bilgiz.org

Macbeth Shakespeare




Sayfa4/4
Tarih03.07.2017
Büyüklüğü277.59 Kb.

Indir 277.59 Kb.
1   2   3   4

SAHNE VI

Dunsinane. Hisarın önünde bir düzlük.


Davullar bayraklarla Malcolm, yaşlı Siward, Macduff vb. ile orduları, ellerinde dallarla girerler.


MALCOLM - Artık yaklaşacağımız kadar yaklaştık, yapraktan örtülerinizi atın, olduğunuz gibi gözükün. Siz, değerli atam, yeğenim olan soylu oğlunuzla ilk saldırıya komuta edersiniz. Değerli Macduff ile biz de geriye yapılacak ne kalmışsa, yaparız.

SIWARD - Hoşça kalın. Zorbanın ordusunu bu gece bulalım da yenemezsek yenilelim.

MACDUFF - Bütün borazanlarımız dile gelsin; kan ve ölümün o gürültülü habercilerinin hepsi soluğumuzla çınlasın.

(Çıkarlar, saldırı borazanları çalar.)


SAHNE VII

Dunsinane. Düzlüğün bir başka yanı.


Macbeth girer.


MACBETH - Beni sırığa bağladılar: Kaçamıyorum, ayılar gibi. Sonuna kadar dövüşmem gerek. Kimmiş o bakalım, kadından doğmayan? Benim korkum öylesindendir, başkasından değil.

(Genç Siward girer.)

GENÇ SIWARD - Adın nedir senin?

MACBETH - Duysan korkarsın.

GENÇ SIWARD - Hayır; isterse adın cehennemdekilerin hepsinden daha yakıcı bir ad olsun.

MACBETH - Adım Macbeth.

GENÇ SIWARD - Şeytan bile, böylesine nefret uyandıran bir ad söyleyemezdi.

MACBETH - Evet, ne de daha korkuncunu.

GENÇ SIWARD - Yalan söylüyorsun, iğrenç zorba. Kılıcımla yalanını ortaya çıkartacağım.

(Vuruşurlar, genç Siward ölür.)

MACBETH - Kadından doğmuşsun... Kadından doğan erkeklerin elindeki kılıçlara gülümserim. Silahlara yukarıdan bakıp gülerim.

(Çıkar.)

(Tehlike borazanları çalar. Macduff girer).

MACDUFF - Gürültü şuradan geliyor... Zorba herif yüzünü göster. Eğer benden kılıç yemeden ölürsen, karım, çocuklarım hortlar, beni rahat bırakmazlar. Miskin Kernlere, (7) mızrak taşımak için parayla tutulmuş İrlanda askerlerine vurmaya elim varmaz. Ya sen çıkacaksın karşıma Macbeth ya da bu onurlu işi gerçekleştiremeyen kılıcımı yine kınına sokacağım. Oradasın herhalde: bu büyük gürültü önemli birinin habercisine benziyor çünkü. Ah, onu bana buldur, talih! Başka bir şey istemem.

(Çıkar. Borazanlar çalar.)

(Malcolm ile yaşlı Siward girer).

SIWARD - Bu yandan, efendimiz. Hisar kolayca teslim oldu. Zorbanın adamları bir onların yanında, bir bizim yanımızda çarpışıyor. Soylu beyler dövüşte kahramanlık gösteriyorlar. Günü hemen hemen kazandınız gibi, yapacak bir şey pek kalmadı.

MALCOLM - Bizim yanımızda çarpışan düşmanlarımıza bile rasladık.

SIWARD - Şatoya buyurun, efendim.

(Çıkarlar. Borazanlar çalar.)

(Macbeth yine girer.)

MACBETH - Ne diye Romalı sersemler gibi davranıp kendi kılıcımla kendimi öldüreyim? Karşımda sağ insan gördükçe, yarayı onlara yakıştırırım.

(Macduff yine girer.)

MACDUFF - Dön bu yana cehennemlik köpek, dön!

MACBETH - Herkes içinde bir senden sakınmıştım. Çekil: ruhum senin kanınla zaten çok yüklü.

MACDUFF - Söyleyecek sözüm yok. Sözüm kılıcımda. Ah, sözcüklere sığmayacak kadar kanlı katilsin sen!

(Vuruşurlar.)

MACBETH - Boşuna emek harcıyorsun. Keskin kılıcınla ha kesilmez havayı kesmişsin, ha benim kanımı akıtmışsın. Kılıcın yaralanabilen başlara vursun. Benim yaşamım büyülüdür: kadından doğmuş kimseye boyun eğmez.

MACDUFF - O büyüden umudunu kes; Kölesi olduğun ruh da sana bildirsin ki Macduff zamanından önce anasının karnından alınmıştı.

MACBETH - Bana bunu söyleyen dile ilenç olsun: çünkü en güçlü yanımı yıktı. Kaypak sözlerle bizi aldatan, kulağımıza fısıldayarak sözler verip sonra düş kırıklığına uğratan bu kalleş cadılara bir daha kimse inanmasın! Seninle vuruşmam.

MACDUFF - Öyleyse teslim ol, korkak! Sağ kal da seni herkese gösterelim. Senin resmini, raslanmadık ejderlerinki gibi, bir sırığın üstüne yaptırır, altına da "Zorbayı burada görebilirsiniz!" diye yazarız.

MACBETH - Genç Malcolm'un ayağının dibinde toprağı öpmek, kalabalığın gözleriyle aşağılanmak için teslim olmam. İster Birnam ormanı Dunsinane'e gelmiş olsun, ister kadından doğmayan sen karşıma çık, son bir kez daha denerim. Önüme kalkanımı siper ediyorum: Vur Macduff! "Dur, yetişir!" diye ilk bağırana ilenç olsun.

(Vuruşarak çıkarlar.)

(Yeniliş borusu çalar. Borazanlar, davullar bayraklarla yine Malcolm, yaşlı Siward, Rosse, beyler ve askerler girer.)

MALCOLM - Burada olmayan dostlar sağ esen bir gelseler.

SIWARD - Kimisi büsbütün gitmiştir, kaçınılmaz; fakat şu gördüklerime göre bu kadar büyük bir gün ucuz kazanılmıştır.

MALCOLM - Macduff ortada yok, soylu oğlunuz da.

ROSSE - Efendimiz, oğlunuz erlik borcunu ödedi: erkekliğini gösterdiği güne kadar ömrü varmış. Yiğitliğini kanıtladı ve gerilemeden çarpıştığı noktada erkekçe öldü.

SIWARD - Öldü demek ha?

ROSSE - Evet savaş alanından kaldırdılar. Büyük acınız onun değeriyle ölçülmesin, çünkü o zaman sonu gelmez bu acının.

SIWARD - Yaraları önde miydi?

ROSSE - Evet, göğsünde.

SIWARD - Eh öyleyse, Tanrının eri olmuş! Saçlarımın teli sayısınca oğlum olsa, hiçbirine daha güzel bir ölüm dilemezdim. Ölüm çanı işte böyle çalındı.

MALCOLM - O değerli insan, daha büyük yasa değer, kendisinden bunu esirgemeyeceğim.

SIWARD - Hayır gerekmez. Diyorlar ki, onuruyla ölmüş, borcunu ödemiş. Bu yeter ona. Artık Tanrı günahlarını bağışlasın! İşte acımızı hafifletecek bir şey geliyor.

(Macbeth'in kafasıyla Macduff girer.)

MACDUFF - Selam sana, ey kral! Çünkü kralsın. Gör, bak, hakkını zorla ele geçirenin ilençli kafası nerede duruyor. Bütün dünya kurtuldu! Seni hükümdarlığının değerleriyle çevrilmiş görüyorum. Benim selamımı herkes paylaşıyor. Seslerin yükselip benimkine katılmasını isterim. Bağıralım. Selam İskoçya Kralı!

HEPSİ - Selam İskoçya Kralı!

(Borazanlar çalar.)



MALCOLM - Çok zaman geçirmeden her birinizin sevgisine karşı borcumu ödeyeceğim. Beylerim ve yakınlarım, bundan sonra kontsunuz! Bu onurlu sanı İskoçya'da ilk alan sizlersiniz. Yeni bir çağ açıyoruz. Bunun için ne gerekiyorsa yapacağız. Kuşkucu baskının tuzağından kaçmış, yabancı ülkelerde sürgün yaşayan dostlarımızı geri getireceğiz. Bu ölü kasabın ve anlaşıldığına göre hırsa düşüp kendi eliyle canını alan o şeytandan farksız kraliçesinin acımasız adamlarını bulup ortaya çıkaracağız. Bütün bunları ve bizden beklenen daha ne varsa, hepsini, Tanrı'nın yardımıyla, ölçüsünde, zamanında ve yerinde yapacağız. Hepinize, ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sizleri Scone'da taç giyme törenimize çağırıyorum.

(Borazanlar çalar. Çıkarlar.)
1   2   3   4






    Ana sayfa


Macbeth Shakespeare

Indir 277.59 Kb.