bilgiz.org

Sosyal güvenlik reformu ve ülkemizde beş yillik kalkinma planlari

  • I. SOSYAL GÜVENLİK VE ÜLKEMİZDEKİ GELİŞİMİ
  • 1. Sosyal Güvenlik Sisteminin Dünyada Gelişimi
  • 2. Sosyal Güvenlik Sisteminin Ülkemizdeki Gelişimi
  • 2.1. Cumhuriyet Öncesi Dönem



  • Sayfa1/6
    Tarih01.10.2017
    Büyüklüğü126.07 Kb.

    Indir 126.07 Kb.
      1   2   3   4   5   6



    TÜRKİYE’DE KALKINMA PLANLARI VE SOSYAL GÜVENLİK REFORMU

    Ahmet APAN

    GİRİŞ


    Türkiye, gerek 1961, gerekse 1982 Anayasalarında, sosyal güvenliği temel insan haklarından biri ve devlet görevi olarak tarif ederek garanti altına almış ve 1963’ten başlayarak kalkınma planlarında sosyal güvenlik, bireyleri karşılaşılabile-cek risklere karşı korumak amacıyla geliştirilen güvenceler seti olarak kabul edil-miştir. Kalkınma planları, şaşırtıcı biçimde, sosyal güvenlikle ilgili birbirine benzer hükümler taşımakta; hatta günümüzde yeni ve çok önemli olarak sunulan bazı düzenlemeler uzun süreden beri kalkınma planlarında yer almaktadır.

    Bu çalışma içerisinde önce sosyal güvenlikle ilgili genel bilgiler verilecek son-ra kalkınma planlarında sosyal güvenlikle ilgili öneriler incelenerek planlı kalkın-macılıkta sosyal güvenliğin yeri tespit edilmeye çalışılacaktır.


    I. SOSYAL GÜVENLİK VE ÜLKEMİZDEKİ GELİŞİMİ


    Sosyal güvenlik, gelir düzeyleri, yaptıkları iş ne olursa olsun, bireyin toplumda karşılaştığı sosyal risklerin olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak ya da etkisini azaltmak için alınmış önlemler ve bu önlemleri hayata geçirmek için oluşturulmuş kurum ve kurumlar topluluğu olarak tanımlanabilir (Tunçomağ, 1996: 536). Sosyal güvenlik sistemleri toplumun zor durumdaki bireylerine yardım etmeyi, toplumsal dayanışmayı kurumsal hale getirmekte; vatandaşlara sosyal güvenliği bir hak olarak sunmaktadır. Sistem tarafından toplanan mali kaynaklar zenginden yoksula, çalı-şandan çalışamayana, gençlerden yaşlılara aktarılarak paylaşım sağlanmaktadır. Sosyal güvenlik kavramı her ne kadar sosyal yardım ve hizmetleri de içeren geniş bir anlama sahip olsa da, sosyal sigortalar bakımından öne çıkmaktadır. Sosyal sigortalar, sosyal güvenlik tekniklerinin en gelişmiş ve en yaygın olanıdır. Ancak, günümüz koşullarında sosyal yardım ve hizmetlerin önemi de gittikçe artmaktadır.

    Sosyal güvenlik sistemi, sosyal sistemin bir alt sistemidir. Bu bakımdan, içinde bulunduğu üst sistemin özelliklerinden etkilenir. Dolayısıyla, ihtiyaçlarına cevap vermek için oluşturulduğu toplumun iktisadi, sosyal ve kültürel yapısındaki değiş-meler, sosyal güvenlik sistemini etkiler. Bu da sosyal güvenlik sisteminin dinamik yönünü oluşturur (Alper, 2000: 19).

    Sosyal güvenlik sistemi ve politikalarının hareket noktası özdeş olup, “sosyal risk” kavramında ifadesini bulmuştur. Sosyal risk, ne zaman gerçekleşeceği bilin-memekle birlikte ileride gerçekleşmesi muhtemel veya kesin olan ve buna maruz kalan kişinin mal varlığında eksilmeye neden olan tehlikedir. Bu kapsamda, fizyo-lojik (hastalık, analık, sakatlık, yaşlılık ve ölüm), mesleki (iş kazası ve meslek has-talıkları), sosyo-ekonomik (işsizlik, evlilik, aile yardımı, çocuk yardımı, yakacak, kira, eğitim vb) yardımlar sosyal riskler olarak sınıflandırılabilir.

    Dünya genelinde temel olarak 3 farklı ayaklı sosyal güvenlik modeli uygulan-maktadır (Peker, 1997: 8):



    • Dağıtım sistemi: Hem kuşaklar arasında, hem de aynı kuşak içindeki farklı yaş gruplarında reel gelirin yeniden dağıtılması esasına göre işleyen bir sistemdir.

    • Meslek grupları sistemi: Kanuni olarak hükümetler tarafından düzenlenen ve denetlenen bu sistemler, özel sektör tarafından tanımlanmış katkı ve kısmi fonlama esasına göre yönetilir.

    • Bireysel Tasarruf Hesapları Sistemi: Çalışanların yaşlılık dönemlerini finan-se edebilmek için gençliklerinde tasarruf yapmalarını gerektiren bireysel tasarruf hesaplarına dayalı sistemdir. Bu sistem tanımlanmış katkı ve tam fonlama esasına göre işlemektedir.

    Sosyal güvenlik sisteminin dünyadaki gelişimi şu şekilde olmuştur.

    1. Sosyal Güvenlik Sisteminin Dünyada Gelişimi


    Sosyal güvenlik sistemleri uzun bir tarihsel evrimin sonucu olup, bu sistem-lerin oluşumunu hazırlayan koşullar ve ilk sistemler Batı toplumlarında ortaya çık-mıştır. Batı’daki sosyal güvenlik sistemlerinin gelişimini 2 döneme ayırarak incelemek gerekir. Bunlardan birincisi, Klasik Dönem olarak adlandırılan ve Al-manya’da Bismarck’ın etkisiyle başlayan dönem; ikincisi ise, Birinci Dünya Sava-şından sonraki dönemdir. Bu bağlamda, 1880’li yıllarda sosyal sigortaların kurulması ile 1942 yılında İngiltere’de uygulanan Beveridge Planı temel dönüşüm noktaları olarak kabul edilmektedir. Çünkü bu iki gelişme sosyal güvenlik alanında sosyal güvenlik anlayışından, organizasyonuna kadar birçok köklü yapısal değişikliği ifade etmektedir (Alper, 1998: 55).

    Sosyal güvenlik terimi ilk kez 14 Ağustos 1935 tarihli ABD Sosyal Güvenlik Kanunu (Social Security Act) ile pozitif düzenlemelere girmiştir. Daha sonra, 1941 tarihli Atlantik Şartı’nda yer alarak uluslararası düzeyde benimsenmiş ve Beveridge Raporuyla da çağdaş anayasalardaki anlamına kavuşmuştur ( TOBB, 1993: 11).

    Sosyal güvenlik sistemini oluşturan unsurlar sosyal sigortalar, sosyal yardımlar ve sosyal hizmetler olarak sıralanabilir. Sosyal sigortalar kapsamında 9 ana sigorta kolunu tespit eden 102 Nolu ILO sözleşmesindeki sigorta kollarından Hastalık, Analık, İş Kazası, Meslek Hastalıkları sigortaları ile Malullük, Yaşlılık, Ölüm ve İş-sizlik sigorta kolları olmak üzere 8 sigorta kolu ülkemizde uygulamaya konmuştur.

    2. Sosyal Güvenlik Sisteminin Ülkemizdeki Gelişimi


    Türkiye sanayileşme sürecine ancak 1930’lu yıllarda sanayi planları hazırlaya-rak girebilmiş ve sosyal güvenlik sisteminin hazırlayıcı koşulları da buna paralel olarak yavaş bir gelişim göstermiştir. Türk sosyal güvenlik sistemini ele alırken, Osmanlı İmparatorluğuna kadar uzanan bir süreç içinde dikkat edilmesi gereken önemli düzenlemeler de vardır. Bu nedenle, ülkemizde sosyal güvenlik sisteminin geçmişini Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi olmak üzere 2 ayrı başlıkta incelemek daha doğru olacaktır.

    2.1. Cumhuriyet Öncesi Dönem


    Osmanlı İmparatorluğu zamanında fütüvvet, ahilik, aile içi yardımlaşma, lon-calar ve dinsel temele dayalı öteki hayır kurumları sosyal korumanın başlıca araçları olmuştur. Bu dönemde, Ereğli Kömür Havzasındaki işçilerin çalışma şartları ve hastalıklarına ilişkin 1865 tarihli Dilaver Paşa Nizamnamesi ile iş kazalarının önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması, doktor, ilaç bulundurma zorunluluğu, iş kazalarına uğrayanların kendilerine ve hak sahiplerine tazminat talep etme hakkı tanıyan 1869 tarihli Maadin Nizamnamesi görülmektedir.

    Osmanlı döneminde ilk sigorta kuruluşu ise 1886 yılında askerler için tesis edilen “Askeri Tekaüt Sandığı”dır. Sonra sivil memurlar (1881), tersane işçileri (1909), Hicaz Demiryolu (1910) ve Şirket-i Hayriye çalışanları (1917) için yardım sandıkları kurulmuştur. TBMM kurulduktan sonra 151 Sayılı Ereğli Havza-i Fahmiyesi Maden Amelesi’nin Hukuku’na Müteallik Kanun (1921) ile her maden-de bir yardım sandığı kurulması esası getirilmiştir.


      1   2   3   4   5   6






        Ana sayfa


    Sosyal güvenlik reformu ve ülkemizde beş yillik kalkinma planlari

    Indir 126.07 Kb.