bilgiz.org

Doküman İncelemesinin Temel Özellikleri

  • Doküman İncelemesinin Temel Özellikleri
  • Diğer Doküman Türleri: Film, Video ve Fotoğraf
  • Doküman İncelemesinin Artıları ve Eksileri
  • Doküman İncelemesinin Artıları
  • 1. Kolay ulaşılamayacak özneler
  • 2. Tepkiselliğin olmaması
  • 3. Uzun süreli (zamana yayılmıs) analiz
  • 5. Bireysellik ve özgünlük
  • 6. (Göreli) Düşük maliyet
  • Doküman İncelenmesinin Eksileri
  • 6. Sınırlı sözel olmayan davranı s
  • 7. Standart bir formatın olmaması
  • Doküman İncelemesinin Aşamaları
  • 2. Orijinalliğin Kontrol Edilmesi
  • 3. Dokümanların Anlaşılması
  • 4. Verinin Analiz Edilmesi
  • Yaralanılan Kaynaklar
  • The analysis of company documentation.
  • . An Introduction to Research Procedures in Education Second Edition.



  • Tarih14.10.2017
    Büyüklüğü68.13 Kb.
    TipiYazı

    Indir 68.13 Kb.




    Hazırlayan Yeliz Metin

    DOKÜMAN İNCELEMESİ

    Giriş

    Tarihçilerin ve arkeologların bir kültür veya medeniyetin geçmişine ilişkin ö­zellikleri çalışırken kullandıkları en önemli çalışma yöntemlerinden birisi, kalın­tılardan hareket etmektir. Elde ettikleri kalıntıları, belirli bir çerçeve içerisinde ve birbiri ile ilişkilendirerek ilgili kültür veya medeniyete ilişkin bütüncül bir resim elde etmeye çalışırlar. Yazının bulunması insanlık tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. Kültürler, gelenekler, yaşantılar ve devlet politikaları yazılı araçlar yo­luyla gelecek nesillere aktarılmış, bu kaynakları kullanan tarihçiler ve arkeologlar, geçmiş hakkında bugün bildiğimiz şeylerin pek çoğunu, bu yazılı, kaynakların a­nalizi yoluyla bize ulaştırmışlardır. Bu anlamda yazılı malzemeler ve resimler geçmiş hakkında bize bilmediğimiz pek çok şeyi sunan çok değerli bilgi kaynakla­rıdır.

    Aynı şekilde, nitel araştırmada doğrudan gözlem ve görüşmenin olanaklı ol­madığı durumlarda veya araştırmanın geçerliğini arttırmak amacıyla, görüşme ve gözlem yöntemlerinin yanı sıra, çalışılan araştırma problemiyle ilişkili yazılı ve görsel materyal ve malzemeler de araştırmaya dahil edilebilir. Bu demektir ki, doküman incelemesi veya analizi tek başına bir araştırma yöntemi olabildiği gibi, diğer nitel yöntemlerin kullanıldığı durumlarda ek bilgi kaynağı olarak da işe ya­rayabilir.

    Doküman İncelemesinin Temel Özellikleri

    Varolan kayıt ve belgeleri inceleyerek veri toplamaya belgesel tarama denir. Tarananlar: Geçmişteki olguların anında iz bıraktığı resim, plak,ses ve resim ,araç gereç,bina,heykel vb. kalıntılarla;olgular hakkında,sonradan yazılmış ve çizilmiş her türlü mektup,rapor,kitap,ansiklopedi,resmi ve özel yazı ve istatistikler,tutanak,anı,yaşam öyküsü vb.leridir.Olguya en yakın, onu en yakından yansıtan ve hatta onunla bütünleşen belgeler , kalıntılardır.Yazılı ve basılı belgeler ise, sonradan oluşturulduklarından, kalıntılara oranla, gerçekten, daha uzak olabilirler (Madge,1965 , s.91).Duverger (1973)’in “belgesel gözlem” dediği bu tekniği ,Rummel (1968) ve daha birçoğu “doküman metodu” olarak tanımlanmaktadırlar.Best (1959 , s.118 ) de tekniği “mevcut kayıt ya da belgelerin, veri kaynağı olarak, sistemli incelenmesi ” olarak ifade etmektedir.

    Doküman incelemesi, araştırılması hedeflenen olgu veya olgular hakkında bilgi içeren yazılı materyallerin analizini kapsar.Doküman incelenmesi, hemen her araştırma için kaçınılmaz olan bir veri toplama tekniğidir. Belge yoksa tarih de yoktur (Madge,1965 , s.75 ). Belgelerin varlığı kadar, onlardan yararlanabilmek de önemlidir.Belgelerden yararlanmamak , tarihi bilmemek, onu yeniden yaratmaya çalışmak gibi gereksiz bir çabayı da birlikte getirir. Geleneksel olarak doküman in­celemesi, tarihçilerin, antropologların ve dilbilimcilerin kullandığı bir yöntem olarak bilinir. Oysa sosyologlar ve psikologlar da doküman incelemesini kullana­rak önemli kuramların geliştirilmesine imza atmışlardır. Örneğin, Marx ve Engels İngiliz işçi sınıfını incelerken İngiltere' de fabrika denetim raporlarından önemli bilgiler elde etmiştir. Aynı şekilde Durkheim "din" ve "intihar" konusundaki ça­lışmaları sırasında resmi istatistiklerden yararlanmıştır. Weber "din sosyolojisi" ve "kapitalizmin temelleri" konusundaki tezlerini geliştirirken, dinile ilgili dokü­manları ve mezheplere ait ilan ve küçük notları kullanmıştır (Forster, 1994). 1930 ve 1950 arasında doküman incelemesi sosyal bilimlerde 'yaygın olarak kulla­nılırken, 1960 ve 1970'lerde bu araştırma yöntemi sosyal bilimlerde önemli ölçü­de ihmal edilmiştir (Forster, 1994). Bunun en önemli nedenlerinden birisi, bu dönemde sosyal bilimlerdeki çalışma alanlarına pozitivizmin tam olarak hakim olmasıdır.

    Hangi dokümanların önemli olduğu ve veri kaynağı olarak kullanılabileceği araştırma problemi ile yakından ilgilidir. Örneğin eğitim ile ilgili bir araştırmada, şu tür dokümanlar veri kaynağı olarak kullanılabilir: Eğitim alanında ders kitapla­rı, program (müfredat) yönergeleri, okul içi ve dışı yazışmalar, öğrenci kayıtları, toplantı tutanakları, öğrenci rehberlik kayıt ve dosyaları, öğrenci ve öğretmen el kitapları, öğrenci ders ödevleri ve sınavları, ders ve ünite planları, öğretmen dos­yaları, eğitimle ilgili resmi belgeler, vb. (Bogdan ve Biklen 1992; Goetz ve LeCompte, 1984). Herhangi bir kurumu, çalışmak isteyen bir araştırmacı için; yıllık kurum raporları, hakla ilişkiler dokümanları, basın açıklamaları, muhasebe kayıtları, misyon tanımı, stratejik planlar, pazarlama strateji dokümanları, kurum içi ve dışı yazışmalar, resmi belgeler, kurum içi yazılı kural ve yönergeler, insan kaynakları stratejileri, iş tanımları, bölümler arası yazışmalar, vb. (Forster, 1994). Bunlara ek olarak anılar,günlükler, özel mektuplar, itiraflar gibi kişisel belge ve' dokümanların yanı sıra yazılı basın, periyodik yazılı kaynaklar, magazin, dergi ve kitaplar da dokuman analizine konu olabilirler (Bailey, 1982) .

    Dokümanlar, nitel araştırmalarda etkili bir şekilde kullanılması gereken ö­nemli bilgi kaynaklarıdır. Bu tür araştırmalarda, araştırmacı, ihtiyacı olan veriyi, gözlem veya görüşme yapmaya gerek kalmadan elde edebilir. Bu anlamda dokü­man incelemesi, araştırmacıya, zaman ve para tasarrufu anlamında katkıda bulu­nacaktır. Öte yandan, nitel araştırmalarda gözlem ve görüşme gibi diğer veri top­lama yöntemleriyle birlikte kullanıldığında verinin çeşitlendirilmesi amacına hizmet edecek ve araştırmanın geçerliğini önemli ölçüde arttıracaktır.

    Diğer Doküman Türleri: Film, Video ve Fotoğraf

    Yukarıda sözü edilen yazılı kaynakların yanı sıra; film, video ve fotoğraf gibi görsel malzemeler de nitel araştırmalarda kullanılabilir. Bu tür materyaller tek başlarına bir araştırmanın temel veri toplama araçları olabileceği gibi, çoğu du­rumda, gözlem, görüşme, veya doküman incelemesi gibi veri toplama yöntemleri ile birlikte ek veri kaynakları olarak kullanılabilir.

    Filmler, videolar ve fotoğrafların araştırmacılara sunduğu birkaç önemli avantaj vardır.Bunlardan birisi; yüz ifadeleri, vücut hareketleri ve mimikler gibi sözel olmayan davranışları, orijinal formunda ve belirli bir süreklilik içinde sunar.İkinci , araştırmacı tarafından birden fazla ve değişik aralıklarla aynı davranışları izleme olanağı verir.Üçüncüsü; tekrar edilmesi zor veya nadiren oluşan olay ve olguların saptanmasına olanak verir.Son olarak, bu dokümanlar başka araştırmacılar tarafından kullanılabilir ;bir araştırmacının vardığı sonuçların ne derece geçerli olduğu sınanabilir veya daha önce ulaşılmış sonuçlardan farklı ve alternatif diğer bazı sonuçlara ulaşılmasını mümkün kılabilir. Bu anlamda, nitel araştırmada zaman zaman sorun olan bir araştırmanın tekrar edilebilirliği önemli ölçüde sağlanmış olur (Marshall ve Rossman, 1995).

    Bu görsel materyalleri kullanırken dikkat edilmesi gereken nokta, film, video veya fotoğrafa belirli bir yanlılığın yansıyıp yansımadığıdır. Bu, filmin kimin tarafından çekildiği veya fotoğrafın kimin tarafından alındığı ile ilgilidir. Eğer film, video ve fotoğraf araştırmacı tarafından değil de başkaları tarafından çekilmişse, araştırmacı bu tür materyallere yansıması mümkün olan yanlılığı önceden kestirerek, bu ölçüler içinde araştırmasına dahil etmelidir.



    Doküman İncelemesinin Artıları ve Eksileri

    Diğer nitel veri toplama yöntemlerinde olduğu gibi doküman incelemesinin de, bazı artıları ve eksileri vardır. Araştırmacının bu artıları ve eksileri dikkate alması, araştırmanın güvenirliği ve inandırıcılığı açısından önemlidir.



    Doküman İncelemesinin Artıları

    Doküman incelemesinin artılarına ilişkin olarak Bailey (1982) şu yedi bo­-.-uttan söz eder: Kolay ulaşılamayacak özneler, tepkiselliğin olmaması, uzun süreli veya zamana yayılmış analiz, örneklem büyüklüğü, bireysellik ve özgünlük, (göreli) düşük maliyet ve nitelik.



    1. Kolay ulaşılamayacak özneler: Doküman incelemesi, araştırmacının çalıştığı konuyla ilgili kişi veya kurumlara doğrudan ulaşamayacağı durumlarda ö­::cemli bir bilgi toplama yöntemi olarak karşımıza çıkar. Tarihsel olay, olgu, kültür veya geleneklere ilişkin dokümanlar kadar, yaşadığımız zamana ait dokümanlar,kaynağı belli olmayan anonim dokümanlar veya kaynağı belli olan ancak ilgili zaman zengin bir veri kaynağı oluşturur.

    2. Tepkiselliğin olmaması: Diğer nitel veri toplama yöntemleriyle karşılaştı­rıldığında doküman incelemesi, görüşme ve gözlem gibi çalışmalarda karşımıza çıkan denek veya "katılımcı tepkiselliği" sorununa yol açmaz. Araştırmacı ve a­raştırmaya katılan bireyler arasında doğrudan fiziksel, davranışsal ve duygusal etkileşim olmaz.

    3. Uzun süreli (zamana yayılmıs) analiz: Deneysel çalışmaların veya anket çalışmalarının tersine, doküman analizi, tıpkı gözlem yöntemi gibi, uzun süreli araştırmalarda etkili olarak kullanılabilir. Belirli zaman dilimi içerisinde üretilen gazete, dergi ve örgütsel dokümanlar gibi süreli materyaller veya ilgili konuda birden fazla kaynak tarafından ve değişik aralıklarla üretilmiş anılar, kitaplar ve benzeri dokümanlar, bir araştırma problemi hakkında geniş bir zaman dilimine dayalı analizi olanaklı kılar.

    4. Örneklem büyüklüğü: Değişik veri toplama yöntemleri arasında dokü­man incelemesi, tıpkı anket çalışmasında olduğu gibi, geniş bir örneklem oluştu­rulmasına olanak tanır. Özellikle günümüzde yazılı ve görsel materyallerin çoklu­ ve yoğunluğunu bir avantaj olarak kullanan bir araştırmacı, çalıştığı konu hakkında üretilmiş çeşitli yazılı ve görsel materyal ye malzemelere ulaşmak yo­luyla örneklemini büyütebilir. Bu yolla, nitel araştırmanın en önemli sınırlılıkla­rından birisi olan ve büyük ölçüde örneklem büyüklüğünden kaynaklanan "ge­nelleme" sorunu da bir ölçüde çözülebilir.

    5. Bireysellik ve özgünlük: Gözlem yöntemine benzer olarak, doküman incelemesi bireye özgü davranış ve duyguların, araştırmacının belirlediği bir za­manda kaydedilmesi yerine, oluştuğu anda ve bireyin kendisi tarafından özgün ­bir şekilde kaydedilmesi temeline dayanır (günlük veya anı defteri gibi durumlarda). Örneğin, birey bir anı defteri tutuyorsa, konuyla ilgili anlık duygu ve düşüncelerini istediği zaman ve ortamda kayda geçirebilir. Ya da doğrudan belirli bir zaman ve mekanda gerçekleştirilmesi gereken görüşme yerine, araştırma proble­miyle ilgili konulardaki duygu ve düşüncelerini kendi seçtiği ortamlarda yazıya geçirebilir.

    6. (Göreli) Düşük maliyet: Doküman incelemesi, görüşme veya gözlemin veri toplama aracı olarak kullanıldığı araştırmalarda yapılan seyahatleri, ham verinin yazıya dökülmesi için gerekli kaynakları, görüşmelerin ayarlanması için harcanacak zaman ve emeği en aza indirebilir. Bu anlamda, adı geçen diğer toplama yöntemlerinden daha az maliyetlidir. Nicel araştırmaya göre; zaman, emek ve para açısından daha maliyetli olan nitel araştırmanın bu dezavantajı doküman incelemesinde çoğu zaman söz konusu değildir.

    7. Nitelik: Yazılı metin ya da görsel belgeler olarak düzenlenmiş dokümanların organize edilmiş ve gözden geçirilmiş olması önemli bir avantajdır. Örneğin konusunun uzmanı kişiler tarafından yazılan gazete köşe yazıları, ders kitapları, örgütsel dokümanlar veya kurum yıllık raporları oldukça düzenli olabilir. Bu anlamda, pek çok doküman nitelikli veri kaynağı olabilir ve bu dokümanların kullanıldığı nitel araştırmanın geçerliğini ve güvenirliğini arttırabilir.

    Doküman İncelenmesinin Eksileri

    Doküman incelenmesinin artılarına rağmen , çok önemli bir dizi dezavantajı da vardır. Bailey'ye göre (1982) bunlar; olası yanlılık, seçilmişlik, eksiklik, ulaşılabilirlik, örneklem yanlılığı, sınırlı sözel davranış, standart bir formatın olmaması ve kodlama güçlüğü olarak sınıflandırılmıştır.



    1. Olası yanlılık: Sosyal araştırmalara konu olan birçok dokümanın yazılış amacı belirli ölçüde yanlılık taşıyabilir. Dokümanları yazan insanlar veya gruplar olayları abartmış olabilirler veya hikayelerinin dramatikliğini arttırmak için olayları tamamen uydurmuş olabilir. Bazen bu dokümanlar para kazanmak amacıyla da yazılmış olabilir. Ya da dokümanları yazan kişiler, kendilerini haklı veya iyi gösteren, fakat duruma. dahil olmuş diğer bireylerin farklı ve çatışan görüşlerini görmezden gelen dokümanları kaleme almış olabilir. Bu tür dokümanlar araştır­maya dahil edildiği zaman, elde edilen sonuçların geçerliğinin olumsuz yönde etkilenmesi kaçınılmazdır.

    2. Seçilmişlik: Dokümanlar genellikle kağıda yazıldığı için korunmaları ge­reklidir. Bu anlamda, ünlü kişilerce veya kurum yöneticilerince yazılmış dokü­manlar hayatta kalırken, sıradan insanlar veya çalışanların görüşlerini yansıtan mektuplar, anılar, günlükler, kurum içi yazışmalar yok olabilir veya ulaşılması mümkün olmayacak yerlerde saklanabilir. Bu nedenle, araştırmada kullanılan dokümanlar belirli bir grubun ya da kurumun niteliğini yansıtabilir ve bu da so­nuçların genellenebilirliğini olumsuz yönde etkiler.

    3. Eksiklik: Araştırmacı, araştırdığı olay veya olguya bizzat tanıklık etmediği ve ayrıntılara hakim olmadığı için, doküman incelemesinde elde ettiği doküman­lara güvenmek zorundadır. Bu nedenle, pek çok doküman araştırmacıya araştır­ma yaptığı konuda eksik bilgi sağlayabilir. Araştırmacı, ilgili konu veya olay hak­kında başkaları tarafından anlatıldığı veya nakledildiği kadarıyla yetinmek zorun­dadır.

    4. Ulaşılabilirlik: Bir dokümanda kayıp ve eksik bölümler olabilir veya bazı konularda ilgili dokümana hiç bilgi kaydedilmemiş olabilir. Doküman tam ve ek­siksiz bile olsa, araştırmayla ilgili dokümanlar gizlilik kapsamında korunuyor ve ulaşılması olanaksız olabilir.

    5. Örneklem yanlılık: Doküman analizi asıl olarak yazılı materyalleri içerir. Hem dokümanı yazan veya yazanların, hem de potansiyel okuyucularının (gaze­teler gibi) eğitim düzeyleri; düşük eğitim düzeyinde olanları sistematik olarak dışlıyor olabilir.

    6. Sınırlı sözel olmayan davranıs: Dokümanlar, öznelerin veya araştırmaya konu olan kişilerin yazıya dökülmüş algılarını ve sözel davranışlarını ölçer, ancak özne veya kişilerin sözelolmayan davranışlarına ilişkin herhangi bir bilgi içermez (film, video ve fotoğraflar hariç).

    7. Standart bir formatın olmaması: Her doküman, dokümanı yazan kişi, grup, kurum veya kuruluşun özel amaçları doğrultusunda geliştirilmiştir. Dokü­manların yazılış amaçlarındaki bu farklılık belirli standart bir formatın olmaması sonucunu doğurur, dolayısıyla, dokümanlar arasında içerik ve sunum açısından önemli farklar olabilir. Bu durum çoğu zaman araştırmacıların dokümanlar arasında karşılaşma yapmasını zorlaştırır.

    8.Kodlama zorluğu:Bazı dokümanlar standart bir formatta hazırlandıkları için,bunları analiz edecek kişilerin karşılaşacakları en önemli sorun bu dokümanlarda yer alan bilgileri kodlamadır.Görüşme veya gözlem notlarının kodlanmasında araştırmacı, araştırılan konuyla ilgili alanda deneyimler elde ettiği için bazı avantajlara sahiptir. Yani gözlem ve görüşme notlarının anlamlı bölüm­lere ayrılması ve kodlanması daha kolaydır. Oysa dokümanlar, hiç bilinmeyen ya da çok az bilinen bilgileri içerdiğinden, araştırmacı için bu bilgilerin anlaşılması ve kodlanması kolay olmayabilir.

    Doküman İncelemesinin Aşamaları

    Doküman incelemesi yaparken izlenebilecek bir dizi aşama vardır. Ancak, bu aşamalar daha çok genel bir yönerge olarak dikkate alınmalıdır. Her araştırmacı bu aşamaları araştırma probleminin niteliğine, doküman incelemesi sonucunda elde etmeyi hedeflediği veriye veya dokümanları ne kadar kapsamlı ve derinleme­sine incelemek istediğine bağlı olarak yeniden yorumlayabilir. Doküman incelemesi belli başlı beş aşamada yapılabilir: (1) dokürnanlara ulaşma, (2) orijinalliğin kontrol edilmesi, (3) dokümanların anlaşılması, (4) verinin analiz edilmesi ve (5) verinin kullanılması



    1. Dokümanlara Ulaşma

    Doküman incelemesine karar vermeden önce araştırmacı kendisine şu soru­ları sormalıdır: Bu araştırmada dokümanların kullanılmasına gerçekten ihtiyaç var mıdır? Eğer varsa, neden? Ne tür dokümanlara ihtiyaç vardır? Bu doküman­lar nereden elde edilebilir? Bu dokümanlara ulaşmak için öncelikle kim ya da kimlere ulaşmak gerekir, yani istenen dokümanların elde edilmesinde devreye sokulması gereken kişiler var mıdır?

    Bu soruların, doküman incelemesine başlamadan araştırmacı tarafından do­yurucu bir şekilde yanıtlanması gereklidir. Aksi takdirde araştırmacı, zamanının önemli bir bölümünü araştırma açısından ciddi bir öneme sahip olmayan dokü­manları toplamakla geçirebilir. Belki elde edilen dokümanlar, araştırmacıyı asıl araştırma probleminden uzaklaştırarak, araştırmada odağı kaybetmesine neden olacaktır. Diğer taraftan bu durum, araştırmacıyı araştırma problemi ile öngö­rülmeyen ilginç noktalara da yönlendirebilir ve bu boyutlar farklı bir araştırmanın gerekli olduğunu ortaya çıkarabilir ya da aynı araştırmanın çerçevesinin genişle­mesine neden olabilir.

    Eğer araştırmacı yukarıda sıralanan türdeki sorulara olumlu yanıt veriyorsa, takiben araştırması açısından ne tür dokümanlara ihtiyacı olduğunu sap­tamalıdır. Belirli durumlarda ne tür dokümanların gerekli olduğu, araştırmacı tarafından açık ve kesin bir biçimde saptanamayabilir. Ancak burada araştırmacıya araştırma problemi rehberlik edecektir. Araştırma problemi veya problemleri ne tür dokümanlara ihtiyaç olduğu konusunda araştırmacıya en azından genel bir çerçeve sağlayacaktır.Örneğin, öğretmenlerin mesleki gelişim ihtiyaçlarını araştırmayı düşünen bir araştırmacının, öğrenci dosyaları veya kayıt bilgilerine ihtiyacının olmayacağı açıktır.

    Bu şekilde ihtiyacı olan doküman türlerine karar veren araştırmacı, daha sonra bu dokümanları nereden elde edebileceğini saptamalıdır. Eğer araştırmacı belir1i bir durumu (örneğin, bir okulu veya belirli bir programı) çalışıyorsa, doküman kaynağı çok açıktır. Eğer araştırmacının problemi farklı okul, program veya grupları içeriyorsa, birden fazla doküman kaynağı mevcuttur. Bu durumda araştırmacı bu kaynakları keşfetmek için o konuda bilgi sahibi bireylerden görüş alabilir {öğretmenler, okul yöneticileri, eğitim fakültesi öğretim elemanları, Milli Eğitim Bakanlığı personeli, vb.).

    Dokümanlara ulaşma konusundaki son kritik aşama, bu dokümanları elde etme konusunda kim ve kimlerin yardımcı olabileceğidir. Pek çok durumda dokümanları kurumlardan veya bireylerden sanıldığı kadar kolay elde edilemez. Bazı dokümanlar, kurumların dışarıya vermek istemeyebileceği bilgileri içerebilir. Ayrıca bazı kurumlar, dokümanların tahrip olabileceği ya da kaybolabileceği endişesiyle araştırmacıların bu dokümanları incelemelerine izin vermeyebilir. Dokü­manların düzenli olarak tasnif edilmemiş olması da, araştırmacı açısından önemli güçlük nedenlerinden bir diğeridir. Bu nedenlerle, doküman incelemesinin en kritik aşamalarından birisi, dokümanları uygun kaynaklara (bireysel ve kurumsal düzeyde) ulaşarak elde etmektir. Eğer istenen dokümanlar bu derece gizlilik ta­şımıyorsa, doğrudan araştırmacının kişi ve kurumlara başvurması düşünülebilir. Eğer dokümanların bu derece kolay elde edilemeyeceği düşünülüyorsa, araştırmacının ikinci veya üçüncü kişileri devreye sokarak istenilen dokümanlara ulaşması gerekebilir. Dokümanları doğru ve yetkili kaynaktan ve mümkünse yazılı yollar­dan almak, bu dokümanlara daha sonra araştırmada adı konarak referans verilmesini mümkün kılabilir. Aksi takdirde, yetkisiz kişilerden ve onaysız olarak elde edilen dokümanların araştırmada kullanılması etik sorunlar yaratacaktır. Bu anl­lamda araştırmacı gizliliğe önem vermeli, dokümanın asıl sahipleri (kişiler veya kurumlar olabilir) tarafından açıkça referans verilmemesi istenen dokümanları, sadece kendi bilgilenmesi açısından kullanmalı, ikinci veya üçüncü kişilere aktarmamalı ve araştırmasının raporunda kullanmamalıdır (Patton, 1990).



    2. Orijinalliğin Kontrol Edilmesi

    Her doküman incelemesinde yukarıdaki yöntemlerle belirli dokümanlara ulaşan araştırmacı, ulaştığı dokümanların orijinal olup olmadığını kontrol etmelidir.­Bu konu çok önemlidir, çünkü orijinalliği kontrol edilmeden bir araştırmada kullanılan dokümanlar, daha sonra dokümanın ait olduğu asıl kaynakları tarafından sahiplenilmezse, hem araştırmanın ve hem de araştırmacının güvenilirliği sorgulanacak, araştırmaya harcanan çok değerli zaman, emek ve para heba edilmiş olacaktır.

    Bu nedenlerle,'orijinalliği kontrol etme konusunda araştırmacı şu soruları sorabilir: Dokümanlarda kapsanan veri, araştırmada konu edilen kişi, kuruluş veya gruplara ilişkin görünüyor mu? Birincil yani asıl kaynaklardan mı, yoksa ,i­kincil kaynaklardan mı elde edilmiştir? Elde edilen dokümanlar asıllarının aynı mıdır? Herhangi bir şekilde dokümanlar üzerinde oynanmış veya belirli kısımları değiştirilmiş görünüyor mu (asıllarındaki değişiklikler hariç)? Kim veya kimler tarafından geliştirildiği veya kaleme alındığı belirli mi, ne zaman ve nerede? Dokümanı geliştirenler veya kaleme alanlar inanılır mı, ilgili kurum veya kurulup; yasal olarak görevliler mi? Araştırmacının araştırmaya konu olan kişi veya kurumları yakından tanıdığı durumlarda, dokümanlarda olayların veya kişilerin ta­nımı gerçeğe uygun görünüyor mu?

    Bütün bu sorular ve bunlara verilecek yanıtlar, şu ya da bu biçimde araştır­macının dokümanların güvenilirliği konusunda bir fikir edinmesini sağlayacaktır İdeal durum dokümanlara ulaşma konusunda mümkün olduğu ölçüde açık belirgin yolların takip edilmesi ve dokümanların yetkili kişilerden, onların izniyle alınmasıdır. Bu şekilde elde edilen dokümanların mutlaka araştırmada kullanılacağı anlamına gelmez. Dokümanlar elde edilirken araştırmacı, dokümanı sağlayan kişi ve kurumlara, elde ettiği dokümanları araştırma raporunda kullanıp kulla­namayacağını, bu dokümanlara açıkça referans verip veremeyeceğini de sormalı­dır, Çünkü bazı durumlarda dokümanın asıl sahibi kişi veya kurum, bu dokü­manların yazılı kaynaklarda açıkça yer almasını istemeyebilir. Bu izin mümkünse yazılı olarak alınmalıdır, Bu şekilde araştırmacı, daha sonra ortaya çıkabilecek anlaşmazlıklarda etik davrandığını rahatlıkla kanıtlayabilme olanağına sahip ola­caktır.



    3. Dokümanların Anlaşılması

    İlk iki aşamada araştırmacı, dokümanları saptama, bunlara ulaşma ve elde etme konularında ikinci ve üçüncü şahıslarla diyalog kuracak, bazı durumlarda muhtemelen bir dizi bürokratik süreçten sonra, istediği dokümanları elde ede­cektir. Dokümanlar elde edildikten sonra, araştırmacı kendisiyle ve dokümanlarla başbaşa kalacaktır.Artık sıra, elde edilen dokümanların anlaşılması ve özümsen­mesine gelmiştir.Eğer araştırmacı, araştırmasını sadece dokümanlara dayalı olarak gerçekleştirecekse, bu dokümanların belirli bir sistem içinde ve birbirleriyle karşılaştırmalı olarak özümsenmesi gereklidir,Bir dokümanda ifade edilen şeyler, başka dokümanlarda ifade edilenler yoluyla teyit edilebiliyor mu? Dokümanlar arasında belirli olay ve olgulara ili§kin olarak, farklı perspektifler ve yorumlar mevcut mu? Eğer böylesi bir durum söz konusu ise bu durum, ayrı olay veya olgulara; farklı kişi, kurum veya bölümler tarafından farklı anlamlar verildiğini gösterebilir.Bu durumda araştırmacı, çalıştığı kurum veya grup içinde farklı yo­rumlara olanak veren değişik kültür, bakış açısı ve dünya görüşlerinin olduğunu keşfetmeye başlayabilir.



    4. Verinin Analiz Edilmesi

    Verinin analiz edilmesi konusunda temel bir soru sormakta yarar vardır. Toplanan bu dokümanlar,araştırmada kullanılacak tek veri setini mi oluşturmaktadır?Yani bu çalışma,sadece bir doküman incelemesi mi olacaktır, yoksa dokümanlar diğer nitel araştırma yöntemleriyle birlikte mi kullanılacaktır? İkinci durumda, yani dokümanların diğer veri toplama yöntemleriyle birlikte kullanılması durumunda, karmaşık bir veri analizine ihtiyaç olmayabilir. Çünkü araştırmacı dokümanlardan elde edeceği verileri, görüşme veya gözlemler yoluyla elde edeceği verileri desteklemek çürütmek veya bulduğu sonuçlara alternatif açıklamalar getirmek amacıyla kullanabilir. Bu durumda araştırmacının bir doküman setini nasıl kullanacağı ve doküman veya dokümanlarda kapsanan veriyi nasıl analiz edeceği, önceden belirlediği problem ve alt problemler yoluyla zaten belirlenmiştir. Yani doküman analizine temel olacak kategori veya temalar zaten belirlidir. Bu temalar doğrultusunda araştırmacı, dokümanlardan destekleyici yanlışlayıcı veya alternatif açıklamalara olanak tanıyacak bölümleri araştırma raporunda kullanabilir.

    Öte yandan, dokümanlar sadece bu tür ek veri kaynağı olarak değil, sadece tek başına bir araştırmanın tüm veri setini oluşturabilir. Bu durumda dokümanların tam bir veri analizine tabi tutulması gereklidir. Buna örnek olarak, herhangi bir alanda yazılmış ders kitaplarını ayrıntılı bir araştırma konusu yapmak isteyen bir araştırmacıyı düşünebiliriz. Burada araştırmacı dokümanları, yani ders kitapları tek başına veri kaynağı olarak kullanmaktadır. Yani bu durumda dokümanlar, diğer veri toplama yöntemlerinin yanısıra kullanılan ek veri kaynağı değildir. Dokümanları böyle bir amaç için kullanacak araştırmacılar, dokümanları dört aşamada analiz edebilirler: analize konu olan veriden örneklem seçme,kategorilerin geliştirilmesi, analiz biriminin saptanması ve sayısallaştırma (Bailey, 1982).

    a) Analize konu olan veriden örneklem seçme: Doküman incelemesine dayalı araştırmalarda, tüm doküman verisinin bir bütün olarak analize .konu olması mümkün olmayabilir. Bu nedenle, çoğu zaman araştırmacılar, eldeki veri setinin içinden bir örneklem oluşturmaya çalışır. Eğer ders kitapları örneğini alacak olursak, eldeki kitapların sayısının fazla olduğunu varsayalım. Bu durumda araştırmacı, öncelikle bunlar arasından belirli bir ömeklem yöntemi kullanarak bir grup dokümanı ya da bu dokümanların belirli bölümlerini seçebilir. Avnı şekilde, kitaplarda kapsanan her konu veya üniteyi araştırma kapsamına dahil et­mek yerine, örnekleme yoluyla belirli konu veya üniteleri araştırması kapsamına alabilir. Bu konuda atılacak ilk adım, bir örneklem çerçevesinin oluşturulması ya da bütün dokümanlardan seçilecek konu veya ünitelerin bir listesinin hazırlan­masıdır.

    Bir örnekleme çerçevesi belirlenirken, örnekleme teknikleri konusundaki bazı klasik yaklaşımlar burada da kullanılabilir. Sosyal bilimlerde sık kullanılan örnek­leme yöntemlerinden olan seçkisiz (rastgele) örnekleme, sistematik örnekleme, tabaka örnekleme, küme örnekleme gibi yöntemler burada da rahatlıkla kullanı­labilir.



    b) Kategorilerin geliştirilmesi: Araştırmacı, araştırmasına başlamadan ön­ce, alandaki kuramlardan yola çıkarak veya kendi geliştirdiği kategoriler yoluyla işe başlayabilir. Bu durumda, kategoriler önceden oluşturulmuştur ve araştırma­nın amacını yansıtmaktadır. Bu kategoriler veya temalar, yapılacak doküman a­nalizinin de temel kategorileri olacaktır. İyi tanımlanmış amaçlar veya alt prob­lemlere dayalı olarak geliştirilen kategorilerin, bir diğerini kapsamayacak şekilde ve birbirinden bağımsız olmalarına dikkat edilmelidir. Bu amaca ulaşabilmek için eldeki doküman setinin içeriğinin iyi irdelenmesi gereklidir. Bu koşulu sağlama­dan yapılan bir kategorileştirme, araştırma için önemli olan boyutların gözden kaçırılmasına veya gereksiz ve yapay kategorilerin oluşturulmasına yol açabilir. Eğer araştırmacının elinde kuramlardan yola çıkarak önceden hazırlayabileceği kategoriler veya alt problemler yoksa, kategoriler analizin ilerleyen aşamalarında araştırmacı tarafından ortaya çıkarılabilir.

    Örneğin, eğer bir araştırmacı tarih kitaplarını yanlılık açısından karşılaştırıyorsa şu kategorilerle çalışabilir: kullanılan atıflardaki yanlılık, kullanılan sıfatlar­daki yanlılık, kullanılan zarflardaki (belirteç) yanlılık, sunumun içeriğine ilişkin yanlılık, yazarın öznel görüşleri olabilecek yargılar ve anlatılan tarihsel olaya iliş­kin kullanılan resim ve çizimlerdeki yanlılık. Görüldüğü gibi, bu kategoriler birbirinden bağımsız ve birbirini dışlayan bir tarzda geliştirilmiştir. Bu yolla, her kate­gori altında yapılacak analize konu olan veri, sadece ilgili o kategori altında yer alır ve böylece aynı veri birden fazla kategori altında verilmez.



    c) Analiz biriminin saptanması: Araştırmanın amacına bağlı olarak değişik analiz birimleri söz konusudur: kelime, tema, karakter, cümle veya paragraf, madde ve içerik.

    Kelime: Bir dokümandaki en basit birim, genellikle en küçük birimdir. Bu anlamda, kelimeler bir dokümanın en basit birimleridir ve doküman analizine konu olabilirler. Kelimelerin bir analiz birimi olarak kullanılmalarının en önemli dezavantajı, bir dokümanda yer alan kelimelerin sayısının çok olmasıdır. Bu nedenle bir analiz birimi olarak kelime, araştırmayı yapılamaz hale getirebilir. Bu durumlarda, modern teknoloji harikası olan bilgisayarlar, araştırmacıların hayatını büyük ölçüde kolaylaştırırlar. Öte yandan, kelimelerin analiz birimi olarak kullanılması, bazı avantajlar da sağlar; çünkü bağımsız ve sonludurlar, sınırları açık seçik bellidir ve tanınmaları oldukça kolaydır.

    Tema: Kelimelerin tersine tema; açık-seçik, nesnel ve herkesin uzlaşabileceği sınırlara sahip olmayabilir. Bir dokümandaki temalar, yazıya konu olan amaçlarla yani dokümanın veya dokümanın belirli bölümlerinin yazılış amacıyla ilgilidir Bir dokümandaki temaların ayrıştırılması zordur ve temaları belirleme konusunda kullanılan ölçütler ve tercihler öznel olabilir. Bu nedenle, kelime, cümle veya paragrafa oranla üzerinde uzlaşma sağlamak daha zordur. Bütün bunlar, temalara dayalı doküman analizinde, eğer araştırmada birden fazla kişi kodlayıcı olarak çalışıyorsa, bu kişiler tarafından yapılan analizlerin güvenirliğini önemli ölçüde azaltabilir. Böyle durumlarda, kodlayıcı kişiler arasında birlik sağlamak kodlama güvenirliğini arttırmak için bazı önlemler almak mümkündür.

    Karakter veya kişi: Bir analiz birimi olarak karakter veya kişinin kullandığı dokümanlar; roman, tiyatro oyunu, televizyon dizileri, film senaryoları veya buna benzer belirli karakterler çevresinde yazılmış dokümanlar olabildiği gibi; tarih, sanat, edebiyat konularında yazılmış materyal ve ders kitapları da olabilir. Karakterleri seçmede ve belirlemede belirli ölçütler (sosyoekonomik statü ve etnik statü gibi) kullanılabilir. Bu anlamda analiz birimi, seçilen kategoriye uyan birey veya bireyleri içerir. Kelimenin bir analiz birimi olarak kullanılmasında olduğu gibi burada da, birey dediğimiz şey fazla yoruma yer bırakmayacak şekilde, açıkça tanımlanmalıdır. Bu anlamda, örneğin tema analizinde olduğu gibi güvenirlik sorunuyla karşılaşılmaz.

    Cümle veya paragraf: Yazılı dilin yapı taşları olan cümle ve paragraflar, sınırlarının belli olması nedeniyle kolayca ayırt edilebilirler. Ancak, cümle ve parag­rafların en önemli eksileri, aynı anda birden fazla konu veya temayı içinde barındırma olasılıklarıdır.Bu anlamda, kelime veya karakter birimleri gibi sınırlı ve sonlu değildirler.

    İçerik: Kelimeler farklı içeriklerde ve farklı anlamlarda kullanılırlar. Örneğin,bir araştırmacının, ders kitaplarında anne ve babanın evdeki rolleri açısından nasıl tasvir edildiği ile ilgilendiğini varsayalım. Araştırmacının kafasında babanın daha çok "otorite," annenin daha çok "sevgi" kelimeleri ile tanımlandığına ilişkin bir denencesinin (hipotez) olduğunu kabul edelim. "Otorite" ve "sevgi" analiz birimleri olarak alındığı için, araştırmacının ilk işi, ilgili dokümanda tek başına “otırite” ve "sevgi" kelimelerini taramak olacaktır. Ancak, bu kelimelerin, kulla­nıldığı cümle içinde hangi anlamda kullanıldıklarına bakmadan araştırmacının herhangi bir yargıda bulunması zor olacaktır. Bu anlamda araşırmacı, ister istemez bu kelimelerin kullanıldığı içeriği de dikkate almak zorundadır.

    d) Sayısallaştırma: Dokümanlardan elde edilen verinin mutlaka sayısallaştırılması veya nicelleştirilmesi gerekmeyebilir. Araştırmacı, saptadığı kategoriler ve analiz birimi doğrultusunda yaptığı analizden sonra bulduğu sonuçları, rahatlıkla düzyazı şeklinde de rapor edebilir. Bu araştırmacının bir seçimidir. Eğer araştırmacı elde ettiği veriyi, nicelleştirerek veya sayısallaştırarak sunmayı tercih ediyorsa, bunu aşağıdaki üç yolla yapabilir:



    Var veya yok: Eğer ilgili kategori bir dokümanda mevcut ise, bunu yapmak hayli kolaydır. Eğer, ilgili kategori dokümanda varsa 1 değeri, yoksa 0 değeri verilir. Böylece iki dokümanı, ilgili kategorilerin iki farklı dokümanda kaç kez tekrarlandığı anlamında karşılaştırmak mümkün olacaktır.

    Yüzde dağılımı: Bu yukarıdaki yönteme benzer işler, fakat burada kategori tekrarları yüzde anlamında sayılır ve sunulur. Bu yolla araştırmacı, iki dokümanı karşılaştırma konusunda daha kesin bir yargıya ulaşabilir.

    Kapsanan alan: Burada, bir kategorinin bir dokümanda var olup olmadığını ,saptama yerine, bir kategorinin ilgili dokümanda kapsadığı alan da bir ölçüt ola­rak kullanılabilir. Bu yöntem, örneğin, önceden saptanmış bazı kategorilere, değişik ders kitaplarında ne kadar alan ayrıldığını ölçmeyi amaçlayan bir çalışmada rahatlıkla kullanılabilir. Buradaki varsayım bir ders kitabında belirli bir ünite veya konuya ayrılan alanın büyüklüğünün veya kapsamının, yazarın veya aynı ölçüde müfredatın o konuya verdiği önemle doğru orantılı olduğu yönünde olabilir.

    5. Verinin Kullanılması

    Dokümanların bir araştırmada kısmen veya tamamen kullanılmasından, belirli kurum ve kişiler zarar görebilir veya çıkar sağlayabilirler mi? Dokümanlarda. adı geçen kişi, grup, kurum veya kuruluşlara zarar gelmeyecek şekilde gizlilikler nasıl korunabilir? Bu sorular, doküman incelemesi sonuçlarının kullanılmasına ilişkin olarak, araştırmacılar tarafından mutlaka yanıtlanması gereken sorulardır. Bu amaçla, başta da vurgulandığı gibi, dokümanların bir araştırmada kullanılma­sına, hele hele açık atıfta bulunulmasına yönelik olarak, mutlaka ilgili kişi, grup kurum ve kuruluşların onayı (mümkünse yazılı olarak) alınmalıdır. İkinci olarak bir dokümanda adı geçen veya konu edilen kişi, grup veya kurumların isimleri mutlaka gizli tutulmalı, eğer bir şekilde araştırma raporunda kullanılacaksa, ger­çek isimler yerine takma isimler kullanılmalıdır. Bu yöntem izlenirken, gerçek isimler kullanılmamasına rağmen, tanımlar veya betimlemeler içinde ilgili kişi grup, kurum veya kuruluşu tanımlayıcı bilgiler varsa, çıkarılmalıdır.

    Araştırma raporunda kullanılan dokümanların ne derece doğru yorumlandığı ve kullanış amacı konusunda asıl kaynaklara tekrar danışılarak, mümkünse raporun bir ön kopyasının sunulması ve görüş alınması uygun olabilir. Bu hem dokümanların araştırmacı tarafından amacına uygun olarak kullanıldığı konusunda dokümanı sağlayan kaynakları rahatlatacak , hem de varsa eksik ve yanlı yorumlar düzeltilerek, araştırmanın geçerliliği ve güvenirliliği arttırılacaktır.

    Yaralanılan Kaynaklar

    Balcı, A. Sosyal Bilimlerde Araştırma. Ankara, Pegem Yayıncılık, 2005.

    Bailey, K.D. ( 1982 ). Methods of social research ( 2nd ed.). New York: The Free Pres.

    Bogdan, R.C.ve Biklen, S. K.(1982). Qualitative research for education :An introduction to theory and medhods. Boston:Allyn and Bacon.

    Duverger, M. Sosyal Bilimlere Giriş: Metodoloji Açısından Çev:Unsal Oskay. Ankara: Bilgi Yayınevi ,1973.

    Forster , N. (1994) . The analysis of company documentation. C.Cassell and G. Symon (Eds.) Qualitative methods in organizational research: A pratical quide.London: Sage.

    Karasar, N. Bilimsel Araştırma Yöntemi, Ankara, Nobel Yayıncılık , 2002.

    Madge, J. The Tools of Science An Analytical Description of Social Scince Techniques. Anchor Books Doubleday and Comp. , 1965.



    Rummel, J.F. An Introduction to Research Procedures in Education Second Edition. Harper and Row, 1964.

    Yıldırım, A. ve Şimşek, H. Sosyal Bilimlerde Nitel Araştırma Yöntemleri, Ankara, Seçkin Yayıncılık, 2003.






        Ana sayfa


    Doküman İncelemesinin Temel Özellikleri

    Indir 68.13 Kb.