bilgiz.org

Katilarak gözlem

  • KATILARAK GÖZLEM



  • Tarih13.10.2017
    Büyüklüğü19.47 Kb.

    Indir 19.47 Kb.

    ANKARA ÜNİVERSİTESİ

    EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

    EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI

    EĞİTİM YÖNETİMİ TEFTİŞİ EKONOMİSİ VE PLANLAMASI

    BİLİM DALI

    KATILARAK GÖZLEM

    Fidan PARLAK

    Eğitimde Araştırma Yöntemleri

    Yrd. Doç. Dr. Hasan Hüseyin AKSOY

    Ankara


    Mayıs, 2006
    KATILARAK GÖZLEM
    Katılarak gözlem, veri toplama tekniği olarak bir gözlem çeşidi olup, katılarak gözlem ile ilgili farklı kaynaklarda, farklı adlandırmalar ve sınıflandırmalar kullanılmıştır. Balcı’ya göre iki tür gözlem vardır. Bunlar

    • Katılmalı gözlem ve

    • Katılmalı olmayan(sistemli gözlem) gözlemlerdir.

    Güven’e göre ise, üç tür gözlem vardır. Bunlar

    • Belgeler Üzerinde Yapılan Gözlem,

    • Kapsamlı Gözlem,

    • Yoğun Gözlemdir.

    Bir başka sınıflandırmaya göre de gözlemler;

    • Basit Gözlem

    • Sistematik Gözlemler

    Katılarak gözlemi, basit gözlem içerisine almıştır. Basit gözlem, araştırmacının teknikler kullanmadan yaptığı ve tekrarlanması ancak rastlantılarla mümkün olabilen bir gözlem türüdür. Burada gözlemci, gözlem yaptığı olay hakkında tanık olduğu veya doğrudan katıldığı durumlar yardımıyla bilgi toplamakta ve yaptığı gözlemlerin, başka gözlemciler tarafından standartlaştırıcı teknikler kullanarak denetlenmesi olanaksız olmaktadır. Başka bir deyişle, yapılan gözlem salt gözlemi yapana özgü bir deneyim olup, yinelenerek başka gözlemcilerin de yanı gözlemi paylaşmaları olanağı bulunmamaktadır. Bu gözlem kendi içinde ikiye ayrılmaktadır.

    • Katılımlı Gözlem(Katılarak Gözlem),

    • Katılımsız Gözlem

    Karasar’a göre ise, gözlem kendi içinde ikiye ayrılmaktadır. Bu gözlemci ile gözlenen arasındaki fiziki yakınlık ve ilişkilere göre sınıflandırılmıştır.

    • Dışardan Gözlem

    • Katılarak Gözlem

    Balcı’ya göre katılarak gözlemde, gözlemci gözlenen etkinliklerin düzenli bir katılımcısıdır ve onun rolü katılımcı ve gözlemci olmak üzere ikilidir ve diğer katılanlar tarafından bilinmez. Örneğin bir fakülte yönetim kurulu üyesi gözlemcinin kurullara katılarak toplantılara devam etmesi ve diğer tüm kurul etkinliklerine katılması böyledir. Katılmalı gözlemde yapılaşmamış bir kayıt tekniği kullanılır.

    Karasar’a göre katılarak gözlemde, gözlemci, gözlenenlerle birlikte olup, onlardan biri gibi davranır; ideal olarak, onun bir gözlemci olduğu da bilinmez. Bu tür gözlemler, özellikle antropologlarca, yoğun şekilde uygulanmaya çalışılmaktadır. Güvenç(1973,1970)’e göre, bu tür “gözlemin tekniği, katılma, beraber yaşama ve paylaşmadır”.

    Güven’e göre ise katılarak yapılan gözlemde, araştırmacı, gözlemlediği olaya ya da toplumsal kümeye bizzat katılarak bilgi sahibi olmakta ve bu bilgileri standart bir gözlem aracını kullanmadan toplamaktadır. Örneğin, bir köy topluluğunu köye yerleşip uzunca bir süre orda yaşayarak ve o topluluğun bir üyesi olarak gözlemleyen bir araştırmacının yaptığı gözlem bu türdendir. Hiç kuşkusuz böyle bir gözlem türü ancak, araştırmacının kendisini, bir grubun üyesi olarak kabul ettirecek şekilde saklayabildiği, gözlemci kimliğini gizleyebildiği zaman kullanılabilecektir.

    Yukarıdaki açıklamaklardan anlaşılacağı üzere katılarak gözlem araştırma konusu ile ilgili veri toplamak için araştırmacının mekana, zamana, kişilere ve olaylara birebir tanık olmasına dayanan bir gözlem türüdür. Bu teknik, bazı çevrelerde, “nitel araştırma yöntemi” ya da “etnografik araştırma tekniği” olarak da anılmaktadır.

    Katılarak gözlem teknikleri ilk kez 19. yüzyılda insanbilimciler tarafından ilkel toplulukların araştırılmasında kullanılmış ve giderek toplumbilimcilerin de ilgisini çekmeye başlamıştır. Örneğin, N. Anderson, Hobo kabilesi üzerinde yaptığı araştırmasında, sosyalbilimci kimliğini saklayarak, bu insanlarla yaşamış ve derinlemesine gözlemlerde bulunmuştur. Aynı şekilde, bir İngiliz toplumbilimcisi olan Ch. Boot da, Londra’nın yoksul mahallerinde yaşayan halk kesimleri üzerinde yaptığı bir araştırmasında, araştırmacı kimliğini gizleyerek, kendisini kimsesiz ve barınaksız bir yabancı olarak tanıtmış, buralarda ev kiralayarak yaşamış ve çok sayıda görüşmelerle gözlemlerini gerçekleştirmiştir.

    Katılarak gözlemlerin en ünlü ve an yakın örneklerinden birisi de, “En Alttakiler” isimli eseriyle tanınan G. Wallraff’tır.

    Bu tür gözlemde, katılma süresi aylarca sürebileceğinden, toplanan bilgiler ve malzemeler, görüşme cetvelleriyle ya da soru kağıtlarıyla toplanabilecek olanlardan daha geniş olacak, üstelik grup üyeleri tarafından yapılan beyanların gerçekliği de daha kolay denetlenebilecektir.

    Katılarak gözlemlerin sağlayabileceği bu üstünlüklerine karşın, alan araştırmalarında kullanılmadan önce hesaplanması gereken önemli kimi sakıncaları da bulunmaktadır. Katılarak gözlem tekniğine yöneltilen eleştiriler genellikle şu yönlerde toplanmaktadır:



    • Katılarak gözlemin en önemli ikilemi, araştırmacının gözleme fiilen katıldığı ölçüde, deneyimlerinin(gözlemlerinin) kapsamını daraltmış olmasıdır. Yani, bu gözlem türünde, araştırmacı, katıldığı grubu ve olayı geniş bir yörünge içinde bir bütün olarak değil, sadece üstlendiği konumla sınırlı olarak gözlemleyebilmektedir.

    • Araştırmacı, düşünce ve duygu yönünden gruba katıldığı ölçüde, koruması gereken en önemli özelliği olan yansızlığını da yitirecektir. Sözgelimi, saptamak yerine kızgınlıkla hareket edecektir. Bu nedenle de, elde edilen bilgiler, güvenilirliği ve geçerliliği kuşkulu, nesnel olmayan bilgiler içerecektir.

    • Katılarak gözlemde gözlemin denetlenmemesi en önemli sorundur. Araştırmacı gözleme katıldığı ölçüde, gözlemi benzersiz ve kendine ait olur. İkinci bir araştırmacı aynı olayları saptayamaz ve bilgiler standartlaştırılamaz. Bu yüzden bilimsel bilgiye ulaşma olanağı azalır.

    • Bu gözlem tekniğinde, bir araştırmacının duygusal ve düşünsel olarak yabancı olduğu bir gruba ya da olaya tam katılması olanaklı değildir. Çünkü araştırmacının gözlemci kimliği, onu bir grubun gerçek bir üyesi gibi davranmaktan alıkoyar. Katılım ancak kısmen olabilir. Kaldı ki katılım tam olsa bile, bu durumda gözlemcinin grup içinde işgal edeceği konum, grubun davranışını değiştirmesine, olayın doğal gidişinin sapmasına yol açabilir.

    Bu eleştirilerden de anlaşıldığı gibi, katılımlı gözlem tekniği, uygulanması için gerekli olan çeşitli pratik güçlükler çözümlenmiş olsa bile, yarattığı çok ciddi yöntemsel sakıncalar nedeniyle, özellikle alan araştırmalarında kullanılma şansı çok fazla olmayan bir yoldur.


    YARARLANILAN KAYNAKLAR

    Balcı, Ali.



    Karasar, Niyazi. Bilimsel Araştırma Yöntemi. On beşinci baskı. Ankara: Nobel Yayın Dağıtım, Ekim 2005

    Güven, Sami. Toplumbiliminde Araştırma Yöntemleri. İkinci baskı. Bursa: Ezgi Kitapevi, Eylül 2001






        Ana sayfa


    Katilarak gözlem

    Indir 19.47 Kb.