bilgiz.org

Duvar Süsleme Teknikleri




Tarih10.07.2017
Büyüklüğü24.7 Kb.

Indir 24.7 Kb.

Duvar Süsleme Teknikleri

Türk duvar süsleme sanatının başlangıcından günümüze değin geçirdiği gelişim ve değişim aşamaları tarihsellik, içerik, biçim ve kompozisyon açısından incelenir. Alçı kabartma (malakâri), renkli tas mozaik ve boya ile yapılan desen (kalem-isi) çalışmalarının desen nitelikleri üzerinde durularak teknik bilgiler verilir. Duvar süsleme teknikleriyle ilgili uygulama çalışması yaptırılır. Bu ders öğrencilere, ileride katılabilecekleri mimari süsleme alanındaki restorasyon çalışmalarında gerekli olan bilgi ve deneyimi sağlar.


Barok, Avrupa'da yaygınlaşan sanatta bir anlatım biçimidir. Barok kelimesi, italyanca düzensiz inci anlamına gelen barroco sözcüğünden türemiştir. Barok sözcüğü, birbirinden ayrı iki şeyi tanımlar; sanat tarihinde, Rönesans ile klasikçilik arasında kalan bir dönemi ve bütün çağlarda verilmiş bazı eserlerin tarzını. Başlangıcı ve bitişi için kesin bir tarih verilememekle birlikte 14. ve 18. yüzyıllar arasında oluşup şeklini almış bir dönemdir. Mimarlık, müzik, resim ve heykelin etkileyici temalar altında birleştirilmesi amacını güder. Abartılı hareket duygusu ve net gözüken detayları ile dönemin müzik ve edebiyatında da kendini gösterir. Yoğun bir etki bırakan bu anlatım biçimi, kendi alanında fazla eser verildiğinden dolayı bir dönem adı olarak anılmaya başlanmıştır. 1699'da italya'da kilise etkisinde doğmuş ve tüm Avrupa'ya yayılmıştır.


Rubens’in “İsa’nın Çarmıha Gerilişi (The Descent from the Cross)
Mimaride Mimar Louis Le Vau ve bahçeci André Le Nôtre tarafından yapılan Versailles Sarayı, Barok mimarisinin en tipik örneklerindendir. Bunun yanında resimde Caravaggio, Rembrandt, Rubens, Vermeer; heykelde Gianlorenzo Bernini; müzikte Johann Sebastian Bach, Antonio Vivaldi, Domenico Scarlatti, Georg Friedrich Handel, Georg Philipp Telemann Barok tarzında eser vermiş kişilere örnek olarak gösterilebilir.
Ayrıca günümüzde de halen Barok tarzda eserler veren müzisyenler vardır. Örnek olarak ünlü gitar virtüözü Yngwie J. Malmsteen verilebilir. Barok tarzını en çok yansıttığı albümü ise Concerto Suite for Electric Guitar and Orchestra'dır.
Rokoko, Barok stilinden sonra sanat akımlarına verilen addır. 17. yüzyılın ortalarına doğru Barok stilinde kullanılan doğru çizgilerden meydana getirilen süslemeye karşı tepki olarak doğmuş olan barok stilin hatları gibi eğri büğrü çizgili motiflerden ibaret olup Baroktan daha ince ve şekillerin kıvrımları daha zarif bir stildir.
KALEMİŞİ SANATINDA ICRA EDILEN TEKNİKLER;
1) Sıvaüstü kalemişileri

2) Ahşapüstü kalemişleri

3) Taş- mermerüstü kalemişleri

4) Deri-bezüstü kalemişleri

5) Malakari
1) Sıvaüstü kalemişleri

Camii ve Türbe gibi yapılarda görülen sıva zeminine sürülen kireç üzerine yapılan tekniktir.

Kullanılan malzemeler toprak ve bitkisel kökenli toz boyalar, arap zamkı (Zamkı arabi) ve yumurta akıdır. Bugün ise plastik boya nispeten doğal olan toz boyalar ve beyaz tutkal kullanılmaktadır. Ayrıca zaman zaman zemine alçı ve macun çekilerek yağlı boya kullanılarak kalemişi yapılmaktadır. Sıva üstü Kalem işi örnekleri olarak Üsküdar Atık valide camii, Eminönü Yeni camii, Üsküdar Aziz Mahmut Hüdayi camii ve türbesi, Sultanahmet camii vb. gösterebiliriz.

2) Ahşap üstü kalemişleri

Özellikle (15-16yy’da) dini ve sivil mimarimizde Müezzin mahfi tavanlarında ve dolap kapaklarında kullanılan bir tarzdır. Bugünlere ulaşan örneklerin çok olması yapıların iç mekanlarında kullanılarak dış etkenlerden arındırılması ve bu gibi çalışmaların üzerine uygulanan lake tekniğinden dolayıdır. Lakenın anlamı şapla kestirilmiş yumurta akı ( aher ) veya osmanlı beziri, gaz veya tinerile inceltilerek oluşan şeffef bir sır tabakasına verilen isimdir.

Ayrıca bu tür çalışmalarda kabartma tekniği üzerine altın varak bol miktarda kullanılmlştır.

(Kılıç Ali paşa camii, Sultanahmet cmii, Kasımpaşa Piyale camii, Topkapı Takkeci camii)
3) Taş – mermer mermer üstü kalemişleri

Tutkallı toz ve yağlı boya malzemesi ullanarak yopılan bir tekniktir. Ayrıca desenler desenler içerisinde altın varak ta kullanılmıstır. (Kadırga sokullu paşa camii)


4) Deri- bez üstü kalemişleri

Ahşap tabla (konstrüksiyon) üzerine deri veya bez (muşamba veya amerikan bezi ) gerilerek yapıştırılıp uygulanan bir tekniktir. Üzerine tutkalla sulandırılmtş üstübeç veya litopan sürülerek yağlı boya ve toz boyalarda uygulanmaktadır. Özellikle 17 yy’da başlayan moda akımı olan ampir, barok üslup çalışmalarında uygulanmıştır. Bu tekniğin duvarlara uygulanmış örnekleride bulunmaktadır.

( Yıldız sarayı cariye odası iç bölümleri )
5) Malakari kalemişleri

Osmanlı mimarisinde kubbe, tavan ve duvarlara yapılan alçı kabartmalı ve boya ile yapılan süsleme tarzı.

Mala ile yapılan alçı süsleme denmektedir.Bu teknik kendi içinde 4 bölümde incelenebilir.

a) Normal malakari

Horasan harçlı zemin üzerine 1- 2 mm inceliğinde alçı sıvanır. Kuruduktan sonra üzerine kullanılacak renkler, desenlerin taksimatına göre o alanlara sürülür. Daha sonra 3-4 mm kalınlığında sirke ile çürütülmüş alçı sıvanır ve hemen desenler tozlanıp özel hazırlanmış bıçaklar ille eğimli kesilerek desenler kabartmalı olarak ortaya çıkartılmış olur. (Eminönü yeni camii )
b) Müzeyyen malakari

Bu teknikle motiflerin iç bünyeleri oyularak desende detaylar sağlanmış olur.


c) Hendese malakari

Geometrik formatlardan oluşan tarzdır.


d) Rölyef malakari

Mermer oyma işçiliğinde olduğu gibi detaylar balirlenerek zeminle desenin yanlarından kaynaşması sağlanarak kesilme işlemi yapılır. En son olarak kullanılacak renkler ince kıllı fırçalar ile boyanır.


Bu 5 teknik günümüzde kac Kalemkär tarafindan icra edilebilmekte bir bilgim yok, malesef....

Fotograflarini ekledigim Camiimiz Istanbul Sirinevlerde kücük sirin bir Camiimiz..(adini hatirlayamadim) ama en kisa sürede adini ve diger Siva üstü kalem calismalarini da Kalemisi basligimiza dahil edeceğim..


Örnek; Bu teknikle motiflerin iç bünyeleri oyularak desende detaylar sağlanmış,ve üzerleri altin rengi bir boya ile renklendirilmiş.Aslinda boya yerine Altin Varak kullanilmasi daha dogru bir seçim olurdu...

Barok stiline karşı tepki olarak klasik stilin yeniden ortaya çıkmasından sonra Rokoko deyimi modası geçmiş şey anlamına kullanılmıştır.


13. yüzyılda kalın malzeme inceltilmek suretiyle levhalar haline gelmiştir. İnceltilmiş olan demir malzeme Rokoko stilinde yapılmış süslü işlerde kullanılmıştır. Bu stilde malzemeyi şekillendirmede kullanılan takım izleri açık olarak bellidir. Uç kısımları boncuk baskı ile izlenerek sonradan kısaçla içe veye dışa doğru bükülmüştür. Yarmalar dövülerek, bitki yapraklarını stilize edecek şekilde yapılmıştır. Dövülerek inceltilen kesit değişmeleri bazı yerlerde geometrik şekiller meydana gelecek şekilde delinmiştir. İnceltilmiş olan kesit kurşun üzerinde bombe başlı çekiç ile çukurlaştırılarak diğer yüzde kabarıklar elde edilir.
Bel (gövde) genellikle kare veya lama (dikdörtgen) gereçten yapılır. Rokoko stilinde yapılmış işlerde, sanatçı motifin her yerini en iyi işleme gayretini göstermiştir. Rokoko stilinde çerçeve kullanılmaz. Serbestlik esası konuya hakimse de simetrik konum çıkılmamıştır.




RÖLYEF
Rölyef Fransızca kökenli bir kelimedir.Yüzey üzerine yapılan yükseltme ya da çökertmelere rölyef (kabartma) denir. Genellikle tarihi yapıların veya insan figürlerinin, modele uygun çalışmaların yardımcı malzemeler ile tabloya boyut vererek yerleştirilmesi anlamına gelir. Örneğin fotokopisi mevcut olan evin, boyutlandırarak tabloya aktarılması, ağaçların, boyutlandırılması, insan figürlerinin boyutlandırılarak çalışılması rölyef çalışmaları kapsamına girer.


Kabartma, sanat kolları dahil endüstri, tarım ve günlük hayatta da kullanılır. Mimarlıkta kil, alçı, taş gibi işlenebilir malzemelerin yüzeyinde, alçaklı, yüksekli şekiller meydana getirmektir. Kabartma, ışık alan ve almayan yönlerin belirme derecesine ve yüzey şekline göre, alçak, orta, yüksek olarak çeşitlenir. Alçak kabartma, yüzeyden çok az ayrılan kabartmalardır. Madalyon, para vb. şeylerde görülen kabartmalar bu şekildedir. Yüksek kabartma, yüzeyden oldukça yükselen kabartmalardır. Şeklinde hemen hemen yarısı denilebilecek derecede yüksektir. Rond-bos kabartmalar ise heykele yaklaşır şekildedir. Şekiller satıha alçak taraflarından yapıştırılmış gibidirler.
Kabartma olarak yapılmış süslemeler, mimari yapılarda taşa, mermere işlendikleri gibi madenden ve ahşaptan yapılmış eşyalar üzerinde de görülürler. Şamdan, kapı tokmağı gibi madeni eşyalarda, kapı, pencere kanadı, rahle, dolap, çekmece gibi ahşap eşyalarda kabartma şeklinde yapılmış süslemelere çok rastlanır. Mimari eserlerin dış veya iç cephelerinde yapının görülecek yerlerinde taş veya mermer üstüne kabartılarak yapılmış süslemeler vardır.
Kabartma Sanatı Rölyef

Büyük Selçuklu devri mimarları, ana malzeme olan tuğlayı süslemede kullanmalarının yanında, stüko üzerinde yaptıkları kabartmalardan da geniş ölçüde faydalanmışlardır. Kufi yazıyla elde edilen kabartma süslemeler, Selçuklu mimarisinin karakteristik özelliği olarak kabul edilir. Merv, Nişabür ve Kazvin’de bulunan Selçuklu eserleri, bu mimarinin kabartma süslemelerinin en güzel örnekleridir.


Rölyef süslemeler, Selçuklu mimarisinin karakteristik özelliği olarak kabul edilir. Daha sonra Anadolu Selçuklu mimarisinde süs unsuru ön planda yer alır. Binalar geniş süslemeye imkan verecek tarzda inşa edilmiş gibidir. Kapı, pencere, söve ve friz gibi unsurlar şerit, örgü kabara ve palmet gibi kabartmalarla bezenmiştir. Taş işlemeciliğinin ilerlediği Anadolu Selçuklu mimarisinde özellikle portallerde rumi denilen süsleme şekli kabartma alarak tatbik edilmiştir. Bu devre ait kabartma süslemeye en iyi örnekler, Divriği Ulu Cami, Karatay Medresesi, Niğde Alaaddin Camii Portali, Konya Sırçalı Medrese, Erzurum Çifte Minareli medresede görülür.

Osmanlı sanatında taş işçiliği üç ana grupta toplanır: 1. Kabartma, 2. Şebeke, 3. Renkli taş. İlk devir Osmanlı mimarisinin taş süslemesinin önemli bir kısmını kabartmalar teşkil eder. Yuvarlak, sivri profilli veya düz yüzeyli olmak üzere çeşitli teknikler alçak kabartma olarak tatbik edilmiştir. İznik Yeşil Camii taş süsleme sanatının en iyi örneklerine sahiptir. Sütun ve paye başlıkları ile kemer yastıklarında görülen lotus ve palmet motifleri düz satıhlı kabartma tekniğiyle yapılmıştır. Bursa Yıldırım Camii’nde ise kabartma klasikleşmiş bir görüntü içindedir. Mukarnasın bol ve ince işçilikle kullanılması camiye ayrı bir özellik kazandırmaktadır. Bursa Yeşil Camii ise, klasik devirde Osmanlı taş işçiliğinin varacağı en olgun seviyede süslemelere sahiptir. Edirne Üç Şerefeli Camii’nde de taşa işlenmiş kabartma yazının en girift istifli örneklerinden biri portalinde görülebilir.


Rölyef ( kabartma) olarak yapılmış süslemeler, mimari yapılarda taşa, mermere işlendikleri gibi ahşaptan yapılmış eşyalar üzerinde de görülür.Şamdan kapı tokmağı gibi madeni eşyalarda, kapı,pencere kenarı, rahle, dolap, çekmece gibi ahşap eşyalarda rölyef şeklinde yapılmış süslemelere çok rastlanır. Mimari eserlerin dış veya iç cephelerinde yapının görülecek yerlerinde taş veya mermer üstlerinde de rölyefler kullanılmıştır.








    Ana sayfa


Duvar Süsleme Teknikleri

Indir 24.7 Kb.