bilgiz.org

Montessori EĞİTİm uygulamalari ile iLGİLİ araştirmalar

  • MONTESSORİ EĞİTİM UYGULAMALARI İLE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR A.YURT İÇİNDE YAPILAN ARAŞTIRMALAR
  • Montessori sınıf öğretmeninin gözlemlerinden örnekler
  • B. YURT DIŞINDA YAPILAN ARAŞTIRMALAR 1.Araştırma
  • Kaynaklar: (1) Koçyiğit, Sezai., Kayılı, G. ve Kuşcu, Ö. “Montessori Eğitimi Alan ve Almayan Anaokulu Öğrencilerinin Sosyal Becerilerinin Karşılaştırılması”
  • Okulöncesi Dönem Montessori Eğitim Uygulamalarıyla Kozmik Eğitime Hazırlık”
  • . “Okulöncesi Eğitim Kurumlarında Montessori ve Geleneksel Öğretim Yöntemleri Alan Çocukların Sayı Kavramını Kazanma Davranışlarının Karşılaştırılması.”
  • “Okulöncesi Eğitim Kurumlarına Devam Eden 4-5 Yaş Grubu Çocuklarına Geometrik Şekil Kavramı Kazandırmada Montessori Eğitim Yönteminin Etkililiği.”
  • Montessori Eğitim Modeli Teori ve Uygulama Semineri Ders Notları
  • “Montessori Metodu ve Montessori Okulları: Türkiye’de Montessori Okullarının Yönetim ve Finansman Bakımından İncelenmesi.”



  • Tarih28.12.2017
    Büyüklüğü67.44 Kb.

    Indir 67.44 Kb.


    MONTESSORİ EĞİTİM UYGULAMALARI İLE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR


    Öğr.Gör. FİGEN GÜLEŞ


    İÇİNDEKİLER

    MONTESSORİ EĞİTİM UYGULAMALARI İLE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR

    A.YURT İÇİNDE YAPILAN ARAŞTIRMALAR

    B. YURT DIŞINDA YAPILAN ARAŞTIRMALAR

    MONTESSORİ EĞİTİM UYGULAMALARI İLE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR
    A.YURT İÇİNDE YAPILAN ARAŞTIRMALAR

    İtalya’da ilk Çocuklar Evi’nin açılması ile başlayan Montessori Eğitiminin üzerinden 100 yıllık bir zaman geçmesine ve dünyanın pek çok ülkesinde yaygınlaşmasına rağmen, bu uzun süreç içinde Türkiye’de Montessori eğitimine yönelik dikkate değer bir ilgi oluşmamıştır.Bu duruma çözüm önerisi olarak Korkmaz 2005’te “Montessori Metodu ve Montessori Okulları: Türkiye’de Montessori Okullarının Yönetim ve Finansman Bakımından İncelenmesi.” adlı hazırladığı tezinde “….. Bu nedenle bu girişimin üniversitelerce yapılması gerekmektedir. Türkiye’de sadece bir üniversitede kurulacak Montessori uygulama sınıfı, hem metodun yaygınlaşmasını kolaylaştıracak hem de öğretmen adaylarının ileriki meslek yaşamlarında, uygulamasalar dahi alternatif bir metod hakkında deneyim sahibi olmalarını sağlayacaktır. Üniversitelerin yapacağı böyle bir uygulama, metodun yaygın olmadığı bir ülkede, ilk defa yapılacağı için, proje haline getirilip kaynağın kurum dışından sağlandığı bir yöntemle gerçekleştirilebilir.”ifadesini kullanmıştır.

    Dolayısıyla, Türkiye’de Montessori Eğitimi uygulamaları hakkında yapılan araştırmalar, 2005 yılından bu yana Gazi ve Selçuk Üniversitelerinin Montessori Eğitimi ile ilgilenmeleri, bunlara Bolu İzzet Baysal ve Ankara Üniversitelerinin de katılmaları ve uygulamalara başlamalarıyla henüz başlangıç aşamasında olup, oldukça sınırlı sayıdadır.
    1. Araştırma : Koçyiğit ve arkadaşları (2009) tarafından yapılan araştırma, Montessori eğitiminde genel bir eleştiri noktası olan sosyal becerilerin gelişimine yöneliktir. Araştırma, Montessori yöntemi ile eğitim alan ve normal müfredat ile eğitim alan anaokulu çocuklarının sosyal becerilerini karşılaştırmaya yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcıları, 2007–2008 ve 2008 -2009 yıllarında Selçuk Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi İhsan Doğramacı Uygulama Anaokulunda eğitim gören 122 anaokulu öğrencisinden (62’si Montessori eğitimi alan ve 60’ı normal müfredata uygun eğitim alan ) oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak Merrell (1994) tarafından geliştirilen "Anasınıfı ve Anaokulu Davranış Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, Montessori yöntemiyle eğitim alan anaokulu öğrencilerinin, normal müfredata göre eğitim alan anasınıfı öğrencilerinden; Sosyal İşbirliği, Sosyal Etkileşim ve Sosyal Bağımsızlık alt boyut puanlarında anlamlı düzeyde farklılık olduğu ortaya çıkmıştır (1).
    2.Araştırma: Güleş ve Erişen (2009) tarafından yapılan çalışma, gözleme dayalı nitel bir araştırma olup, Montessori Eğitim uygulamaları içinde yer alan “Kozmik Eğitim”e hazırlık oluşturmada, okulöncesi dönemde çocuğun içinde bulunduğu toplumu ve dünyayı tanımasına ilişkin örnek uygulamaları paylaşmayı amaçlamaktadır. Bu çalışma, 2007-2008 ve 2008-2009 eğitim-öğretim yıllarında, Selçuk Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi İhsan Doğramacı Uygulama Anaokulu’nda Montessori Eğitim uygulamalarının yapıldığı öğrenci grupları ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma, 4 -6 yaş arası 60 öğrencinin Montessori eğitim uygulamaları gereği gerçekleştirdikleri çalışmalara ilişkin gözlemleri yansıtmaktadır.

    Araştırmada sonuç olarak; Montessori Eğitim uygulamalarının, okulöncesi dönem çocuğunun, üzerinde yaşadığı dünya hakkında gerçek bilgiler edinebilmesinde önemli rol oynadığı ifade edilmiştir(2).


    3.Araştırma: Okul öncesi eğitimde Montessori eğitiminin çocuk üzerindeki etkilerinin veli açısından değerlendirilmesi için, 2007-2008 eğitim-öğretim yılında, Selçuk Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi İhsan Doğramacı Uygulama Anaokulu velilerine bir anket uygulanmış ve sonuçlar % olarak belirtilmiştir. Nitel bir araştırma olarak değerlendirilen çalışmada, veliler formda boş bırakılan alana çocuklarının almış oldukları Montessori eğitimi ile ilgili düşüncelerini de ifade etmişlerdir. Bu sonuçlar aşağıda belirtilmektedir.
    Montessori Eğitimi Veli Anket Sonuçları


    1. Çocuğun okula karşı pozitif tutumu

    % 81

    2. Çocuğun konsantrasyonu alışkanlığı

    % 93

    3. Kalıcı merakın beslenmesi

    % 75

    4. Çocukta düzen duygusu

    % 80

    5. İş yapma sevgisi

    % 93

    6. Yalnız çalışma alışkanlığı

    % 87

    7. Paylaşma istekliliği

    % 87

    8. Söz dinleme alışkanlığı

    % 68

    9. Yaptıklarının sorumluluğunu alma

    % 93

    10. Sadece boş meraktan değil gerçek seçimlerde bulunma

    % 93

    11. Kendine güven

    % 100

    12.Çevreye karşı güven ve saygı gelişimi

    % 87

    13. Sosyal yaşamda belirlenen kurallara uyma

    % 87

    14. Araç ve gereçlere karşı dikkatli kullanım

    % 81

    15. Kendi kendini motive etme (öz motivasyon)

    % 81


    Veli Düşünceleri


    • Çocuğumun renkli cicili bicili oyuncakların dışında mutlu olabileceğini gösterdiğiniz için, ona zaman tanımamda yardımcı olduğunuz için, ev içi paylaşımları artırdığınız için, her gün bizi şaşırtan yeni öğrendiği bilgiler için (“0” hiçbir şeydir gibi), kendi ihtiyaçlarını karşılamada gösterdiği başarı için, yapabildiklerini ve yapamadıklarını kendi kendine görebildiği için ve çocuğumun bireysel tercihlerine önem verdiğiniz için çok teşekkürler.



    • Sayı ve rakamlara karşı daha ilgili. Yaşıtları ve küçükleriyle iletişimi daha iyi. Kendisi dışındaki dünyayı keşfetmeye başladığına dair geri bildirimler alıyoruz.




    • Montessori eğitiminden önce yaşıtları ile daha güç iletişim kurardı. Kendinden büyüklerle vakit geçirmeyi tercih ederdi. Şimdi oyun kurabiliyor, liderlik duygusu gelişti. Montessori eğitiminin uzun vadede kalıcı faydalar bırakacağına inanıyorum.




    • Çocuğumun daha evrensel düşünebildiğini gördüm. Okuldaki tutum ve davranışlarının belirlenen düzeyde olduğuna inanıyorum. Ancak gözlemleyebildiğim sorun, aynı alışkanlıkları ev ortamında sürdürememesi.




    • Montessori sınıfında farklı yaş grubundan çocukların bir arada olması nedeniyle küçük kardeş ve abla kavramlarının oturmasına neden oldu. Hayatın bir oyun olmadığı ve bir düzen içinde olmanın gerekliliğine inanmaya başladılar. Oyuncaklardan ziyade kalem, defter; rakamlar ve harfler önem kazandı. Disiplin ve otoritenin varlığını gördüler. Ancak bu eğitim diğer okullarda devam etmediği için çocuklar bu sistemden mecburen çıkacaklar. Bence sistemin tek eksikliği bu.




    • El becerilerinde ve günlük işleri yapmada gelişimi çok iyi oldu.

    Aşağıda ayrıca sınıf içinde yapılan çalışmalarla ilgili Montessori sınıf öğretmeninin gözlemlerinden örnekler yer almaktadır.


    Çocuklar her bir materyalin sunumunu büyük bir dikkat ve ilgiyle izlediler. Pek çok öğrencimiz sadece gözlemleyerek materyallerle nasıl çalışabileceklerini öğrendiler.
    Sınıfta büyük çocukların küçüklere bir öğretmen gibi çalışma yapmayı teklif ettiği ve birlikte isteyerek çalıştıkları gözlenmiştir.




    • Çalışmalar sırasında eğer çalışma yapan çocuklar izin verirse diğer çocukların arkadaşlarını izleyebildikleri, bunun için de çocukların çalışmayı izlemek için öğretmenlerinden ziyade çalışma yapan arkadaşından izin istedikleri gözlenmiştir.





    • Metal kalıplarla yaptığımız ilk çalışmalardan sonra çocuklarda bu çalışmaya karşı yoğun bir ilgi gözlemledik. Çocuklar metal kalıpları ustaca kullanıp farklı şekiller üretebiliyorlar.




    • Coğrafya materyalleri ile yaptığımız çalışmalardan sonra, çocuklar kıtaların isimlerini (özellikle Avrupa kıtasını) ve kıtaların özelliklerini hemen öğrendiler. Bazıları kendilerinden birkaç yaş büyük olan ablalarına bunları evde öğretmişler.





    • Eldeli toplama ve deste bozarak çıkarma işlemini çocuklar çok sevdiler. Bankaya giderek miktarları bir başkasıyla değiştirme ya da miktarları bozdurma işlemleri defalarca tekrarlandı.




    • Ses tüpleri ile çalışırken öğrencilerimizden birinde işitme kaybı olduğunu fark ettik.




    • Çocuklar genellikle sınıfta iyi bildikleri çalışmaları ve güçlerinin yetebileceği materyalleri tercih ediyorlar.




    • Çocuklar grup olarak çalışabildikleri bellek oyunları gibi çalışmaları çok sevdiler ve defalarca birlikte çalıştılar.





    • Çocuklar yapamadıkları çalışmaların üzerine azimle giderek sonunda başardılar




    • Çocukların sınıfta çalışma sırasında ortak terimler geliştirdikleri, oyun-oyuncak yerine materyal ve çalışma ifadelerini kullandıklarını gözlendi. Sınıfa sonradan katılan bir öğrencinin de ilk günün sonunda bu terimlere hakim olduğu gözlenmiştir.




    • Bir öğrencimiz üç ay boyunca yaptığımız çalışma tekliflerini reddetti ve sadece arkadaşlarını gözlemledi. Bu süre sonunda bir gün kendisi yanıma gelerek “öğretmenim ikimiz renk tablalarıyla çalışabilir miyiz?” diyerek teklif sundu ve böylece çalışmaya başladı.




    • Çocuklar belgesel izlemek için çok istekliler. Özellikle hayvanlar alemiyle ilgili belgeselleri çok seviyorlar.




    • Ayakkabı cilalama çalışmasından sonra çocuklar evde de bunu yapmak istemişler ve ertesi gün çocuklar, cilalayabilecekleri ayakkabılarla okula geldiler.




    • Bir öğrencimizle sınıfta kumaş parçalarıyla çalıştık. Eve gittiğinde evdeki dantel örtüleri toplayıp onlarla çalışmış ama annesi ne yaptığını anlayamadığı için ertesi gün geldi ve bu çalışmayı anneye anlattık.




    • 6 yaş grubu öğrencilerle dört basamaklı sayılarla yaptığımız işlemleri gören anne babalar buna inanmayıp gerçek olup olmadığını sordular.




    • 6 Yaş Grubu öğrencileriyle hareketli alfabeyle yaptığımız ilk çalışmada çocukların “e” ve “l” seslerini birleştirip okuduklarında önce kendi ellerine sonra bana bakmaları ve gözlerindeki ışıltı görülmeye değerdi.




    • Sınıf dışında (bahçede), hem yerde hem de masada yapılan materyal çalışmalarında ortam farklılığına rağmen çocukların birlikte çalışma yapmaya devam ettikleri gözlenmiştir.




    ( Bu değerlendirme ve gözlemler 2007-2008 eğitim –öğretim yılında S.Ü.M.E.F.İhsan Doğramacı Uygulama Anaokulu’nda yapılan uygulamaları kapsamaktadır) (3).
    4.Araştırma : Yiğit (2008), Selçuk Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi İhsan Doğramacı Uygulama Anaokulu’nda araştırma örneklemine alınan 40 çocuktan 20 çocuk tesadüfi örnekleme yöntemiyle kontrol grubunu, Montessori sınıfında bulunan 20 çocuk da deney grubunu oluşturmuştur. Deney ve kontrol grubunu oluşturan çocuklar ayrıca kendi aralarında 4 yaş ve 5 yaş olarak onarlı iki gruba ayrılmışlardır.

    Araştırmada elde elden veriler istatistiksel olarak değerlendirildiğinde, Montessori öğretim yöntemi ve geleneksel öğretim yöntemi, kullanıldığı grupların, sayı kavramını kazanma düzeyleri arasında anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Montessori öğretim yöntemi kullanılan hem 4 yaş hem de 5 yaş öğrencilerin, geleneksel öğretim yöntemi kullanılan 4 ve 5 yaş öğrencilerine göre sayı kavramı kazanmada daha başarılı olduğu tespit edilmiştir (4).



    5. Araştırma : Yapılan diğer araştırma ise; okulöncesi eğitim kurumlarına devam eden 4-5 yaş grubu çocuklarına geometrik şekil kavramı kazandırmada Montessori Eğitim Yöntemi’nin etkililiğinin değerlendirilmesine yöneliktir. Öngören (2008), S.Ü.M.E.F. İhsan Doğramacı Uygulama Anaokuluna devam eden 4-5 yaş grubu çocuklarına, “Geometrik Şekil Kavram Formu” ön test ve son test olarak uygulamış ve elde edilen verileri istatistiksel olarak değerlendirmiştir. Araştırma bulgularına göre; deney grubu ( Montessori eğitimi alan) çocuklarının Geometrik Şekil Kavram Formu erişi (ön test – son test) puan ortalamaları arasında, anlamlı düzeyde bir fark olup olmadığı incelenmiş ve iki uygulama arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmıştır.

    Kontrol grubu (geleneksel okulöncesi eğitim) ve deney grubundaki çocukların Geometrik Şekil Kavram Formu son test puan ortalamaları arasında, anlamlı bir fark olup olmadığı incelenmiş ve iki grup arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmıştır(5). Bu araştırma, geometrik şekil kavramı kazandırmada Montessori eğitiminin daha etkili olduğunu ortaya koymaktadır.


    6. Araştırma : Aydoğan 2007 yılında yaptığı “6 Yaş Çocuklarının Geometrik Şekil ve Sayı Kavramlarını Gelişiminde Kavram Eğitim Programının Etkisi” isimli araştırmasında, 6 yaş çocuklarının sayılarla ve geometrik şekillerle ilgili kavramları geliştirmelerinde Piaget ve Montessori yöntemine uygun olarak hazırlanan “Kavram Eğitim Programının” etkisinin olup olmadığını incelemiştir. Araştırma sonucunda Kavram Eğitimi Programı uygulanan deney grubu çocuklarının var olan programın uygulandığı kontrol grubu çocuklara göre geometrik şekillerle ilgili üçgen, kare, dikdörtgen, daire şekillerini tanıma, ayırt etme davranışlarında anlamlı düzeyde artış olduğu gözlenmiştir. Yapılan istatistiksel işlemler sonucunda, deney ve kontrol gruplarının ön test puanları kontrol altına alındığında, düzeltilmiş son test puan ortalamaları arasında deney grubu lehine anlamlı düzeyde farklılığın olduğu bulunmuştur.
    7.Araştırma: Erben (2005),Montessori materyallerinin zihin engelli ve işitme engelli çocukların alıcı dil gelişiminden görsel algı düzeyine etkisini incelemiş,bu amaçla araştırmada Montessori materyallerinden “geometrik cisimler”in bunlar üzerinde etkili olup olmadığı saptanmak istenmiştir.

    Araştırma 20 işitme engelli (10 çocuk deney,10 çocuk kontrol grubu),20 de zihin engelli (10 çocuk deney,10 çocuk kontrol grubu) toplam 40 çocukla yürütülmüştür. Araştırma sonunda işitme engelli ve zihin engelli öğrencilerin görsel algı düzeylerine ilişkin başlangıç düzeylerine ait bulgulara bakıldığında,işitme engellilerde (hem deney hem de kontrol grubunda ) sonuçların anlamlı olmadığı;zihinsel engellilerin başlangıç düzeylerine ait bulgularına bakıldığında ise sonuçların anlamlı olduğuna varılmıştır (6).


    8. Araştırma: Türkiye’de ilk kez Özel Eğitim Genel Müdürlüğü ile yapılan bir protokolle resmen 1996-2000 yılları arasında Montessori yönteminin uygulandığı bir kaynaştırma anaokulu (özel) açılmıştır. Bu yıllar arasında yaklaşık 30 öğrenci bu eğitimden faydalanmıştır. Öğrenci grubunun % 20 ‘sini geçmeyecek şekilde, engelleri resmi kurumda saptanmış iki otistik, bir down-sendromlu, bir işitme-konuşma engelli, bir de spina-bifida’lı çocuk bu eğitimden yararlanmıştır. Ayrıca yüksek IQ’lu bir çocukta bu öğrenci grubunun içinde bulunmaktadır.

    Wilbrandt’ın eğitimci olarak bu okulda ki yaşantıları ve gözlemleri şu şekildedir;



      • “Engelli olmayan çocukların aileleri okulun başlangıcında grupta engelli çocuğun olacağı konusunda bilgilendirildiler. Ailelere bireysel öğretim anlatıldığı için çocuklarını çekinmeden okula verdiler.

      • Engelli olmayan çocuklar kaynaştırma programına çok güzel uyum sağladılar. Engelli arkadaşlarını benimseyerek, onlara ve birbirlerine karşı sevecen davrandılar.

      • Uygulama süresince çocuklar arasında bir kez bile kavga ve tartışmaya tanık olunmadı.

      • Engelli çocuklardan üç yılı tamamlayıp ilköğretime başlayanların tümü okuma-yazma öğrendiler ve hala bu çocuklar normal eğitim programlarına devam etmektedirler.

      • Eğitim süresinde ve sonrasında ailelerden alınan geri bildirimlere göre bu çocuklar ev çevresinde ve yeni katıldıkları okul ortamlarında son derece uyumluydular”( 7).


    9. Araştırma: Asfuroğlu, 1990 yılında “Anasınıfına Devam Eden 5-6 Yaş Çocuklarına Üçgen, Daire ve Kare Kavramlarının Kazandırılması” isimli bir çalışma yapmıştır. Anasınıfına devam 5-6 yaş çocuklarına üçgen, daire ve kare kavramlarını kazandırmak amacı ile yaptığı bu çalışmada 36 çocuk, materyalli eğitim alan grup ve materyalsiz eğitim alan grup olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Eğitim etkinlikleri uygulanmadan önce her iki grubun çocuklarına ön test, etkinlik sonunda ise birinci son test, dört hafta sonra da ikinci son test uygulanmıştır. Materyalli ve materyalsiz gruba 16 gün aynı eğitim etkinlikleri uygulanmıştır. Yalnızca materyalli gruptaki çocuklara, Montessori’nin geliştirdiği materyalle sınıf içi çalışma yapmalarına imkan verilmiştir. Sonuçta; şekilleri tanımada ön testte materyalle eğitim alan çocuklar daha başarılı iken, birinci ve ikinci son testte materyalli ve materyalsiz eğitim alan çocukların arasında fark bulunamamıştır. Materyalli ve materyalsiz çocukların ön test, birinci ve ikinci son testte şekilleri tanımada önemli bir fark saptanmıştır. Materyalli eğitim alan çocukların, ön test, birinci ve ikinci son testlerinde üçgen-daire, daire-kare tanıma bakımından fark saptanmıştır. Üçgen-kareyi tanıma bakımından iki grup arasında ön test ve ikinci son testte anlamlı bir fark varken, birinci son testte anlamlı farkın olmadığı belirlenmiştir. Materyalsiz eğitim alan çocukların ise ön test, birinci ve ikinci son testlerinde üçgen-daire, daire-kare şekillerini tanıma bakımından fark yok iken, üçgen-kare şekillerini tanıma bakımından ön test ve son testte anlamlı bir fark gözlenmiştir. Üçgen-kare şekillerini tanımada materyalli ve materyalsiz eğitim alan çocukların ön test ile birinci son test ve son test ile ikinci son test arasında anlamlı bir fark gözlenmiştir (8).
    B. YURT DIŞINDA YAPILAN ARAŞTIRMALAR
    1.Araştırma: Angeline Lillard ve Nicole Else Quest (2006) tarafından, Montessori Metodu ve Geleneksel Eğitimin karşılaştırıldığı bir araştırma yapılmış ve araştırma sonunda, Montessori Eğitimi alan çocukların daha etkin, sosyal ve akademik becerilere sahip oldukları sonucu ortaya çıkarılmıştır. Çalışma Milwaukee’de yapılmış ve şehirdeki reşit olmayan çocukları kapsamıştır. Araştırmada şehir merkezindeki bir kamu Montessori okuluna devam eden çocuklar ile geleneksel okullara devam eden çocuklar karşılaştırılmıştır. Okula devam eden çocuklar kura yöntemi ile seçilmişlerdir. Kurayı kazanan ve Montessori Okuluna kaydını yaptıran çocuklar çalışma grubunu oluşturmuşlardır. Kontrol grubu, kurayı kazanamayan ve bu nedenle geleneksel metodların kullanıldığı diğer okullara kaydını yaptıran çocuklardan oluşmuştur. Çocuklar, en çok uygulanan iki Montessori eğitim aşamasının (okulöncesi 3-6 yaş ve ilkokul 6-12 yaş) sonunda değerlendirilmişlerdir. Araştırmada Montessori okuluna devam eden ve etmeyen çocukların bilişsel ve akademik, sosyal ve davranışsal becerileri test edilmiştir. Lillard bu durumu; “Her iki yaş grubunda da bu testlerde, Montessori öğrencilerinin kayda değer şekilde üstünlük sağladıklarını bulduk. Montessori eğitiminin olumlu sosyal etkileri özellikle dikkate değerdir. Beş yaşındaki çocuklar arasında, Montessori öğrencileri okuma ve matematik becerilerinde ilkokula önemli ölçüde daha çok hazır olduklarını kanıtladılar. Montessori öğrencileri yürütme görevlerinde, değişime uyum sağlama yeteneğinde, karışık problemlerde, ilerideki okul ve yaşam başarısında da daha iyi test sonuçları aldılar. Montessori çocukları sosyal ve davranışsal testlerde de daha iyi sosyal beceriler sergilediler, büyük bir dürüstlük ve adalet duygusu gösterdiler. Oyun alanında akranlarıyla duygusal olarak pozitif oyunlarla meşgul olma oranları fazla, kaba oyunlarla meşgul olma oranı azdı. 12 yaşındaki çocuklardan oluşan her iki grup içinde Montessori çocukları bilişsel ve akademik ölçümlerde kayda değer biçimde daha yaratıcı olarak sayılan ve yine kayda değer biçimde karmaşık cümle yapılarının kullanıldığı denemeler ürettiler. Montessori öğrencileri ve diğer okullara giden öğrenciler imla, noktalama ve gramer konularında benzer biçimde başarı gösterdiler. Okuma ve matematikle ilgili akademik becerilerde fazla farklılık yoktu. Bu eşitlik Montessori çocuklarının düzenli sınav olmamalarına ve derecelendirilmemelerine rağmen meydana geldi. Sosyal ve davranışsal ölçümlerde 12 yaşındaki Montessori öğrencileri hoş olmayan sosyal olaylardan bahsederken kesin iddialı yanıtları seçme eğilimindeydiler. Montessori öğrencileri okullarında “mükemmel bir topluluk duygusu” da gösterdiler. Öğrenciler birbirlerine saygı duyuyor, yardım ediyor ve birbirleriyle ilgileniyorlardı” şeklinde ifade etmektedir. Araştırmacılar çalışmada şu sonuca ulaştılar: “… Montessori eğitimi tam anlamıyla uygulandığında sosyal ve akademik becerileri besler.” (9).
    2.Araştırma: C.M.Gleen’in yapmış olduğu ve Korkmaz’ın Türkçeye çevirdiği araştırma 18 yıl süren boylamsal bir araştırma olup, amacı yetişkinlikte Montessori eğitiminin etkilerini değerlendirmekti.1986 yılında başlayan araştırmada18 yıl boyunca, aşağı yukarı her 3 yılda bir defa 6 değerlendirme döngüsü yürütülmüştür. Araştırmada Montessori eğitiminin lehine ulaşılan pek çok sonucun yanı sıra, en önemlisi; yaşın katılımcıların kendi kişisel değerleri ve inançlarının Montessori eğitimleriyle nasıl ilişkili olduğu hakkında anlayışı büyük oranda etkilemesidir. Şimdi yetişkin olan Montessori öğrencileri,küçük yaşlarda aldıkları Montessori eğitimlerini takdir etmişler, Montessori ile tutarlı değerleri,açıkça kişiliklerinin ve davranışlarının parçaları olarak tanımlamışlardır (9).
    3.Araştırma: Carlos Albizu Üniversitesinden Castellanos (2002), ilkokul çocuklarının özsaygı, kendi kendine yetme, sosyal davranışlarının gelişimi ile Montessori eğitim modelinin bu davranışlar üzerindeki etkisini incelemiştir. Araştırmada bir kontrol grubu, bir de deney grubu oluşturulmuştur. Kontrol grubu geleneksel bir okulun 2. ve 6. sınıfındaki öğrencilerden, deney grubu ise Montessori okulun 2. ve 6. sınıfındaki öğrencilerden rastgele seçilmiştir. Araştırmada çocuklara WSDQ sorgulaması yapılmış ve fiziksel sözel girişkenlik ölçeği ile sosyal davranış ölçeği uygulanmıştır. Ayrıca çocukların akademik başarıları, kendi kendine öğrenme kapasiteleri ve sosyal davranışları incelenmiştir. Karşılaştırmalar sonucu iki okul arasında belirgin farklılıklar ortaya çıkmıştır. Montessori öğrencilerinde fiziksel ve sözel saldırganlık, geleneksel okul öğrencilerinden daha düşük seviyede tespit edilmiştir. Montessori öğrencileri çalışma yeteneklerini yüksek bir oranda geliştirmiştir. Bu durum geleneksel programa dahil çocuklarda tespit edilememiştir. Montessori öğrencileri arkadaşlık kurma ve devam ettirme yeteneklerini anlamlı ölçüde geliştirmiş, geleneksel programa dahil öğrenciler derste negatif olarak değerlendirilmiştir. Montessori öğrencilerinde işbirliği, kendi kendine öğrenme, öz yarar ve akademik başarılar konusunda pozitif bir ilişki bulunmuş, geleneksel eğitim programına devam eden öğrencilerde ise bu özellikler düşük seviyelerde çıkmıştır (6).
    4.Araştırma: Sharon Dubble Kendall (1996), yaptığı çalışmada Montessori programının otonominin gelişmesine katkı sağlayan yanlarını araştırmıştır. Araştırma Montessori öğretmenlerinin çocuklarda güven, özgürlük, inisiyatif ve kendini düzenleyebilme yetilerini daha fazla beslediğini ortaya çıkarmıştır (10).
    5.Araştırma: Ahmad (1992), Montessori eğitim modeline göre ilkokul çocuklarının otonomik davranışlarının gelişmesini ve eğitim modelinin etkisini araştırmıştır. Araştırmada geleneksel okul ile Montessori okulu karşılaştırılmış ve araştırmada deney ve kontrol grubunu oluşturan toplam 66 öğrenci üzerinde inceleme yapılmıştır. Araştırmadaki gözlemlerde, fiziksel çevre, eşyalar, materyaller, sosyal aktiviteler ve öğretmenin rolü ele alınmıştır. İki okul arasında karşılaştırmalar yapıldıktan sonra, deney grubu lehine belirgin farklılıklar ortaya çıkarılmıştır. Montessori okulundaki öğrencilerde, bağımsızlık, bir işe başlama, kendi kendini kontrol edebilme ve otonomik davranışlarda belirgin farklılıklar görülmüştür. Öğrencilerin bir kısmı sosyal ilişkiye girmiş, bazıları verilen görevleri farklı yollardan çözebilmişlerdir (6).
    6.Araştırma: P. W. Bent (1989) Montessori değerlendirme yöntemlerinin geleneksel değerlendirme yöntemleriyle karşılaştırmıştır. Montessori öğretmenlerinin, çocukların bireysel ve gruplar halinde problem çözme becerilerinin geliştirilmesine; çocukların toplum içinde ortak tutumla problem çözme becerilerine önem verdiğini ve gelişme ve değerlendirme konusunda çocuğun süreç içerisindeki değişimini ve gelişimini gösteren tablolar gibi, teste dayalı olmayan ölçütler kullandığını ve çocuğun içindeki yeteneklerin keşfedilmesine önem verdiklerini ortaya çıkarmıştır. Öğretmenler öğretimin, çocuk-aile-öğretmen arasındaki işbirliği ve yönlendirme ile olacağına inanmaktadırlar (10).
    7.Araştırma: Drenckhahn (1961), Montessori materyallerinin matematik öğretimi üzerindeki etkisini incelemiştir. Araştırma sonuçlarına göre, Montessori materyallerinin nesnel matematik yönlendirimi, kişiye kendi matematik yöntemini bulma fırsatı vermektedir. Matematikle yeni tanışan çocuğun, bu materyallerin anlaşılır ifade şekillerinden dolayı tecrübeler kazandığı tespit edilmiştir ve çocukların matematik düzenini dokunarak ve hissederek öğrendikleri belirtilmiştir. Montessori materyallerinin görsel sembolik aşamada nesne alemini tanıttığı anlaşılmıştır. Bu materyallerin matematik şema modeli 7-12 yaş arası çocukların somut ve mantıksal düşüncelerine uygun olduğu bulunmuştur. Ayrıca 13-15 yaş arası çocukların soyut mantıksal düşüncelerini geliştirdiği saptanmıştır. Drenckhahn’a göre mantıklı bir şekilde derse uyarlanan materyal ve modeller, zaman kaybı değil, aksine zamanı değerlendirme açısından başarı kaynağıdır. Bu nedenle Montessori materyalleri, matematik öğretiminde, konu düzenleme prensibinden dolayı pozitif olarak değerlendirilmiştir (6).
    Kaynaklar:
    (1) Koçyiğit, Sezai., Kayılı, G. ve Kuşcu, Ö. “Montessori Eğitimi Alan ve Almayan Anaokulu Öğrencilerinin Sosyal Becerilerinin Karşılaştırılması” Konya: Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Sayı 20, 2009.
    (2) Güleş, Figen ve Yavuz Erişen. “Okulöncesi Dönem Montessori Eğitim Uygulamalarıyla Kozmik Eğitime Hazırlık” Hacettepe Üniversitesi Uluslararası Katılımlı II. Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Kongresi, Ankara,2009.
    (3) Güleş, Figen ve Sema Öngören. “Okulöncesi Dönem Montessori Eğitim Uygulamalarında Öğretmen-Çocuk-Veli İletişiminin Değerlendirilmesi.” 5.Uluslararası Çocuk ve İletişim Kongresi, İstanbul, 2008.
    (4)Yiğit, Türkan. “Okulöncesi Eğitim Kurumlarında Montessori ve Geleneksel Öğretim Yöntemleri Alan Çocukların Sayı Kavramını Kazanma Davranışlarının Karşılaştırılması.” Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi Konya: Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2008.
    (5) Öngören, Sema. “Okulöncesi Eğitim Kurumlarına Devam Eden 4-5 Yaş Grubu Çocuklarına Geometrik Şekil Kavramı Kazandırmada Montessori Eğitim Yönteminin Etkililiği.” Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi Konya: Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2008.
    (6)Erben, Sayime. “Montessori Materyallerinin Zihin Engelli ve İşitme Engelli Çocukların Alıcı Dil Gelişiminden Görsel Algı Düzeyine Etkisi.” Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Konya: Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2005.
    (7) Wilbrandt, Çakıroğlu Emel. “ Montessori Eğitim Modeli Teori ve Uygulama Semineri Ders Notları.” Konya, 2007.

    (8)Kırlar, Burcu. “Okulöncesi Eğitim Kurumlarına Devam Eden Altı Yaş Çocuklarına Bazı Matematiksel Kavramları Kazandırmada Yapılandırılmış ve Geleneksel Yöntemlerin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi.” Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Konya: Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2006.


    ( 9) www.montessoriegitimi.org
    (10)Korkmaz, Eylem. “Montessori Metodu ve Montessori Okulları: Türkiye’de Montessori Okullarının Yönetim ve Finansman Bakımından İncelenmesi.” Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2005.






        Ana sayfa


    Montessori EĞİTİm uygulamalari ile iLGİLİ araştirmalar

    Indir 67.44 Kb.