bilgiz.org

İdare ve idare hukuku

  • BAŞLICA KAYNAKLAR 1. Şeref GÖZÜBÜYÜK-Güven DİNÇER, İdari Yargılama Usulü
  • İdarî Yargı Kararlarının Sonuçları ve Uygulanması
  • İDARE VE İDARE HUKUKU Kemal Gözler
  • Bölüm 1.
  • Kamu İdaresi-Özel İdare Ayrımı.
  • 1. İdare Organının Yasama Organından Ayrılması.
  • 2. İdare Organının Yargı Organından Ayrılması.
  • 3. İdare Organının Yürütme Organından Ayrılması.
  • ŞEMA 1-1: Devlet Organları + Devlet Dışındaki Diğer Kamu Tüzel Kişileri
  • İdare Organı = Devletin Yürütme Organının Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar Kurulu, Bakanlar Dışında Kalan Kısmı
  • 1. İdarî Fonksiyonun Yasama Fonksiyonundan Ayrılması.
  • 2. İdarî Fonksiyonun Yargı Fonksiyonundan Ayrılması.
  • 3. İdarî Fonksiyonun Hükûmet Fonksiyonundan Ayrılması.
  • ŞEMA 1-2: Devletin Hukukî Fonksiyonları
  • İdarî Fonksiyon = Devletin Yürütme Organının Siyasî Olmayan Fonksiyonu



  • Sayfa1/4
    Tarih27.12.2017
    Büyüklüğü146.57 Kb.

    Indir 146.57 Kb.
      1   2   3   4

    İDARE HUKUKU VE İDARİ YARGI

    KONU BAŞLIKLARI
    İdari yargı teşkilatı

    İdari yargılama usulünün özellikleri

    İdari dava türleri

    İptal davasının nitelikleri ve dava konusu olabilecek idari işlemler

    İdari işlemlerin iptal nedenleri

    Tam yargı davalarının nitelikleri

    İdari yargı yetkisinin sınırları

    İdari davaların açılması usulü

    Yürütmenin durdurulması kararlarının özellikleri

    İdari yargıda yetki ve görev kuralları

    İdari yargı kararlarına karşı başvurulacak kanun yolları

    İdari yargı kararlarının yerine getirilmesi esasları

    Örnek idari yargı kararlarının analizi

    Konuların genel tekrarı ve değerlendirilmesi


    BAŞLICA KAYNAKLAR
    1. Şeref GÖZÜBÜYÜK-Güven DİNÇER, İdari Yargılama Usulü, Turhan Kitabevi, Ankara 1996.
    2. Kemal GÖZLER, İdare Hukuku, Ekin Kitabevi, Bursa 2001.

    3. Bahtiyar AKYILMAZ, İdarî Usûl İlkeleri Işığında İdarî İşlemin Yapılış Usûlü, Yetkin Yayınları, Ankara 2000.

    4.Ramazan ÇAĞLAYAN, İdarî Yargı Kararlarının Sonuçları ve Uygulanması, Seçkin Yayınları, Akara 2000.

    5. İsmet GİRİTLİ, Pertev BİLGEN ve Tayfun AKGÜNER, İdare Hukuku, Der Yayınları, İstanbul 2001.

    6. A.Şeref GÖZÜBÜYÜK, Yönetsel Yargı, Turhan Kitabevi, Ankara 2001.

    7. Metin GÜNDAY, İdare Hukuku, İmaj Yayıncılık, Ankara 2002.

    İDARE VE İDARE HUKUKU

    Kemal Gözler

     

    Bu kısımda, idare hukukuna giriş niteliğinde, önce idare hukukunun konusu olan idare kavramını, sonra idare hukukunun tanımını, sistemlerini, doğumunu, gelişimini, özelliklerini, kaynaklarını, uygulama alanını, diğer hukuk dallarıyla ilişkilerini, bölümlerini ve idare hukuku hâkim olan temel ilkeleri göreceğiz. Planımız şu şekilde olacaktır.



    Bölüm 1.- İdare Kavramı

    Bölüm 2.- İdare Hukuku (Tanımı, Sistemleri, Gelişimi, Özel-likleri, Kaynakları, Uygulama Alanı, Bölümleri ve İlkeleri)

     

     



    Bölüm 1
    İdare Kavramı[1]

     

     



     

    Bibliyografya.- André de Laubadère, Jean-Claude Venezia ve Yves Gaudemet, Traité de droit administratif, Paris, LGDJ, Onbeşinci Baskı, 1999, c.I, s.618-630; Hartmut Maurer, Droit administratif allemand, (Traduit par Michel Fromont), Paris, L.G.D.J., 1994, s.9-19; Gustave Peiser, Droit administratif, Paris, Dalloz, 1989, s.2-4; Jean-Marie Auby ve Robert Ducos-Ader, Droit public, Paris, Sirey, 1976, s.177-179; Georges Vlachos, Les principes généraux du droit administratif, Paris, Ellipses, 1993, s.14-35; Georges Dupuis ve Marie-José Guédon, Droit administratif, Paris, Armand Colin, 1993, s.10-16; Jean Rivero, Droit administratif, Paris, Dalloz, 1971, s.9-35; Jean-Pierre Dubois, Droit administratif, Paris, Eyrolles, 1992, s.7-31; Francis-Paul Bénoit, Le droit administratif français, Paris, Dalloz, 1968, s.27-52; Metin Günday, İdare Hukuku, Ankara, İmaj Yayıncılık, Beşinci Baskı, 2002, s.4-23; Mükbil Özyörük, İdare Hukuku Ders Notları, Ankara, 72 Teksir-Daktilo-Fotokopi, 1977, s.94-120; Sıddık Sami Onar, İdare Hukukunun Umumî Esasları, İstanbul, Hak Kitabevi, İsmail Akgün Matbaası, 1966, c.I, s.1-8; Lûtfi Duran, İdare Hukuku Ders Notları, İstanbul, İÜHF Yayınları, 1982, s.1-14; Hamza Eroğlu, İdare Hukuku, Ankara, Işın Yayıncılık, Tarihsiz, s.1-23; Şeref Gözübüyük ve Turgut Tan, İdare Hukuku, Ankara, Turhan Kitabevi, İkinci Baskı, 2001, c.1, s.3-13; A. Şeref Gözübüyük, Yönetim Hukuku, Ankara, Turhan Kitabevi, Onuncu Bası, 1999, s.467; İsmet Giritli, Pertev Bilgen ve Tayfun Akgüner, İdare Hukuku, İstanbul, Der Yayınları, 2001, s.3-14; Yıldızhan Yayla, İdare Hukuku, İstanbul, Filiz Kitabevi Yayınları, İkinci Baskı, 1990, s.18-128; Şükrü Karatepe, İdare Hukuku, İzmir, Üniversite Kitabevi, 1993, s.22-28.

    “İdare hukuku (droit administratif)”nun konusu “idare”dir. Peki ama “idare” nedir?

    İdare .- Genel anlamda “idare (yönetim, administration)”, belli bir amacın gerçekleştirilmesi için kurulan örgüt veya bu amaca ulaşmak için yürütülen planlı insan faaliyeti demektir[2]. Bu anlamda idare, hem örgütü, hem de bu örgütün faaliyetlerini ifade eder. İdare olgusu beşerî faaliyetin her alanında görülür. Açıkçası nerede belli bir amacın gerçekleşmesi için yapılan bir insan faaliyeti varsa, orada bir “idare” vardır.

    Kamu İdaresi-Özel İdare Ayrımı.- İdare olgusu, bir devlette görüldüğü gibi, özel hayatın her alanında, bir şirkette, bir vakıfta, bir dernekte, hatta bir apartmanda da görülür. İdare kavramı, hem kamu kesimi, hem de özel kesim için geçerlidir. Hemen belirtelim ki, idare hukukunun konusunu oluşturan “idare”, şirket, vakıf, dernek gibi özel idareler değil, devletin idaresi, yani kamu idaresidir. Bu nedenle “kamu idaresi (administration publique)” ile “özel idare (administration privée)”yi birbirinden ayırmak gerekir. Kamu idaresi ile özel idareler arasında şu farklılıklar vardır[3]:



    1.  Amaçları farklıdır. Kamu idaresinin amacı “kamu yararı”dır. Özel idarelerin amacı ise “özel yarar”, yani kâr elde etmektir.

    2.  Kamu idareleri, kamu yararı amacını gerçekleştirebilmek için, “kamu gücü (puissance publique)”yle donatılmışlardır. Oysa özel idareler, kamu gücüne sahip değildirler.

    3.  Kamu idareleri özel kişiler karşısında üstün konumdadırlar. Özel kişilerin rızaları hilafına onlar hakkında işlem yapabilirler. Oysa özel idareler ile özel kişiler arasında eşitlik ilkesi geçerlidir.

    4.  Kamu idaresinin kuruluşu ve çalışması kanunlarla düzenlenmiştir. Kamu idaresi alanında kanuna bağlılık ilkesi geçerlidir. Buna karşılık özel idarelerin kuruluş ve faaliyetlerinde kural olarak serbestlik ilkesi geçerlidir.

    İdare hukukunun konusunu “kamu idareleri”, yani “devlet idaresi” oluşturur. Bu nedenle idare hukukunun konusunu tespit ederken “özel idareleri” bir kenara atmak gerekir. Sonuç olarak idare hukukunun, aslında “kamu idaresi hukuku” olduğunu söyleyebiliriz. Ancak, dilde pratiklik bakımından, “kamu idaresi”ne kısaca “idare”, “kamu idaresi hukuku”na da doğrudan “idare hukuku” denmektedir.

    İdare hukukunun konusunun kamu idaresi olduğunu söylemiş bulunuyoruz. Ancak bunu söylemekle iş bitmiyor. Zira devlette de çeşitli organlar ve fonksiyonlar vardır. Anayasamıza göre, devlette yasama, yürütme ve yargı olmak üzere üç temel organ ve fonksiyon vardır. İdare hukukunun konusu olarak idareyi hem organ, hem de fonksiyon olarak yasamadan, yürütmeden ve yargıdan ayırmak gerekir. İşte burada bunu yapmaya çalışacağız.

    I. İdare Organı (Organik Anlamda İdare )

    “İdare organı”, devletin bir organıdır. Ama devlettin başka organları da vardır. İdare organı, devletin diğer organlarından nasıl ayrılır?



    1. İdare Organının Yasama Organından Ayrılması.- İdare organının yasama organından ayrılmasında bir mesele yoktur. Zira 1982 Anayasasına göre, yasama organı genel oyla seçilen 550 milletvekilinden oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisidir (m.75). Yani genel oyla seçilen 550 milletvekilinin oluşturduğu organ, “idare organı” değil, “yasama organı”dır.

    2. İdare Organının Yargı Organından Ayrılması.- İdare organının yargı organından ayrılmasında da bir mesele yoktur. Anayasamızın 9’uncu maddesine göre, “yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır”. Anayasamızın 138 ve 139’uncu maddeleri göz önünde tutularak bağımsız mahkemeler şöyle tanımlanabilir: Bağımsız mahkemeler, hiçbir organ, makam, merci veya kişi tarafından yargı yetkisini kullanırken kendilerine emir ve talimat verilemeyen, genelge gönderilemeyen, tavsiye ve telkinde bulunulamayan (m.138/2), kararları yasama ve yürütme organlarını bağlayan, kararları bu organlarca hiçbir surette değiştirilemeyen ve yerine getirilmesi geciktirilemeyen (m.138/4) görevlerinde bağımsız (m.138/1) ve teminatlı hâkimlerden (m.139) meydana gelen kuruluşlardır[4]. Yargı organı bu şekilde tanımlanırsa, onu idare organından ayırmak kolaydır. Zira, yargı organı bağımsız hakimlerden oluşur; idare ise, hiyerarşi veya vesayet denetimine tâbi kamu görevlilerinden oluşur.



    3. İdare Organının Yürütme Organından Ayrılması.- İdare organı, Anayasamızın 123 ilâ 137’nci maddelerinde düzenlenmiştir. Anayasamıza göre idare organı, “merkezî idare” ve “yerinden yönetim kuruluşları” olarak ikiye ayrılmaktadır (m.126). Merkezî idare de kendi içinde “başkent teşkilâtı” ve “taşra teşkilâtı” olarak ikiye ayrılmaktadır. Taşra teşkilâtı da Anayasaya göre, “illere, iller de diğer kademeli bölümlere” ayrılır. Yerinden yönetim kuruluşları ise yer yönünden ve hizmet yönünden olmak üzere iki çeşittir. “Yer yönünden yerinden yönetim kuruluşları”na Anayasamız “mahallî idareler” (m.127) demektedir. “Hizmet yönünden yerinden yönetim kuruluşları” olarak Anayasamızda, “yükseköğretim kuruluşları ve üst kuruluşları” (m.130-132), “radyo ve televizyon kuruluşları” (m.133), “Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu” (m.135) ve “kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları” (m.135) düzenlenmiştir. Biz idarî teşkilâtı aşağıda ayrıntılarıyla göreceğiz. Burada sadece şu soruya cevap arayacağız: İdare organı, yürütme organının diğer kısımlarından nasıl ayrılır?

    Anayasamıza göre idare organı, yürütme organının içinde yer almaktadır. Ancak idare, yürütme organının tamamı değil, sadece bir kısmını oluşturmaktadır. Anayasamız, “yürütme organı”nı üçüncü kısmının ikinci bölümünde dört başlık altında şu şekilde düzenlemiştir:

    İKİNCİ BÖLÜM: YÜRÜTME

    I. Cumhurbaşkanı (m.101-108)

    II. Bakanlar Kurulu (m.109-118)

    III. Olağanüstü Yönetim Usûlleri (m.119-122)

    IV. İdare (m.123-137)

    Anayasamızın planına göre, “idare”yi, yürütme organının diğer kesimlerinden ayırmak oldukça kolaydır. Anayasamıza göre, idare organı, yürütme organının Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu dışında kalan kısmıdır. Bakanlar Kurulu da başbakan ve bakanlardan oluşmaktadır. O hâlde idare organına, Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanların girmediğini söyleyebiliriz. Ancak bu gözlemden yola çıkarak Cumhurbaşkanının, Bakanlar Kurulunun, Başbakanın ve bakanların idareden tamamıyla ayrı organlar olduğunu iddia etmek mümkün değildir. Çünkü, Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlar birçok bakımından “idare” ile yakın ilişkiler içindedir ve yer yer idare kavramına dahildir. (bu ilişkilerin neler olduğu konusunda Gözler, İdare Hukuku Dersleri, op. cit., s.13-14’e bakınız). Şimdiye kadar ulaştığımız sonuçları özet olarak hatırlatalım:

    SONUÇLAR:

    1.   İdare hukukunun konusu olan idare, “özel idareler” değil, “kamu idaresi”dir. “Kamu idaresi” terimi yerine kısaca “idare” terimi kullanılır.

    2.   İdare, devletin bir organıdır. Ancak bu idare organı, devletin yasama ve yargı organlarının tamamıyla dışında kalır.

    3.   İdare, devletin yürütme organının bir parçasıdır.

    4.   Yürütme organının içinde yer alan, Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlar idare kavramına kural olarak dahil değildir. O hâlde, idare, yürütme organının Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlar dışında kalan kısmıdır.

    5.   Ancak, Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu, Başbakan ve Bakanlar, idare kavramıyla yakın ilişkiler içindedir.

    Şimdi devlet organları arasında idarenin yerini şematik olarak gösterelim:

    ŞEMA 1-1:                       Devlet Organları

    + Devlet Dışındaki

    Diğer Kamu Tüzel

    Kişileri

    (İl Özel İdaresi Belediye, Köy, Üniversite, KİT, TRT, Barolar, Meslek Kuruluşları, vs.)



     

     

     

    Yasama Organı

    Yargı Organı

    Yürütme Organı

     

     

     

     

    1. Cumhurbaşkanı

    2. Bakanlar Kurulu

    3. Başbakan
    4. Bakanlar


     İdare
     


     

     

     

     

     

     

    Yukarıdaki açıklamalara göre, idare organını, devletin yürütme organının Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlar dışında kalan kısmı olarak tanımlayabiliriz. Ancak, idare organı, devletin bu kısmından ibaret değildir. İdare organına, il özel idaresi, belediye, köy, üniversite, KİT, TRT gibi devlet dışındaki diğer kamu tüzel kişileri de dahildir. O halde organik anlamda idareyi veya kısaca idare organını şöyle tanımlayabiliriz:

    İDARE ORGANININ TANIMI: İdare organı, devletin yürütme organının Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlar dışında kalan kısmı ile devlet dışındaki diğer kamu tüzel kişileridir.



    İdare Organı

    =

    Devletin Yürütme Organının Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar Kurulu, Bakanlar Dışında Kalan Kısmı

    +

    Diğer Kamu

     Tüzel Kişileri



     

    II. İdarî Fonksiyon (Fonksiyonel Anlamda İdare )

    Bibliyografya.- Raymond Carré de Malberg, Contribution à la théorie générale de l’Etat, Paris, Sirey, 1920, c.I, s.268-284; De Laubadère, Venezia ve Gaudemet, op. cit., c.I, s.625-630; Auby ve Ducos-Ader, op. cit., s.176-178; Bénoit, op. cit., s.27-52; Rivero, op. cit., s.11-12; Gérard Timsit, Le role de la notion de fonction administrative en droit administratif français, Paris, LGDJ, 1963; Ergun Özbudun, Türk Anayasa Hukuku, Ankara, Yetkin Yayınları, Yedinci Baskı, 2002, s.172-175; Turan Güneş, Türk Pozitif Hukukunda Yürütme Organının Düzenleyici İşlemleri, Ankara, AÜSBF Yayınları, 1965, s.12-36; Burhan Kuzu, Anayasa Hukukumuzda Yürütme Organının Düzenleyici İşlem Yapma Yetkisi ve Güçlendirilmesi Eğilimi, İstanbul, Filiz Kitabevi, 1987, s.28-41; Günday, op. cit., s.9-16; Özyörük, op. cit., s.92-120; Duran, op. cit., s.6-10; Gözübüyük ve Tan, op. cit., c.I, s.8-13; Giritli, Bilgen ve Akgüner, op. cit., s.7-14; İl Han Özay, Günışığında Yönetim, İstanbul, Alfa Yayınları, 1994, s.363-374; Tahsin Bekir Balta, İdare Hukuku I: Genel Konular, AÜSBF Yayınları, 1970-1972, s.4; Yayla, op. cit., s.23-26; Karatepe, op. cit., s.22-26.

    Geleneksel olarak “devletin hukukî fonksiyonları ” üçe ayrılır: “Yasama fonksiyonu (fonction législative)”, “yürütme fonksiyonu (fonction exécu-tive)” ve “yargı fonksiyonu (fonction juridictionnelle)”. Çok genel olarak ve sırf bir başlangıç fikri vermek üzere, yasama fonksiyonuyla devletin kural koyduğunu, yürütme fonksiyonuyla devletin bu kuralları uyguladığını, yargı fonksiyonuyla da devletin bireyler arasında ve bireyler ile kendi arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkları çözdüğünü söyleyebiliriz. Ancak bu üç fonksiyonun birbirinden tam ve kesin çizgilerle ayrılması oldukça zordur. Bu konuda maddî ve organik olmak üzere iki değişik kriter önerilmiştir. Biz burada sadece doğru olan organik kritere göre bu fonksiyonların birbirinden ayrılmasını göreceğiz. Maddî kriterin açıklanması ve eleştirilmesi için İdare Hukuku Dersleri isimli kitabımıza bakınız (op. cit., s.16-18).

    Raymond Carré de Malberg (“Remon Kare dö Malberg” okunur) tarafından savunulmuş olan ve “şeklî kriter” de denen “organik kriter”e göre, devlet fonksiyonları, bu fonksiyonları ifa eden organa ve bu fonksiyonların yapılış şekillerine göre birbirinden ayrılmaktadır. Bu ayrımda işlemin niteliği, yani onun genel soyut, bireysel olmasının bir önemi yoktur. Bu kritere göre, devletin üç çeşit organı tarafından, bu organlardan her birine özgü şekil ve usûllerle yerine getirilen işlemler, o organın fonksiyonunu oluşturur. Buna göre, yasama organının kendine has biçimde yerine getirdiği işlemler yasama fonksiyonunu, idarenin kendine has usûllerle yerine getirdiği işlemler de idarî fonksiyonu, keza yargı organlarının kendisine has usûllerle yerine getirdiği işlemler de yargı fonksiyonunu oluşturur[5]. Organik kriteri kullanarak idarî fonksiyonu yasama ve yargı fonksiyonlarından kolayca ayırabiliriz.

    1. İdarî Fonksiyonun Yasama Fonksiyonundan Ayrılması.-Yasama organından çıkan işlemler yasama fonksiyonunu, idare organından çıkan işlemler ise idarî fonksiyonunu oluşturur. Buna göre, idare organından çıkan bir işlem, maddî açıdan yasama işlemine benzese, yani genel, soyut, objektif ve kişilik-dışı olsa bile, bu işlem bir yasama işlemi değil, bir idarî işlemdir. Çünkü, böyle bir işlem, idare organından çıkmaktadır. Örneğin, tüzük, yönetmelik gibi “idarenin düzenleyici işlemleri” genel, soyut, objektif, kişilik-dışı işlemlerdir, yani içerikleri itibarıyla, yasama işlemlerine benzerler; ama idare organından çıktıklarına göre organik açıdan bir idare işlemidirler ve idarî fonksiyona dahildirler.

    2. İdarî Fonksiyonun Yargı Fonksiyonundan Ayrılması.- Organik (şeklî) ölçüte göre yargı fonksiyonu, yargı organlarının, yani mahkemelerin her türlü faaliyetinden oluşmaktadır. Organik kriter, idarî fonksiyonu, yasama ve yargı fonksiyonlarından ayırt etmek için elverişli bir ölçüttür; ama mahkemelerin her türlü faaliyetlerini yargı fonksiyonu kapsamına dahil ettiği için gereğinden fazla geniştir. Zira mahkemelerin yazı işlerine ve idarî personeline ilişkin işlemleri yargısal değil, idarî niteliktedir[6]. O hâlde maddî kriteri de devreye sokmak gerekmektedir. Buna göre yargı fonksiyonu, yargı organlarından çıkan ve hukukî uyuşmazlıkları ve hukuka aykırılık iddialarını karara bağlama fonksiyonu olarak tanımlamak uygun olur. Bu tanıma göre, yasama fonksiyonu şu iki unsur ile tanımlanmaktadır:



    a) Organik Unsur: Yargı Organından Çıkma.- Yargı organından çıkmayan bir eylem veya işlem, maddî bakımdan yargı işlemine benzese bile, yani bir hukukî uyuşmazlık hakkında verilse, “iddia-tespit-müeyyide” aşamalarını içerse bile, hiçbir zaman bir “yargı işlemi” olamaz. Örneğin idarî makamlar tarafından verilen disiplin cezaları yargı fonksiyonuna maddî bakımından benzerler; ama idarî makamdan çıktıkları için yargı işlemi olamazlar.

    b) Maddî Unsur: Hukukî Uyuşmazlıkları Çözme.- Yargı organlarının hukukî uyuşmazlıkları ve hukuka aykırılık iddialarına ilişkin olmayan işlemleri yargı fonksiyonunun değil, idarî fonksiyonun kapsamındadırlar. Örneğin yargı organlarının idarî personeline, yazı işlerine, bazı durumlarda hakimlerin disiplinine, yargı organının iç çalışma düzenine, hakimlerin notlandırılmasına ilişkin işlemler yargısal nitelikte değil, idarî niteliktedir.

    3. İdarî Fonksiyonun Hükûmet Fonksiyonundan Ayrılması.- Yürütme fonksiyonu, devletin yasama ve yargı fonksiyonu dışında kalan faaliyetlerini kapsar. Ancak yürütme fonksiyonu, “idarî fonksiyon (fonction administrative)” ve “hükûmet fonksiyonu (fonction gouvernementale)” olmak üzere iki kısımdan oluşur. Yürütme fonksiyonunun, “idarî fonksiyon” olan kısmı ile “hükûmet fonksiyonu” olan kısmını birbirinden ayırmak gerekir. Zira “idarî fonksiyon”, idare hukukunun; “hükûmet fonksiyonu” ise anayasa hukukunun inceleme konusuna girer.

    Şu işlemlerin, idarî fonksiyona değil, “hükûmet fonksiyonu”na dahil olduğunu söyleyebiliriz:



    a) Cumhurbaşkanının seçilmesi, Bakanlar Kurulunun oluşturulması, Başbakanın Cumhurbaşkanı tarafından atanması, bakanların Başbakanın önerisi üzerine Cumhurbaşkanı tarafından atanması ve görevlerinden alınması işlemleri idarî nitelikte değil, siyasî niteliktedir. Bunlar idarî fonksiyona değil, hükûmet fonksiyonuna dahil işlemlerdir. Bunların incelenmesi de idare hukukunun değil, anayasa hukukunun alanına girer. Keza, bu tür işlemler birer idarî işlem olmadıklarına göre, bunların idarî yargı organları tarafından yargısal denetimleri de mümkün değildir.

    b) Yürütme organının yasama organı ile olan ilişkileri idarî fonksiyonun kapsamına girmez. Buna göre yürütme organının, kanunların hazırlanması ve yayınlanması sürecinde yaptığı işlemler (mesela Bakanlar Kurulunun kanun tasarısı hazırlaması, Cumhurbaşkanının kanunların yayınlanması veya geri göndermesi) idarî fonksiyon niteliğinde değil, hükûmet fonksiyonu niteliğinde olan işlemlerdir. Keza Meclisin seçimlerinin Cumhurbaşkanı tarafından yenilenmesi kararı da idarî fonksiyon alanında bulunmaz. Bunların incelenmesi de idare hukukunun değil, anayasa hukukunun alanına girer. Bu tür işlemler, bir idarî işlem olmadıklarına göre idarî yargının denetimi dışında kalır.

    c) Yürütme organının yargı organıyla olan ilişkileri (örneğin Cumhurbaşkanının Anayasa Mahkemesinde iptal davası açması) idarî fonksiyon niteliğinde değildir. Bunların incelenmesi de idare hukukunun değil, anayasa hukukunun konusuna girer.

    d) Yürütme organının başka devletlerle olan ilişkileri idarî nitelikte değildir. Diğer bir ifadeyle, devletin diplomatik faaliyeti, “idarî fonksiyon” değil, “hükûmet fonksiyonu” kapsamına girer. Dolayısıyla bu tür faaliyetlerin incelenmesi idare hukukunun değil, uluslararası hukukun konusuna dahildir. Bu tür işlemler de idarî yargı organları tarafından denetlenemez.

    SONUÇLAR:

    1. İdarî fonksiyon, yasama ve yargı fonksiyonlarının dışında kalan bir devlet fonksiyonudur.

    2. İdarî fonksiyon, esasen, yürütme organının bir fonksiyonudur. Ancak, yürütme organının şu fonksiyonları idarî fonksiyonun dışında kalır (Bunlar “hükûmet fonksiyonu”na dahildirler):

    a) Cumhurbaşkanının seçilmesi, Bakanlar Kurulunun kurulması, Başbakanın atanması, bakanların seçilmesi ve görevlerinden alınması.

    b) Yürütme organının yasama organıyla olan ilişkileri.

    c) Yürütme organının yargı organıyla olan ilişkileri.

    d) Yürütme organının başka devletlerle olan ilişkileri.



    İDARÎ FONKSİYONUN TANIMI: İdarî fonksiyon, yürütme organının bir fonksiyonudur. Ancak, yürütme organının yasama ve yargı organları ve yabancı devletler ile ilişkileri çerçevesinde yaptığı işlemler ve keza Cumhurbaşkanının seçilmesi, Bakanlar Kurulunun oluşturulması, Başbakanın atanması ve bakanların atanması ve azli işlemleri idarî fonksiyonun dışında kalır.

    Bu sonucu şu şekilde formülleştirebiliriz:

    İdarî Fonksiyon = Yürütme Organının Fonksiyonu - Hükûmet Fonksiyonu

     


    ŞEMA 1-2:                         Devletin Hukukî Fonksiyonları

     

     

     

    Yasama Fonksiyonu

    Yargı Fonksiyonu

     Yürütme Fonksiyonu

     

     Hükûmet Fonksiyonu
    1. Cumhurbaşkanının seçilmesi, Bakanlar Kurulunun kurulması,
     Başbakanın atanması, bakanlar atanması ve azli


    2. Yürütme organının yasama organıyla ilişkileri

    3. Yürütme organının yargı organıyla ilişkileri

    4. Yürütme organının başka devletlerle ilişkileri.

     İdarî Fonksiyon
     (Yürütme fonksiyonunun

     geri kalan kısmı)



     

     

     

     

    İdarî Fonksiyona Ek.- İdarî fonksiyon, yukarıdaki gibi devletin yasama ve yargı fonksiyonu ile yürütme organının siyasî fonksiyonu dışında kalan fonksiyonu olarak tanımlanabilir. Ancak idarî fonksiyon, devletin bu fonksiyonundan ibaret değildir. Zira, aşağıda göreceğimiz gibi devlet dışında, il özel idaresi, belediye, köy, üniversiteler, TRT, KİT’ler gibi kamu tüzel kişileri vardır. Bunların fonksiyonu da idarî fonksiyon kapsamındadır. O hâlde, idarî fonksiyon daha geniş olarak şu şekilde tanımlanabilir:

    İDARÎ FONKSİYON, devletin yasama ve yargı fonksiyonu ile yürütme organının siyasî fonksiyonu dışında kalan fonksiyonu ve devlet dışındaki diğer kamu tüzel kişilerinin fonksiyonudur.



    İdarî Fonksiyon

    =

    Devletin Yürütme Organının

    Siyasî Olmayan Fonksiyonu

    +

    Diğer Kamu Tüzel
    Kişilerinin Fonksiyonu


     

    Söz idarî fonksiyondan açılmışken, idarî fonksiyonun özelliklerini görelim.

    İdarî Fonksiyonun Özellikleri[7]

    1. İdarî fonksiyonun amacı kamu yararını gerçekleştirmektir.

    2. İdarî fonksiyonun konusu, kamu hizmetleridir.

    3. İdarî fonksiyon, idarî işlemlerle yürütülür.

    4. İdarî fonksiyon, kamu gücü kullanılarak yerine getirilir.

    5. İdarî fonksiyon, süreklidir.

    6. İdarî fonksiyon kendiliğinden harekete geçer.

    7. İdarî fonksiyon bireylerle doğrudan doğruya ilgilidir.

    İdarî fonksiyonun devletin diğer fonksiyonlarından ayrımı ve yukarıdaki özellikleri göz önünde bulundurularak idarî fonksiyon şu şekilde tanımlanabilir:

    İDARÎ FONKSİYON, devletin yasama ve yargı fonksiyonu ile yürütme organının siyasî fonksiyonu dışında kalan toplumun günlük yaşamını sürdürmek, dolayısıyla kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla devlet ve diğer kamu tüzel kişileri tarafından yürütülen fonksiyonudur.  n


    Bölüm 2
    İdare hukuku
    (Tanımı, Sistemleri, Gelişimi, Özellikleri, Kaynakları,
    Uygulama Alanı, Bölümleri ve İlkeleri)
    [1]

    Kemal Gözler
     

     
    Bibliyografya.- Georges Vedel  ve Pierre Delvolvé, Droit administratif, Paris, PUF, 1992, c.I, s.77-93; René Chapus, Droit administratif général, Paris, Montchrestien, Onbeşinci Baskı, 2001, c.I, s.1-12; André de Laubadère, Jean-Claude Venezia ve Yves Gaudemet, Traité de droit administratif, Paris, LGDJ, Onbeşinci Baskı, 1999, c.I, s.13-54; Peiser, op. cit., s.1-14; Auby ve Ducos-Ader, op. cit., s.179-180; Francis-Paul Bénoit, Le droit administratif français, Paris, Dalloz, 1968, s.53-84; Vlachos, op. cit., s.42-51; Jean-Michel de Forges, Droit administratif, Paris, PUF, 1991, s.9-14; Rivero, op. cit., s.14-35; Maurer, op. cit., s.25-59; Onar, op. cit., c.I, s.101-122; Özyörük, op. cit., s.1222-146; Balta, op. cit., s.26-32, 82-97; 140-192; Duran, op. cit., s.15-44; Eroğlu, op. cit., s.11-29; Gözübüyük ve Tan, op. cit., c.I, s.13-27; Gözübüyük, Yönetim Hukuku, op.cit., s.12-30; Günday, op. cit., s.24-33; Giritli, Bilgen ve Akgüner, op. cit., s.14-36.

    Bu bölümde idare hukukunun tanımını, sistemlerini, doğumunu, özelliklerini, kaynaklarını, uygulama alanını, bölümlerini ve ilkelerini göreceğiz.
      1   2   3   4






        Ana sayfa


    İdare ve idare hukuku

    Indir 146.57 Kb.