bilgiz.org

Hava nakliyatini kolaylaştirma komitesi (hankok)

  • Taslak Gündemin Kabulü
  • Önceki Toplantı Kararlarının Son Durumu
  • Komite Başkanının Raporu
  • Kargo, Temsil ve Gözetim
  • Güvenlik/Kolaylıklar Konuları
  • Terminal İşletmeciliği / Yer Hizmetleri Konuları
  • Diğer Hususlar
  • (Karar.3) Bir sonraki toplantı yeri ve zamanı



  • Tarih27.12.2017
    Büyüklüğü72.86 Kb.

    Indir 72.86 Kb.

    HAVA NAKLİYATINI KOLAYLAŞTIRMA KOMİTESİ (HANKOK)

    135. TOPLANTI RAPORU
    Hava Nakliyatını Kolaylaştırma Komitesinin (HANKOK) 135. toplantısı, Sivil Havacılık Genel Müdür Yardımcısının Başkanlığında; ilgili kurum ve kuruluş yetkililerinin katılımıyla 11 Mayıs 2007 tarihinde Milas-Bodrum Havalimanı’nda gerçekleştirilmiş olup, toplantı katılım listesi EK-1’de sunulmuştur.
    Başkan tarafından yapılan açılış konuşmasında toplantıya ev sahipliği yapan DHMİ Genel Müdürlüğü yetkililerine ve sponsor kuruluşa teşekkür edilerek, DHMİ Genel Müdür Yardımcısına söz verilmiştir.
    DHMİ Genel Müdür Yardımcısı tarafından, HANKOK’un değerli üyelerini ağırlamaktan mutluluk duyulduğu ifade edilerek, İzmir Adnan Menderes Havalimanı İç Hatlar Terminalinin açıldığı bilgisi verilmiş ve toplantının verimli geçmesi temennisinde bulunulmuştur.
    Başkan tarafından toplantı sürecinde kurum ve kuruluşlar tarafından görüşülmesi istenilen konuların gündeme getirilmesi talep edilmiştir. GÖZEN Havacılık temsilcisi tarafından Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün kurumlara verdiği eğitim yetkisi konusunun ele alınması, THY temsilcisi tarafından da pasaport kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanunun gündeme getirilmesi istenmiştir.
    Başkan tarafından aşağıda belirtilen konuları içeren gündem maddelerinin görüşülmesiyle toplantıya devam edilmiştir.


    1. Taslak Gündemin Kabulü: Toplantı taslak gündem maddeleri Komite üyelerinin bilgisine sunulmuş olup, katılımcılar tarafından aynen kabul edilmiştir.



    1. Bir Önceki Toplantı Sonuç Raporunun Kabulü ve Değerlendirilmesi: 22 Şubat 2007 tarihinde Esenboğa Havalimanında yapılan ve Dok–2 olarak tüm katılımcılara gönderilmiş olan 134. HANKOK toplantı Taslak raporu görüşülmüş ve aynen kabul edilmiştir.




    1. Önceki Toplantı Kararlarının Son Durumu: Başkan tarafından, 134. HANKOK toplantısında alınan kararları içeren ve katılımcılara Dok–3 olarak gönderilmiş olan tablo hakkında değerlendirme yapılmıştır. SHGM olarak Dok-3’te yer alan kararların takip edildiği, ilgili kurum ve kuruluşlarla gerekli irtibatın sağlandığı belirtilmiştir.




    1. Komite Başkanının Raporu: Komite Başkanı tarafından bir önceki toplantıdan bu toplantıya kadar geçen sürede Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünce yapılan faaliyetler hakkında bilgi sunulmuştur. 8 Mayıs 2007 tarihinde MSHGK toplanmasının istendiği ancak, kurul toplantısının önümüzdeki dönemde gerçekleştirileceği, bu konudaki çalışmaların tamamlanması ile bir sonraki 136.HANKOK toplantısında açıklama yapılacağı belirtilmiştir. ICAO standartlarını içeren Annex’ler temelinde Mayıs ayı sonunda ICAO tarafından ülkemizde gerçekleştirilecek denetim öncesindeki hazırlıklara dikkat çekilmiştir. ICAO tarafından yapılacak denetleme kapsamında ülkemizin 18 Annex’in 16’sından denetime gireceği ifade edilmiştir. Bu nedenle, Genel Müdürlükçe gerçekleştirilen çalışmalarda havalimanlarımızdaki denetimlere ağırlık verildiğinden bahsedilmiştir.




    1. Kargo, Temsil ve Gözetim: Komite Başkanı tarafından bu konuda katılımcılara söz verilmiştir.

    Bu konuda söz alan UTİKAD Başkanı tarafından, kargo acentalarının Ankara Esenboğa Havalimanında yeni yerleşim yerleri hakkında yapılan toplantı dile getirilerek, yeni yer tespitinde görüşlerinin olumlu olduğu ifade edilmiştir. Konuşmasının devamında Atatürk Havalimanında gerçekleştirilen yeni bir uygulamadan bahsedilmiştir. Kargo tesislerinin giriş bölümünde terminal giriş kartı uygulamasına geçildiği ve DHMİ Genel Müdürlüğünden kiralanmış işyeri olanların kontratlarını beyan etmeleri neticesinde kendilerine terminal kartı verildiği ifade edilmiştir. Ancak, işyeri kontratı olanların haricinde kargo acentası bünyesinde görevlerini yerine getirenlere de terminal kartı verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Diğer bir konu olarak da Atatürk Havalimanı’ndaki kargo antrepoları ile ilgili herhangi bir gelişmenin olup olmadığı konusunda bilgilendirme talebinde bulunulmuştur.


    GÖZEN Havacılık temsilcisi tarafından, değerli kargoların havalimanlarında taşınması ele alınmıştır. Atatürk havalimanı ile diğer havalimanlarında ruhsatsız olarak değerli kargo taşımacılığı yapanların kargoları şehir içinden alıp, apronda uçak altına kadar getirip yükleyebildiği veya tam tersi işlemin rahatlıkla yapılabildiği ifade edilmiştir. Havalimanı dışındaki güvenlik şirketleri tarafından sigorta şirketlerinin değerli kargoları şehir içinde alıp uçağa kadar yüklenmesi hususunda sigorta işleminin bir bütün olarak ele alınması gerektiğinin dile getirildiği belirtilmiştir. Konunun bu yönüyle araştırıldığında böyle bir zorunluluğun olmadığına vurgu yapılmış ve değerli kargonun taşınmasının apron sahasında ruhsat alan kuruluşlar tarafından yapılması gerektiği ifade edilmiştir.
    Havayolları Kargo Konseyi Başkan Yardımcısı tarafından, GÖZEN Havacılık temsilcisinin konuşması ile ilgili olarak Atatürk Havalimanında değerli kargo taşıma işinin HAVAŞ ve ÇELEBİ şirketlerince yapıldığı belirtilmiştir. Değerli kargoları altın, mücevharat ve banknotlar olarak iki grupta değerlendirilmesi gerektiği, uçak altına kadar getirilen maddelerin sadece banknotlar olduğu ve bunların zırhlı araçlar ile uçak altına getirildiğinden bahsedilmiştir. Apronda 2 adet şirketin zırhlı aracının olduğu, DHMİ Genel Müdürlüğünden aldıkları izinle banknotları uçak altına getirip götürme işlemlerinin yapıldığı ifade edilmiştir. Zırhlı araçlarla uçak altına bu şekilde götürmenin güvenli olduğu dikkate alındığında, havayolları olarak bu çalışma şeklinin değiştirilmemesi düşüncesine sahip oldukları belirtilmiştir. Ayrıca, kargo faaliyetleri ile ilgili Atatürk Havalimanındaki son gelişmeler hakkında ilgililerden bilgi talebinde bulunulmuştur.
    THY A.O Tehlikeli Maddeler Özel Kargolar temsilcisi tarafından konuya ilave yapmak istediğini belirtilmiş ve değerli kargo taşımasının uçaklara sadece HAVAŞ ve ÇELEBİ şirketlerince yapılmadığı, DHMİ Genel Müdürlüğünden aldıkları izinle ve yapılan anlaşmalar çerçevesinde başka firmaların da değerli kargoları uçak altından alıp götürebildiklerinden bahsedilmiştir. Bunların yanı sıra değerli Kargo Talimatını hazırlayıp, sundukları ifade edilmiştir.
    UTİKAD İzmir Bölge temsilcisi tarafından, geçen toplantıda tehlikeli maddelerin havayolu ile taşınması ile ilgili bir sunumda bulunulduğu ve bu sunumun özet olarak içeriğinde tehlikeli maddelerin havayolu ile taşınmasında sorumluluğun göndericiden başlatılması taleplerinden bahsedilmiştir. Bu durumun gelişen ülkelerde de böyle olduğuna dikkat çekilmiştir. İzmir’de HÜRKUŞ’la yapılacak olan seminere bir firma elemanının buraya gönderilmesinin ve ihracatçının da ilgilenmesinin yararlı olacağı ifade edilmiştir. Hazırlanmakta olan SHY-18 Yönetmeliğine de gönderici sorumluluğunun eklenmesinde yarar gördükleri ifade edilmiştir.
    Başkan tarafından konu hakkında genel bir değerlendirme yapılmıştır. Tehlikeli maddelerin taşınması konusunda yazılı önerilerin Genel Müdürlüğe ulaştığı ve bunların SHY-18 Yönetmeliği çalışmalarına katkı sağladığı belirtilmiştir. Mevzuat sürecinin uzun olduğu ancak önümüzdeki dönemde bitirilmesinin arzu edildiğinden bahsedilmiştir. Daha sonra konu ile ilgili Mülkü İdare Amirlerine söz verilmiştir.

    Atatürk Havalimanı MİA tarafından, değerli kargoların taşınması konusunda, kapıdan kapıya uygulamada yurt dışındaki sigorta şirketlerine yaptırıldığı, ülkemizde değerli eşyaların uçak altından ilgili yerlere ulaşıncaya kadar sigorta edilmedikleri ve sigorta şirketlerinin sigorta kapsamının dışına çıkıldığında sorumluluk almadıkları ifade edilmiştir. Değerli kargoların taşınmasında MSHGP’da da açıklayıcı bir bilgi bulunmadığından bahsedilmiştir. Bu konuda çalışmaların devam ettiği, kapıdan kapıya değerli eşyaların taşınmasında güvenlik zafiyeti olduğu ifade edilmiştir. Güvenlik Komisyonunda alınan karar gereğince değerli eşyaların havalimanı girişinde kontrol altına alındığı, onaylı kuruluşlarca uygulamanın gerçekleştirildiğinden bahsedilmiştir.


    Sabiha Gökçen Havalimanı MİA tarafından, MSHGP’nın 17. toplantısında alınan karardan bahsedilmiştir. Kuryelerin araç ile uçak altına gönderilmemesi kararının yapılan uygulama ile çelişeceğine dikkat çekilmiştir.
    AOC Başkanı tarafından, değerli kargolar konusunun Atatürk Havalimanı için baz alındığı ifade edilerek, Atatürk Havalimanı’nda yapılan uygulamalardan bahsedilmiştir. Gelen zırhlı aracın aprona girmediği, apronda bekleyen DHMİ Genel Müdürlüğünden izin almış zırhlı araçların mevcut olduğu, değerli kargonun banknot olduğu ve malzemelerin x-ray’den geçirildikten sonra zırhlı araca yüklenerek uçak altına getirildiği ifade edilerek işaret edilen güvenlik zafiyetinin bu grupta olmadığı belirtilmiştir. Banknotların dışında olan grupta sorun olduğu, değerli kargoların ise antrepoların kasalarına girdikten sonra uçak altına götürüldüğünden bahsedilmiştir.
    Atatürk Havalimanı MİA tarafından şu andaki uygulamanın bu şekilde olduğu, ancak araçların aprona direk girmesine karşı oldukları ifade edilmiştir.
    Atatürk Havalimanı Başmüdürü tarafından, havalimanın kargo terminalinde yaşanan yangında, zırhlı araçlar yüzünden zaten dar olan A kapı girişinden itfaiyenin zor girip çıktığı, içeride bekleyen araç sayısı arttığında acil durumlarda sıkıntı yaşanacağı ifade edilmiştir.
    DHMİ Genel Müdür Yardımcısı tarafından UTİKAD’ın öne sürdüğü kargo acentalarının Esenboğa’daki yerleri konusuna değinilmiştir. Bu konuda çalışmaların yapıldığı ve Esenboğa’da yer alan tamir atölyesi binasının bu amaca uygun olacağı hususunda fikir birliğine varıldığı ifade edilmiştir. Binada 17 adet şirket için yer olduğu, bölümlere ayrılmasının mümkün olabileceği belirtilmiştir. Ancak yapılan fizibilite çalışmalarında çok büyük rakamlar gerektirdiği ve bu değerin 17 Kargo şirketince paylaşılması gerektiği vurgulanmıştır. Genel Müdürlüğün kendi kaynakları ile gerçekleştirilmesi durumunda söz konusu projenin ilgili merciler tarafından kabul edilip, edilmeyeceğinin de dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
    Konuşmasının devamında Atatürk Havalimanında sadece DHMİ kontratı olan şirketlerin kargo terminaline giriş izni verilmesi konusuna değinilmiştir. Güvenlik Komisyonunun aldığı karar gereğince yapılan bir işlem olduğu, bu uygulamanın HANKOK’un konusu olmadığı belirtilmiştir. Atatürk Havalimanına kargo terminali kazandırılması konusunda gelişme olduğu ancak, hemen gerçekleşemeyeceği belirtilmiştir. Şirketlerin tahsis prosedürünü yerine getirmeleri kaydıyla şirketlerin taleplerinin yerine getirilebileceği belirtilmiştir. Bunların yanında, değerli kargoların taşınması konusunda Atatürk MİA açıklamaları doğrultusunda görüşlerinin mevcut olduğu açıklanmıştır. Havalimanı Güvenlik Komisyonunda uygun görülmesi ve havaalanlarında park sahalarında ne şekilde araç kullanacağı konusunda eğitim alınmış olunması kaydıyla, zırhlı araçların havaalanı giriş kapısından uçak altına kadar bu hizmeti verebilecekleri konusunda Havalimanı Mülki İdare Amirleri ile aynı fikirde oldukları beyan edilmiştir.

    UTİKAD Başkanı tarafından, DHMİ Genel Müdürünün açıklamasının Atatürk Havalimanına kargo kompleksi yapılması konusunda mı olduğu yada yeni bir antrepo mu için yapıldığı sorusu yöneltilmiştir. Atatürk Havalimanındaki yangının üzerinden yaklaşık bir yıl geçtiği, sıkıntılarının devam ettiğine dikkat çekilerek, bu konuda bir mesafe alınması gerektiğinden bahsedilmiştir. Atatürk Havalimanında terminal kartı verilmesi hususunu HANKOK gündemine taşımaları nedeninin ise HALİNKOK çözüme kavuşturulamamış olmasından kaynaklandığı belirtilmiştir. IATA belgeli 120’nin üzerindeki kargo acentelerinin hepsinin sivil havacılık otoritesinden yetki belgesi aldığını ifade etmiştir. Ancak bu kuruluşlara terminal kartı verilebilmesi için DHMİ’ den büro kiralanması ve kira kontratının gösterilmesi istendiği, Atatürk Havalimanındaki kaosun önlenmesi ve önüne gelenin havalimanına girmesinin engellenmesi gerektiği dile getirilmiştir.


    Konuşmasının devamında, Esenboğa Havalimanı’na kargo faaliyetleri için yeni kargo mahallinin yapılması konusunda değerlendirmelerde bulunulmuştur. Yirmi beşin üzerinde büro sayısı ile Esenboğa Havalimanına yakışır bir kargo tesisine kavuşulacak olmanın sevindirici bir unsur olduğu ve kira bedellerinin kendilerince ödeneceği ancak kaynak temini konusunun kuruluşlarınca üzüntüyle karşılandığı ifade edilmiştir.
    Atatürk Havalimanı MİA tarafından, birçok firma tarafından terminal kartı istendiği vurgulanarak, sözleşmesinin kimle yapıldığının istendiği ifade edilmiştir. Büro konusunda bilgilerinin olmadığı, MİA’ye müracaat edilmesi halinde çözüme kavuşturulabileceği belirtilmiştir.
    Başkan tarafından konunun HALİNKOK’ta ele alınması gerektiği ve çözüme ulaştırılamadığı takdirde tekrar HANKOK Toplantılarında görüşülebileceği bu konuda başmüdürlükle birlikte çalışılması gerektiği ifade edilmiştir.
    UTİKAD İzmir Bölge temsilcisi tarafından, değerli kargolar kapsamında Merkez Bankasına para taşımasını kendileri tarafından gerçekleştirildiği ifade edilmiştir. Bu işlemleri gerçekleştirirken, Mülki İdare Amirliğine ne zaman taşınacağının haber verildiği belirtilmiştir. Değerli kargonun sadece banknot olarak değil, banknotlar ve dikkat çeken hacimli kargolar olarak ele alınmasında fayda olduğu ifade edilmiştir. Diğer yükte hafif değerde pahalı değerli kargoların kapsamının geniş olduğu açıklanmıştır. Gizlilik faktörü öne alınarak mevcut olan taşıma sisteminin devam ettirilmesinin uygun görüldüğü belirtilmiştir.
    Başkan tarafından değerli kargoların taşınması konusunda mevzuat çalışmalarının devam ettiği belirtilmiş ve ilgili kurum ve kuruluşlarca yazılı taslakların gönderilmesi ile görüşlerin hazırlanan yönetmeliğe dahil edileceği ifade edilmiştir. (Karar.1) Altın, mücevherat gibi değerli kargoyu banknotlardan ayrı tutmak gerektiği ifade edilerek ikiye ayrılması istenmiştir. Değerli kargo hakkında yapılacak uygulamaların havaalanı güvenlik komisyonlarında da görüşülmesi gerektiği dile getirilmiştir.
    TAV-İzmir Genel Müdürü tarafından, HANKOK toplantılarını yolcuya ve kargoya yönelik olarak ikiye bölünmesi önerisinde bulunulmuştur. Başkan tarafından bu öneri değerlendirilmiş ve bir bütün olarak ele alınmasının daha uygun olduğu ifade edilmiştir. Toplantıda sunulan görüşlerin değişik kurum ve kuruluşların bilgilendirilmesini sağlandığı belirtilerek, hızlı ve pratik önerilerle toplantı planlanması yapılmasının yararlı olacağı ifade edilmiştir.


    1. Güvenlik/Kolaylıklar Konuları: Komite Başkanı tarafından, konu hakkında katılımcılara

    söz verilmiştir.
    GÖZEN Havacılık Genel Müdür Yardımcısı tarafından, İçişleri Bakanlığı’nca havalimanında güvenlik konusunda 5188 sayılı yasa gereği ruhsatlı şirketlerin EADUK eğitimi alarak yetkilendirilmelerinin yeterli olduğu ifade edilmiştir. Atatürk Havalimanında 5188 sayılı yasaya göre çalışan 11 adet şirketin mevcut olduğu vurgulanmıştır. EADUK eğitiminin havalimanı apron kartlarının bir gerekliliği olduğu ifade edilmiştir. SHY-22 kapsamında yetkilendirme yapılması için standardın netleşmesi gerekliliğine inanıldığı belirtilmiştir. Bu konuda Emniyet ve DHMİ Genel Müdürlüklerine yazılar gönderildiği ifade edilmiştir.
    Komite Başkanı tarafından 5188 sayılı yasanın kapsamında yapılan değerlendirmede; bu konu ile ilgili olarak Emniyet Genel Müdürlüğü’nden alınan birkaç yazıda, SHY-22’ ye gerek olmadan 5188’e göre yetkilendirilen kuruluşların havaalanında hava tarafında operasyon yapmaları yeterlidir diye bir ifade taşıyan bir yazının da alınmadığı belirtilmiştir. Bakanlığımız tarafından yazılan bir yazıda 5188 sayılı yasanın tamamen güvenlik önlemlerini içerdiği, ancak tüm Türkiye’de uygulanması gerektiği, havaalanlarında da 5188 göre yetkilendirmenin yapılmasının engellenmeyeceğinin iletildiği belirtilmiştir. Söz konusu yazının devamında SHY-22’ye göre yetkili kuruluşlarımızdan 5188 sayılı yasaya göre de yetki almalarının talep etmemiz halinde Emniyet Genel Müdürlüğü’nün bu anlamda endişelerinin ortadan kalkacağı, ancak Havaalanlarında kesinlikle SHY-22’ye göre de yetkilendirme yapılması gerektiğinin Emniyet Genel Müdürlüğü’ne iletildiği açıklanmıştır.
    Bakanlığımızın bu yazılı görüşünün akabinde Emniyet Genel Müdürlüğünce tereddüde düşüldüğü, SHY-22 ve 5188 sayılı yasaya göre yapılacak uygulamalar için Emniyet Genel Müdürlüğü’nce Hukuk Müşavirliklerinin görüşünün beklenildiği ifade edilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü’nden katılım olmadığı için güncel bir bilgi alma şansının olmadığı vurgulanmıştır. DHMİ Genel Müdürlüğüne yazdığımız yazıda ise havaalanlarındaki yetkisiz kuruluşların faaliyetlerinin engellenmesinin istendiği, DHMİ Genel Müdürlüğünden alınan yazıda konu ile ilgili olarak tüm havaalanlarına bilgi verildiği katılımcılarla paylaşılmıştır.
    Emniyet Genel Müdürlüğü ile yapılan son görüşmelerde 5188’in uygulanmasında ısrarlı oldukları, ilave olarak SHY-22’ nin de uygulanmasından rahatsız olmayacaklarının ifade edildiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, 5188 sayılı yasa ve SHY-22 Yönetmeliği konusundaki uygulamaların bir an önce netliğe kavuşması gerektiğinden bahsedilerek, Bakanlığımızca Emniyet Genel Müdürlüğü’ne gönderilen yazıya cevap verilmesi yönünde hatırlatma yazısında bulunulmasına karar verilmiştir. (Karar.2)
    Atatürk MİA tarafından, Başkanla aynı fikirde oldukları, konunun bir an önce netleşerek, rahat bir çözüme ulaşılmasının beklendiği ifade edilmiştir.
    GÖZEN Havacılık Genel Müdür Yardımcısı tarafından, Atatürk Havalimanındaki uygulamadan bahsedildiği ifade edilerek, hem 5188 sayılı yasaya göre ruhsatlandırma hem de EADUK eğitimi almalarının yeterli olduğunun belirtildiği ifade edilmiştir.
    GÖZEN Havacılık temsilcisi tarafından, havaalanlarında ruhsatlı kuruluşların bulunduğu bunların yanında Emniyet Genel Müdürlüğü’nden yetki almış kuruluşların da bulunduğu belirtilerek, SHY-22 Yönetmeliğine göre yetkilendirilmeyen bu kuruluşların havaalanlarında ruhsatlı kuruluşlara hükmünün mevcut olduğu ifade edilmiştir.

    Komite Başkanı tarafından, daha önce de açıklandığı üzere Müsteşarlık makamınca imzalanmış olan yazımıza cevap beklenildiği, Emniyet Genel Müdürlüğü’nce Hukuk Müşavirliklerinin görüşlerinin beklenildiği tekrarlanmıştır. Önümüzdeki günlerde yapılacak olan MSHGK’nun toplantısında gündem maddesi olarak bu konunun yer alacağı ve son noktanın burada konulacağı düşüncesinde olunduğu ifade edilmiştir. Bunların yanında güvenlik konusunda bilgilendirmeye devam edilmiştir. EADUK Uzmanlar Kurulu’nun değişmesi ile yeni bir yapılandırmanın söz konusu olacağı, ECAC bünyesi 3-4 grubun yer alması ve yapısının değiştirilmesi yönünde EADUK tarafından yapılan çalışmalara değinilmiştir. 25 kişilik üye sayısının 7 - 9 yada 11 gibi sayılara indirilerek daha pratik ve koordine görevi üstlenen bir yapıya kavuşturulacağından bahsedilmiştir.


    EADUK’ a bağlı olarak da teknik, eğitim, denetleme çalışma grupları olmak üzere, daha alt düzeyde ve uzmanlık gerektiren grupların oluşturulmasıyla Türkiye’de güvenlik uygulamalarının daha etkin bir duruma getirilmesi çabasında olunduğundan bahsedilmiştir. Bunların yanı sıra, MSHGK toplantısında gündeme getirilecek diğer bir konunun da 32. maddede yer alan silahların nakli konusunun olduğu ve bir ilerleme sağlanmasının ümit edildiği ifade edilmiştir. Ayrıca EDS uygulamaları, test sistemleri, teknik spesifikasyonlarının uluslararası standartlarda temin edilmesinden ve uygulamaya konulmasından bahsedilmiştir.
    Dalaman Havalimanı MİA tarafından, Jandarma Genel Komutanlığı ve DHMİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan protokol neticesinde havalimanın dış güvenliğinin jandarmadan alınıp, DHMİ Genel Müdürlüğüne devredildiği ifade edilmiştir. Burada personel sayısında sıkıntı yaşandığı ve bu konuda DHMİ Genel Müdürlüğü ile yapılan yazışma neticesinde bu yazıya alınan cevapta asayiş ile ilgili tüm yetkinin Valiliklerde olduğunun belirtildiği ifade edilmiştir.
    DHMİ Genel Müdür Yardımcısı tarafından, 2495 Sayılı Özel Güvenlik ile ilgili bir kanunun mevcut olduğu, bu kanun gereği İl Koordinasyon Kurullarının kurulduğu ve bu kurulların ildeki havaalanlarında kaç kişinin görev yapacağı konusunda karar aldığı vurgulanmıştır. Kendi kuruluşlarına bu şekilde alınan kararla 3100 civarında Özel Güvenlik personel sayısının önerildiği ve personel sayısını 2100 civarlarına kadar getirildiğinden bahsedilmiştir. Ancak, son zamanlarda bu sayı içindeki personelin özel güvenlikten ayrılarak, idari birimlere geçtiği ve rakamların bir hayli düştüğü belirtilmiştir.
    Bunun yanı sıra, yeni çıkan 5188 sayılı kanun ile hizmet satın alma yoluyla personel sağlanmasının ve İl Koordinasyon kurulları yerine de Komisyonların getirildiği ifade edilmiştir. Böylece 3100 olarak belirtilen personel sayısının 5277’ye çıktığından bahsedilerek, Türkiye genelinde Genel Müdürlüğün toplam personelinin 7100 civarında olduğu ifade edilmiştir. Yapılan işin büyük bir çoğunluğunun ülke güvenliği ile ilgili olduğu belirtilmiştir. Bazı havaalanlarımızın askeri olduğu ve ortak kullanıldığı ifade edilerek çevre güvenliğinin hizmet alınarak getirilmiş özel güvenlik teşkilatı tarafından yürütülmesinin istendiği belirtilerek bu uygulamanın ne derece sağlıklı olacağı hususunda ciddi endişelerinin olduğu dile getirilmiştir.
    Konuşmasının devamında, Hazineye başvurularak, hizmet alınması konusunda izin istendiği belirtilmiştir. Böyle bir yetkinin kendilerine verilmeyeceğinin ifade edildiği, ancak Mardin ve Atatürk Havalimanı için yetki alındığı vurgulanmıştır. Hazine Müsteşarlığı tarafından çevre güvenliği için Jandarma ve içeride ise polis tarafından güvenliğin sağlanabilmesi amacıyla, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı ile görüşülerek, konu üzerinde yeniden değerlendirme yapılması hususunda tavsiyede bulunulduğu açıklanmıştır. Konunun ilgili makamlara iletildiği ve önümüzdeki günlerde yapılacak olan MSHGK’nda görüşülmesinin düşünüldüğü ifade edilmiştir.
    İzmir Adnan Menderes Havalimanı MİA tarafından, British Airways ile ilgili pozitif bir haberden bahsedilmiştir. Havayolu şirketinin faaliyet gösterdiği bölgelerde genel güvenliğin dışında ayrıca, kendilerinin istemiş olduğu kriterlerde ilave özel güvenlik aldıkları belirtilmiştir. British Airways temsilcilerinin Adnan Menderes Havalimanındaki güvenlik uygulamalarından dolayı teşekkür ederek, ilave güvenlik almayacaklarını ilettikleri ifade edilmiştir. Bu güvencenin sağlanmasında havalimanındaki tüm kuruluşların ortak çalışmasının etken olduğu ve ayrıca EDS sistemine geçişin de buna katkıda bulunduğuna vurgu yapılmıştır. İç hatlarda da aynı güvenliği aynı kalitede yakalamak istedikleri dile getirilmiştir. Emniyet ve Jandarma birimlerinin güvenlikten çekildiğinden bahsedilerek, bu konuya çözüm bulunması gerektiği ifade edilmiştir. İzmir Havalimanlarındaki güvenlik personeli ihtiyacına değinilmiş ve DHMİ Genel Müdürlüğünden özel güvenlik açısından katkı sağlamalarının beklendiği dile getirilmiştir.
    GÖZEN Havacılık Genel Müdür Yardımcısı tarafından, havaalanında bulunan tüm kuruluşların yaklaşık 1,5 yıl önce Emniyet Genel Müdürlüğüne eğitimcilerin eğitimi için eleman gönderdiklerinden bahsedilmiştir. Bunların eğitimi vermeye hazır oldukları vurgulanarak, şirketlerin kendi planlarını yapmaları, bu elemanların yetkilendirilmesi açısından konunun toplantı gündemine getirilmesi hususunda hatırlatmada bulunulmuştur.
    Komite Başkanı tarafından Emniyet Genel Müdürlüğü ile yapılan görüşmelerde sivil havacılık alanında polisin tamamen güvenliğin dışına çekme gibi niyetleri olduğunun öğrenilmesi üzerine bunun minimize olabileceği, ancak tam olarak mümkün olamayacağının Emniyet Genel Müdürlüğüne iletildiğinden bahsedilmiştir. Önümüzdeki günlerde yapılacak olan MSHGK toplantısında DHMİ Genel Müdürlüğünün ihtiyacı olan özel güvenlik personeli konusunun görüşüleceği belirtilmiştir. Bunların yanında, British Airways’ın Adnan Menderes Havalimanında ilave özel güvenlik istememesinin memnun edici olduğu vurgulanmıştır. Bu durumun Türkiye’deki güvenlik standardının bir başka teyidi olarak gündeme geldiği ve Türkiye’nin yıllardır çok değerli önlemleri alan bir konumda olmasına vurgu yapılmıştır. Ayrıca, ülkemizdeki uygulamaların ICAO ve ECAC gibi dünya güvenlik standartlarında öncü konumda olduğu, çoğu ülkeden daha da ileri noktada uyguladığımızdan bahsedilmiştir. ECAC’ın bu konuda çok hassas çalışmasının olduğu vurgulanarak Doküman 30 ve Bölüm.2 güvenlik standardının ülkemizde aynen uygulandığı dile getirilmiştir.
    Ayrıca, iç hatlarda da personel sıkıntısına değinilmiştir. Bunların yanında, EDS sistemlerinin ülkemizdeki havaalanlarında konuşlandırılması ile güvenlik standartlarının yükselmesinde ciddi bir yer tuttuğu ifade edilmiştir. Terminal girişinde ise kontrollerin devam ettiği, bununla birlikte, MSHGP’ daki değişikliklerle ilgili olarak sıvıların taşınması konusuna değinilmiştir. Yapılan çalışmalar neticesinde güvenlik kapsamında sıvılarla ilgili yasaklamanın ülkemizde de uygulanacağından bahsedilmiştir. Ancak, iç ve dış hatlarda aynı uygulamanın yapılması konusunda tereddütlerin olduğu belirtilmiştir. Konuşmasının devamında, eğitimlerle ilgili konuya değinilmiştir. EADUK’un yeniden yapılanma durumuna tekrar değinilerek, alt çalışma grupları arasında eğitimin de olduğu vurgulanmıştır. Eğitimlerin yalnızca EADUK tarafından verilmesi konusunda bir yumuşama olduğu ifade edilerek, özel sektör tarafından da eğitim verilmesinin çok zor olmayacağı ve güvenlik konusunda bir sıkıntı yaşanmayacağına değinilmiştir. MSHGK kararı sonrasında da eğitimcinin eğitimi ve eğitim standardının belirlenmesi koşuluyla özel sektör tarafından da pratikte verilmesi konusunda önemli bir gelişme yaşanacağı belirtilmiştir.
    Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü personeli tarafından, Genel Müdürlüklerince verilen sağlık hizmetleri ve Haziran 2007’de devreye giren Uluslararası Sağlık Tüzüğü hakkında bir sunum gerçekleştirilmiştir. Yapılan sunumda Uluslararası Sağlık Tüzüğü’nün içeriği ile sağlıklı ve güvenli havalimanlarının nasıl olacağı ile ilgili maddeler tanıtılmıştır. Ayrıca, seyahat sağlığı konusunda web. sayfalarında yer alan bilgilerden bahsedilmiştir.
    Başkan tarafından Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü personeline yolcuya sağladıkları kolaylıklardan ötürü teşekkür edilmiştir.


    1. Terminal İşletmeciliği / Yer Hizmetleri Konuları: Toplantının öğleden sonra

    gerçekleştirilen oturumunda Komite Başkanı tarafından, toplantı maddesi hakkında katılımcılara söz verilmiştir.
    DHMİ Genel Müdür Yardımcısı tarafından, bu konu kapsamında bir önceki toplantıdan bu toplantıya kadar olan faaliyetler çerçevesinde, 10 Mayıs 2007 tarihinde Adnan Menderes Havalimanının yeni İç Hatlar Terminalinin açılışını yaptıkları, yaklaşık bir ay öncesinde de Dalaman Havalimanı İç Hatlar Terminalinin açılışının yapıldığı iletilmiştir. 2007 yılının 2006 yılına nazaran daha iyi başladığı vurgulanarak, amaçlarının yolcu ve uçak trafiğinde 2005 yılını yakalamak ve hatta geçmek olduğu ifade edilmiştir. Nisan ayı sonu itibariyle iç ve dış hat toplam yolcu sayısında 2006 yılına göre %18 artışın mevcut olduğu bilgisi verilmiştir. Havaalanlarında apron sahasında yaşanan yer kazalarında çok az bir düşme olduğu belirtilmiş, bunların yanında karşılaşılan başka ciddi bir problem olmadığı, ancak Yolcu Mağduriyetini Önleme Komisyonlarına TÖSHİD’in iştirakinin sağlanmasında ve TÖSHİD üyesi olmayan kuruluşların üyeliği konusunda sıkıntıların yaşandığı dile getirilmiştir. TURSAB ve TÖSHİD tarafından Yolcu Mağduriyetini Önleme Komisyonlarına daha etkin bir katılımın sağlanması ile olası olumsuzlukların başından engellenebileceğinden bahsedilmiştir. Ayrıca, havaalanı işetmeciliği açısından iyi bir noktaya gelinmesinden dolayı tüm sektöre edilerek, iyileşmenin uzun süreli olma temennisinde bulunulmuştur.
    Komite Başkanı tarafından, terminal işletmeciliği sertifikasyonu ile ilgili olarak geçmişte Terminal İşletmeciliği Talimatın (SHT-14A.01) yayınlandığı ve bu konuda sektörün görüşlerinin değerlendirildiği belirtilmiştir. Ayrıca 10 Mart 2007 tarih ve 5594 sayılı İl Özel İdareler Kanununda değişiklik yapılarak, sivil hava ulaşımına açık havaalanlarında yer alan her türlü tesise işyeri açma ve Çalışma Ruhsatının verilmesi konusunda Genel Müdürlüğümüze yetki verildiği ifade edilmiştir. Bu kapsamda yönetmelik çalışmalarının başlatıldığı ve devam ettiği vurgulanmıştır. Terminal işletmecisi kuruluşların da bu kapsamda görüşlerini paylaşmasının faydalı olacağının düşünüldüğü belirtilerek, terminal işletmecilerinden talimat kapsamında girişimde bulunularak, SHGM ile irtibata geçmeleri istenmiştir.
    Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri A.Ş. (HEAŞ) Genel Müdürü tarafından, özellikle yaklaşan turizm mevsimiyle birlikte büyük yolcu uçakları geldiğinde havalimanlarında vize verecek olan saymanların yeterli sayıda olmadığı belirtilmiştir. Bu sebeple gelen yolcuların kuyruk oluşturduğu ve çok beklediği ifade edilmiştir. Bu konu ile ilgili yetkililerin turizm mevsiminde yurtdışı girişi olan hudut kapılarında görevli saymanların sayılarını arttırması talebi dile getirilmiştir. SHY-22 kapsamında hat bakım ruhsatı konusuna açıklık getirilmesi istenmiştir.
    Komite Başkanı tarafından yapılan bilgilendirmede, Sabiha Gökçen Havalimanına operasyon yapan havayolu işletmelerinin SHY-22 Yönetmeliğine göre hat bakım ruhsatı almaları konusuna değinilmiş ve bu konuda ilgili kuruluşlar ile temasa geçildiği belirtilmiştir. Bunun yanında temsil, gözetim ve ulaşım hizmetlerinin de SHY-22 Yönetmeliği kapsamında yapılmasında yarar görüldüğü ifade edilmiştir.
    HEAŞ Güvenlik Müdürü tarafından, halen mevcut olan yönergeler içerisinde yer alan deporte yolcularla ilgili yönergenin iptal edildiği belirtilmiştir. Aynı şekilde özel güvenlik havaalanları çalışma yönergesinin de iptal edildiği belirtilmiştir. Bu iki yönergenin bir an önce çıkarılmaları ve daha iyi çalışma ortamının sağlanması gerektiği ifade edilmiştir
    Komite Başkanı tarafından bir iptal kararının söz konusu olduğu, bunun da uygulamalardaki cezai müeyyideler ile ilgili olduğu iletilerek, bu alanda çalışmaların sürdüğü ifade edilmiştir.
    GÖZEN Havacılık Genel Müdür Yardımcısı tarafından, Sabiha Gökçen Havaalanı ile ilgili bir tarife gönderildiği bu tarifede ruhsat bedellerinin ve temdit ücretlerinin çok yüksek olduğu, orada yapılanmış ve yapılanmayı düşünen kuruluşlar için çok yüksek maliyet getirmesinden dolayı sıkıntı yarattığı ifade edilmiştir. Geçmişte Çorlu Havaalanında ruhsat için 10 bin dolar ödenmesi ve daha sonrasında uçak seferlerinin iptali örneğinin çarpıcı olduğu, hizmet sektörü kuruluşları için tarifenin değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
    HEAŞ Genel Müdürü tarafından, mevcut SHY-22 Yönetmeliğinin Sabiha Gökçen Havalimanında nasıl uygulanacağına dair Bakan imzalı yönergenin mevcut olduğu belirtilmiştir. Bugünkü ücretlerin Atatürk Havalimanındaki ücretlerin artı-eksi %25’inden daha farklı bir rakam olamıyacağı ile ilgili bilgilerin olduğu ifade edilmiştir. Havaalanlarının Esenboğa ile ücret konusunda eşleştirme yapıldığından bahsedilerek, Temmuz ayı başında ihaleleri olduğu belirtilmiştir. Ruhsatlandırmanın yine kendi sorumlulukları dahilinde olacağı, yönergeyi tatbik etmek zorunda oldukları ve alınan ücretlerin Silahlı Kuvvetlere mühimmat olarak geri döneceği vurgulanmıştır. Ancak, toplantıdaki kurum ve kuruluşların isteklerinin de gözden geçirileceği ifade edilmiştir.
    Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Havaalanları Daire Başkanı tarafından, Sabiha Gökçen Havalimanı için ücretlendirme yapılırken, Atatürk Havalimanı ücretlerinin artı-eksi %25 değerinin göz ardı edilerek, Esenboğa Havalimanı ile eşdeğer tutulduğu ifade edilmiştir. DHMİ Genel Müdürlüğü tarifesinde Esenboğa ile Atatürk Havalimanı ücretleri arasında büyük bir fark olduğu, Esenboğa Havalimanının daha düşük tarifeli olduğu bilgisi verilmiştir. Bu uygulama ile Sabiha Gökçen Havalimanında yetkilendirilecek kuruluşların bir anlamda korunmuş olduğu belirtilmiştir. Bunun yanında hizmet yapabilme hakları altında Sabiha Gökçen Havalimanı Yönetiminin talep ettikleri bir takım ücretlerin gündeme geldiğinden bahsedilerek, TÖSHİD ve Sabiha Gökçen Havalimanı Yönetiminin bir araya gelerek değerlendirilmesinde faydalı olacağının düşünüldüğü iletilmiştir.
    Komite Başkanı tarafından, havaalanlarındaki yolcu potansiyelinin artması ile bu tür ticari konuların ön plana çıktığı belirtilerek, Temmuz ayı başında yapılacak olan ihalenin gerek Sabiha Gökçen Havalimanı için gerekse ülkemiz sivil havacılığına hayırlı olması temennisinde bulunulmuştur.
    Pegasus Hava Taşımacılık A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı tarafından, HEAŞ Genel Müdürü yetkilisine Sabiha Gökçen Havalimanının özelleştirilmesi gerçekleştiği zaman kendi adlarına handling işini yapma düşüncesinde olmaları durumunda buna imkan verilip, verilmeyeceği, ya da başka bir şirketin gelip ruhsat karşılığı bu işleri yapıp yapamıyacağı sorusu yöneltilmiştir.
    HEAŞ Genel Müdürü tarafından, THY A.O ’nun kendi handlingini yapma örneği verilerek, SHGM’den gerekli ruhsatlar alındıktan sonra aynı şekilde şirket tarafından kendi handling işinin yapılabilmesinin mümkün olacağı ifade edilmiştir. AB kriterlerine göre belli bir yolcu potansiyelini aştıktan sonra havalimanındaki handling şirketi sayısının da arttığı belirtilmiş ve ruhsat alan her şirketin kendi handling hizmetlerini Sabiha Gökçen Havaalanında yapabileceği vurgulanmıştır.


    1. Diğer Hususlar: Komite Başkanı tarafından bu gündem maddesi başlığı altında iki

    hususun gündeme getirilmesinin istendiğinden bahsedilmiştir. Bunlardan birisinin Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün vermiş olduğu eğitim yetkileri konusunun diğerinin ise pasaport kanunu ile ilgili konu olduğu belirtilmiş ve katılımcılara bu konularda söz verilmiştir.
    GÖZEN Havacılık temsilcisi tarafından, eğitim konusunda Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünce verilen yetki sürelerinin 1 yıl olduğu ifade edilmiştir. Bu yetki süresinin artırılmasının ama denetlemenin istenilen sıklıkta yapılmasının işleri kolaylaştıracağından bahsedilmiştir. Diğer bir konu olarak da güvenlik eğitimi konusunda mevzu edilen EADUK tarafından verilen eğitimlerin sektör tarafından da verilebilmesi konusu olduğuna dikkat çekilmiştir. Bu doğrultuda ve EADUK’un yeniden yapılanması çerçevesinde güvenlik eğitimlerinin hangi şartlarda ve yetkilendirme şekillerinin nasıl olacağı hususlarında açıklama yapılması talebinde bulunulmuştur.
    Komite Başkanı tarafından, SHGM’ nin düzenleme ve denetleme görevlerinin yanı sıra bir de yaptırım görevi olduğundan bahsedilmiştir. Düzenleme görevi ile yapmış olduğu yönetmeliklere uyum sağlanıp sağlanmadığı konusunun denetlemeler ile teyit edildiği ifade edilmiştir. Eğitim konusunun ise SHGM’ nin vermiş olduğu yetkilerden bir tanesi olduğu belirtilmiştir. Bu eğitim yetkilerinin 2920 sayılı kanunda belirtilen görevler kapsamında olduğu ve değişik mevzuatlara göre belirlenen süreler çerçevesinde maksimum 2 yıla kadar geçerli olduğu iletilmiştir. SHGM’ nin eğitim ile ilgili uygulamaları yıllık bazda yapmayı tercih ettiği vurgulanarak, gelişen şartlar altında bu sürenin maksimum 2 yıla kadar çıkarılabileceği ifade edilmiştir.

    Konuşmasının devamında güvenlik ile ilgili denetim konusuna da değinilmiştir. EADUK ile ilgili yapılanma bilgilendirmeleri tekrar edilerek, alt çalışma gruplarından birisinin eğitim olacağı vurgulanmıştır. Bu çalışma grubunun tamamen ECAC’ ın güvenlik eğitimi çalışma programına uygun olarak çalışmalarını yapacağı, denetimlerde 5431 sayılı kanunun yetkisini kullanacağı ifade edilmiştir. Yetkilendirmelerin EADUK ve çalışma grubu olarak belli bir standarda göre ve yetkilendirilmiş öğretmenler tarafından verilmesi koşuluyla yapılacağına değinilmiştir. Özel sektörün pilot eğitimlerini verdiği bir ortamda güvenlik eğitimlerini vermesinde de bir sakınca görülmediği belirtilerek, Emniyet Genel Müdürlüğü ile de bu konuda ciddi bir görüş farkı olmadığı ifade edilmiştir.


    GÖZEN Havacılık temsilcisi tarafından, eğitim konusunun HANKOK toplantılarında 8. madde başlığı altında tek bir madde olarak, diğer hususların da 9. madde olarak görüşülmesi talebinde bulunulmuştur. Ancak, Komite Başkanı tarafından bütün maddelerdeki konuların altında eğitimin bulunduğu ifade edilerek, eğitim yönünden hangi konuda sıkıntı varsa o konu başlığı altında incelenmesinin daha uygun olacağı belirtilmiştir. Bunların yanında pasaport kanununda değişiklik hakkında ve transit vize uygulaması konularında THY A.O’dan bilgi talep edilmiştir.
    THY temsilcisi tarafından, bu konunun 2004 yılında Başbakanlık tarafından TBMM’ye sunulan Pasaport Kanunun 17. maddesinde değişiklik tasarıları ile ilgili yayınlanan bir Genelge olduğu ve 2004 yılından beri gündeme alınmayı bekleyen bir kanun tasarısı olduğu ifade edilmiştir. Bu konuda Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan çalışma sürecinde THY A.O’ da görüş istendiği belirtilmiştir. Konunun yasadışı transit geçişlerin engellenmesi ile ilgili olduğu ve transit geçiş talebinde bulunan yolcuların yasadışı emellerinin önlenmesi, caydırıcılığın sağlanması niyetiyle transit geçiş talebinde bulunan bütün yolcuların vizeye tabi olması şartının düşünüldüğünden bahsedilmiştir. Böyle bir durumda İstanbul üzerinden geçişte bulunulmayacağı belirtilerek, bu konunun çözüme kavuşturulması amacıyla ele alınması talep edilmiştir. Elinde sahte belgelerle Türkiye’den çıkış yapan yolcuların 3. dünya ülkeleri için ülkemizi kullanmaları gerekçesiyle bu değişikliğin söz konusu olduğu, hayata geçirilmesi durumunda tüm havayollarını ve terminalleri olumsuz etkileyeceğine dikkat çekilmiştir.
    Komite Başkanı tarafından belirtilen konunun çok önemli olduğu, dijital pasaport uygulamasının da bu kanunda yer aldığı belirtilmiş ve şu an mecliste olan çalışmalara rastlanıldığından Bakanlık nezdinde yapılacak çalışmanın hükümeti etkileyeceği ifade edilmiştir. Söz konusu kanun tasarısının hangi aşamada olduğunun ve ilgili görüşlerin yazılı olarak Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne iletilmesi istenmiştir. Böylelikle, milli çıkarlara aykırı olacağı düşünülen tasarıya ilişkin sektör görüşlerinin Emniyet Genel Müdürlüğü’ne yazılı olarak iletilebileceği belirtilmiştir. (Karar.3)


    1. Bir sonraki toplantı yeri ve zamanı: Bir sonraki 136. HANKOK Toplantısının Gaziantep

    Havaalanında yapılması ve tarihi daha sonra belirlenerek katılımcılara iletilmesi hususunda karar alınmıştır.
    DHMİ Genel Müdür Yardımcısı tarafından, yaklaşan yaz sezonunun Türk Sivil Havacılığı için daha iyi sonuçlar getirmesi ve bol kazançlı olması temennisine bulunulmuştur.
    Komite Başkanı tarafından; DHMİ Genel Müdür Yardımcısının dileklerine katılarak, SHGM Genel Müdürlük ve personeli adına katkılarından dolayı DHMİ Genel Müdürlüğü ile çalışanlarına, Milas-Bodrum Havalimanı Başmüdürüne ve diğer katılımcılara teşekkür edilerek, daha sonraki toplantılarda da katılımın yüksek olması temennisi ile toplantı sona erdirilmiştir.










        Ana sayfa


    Hava nakliyatini kolaylaştirma komitesi (hankok)

    Indir 72.86 Kb.