bilgiz.org

Genel gerekçE

  • MADDE GEREKÇELERİ Madde 1
  • Madde 6



  • Tarih14.10.2017
    Büyüklüğü22.24 Kb.

    Indir 22.24 Kb.

    İMAR KANUNUNDA VE YIPRANAN TARİHİ VE KÜLTÜREL TAŞINMAZ VARLIKLARIN YENİLENEREK KORUNMASI VE YAŞATILARAK KULLANILMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI TASLAĞI
    GENEL GEREKÇE

    Ülkemizde hızla gelişen ve değişen insan ihtiyaçlarına paralel olarak, Türkiye’de kentsel ve kırsal alanlar ile kıyı alanlarına yönelik planlama yapılaşma ve denetim ile ilgili yaklaşımların yeniden gözden geçirilmesi gereğini ortaya çıkarmıştır.


    İmara ilişkin mevcut düzenlemeler ve Mülkiyet Hukuku da, kentsel ve kırsal alanlarda yaşanan yerleşme ve yapılaşmaya ilişkin sıkıntıların önüne geçilmesi, vatandaş memnuniyetinin artırılması hedefine yeterince cevap verememektedir.
    Bu kapsamda, 3194 sayılı İmar Kanununda yapılan düzenlemeler, günümüze kadar yaşanan kırsal ve kentsel alanlarda yaşanan yapılaşma sürecinin analizi, planlama, uygulama ve yapıya yönelik değişen yaklaşımlar ve ortaya çıkan sorunlar neticesinde hazırlanmıştır.
    3194 sayılı İmar Kanununda yapılan düzenlemeler ile;
    Gerektiğinde, fiber optik, baz istasyonları gibi telekomünikasyon yatırımlarına ve yapı kooperatiflerine dair her tür ve ölçekteki harita, plan ve parselasyon planlarını ve değişikliklerinin Bakanlığımızca yapılması öngörülmüş, ayrıca Bakanlığın, planlama yetkisinin bulunduğu yatırımlara ilişkin çevre düzeni planları dâhil olmak üzere her tür ve ölçekteki planlara dair değişiklikler ile harita ve parselasyon planlarını gerektiğinde re'sen onaylamaya yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
    Kamu yapılarında daha etkin ve sağlıklı denetim yapılması ve bu yapıların tamamına yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinin düzenlenmesi sağlanmıştır.
    Kırsal nitelikli alanlarda afet riskine açık, denetimsiz yapılaşmayı önlemek ve yörenin dokusuna, fiziksel ve sosyal koşullarına uygun, nitelikli yapılaşmayı sağlayarak kırsal yerleşmelerin doğal değerlerini korumaya yönelik tedbirler geliştirilmiştir.


    MADDE GEREKÇELERİ

    Madde 1- İmar Kanunu’nun 9 uncu maddesinde yapılan düzenleme ile; Bakanlığımıza iletilen fiber optik, baz istasyonları gibi telekomünikasyon yatırımlarına ilişkin tekliflerin ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nda yapılan değişiklik ile, Bakanlığımız sorumluluğuna geçen yapı kooperatiflerine dair her tür ve ölçekteki harita, plan ve parselasyon planlarını ve değişikliklerinin Bakanlığımızca yapılması öngörülmüştür.
    Ayrıca Bakanlığımızın 9 uncu madde kapsamında planlama yetkisi bulunan yapı, tesis ve yatırımlara ilişkin olarak, çevre düzeni planları dâhil olmak üzere her tür ve ölçekteki planları ve bunlara dair değişikliklerin tamamını veya bir kısmını, harita ve parselasyon planlarını, ilgili idarelere bilgi vererek ve gerektiğinde işbirliği sağlayarak yapmaya, yaptırmaya, değiştirmeye ve re'sen onaylamaya yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
    Madde 2- Değişiklik ile söz konusu 26 ncı madde kapsamında kamu kuruluşlarınca yapılacak yaptırılacak veya imtiyaz sözleşmesi ile yaptırılacak yapılara, yapı projeleri plan ve mevzuata aykırı olmamak ve yapı denetimine yönelik fenni mesuliyeti bu kamu kurum ve kuruluşlarının mimar ve mühendislerince veya yeterli denetim elemanı bulunmaması halinde müşavirlik kuruluşları veya yapı denetim kuruluşlarından danışmanlık hizmeti satın alınarak üstlenilmesi şartıyla onaylı etüt ve uygulama projelerine göre yapı ruhsatı verilmesi yapı bittiğinde ise yapı kullanma izin belgesi verilmesi koşula bağlanmıştır.

    Madde hükmü gereği köy yerleşik alanlarında yapılacak genellikle küçük ölçekli kamu yapılarının (okul, ibadet yeri, sağlık tesisi, güvenlik tesisi vb.) imar planı şartı aranmadan Valilikçe ilgili kurum temsilcilerinin katılımı ile oluşturulacak bir komisyon tarafından yer seçiminin uygun görülerek ruhsata bağlanarak yapılabilmesi olanağı getirilerek, köy yerleşik alanlarında kamu yapıları için imar planı hazırlanması ile onay ve ilana ilişkin süreçlerin kısaltılması, hizmetlerin daha hızlı gerçekleştirilmesi sağlanması hedeflenmiştir.

    Bakanlıkça imar planı ve parselasyon planı onaylanan yerlerdeki kamu yapı ve tesislerinin yapı ruhsatı ve yapı kullanma izinlerinin ilgili idarece bir ay içerisinde düzenlenmediği takdirde Bayındırlık ve İskân il müdürlüğünce verilmesi hususu düzenlenmiştir.

    Madde 3- İmar Kanunun mevcut 27 nci maddesinde yeni düzenleme ile;
    İmar planı gereksinimi bulunmayan ancak köyün ana yollarının yetersiz olduğu durumlarda il özel idareleri tarafından bu yolların imar planı olmaksızın düzenlenmesi imkânı getirilmiştir.

    Köy yerleşik alanı, köyün ortak yapılarının bulunduğu yoğun yerleşim alanında, mevzuat hükümlerine uygun olarak yapılmış son evlerin dışından geçirilmek suretiyle tespit edilmektedir. Bu nedenle yoğun yerleşim alanı olarak belirlenmiş alanda Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümlerinin uygulanması imkânı bulunmamaktadır.

    Köy yerleşik alanı tespitleri yapılırken mülkiyet gözetilmeden, mevzuata uygun olarak yapılmış son evler dikkate alınmaktadır. Dolayısıyla bu sınırlar çoğunlukla parselleri bölebilmekte olup, uygulamada çeşitli sorunlara yol açmakta, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri uygulanamamaktadır. Yapılan düzenlemede köyün gelişme potansiyeli ve gelişme düzeyi de dikkate alınarak köy yerleşik alan sınırları ve özel kanunlara ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu alanlarda yapılaşma kararı ve ifraz koşullarının İl Genel Meclisi kararı ile belirlenmesi öngörülmüştür. Ayrıca İhtiyaç duyulması halinde mevcut köy yerleşik alan sınırları il genel meclislerince yeniden belirlenebilmesine imkan tanınmıştır.

    Köy yerleşik alan sınırları içinde köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanlarca yapılan mevzuata aykırı yapılarda, aykırılığın bu Kanunun 32 nci maddesine göre verilen süre içinde giderilmesi koşulu ile para cezasının uygulanmaması hükmü getirilerek, maddi imkânları düşük olan köyde yaşayan vatandaşların süresi içinde mevzuata aykırılıkları gidermelerini teşvik ederek yasalara uygun yapılaşmaya katkı sağlamaları hedeflenmiştir.



    Madde 4- İmar Kanununa eklenen madde ile; Mera, yaylak ve kışlakların geleneksel kullanım amacıyla geçici yerleşme yeri olarak uygun görülen kısımlarının valilikçe bu amaçla kurulacak bir komisyon tarafından tespit edilip, tahsis amacının değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılması ve İl özel idarelerine, il özel idaresince de talep sahiplerine tahsisine imkan tanınmıştır. Tespit edilen alanların ot bedelleri ödenmeyeceği ve geçici yerleşme alanının vaziyet planı ve yapılaşma şartlarının İl özel idaresince hazırlanıp ve onaylanacağı hükmü getirilmiştir. Bu alanlarda umumi yapılar hariç, inşa edilecek yapıların, taban alanı 75 metrekareyi, toplam inşaat alanı 150 metrekareyi geçmemek üzere en fazla bodrum hariç bir katlı olarak inşa edilebileceği ve yöresel mimariye uygun ve yöresel malzeme kullanılmak suretiyle yapılması zorunlu hale getirilmiştir.
    Madde 5- 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanunun 4. maddesinde düzenleme yapılmıştır. Özellikle İstanbul Tarihi Yarımada gibi, eski eser binalarının yoğun olarak bulunduğu alanlarda, yenileme alanı olarak kentsel yenileme ve dönüşüm amacıyla birçok alanında projeler başlatılmış ve bu alanlarda yapılan projelerde tek parsel tek yapı kapsamında olan binalar ortak kullanıma alınacak veya birlikte yönetilecek binalar olması gerekmektedir. Bu nedenle yapılan uygulama sonrası site yönetimi gibi bir yönetim planlaması yapılarak, söz konusu parsellerin birbirine hukuken bağlanması gerekmektedir. Bu işlem ise yalnızca kat mülkiyeti esasına göre veya o alanda kalan mülk sahiplerinin belediye işle yapacakları sözleşmelerin tapu sicil müdürlüklerine aynı günde irtifak sözleşmesi vermesi gerekmektedir. Tek yapı tek mülkiyetler kat mülkiyetine hukuken tabi tutulamamaktadır. Ayrıca aynı günde proje alanında kalan mülk sahiplerinin sözleşmelerini tapuya tescil işlemleri için tapuya alınması fiziken mümkün olmadığı gibi işlem olarak da mümkün olamamaktadır. Bu arada irtifak sözleşmesi verirken kendi parselinin ortak kullanımına terk edeceği alan (örneğin arka bahçelerde) bazı parseller için bulunmamakta bu nedenle söz konusu parselle alakalı farklı bir sözleşme sağlanması gerekmektedir. Tüm bu işlemlerin vatandaş eliyle, tek tek yapılması mümkün görünmemektedir. Yapılan bu düzenleme alandaki mülk sahiplerinin belediye ile anlaşarak söz konusu işlemlerin mevcut imar haklarına ve mülkiyet dokusunda herhangi bir değişiklik yapılmadan belediyesince re’sen yaptırılması sağlanmış olmaktadır.

    Madde 6- Yürürlük maddesidir.
    Madde 7- Yürütme maddesidir.










        Ana sayfa


    Genel gerekçE

    Indir 22.24 Kb.