bilgiz.org

İlk olarak uzman bir ağızdan konu hakkında bilgi alarak başlayalım programımıza




Tarih13.10.2017
Büyüklüğü26.77 Kb.

Indir 26.77 Kb.

Merhaba sevgili Radio Shema dinleyicileri, Fm 98 Radio Shema’da Umut Engel Tanımaz Programında son haftalarda güncel konulara bakmaya devam ediyoruz. Boşanma, internet bağımlılığı, kumar gibi konular üzerinden ilerliyoruz; u hafta da konumuz uyku bozuklukları. Gerçektenden de çok önemli bir konu çünkü günlük hayatımızın 3te 1ini uykuda geçiriyoruz ortalama. Düzenli ve kaliteli bir uyku o günün de nasıl geçeceğini belirliyor. Belki ara ara yaşanan uyku problemleri tolere edilebilir ama kronik bir uykusuzluk tüm yaşamı etkiler. Yani çok önemli olduğuna inandığımız bir konuya yer veriyoruz bu hafta.
İlk olarak uzman bir ağızdan konu hakkında bilgi alarak başlayalım programımıza.
Uyku Bozuklukları Uzmanı Dr. Sabri Derman’a kulak veriyoruz.

Sevgili Radio Shema dinleyicileri, Umut Engel Tanımaz Programındasınız, uyku bozuklukları konusunu işliyoruz bu hafta.


Konuyla ilgili haber ve makalelere bakmadan önce güzel bir müzik arası verelim.
Zuhal Olcay’dan dinleyelim. Dünden sonra yarından önce diyor…

Sevgili Radio Shema dinleyicileri, Umut Engel Tanımaz Programındasınız, uyku bozuklukları konusunu işliyoruz, konu hakkındaki haber ve makalelere bakmaya başlayalım.


İlk olarak biraz daha konuyu anlayabilmek adına faydalı olacağını düşündüğümüz bir makale ile başlayalım;
Uykunun Önemi

Dinlendirici uyku, dengeli bir hayat için şarttır. Uyku esnasında vücut dinlenir, kendini temizler, saflaştırır, tamir eder, yeniden inşa eder, büyür ve kendini tedavi eder. Uyku esnasında, gün boyunca biriken stresler, gerginlikler ve sinirlilik halleri serbest hale gelip vücuttan kolayca salınır. Rüyalarımızda da bir dereceye kadar, bu gerilim ve stres çözülür. Rüyalarda zihin, insanın iç benliğini keşfetmeye açık hale gelir ve hayata ışık tutan, kılavuzluk eden derin manalara muktedir olur. Derin uyku esnasında beynimiz ça*lışma temposunu yavaşlatır. Çalıştırdığımız bütün zihnî programlar işleyişin durdurur. Ve şuuraltımızın güvenli yatağında saf halde dinlenmemize izin verir. Beyindeki sinir ağlarından oluşan devreler, stresle çalışamaz hale geldiğinde, bitmiş vaziyette ya*tağa kendimizi atar ve belli bir saat uyuduktan sonra alarmla uyanırız. Fakat uyku esnasında, uykunun o esnada bize ne gibi faydalar kazandırdığını idrak etme, bilme ve anlama şansımız çok azdır.

Dinlendirici Uyku

Daha iyi nasıl dinleneceğinizi öğrenmede güçlü bir anahtar, uykunun safhalarını anlamak ve kendi uyku devirlerinizi bilmekle kazanılır. Her biri yaklaşık 90 dakika süren uykunun safhaları, bize uyuma dengesi hakkında çok şey öğretebilir. İlk uykuya daldığınızda yoğun, yani şuurlu olarak, hayal etme ve görüntüleme periyodundan geçersiniz. Hemen sonra rüyada çok kısa bir zaman geçirirsiniz. Bundan sonra daha derin, daha huzurlu ve rüyasız bir safhaya dalış yaparsınız. Bu zaman diliminde beyin dalgalarınız saniyede 13 titreşim olan delta frekanslarına doğru yavaşlar. Ve bu esnada siz, derin ve rüyasız bir uyku durumundasınızdır. Bu safha, uykunun dördüncü kademesi olarak adlandırılır. Bu kademe uykunun en derin, en iyileştirici ve en uygun dinlenme noktasıdır. Bu rüyasız devrede iç dengede en nihai konuma ulaşırız.

Uykuya daldıktan sonra yaklaşık doksanıncı dakikada, uykunun en hafif dönemine ulaşırız. Bu noktada uyanma ihtimalimiz çok yüksektir veya çevremizdeki sesler, hareketler, içimizdeki ağrılar veya üzüntülerle aniden uyanıp canlanabiliriz. Tekrar uykuya geri dönersek, bütün devreler yeniden başlar.

Bir kere daha derin şekilde uykuya dalarsak, ki bu bir önceki kadar derin olmayabilir, tekrar rüya görürüz. Daha sonra seslerle veya hareketlerle uyanma şansımızın yüksek olduğu hafif uyku safhasına geçeriz. Bu şekilde uyku devreleri, gece boyunca devam ederek, bizi ritmik bir şekilde, derin uyku. rüya görme ve hafit uyku devrelerinin dengeleyici devridaimlerinde dolaştırıp dururlar. Her bir doksan dakikalık devrenin sonunda uykumuz daha hafif hale gelir ve uyanma durumuna doğru daha çok yaklaşırız. Yaratılıştan sahip olduğumuz uykunun bu evrelerini anladığımızda, bazı gerekli ve faydalı prensipleri yakalayabiliriz.

Hayatımızın yaklaşık üçte bir veya dörtte biri uykuda geçtiğinden, dengeli bir hayat sürmede dinlendirici uykunun önemi kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. İlk uyku devresinde en derin uyku hali gerçekleşir. Kazandığınız dinlenme miktarı, müteakip devrelerde giderek azalır. Eğer uyumak için sınırlı bir zamana sahipseniz, o zaman uykunuzu 1,5; 3; 4,5 veya 6 saatlik zaman dilimlerinden birine göre planlayınız.

Çalar saat kurma ihtiyacı hissediyorsanız, alarmı bu 90 dakikalık devrelerin sonuna denk gelecek şekilde kurunuz. Uyku devrenizin tam ortasında uyanırsanız, kendinizi halsiz, yorgun ve dağınık hissetme ihtimaliniz artar.

Her insan rüyaya ihtiyaç duyar. Başı sonu net olarak hatırda kalan, kabussuz bir rüya; sağlıklı ve dengeli bir hayat için gereklidir. İnsanların rüya görmesinin engellendiği çalışmalarda, bu kişiler, kolayca sinirlenmeye, sersemleşmeye ve tehlikeli şekilde dengesiz davranışlarda bulunmaya başlamışlardır. Nefes alıp verme ve su içmeden sonra, hayatınız için en hayatî fonksiyona sahip olan vücut fonksiyonu, rüya görmedir.

Vücudumuzun en sırlı ve kompleks organı olan beynimiz, yürüttüğü her türlü faaliyetinin bir neticesi olarak elektrik dalgalan neşreder. Bir monitörden incelenen beyin dalgalarını takip ederek, şahsın hangi uyku devresinde olduğu tespit edilebilmektedir.


Evet sevgili dinleyiciler böylece uyku ve rüyanın önemi hakkında daha net bilgilere sahip olduk. Şimdi buradan uykusuzluk konusuna doğru ilerleyelim:
Uykusuzluk
Prof. Dr. Hakan KAYNAK Uyku Bozuklukları
Profil | Soru Sor! | Teşekkür
________________________________________
Hayatımızın yaklaşık üçte birini uykuda geçiriyoruz. Uyku süresi genetik etkenler de göz önüne alınırsa kişiye göre 4-11 saat arasında değişiyor. Yapılan araştırmaların sonuçlarına göre Türkiye'de toplumun büyük çoğunluğunun (yüzde 75) 7-8 saat süreyle uyuma alışkanlığına sahip olduğu biliniyor.  

Uyku; organizma için yemek yeme, su içme, nefes alma gibi vazgeçilmez bir zorunluluktur. Aç ve susuz yaşamak nasıl mümkün değilse, uyumadan yaşamak da mümkün değildir.


 
 
Uykusuzluk nedir?


Bu soruna yol açan etkenler nelerdir?
Uykusuzluk bir hastalık mıdır?
 
        Toplumun % 90 ı hayatının bir döneminde uykusuzluk yaşar. Bu bazen sıkıntılı bir dönemle örtüştüğü halde bazen sevinçli bir dönemde de kısa bir süre uykuya dalamama veya sık uyanma şeklinde uyku sorunu yaşayabilir.
        Uykusuzluk birkaç aydan kısa süreli ve haftanın birkaç gecesinde karşımıza çıktığında bunu hastalık sınırlarında değerlendirmemek gerekir.
        Ancak kısa süreli uykusuzlukların uzun süreli uykusuzluğa dönüşme potansiyelinin var olduğunu unutmamak gerekir.

 
 
Uykusuzluğa neden olan etkenler nelerdir?


 
        Uykusuzluk bir hastalığın belirtilerinden biri olarak ortaya karşımıza çıkabilir. Örneğin psikiyatrik bir hastalığın veya başka sistemlere ait bir hastalığın belirtilerinden biridir.
        Uyku merkezlerinde karşılaştığımız uykusuzluklar ise önce kısa süreli ve geçici olarak karşılaştığımız uykusuzluğun zaman içinde sürekli hale gelmesi ile oluşan uykusuzluktur. Bu tür uykusuzlukta hasta uyuyamamaktan korkmakta ve uyumak için özel önlemler almaktadır. Psikofizyolojik veya öğrenilmiş uykusuzluk denilen bu tür uykusuzluklarda tedavi de oldukça güçtür.
        Huzursuz bacaklar sendromu ve bunun uyku sırasında da devam eden benzer bir formu ki uykuda periyodik hareket bozukluğu olarak adlandırılır. Hastanın bacaklarında hissettiği özel duyum uykuya dalmaya ve sonradan ortaya çıkan bacak hareketleri uykunun sürdürülmesine engel olur.
        Horlama ve beraberinde ortaya çıkan solunum düzensizlikleri de uykusuzluğa sebep olabilecek nedenler arasındadır.

 
Uykusuzluk nasıl ortaya çıkar?


 
        Uykusuzluk genellikle uykusuzluğa eğilimli insanlarda birkaç gece üst üste uyuyamamak la başlar. Hastalarda daha sonra uyuyamayacağım korkusu gelişir ve uyumak için hasta özel önlemler almaya başlar. Önlemler gerilimi ve beraberinde de daha sürekli bir uykusuzluğu beraberinde getirir.
        Huzursuz bacak sendromu gibi uyku bozuklukları için başlangıç için özel bir nedene ihtiyaç yoktur. Hastalık ailevi bir hastalık olduğu için belli yaş dönemlerinde daha sık olmak üzere kendiliğinden başlayabilir.
        Huzursuz bacak sendromunun özel formlarında hastalık kansızlık ve demir eksikliği gibi özel nedenlerle belirginleşebilir.
 
        Huzursuz bacak sendromunun ve uykuda periyodik bacak hareketlerinin hipertansiyon yaptığı bilinmektedir.
        Son olarak uzun süreli uyku yoksunluğu sonucu bağışıklık sistemimiz bozulmakta ve vücudumuz tüm hastalıklara açık bir hale gelmektedir.

 
Uyku sorunu daha çok kadınları mı etkiliyor?


        
Uyku sorunlarının bazıları kadınlarda daha sık görülmektedir.
        Örneğin kansızlık ve demir eksikliğinin kadınlarda daha sık görülmesi nedeniyle ve yine psikiyatrik sorunların bazı yaş dönemlerinde kadınlarda daha sık görülmesi nedeniyle uykusuzlukta dolaylı olarak kadınlarda daha sık görülebilmektedir.
        Ancak genel olarak bakıldığında kadın erkek sıklığı arasında büyük farklılıklar yoktur.

 
Uykusuzluk sorununu aşmak için ne önerilir ?


        Uykusuzluk eğer birkaç aydan daha uzun süreli ise sorunu ciddiye alıp, daha kalıcı ve tedavisi daha zahmetli bir hale gelmeden uyku bozuklukları alanında deneyimli bir hekime başvurmak gerekir.
        Hekim kontrolünde olmadan alınan sakinleştiriciler, alkol ve özellikle uyku ilaçları sorunu geçiştirmekten başka bir şeye yaramayacaktır.

 Uyku ilaçları çözüm mü?


 
        Uyku ilaçları kapsamında alınan antiallerjik ilaçlar ve sakinleştiriciler bir süre uykuya dalmayı sağlarsa da bu süre kısa olacaktır.
        Uyku ilaçları ise normal bir uyku sağlayamayacağı gibi, bir süre sonra dozların artırılmasını gerektirecek, zaman içinde de bağımlılık oluşturacaktır.
        Günümüzde, alışkanlık yapmayan, ertesi günü etkilemeyen daha modern uyku ilaçları piyasaya çıkmakta olup, kısa sürelerle bu ilaçlardan yararlanmak mümkündür. Ancak bu ilaçlar tedavi amaçlı kullanılmamakta, tedavinin bir parçası olarak hekim kontrolünde kullanılmalıdır.
 
 
Uykusuzluk çeken biri ne zaman doktora başvurmalı?
 
        Hasta birkaç aydan daha uzun süre ile, uykuya dalamıyor, gece sık sık uyanıyor ve sabahları erken uyanıp, tekrar uyuyamıyorsa hekime başvurmak gereklidir.
        Huzursuz bacak sendromu gibi özel nedenlerle uykusuzluk ortaya çıktığında ise, zaman kaybetmeden hekime başvurarak tedaviye başlanılması gerekmektedir.
 
 
 
 
Uyku ihtiyacı kişiye göre değişir mi?
 
        Uyku ihiyacı genetik olarak belirlenmiş ve değiştirilemeyecek bir süredir. Bu sürenin bilinmesi ve uyku sürelerimizin bu bilgi ışığında düzenlenmesi ortaya çıkabileceksorunları engeller.
        İhtiyacımızın ötesinde sürelerle yatakta kalarak uyumaya çalışmak uykusuzluğu da beraberinde getirecektir.
        Örneğin 6 saat uykuya ihtiyacı olan bir insanın 9 saat yatakta kalması 3 saat uyanık geçirmesine ve bu süreyi de 2 katı algılayarak, 3 saat uyuyabildim hissi ile uyanmasına sebep olacaktır.

 
Yaşlandıkça uyku süresi azalır mı?


 
        Uyku süreleri kişisel olarak değişebildiği gibi yaşla da değişebilmektedir. Yaşın ilerlemesiyle uyku ihtiyacı azalmakta, uykunun saatleri farklılaşabilmektedir. Gece içinde daha sık uyanma ve derin uyku dönemlerinde azalma da ileri yaşlarda daha sık karşılaşılan sorunlardır.
 
 
 
 
Yeterli ve dinlendirici bir uyku için neler yapılabilir?
 
Öncelikle genetik olarak belirlenmiş uyku yapımızı tanıyarak, fizyolojimize uygun saatlerde yatıp kalkmalı ve ihtiyacımız olan süreden daha uzun süre yatakta kalmamalıyız.
Gündelik sorunları yatağa taşımadan ve uyumak için özel önlemler almadan uykumuz geldiğinde yatmalıyız. Uyuyamayacağımızı hissettiğimiz anda yatakta kalmakta ısrarlı olmayıp, yatak dışına çıkıp, sonrasında da başka bir yatağa gitmekte fayda vardır.
Uykusu kaçmaya eğilimli insanların akşam saatlerinde gerginlik yaratacak aktivitelerden uzak durmaları gerekir. Akşam saatlerinde aşırı yemek, alkol, sigara ve spor uykunun kalitesini bozan etkenlerdir.

Birçok yönüyle ele alan faydalı bir makaleydi bu sevgili dinleyiciler. Önerilere de kulak vermek yerinde olur.


Şimdi ikinci müzik aramızı verelim. Yine Zuhal Olcay’dan dinleyelim. Küçük bir öykü diyor…
Sevgili Radio Shema dinleyicileri, Umut Engel Tanımaz Programındasınız, Zuhal Olcay’dan dinledik. Küçük bir öykü dedi.
Bu haftanın konuzu olan uyku bozuklukları konusunu işlemeye devam ediyoruz..
Şimdi de bir habere yer verelim:

Uyku bozuklukları hastalık belirtisi    


     
     

 
 


 

 
 Uyku bozukluklarının hastalık belirtisi olduğu, bir hastalığın başlangıcında santral sinir sistemini (SSS) etkilediğini ve öncelikle de uyku bozukluklarına yol açtığı bildirildi.


Gülhane Askeri Tıp Akademisi Uyku Araştırma Merkezi emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamdullah Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, uykunun kendi içinde ve kendine özgü bir yapılanması olduğunu ve insandaki biyolojik ve psikolojik işleyişi de tanımlamakta olduğunu söyledi.

Uyku bozukluklarının önemsenmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aydın, şunları söyledi:

“Bir hastalık başlarken santral sinir sistemi (SSS) etkilenmekte ve öncelikle de uyku bozulmaktadır. Uyku bozuklukları, çoğu zaman hastalıkların habercisi gibidir. Her türlü hastalığa uyku sorunlarının eşlik edişi de SSS'nin etkilenmesi sonucu sürmektedir. Bunun dışında, temelde uyku bozukluğu olanlar da ayrı bir grup olarak ele alınmalıdır. Genel olarak, farklı nedenlerle de olsa kullanılan ilaçlar uyku bozukluklarına yol açmaktadır. Bu nedenle, uykuyla ilişkili sorunu olanların, alanda uzmanlaşmış hekimlerce değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu değerlendirmede hekimler, uykuya dalmadan, uykunun sürdürülmesi ve sabahları nasıl kalkıldığına kadar uzanan değişmeleri ele almaktadırlar.”

Uyku bozukluklarının 3 ana formda ortaya çıktığını bildiren Aydın, şöyle devam etti:

“Birinci form uykusuzluk olarak adlandırılır, son derece yaygın ve insan sağlığını olduğu kadar yaşam kalitesini etkileyen bir durumdur. Günümüzde bilimsel yöntemlerle değerlendirilerek tanı konulduğunda tedavi edilebilen bir durumdur. Gündüz uyuklaması diye adlandırılan diğer bir uyku bozukluğu ise başta uyku apnesi ve narkolepsi olmak üzere çeşitli uyku bozuklukları nedeniyle ortaya çıkan bu tablolar çeşitli hastalıklara yol açabildiği gibi iş yaşamında sorunlara, kazalara neden olabilmektedir. Özellikle trafik kazalarının bir bölümünün bu nedenlerle oluştuğu ortaya konmuştur. Gruplamada üçüncü sırada yer alan ve uyku sırasındaki bilinçsiz hareketler olarak nitelendirilen bozuklukta ise uyku sırasında konuşma, yürüme, diş gıcırdatma, kabus gibi tablolardır. Çocuklarda ve ergenlerde sık görülen bu tablolarda tedavi planlaması dikkatle yapılmalıdır. Son yıllarda, orta ve ileri yaşlarda görülen parasomnia tablolarının çeşitli hastalıklarla ilişkili olduğu anlaşılmış, tedavi modelleri ortaya konmuştur.”

SAĞLIKLI UYKU BİR UYKU İÇİN ÖNERİLER

Sağlıklı uykunun belli şartları olduğunu ifade eden Aydın, sağlıklı bir uyku için, sabah uyanınca yataktan çıkılması gerektiğini kaydetti.
Gündüz saatlerinde uyumaması gerektiğini sözlerine ekleyen Aydın, “Sağlıklı bir uyku için düzenli egzersiz yapılmalıdır. Yatak odası ses, ışık, ısı yönünden korunmuş olmalıdır., Ayrıca yatak odası uyku dışında çalışmak için kullanılmamalıdır. Uyku saatine yakın yemek yenmemeli, Kafeinli, alkollü, kolalı içeceklerden ve tütün kullanımından kaçınılmalıdır. Uyumaya çabalamamalıdır, Uyku öncesi sıcak bir duş almak ya da sıcak içecekler içmek uyku öncesi gevşeme sağlayabilir” diye konuştu.

 
 Sevgili dinleyiciler geçelim bu haftanın film önerisine; Filmimizin adı:

  Insomnia
Özet: Los Angeles polisinden dedektifler Will Dormer ve Hap Eckhart, küçük bir Alaska kasabasına 17 yaşında bir kızın öldürülmesini araştırmaya giderler. Araştırmaları sonucunda Walter Finch adında bir yazardan şüphelenir ve peşine düşerler. Sisler içinde yaşanan bir çatışmada Hap öldürülür, Finch kaçar.

Başarısızlığa uğramanın ve ortağının ölümünün öfkesiyle Dormer, Finch’in peşine düşer. Bu kez yanında yerel bir polis memuru olan Ellie Burr vardır. ikili, Finch’in zekice ördüğü entrikalar ağı içerisinde intikam ve adalet için çabalar.

Memento ile büyük başarı sağlayan Christopher Nolan, 3 usta oyuncunun izlenmeye değer oyunuyla çok iyi bir senaryoyu beyazperdeye aktarmış bu kez.

     Hepinize iyi seyirler diliyoruz…


     Sevgili dinelyiciler geldik bu hafta da bize ayrılan sürenin sonuna.
     Bize bu programımızla ve genel olarak programlarımızla ilgili olarak ulaşmanız mümkün. Bize kendi tecrübelerinizi de paylaşabilirsiniz, biz de buradan dilerseniz tüm dinleyicilerimizle paylaşırız, Bize her konuda soru@radioshema.com adresinden ulaşabilirsiniz, ya da UMUT ENGEL TANIMAZ isimli FB sayfasından da ulaşmanız mümkün. Telefonla ulaşmak isterseniz telefon numaralarımız: 0 312 230 77 34
     Eğer kısa mesaj atmak isterseniz 98 yazıp boşluk bırakıp mesajınızı yazıp 3854 e yollayabilirsiniz.
     Haftaya bir başka konuyla sizlerle birlikte olmak üzere esen kalın, umutla kalın umutlarınız engel tanımasın.






    Ana sayfa


İlk olarak uzman bir ağızdan konu hakkında bilgi alarak başlayalım programımıza

Indir 26.77 Kb.