bilgiz.org

NaziLLİ (aydin) AĞzindan derleme söZLÜĞÜ’ne katkilar




Sayfa1/5
Tarih14.10.2017
Büyüklüğü307.56 Kb.

Indir 307.56 Kb.
  1   2   3   4   5

Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi / Journal of Turkish World Studies,

Cilt: IX, Sayı 2, Sayfa: 37-62, İZMİR 2009.



NAZİLLİ (AYDIN) AĞZINDAN DERLEME SÖZLÜĞÜ’NE KATKILAR

The Additions to Derleme Sözlüğü From Dialect of Nazilli (Aydın)

Serpil ERSÖZ*

Özet

Derleme Sözlüğü, Türk Dil Kurumu tarafından yayınlanmıştır ve Türkiye Türkçesi ağızlarının kapsamlı bir sözlüğüdür. Fakat yine de eksikleri vardır. Bu eksikler pek çok araştırmacı tarafından çeşitli yayınlarla tamamlanmaya çalışılmaktadır. Bu yazıda da Derleme Sözlüğü’nün Nazilli ve köyleri ağızlarından derlenmiş kelimeler ile zenginleştirilmesi amaçlanmıştır.



Anahtar Kelimeler: Türkiye Türkçesi Ağızları, Derleme Sözlüğü, Nazilli Ağzı, Ağız Sözlüğü.

Abstract

Derleme Sözlüğü by Türk Dil Kurumu ( Society of Turk Language) is a comprehensive dictionary of dialects of Türkiye Turkish. But there are it’s deficiencies. These are tried to complete with several paper by a lot of researcher. This paper due to enrich Derleme Sözlüğü by words collected from Nazilli and it’s village.



Keywords: The Dialect of Türkiye Turkish, Derleme Sözlüğü, The Dialect of Nazilli, The Dictionary of Dialect.



  1. Giriş

Derleme sözlüğü (DS), Türk Dil Kurumu tarafından yayınlanmış, Türkiye Türkçesi ağızlarının 12 ciltlik büyük bir sözlüğüdür. İçerisinde Türkiye’nin doğusundan batısına kadar hemen her bölgesinden toplanmış kelimeleri bulmak mümkündür. Fakat bu büyüklüğe rağmen sözlüğe yapılacak eklemeler yine de çok fazladır. Bu yüzden, her geçen gün ağızlarımızdan toplanan yeni kelimeler ile bu sözlük daha da zenginleştirilmeye, bazı eksikleri elbirliğiyle giderilmeye çalışılmaktadır. İşte elinizdeki çalışmanın amacı da DS’ye, Nazilli ve ona bağlı köylerde kullanıldığını tespit ettiğimiz kelimeler ile bir katkıda bulunabilmektedir.

    1. Metot ve Yöntem

Bu yazıda yer alan kelimeler, Aydın iline bağlı Nazilli ilçe merkezi ve bu ilçeye bağlı köylerden derlenmiş ve aşağıdaki eserler taranarak ortaya çıkarılmıştır:

Nazilli Ağzının Fonetik ve Morfolojik Tetkiki, Üstün Duruel.

Nazilli ve Yöresi Ağızları, Serpil Akbulut.

Bazı Türkiye Türkçesi Ağızlarında Topluluk/Aile Adı Yapan Bir Ek: +ēNi / +įNi, Serpil Ersöz.

Aydın Ağzı Fonetik ve Morfolojik İncelenmesi, Nuri Kolkır.

Türk Dil Kurumu yayınları arasından çıkan Güney-Batı Anadolu Ağızları Ses Bilgisi (Fonetik) (Zeynep Korkmaz, 1994) ve Anadolu Dialektoloji Üzerine Malzemeler I (Ahmet Caferoğlu, 1994) adlı eserlerdeki Nazilli’den derlenmiş metinlerde yer alan kelimeler ise DS’de zaten bulunduğu için listemize dahil edilmemiştir.

Bu makalede verilen kelimeler, yukarıda sıraladığımız eserlerdeki Nazilli merkez ve bugün Nazilli ilçesi sınırlarında olan köyler seçilerek taranmıştır.

Elimizdeki kelimeleri dört bölüme ayırarak inceledik.



  1. DS’de bulunmayan kelimeler.

  2. DS’de olan fakat Nazilli ağzında farklı anlam taşıyan kelimeler.

  3. DS’de de aynı anlamda olan fakat Nazilli ağzında farklı şekilleriyle karşımıza çıkan kelimeler.

  4. DS’de ilgili sözcüğün görüldüğü yerler kısmındaNazilli” ifadesi olmayan kelimeler.

Buna göre sınıflandırdığımız kelimeleri listelerken de şu hususlara dikkat ettik:

  1. Her kelime, içinde geçtiği örnek bir cümle ile birlikte verilmeye çalışılmıştır.

  2. Her cümlenin veya kelimenin alındığı kaynak gösterilmiştir.

  3. Her cümle veya kelime, hangi köy ya da köylerde geçti ise açıkça belirtilmiştir. (Bu yüzden, aşağıdaki listede bazı yerlerde örnek cümlelerin tekrarı kaçınılmaz olmuştur).

Aşağıdaki “Nazilli Ağızlarından Derleme Sözlüğüne Katkılar” başlıklı listede ’ (kesme) işareti ile biten kelimelerde kullanılan “(K)” kısaltması “konsonant” anlamındadır ve ilgili kelime köküne yalnızca bir konsonant (ünsüz) ile başlayan eklerin gelebileceğini gösterir. Örneğin “gi’- (K)” madde başı, “gi’-” fiilinin ancak konsonantla başlayan bir ekle devam edebileceğini gösterir.

    1. Kullanılan Transkripsiyon İşaretleri

Metinde kullanılan transkripsiyon harfleri şunlardır:

Ünlüler

( ˉ ) : Ünlüler üzerinde uzunluk işareti

ā, ǟ, ē, ė̄, ī, į, ū, ǖ, ō, ȫ

( üst simge ): Ünlülerde kısalık



ı, i, o, u, ü

( ˙ ) : Geniş ünlüler üzerinde yarı daralma işareti

ȧ (a-ı arası ses), ė (e-i arası ses), ȯ (o-u arası ses), ö́ (ö-ü arası ses)

( ˚ ) : Ünlüler üzerinde yarı yuvarlaklaşma işareti

å (a-o arası ses), e̊ (e-ö arası ses), ı̊ (ı-u arası ses), í (i-ü arası ses)

( ˊ ) : Ünlüler üzerinde yarı incelme işareti

á (a-e arası ses), í (ı-i arası ses), ú (u-ü arası ses)

ä : Açık e



Ünsüzler

: Ulama işareti

' : Kesme işareti

(üst simge) :Ünsüzlerde belirsizlik, düşmek üzere oluşu gösterir.



d, h, ğ, n, ŋ, r, t, v, y

c̠ : c-j arası

ġ : Arka damak g’si

ḫ : Sızıcı h

ḳ : Arka damak k’si

ĺ : Ön damak l’si

ŋ : Geniz n’si

ř : Titrek r

(Büyük Harf) : Yarı tonluluk işareti

Ç (c - ç arası)

F (f - v arası)

K (k - g arası)

Ḳ (ḳ - ġ arası)

P (p - b arası)

S (s - z arası)

T (t - d arası)





  1. Nazilli Ağızlarından Derleme Sözlüğüne Katkılar

Yukarıda verdiğimiz bu ön bilgilerden sonra aşağıdaki listeye geçebiliriz.

  1. Derleme Sözlüğünde Bulunmayan Kelimeler

Bu bölümde, Nazilli ağzında olup da DS’de rastlayamadığımız kelimeler sıralanmıştır.

acıġol- f. Aç olmak, tok olmamak: “ilk ekmeǟ bölmezlä. İlk yanı bişdi bugün ni ġıdā ġanımız acıġolūsa ōsun, fırından ōlsun, sȧçdan ōlsun, o ekmeä bölmezlä” (NYA, 19/32, Derebaşı).

alını (alını) saçır- Aklını kaçırmak: “havı̊z başında oturur / testiyi suyu batırır / görenler alını saçırır / uyan avcı avın geldi” (NYA, 48/114, Işıklar), “ipe’li gömleK uçurdum / ben yarime ġaçırdım / eller yārin dedikçe / ben alımı saçırdım” (NYA, 48/15, Işıklar).

alınıŋ ġıyından geçme- Aklının kenarından geçmemek, aklına hiç gelmemek: “ozmana ġadā yėtim ne yapyō, aç mı, to mu, parası vā mı, yo mu, alınıŋ ġıyından geçmeyō” (NAFMT, s.27, Kavaklı).

antalyı öz.is. Antalya: “antalyı nedä, biz nedeyiz” (NYA, 29/18, Yazırlı).

āşımüsdü is. Akşamüstü: “āşımüsdü eşei bindim” (NYA, 7/4, Işıklar).

baş tapıntısı (/taPpıntısı, tapıntısı, tapıntısı) (ėd-) is. Başa kakma: “o tavuu yįyse güvėy hani ȫli şi yimesse ömür boyu baş taPpıntısı ėdē, anneŋ båbaŋ. baş tapınsı demeg lafediyo, annen baban bi tauġ kēsimiyo demeK baş tapıntısı, ġomassan. o tavuu yidigden soŋā, hiÇ baş tapıntısı ōlmas. o tavuu yimessen baş tapıntısı edē, anaŋ bi tauġ ġıda kesib ġoyımadı öğümü deilē” (NYA, 10/3, Ocaklı).

bazı (bāzı) zf. Arada bir, ara sıra, bazen: åfånı ılġılȧ bāzı dėyoru bene” (NYA, 9/13, Işıklar), “bazı bazı” (NYA, 16/5, Hasköy), “yabanlāda ġalıveriyo bazı” (NYA, 16/8, Hasköy).

bezä (bēzē) e. Herhalde, anlaşılan “başına bālȧyıvämiş bezä” (NYA, 11/25, Ocaklı), “hacı ezan oıcėg bēzē” (NYA, 14/24, Beyerli).

bilė e. -dIğI zaman, -(I)nca’ anlamında edat olarak kullanılıyor: “evelį çocuğā üş günlüKenē gübeği düşdǖ bilė hemen sūyū ġuyvērdin” (NYA, 12/3, Gedikaltı).

bilesig boz- f. Bilezik satın almak: “gini bilesig bozarıs ġollarına” (NYA, 2/10, Demirciler).

bobenne is.Babaanne (NYA, 16/5, Hasköy).

buřġaÇ dēnei is.Yün burmak için kullanılan değnek: ırġdıġdan sōna, yününe didiyoS, elimizlen, açıyōs. yīıyos, avardıyoS, yününē açıyōs. buřġaÇ dēneinnēn. ondan sōna, ġolumuza geçiriyoS unā. kiřman vā, kirmannā ėğiriyōS” (NYA, 40/2, Kuşçular).

buz gibi ol- Bembeyaz, apak olmak: “dēnizin įçini giriyō, suyun içinä. burdan giriyo āltından, ō tārafı geçince buz gibi oluyo. o anda deyo, ā deyo, bu deyo beyazladı deyo” (NYA, 17/22, Bozyurt).

celbet- f. Yemek yapmanın ilk basamağında, yağ, soğan, salça ve domatesi birarada pişirmek (NYA, 23/195, Esenköy).

cingen tümen is. Herkes: “yanımȧ cingen tümen gelmiyen ġāmaz” (NYA, 16/4, Hasköy).

çaĺ çarpıştır- f. Yakasına yapışmak: “çalyaa, acele ediyōlā, çaĺ çarpıştırıyolā yā” (NYA, 45/7, Nazilli Merkez).

çamçalġı (çamçalġ) is. Müzik aleti, çalgı aleti: “onnā bizim, ikimiziŋ düünnü edivädilǟ, çamçalġıynāŋ” (NYA, 1/9, Demirciler), “çamçalġ gētirivädi, çengi gētirivädi ġāri” (NYA, 1/12, Demirciler).

çǟpėg (ed-) f. Eşarbın iki ucunun çene altından dolandırıldıktan sonra baş üstünde düğümlenmesiyle yapılan bir çeşit eşarp bağlama şekli: “bizim bu kövde eKseriye’le çǟpėg dėriz bunı bȫli biz çǟpėg deriz. bȫli bi çǟpėgederiz” (NYA, 11/12, Ocaklı).

çėlme ed- f. Başörtüsünü, kulaklar arkasına sıkıştırıp tutturarak örtmek: “aÇçıġ nenen gibi yaşlı olannā, dasdarın üsdünü bi de çelmedēlä” (NYA, 11/14, Ocaklı).

çengici i. Düğünlerde para karşılığı müzik eşliğinde oynayan kadın: “bizim düündė geldi çengici, daa heş gelmediydi (NYA, 1/9, Demirciler), äveli dümbegolūdun da, böli çengicilē gelįdin, ġız evine, ōlan evinden. davulcu olūdun. (NYA, 31/1-2, Pirlibey), “şimdi ız evi çengici bulur. ōğlanevi davulcu zurnacı bulur”. (NYA, 32/1, İsabeyli).

çıbçıbılacıġ is. Çırılçıplak (NYA, 34/30, Sinekçiler).

dasdar ėd- f. Tülbenti/yazmayı eşarbın altında, başa sıkıca bağlamak: “hindi bizim kövdekinnē bȫli dasdarėdēlē” (NYA, 11/12, Ocaklı).

dasdāla- f. Dasdar etmek, yazmayı dasdar denilen şekilde başa bağlamak: “o dasdāra bi dasdālamış başına” (NYA, 34/31, Sinekçiler).

dämen is. Çare, ilaç: “onun dämeni o işde” (NYA, 33/24, Eycelli).

dövülgün is. Dövülmüş: “keşkei şindį, búydeyini dövälē büyú. dövülgün hindi döülgün oluyo ya. süzēsin búydayı” (NYA, 25/1, Dereağzı).

dulum ır- f. Saçı şakak hizasında kesmek: “dulum ırālādın” (NYA, 30/5, Pirlibey).

düası geş- f. Duası geçmek, duası kabul olmak: “biraz eyilēden olduunu annamış, ondan sonı, düası geşmiş” (NYA, 43/40, Nazilli Merkez).

düün deřneK i. Evlenme dolayısıyla yapılan tören, eğlence: neyse ävleniyo bunnā, düün deřneK herşey oluyō” (NYA, 17/47, Bozyurt).

düün yap- f. Düğün düzenlemek: “gelin alīp gelirįs, ētesi gün, pazārtesi gün ginē düün yaparıs” (NYA, 2/22, Demirciler), “şimdi ız evi çengici bulur. ōğlanevi davulcu zurnacı bulur. şimdi, herkeS ayrı ayrı yerlēdė düününü yapar” (NYA, 32/2, İsabeyli), “āltındı dȧ mävlíd, düün yapıyōmuşlā, yemegle yapıyōmuşlā” (NYA, 34/5, Sinekçiler).

ēt (ät) i. Et, insanlarda, hayvanlarda deri ile kemik arasındaki kas ve yağdan oluşan tabaka: bi ġoyun keserlē. ētini yüzerlē” (NYA, 25/3, Dereağzı), “ätimizi, pirincimizi e’sig ė’mez” (NYA 15/10, Hasköy).

feylini boz- f. Niyetini/içini bozmak: “budeki aççı bayanna görünce şöle açık, būdaki açı güzellē giddi mi şȫle açık feylini bozmuş. güzelleri şȫle bi gözden geçirmiş yani, feylini yani içini bozmuş” (NYA, 45/2, Nazilli Merkez).

ġā bas- f. Kar basmak, yazın kullanmak için, kışın kuyulara kar depo etmek: “bubam bizi ġā bastırīdın” (NYA, 15/16, Hasköy).

garāra var- f. Bir konuda anlaşmak, bir şeyi kararlaştırmak: “Düşün, daşın bi garāra varīsaŋ sabah ēkenden bene gē” (NAFMT, s.49, Esenköy).

garālaşdī- f. Kararlaştırmak, karar vermek: “Bu hādisiden bi hōta sōna, hep berābē Nāzilli’ye gidelim dėye garālaşdīdı” (NAFMT, s.51, Esenköy).

ġaynananıŋ düünü i. Kaynananın düğünü, duvak günü, gerdek gecesinin ertesi günü erkek evinde yapılan eğlence: gelin alīp gelirįs, ētesi gün, pazātesi gün ginē düün yaparıs, ġaynananıŋ düünü dėlä” (NYA, 2/22, Demirciler).

ġızıġ ol- f. Eli yüzü kızarmak (bir çeşit hastalık): “ġızıġ olū dėlä eli yüzü ġızarıveri çocuun” (NYA, 10/16, Ocaklı).

göçer- f. Bir yerden başka bir yere götürmek: “çalışdırıdın, bizi yabanlara göçerįdin. yabanlāda ekin biçädig” (NYA, 15/6, Hasköy).

göz ġoy- f. Göz koymak, bir kimseyi veya bir şeyi ele geçirmeyi istemek: “zaten de ävelden ġızı göz ġomuş” (NYA, 17/45, Bozyurt).

gülü gülü ünl. Vedalaşma sırasında kalanın söylediği söz, güle güle: “ayağucun göl, başucun bınarōsun, gülü gülü deyo” (NYA, 17/15).

günaçayĺaġ zf. Akşamüstü: “aşamüsdü oldu mu günaçayĺaġ, onun bi yourdunu ġatārıs” (NYA, 36/6, Sinekçiler).

günġızıl sf. Günkızıl, bir renk: “kirė̄zlerimiS günġızıl olmȧyı bāşĺıyō” (NYA, 24/29, Aşağı Yakacık).

güpgüzä zf. Güpgüzel: “onu güpgüzä hȫli ġarışdırcāısın” (NYA, 24/4, Aşağı Yakacık).

ham ġaĺ- f. Cahil kalmak: “bāşġı biS nė diyelim bişey bilmiyoS. biz ham ġaĺcėz deyn ġızım. ben bişey bilmįyon” (NYA, 1/3, Demirciler).

haydımā öz.is. Fadime (NYA, 40/23, Kuşçular).

hayvan haşarat is. İrili ufaklı bütün hayvanlar: “ben demiş, hanı, çıraġlıġ yapcám hayvanı haşratı bakcam” (NYA, 17/3, Bozyurt), “benim deyo hayvanı haşaratı sa’cam” (NYA, 17/13, Bozyurt).

hināyalıġ firavunluġ is. Kibirli, suratsız, kötü yürekli ve acımasız kimse olma durumu. ġānında hināyalıġ firavunluġ ol- f. Yaradılışında suratsızlık, kötü yüreklilik ve acımasızlık olmak: “hināyalıġ firavunluġ yoġdu. hani ȫli ġānında firavunluġ yoġdū, ȫli hināya’lıġ yoġdū” (NYA, 16/2, Hasköy).

ılġılȧ- f. Sallamak: åfånı ılġılȧ bāzı dėyoru bene, hanı gelinnē bizim bāzı būda bilįsiniz belki de, ben de ılġılıyon” (NYA, 9/13, Işıklar).

ilaşĺan- f. İlaçlanmak: “kirāzlä ilaşĺanıyō” (NYA, 24/37, Aşağı Yakacık).

ilenşbǟlig is. Rençperlik, ırgatlık: “benim deyo hayvanı haşaratı sa’cam, ilenşbǟlig yaPmıcam deyo” (NYA, 17/13, Bozyurt).

imdad ġalma- f. Gelen yardımın kesilmesi: “şu yalı kenārındaı deŋize baan topları, esgerlē ġodu ġaçdı, melmiatımızı ġodu gaçdı. ordudan imdad ġalmadı ġāri. irahmetlik atatürk istanboldan çıdı” (NAFMT, s.29, Esenköy).

imin cimin anla- f. Soyunu sopunu öğrenmek, aslını esasını anlamak: “imin cimin anlımıdan dediim benim, soyunu sopunu bi sōmıdan gelin mi aldın dedim” (NYA, 33/18, Eycelli).

işlenti işle- f. Elişi yapmak: “işlenti işlelädi” (NYA, 5/1, Kızıldere).

käsdini döveci is. Kestaneleri kozalağından ayırmak için kullanılan sopa: “bȫli bi odun olū, bizim bȫli bi uzūn. onu biz käsdini döveci dėriz. ucunu hȫli bu ġıdā bişey çaālā. onuğlan bȫli hurivėdin mi, ȯ ġozalaından ayı’lanıverį ġāri” (NYA, 24/33, Aşağı Yakacık ).

keläs is. Çarşamba, salı ile perşembe arasındaki gün: “keläs” (NYA, 16/14, Hasköy), “çarşambı gün yīanmas, keläs gün” (NYA, 19/28, Derebaşı), “daha öncileri şöylėydi: e, pazarı gireğ, pazartesii gireğesi, salıya değneg, çarşambȧyı keläs” (NYA, 20/3, Derebaşı).

keyim keyceg is. Kılık kıyafet, üst baş: “keyim keycäni” (NYA, 10/11, Ocaklı).

kişim kişim kişne- f. Kişnemek: “yüzbaşının aTları / kişim kişim kişniyo / ne deye kişniyo / arpa deye kişniyo” (NYA, 48/127, Işıklar).

omįn gi’- f. Gülünç bulmak: “mesele çouġ pi şey āmā kitceg, “yābeři āmā kitcen ben” demįş. yābeři demeg bi eşyā demeg. undā, bi omįn gi’miş, bi omįn gi’miş. bu sefē ben çocu’lādan alışdım diyoru, yābeři dimee başladım” (NYA, 9/11, Işıklar).

ĺaḳȧ (ĺaı) is. Laka, yol üzerinde oluşan çukur: “āpaz yoluna varıyoru, ōda bi ĺaı vamışmış, ĺaḳȧyı girinciyi ġadā motur ġanġíyo” (NYA, 14/24, Beyerli), “laı işdi yoldakí çuurlā” (NYA, 14/25, Beyerli).

masraf gȫ- f. Masraf görmek, alışveriş veya ödeme işlerini yapmak: “búyú nāzilliye masraf gȫmee gidiyos, ıza, ōlana” (NYA, 2/3, Demirciler).

mayı is. Maya: “mayı ġaTarıs” (NYA, 16/7, Hasköy).

mēmi is. Mermi: Alay gumandanı boyalı kövüŋ üsdünde ikinci mēmiye öŋümüze düşǖdü (NAFMT, s.33, Esenköy).

milĺar is. Milyar: “iki milĺar” (NYA, 30/3, Pirlibey).

mücadile ėt- f. Mücadele etmek, savaşmak: “çetilēlen mücadile ėtcek ġāri” (NAFMT, s.29 Esenköy).

ōdu is. Ordu, bir devletin silahlı kuvvetlerinin tümü: “zehį gibi bi ōdu hazır ėtmiş” (NAFMT, s.31, Esenköy).

ötüzü is. Öteki yüzü, diğer tarafı: “ġalġadıyola ötüzüne” (NYA, 33/22, Eycelli).

pandız e’- f. Övünmek: “pandız e’mēyon, hana öğünmeyen deyon, öğünmeyen, hanı mağrūr olmeyen” (NYA, 29/28, Yazırlı).

parçı parçı zf. Azar azar, bölüm bölüm: “bu tarafı parçı parçı gelmişlē yayılmışlā” (NYA, 29/12, Yazırlı).

pävkeş (pevkiş) is. Tilki: “bizim köyde eksiyed pävkiş dėlä” (NYA, 19/20, Derebaşı), “pävkiş pävkiribatır” (NYA, 19/22, Derebaşı).

rağbeded- f. Beğenmek, istemek, itibar etmek: “pandız e’mäm dedim, yāni ȫle rağbedediyōlā demem di dedim, vādıım yėde otururum ben” (NYA, 28/30, Yazırlı).

saı saı saıra- f. Tir tir titremek: “ben saı saı saıreyōmuşun, hėç habarım yo (NAFMT, s.27, Kavaklı).

sevcegli sf. Sevilecek kadar şirin olan (şey ya da kimse): “bi çocuġ varıdın ġalan ġırı, ġır şekilli hȫle, çocuġ da sevceglįydin canım” (NYA, 15/23, Hasköy).

sırım sırım sı- f. İyice sıkmak, sımsıkı yapmak: “buruyı bȫli bi bȧlālā ġāri, sırım sırım sıālā bȫle. alnımızdan bȫli bi sıālā” (NYA, 31/4, Pirlibey).

sift is. Zift: “ġızı dėsen ġabġara bişį, sift gibi” (NYA, 16/5, Hasköy).
  1   2   3   4   5






    Ana sayfa


NaziLLİ (aydin) AĞzindan derleme söZLÜĞÜ’ne katkilar

Indir 307.56 Kb.