bilgiz.org

T. C. İStanbul 13. AĞIr ceza mahkemesi

  • C. SAVCISI :MEHMET ALİ PEKGÜZEL 33954 C. SAVCISI :NİHAT TAŞKIN 36924 KATİP :MEHMET ALİ ALTUNKAYNAK 128002
  • SANIK HASAN ATAMAN YILDIRIM SORGU VE SAVUNMASINA KALDIĞI YERDEN DEVAMLA



  • Sayfa1/8
    Tarih30.09.2017
    Büyüklüğü0.76 Mb.

    Indir 0.76 Mb.
      1   2   3   4   5   6   7   8



    T.C.

    İSTANBUL

    13.AĞIR CEZA MAHKEMESİ

    ( CMK 250 MADDESİ İLE YETKİLİ ) DURUŞMA TUTANAĞI
    ESAS NO :2009/191

    CELSE NO :55

    CELSE TARİHİ :13.04.2010
    BAŞKAN :HASAN HÜSEYİN ÖZESE 28298

    ÜYE :HÜSNÜ ÇALMUK 32346

    ÜYE :SEDAT SAMİ HAŞILOĞLU 37266

    C. SAVCISI :MEHMET ALİ PEKGÜZEL 33954

    C. SAVCISI :NİHAT TAŞKIN 36924

    KATİP :MEHMET ALİ ALTUNKAYNAK 128002
    Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese ile üye hakimler Hüsnü Çalmuk ve Sedat Sami Haşıloğlu’dan oluştuğu halde 13 Nisan 2010 günü saat 09:20’de celse açıldı.

    Tutuklu sanıklardan Levent Ersöz, Fatih Hilmioğlu, Oğuzhan Sarıoğlu, Osman Gürbüz, Oğuz Bulut, Muzaffer Öztürk, İbrahim Özcan, Fatma Cengiz, , Mustafa Dönmez, Emre Baltacı, Cihan Arık ve Mehmet Haberal dışındaki tutuklu sanıkların cezaevinden getirildikleri görüldü

    Huzurdaki yerlerine alındı.

    Tutuksuz sanıklardan Tanju Güvendiren ile bir kısım sanıklar müdafilerinden sanıklar Muhittin Erdal Şenel ve Mustafa Koç müdafi Av. Abdullah Kaya, sanık Ataman Yıldırım müdafi Av. Hakan Çoşkuner, sanık Hasan Ataman Yıldırım müdafi Av. Naciye Sezer Nirun, sanıklar Ahmet Şener Eruygur ve Mehmet Haberal müdafi Av. Yasemin Antakyalıoğlu geldikleri görüldü,

    Huzurdaki yerlerine alındı.

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım daha önce tespit edilen kimliği tahtında huzura alındı.



    Savunmasının tespitine geçildi.

    SANIK HASAN ATAMAN YILDIRIM SORGU VE SAVUNMASINA KALDIĞI YERDEN DEVAMLA:

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Sayın başkan sayın mahkeme heyeti, sayın savcılar diyeceğim ama tek savcı var. sayın savcım, ve de salondaki herkese günaydın diyerek selamlıyorum, saygılarımı sunuyorum. Dün anlattıklarımdan çok kısa bir şey göstermek istiyorum. Bu 79. ek klasörde sayfa 21 kesme 477. burada Şule ablaya mektup olan Şule ablaya mektup nokta DOC yazısı var. Bunun hash değerleri alınmış burada Create Date yani yaratılma tarihi 11.09. yani 11. ayın 9. günü 2008’de yine son laster wise dediği son değişiklik tarihi yine aynı gün 11.9.08 saatlere baktığımız zaman önce 12:38’de yaratılmış sonra 1:28’de değişiklik yapılmış bu yanlış yani bunu bilgisayar bu şekilde yapmaz. Bu hani AM, PM sabahtan evvel öğleden sonra diye bir kayıt olsa yanında o da yok zaten öyle bir şey yok buradaki saatler hep normal saat devam ediyor. Yani bu 1 değil de 13 olsaydı öğleden sonra doğru olabilirdi. Dolayısıyla bu dosya sonradan değiştirilmiş, muhtemelen bunlar değiştirirken yanlışlık yapılmış ve Koray Özyurt’ta buraya elle işlenmiş ki tarihlerde de sakatlık var onu gözden kaçırmışlar. Yani bu da bu belgenin sahte olduğunu söylüyor zaten Koray Özyurt’ta ifadesinde dün okumuştum bu ifadede geçen işte babalarının filan Doğu Perinçek ile akraba olduğunu söylüyor güya, öyle bir şey yok diyor bu tamamen sahte diyor ben yazmadım diyor. Onu kısaca belirtmiş oldum. Diğer bir konu bu Fenerbahçe DG diye söylüyorum orası pek anlaşılmıyor orada deniz kuvvetleri emekli subaylarının bulunduğu bir toplantı gibi söylendi ama değil tamamen kokteyl oldu özellikle söyledim. Orası bir askeri tesis deniz kenarında da tam Fenerbahçe’de fener var deniz feneri var onun dibinde ufak bir yer. Orada çay bahçesi var lokantası var ufakta bir kafeteryası var, biz o kafeteryada ayakta işte Cuma akşamları saat 19’da başlıyor 20, 21’e kadar 1-2 saat sürüyor, kimisi erken kimisi geç kalıyor çünkü Cuma akşamı trafik oluyor çok kalabalık olmuyor. 10 kişide toplandığımız oluyor 20 kişi 30 kişide oluyor değişik sınıflardan herkes yani şöyle bir şey biliyor emekli subaylar birbirini görmek için bahriyeden ayrı olanlar orada bir birleriyle hasret gideriyor, eski tanıdıklarıyla onu özellikle orada çay içiliyor vesaire o şekilde bir de ben e-posta gurubu olarak yahoo’da özellikle bazı posta gurupları hem siyasi olarak anlattığım gibi hem de bilgisayarla ilgili derneklerimle ilgili guruplar mesela BİESAN ile ilgili var gibi o gurupları kendim yarattım yaptım. Ama web sitesi yapılması hani biliyorsunuz e-posta birbirine e-posta gönderiyor. Ama web sitesi dediğimiz zaman sabit bir şey oluyor bir site oraya insanlar bağlanıp bilgi alabiliyorlar o sabit, birde pasif durumda. Benim bu konuda çalışmam yok bu konuda hiçbir çalışmak yok şirketimde de bir eleman bu işi çok iyi bilemiyor hatta çağdaş Türkiye partisinin bile ilk web sitesi yapılacağı zaman ondan rica ettik bir site yaptı ama kimsede beğenmedi sonra partiden başkaları ya Ataman bey size güvendik web sitesi dedi bu dedi güzel olmamış dedi biz yapacağız dediler başkaları aldı yaptı siteyi. Yani o kadar bizim web sitesiyle ilgili şirket olarak bir çalışmamız yok. ancak müşteriden bir talep geldiği zaman başka güvendiğimiz bilgisayarcılara onları pas ediyoruz, o şekilde yani bununda canlı örneklerini gerekirse verebilirim. Bir de hı önemli bir nokta daha yine konuşamadım sabahleyin avukatlarımla merhaba, merhaba dedik ama bu kingston bellekler yanınızda mı onlara bir bakar mısınız üzerinde seri numaraları filan var mı, niye diyeceksininiz? Ben ilk o sahte dediğim bize ait olmayan kingston bellek şu kadar bir şey buradakinden biraz daha ufak tefek benim gördüğüm ve de üstü sert plastik değil ben onu ellemek istemiyorum ama yok seri numarası var mı? azcık tutayım bir şey olmaz. Burada seri numarası yok evet bunun seri numarası ha bir dakika şunun altında var, var var şurada seri numaraları var bakın var. şurada seri numarası var ufak benim gözlükle beraber benim göz pek iyi görmüyor burada bir takım numaralar var evet. Şimdi bunu polis öbürü böyle bu sert bakın sert ve metal bu üstü benim gördüğüm yumuşak lastik gibi plastikti lastiğe yakın daha yumuşak bir plastik ve üzerinde yani bu büyüklükte değil biraz daha küçüktü ve seri numarası yoktu polis baktı baktı seri numarası yok onun için tutanakta seri numarasız olarak geçiyor, iddianamede de seri numarasız olarak geçiyor.hem kirli biraz daha eski modeldi gördüğüm kadarıyla çünkü ben kigstonların böyle olduğun bilmiyorum sonra burada hapishanedeyken aldırıyoruz işte burada da böyle bir kingston alındı bu kingston a dedim bu çok güzelmiş şekli filan diye yani şaşırdım mesela orada öbürü bunun gibi daha böyle plastik değişik bir şeydi benim gördüğüm bu çünkü baya büyük ve de seri numarası var ama dediğim gibi tutanakta ve iddianamede seri numaraları yok bu çok önemli bana şöyle geliyor o konan eski veya arızalı bir şey olduğu için onunla oynadılar olmadı onu sonra polis kingston 512 başka bir şeyle değiştirdi ve içine sonradan bir şeyler yüklediler gibi olabilir. Yani bu benim gördüğümdür ve bu seri numaralı bu çok önemli bunu da kayda geçsin. Anlatabildim değil mi?”

    Mahkeme Başkanı:" Şimdi elinizdeki harici bellek.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet.”

    Mahkeme Başkanı:" Polisin zaptettiği tutanağında bahsettiği harici bellek mi?”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Polisin bahsettiği evet. Ama benim aramada gördüğüm değil ve aramada da bakıldı seri numarası yok diye seri numarasız zabta geçti. İddianamede de yok seri numarası ama şimdi bakıyoruz dün işte gördüm ve ilk defa elime alıyorum burada bakıyoruz seri numarası var, baya rakamlar var. bakın size bunu takdim edebilirim.“

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım müdafi Av. Naciye Sezer Nirun söz istedi verildi:"Gözaltına alındığı gün Ataman bey hemen beni aradı ama karşıda oturduğum için yaklaşık bir saat sonra orada hazır olabildik. Benim geldiğimde şirkete bu flash bellek alınmıştı, kayda geçme sırasında bir takım şeyler hepsi üst üsteydi ama o kadar CD ve flash bellek bir aradaydı ki hangisiydi ben dün tama onu bilemedim yani çıplak gözle göremedim ancak seri numarası için ısrarla üzerinde durduk ve aradılar bulamadılar seri numarasını. Şimdi zaten kendisi bilgisayar mühendisi olduğu için Ataman bey onu çok iyi söyledi. Bizde aynı şeyi tespit ettik seri numarası olmayan flash bellekle şu anda seri numaralı ve farklı boyutta bir flash bellek teslim edilmiş, meslektaşıma yani o teslimi almadığım için emin olamadım ama o konu çok önemli ve şu andaki flash bellek bizim gözaltında orada bulunduğu iddia edilen flash bellek değil efendim onu mutlaka zabta geçmesi açısından belirtmek istiyorum, teşekkür ederim.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Bakın başkanım bu tutanağın o sayfası var kırmızıyla benim işaretlediğim, şunu vereyim göstermek için iddianamede de yok. “

    Mahkeme Başkanı:" Burada kingston marka 512 MEGABAYT kapasiteli gri renk flash disk 5 numaralı bu şekilde yazıyor. 6 numaralı STAR MARK 1 GİGABAYT kapasiteli SD 1GB-KH 0531 seri numaralı hafıza kartı.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet. O ikisi zaten onun üstünde bize ait olmadığını belirtiyoruz tutanağa da yazıyoruz fakat seri numarası için özellikle bastırdık orada baktılar baktılar yok ve şeklide farklı olduğundan çok iyi eminim ben.”

    Mahkeme Başkanı:" Yani şimdi burada 5 numarada belirtilen kingston marka 512 MEGABAYTLIK flash disk şimdi biraz önce ibraz ettiğiniz flash disk mi?”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Yani şirkete iade edilen ve buraya gelen farklı bir şey aynısı değil. çünkü bunun üzerinde seri numarası var, yani polisten işte sizde bulundu diye iddia edilip geri verilen flash bellek seri numaralı ama ben zaten şeklinden de aklımda bende bu bulunmadı bende dedim yani polisin koyup da çıkardığı sizde bulduk dediği bu değil ve zaten onun seri numarası yok.”

    Mahkeme Başkanı:" Tamam.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Bu nereye verdik flash bellek en son?”

    Mahkeme Başkanı:" Burada.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Ha sizde arkasına bakın orada seri numaraları var ve üstelik onlar çok sabit olarak birden fazla seri numarası konmuş durumda. Yani sahte konan bellek sonradan bir daha değişmiş, öyle anlaşılıyor. Belki aceleye geldi o gün her hangi bir şey bozuk bir şey koydular kaydettiler sonradan tekrar alıp koydular evet bu husus önemliydi. Sayın başkanım ben bu CD’yi vermiştim dün aldınız bu aynısı sizde kalabilir onu vereceğim. Ve benim savunmamın çok kısaca iddianame suçlamaları vardı bunlar işte 314/2, 135/1 gibi silahlı örgüt diyor benim silahla hiçbir şeyimle ilgim yok zaten örgüt yok silahlı da olduğuna inanmıyorum bu kişilerin. İkincisi kişisel verilerin kaydedilmesi dendi biliyorsunuz ben kişisel verileri kaydetmedim başkalarının kaydettiğini bana yüklemişler. Ondan sonra zincirleme suç diyor ben bu kişilerle herhangi bir irtibatım suç işleme gibi bir çalışmam yok öyle bir düşüncem dahi yok devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmeyle ilgili TCK’nın 327/1 baktığınız zaman benim herhangi böyle bir gizli belge alıp vermem kimseye, saklamam söz konusu değil zaten ilgi alanım dışında ve tamamen o sahte belleklerde şirketimde elemanların oturduğu yere açık kilitsiz yere konulmuş o kadar gizli saklı belgeleri ben niye oralara koyayım. En azından benim gizli bir yerde bulmaları lazım. “

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım müdafi Av. Naciye Sezer Nirun söz istedi verildi:"Sayın başkan orada bir konuya yardımcı olmak anlamında şimdi. Ataman bey dünden beri çok yorulduğu için herhalde bir noktada karışıklık söz konusu oldu. Flash belleklerin bulunduğu o da hiçbir elemanın olmadığı çalışma odası olmayan bir yer misafirlerin kabul edildiği ve orada bulduklarını söyledikleri dolapta hiç kullanılmayan çok yıllar önce bir takım plaketleri falan yada fazla malzemeleri koydukları bir dolap en önemlisi de içeride şirkette kamera sistemi var o oda da kamera yok. Yani bu çok enteresan olduğu için belirtmek istedim.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet. Kamera dediğim göz var daha doğrusu alarmın gözü.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım müdafi Av. Naciye Sezer Nirun:”Şey var alarm gözü var kamera zannedilerek yanıldığını düşünüyoruz. Orada o göz yok o çok önemliydi daha önce dün bahsettiği şirkete satıcı olarak gelen kişide dolaştığında da bu oda da kamera var mı yok mu gibi ifadelerle elemanlara bu tür sorular sorarak gitmiş, yani bir satıcının bununla hiç ilgisi olmayabilir diye düşünüyoruz. Teşekkür ederim.”

    Mahkeme Başkanı:" Şimdi avukat hanım savunmasını tamamlasın müvekkiliniz not alırsınız daha sonra ekleyeceğiniz soracağınız, o şekilde beyanda bulunursunuz.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım müdafi Av. Naciye Sezer Nirun:”Tabi yani onları belirteceğim ama o konuda zabta yanlış geçti çalışanların odası dediği için önemli efendim.”

    Mahkeme Başkanı:" Daha sonra düzeltirsin, savunmasını tamamladıktan sonra.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım müdafi Av. Naciye Sezer Nirun:”Tamam teşekkür ederim efendim.”



    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Şimdi doğru, ben tabi burada kısa geçiyorum esasında anlatmıştım o iki bellek yanda ufak oda da geçmişti toplantı misafir odası. Diğer CD’ler şirkette elemanların oturduğu odalarda çıkmıştı onu özellikle belirtmiştim. Yani ben o anlamda ikimizin dediği de doğru yani yanlış değil o da doğru çünkü CD’ler benim odada değil o ön taraftaki elemanların oturduğu odada çıkıyor, bellekte yan taraftaki ufak toplantı ve misafir geldiğinde oturttuğumuz odaya orada oluyor. Neticede belli haklar yoksunluk var. suçla tekerrür vesaire zaten öyle bir şey söz konusu değil ortada gibi zaten terörle herhangi bir ilişkimde yok. oradan esas ben şimdi sonuç kısmına gelmek istiyorum. Buraya yazılı olarak verdiklerimi akşam düşünüp bir iki çok basit ilave yaptım. Burada okumakla beraber o ilave kısmını da okuyacağım, bana haksız çamur atılıyor pırlantaya çamur atılsa da pırlanta yine pırlantadır. Bu benim buradaki düsturum en önemli can alıcı noktam. Madde 1, CMK 134 ve adli ve önleme aramaları yönetmenliği 17. maddesine göre benden elde edildiği iddia edilen 5 CD 1 DVD bunlar toplam 6 adet oluyor ve artı 2 adet bellek biri işte USB biride kart bellek. Bunlar mahalinde yani işyerimde ve evimde yedeği alınmamıştır, benim ve müdafiimin. Pardon şunu söyleyeyim işyerimden çıkan bütün sahte sahtekarlıklar öyle söyleyeyim. Evimden bir şey çıkmadı ama evdekilerin de yedeği alınmadı sonradan oturulup bunların içine bir şey ilave edilebilir. O bakımdan evimi de burada söylüyorum hiçbirinin yedeği alınmadı. Benim ve müdafiimin aramayı yapan kolluktan talep etmemize ve üstelik şirketimin yedekleme konusunda olanakları olduğunu yedek alınması için yardımcı olacağımızı da bildirmemize rağmen dijital medyaların yedekleri alınmamış hash değerleri tespit edilmemiş ve netice olarak yedekten birer kopya bana yada benimle beraber aramaya iştirak eden müdafiime verilmemiştir. Bu durum dolayısıyla arama ve el koyma faaliyeti ve burada ilave ettiğim husus araya ufak bir şey sıkıştırıyorum ve bu faaliyet neticesi elde edilen delillerde hukuka aykırıdır. Çünkü imajı alınmamış bir CD, DVD veya diğer belleklere suç konusu dijital dokümanların sonradan eklenebileceği yada değiştirilebileceği çok açıktır. Burada uygulamaları yapılmıştı hepimiz biliyoruz. Madde 2, CMK 122 maddesi gereği benim işyerimde yada evimden elde edildiği iddia edilen tüm dokümanlar belgeler CD, DVD flash USB bellek ve diğerlerinin 250. maddeyle yetkili Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat incelenmesi tekrar ediyorum Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat incelenmesi gerektiği halde kanuna aykırı olarak bu dokümanlar arama ve el koymayı yapan kolluk kuvvetleri tarafından yapılmıştır. Bu da hukuka aykırı bir uygulamadır. Yani hem polis yaratıyor hem bunları koyuyor hem sonra kendisi bu sahte bellekleri inceliyor ondan sonra ben burada hukuka aykırı bir şekilde tutuklu bulunuyorum. Madde 3, CMK 123 maddesi gereği arama el koyma esnasında ispat aracı olarak yararlı görülen dokümanların ve malzemenin kolluk tarafından ayırmak suretiyle arama el koyma tutanağında gösterilmesi gerektiği halde bu konu göz ardı edilmiş ve işyeri büromda mevcut olup benimle ve suçla ilgisi olmayan dijital verilere el konmuştur. Nitekim bu alınan bellek hard disk vesaire başka CD’lere baktığımızda şirketin genel müdürünün bilgisayarı PC’si ayrı onun diski de alınmıştı zaten orada bir suç unsuru da çıkmadı benle ilgisi olmadığı da belli. Ama yine şirketin bütün odalarından şirket ile ilgili bilgiler CD’ler alınmıştır ve bunlar alınıp incelenmedi benle ilgili olup olmadığına bakılmadan tabi bunun sebebi gayet basit aralarına başka şeyler karıştıracakları için çakılmasın diye bu şekilde yapılmış. Bir ayrım yok yani burada. Madde 4, demokrasi aşığı etnik ayrım yapmayan, silahla kanla hiçbir işi olmayan hiç düşmanı olmayan biriyim. Bu yaşıma kadar kimseyle kavgam olmadı, demokrat çağdaş sosyal biriyim. Bunu da Levent albayım çok iyi bilir kanlı canlı filmler olduğu zaman ben hiç seyretmiyorum. Madde 5, deniz kuvvetlerin eski mensubu bir subay olmam dolayısıyla deniz kuvvetlerine sıçramak için tertip merkezi beni köprü olarak kullanmak amacıyla bilgisayarcı olmam dolayısıyla çok kolayca sahte dijital belgeleri koymuşlardır halbuki ben 1984 yılında deniz kuvvetlerinden ayrıldığım için halen muvazzaf subaylarla ilişkim yoktur. Fenerbahçe DG kokteyllerini yanlış değerlendirdiler demin biraz evvel onu özellikle anlatmıştım. 6, hiçbir ilgim ve ilişim olmadığı halde tertip merkezince bir çok kişiye koydukları gibi yani başkalarına da aynı dosyaları koymuşlar işçi partisi ve Doğu Perinçek ile ilgili sahte dijital yazılar koyarak ilişki şüphesi yaratmaya çalışılmıştır. Halbuki benim hiç ilgim yok, ben burada işçi partisinden sayın Emcet Olcaytu’yu burada tanıdım. 7, yeni parti yani sayın başkanımız liderimizi Tuncay Özkan’ın kurduğu parti. Yeni partideki siyasi çalışmalarımdan dolayı partinin önünü kesmek için yani bir taşla çok kuşlar vurmak için sahte bilgisayar bellekleri de tutuklanmam sağlanmıştır. 8, bu kriz durumunda şirketim müşterilerim öğrencilerim beni bekliyor. Hapiste enerjimi sadece bu davaya verip boşuna çalışıyorum, cezaevinde tüketici değil dışarıda üretici olarak çalışmak istiyorum. Sade ben üretici olarak çalışmıyorum yaptığım projelerle şirketi büyütüp eleman istihdamı da yaratıyorum, bu krizde de çok önemli. Biliyorsunuz bilgisayarda en masrafla çok insan çalıştırabiliyoruz. Halbuki fabrikalarda falan çok büyük bir yatırım gerekiyor bizim ki tamamen beyin gücü. Madde 9, TSK ile ilgili ve diğer konan sahte komplo bellekleri ilk defa savcılık sorgusunda duydum hiçbir ilgim yoktur. Madde 10, sahte belgelerde adı gecen kişileri tanımıyorum, hiçbir ilişkim yoktur. Burada yazılı olanlara ilave olarak iddia edilen örgütteki irtibatlarım olarak gösterilen kişilerle ne bir telefon görüşmem nede bir fiziki temasım yoktur. Kesinlikle o kişileri tanımıyorum. hiçbir ilişkim yoktur. Madde 11, üçüncü iddianame sayfa 29’da sözde örgüte motivasyon desteği verdiğim iddia ediliyor. Ben her zaman pozitif düşüncelerimden dolayı her olayda herkese moral veririm. Kendi moralimde çok yüksektir, bu görevim, bu görevin en iyi yapılacak yer hapishane olduğundan emniyet içindeki tertip merkezi ve savcılar beni hapisteki hapistekileri motive etmekle mi görevlendirdiler diye soruyorum. Madde 12, buraya 60 yaşında olduğumu ilave ederek yazıda yok. devam ediyorum. Sağlık sorunlarım daha fazla hasar vermeden yeterli muayene tetkik ve tedavi olmak istiyorum. Sağlık ve adalet bakanlıkları talimatla engellemektedirler. Bunları daha evvel verdiğim dilekçelerde ve konuşmalarımda detaylı anlatmıştım. Madde 13, bana yapılan bütün suçlamalar sahte bilgisayar kayıtları olup cezaevinde kısıtlı bilgisayar kullanım araçları kısıtlı zaman ve bilgisayar odaların bulunduğu yerde uzun süre kalorifer hiç yanmadı kışın çok soğukta çalıştım dolayısıyla etkili araştırma ve savunma yapamadan hazırlandım. Burada bir ilave daha yapmak istiyorum, ek klasörleri detaylı inceleyemedim. Yine biliyorsunuz internet filanda kullanamadığımız için araştırmaları da yapamıyoruz çok zorlandım. Ve benim dün size e-postaların dışında beni koruyacak bir çok e-posta var ama aklıma gelmiyor. Şirkettekilere söylüyorum aklıma geldikçe çıkarıp çıkarıp getiriyorlar, dolayısıyla öyle yani taşıma suyuyla değirmen gibi bir nevi hazırlık yaptım. Madde 14, CMK 160/2’ye göre savcılar burada savcılar diyorum ama esasında bu polisler tarafından hazırlandığı için parantez içinde polisler diyorum. Lehime delilleri ve delil içindeki yine lehime olan cümleler bile silinerek onları lehime olan hususları kullanmadılar. Madde 15, sahte bilgisayar dijital kayıtları benim kullanım tarzıma uygun değildir sahte CD’lerden çıkan bir çok belge örneğin, lobi, ergenekon gibi. Yıllarca internette varmış fakat ben bilmiyordum bile zaten kendi PC sabit disklerimde ve kendi belleklerimde yok. Bu belleklerin bana komplo olarak konmasının sebebi suçlu olduğumu göstermekten ziyade bu belgelerin sözde bulunduğu iddia edilen diğer kişilerle örgütsel bağ kurmak amaçlıdır. Fakat benim bu kişilerle ilişkim dahi yoktur. Diğer bir amaç savcı mahkemede şüphe uyandırıp tutuklatmak ve masum olduğumu ispat edene kadar yargısız infaz ile cezaevinde tutulmaktır. Benim masum olduğumu ispat yerine savcılığın benim suçlu olduğumu ispat etmesi gerekir, ortada zaten fiili bir suç yoktur. Bu fiili suçu özellikle söylüyorum herhangi bir fiili suç ve söylemim dahi yoktur. Madde 16, telefonlarımın dinlenmesi kararı yine burada 28 geçiyor ama bu 29. 29 Aralık 2008’de yani tutuklanmamdan burada 12 yazıyor ben 11 olarak düzeltiyorum 10 veya 11 gün önce alınmıştır. Bu durum gösteriyor ki tertip merkezi çeşitli dijital belgelerle deniz kuvvetlerine sıçramak beni köprü olarak kullanmaya karar vererek son anda listeye dahil ettikleri anlaşılmaktadır. Tabi alınan burada bir ilavem var, bu alınan dinleme kararı üç aylık olduğu için ben hapse girdikten sonra işyerim ve evimde dinlenmiştir. Zaten orada da mutlaka görmüşlerdir benim hiçbir şeyle ilgili olmadığımı arayanların şaşırdıklarını konuşmalarından izlemişlerdir. Madde 17, benim herkesimden müşterilerim, öğrencilerim sosyal çevrem vardır. Bu haksız asılsız iddianame ve medyadaki haberler dolayısıyla maddi ve manevi zararım oldu. Madde 18, soruşturma savcıların iddiaları mesnetsiz ve asılsızdır, suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum. Buraya bir ilave madde 19’um var onu okuyacağım yazılı değil. madde 19, arama el koymayı yapan kolluk soruşturma savcıları tarafından kendilerine verilen arama esnasında el koyduğunuz dijital medyaların seri numaralarını arama tutanağına yazınız talimatına aykırı hareket ederek, hiçbir medyanın seri numarasını yazmamışlardır. Burada hiçbir medya derken bunu biraz açmak istiyorum, işte gördüğünüz gibi bir tane belleğin yazılmamış bu önemli zaten suç unsuru o da. Ve yine suç unsuru olan CD’ler ve bir tane DVD bunların hiçbirine seri numarası yazılmamıştır. Sadece seri numarası yazılan sabit evden çıkan ve işyerinden bilgisayardan alınan disklerin seri numaraları yazılmıştır, onlarda da zaten hiçbir şekilde suç unsuru yoktur. Evet bu arada kısa bir şey daha ilave etmek istiyorum, burada bazı arkadaşlarla konuşurken diyorlar ki ya ben kendi anlatmamdan benim bu kadar eğitimden tahsilimden diyorlar sen zekisin sen anlarsın hani bir şeyler söylüyorlar falan ben anlamıyorum sen zekisin anlarsın. Ben şunu söyleyeyim, ben kendimi zeki olarak görmüyorum şimdiye kadar herhangi bir IQ testi olmadım açıkçası bilmiyorum IQ seviyemi onu da çok açık söyleyeyim ben zeka seviyesi olarak orta bir insanın zeka seviyesinde olduğumu düşünüyorum. Zeki değilim ama aptalda değilim orada normal bir insan seviyesinde olduğuma inanıyorum. Fakat beni özelliğim şudur ben çok çalışırım, yine Levent albayım şahittir bu hapis hayıtımda işte 15 ay oldu her sabah erken kalkıp gece geç vakitlere kadar devamlı çalışan ve bu iddianameyle devamlı uğraşan haber toplayan bilgi toplayan kitapları okuyup oralardan bir şey çıkaran bir insanım. Daha ilkokulda dahil okula okuldan geliyordum başka çocuklar çantalarını atar hemen sokağa çıkar ben otururum dersimi yaparım dersim biter sonra annem derdi çocuklar oynuyor sende çık oyna, yok ben biter dersim bittikten sonra bazen çıkıp oynarım. Yani ben bütün hayatım çalışmakla geçmiştir şimdi de üniversitede derse veriyorum dedim ama ben hafta sonu dahi veya akşamları ders vermediğim bir gece evvel geç vakitlere kadar ertesi günün dersini çalışıp gidiyorum. Hem hocalık yapıyorum ama vereceğim dersi çok iyi vermem için hazırlık için çok iyi çalışıyorum. Benim özelliğim çok çalışmaktır zeki değilim onu özellikle söyleyeyim. Şimdi en son taleplerime geldim, 7 Ocak 2009’dan beri 15 aydan fazla tutukluyum sabit ikametgah sahibiyim yaklaşık 20 yıldır aynı ikamette kendi evimde oturuyorum. Evli ve iki çocukluyum ailem ve işlerim dolayısıyla kaçmam mümkün değildir. Evimden ve işimden başka gidecek bir yerim yoktur, adli sicil kaydım yoktur. Şimdiye kadar ben hiçbir şekilde karakola düşmedim bir iki defa hırsızlık oldu onu da anlatmıştım onun için karakola gittim. Birde bilgisayar derneklerinde yönetici olduğum zaman yani polisteki gidişlerim dernekle ilgilidir herhangi bir suçla ilgili polisle bir ilişiğim yoktur. Burada önemli bir husus benimle benzer durumda ve aynı dalgada gözaltına alınan subaylar. Emekli deniz kurmay albay Hüseyin Vural Vural ve emekli deniz kurmay albay İlyas Çınar. Bunlar biliyorsunuz hem deniz altıcı hem tutuksuz yargılanıyor hem de yurtdışına çıkıyorlar. Hüseyin Vural Vural albayım biliyorsunuz gemilerde kaptan devamlı gidip geliyor hatta gazetelerde bir haber olarak çıkmıştı Kenya tarafında gemiye saldırmışlar kaptan olarak onlar sopalarla filan silahları da yok, gemiyi kurtarmışlar korsanlardan, o gazetede haber olarak çıkmıştı. Yine aynı şekilde İlyas Çınar’da yurtdışına gidip geliyor halen buraya gelmedi diye merak ettim sordum arkadaşlardan dün kendi arkadaşlarım gelmişti, kendisi Kıbrıs’a gitmiş ama biliyorsun kendisi gidip geliyor. Yani onlar kaçmıyor kaçmaz zaten niye kaçsın? Birde onlar üstelik deniz altıcı deniz altı belgeleri bende çıkıyor ben içerideyim ben su üstü ve ikmal subayı olarak çalıştım benim bu işlerle hiç ilgim yok. neticede bana piyango düştüğü için ben buradayım. iddianamenin hazırlanmış delilerin toplanmış ve muhafaza altına alınmış olması sebebiyle delilleri karatma durumum söz konusu dahi olamaz. Zaten deliller sahte. Tutuklu kalmam ileride telafisi imkansız zararlara sebep olacağından ve ailecek çok mağdur olduğumuzdan ve yaşımım da 60 olması ve bir takım sağlık sorunlarım olması dolayısıyla mesela şimdi kulağımda bir takım çınlamalar var hapımda bitti birkaç gündür hapta almıyorum. Kolesterol ile ilgili sorunum var yazdım bir sene geçmiş kolesterol için şey yapılıyor test yapılıyor verilen test neticesine göre 1 yıl ilaç alabiliyorsunuz. Benim tam bu başladı yazdım dilekçe hastaneye bu şekilde bende bilmiyorum 1 sene geçtiğini dediler ki cevap geldi bir sene geçtiği için tekrar test yaptırmam gerekiyor onun için kolesterol ilacını bir haftadır alamıyorum. Yani böyle bu çok basit en son bu günlerdeki sorunum. Netice olarak tutukluluk halimin kaldırılmasını ve tutuksuz yargılanmamın kamu vicdanında yer bulacağını düşünerek bağımsız yüce mahkemenizden tahliyemi talep ediyorum. Beni sabırla dinleyen sayın başkanım, sayın mahkeme heyeti, sayın savcılar evet savcılarımızın ikisi de burada şimdi saygılar ve salondaki herkese tekrar teşekkürlerimi sunarken saygılarımla arz ederimi. Hasan Ataman Yıldırım bilgisayar yüksek mühendisi, müstafi deniz ikmal ön yüzbaşı, öğretim görevlisi, yeni parti MKYK üyesi, Silivri L5 cezaevi B7 koğuşunda tutuklu sanık arz ederim.”

    Mahkeme Başkanı:" Savunmanızı bitirdiniz mi?”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Bitirdim başkanım. Başkanım ben bunu dosya olarak size takdim edeyim.”

    Mahkeme Başkanı:" Alalım. 3. iddianamenin dava klasörlerinden 76. klasörde ve dizi 203’te yer alan emniyetteki ifadesine ilişkin belge okundu, soruldu”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet, başkanım şunu söylemek isterim ben her zaman uzmanların dediğine göre hareket ederim. Ben hukuk, avukatlık konusu uzman değilim avukatlar dedi ki emniyette ifade verme, vermedim. Ben yoksa emniyete polislere saygım var, bu arada çok ufak polisle ilgili bir şey söyleyeyim; benim evimi arayan polislerden biri o saçı uzun at kuyruklu Cem olduğunu söylediler polisin. O emniyette bulunduğum sırada beni çağırdı tanışmak istemiş, odasına çıktım. Çok kısa kendisiyle tanıştım oturduk konuştuk, sohbet ettik beni tanımak istemiş evime gitmiş çünkü evimi ailemi fotoğrafları görmüş birde beni canlı görmek istemiş. Bir çay içtik orada, evden de zaten hiçbir şey çıkmadı onlar eve bir şey koymamışlar ve artı orda da bana çok iyi davrandı. Yani bende o polise karşı sevgim ve saygımı burada iletmek istiyorum artı işyerime gelen polislerden yani kimseden de şüphelenmiyorum hangisinin koyduğunu koymadığını bilemiyorum, onlarda bana çok iyi davrandı. Hiçbir kelepçe takmadılar şirket içinde gayet rahat dolaştım vesaire. Yani benim polise olan saygım sevgimi tekrar burada iletmek istiyorum. Bu yani emniyette ifade vermemem tamamen avukatların verme demesinden kaynaklanıyor yoksa ben orada verirdim.”

    Mahkeme Başkanı:" Yine üçüncü iddianamenin dava klasörlerinden 75. klasörün 116 ve 138 sayfaları arasında yer alan savcılıktaki ifadesinin okunmasına geçildi.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Şimdi başkanım şöyle yapacağım bir dakika. Şimdi savcılık ifadesini ben hazırlamıştım oraya da verdim onu çok kısa geçmiştim. Şimdi o savcılık ifadesinde çok hızlı oldu ben anlatırken yani anlatmadım oraya es geçtim iki defa olmasın diye. Birde o gün biliyorsunuz beş günlük tutukluluktan sonra savcılığa çıkıp geç vakitlerde gece aşağı yukarı 10:30’da başladı ertesi sabah 3:30 gibi sürdü, sayın Mehmet Ali Pekgüzel aldı ve avukatım yani ikisi burada üç kişi olarak dolayısıyla yorgunluktan bazı yanlışlıklar teknik hatalarda var orada zaten çok basit olarak görülecek. Onun için ben.”

    Mahkeme Başkanı:" Ben savcılıktaki ifadenizi kısım kısım okuyacağım, siz ilave edeceğiniz kısımlar olursa düzelteceğiniz kısımlar varsa onları düzeltirsiniz.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet. Bir dakika”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 137’deki savcılık ifadesinin 1, 2 ve 3 cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Buradakiler doğru başkanım artı ben özgeçmişimde daha fazlası var, o gün aklıma gelmeyenler onları da özgeçmişimle belirtmiştim ilavesi var yani.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 137’deki savcılık ifadesinin 4. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet başkanım bu arada sorularla ilgili geliyor bir şunu burada da var bunu açıklamak istiyorum. Ben işte 20 senedir aynı yerde oturuyorum poliste zaten aynı yerde geldi evimi aradı, onlar biliniyor. Fakat işte Ataman Atlas olayı var daha evvelden anlatıp yazılı vermiştim, onunla karıştırmışlar beni Erkut Ersoy karıştırdığı için onlarda karıştırmış herhalde diye tahmin ediyorum. Çünkü bana ilk oturduğum yeri filan savcılıkta sorarken başka bir adres bir şeyler söylediler. Yok dedim adres bu değil dedim, doğru adresi yazdırmıştım orada bir karışıklık olmuş bunu da açıklıyorum.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 137’deki savcılık ifadesinin 5. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet Sayın başkanım burada 30 kişi diye partiyi kurduk diye yazmış ama 33 kişi önemli değil yani basit orada hatırlayamamışım 33 kişi. Yine bu parti kuruluş sırasında orada yaptığım çalışmalar konuşma var demiştim ve o konuşmaları verdim zaten size mutlaka hani siyasi olarak parti kurulup çalışılsın şeklinde, onu da kayıtlara geçmişti daha evvel.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 136’deki savcılık ifadesinin 1 cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet doğrudur başkanım.”

    Mahkeme Başkanı:" Diğerlerini tanımıyoruz o konuda beyanda bulunmamışsınız. Yani Arif Doğan, Levent Temiz, Mehmet Ali Çelebi, Yaşar Tozkoparan, Noyan Çalıkuşu, Eren Mumcu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Yok yok bunları tanımıyorum yani tekrar bakıyorum ama tabi bir kısmını burada tanır oldum. Daha evvelden.”

    Mahkeme Başkanı:" Sadece Ahmet Tuncay Özkan, Murat Ağırel’i tanıyorsunuz. Ve diğerlerini zaten bahsetmişsiniz.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Merdan Yanardağ’ı da şöyle tanıyorum değil de yani o beni tanımaz sadece bir yine bu biz kaç kişiyiz’in bir toplantısına gelmişti orada gördüm ama o beni tanımız ben onu yani uzaktan konuşurken gördüm, o şekilde.”

    Mahkeme Başkanı:" Diğerlerini tanımıyorsunuz?”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet yani tanıyorum sayılmaz yani tanıma bir yerde karşılıklı olur. Sadece aynı bir onun gelip konuşmacı olarak katıldığı bir yere katılmıştım. Zaten o sırada hiç aklıma da gelmedi şimdi tekrar tekrar bakınca çıkartıyorum.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 136’deki savcılık ifadesinin 2. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur başkanım.”

    Mahkeme Başkanı:" Ancak bu savcılıkta başka bir numara var faks numarası var.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Yok başka numara yok bu numaralar var.”

    Mahkeme Başkanı:" Tamam 212 272 4094 bu da faks.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Yok 40 değil 0430.”

    Mahkeme Başkanı:" 40 diyor yalnız.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Ha o faks numarası.”

    Mahkeme Başkanı:" Faks numarası 4094 değil mi?”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”O faks o.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 136’deki savcılık ifadesinin 3. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Dikkat ederseniz ben geçen gün yanlış söylemiştim burada doğru yani aradan zaman geçince ben kendi e-postamı bile unuttum. Onun için geçen gün yanlış söyledim, burada doğrusu var zaten sonrada düzeltmiştim.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 136’deki savcılık ifadesinin 4. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Şimdi başkanım burada önemli bu soru bu soruda Oktay Yıldırım geçiyor ve ben diyorum ki hiçbirini tanımıyorum, adı geçiyor. Halbuki 6. soruda yukarıda biraz evvel okudunuz 6. sorumda çok detaylı anlatıyorum yani dolayısıyla buradan Oktay Yıldırım’ın çıkartılarak bana sorulması lazım. Onun için de Sayın savcıda bildiği için ben tanımıyorum diyince daha bir dakika olmuş bir dakika evvel anlatmışım 6. soruda onun için hem onun gözünden kaçmış hem benim gözümden kaçmış yani teknik aksaklık dediğim bu.”

    Mahkeme Başkanı:"Oktay Yıldırım’ı nasıl tanıdığınızı anlattınız biraz evvel.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Anlattım biraz evvel anlattım zaten yani 6. soruda anlattım bu 10. soru 4 soru evvel anlattım."

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 135’deki savcılık ifadesinin 1. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet şimdi bu soruya cevabım var, ilavelerim var. Şimdi Şener Eruygur ile hiç tanışmadım bir arada dahi bulunmadım fakat ADD vesikalık resmim dolayısıyla Bağ kurmaya çalışılıyor bunu çok detaylı anlatmıştım, yerin gelince tekrar daha detaylı vereceğim. Hurşit Tolon ile de çağdaş Türkiye partisi başkanı sıfatımla kendisini partime davet için bir kere yani bu kabaca 15 dakika diyorum ama saat tutmamıştım tabi. Konuştum ama kendisi beni hiç tanımız, dolayısıyla tanışıklık var denemez ve buraya geldiğimde de ben kendimi tekrar tanıtıp anlattım kendimi. Ha tamam dedi şimdi hatırladım dedi tanıdı. Ona da sorsaydınız yani beni tanımayacaktı. Şimdi Erol Mütercimler ile dediğim gibi bir defa telefon görüşmesi var e-postadan var. Zaten ben orada Birol Başaran’ı konuşurken onu orada atlamışım onda da Erol Mütercimler ile ciddi bir tanışıklığımız yok. o ise beni hiç tanımıyor sima olarak zaten hiç tanımaz sadece demokrasi platformu listesinde olduğu için e-postaları alıyor. Bu bakımdan kendisi beni gıyabımda tanır, tanımıyor. Bu arada ufak bir şey daha söyleyeyim; burada yazılı değil de şimdi aklıma geldi. Erol Mütercimler bir bu biz kaç kişiyiz ile ilgili bir toplantıda gelip kitap imzalıyordu bende kitap aldım kuyruğa geçtim, sıra bana geldiği zaman işte bende deniz subayıyım işte parti kurdum vesaire bir şeyler dedim. Önce Hasan Ataman, Hasan değil de pardon Ataman Yıldırım. Burada alıştım artık hep Hasan diyorum şimdi her şeye Hasan diyorum. Onun içinde ben dedim ki ben Ataman Yıldırım’ım eski deniz subayıyım işte diye kendimi tanıttım o da imza atacak yani kitaba. Baktı ha merhaba dedi, tam yazacak neydi adın dedi, Ataman Yıldırım dedim ha peki dedi. Yani konuşmamızın içinde ben başında kendimi tanıtıyorum ondan sonra hı tamam diyor ondan sonra yazacak yine bana soruyor, yani beni tanımıyor onu demek istiyorum. İkinci defa tekrar sordu verdim adımı yazdı.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 135’deki savcılık ifadesinin 2. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım müdafi Av. Naciye Sezer Nirun söz almadan konuştu:”Sayın başkan bir önceki soruda çok önemli bir husus var ama efendim.”

    Mahkeme Başkanı:" Avukat hanım tamamlayalım savunmasını ondan sonra notlarınız olursa not alın tamamlarsınız.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım müdafi Av. Naciye Sezer Nirun söz almadan konuştu:”Efendim ifade bendeki bir örnekle sizde okuduğunuz telefon numaraları farklı çok önemli bir konu onun için belirtmek durumundayım şu an.”

    Mahkeme Başkanı:" Buyurun isminizi belirtin.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım müdafi Av. Naciye Sezer Nirun söz istedi verildi:" Şimdi bir önceki soruda 3. sayfada bende bir örneği var orijinal örneği telefon numaralarını saydınız oradaki telefon numarasında kayıtta olan bizde 3 numara var. siz birde faks numarası söylediniz efendim, bizdeki orijinal ifade tutanağında faks numarası yok.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet bende de yok orijinalinde.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım müdafi Av. Naciye Sezer Nirun:”Evet onun için çok önemli bir faklılık var.”

    Mahkeme Başkanı:"Kimlik başlangıçta kimliğini alırken yazılan bir faks numarası var 0212 272 40 94 diyorum, ben onu sordum. Bu faks numarası size mi ait.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Ha o ifade kısmında yok dimi başkanım?”

    Mahkeme Başkanı:" Yok.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım müdafi Av. Naciye Sezer Nirun:”İfadede yazılı gibi algıladık efendim, affedersiniz teşekkür ederim.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 135’deki savcılık ifadesinin 3 ve 4. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur.”Evet doğrudur.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 135’deki savcılık ifadesinin 5. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet başkanım şimdi bu soruda şöyle ben orada hemen Gazi’yi gördüğüm gibi başladığım Gazi’yi anlatmaya uzun uzunda anlattım. Yalnız burada Gazi’yi anlatırken ben şöyle bir ifade de kullanmışım; ayrılma nedenimiz başımızdaki komutanın bize olan davranışlarıydı yani ordudan niye ayrıldım derken orada ben aslında hata yaptığımı düşünüyorum. Çünkü ben bu cevapla sanki orduya kızarak ayrılmış biri gibi algılandım zaten Türk Silahlı Kuvvetlerine saldıran, komploları kuran tertip merkezinin istediği bir tip olarak tam onların ekmeğine yağ sürecek biri gibi algılandım. Ben aslına 14 yaşında girdiğim deniz lisesinde başlayan askerlik hayatını ve bahriyeyi çok seven biriyim. Bu bakımdan ailece bahriyeden kopmadık, artık tertip merkezinin yanlış adamı tutuklayıp hapse attıklarının farkına varması gerekir. Benim gibi gerçek bir subayın Türk Silahlı Kuvvetlerini kötüleyecek şekilde uydurma suçlamalar yapacağını hiç düşünmesinler gibi bir ilave yapmak istiyorum. Bu arada şimdi buna bir iki ilave daha söyleyeyim; bu arada Gazi’yi alıp uzun uzun anlatırken işte oradaki Erkut Ersoy’u atladım, neden atladım? Ben onu Yusuf Özbek olarak bildiğimi daha sonradan da söyledim dolayısıyla o kişiyi isim olarak bilmem doğru değil. yalnız ben bunlara çok konsantre olup giderken orada Fikri Karadağ’ı atlamışım ama onu Mehmet Fikri Karadağ o sırada o ismi aklıma gelmedi onun. Bir de burada Gazi ile ilgili şöyle bir ifade daha eklemek istiyorum; Gazi ilk tutuklandıktan sonra ben Karadeniz de bir turizm turla Karadeniz’deydim geldikten sonra işte 10-15 gün oldu internete girip baktığımda e-postalarıma Gazi ile ilgili hiçbir haber yok. yani halbuki o bahriye gurubunda birileri işte Gazi gitti geldi şöyle filan diye tutuklandı diye yazması lazım, yok. ben orada ufak bir yazı yazmıştım dedim ki, olay tabi mahkemeye aksetti biliyorsunuz bu Şemdinli’de bir olay olmuştu o olay ile ilgili Genelkurmay başkanı Yasar Büyükanıt bir iki demişti ki o astsubay için ben tanırım düzgün biridir gibi bir ifade kullanmıştı. Hemen mahkemeye müdahale ediyor şeklinde algılanıp gazetelerde yazılar çıkmıştı. Onun içinde ben şöyle bir ifade kulandım; Gazi’nin suçsuz olduğunu hani tahmin ediyorum, düşünüyorum fakat şimdi mahkeme safhasında olduğunda böyle bir tutuklandığını biliniz ama ne olacağını ileride göreceğiz, bir şey söylememiz doğru değil diye bir ifade kullanmıştım. Onun için zaten bu Mehmet Fikri Karadağ filan diyince ben o hiç aklıma o da gelmedi. Zaten ben orada o saatlerde yorgunluk bir şeyde var o ismi hatırlamadım orada ama daha sonra anlattıklarım var.”

    Mahkeme Başkanı:" Şimdi soruda geçen ismi geçen şahısların başka tanıdığınız var mı?”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Başka yok.”

    Mahkeme Başkanı:" Sadece Gazi Güder’i mi tanıyorsunuz?”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Varsa, Veli Küçük tanımıyorum, Mehmet Zekeriya Öztürk’ü tanımıyorum, Sevgi Erenerol tanımıyorum, orada Güler Kömürcü ile benle irtibat kuruyorlar o fakstan dolayı faks listesinde adı geçtiği için onu tanımıyorum. Sami Hoştan, Ali Yasak, Hüseyin Gazi Oğuz onu da tanımıyorum.”

    Mahkeme Başkanı:" İsimlere bakınız tanıdığınız varsa onları söyleyin, diğerlerini söylemenize gerek yok..”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Yok yok tek tek bir daha bakıyorum. Yok orada tanıdığım yok başka kimse yok.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 135’deki savcılık ifadesinin 6. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet yani Tuncay Güney için ben burada yazılı olarak bir takım şeyler verdim onları okumaya gerek yok. Tuncay Güney’in ne olduğunu herkes biliyor, sade onu ben televizyonlardan gördüm. Onun dışında bir şeyim yok yani tanışıklığım yok.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 134’deki savcılık ifadesinin 1, 2, 3 ve 4. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Şimdi başkanım bu soru ve bundan sonra birkaç tane devam eden soruda Ergenekon ve benzeri yazılardan bahsediyor ben bunların hepsini orada savcı sorarken duydum. Daha evvelden bunları okumuş değilim yani bu konuyu esasında ben hiç ilgilenmedim. Zaten ilgilenmiş olsam benim daha evvel disklerimde e-postalarımda yazılar bir şeyler mutlaka çıkardı. Bu konuda hiçbir yazı yok. Ben bu konuda okumadım da görmedim hiç duymadım, bunların yani bana tamamen uydurma olarak konduğu belli üstelik bu dosyalar ve diğer o yazılar yıllarca internette varmış çeşitli gazetelerde çıkmış bunları burada mahkemede öğreniyoruz. Sanıkların savunmalarından ben burada öğrendim. Bu dokümanlarla ilgili benim herhangi bir ilgim bilgim okumuşluğum hiç olmadı yani bu ve bundan sonraki birkaç tane soruda işte kontrol dairesi organizasyon, lobi vesaire gibi belgeler var.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 133’deki savcılık ifadesinin 1. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet şimdi bu soruya çok kısa bir açıklama yapmak istiyorum. Ben Kuddusi Okkır’ı bu televizyonlarda gördüm bir de en son hasta yatağında eşi başında o şekilde gördüm televizyonlarda, daha evvelden hiç adını bile duymamıştım yani herhangi bir ilgim bilgim yok. Bu biliyorsunuz Ergenekonun kasası olarak suçlandı ama parasız olduğu çıktı ortaya cenazesi ortada kaldı, çok az kişide katıldı millet korkudan katılmamış. Eşi Sabriye Okkır cinayeti gördüm diye bir kitap yazmıştı daha sonra. Ben bunu buradaki hapisteyken zaten o sırada çıktı, okudum çok etkilendim yani çok üzüldüm. Yani bir insanın üretken bir insanın nasıl yok edildiğini gördüm, ben buradan merhuma. Evet devam edebiliriz.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 133’deki savcılık ifadesinin 2. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Sayın başkanım, daha evvelki sorularda bilmedim etmedim duymadım diyordum, baktım bu tip şeyler acayip hiç ilgisiz şeyler sorulmaya başlanınca artık kesinlikle yok kesinlikle hayır gibi bundan sonraki cevaplarım bu şeklide yani dikkatinizi sunarım orada birden böyle biraz canım sıkılmaya başladı.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 133’deki savcılık ifadesinin 3. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet yok burada işte TSK’ne çamur atılmaya başlandı sorularda.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 133’deki savcılık ifadesinin 4. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur başkanım zaten bu sorular hepsi birbirine benziyor hiç ilgisi yok. “

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 133’deki savcılık ifadesinin 5. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur başkanım.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 132’deki savcılık ifadesinin 1. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Zaten başkanım dikkat ederseniz bu tip bilgiler hep evden yok kendi bilgisayarlarımdan yok, tekrar söylüyorum; benim yedek aldığım disklerimde disketlerimde hiçbir yerde yok. sadece sonradan konan o yeni CD ve DVD’lerde var. Ben bunları ne olduklarını iddianame ek klasörleri gelince okudum, o zamana kadar sadece isimlerini bu savunmada şey savcılık sorgusunda gördüm. Onun dışında hiçbir bilgim yoktur.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 132’deki savcılık ifadesinin 2. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Şimdi şöyle söyleyeyim benim işçi partisiyle hiçbir ilgim olmadığını defalarca belirtiyorum. Savcılık sorgum ve sonradan hazırlanan iddianamenin bazı yerlerinde işçi partisi onun kıymetli olduğunu tutuklandıktan sonra okuduğum kitaplar, gazeteler, televizyonlar ve haberlerden tanıdığım parti genel başkanı Doğu Perinçek. Yine kıymetli eşi Şule Perinçek onlarda kaliteli insanlar oldukları gözüküyor yazdıkları yazılardan görüyorum veya diğer kıymetli yöneticileriyle tertip merkezi tarafından benimle zoraki bağ kurmaya çalışılıyor. Benim detaylı anlattığım özgeçmişimle ve bana ait doküman elektronik kayıt ve e-postalarımda işçi partililerle herhangi bir temasım olmamıştır, hiçbir toplantılarına veya aktivitelerine katılmadım. Zaten ben başka partilerde siyaset yaptım ve halende yapıyorum. Teşekkür ediyorum.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 132’deki savcılık ifadesinin 3. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Buna bir ek ilavem bu sorularda şimdiki ek ilavem, aslında bu cevap her şeyi özetliyor. Özgeçmişimi de anlatırken görüldüğü gibi ben zaten çok yoğun çalışan biriyim, ailem, şirketim, bilişim dernekleri, sosyal yaşantım, çevrem hele üniversitede ders yeni teknolojileri öğrenmek gece yarılarına kadar hafta sonları dahil çalışıyorum. Ayrıca gerçek demokrasi ve yolsuzlukla mücadele için yaptığım siyasetin kulvarı ve burada suçlamaya konu hususlarla hiç örtüşmüyor. Zaten sayfa 4 soru 17’den başlayıp 28 dahil ergenekon dokümanı ve sonraki benzer dokümanlar sorulurken, başkalarından elde edilen dokümanlar diye soruluyor bende bu dokümanlar bulundu demiyor. Polisçe konan TSK gizli bilgileriyle tutuklanmam zaten garanti edilmiş, daha sonra bu tip ilave dokümanlar CD’lere yüklenerek daha uzun süre hapiste kalmam ve daha uzun savunma yapmam sağlanarak davada dolaylı olarak uzatılıyor. Tamam.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 132’deki savcılık ifadesinin 4. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet buna bir ek ilavem, ben zaten sayfa 2’deki soru 4’te cevabımda ADD dahi üyesi olduğum dernekleri söylemiştim. Daha sonra ADD’ye 6 Kasım 2007’de resmi olarak üye olduğumu öğrendim, dolayısıyla ifade tarihimde 1 yıldan az değil 14 aylık gibi bir süre üye olduğum düzeltiyorum. Fakat üyelik kartımda hemen elime gelmemişti, geç geldi. Dolayısıyla yani ben fiilen üyeliğimi aklımda kaldığı kadarıyla 1 yıldan az olduğunu düşünüyorum. Yani o söz doğru fakat kayıtta da 14 ay gibi gözüküyor, çünkü elime geç geldi zaten.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 132’deki savcılık ifadesinin 5. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet. Şimdi bununla ilgili özellikle bu Ataman Atlas olayını anlattım benle ilgili değil. anlaşılan o ki Erkut’ta iki Ataman’ı karıştırmış ve de Erkut Ersoy’da beni çok iyi tanımıyor. Cep telefon numarası doğru soyadı ve işyeri yanlış. Yani biraz evvel anlattığım gibi savcılık sorgusunun başındaki kimlik tespiti sırasında ev adresi de bu sebepten hatalı yazıldığını anlıyoruz. Ben zaten tam tanımadığımı belirtmiştim. Hatta bu kişiyi 20 Mayıs 2008 tarihli çağdaş Türkiye partisi yemeğine davet ettiğim listede özel bir, Yusuf Özbek adıyla kaydetmişim onu da dün göstermiştim evraklarda. Demek ki Erkut Ersoy’da beni iyi tanımıyor, o da Ataman Atlas diye karıştırıyor. Diğer bir husus daha sonra hatırladığıma göre özel büro internetten guruba ilan ederek saklı gizli olmadan açıkça sembolik CD karşılığı parasal destek istemiş ve bende resmi bir banka kanalıyla ufak bir miktar havale yapmıştım burada anlattım zaten daha evvelki ifadelerimde karşılığında bilgi CD’si göndermiş olabilir muhtemelen yanlış isimden dolayı geri gitmiş veya başkasına verilmiş olabilir, şirket olduğu için direk ben almıyorum teslim başkası da almış olabilir. Yani ben hatırlamıyorum onu. Zaten o gönderdi denen yazıda şudur O CD’de; açık kaynaklardan toplanmış ve değişik konularda bir sürü bilgileri hani isteyenlere bunu göndereyim şeklinde bir olay yani benim içinde önemli değil ama bu gurubu da zaten hani üyeliğim sırasında gelen bir çok yazılar geliyor bu yazıları da sizler biliyorsunuz çok değişik konularda benim orada ilgim birazcık da bilgisayar konusunda. Özellikle bilgisayarda şu işler şöyle yapılır bunun için böyle bir çalışma olabilir, işte virüs kontrolü için şuraya bağlanın gibi bir takım kolaylıklar oluyordu. O bakımdan da ben o siteyi takip ediyordum. Durum budur.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 131’deki savcılık ifadesinin 1. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet şimdi ben şöyle söyleyeyim genel olarak zaten bu tip toplantılara katılırım ben siyasi olarak çalışıyorum her türlü toplantılara katılıyorum yani bu kadar işin arasında. İkincisi bu Erkut he, şimdi ben burada cevapta birinci satırda ben herhangi bir kod ismi veya müstear ismi kullanmıyorum diyor. Ben müstear kelimesinin ne olduğunu bilmiyordum, burada sordum işte avukat kökenli arkadaşlar biliyorlar onlar dediler takma isim. Yani ifade olarak o kelime bana ait değil ama anlam olarak doğru yani burada şunu söylüyorum bazı yazılmalarda eksiklikler veya fazlalıklar teknik hatalar olabiliyor bu önemli değil. ama oradaki o telefon numarası bana ait değil ama telefonda da şöyle bir benzerlik var bilmiyorum gerçek telefon o mu çünkü öbüründe telefon numarası yok benim aldığım belgede internette bulunan ve cep telefonu yok. Bu benim 532 ile baş tarafları tutuyor 241 tutmuyor son rakamları 3769, 3769 tutuyor. Muhtemelen yani hakikaten doğru bir numaradır onun numarası ama telefonlarımız tutmuyor üç rakam benim 241 onun 413 gibi tutmayan kısmı var. muhtemelen Erkut karıştırmış olabilir diye düşünüyorum oradan emin değilim. Çünkü ben onu hapishanede Erkut’u gördüm bu olayı sorduğum zaman o da tanımadı sonradan sonradan avukatmış Avustralya’daymış yeni evrakları bulup onu söyleyince. Ha dedi gurup üyesidir dedi benim dedi gurupta 4-5 bin kişi insan var dedi hepsini hatırlamıyorum dedi. Herhalde yurtdışında olduğu için tanıması da mümkün değil diye burada bir açıklama yaptım teşekkür ederim.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 131’deki savcılık ifadesinin 2. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur zaten bununla ilgili detaylı bilgi verdim yani şimdilik ilave bilgi gerekmez herhalde. Yani biz kaç kişiyiz platformunda.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 131’deki savcılık ifadesinin 3. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur. Şimdi burada ilave biliyorsunuz bu gösterdiklerim sizin ekranda gözüküyor değil mi?”

    Mahkeme Başkanı:" Evet.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım.”Daha önce söylediğim gibi başvuru formunda vesikalık resim var, onu gönderdim onlarda tarayıp bilgisayarına koymuşlar. Şener Eruygur’un kendi bilgisayarında değil ADD’nin bilgisayarında çıktığını bunu ek dosyalarda yazıyor buda ek dosyada var detayları, benim burada yazıyor 76. klasör PDF 200 kesme 203’te ve üyelik kartım fotoğraflar onlar şeyler var. yani bu tamamen çarpıtılarak hazırlanmış buradaki husus yani sanki buradan ADD’ye herkes böyle bir şekilde Şener Eruygur ile bağlantı kurdurularak binlerce insan bilmiyorum ne kadar üyesi varsa hepsi suçlanıp buraya gelebilir. Burada çok detaylı yazmıyor hepsini okumayacağım, ama burada hedefin Atatürk olduğu gayet açık belli oluyor. Bu davanın esas savcısı olduğunu söyleyen ve bir siyasi parti başkanı başbakandan mı korkup saklayacağım unutmayın bende bir partinin genel başkanlığını yapmış halende bir partinin MKYK üyesiyim. Siyasiler birbirinden korkar ise o ülkede demokrasi mi kalır, ben demokrasiden yanayım. ADD üyeliğimde gayet normal burada bir suç unsuru yok.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 131’deki savcılık ifadesinin 4. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet doğrudur. Buraya ilave açıklama zaten bu bana göre 34. soru oluyor. İki soru evvel 32. soruda Murat Ağırel yine sorulmuş ve ben orda da cevabını vermiştim. Yani aynı sorunun devamı gibi oldu bu.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 131’deki savcılık ifadesinin 5. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet doğrudur. Buna bir ilave yapıyorum, zaten ben 4 soru evvel 31. soruda Erkut Ersoy sorulunca daha sonra bu soru sorulmadan bu soruya cevap olarak detaylı bilgiyi vermiştim yani oradaki toplantıya katıldığım vesaireyi anlattım daha önceden onun için tekrar burada detaylı bilgi vermiyorum.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 130’deki savcılık ifadesinin 1. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet doğrudur bir ek açıklamam var. Bu yazıları da ilk defa orada gördüm ve tamamını bile okumadan hemen olayın bir komplo olduğunu anladım. Şirketime konan sahte belleklerden bu yazıların çıktığın anlaşıldı ama ben daha hala bunu polis yapmıştır diye düşünemiyordum. Çünkü bir polis çocuğu ve subay olarak devletime güvendiğim memurumun böyle bir şey yapacağını düşünemiyordum, demek ki ben çok safmışım. İşte zeki diyorlar ama hiçte zeki değilim yani safım. Soruda adı geçen Şule ablanın Doğu Perinçek’in eşi olduğunu birkaç ay sonra hapiste öğrendim. Tekrar ediyorum işçi partisi genel başkanı Doğu Perinçek ile hiçbir ilgim yoktur yine burada adı geçen kişiler var birileri işte telefon değiştirsin filan onlarında hiçbirini tanımıyorum.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 129’deki savcılık ifadesinin 1. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet doğrudur başkanım bir ilavem var, ek ilavelerim. Ben bilgisayarımda belgelerim klasörünü kullanmam bu çok önemlidir. Burada adı geçen dosyaları ve adı geçen deniz yüzbaşı Gökhan Rahtuvan ilk defa duyuyordum çok şaşırmıştım ve komploya kurban gittiğimi anladım. Yüzbaşı rütbeli o subay ben ordudan ayrıldığım 1984 senesinde daha bahriye okuluna bile girmemiş kısa pantolonlu bir çocuktur veya öyle olması gerekir. Askeriyedeki alevi komutanlar power point olarak yazılı ama ek dosyalarda bana sadece bozuk sayfaların orada power point var diyor ek dosyalara bakıyoruz power point olarak 76. klasörde o CD 48’in içeriği olarak o sahte CD’nin PDF 71’de 81’e kadar kesme 203’te 77 klasörde var bunlar yazılı isterseniz geçeyim onlarında fotokopileri var yani power point dosyası yok tertip merkezi bunu atlamış power point koyduk diyor orada kağıda koymuşlar power pointi görmedim yani gerçek şeylerde yok, ek dosyalarda yok. birde ben hep Alevilerle ilgili anlattım bu gazetelerde çıktı, bende çalışan elemanlardan biri dün kızım söylüyor onu aramış demişi Ataman beyin yani biliyoruz durumunu gerekirse bende şahitlik için gelirim. Kendisi aleviymiş ama ben alevi olduğunu bilmiyorum zaten yani hiç kimseyi işe alırken özellikle ben söylemiştim işe alırken her etnik kökenden değişik düşünceden herkesi işe alırız hiçbir şekilde onlara öyle bakmayız. Demiş, ben aleviyim yani kızımda yeni öğreniyor dün öğrenmiş veya evvelsi gün bilmiyorum. Telefonla aramış demiş ben Ataman beyi tanıyorum gerekirse bende gelirim şahitliğe diye. Yani öyle söyleyeyim yani benim kesinlikle alevi olaylarıyla filan hiçbir ilgim yok. Bu kişileri burada o deniz yüzbaşıyı vesaireyi hiç tanımıyorum. Bunlar tamamen sahte uydurma şeyler.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 128’deki savcılık ifadesinin 1. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet doğrudur. Şimdi başkanım burada yazılı olarak yazmamışım ama şimdi tekrar aklıma geliyor. Burada isimleri geçen bazı subaylar var, ben bu subayların hiçbirinin daha evvel isimlerini dahi duymadım onları orda ilk defa duyuyorum. Yani sorgu sırasında duydum, tabi ben bu kısmı savunmayı daha evvel hazırlamıştım TİB kayıtları sonra geldi inceledim falan onları biliyorsunuz aklıma hiç gelmedi ama benim kaç senelik yani ne kadar geriye giderek incelendiğinde bilmiyordum. İşte 10 senelik nerdeyse geriye giderek bütün kayıtlar incelenmiş bu kişilerinde mutlaka telefonları vardır ama telefonlarıyla benim telefonlarım çekilir ben onları aramış mıyım, onlar beni aramış mı. Ben bu kişilerin isimlerini dahi duymadım hiçbir ilişkim yok bunlarla yani bu tamamen uydurma sahte bir yerlerden çalmışlar gelip bana koyup belki de boş koydular CD’leri sonradan içlerini doldurdular. Yani olay bu tamamen, tamam.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 128’deki savcılık ifadesinin 2. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur başkanım.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 128’deki savcılık ifadesinin 3. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur başkanım yani bu sorudan daha sonraki sorularda var aşağı yukarı hepsi yani aynı 13. sayfanın başına kadar okuyacaklarınız hepsi ben ilk defa orada duydum, hiçbir bilgim yok yani bu dokümanları da görmedim kişileri de tanımıyorum.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 128’deki savcılık ifadesinin 4, 5 ve 6. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 127’deki savcılık ifadesinin 1, 2, 3 ve 4. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 127’deki savcılık ifadesinin 5. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Başkanım ben bunları ilk defa burada duyduğum gibi Mehmet Zekeriya Öztürk’ü de yine ilk defa burada duydum. Yani ben bu kişiyi tanımıyorum herhangi bir irtibatım filan yoktur. Yani bu tamamen uydurma bir şey, tamam.”



    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 126’deki savcılık ifadesinin 1. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur başkanım şimdi buraya bir ek ilavem, burada zaten önce anlaşılıyor büyük bir hakim tarafından yazılmış. Yani benim böyle bir şey yazmam etmem söz konusu değil tamamen benim uzmanlık konularımın haricinde bir olay, o çok açık olarak belli. Daha sonra ben ek delil klasörlerinde yaptığım araştırmalarda 14 Eylül 2009 tarihinde yani burada tutukluyken mahkemeye sunduğum dilekçede bunların detaylarını ekledim. Bu bilgilerin emekli askeri hakim şimdiki avukat Kazım Özok tarafından yazıldığını sonra çalındığını veya yazılmış gibi gösterilerek onu bilmiyorum tabi ben sadece tahmin üzerine konuşuyorum. O kişiyi ve de dijital dosyaları yazan değiştiren adı geçen diğer deniz subaylarını da, deniz subaylarını da tutuklamak için tertip merkezi yani polis tarafından sözde benim dijital verilerim arasına yerleştirilerek tutuklanmam sağlanmıştır. Burada geçen şahısları tanımadığım gibi hiçbir temasım bile olmamıştır. Şimdi bu konuyla ilgili daha evvel 14 Eylül 2009’da mahkeme başkanlığına verdiğim yazıda işte Murat Ünlü olayını anlatıyorum detaylarıyla bilmiyorum bu Murat Ünlü olayı çok açık olarak kaç defa konuşuldu yani tekrar üzerinden geçmeyeyim yazılı da var, ve çeşitli e posta şeyler ek klasörlerden bunları çıkardım. Onların hangi dosyalarda olduklarını kimler tarafından yazıldığı şeklinde gösteriliyor zaten bunların hiçbirini buradaki işte adı geçen ERGXLS dosyası DENXLS, NOTDOC işte başbakanlıktan gelen isimler XLS Şule ablaya mektup gibi bütün bunların hepsi yüklenmiş ben yani bunları ek klasörlerden çıkardım. Yine burada adı geçen o ek klasörlere baktığımız zaman bu dosyaları kimler yazmış diye gözüküyorsa Şafak Yürekli, Koray Özyurt. Şimdi bu kişileri daha sonra ifadelerini aldılar ve onları gazeteden sonra gördüm 9 albay hatta ben şöyle söyleyeyim, o gazeteleri ben hep kesiyorum baya büyük bir arşivim oldu hapishanede orada koğuşta. Tabi ben bu isimleri bunlar ifade verdi deyince yine ben uyanmadım aradan zaman geçti çünkü bunlar 30 Haziran’da ifade vermiş ben ise bu yazıyı 14 Eylül’de daha sonra şeyde de konuşurken Levent Bektaş var biliyorsunuz aynı koğuşta kalırız o benden baya ufak yani 10 yaş filan küçük. O bu isimleri duymuş yani bahriyeden isim olarak sadece biliyor o Şafak Yürekli için. Bende ya bu Şafak Yürekli neyin nesidir tanıyor musun filan soruyorum a dedi, o dedi ifade verdi filan dedi. Ben bu sefer gittim eski gazeteleri arayıp oradan çıkardım 30 Haziran galiba o ifade verdi yani baya arada birkaç ay var. sonra gazetelerden çıkardım onları ha 30 Haziran evet bakın 30 Haziran’da bu olay albaylar ifade veriyor. Ben ise 14 Eylül’de yani arada Ağustos, Eylül bir buçuk ay sonra ancak bu olayı çözüyorum ek dosyalardan ve buradan inceleyerek, ondan sonra buraya yazılı olarak bu benim verdiğim dilekçemin içinden aldım yine oradan Tayfun Duman geçiyor, Dora Sungunay geçiyor. Bunların hiçbirini tanımıyorum hep söylüyorum yani bu isimlerle hiçbir tanıdığım yok artı bu yazılarda geçen astsubaylar var yani bunlar bir suç işlemiş öyle anlaşılıyor, avukatta bunlarla ilgili bilgiyi yazmış zaten o ek dosyalarda yok bu yazıyı yazan hakim eski hakim askeri hakim olduğu için demek askerlerin suçlarıyla ilgili avukatlık yapıyor. Ve onun tuttuğu notlar yani benim böyle bir şey tutmam tabiatıma aykırı veya ne bileyim bir laf var aklıma gelmedi, mümkün değil benim bilmediğim konular. Yani söyleyeceklerim bu kadar.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 126’deki savcılık ifadesinin 2. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur başkanım. Şimdi burada 129 kişinin bilgileri varmış işte ek dosyalar değişik yerlerde poliste farklı farklı yine benzer aynı liste geçiyor, benim böyle bir çalışmam yok. Daha sonra bu listenin dediğim gibi avukat Kazım Özok tarafından yazıldığı bu kişiden çalındığı veya polis tarafından yerleştirildiği anlaşılıyor. Bu konuda da daha ileride ek klasörlerde detaylı bilgiler vereceğim dedim zaten verdim öyle yazı yazmışım. Onları detaylı verdim ve işte orada Birol Başaran Girol diye geçiyor hem Birol hem Girol diye. Yani bazı yanlışlıklar da var yani özellikle savunmada ben bunları daha sonra vereceğim dedim burada geçiyor ama ben biliyorsunuz daha sonra onları anlatırken iddianameye cevaplarda iddianamede de benzer şeyler var. daha detaylı vermiştim çünkü burada kişilerin işte Ahmet Hurşit Tolon gibi yazıyor, ama Hurşit ben yazacak olsam Hurşit Tolon yazarım Ahmet’i niye ekleyeyim ona işte Ahmet Tuncay Özkan ben onun Ahmet olduğunu bilmiyordum yani burada öğrendim gibi. Dolayısıyla bu tamamen avukat tarafından yazılmış bilgiler o da herhalde ergenekon sanıklarından müşteri toplamak için kendine bir bilgi hazırlamış öyle anlaşılıyor. Bu başkasına Şafak Yürekli’ye verdi mi vermedi mi yoksa mahsustan değiştirip Şafak Yürekli’nin adı yazılarak Şafak Yürekli’yi tutuklamak için mi bu olay hazırlandı tezgah onları bilemiyorum. Ama benle hiçbir ilgisi alakası yoktur, ben bu avukatı da burada hep söylüyorum gelen avukatlara hep sordum böyle biri var mı yok mu diye sonunda bir tanesi tanıyorum dedi. Oradan onun emekli hakim olduğunu burada öğrendim yani kaç ay sonra öğrendim. Tamam başkanım.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 126’deki savcılık ifadesinin 3. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 125’deki savcılık ifadesinin 1. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur başkanım bu soruyla ilgili bu soruda ve bu tip sorularda hep TSK ile ilgili var hiç o konularla ilgili değilim. CD 73’te de Tayfun Duman geçiyor bunlarla ilgili. 4. iddianame sayfa 275’te Hasan Ataman Yıldırım isimli şahsı tanımadığını yani Tayfun Duman tanımadığını. Akademide yapmış oldukları takdimlerin bir CD’de toplandığını, kendilerinden sonraki dönemlere aktarıldığını bu takvimlerin herkeste olduğunu belirtiyor. Demek ki bu dokümanlar bu yolla köstebek vasıtasıyla çalınarak polisin eline geçmiştir diye de onu ben ilave ediyorum.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 124’deki savcılık ifadesinin 1. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet.”

    Mahkeme Başkanı:" Tek tek okumamı isterseniz hepsini okuyabilirim? Uzun olduğu için okumuyorum..”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Yok yok okumayın ya bende hakikaten uzun okumanıza gerek yok. yalnız burada siz elinizde bakarasınız orada mesela 1, 1, 1, 2, 1, 3 gibi bir dosya adı verilmiş ben şey klasör adı verilmiş klasör altına ben böyle klasör adı kullanmam. Yani benim bilgisayarlarıma bakınca onlar çıkar ortaya. Hatta YTP dediğim gibi daha evvel anlattığım gibi yeni Türkiye partisiyle ilgili İsmail Cem’in kurduğu partidir. Ben onu o ( bir kelime anlaşılamadı) o anlamda kullanırım YTP’de 2003 yılında yapılan çalışmalar yeni Türkiye partisi. Bunun içine TSK ile ilgili 2008’in dosyalarını niye koyayım? Yani onunla onu böyle çok karışık şey olmuş, bunu karıştırmışlar. Bu esasında 117 numaralı CD. ÇP klasörünü çağdaş Türkiye partisi olarak kullanırım veya ÇTP olarak kullanırım pek ÇP değil de daha ziyade ÇTP olabilir. Yani bu da partiyle ilgili bir şey olsa ama bunun içine başka şeyler konmuş yani burada he onun içine bu maske, ADD maskeli filan gibi geçen gün verdiğim dünde anlattığım hususlar var. benim bu olaylarla hiçbir ilgim yok onu da detaylı olarak anlattım. İşte o tahta birisi yabancı şirket Fastomeyn diye Amerika’da onlar bu işin peşinde ve halen sitede ortada. Şimdi bunları bana sormayacaksınız bunların hepsini polise yani bunların araştırılması lazım. Bunlar nasıl kimlerin eline geçti nerelerden çalındı nasıl bana kondu? Tamamen toplanmak amacıyla bu 117 numaralı DVD’yi kontrol sırasında aramada bir kopyasını alabilseydik onun içinde bana ait bilgilerin olmadığını görecektik çünkü bunun içine benden de esinlenerek burada adı geçmiyor da ben ile ilgili belgelerde koymuşlar benim diskimden alıp koymuşlar, 117’nin içeriğini daha evvel anlatmıştım. Dolayısıyla hiç ilgisiz şeyler var. tamam teşekkür ederim.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 124’deki savcılık ifadesinin 2. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur başkanım ek açıklama olarak ben bunları çok detaylı olarak anlatmıştım burada yazılı var. esasında bu tüm bir listenin tamamını burada da göstermiştim biliyorsunuz orada yiyecek içecek dahil masa sandalye kırtasiye dahil her şey vardır bu genel bir kutlama sistemi. Ama kasıtlı olarak hem bana soru sorarken birde üzüldüğüm bir nokta hani bana soru soruldu ben cevabını verdim benim bu sorularım verdiğim cevap dikkate alınarak liste incelenmiş bu listenin hiç önemli bir şey olmadığını gizli bir şey olmadığını birde üstelik ben size kalın bir dosyada stok kontrol ile ilgili bir dosyada takdim ettim. İnternette bütün bu bilgiler var yani açık herkese açık kaynak ve stok kontrol amacıyla da kullanılıyor ama buna rağmen polis bunları birde iddianameye yazmış. Yani bu olacak iş değil üstelik orada mühimmat askeri silah vesaire baktığın zaman oradan bir mühimmatın ne olduğunu da bulamazsınız çok ana guruplar vardır. Bu sadece başlangıç kısmı öyle onun dışında zaten bu saman kağıda yazılmış üçüncü hamur kağıda daktiloyla yapılmış. Aşağı yukarı 25-30 senelik belki de 40, yani 25-30 senelik bir bilgi diye özellikle bu. Tamam başkanım.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 124’deki savcılık ifadesinin 3. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur başkanım buraya ek bir ilave, bu notların benim parti başkanı olarak kurucu üyelerle ve de yönetimle aynı zamanda parti çalışması yaparken partide oturup beyin cimlastiği düşünüyoruz, aldığımız notlar. Bu Rüştü arkadaşımızda Ankara’ya gidersem irtibat kurmaya çalışırım belki partinin resmi yemeğine de davet edecek diye alınmış bir nottur. Fakat bu çalışma yapılmadı yani arkadaş Ankara’ya gitmedi. Yine Emin Şirin adı da muhtemelen bu düşüncede arkadaşlar tarafından söylenmiş ve bende yazmışımdım. Her ikisiyle de bir irtibatım olmadı, o zaman yeni bir parti kurarak bizimde Sinan Aygün ismi veya Emin Şirin üzerinde de isimlerini düşünmemiz gayet normal hele Sinan Aygün biliyorsunuz şimdiki gibi sessiz sedasız hiç konuşmayan biri değil o tarihlerde televizyonlarda popüler güvenilir konuşmalarla takdir kazanan biriydi. Bizimde partili arkadaşların böyle birini partimize davet edelim şeklinde düşünmeleri normal bu düşünce notlarıdır. Teşekkür ederim.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 124’deki savcılık ifadesinin 4. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur başkanım. Şimdi buraya bir ilave ufak bir ilavem, Behiç Gürcihan çağdaş Türkiye partisinin kuruluş aşamasında birkaç toplantıya katıldı ama daha sonra bir daha görev almadı üyede olmadı. Sonrada bir ilişkimiz olmadı ben parti kurma ve kurulduktan sonra yaptığım çalışmalarda böyle binlerce çok insanla benim temasım oldu. Yani ismini hatırlayamayacağım çok insanla temasım vardır. O bakımdan ilk başta birden aklıma gelmedi ama sonra detayları anlattım zaten, orada ve üstelik zaten biliyorsun Behiç Gürcihan tutuksuz yargılanıyor yani şimdi burada benle irtibatı olan bir sürü insan gözüküyor bunların hepsi veya irtibat sağlamaya çalışılıyor bunlarında hepsi tutuksuz yargılanıyor. “

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 123’deki savcılık ifadesinin 1. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur başkanım. Bu şöyle oldu zaten soru derken biliyorsunuz 8 Haziran diye soru soruldu sonra cevap verirken ben 25 Mayıs diyorum çünkü o sırada o ajandaya da baktık notlara, oradan çünkü ben orada 25 Mayıs’ı hemen hatırlayacak gibi bir zekam yok bunu söylemiştim. Dolayısıyla oradan baktık mesela bu Osman Pamukoğlu ile bir temasım için benim telefonunu almıştım o var. o zaman ilk o tarihte de Hurşit Tolon ile bir diyalog gurubunda bir toplantı yapabiliriz diye almışız ama o iptal onu o tarihte gitmiyorum. Daha sonra kendisini aradım yine bu yazının bu cevabında o toplantılarda bu oluşumun Hurşit Tolon, İstemiyen Talay, İlhan Aküzüm var diye yazılmış ben İlhan Aküzüm ismini hiç hatırlamıyorum o da eski bakanlardanmış ama yani burada tahmin ediyorum Sayın savcı Mehmet Ali Pekgüzel bana yardımcı oldu isimleri yazarken yani İlhan Aküzüm böylelikle buraya ilave edilmiştir diye düşünüyorum çünkü o kişiyi hiç tanımıyorum. ya aklımda da yok yani önemli bir şey değil ama sırf hani bilgi için söylüyorum çünkü bunu yaparken savcıda yardımcı olmuştu yani o toplantıda zaten bu olayları Haberal’ın ifadesinde de detaylı olarak anlatmıştım, sizler biliyorsunuz. Ben sadece orada bir parti konuşmasını yapıp çıktım. Hurşit Tolon ile ayrı bir görüşmem var onu da başka yerde anlatıyorum burada ilgili olarak. “

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 123’deki savcılık ifadesinin 2. cevabı okundu, soruldu.”



    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur başkanım. Şimdi burasıyla ilgili bir iki ek ilavem var. Şimdi bir evvelki soruda savcının ilave ettiği gibi tanımıyorum demedim. Ben ağırlıklı olarak kent otel toplantısını anlatırken sorunun cevabı bitti. Ben hiç tanımıyorum demedim bir defa telefonla randevu aldım bir defa da kısa bir görüşme oldu. Burada mahkemede karşılaştığımızda yine anlattığım gibi Hurşit Tolon’a kendimi zor tanıttım. Notların içinde Türkiyem Mustafa Özbek yazılı ama kendisiyle hiç tanışmamış ve konuşmamıştım. Kendisini ilk defa burada mahkemede gördüm. Diğer bir husus bu tip notlar parti çalışması kapsamında alınmış notlardır. Yine buradaki isimlere tekrar bir bakarsak yanlış anlaşılmasın orada Metin Çığıtay ve Gönsenin Tançelik yazıyor. Bu kişiler ben sadece Metin Çığıtay’ı Gölçük’ten tanıyorum o da emeklidir, deniz albay. O ordu evinde tanışınca hani niçin geldin ne yapıyorsun ediyorsun diyince, konuştuk yanında onun arkadaşı vardı. Onun için onlarla konuşup tanışınca onun telefonunu aldım. Bu İzmir’deki Birsen hanım kurmay albay işte Osman Aras telefonlarını filan Hurşit Tolon ile konuştuğumuz sırada o verdi. Dedi bak hani ben yani Hurşit Tolon’u ben çok nazik bir şekilde partiyi anlatıp 15 dakika kadar konuştuk partimize davet ettim. Yok ama dedi ben isterseniz size dedi İzmir’den şu kişileri vereyim dedi isimlerini not al gibilerden bana yardımcı olmak için bende yani formalite icabı kırmamak için orada not aldım ama bu kişileri aramadım. Neden, zaten bizim İzmir teşkilatımız dün verdiğim yazıda da vardı size basılı şey partinin kağıdını verdim broşürünü orada İzmir teşkilatımız var yani Ankara, İstanbul, İzmir biz teşkilat kurmuştuk zaten. Dolayısıyla hani başka kişileri aramam söz konusu değil. zaten ben Hurşit Tolon’la diyelim bir örgütte olmuş olsam böyle bir parti kurarken onunla baştan konuşurum, onun dediği bazı kişiler olur ve partimizde sonradan dağılmazdı. Yani örgüt ben bir öyle söylenen örgütte olsam bir de parti kursam üstelik işte konuşmalardan görüyoruz Haberal Ankara’da toplantılara katılıyor onların amacı siyasi parti kurmak. Halbuki biz parti kurmuşuz bende gidiyorum onların toplantısına partiyi tanıtıyorum. Hurşit Tolon benden büyük böyle bir örgüt olmuş olsa onun benim amirim olması gerekir yani komutanım olması gerekir. Dolayısıyla öyle bir ilişki yok çünkü ben onun dediği kişiyi bile partiye bile almıyorum ben sadece onun kendisi bizim partiye gelse diye düşündük. Yani buradaki o Türk kadınlar birliği vesaire gibi isimler var bunlar tamamen bizim fikir çalışması olarak arkadaşlarla çalışıp aldığım notlar yine orada Yargıtay Şeref Aydoğan diyor numarası var sabit telefonu var dikkat ederseniz. Bu da Yargıtay’da siyasi partilerle ilgili bizim partilerin temas ettiği kişi gittiğimde de Ankara’ya gittiğimde de ben birkaç defa bu Yargıtay’da görevli makamında resmi olarak ziyaret ediyorum yani resmi kişi bende resmi parti başkanı olarak ziyaret ediyorum. Partiyle ilgili işte üyelik ile ilgili sorunlar vesaire ondan bilgi alıyoruz, fikir alıyoruz. Ve bütün böyle partilere yardımcı oluyor bu kişi de o anlamdadır. Özellikle bu şekilde teşekkür ederim.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 123’deki savcılık ifadesinin 3. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur başkanım. Şimdi dediğim gibi burada dikkat edeceğiniz gibi bir hafta sonra 30 Ağustos zafer bayramı var, partinin resim izinli yemeği 30 Ağustos kutlama yemeğine davet ettik. Listede adı yazılı göstermiştim onları fakat yemeğe gelmediler hiçbir telefon vesaire konuşmam olmadı. Burada yine ismi geçen başka Ataç Doğan Sever diye biri var kuvai milliyeci diye not almışım. Hani kişiler bizde kuvai milliye ruhuyla parti kuruyoruz diyince, geliyorlar ama ondan sonra onlarla bir fazla ilişkimiz olmadı. Yani bizden maddi destek bekledi bizde maddi destek olmayınca kuramadı yani ilçe teşkilatı filan öyle kaldı. Orada anlattığım gibi ben zaten isimleri de pek tutamam yani bütün her şeyi çok detaylı benim defterim yani ajandamı incelerseniz çok detaylı bir sürü isim yazmışımdır. Dolayısıyla oradaki kişileri hatta dediğim gibi Hüseyin Görüm’ü de çıkartamadım ama oraya yazdımsa o da orada tanışmışız demektir kendisiyle. Zaten o toplantının tamamı yarım saat kadar en fazla sürdü. Biz üçümüz üç kişi gittik, o bir kişiydi arada işte Hüseyin Görüm gelip gitti herhalde ki oraya not almışım. Onun dışında başka bir konuşmamız irtibatımız olmadı. Onu ben çok detaylı olarak anlatmıştım geçen gün, onun için burada detayına girmiyorum. “

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 122’deki savcılık ifadesinin 1. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 122’deki savcılık ifadesinin 2. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur. Şimdi burada toplantı dediğim herhangi bir toplantıda karşılaştığım anlamında değil biz parti çalışmalarımızda beyin fırtınası olarak oturuyoruz. Çeşitli kişilere partiyi tanıtalım onları partimize çağıralım diye düşünüyoruz. Şimdi yani ben düşündükçe böyle bir amaçla alınmış bir not olduğunu düşünüyorum. Ama Şener Eruygur ile hiçbir temasımız olmadı teşebbüsümüz dahi olmadı ama başka yerlerde not defterinde olabilir ajanda da mesela kuzey Kıbrıs kurucu cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ında adı vardır. Yani biz böyle herkesi düşünüp şey olarak çok değişik kişileri bir toplantıya çağıralım parti adına olur mu vesaire diye, çok insanların adı geçer oradaki çalışmalarda. “

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 122’deki savcılık ifadesinin 3. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur başkanım. Burada bir ek açıklamam bu yer deniz kuvvetlerine ait resmi bir yer deminde söylemiştim. Görüldüğü üzere toplantı değil kokteyl ayakta yapılan bir aktivite yemekli bahriyeli subaylar var. ayakta sohbet ederler kısa süreli bir kaynaşma, eski dostları görme fırsatı verir zamanı mevsimine göre değişik sayıdaki kişiler gelir. Dikkat ederseniz cevabımda karşılaşmışımdır kendisi bahriyelidir derken samimiyetimiz bahriyeli olmasından kaynaklanmaktadır diye söylemişim. Genelde kendisi açık denizlerde kaptanlık yapıyor 6 ay gibi sürelerde yok. internet cep telefonunu kullanamaz yani denizdeyken posta kutusu dolu olur döndüğü zaman. Bu bakımdan kokteyllerde kaçırmasın diye beni cepten arar veya e-posta ile kokteylini sorar çünkü bazen değişebiliyor tarihler. Bu bakımdan aldığım not.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 122’deki savcılık ifadesinin 4. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur başkanım. Bir ek açıklamam, bu yazı tamamen 1982 yılı civarında daktilo ile yazılmış bir yazı olup tamamen bilgisayar yöneticisine yol gösteren teknik bir şahsi yazıdır. TSK ile ilişkisi yoktur zaten bunun detayları da klasörlerde var bir tepe yöneticisinin kendi bilgi işlem yöneticisi sorması gereken 50 soru şeklinde Gazi kardeşimin ayrı yeten bileşim terimlerini anlatan yine Türkçe bir kitabı da vardır okullarda ve sektörde her zaman baş vurulan bir el kitabı olmuştur. Bu şekilde kendisi yazılı üretimde bulunuyor, tamamen bilgisayar teknolojisiyle ilgili.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 121’deki savcılık ifadesinin 1. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur başkanım. Bu hep ikamette geçiyor yalnız bu katılım belgesi belge ayrı bir belge o zaten dosyalarda var. bundan evvelki ikametinizde dedikleri hep benim ikametimde bulunan bir ajanda var, o ajandanın içindeki notlar hep yani ayrı bir doküman değil hep ajandadan şimdiye kadar soruldu. Bu sadece ayrı bir döküm.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 121’deki savcılık ifadesinin 2. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Buradaki verdiğim cevap doğrudur yalnız ek açıklamalarım var. daha evvelde anlatmıştım Behiç Gürcihan bu yemeğe iki yemek yaptı sade o ikinci yemeğine başında gelip kokteyle hemen gitmiş. Çünkü yemekte yok yani sonradan onu hatırladım onun için onu hemen birden çıkartamadım çünkü kokteyli çok kısa sürüyor başında oradan yemeğe geçildi, yemekte yok. daha sonra benim orada yaptığım konuşmada içinden sadece belli bir bölüm seçildiği için birden hatırlayamadım bu da işte üç buçuk sene evvel yapılan bir konuşma yani benim birkaç gün evvel yaptığım konuşmayı bile hatırlamam zor hepsini hatırlayamam tabi. Birde bu konuşmanı tamamı değil içinden belli yerlerini sormuşlar. Ben bu metni burada okumuyorum daha evvelden okumuştum hatırlarsanız. Orada da işte tekrar burada söyleyeyim yapılan araştırmalara göre ben bu konuşmayı yaptığımda 2006 senesinde Amerika’ya güven Türk halkının ABD’ye güveni yüzde 12, 2007’de yüzde 9’a düşmüş. Daha sonra biraz 12-14 artmış ama o 2000 senesinde yüzde 52’ymiş. Demek ki 2000 senesindeki Türk halkının ABD’ye güveni yüzde 52’den 2006’da yüzde 12’ye bir sonraki sene yüzde 9’a gittikçe düşüyor. Bende siyasi bir kişilik olarak bunu tespit etmişim ve orada da Amerika’ya çatmışım. Bir siyasi parti başkanının siyasi bir toplantıda yaptığı böyle bir konuşma partinin yemeğinde gayet normal. Burada suç unsuru nedir, hep onu soruyorum yani sanki beni CIA sorguladı gibi geliyor çok üzülüyorum. Yani bu soru keşke sorulmasaydı. Yine kamuoyunun başka geçen gün bunları söylemiştim ABD’ye güveniyorum diyenlerin oranı Türkiye’de yüzde 4 nokta 2 çok düşük. Yani değişik anketler var yine Ergenekon olayında halka soruyorlar ergenekon davasının haklılığını onaylıyor musunuz diyorlar yüzde 48 evet yüzde 52 hayır demek ki bu davanın bir yalan uydurma dava olduğunu halkı yarıdan fazlası şimdi referandum yapılsa bu dava kaybedecek halkın gözünde kaybedecek. Her geçen günde hayırlar artıyor, yani bu davanın bu şekilde olduğu belli yine Amerika Obama işte Müslümanları ikna edemedi vesaire bir takım şeyler var, bunları geçiyorum. Yani talihsiz bir soru hazırlanmış diye düşünüyorum. “

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 121’deki savcılık ifadesinin 3, 4 ve 5. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Cevabım doğrudur. Başkanım bir ilavem var, şimdi buradaki geçen sorudaki ben bunu 66. soru diye işaretledim kendim bu Murat Ünlü’nün stovrmax dediğimiz o belleğinde geçiyor buradaki hususlar o tamamen sahte benle ilgisi yok. birde sorulurken bazı yerlerde C isimli klasör içinde Ergenekon vesaire gibi bir takım sorular var. şimdi bu sorularda veya bundan sonraki bazı yerlerde sorularda öyle geçiyor. Onun için ben notu buraya daha doğrusu sayfa 18’deki diyorum bu 66.soru 67, 68 ve 69. Daha sonraki sorularda TSK ile ilgili komplo belgeleri var ve bana sorarken C isimli klasör içerisinde soruluyor. Biliyorsunuz bilgisayarda C demek bilgisayarın sabit diski hard diski dediğimiz sabit diski ama benim bilgisayarımı sabit disklerinde böyle dosyalar yok. bu dosyalar yani bu soruyu sorarken beni öyle bir sıkıştırmak için sorulmuş ki bak senin sabit diskinde bunlar çıktı diyor bende ilk defa duyuyorum diyorum hakikaten şaşırıyorum benim diskimde yok halbuki konan sahte belgelerde var. çünkü ben bunu daha sonra tespit ettim ek klasörler gelince onu da burada belirtmek istiyorum.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 121’deki savcılık ifadesinin 6. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet başkanım doğru yalnız demin ki soru 66. soru Atina ile başlıyordu ondan sonraki soru TCG Gelibolu ile ilgili bir soru var. o da ondan sonraki bir soru daha var 10 sayfalık askeri sunum ondan sonra mastır plan geliyor bende herhalde aynı sanki atladınız gibi geldi de sorun değil atlanılması ama hepsi birbirinin benzeri. Veya ben mi kaçırdım değil.”

    Mahkeme Başkanı:" Sırayla gidiyorum yalnız, sorulan soruları sırayla okuyorum.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 121’deki savcılık ifadesinin 7. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Evet biraz evvelde bahsetmiştim C isimli klasör diyor değil, bunlar tamamen başka dışarıdan konan sahte bellekler.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 120’deki savcılık ifadesinin 1. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur başkanım, bunu detaylı anlatmıştım daha evvel arada molada bir merhabalaştık o kadar, başka bir tanışıklığım yoktur.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 120’deki savcılık ifadesinin 2. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur başkanım. Şimdi demin söylediğim gibi burada özellikle soruda ikametinizde C belgelerim klasörü altında şeklinde soruluyor. Çünkü ben bunu duyunca hemen anladım burada bir üç kağıt olduğunu. Neden çünkü bir ikametgahımda daha doğrusu C’de belgelerim klasörü yani benim sabit diskimde belgelerime girmiş. Ben belgelerim klasörünü kullanmam hiç kullanmam bunu sebeplerini söylemiştim bilgisayarcı olarak çünkü oraya virüs girir veya dışarıdan girer ben ayrı director’de alırım çünkü belgelerime genellikle herkesin dışarıdan virüsler geldiği zaman oraya hücum eder veya oraya bir şey yerleştirir o bakımdan orası benim genelde boştur. Bu askeri bilgiler hepsi o sahte ve CD’lerde veya işte öbür belleklerde bulunmuş ve hepside işyerinde bulunmuştur. Ama bana soru ikametinizde diye geliyor. Bu kere bu çok bilinçli çarpıtılmış diye düşünüyorum ama ben hemen burada bunun böyle bir terslik olduğunu anladım. Orada birde üstelik harekatla ilgili söylediğim gibi. Tamamen ilk defa duyduğum bir olay burada da duyduğum detaylı var ama biraz dediğim gibi belgelerim klasörünü hiç kullanmıyorum. Onu standart PC kullanıcıları kullanır. Şimdi ayrı yeten şunu söyleyeyim bu 6 CD 2 belleğin dışında bir sürü dosyalar sözde bozuk filan diye verdi bakıyoruz onlar sağlam çıkıyor veya bir kısmı incelemedi diyor gidiyor. Yani bana da bu davada şöyle sanki sopa gösteriliyor gibi geliyor bunu hazırlayan tertip merkezi tarafından, bak ha elimizde daha CD’ler var bunlara da bir şey yükleriz diye geçiyor. Fakat en son gelen yazıda benim 120 tane CD’im daha geri verilebilecek yani suç unsuru bulunmamış ben bunu yazdım ama daha evvelden hazırlamıştım bu dosyayı, bu savunmayı. Sonrakilerde bir şey çıkmadı şeklinde hatta geri alabilirsiniz dedi diye bir yazıda geldi. Bu davada hani benim ifade vereceğim belli olmadan avukatım onların geri alınması için talepte bulunmuştu şimdilik beklemede kalıyor sorun değil. ama başka bir şey yok gözüküyor. “

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 120’deki savcılık ifadesinin 3. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur cevabım. Burada ikametinizde yi tekrar altını çizerek söylüyorum. Benim ikametimden hiç suç unsuru hiçbir şey çıkmadı, bu kesin. Ama orada ikametinizde diyince ben orada yıkıldım. Dedim o zaman yani buraya virüs bir şey girdi, internetten girdiler filan diye düşünüyorum. Bunların hepsi şirkette konan yine sahte belgelerde bunu özellikle söylüyorum ikametinizde denen şeyler hep sorular yanlış bu herhalde bilinçli yanlış yazıldı diye düşünüyorum. Yani bu kadar hata yapılır mı bilemeyeceğim.”

    Mahkeme Başkanı:" Klasör 75 dizi 120’deki savcılık ifadesinin 4. cevabı okundu, soruldu.”

    Sanık Hasan Ataman Yıldırım:”Doğrudur başkanım yani sizde internet kullanıyorsunuz mutlaka bilirsiniz internette bunun gibi bir çok konularda hep yazılar gelir. Bu da gelen o tip bir yazı yoksa bunu herhangi bir şekilde kullanmış değilim zaten şimdiye kadar benim hiç trafik cezam yok yani ben gayet düzgün araba kullanıyorum çok uzun senedir. Benim böyle süratle ilgili bir şeye ihtiyacım yok yani.”



      1   2   3   4   5   6   7   8






        Ana sayfa


    T. C. İStanbul 13. AĞIr ceza mahkemesi

    Indir 0.76 Mb.