLAR)

    Avrupa Topluluğu

    Ortak Dış ve Savunma Politikası (AGSP)

    İçişleri ve Adalet Politikası

    1. Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET)

    2. Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT)2

    3. Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu (AAET)



    AB’nin Temelini Oluşturan İlkeler:

    • Temel hakların, serbest dolaşım ile medeni ve siyasi hakların sağlandığı Avrupa Vatandaşlığı,

    • İçişleri ve Adalet alanındaki işbirliği ile AB genelinde özgürlük, güvenlik ve adaletin tesis edilmesi,

    • Tek Pazar, Ortak Para Birimi Euro, istihdam yaratma, bölgesel kalkınma ve çevre koruma aracılığıyla ekonomik ve sosyal gelişmenin desteklenmesi,

    • Ortak Dış ve Güvenlik Politikası aracılığıyla AB’nin global anlamdaki rolünün güçlendirilmesi ,

    Avrupa Birliği Uluslarüstü (Supra-national) niteliklidir. Bunun anlamı nedir?

    Avrupa Topluluğu, geleneksel uluslararası örgütlerden farklıdır. Topluluk, aşağıda belirtilen üç özelliğiyle Avrupa Konseyi, NATO ve Birleşmiş Milletler gibi klasik uluslararası kuruluşlardan ayrılmaktadır.

    • Üye devletler belli konularda Topluluğa yetki devretmiştir,

    • Topluluk Organlarının kararları üye devletlerde doğrudan uygulanabilmektedir,

    • Topluluk bünyesinde üye devletlerin temsilcilerinden oluşmayan bağımsız organlar vardır. Bu organlarda veya Topluluk üyesi ülke temsilcilerinden oluşan Bakanlar Konseyinde belli konularda oy birliğine gerek olmadan oy çokluğuyla karar alma mekanizması geliştirilmiştir. Bu mekanizmanın işletilmesiyle alınan kararlar, sonuçta tüm üye devletleri bağlamaktadır.

    Görüldüğü gibi, Avrupa Birliğine tam üyelik uluslararası değil uluslarüstü bir örgüte ve hukuk sistemine katılmak anlamına gelmektedir. Bu da üye ülkelerin egemenlik haklarının bir kısmının AB üyesi diğer ülkelerle paylaşması demektir.

    AB’de Üye Ülkelerin Egemenlik Devri –“AB Egemen Yetki Alanı”

    AB üyeliği, “ulusal egemenlik yetkilerinin bir bölümünün örgütte paylaşımı” olgusu üzerine kuruludur. Birlik, üye devletlerden devraldığı bu egemenlik parçaları ile kendine bir “egemen yetki alanı/havuzu” yaratmıştır. Bu yetkiler kullanılarak, tüm üye devletleri doğrudan veya dolaylı biçimde bağlayıcı hukuk normları konmaktadır.

    Bu sisteme uyum sağlamak üzere, üye devletlerin tamamı, tam üyelik öncesinde belli konulardaki “egemenlik yetkilerinin devrini” öngören hükümleri ulusal anayasalarına koymuşladır.

    Avrupa Birliği karar verme sürecinde, üye devletler, egemen yetki alanında/havuzunda ulusal egemenlik yetkilerinin bir kısmını paylaşırken, diğer yandan, AB tarafından gerçekleştirilen ve tüm üye devletleri ilgilendiren düzenlemelerde de söz sahibi olabilmektedir.

    Avrupa Birliğince yürütülen ve adeta bir kurucu meclis niteliğindeki Konvansiyon çalışmalarının önemli bir konusu da, AB ve üye ülkeler arasında yetki sınırlarının ve dağılımının daha açık ve kesin bir biçimde belirlenmesidir.



    AVRUPA BİRLİĞİNİ YÖNETEN KURUMLAR

    Avrupa Birliği, dünyada başka hiçbir uluslararası örgütte olmayan bir kurumsal sistem üzerine oturtulmuştur. Oluşturulan bağımsız Kurumlar, Avrupa Birliği ve üye devletler ile Birlik vatandaşlarının menfaatlerini temsil ederler.

    Avrupa Parlamentosu

    Avrupa Birliği vatandaşlarının katılımıyla 5 yılda bir gerçekleştirilen doğrudan seçimler sonucu oluşur. Halen üye sayısı 626 olup, bu sayı NICE Antlaşmasıyla AB’ne olacak yeni katılımları da dikkate alarak yeniden belirlenmiştir.

    Üye ülkelerin Parlamento’daki temsilci sayısı nüfus esasına dayanmaktadır. Parlamento’da en çok üyeye sahip ülke 99 üye ile Almanya’dır.

    Avrupa Parlamentosu’nun üç temel fonksiyonu vardır:


    • Yasa çıkaramamakla birlikte, karar verme sürecinde, hazırlanan önerilere ilişkin olarak Parlamentonun görüşleri alınır; bazı konularda, Parlamento’nun “uygun görüşü”nün alınması zorunludur. Örneğin, yeni üye kabulü için Parlamento’nun uygun görüş vermesi zorunludur.

    • Bütçe üzerindeki yetkisiyle, AB harcamalarında söz sahibi olabilmektedir. Bütçenin yürürlüğe girebilmesi için, nihai olarak Parlamento tarafından kabul edilmesi gerekir.

    • Komisyon Başkan ve üyelerinin oluşum sürecinde Parlamento söz sahibidir. Komisyonun atanması için Avrupa Parlamentosu’nun vereceği güven oyu zorunludur. Ayrıca, Komisyon üyelerini gensoru ile düşürme yetkisine sahiptir.

    Parlamento’da üyeler, ülkelere göre değil, mensup oldukları siyasi gruplara göre bir araya gelmektedir.

    Bakanlar Konseyi

    Üye devlet hükümetlerinin temsilcilerinden oluşur. Bakan düzeyinde temsil söz konusudur. Avrupa Birliğinin ana karar verme organıdır. Konsey, gündemdeki konulara göre, dışişleri bakanlarını bir araya getirebileceği gibi, maliye, çevre, eğitim, ulaştırma, tarım vb. bakanların katılımıyla da toplanabilir.

    Bakanlar Konseyi olarak da anılan Konseyin ana görevleri şunlardır:



    • Avrupa Birliği’nin yasa yapma organıdır,

    • Üye devletlerin genel ekonomi politikalarını koordine eder,

    • AB adına, bir veya birden fazla ülke ile veya uluslararası kuruluşla anlaşmalar yapar,

    • Bütçe yetkisini Avrupa Parlamentosu ile paylaşır,

    • Üye ülkeler Devlet ve Hükümet Başkanlarından oluşan Avrupa Birliği Konseyi’nin belirlediği genel ilkeler çerçevesinde, Ortak dış ve güvenlik politikasının şekillendirilmesi ve uygulamaya konulması için gerekli kararları alır,

    • Suçların önlenmesi ile ilgili konulardaki adli işbirliği ile polisiye alanlarda düzenlemeler yapar, üye ülkelerin faaliyetlerini koordine eder,

    Konsey’de kararlar genellikle uzlaşmaya varılarak alınır. Ancak, bazı durumlarda kararlar “nitelikli çoğunlukla” da alınmaktadır. Nitelikli çoğunlukla alınan kararlarda üye devletlere belirli ağırlıkta oy hakkı tanınmıştır. Buna göre, 15 ülkeye toplam 87 oy tanınmıştır. Üye devletlerden, Almanya, Fransa, İtalya ve İngiltere’ye 10’ar oy tanınırken, küçük ülkelerden Lüksemburg’a 2, Danimarka, Finlandiya ve İrlanda’ya 3’er oy hakkı tanınmıştır. Diğer ülkelerden, İspanya’ya 8 oy, Belçika, Hollanda, Yunanistan ve Portekiz’e 5’er oy, Avusturya ve İsveç’e de 4’er oy verilmiştir.

    Nitelikli çoğunlukla alınacak kararlarda ilke olarak 87 oyun 62’si gerekmektedir. Nitelikli çoğunlukla yapılacak oylamada, AB Komisyonunun önerisi üzerine bir hukuki düzenleme yapılıyorsa, herhangi 62 oy yeterli olurken, bunun dışındaki durumlarda ise, içinde en az 10 ülkenin yer alacağı 62 oyun bulunması gerekir.

    Uygulamada muhtelif konularda çok değişik ittifaklar oluşturulmaktadır. Ancak, ortaya çıkan hukuki metin tüm üyeler için bağlayıcı olmaktadır.


    Avrupa Komisyonu

    Komisyon, AB menfaatlerinin temsilcisi ve savunucusudur. Başkan ve üyeler üye devletler tarafından 5 yıllık bir süre için atanmakta ve Parlamento tarafından onaylanmaktadır. Komisyon 20 üyeden oluşmaktadır. Her bir üye ülkenin birer temsilcisi vardır. Üye devletlerden, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere ve İspanya’nın ise Komisyon’da iki üyesi görevlidir.

    Komisyon AB kurumlarında, Birliğin motoru olarak anılmaktadır.



    • Yasal düzenlemeler için öneride bulunma yetkisi vardır ve dolayısıyla Konsey ve Parlamento’ya öneri sunar,

    • Birliğin yürütme organı olarak, Avrupa Birliği mevzuatının, Konsey ve Parlamento tarafından onaylanan bütçe ve programların uygulanmasından sorumludur,

    • Antlaşmaların koruyucusu olarak davranır ve Adalet Divanı ile birlikte, Topluluk hukukunun tam olarak uygulanmasını sağlar,

    • Uluslararası alanda Birliği temsil eder ve Birlik adında uluslararası anlaşmaları müzakere eder.



    Adalet Divanı

    Adalet Divanı, Topluluk müktesebatının uygulanmasından ve yorumlanmasından kaynaklanan hukuksal sorunları çözmek amacıyla oluşturulmuştur. Adalet Divanı, Müktesebatın tek şekilde ve etkin bir biçimde uygulanmasını sağlar. Üye devletler arasında, üye devletlerin AB kurumlarıyla aralarında ve iş dünyası ve bireysel olarak kişilerin üye devletler veya AB kurumlarıyla olan anlaşmazlıklarında yetkilidir.

    Adalet Divanı üye ülkelerce 6 yıllık bir süre için atanan birer yargıçtan oluşmaktadır. Adalet Divanının iş yükü göz önünde bulundurularak, bazı türdeki davalara bakmak üzere, 1989’da ilk derece mahkemesi kurulmuştur. Divan kararları kesin olup, gerçek ve tüzel kişileri ve üye devletleri doğrudan bağlar. Adalet Divanının merkezi Lüksemburg’dadır.



    Sayıştay


    Sayıştay, AB’nin tüm gelirlerinin toplanmasını ve harcamaların yasalara uygun şekilde gerçekleştirilmesini, bütçenin uygulanmasında mevzuat çerçevesinde hareket edilmesini denetler. Bütçe uygulama dönemi sonunda Parlamentoya rapor verir. Bu rapor üzerine Komisyon ibra edilir.

    Sayıştay, üye devletler tarafından 6 yıl için atanan 15 üyeden oluşur.





    AB’nin ana kurumları, Avrupa Merkez Bankası; Ekonomik ve Sosyal Komite; Bölgeler Komitesi; Avrupa Yatırım Bankası; Avrupa Ombudsmanı ve yaklaşık 13 ajans tarafından desteklenmektedir.

    AVRUPA BİRLİĞİ’NİN GENİŞLEME PERSPEKTİFİ: YENİ KATILIMLAR İÇİN GELİŞTİRİLEN MEKANİZMA

    Başlangıçta altı üyesi olan ve Avrupa’daki, tarihin bu en önemli bütünleşme hareketinin üye sayısı, 1995 yılında 15’e yükselmiştir. Genişleme süreci devam etmektedir.

    1987 yılında Türkiye, 1990’da Malta ve Güney Kıbrıs, o zamanki adıyla Avrupa Topluluklarına üye olmak amacıyla müracaat etmişlerdir.



    AB, 1993 yılında Kopenhag’da gerçekleştirilen Zirvesinde, Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla bağımsızlığını kazanan 10 Orta ve Doğu Avrupa Ülkesinin gerekli kriterleri yerine getirmek koşuluyla AB’ne üye olabileceklerini ilan etmiştir. Bu Zirve, Birliğe yeni katılacak ülkeler için katılım koşullarının da açıklandığı bir Zirve olmuştur. Üyelik için belirlenen Kopenhag Kriterleri, 1995 yılında gerçekleştirilen Madrid Zirvesiyle daha da geliştirilmiştir.

    Kopenhag Kriterleri



    • Demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve azınlık haklarına saygı ve korumayı garanti eden kurumların istikrarının sağlanmış olması:

    1. Demokrasi ve Hukukun Üstünlüğü

    2. İnsan hakları ve azınlıkların korunması:

    • Sivil ve siyasi haklar,

    • Ekonomik , sosyal ve kültürel haklar,

    • Azınlık Hakları ve azınlıkların korunması




    • İşleyen bir piyasa ekonomisine ve Birliğin rekabetçi baskısına ve piyasa güçlerine dayanma kapasitesi:

    1. İşleyen bir pazar ekonomisinin varlığı,

    2. AB’nin rekabet ortamına uyum sağlama kapasitesi,




    • Siyasi, ekonomik ve parasal birlik hedeflerine bağlılık dahil, üyelik yükümlülüklerini üstlenme yeteneğine sahip olunması:

    a) Sınırlardan arındırılmış bir İç Pazar:

    • Dört özgürlük: Kişi, mal, hizmet ve sermayenin serbest dolaşımı

    • Rekabet

    1. Yeni teknolojiler ve buluşlar

    2. Ekonomik ve mali konular:

    • Ekonomik ve Parasal Birlik

    • Vergilendirme

    • İstatistikler

    1. Sektörel politikalar

    2. Ekonomik ve Sosyal Uyum

    1. Yaşam Kalitesi ve Çevre

    2. Adalet ve İçişleri konuları

    3. Dış Politika

    • Ticaret ve uluslararası ekonomik ilişkiler

    • Kalkınma

    • Gümrükler

    • Ortak dış ve savunma politikası

    1. Mali Sorular

    • Mali kontrol




    • İdari kapasitenin güçlendirilmesi (Madrid Zirvesiyle 1995 yılında eklenmiştir. ):

    İdari yapının ve yargısal kapasitenin AB’ne uyumlu ve etkin hale getirilmesi,



    Katılım süreci daha sonra 1997 yılında Lüksemburg Zirvesi ve 1999 yılındaki Helsinki Zirvesiyle daha da somutlaştırılmıştır.
    Aday Ülkeler

    Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Güney Kıbrıs, Letonya, Litvanya, Macaristan, Polonya, Romanya, Slovakya, Slovenya, Malta ve Türkiye



    Katılım Öncesi Strateji

    Ulaşmış olduğu kendi bütünleşme düzeyi, yeni adayların ekonomik ve sosyal gelişmişlik durumu, nüfusu ve yayıldığı coğrafi alanın büyüklüğünü göz önünde bulunduran AB, daha önceki genişleme sürecinden farklı bir katılım stratejisi geliştirmiştir.

    “Katılım öncesi strateji” olarak isimlendirilen bu model, aday ülkelerin AB’ye üyelik sürecine katkı sağlamak ve bu süreci hızlandırmak amacıyla, AB tarafından hazırlanan bir yol haritası ve destek unsurlarından oluşmaktadır.




    Aday Ülkeler için Belirlenen Katılım Öncesi Stratejinin Ana Unsurları

    Aday ülkeler için belirlenen “katılım öncesi stratejiler” birbirlerine çok yakın olmakla birlikte, aşağıdaki Tablo’da da görüleceği gibi, 10 Orta ve Doğu Avrupa Ülkesi için farklı, Kıbrıs ile Malta için farklı ve Türkiye için de farklı unsurlar içermektedir:




    MDAÜ ÜLKELERİ

    KIBRIS & MALTA

    TÜRKİYE

    Avrupa Anlaşmaları

    X







    Katılım Ortaklığı ve Ulusal Program

    X

    X

    X

    Katılım Öncesi Yardımlar:PHARE3 ISPA4,SAPARD5, IFIs6
    X







    Topluluk Program ve Ajanslarının Açılması

    X

    X

    X

    Ortaklık Anlaşmaları




    X

    X

    Özel Katılım Öncesi Yardımlar




    X




    Gümrük Birliği







    X

    Güçlendirilmiş Siyasi Diyalog







    X

    Tek bir çatı altında toplanmış mali yardımlar,







    X



    Katılım Ortaklığı Belgesi:

    Aday ülkelerin AB üyeliğine hazırlanmaları için gerekli öncelikleri belirlemekte ve aynı zamanda bu çabaları için aday ülkelere sağlanacak mali destekleri tek bir çatı altına toplamaktadır. AB Komisyonu tarafından hazırlanarak, Bakanlar Konseyi tarafından onaylanır. Katılım Ortaklığı Belgesi zamanla, gelişmeler çerçevesinde revize edilmektedir.

    Topluluk Müktesebatına Uyum İçin Ulusal Program:

    Ulusal Program olarak da bilinir. Aday ülkelerin Katılım Ortaklığı Belgesinde yer verilen öncelikleri yerine getirme ve AB’ye entegre olma konularındaki niyetini ve planını detaylı bir şekilde göstermektedir. Program, önceliklerin yerine getirilmesi konusunda bir takvim içermekte ve aynı zamanda gerekli görülmesi ve mümkün olması halinde, tahsis edilecek insan ve mali kaynağa da yer vermektedir. Bu yönüyle, Ulusal Program, Katılım Ortaklığı Belgesini tamamlamaktadır. Ulusal Program da zamanla revize edilmektedir.

    SONUÇ

    Sonuç olarak, Türkiye’nin üye olmak istediği Avrupa Birliği yarım asırlık başarılı bir bütünleşme modelidir. Gerek bütünleşme yönünde izlediği yöntem ve gerekse de hukuki niteliği itibariyle dünyadaki hiçbir uluslararası kuruluşa benzemeyen, kendine özgü bir yapısı vardır. Avrupa’daki bir çok devlet için çekim merkezi olmuş ve olmaya da devam etmektedir. Kendi bünyesinde yapmakta olduğu çalışmalarla, 2004 yılında yeni üyelerin katılımına hazır hale gelmeye çalışmaktadır.

    www.tobb.org.tr/abm






    AB BÜTÜNLEŞME SÜRECİ KRONOLOJİSİ-ÖNEMLİ AŞAMALAR







    Mayıs 1945

    2. Dünya Savaşı Sona Erdi







    Nisan 1949

    Kuzey Antlantik Anlaşması (NATO) imzalandı







    Nisan 1951

    Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Antlaşması (AKÇT) İmzalandı; İlk üyeler: Almanya, Fransa, İtalya, Belçika, Hollanda, Lüksemburg.







    Temmuz 1952

    Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Antlaşması yürürlüğe girdi







    Mart 1957

    Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluklarını (AAET) Kuran Roma Antlaşmalar İmzalandı







    Ocak 1958

    Roma Antlaşmaları Yürürlüğe Girdi







    Ocak 1973

    Birinci genişleme gerçekleşti (Kuzeye Genişleme): İngiltere, İrlanda ve Danimarka Avrupa Topluluğuna üye oldu.







    Haziran 1975

    Yunanistan Üyelik müracaatını yaptı










    Ocak 1981

    Yunanistan tam üye oldu







    Ocak 1986

    İspanya, Portekiz tam üye oldu







    Temmuz 1987

    Avrupa Topluluğu Kurucu Antlaşmalarında ilk ciddi revizyon yapıldı. Revizyona ilişkin Tek Avrupa Senedi yürürlüğe girdi. İç Pazarın hukuki altyapısı oluşturulmuş oldu.







    3 Kasım 1990

    İki Almanya Birleşti








    Aralık 1991

    Sovyetler Birliği çözülmeye başladı







    Şubat 1992

    Maastricht Antlaşması –Avrupa Birliği Antlaşması İmzalandı,







    1 Kasım 1993

    Maastricht Antlaşması yürürlüğe girdi







    1 Ocak 1995

    AB üye sayısı 15’e yükseldi. Avusturya, İsveç ve Finlandiya üye oldu. Norveç yeniden AB dışında kalmayı tercih etti







    22 Haziran 1993

    Kopenhag Kriterlerinin Belirlendiği Zirve gerçekleştirildi







    26 Mart 1995

    Schengen Anlaşması Yürürlüğe girdi








    2 Ekim 1997

    Amsterdam Antlaşması imzalandı







    Aralık 1997

    Genişleme sürecinin kabul edildiği Lüksemburg Zirvesi gerçekleştirildi







    1 Mayıs 1999

    Amsterdam Antlaşması yürürlüğe girdi







    Aralık 1999

    Helsinki Zirvesi gerçekleştirildi







    Aralık 2000

    Nice Zirvesi yapıldı. Avrupa Birliğinin kurumsal yapısında, genişleme sonucunda üye ülkelerin temsiline ilişkin düzenlemeler getiren, Nice Antlaşması imzalandı







    Aralık 2001

    Laeken Zirvesi; Aday ülkeleri de içeren Avrupa Konvansiyonu çalışmaya başladı








    1 Ocak 2002

    Avrupa Birliği Tek Para Birimi Euro tedavüle girdi







    28 Şubat 2002

    Ulusal Paralar Euro’ya dahil AB üyesi ülkelerde tedavülden kalktı







    25 Temmuz 2002

    Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu son erdi



    KAYNAKÇA



    ARSAVA, Füsun; Avrupa Toplulukları Hukuku ve Ulusal Alanda Uygulanmasından Doğan Sorunlar, Ankara, 1985, Ankara Üniversitesi SBF,

    Avrupa Birliği Genel Sekreterliği; Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı, Ankara, 2001.

    Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı; Avrupa Birliği ve Türkiye, Ankara, 1999,

    BREWIN, Christopher; Turkey and Europe After The Nice Summit, TESEV, 2000.

    Commission of the European Communities; European Unification, the Origins and Growth of the European Community, 2/1987.

    Commission of the European Communities; Europe Without Frontiers-Completing the Internal Market,3/1998.

    EKO Danışmanlık Merkezi; Profıle 2001, Türkiye-AB İlişkileri Ortaklıktan Tam Üyeliğe; Ankara, 2001

    ERÇİN, Erhan; “ Avrupa Birliği Genişleme Sürecinde Aday Ülkeler”, İKV Dergisi, S.148 (Ocak-Nisan 2001).

    European Commission: European Enlargement A Historic Opportunity,. 2000.

    GÖKDERE, Ahmet; Gümrük Birliği Açısından Avrupa Topluluğu ve Türkiye ile İlişkileri” , ATAUM, Ankara, 1989.

    GÜNUĞUR, Haluk; Avrupa Topluluğu Hukuku, Ankara, 1993, Eğitim Yayınları.

    İktisadi Kalkınma Vakfı: The Effects of the Customs Union on the Turkish Economy, April 2000

    İktisadi Kalkınma Vakfı; Amsterdam Antlaşması, İstanbul, 2000.

    RUPP, Michael A. ; AB Mevzuatına Uyumun Ekonomik, Siyasi ve Sosyal Etkileri, İKV Yayınları, Mayıs 2001.

    KARLUK, S. Rıdvan; Avrupa Birliği ve Türkiye, İstanbul 1996.



    http://www.europa.eu.int/inst-en.htm

    http://www.europa.eu.int/abc-en.htm


    1 25 Temmuz 2002 tarihinde ise, AKÇT’nin kurulmasına ilişkin Antlaşmada öngörüldüğü şekilde, 50 yıllık süre sonunda Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu ortadan kaldırılmıştır.


    2 25 Temmuz 2002 tarihinde ise, AKÇT’nin kurulmasına ilişkin Antlaşmada öngörüldüğü şekilde, 50 yıllık süre sonunda Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu ortadan kaldırılmıştır.


    3 PHARE: Pologne et Hongrie Assistance pour la Restructuration Economique.

    4 ISPA: Instrument Structurel de Pré-Adhésion.

    5 SAPARD: Special Accession Program for Agriculture and Rural Development.

    6 IFIs: International Financial Institutions.






        Ana sayfa


    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği avrupa biRLİĞİ nediR?

    Indir 142.4 Kb.