bilgiz.org

Devlet sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur … gereken tedbirleri alır” (Any. Md. 64)




Tarih29.12.2017
Büyüklüğü39.97 Kb.

Indir 39.97 Kb.

avukat


turgut kazan

Devlet sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur … gereken tedbirleri alır” (Any. Md. 64)


Eser sahibinin izni olmadan, eserde en küçük bir değişiklik yapılamaz.

Eser sahibi eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan … değiştirmeleri menedebilir…

Malik (belediye) eseri bozamaz ve yok edemez” (5846 sayılı FSEK, md. 16, 17)

İdare Mahkemesi Başkanlığı



ERZURUM

DAVACI : Mehmet AKSOY

Cumhuriyet Köyü, Cumhuriyet Mevkii, Beykoz Cad. 60/1 Beykoz / İST


VEKİLİ : Av. Turgut KAZAN – Av. Aslı KAZAN GILMORE

İstiklal Cad. Asmalımescit Sok. No:23/13 Beyoğlu / İstanbul


DAVALI : Kars Belediye Başkanlığı / KARS
KONU : Belediye Meclisi kararı, sözleşme ve iki ayrı koruma kurulu kararına dayanılarak ve Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğuna inanılarak yapılan İNSANLIK ANITI’nın, (Başbakanın bilinen talimatı üzerine) yıkılıp yok edilmesi yolundaki yasaya/hukuka açıkça aykırı olan Belediye Meclisi kararının iptali ile uğranılacak mağduriyetin ve Türkiye’ye yaşatılacak utancın önlenebilmesi için, ivedilikle YÜRÜTMEYİ DURDURMA kararı verilmesi, incelemenin de DURUŞMALI yapılması isteğidir.
TEBLİĞ TARİHİ : Bize tebliğ edilmemiş olan (Ek 19’daki)bu kararı, 01.02.2011 günü basından öğrendik ve yazılı metnini de, 03.02.2011 günü faks yoluyla elde ettik.

AÇIKLAMA :


  1. MECLİS KARARI, SÖZLEŞME ve KORUMA KARARLARIYLA

ANITIN HUKUKSAL ZEMİNİ SAĞLAMDIR, DOKUNULAMAZ
Müvekkilim, çağdaş Türk sanatının uluslararası temsilcilerinden biridir. Ve başta Berlin olmak üzere, (Türkiye dahil) dünyanın çeşitli kentlerinde heykelleri olan bir sanatçıdır. Berlin’deki Meçhul Asker Kaçağı Anıtı ile İstanbul Menkul Kıymetler Borsası ve İş Bankası Kuleleri girişindeki Ayı/Boğa ve Kibele Çeşmesi yapıtları, onun nasıl özgün bir sanatçı olduğunun, rastgele seçilmiş kanıtlarıdır. Özellikle, Selçuk meydanındaki Kurtuluş Yolu anıtı, heykelle ışığı buluşturan eşsiz bir örnektir. Bu gerçeği anlamak için, anıtı gezmek ve yalnızca 26 Ağustos saat 12:30’da oluşan Mustafa Kemal gölgesini görmek yeter. Müvekkilimizin sanat yaşamı ve yapıtlarıyla ilgili bir dökümü ve hakkındaki bazı değerlendirmeleri ilişikte bilgilerinize sunuyoruz. (Ek 1, 2, 3, 4, 5)
Nitekim, Kars Belediye Meclisi’nce hazineye ait sözkonusu TEPEYE “bir daha savaş olmaması adına insanlık anıtı” yapılmasına karar verilince, davalı idare bu anıtı ancak müvekkilimin yapabileceğini düşünmüş ve kendisiyle görüşüp anlaşarak bir sözleşme imzalamıştır. Belediye meclisinin, şimdi yıkılmasına karar verdiği İnsanlık Anıtı’nın yapımıyla ilgili 07.11.2005 gün ve 153 sayılı kararı ile davalı idarenin müvekkilimle imzaladığı sözleşmenin birer örneği ilişiktedir. (Ek 6, 7)
Bu sözleşmede, “Kars’ın bulunduğu coğrafyada … gerginlikleri, düşmanlıkları, savaşları … bir barış ve dostluk düşüncesi etrafında ortadan kaldırma, … insanları barışa çağırma, heykelin temel amacıdır” (md.3) vurgusu yapıldıktan sonra, 4. maddede “Kars Kalesinin karşısındaki tepenin üzerinde bulunan … dolayısıyla kentin tüm kesimlerinden algılanabilen düzlük” heykelin yeri olarak belirlenmiştir. Ve “heykelin yerden yüksekliği(nin), kaidesiyle birlikte yaklaşık 30 metre” olacağı, ayrıca anıtın belediyece korumaya alınması için güvenlik hizmetleri sağlanacağı (md. 5/a) kararlaştırılmıştır.
Yani, davalı idare bugün yıkmaya karar verdiği anıtın amacı ile birlikte yerini ve yüksekliğini bizzat belirlediği gibi, Erzurum Koruma Kurulu da önce 02.11.2006 gün ve 421 sayılı kararıyla parselde mevcut bazı taşınmazları tescil etmiş, sonra 23.12.2006 gün ve 501 sayılı kararıyla inşaat izni verdiği gibi, 08.02.2007 gün ve 523 sayılı kararıyla da çevre düzeni projesini onaylamıştır. Bu Koruma Kurulu kararlarının birer örneği ilişiktedir. (Ek 8, 9, 10)
İşte, müvekkilim böyle bir hukuksal temele dayanarak ve anayasanın 2, 64 ve 90/son maddeleri ile AİHS, Bern Sözleşmesi ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası’nın (FSEK’nun) 16 ve 17. maddeleri ile sağlanan güvencelere inanarak, 2006 yılında anıtın yapımına başlamıştır. Davalı idare de, Anıtı öylesine benimseyip önemsemiştir ki, Kars’ı tanıtım videosunda, bu anıta özel bir yer ayırmıştır. Kars Belediyesi’ne ait internet sitesinden aldığımız internet çıktısı ilişiktedir. (Ek 11)


  1. ANIT SİT ALANINDA DEĞİLDİR, İNŞAAT DEĞİLDİR

BELEDİYE MECLİSİ’NCE YIKILAMAZ, KALDIRILAMAZ
Ancak, İnsanlık Anıtı’ndaki BARIŞ vurgusu, bazı kesimlerin tepkisine yol açtı. Verilmek istenen mesaj, Erivan’la uzlaşma arayışı sayılarak karşı çıkıldı. Baskılar arttı. Erzurum Korumu Kurulu da, yapımı durduracak formül aramaya başladı. Hemen, 2. Dünya Savaşı’na ait bir “makineli tüfek siperi” “tarihi tabya” sayıldı. İlk kararla bağdaşmayan değerlendirmeler yapıldı. Sorun Koruma Yüksek Kurulu’na intikal etti. Yüksek Kurul, önce “arkeolog, mimar, sanat tarihçi, heykeltıraş ve inşaat mühendisinden oluşan (5 kişilik) bir heyet tarafından mahallinde inceleme yapılarak bir rapor hazırlanmasına” karar verdi. 23.09.2009 gün ve 757 sayılı bu kararın bir örneği ilişiktedir. (Ek 12)
Yüksek Kurul kararına aykırı olarak, içinde sanat tarihçisi bulunmayan bu kurul, 10.06.2011 günlü üst yazıyı mahallinde inceleme yapmış gibi kaleme almasına rağmen, yerinde incelemeye dayanmayan ve temel sorunu tartışmayan bir rapor hazırlamıştır. Örneğin, 2. Dünya Savaşı’nda kazılan makineli tüfek siperi tabya sayılır mı/sayılmaz mı, tarihsel bir önem taşır mı/taşımaz mı, tescil edilen bu siper (veya tabya) alanı dışındaki anıtın durumu ve sanatsal değeri hiç ele alınmamıştır. Sadece, Erzurum Koruma Kurulu raporlarındaki imzalarla, muhalefet şerhleri üzerinde durulup “usul yönünden yanlışlar yapılmamasına dikkat edilmesi gerektiği konusunda” fikir birliğine varıldığı belirtilerek, sorunun belediyece çözülmesi önerilmiştir. Ve bu rapor 6,5 ay Yüksek Kurulda bekletildikten sonra, tam seçim süreci başlayınca, Başbakan’ın Kars gezisi öncesi, 06.01.2011 günlü karar çıkmıştır. Başbakan da, 08.01.2011 günlü Kars konuşmasında bilinen talimatı vermiş, bu ucubeyi kaldırın demiştir. Koruma Yüksek Kurulu’na sunulan rapor ve kurul kararının birer örneği ile Başbakanın Kars konuşmasını gösterir bazı gazete kupürleri ilişiktedir. (Ek 13, 14, 15, 16)
Bu kararı anıtın sit alanında olduğu ve yıkılması gerektiği şeklinde yorumlayan Kars Belediye Başkanı, hemen kaldıracağız diye açıklamalar yapmaya başlamış, ardından da davaya konu meclis kararı alınmıştır. Belediye başkanının açıklamalarından bazı örneklerle, 01.02.2011 gün ve 14 sayılı meclis kararı örneği ilişiktedir. (Ek 17, 18, 19)
Altını çizerek söyleyelim ki, anıtın bulunduğu yer SİT alanı değildir. Ve bu gerçek, koruma kurulu kararlarında açıkça belirtilmiştir. Ayrıca, Yüksek Kurul anıtı yıkma / kaldırma kararı vermemiş, belediyenin mülkiyet sorununu çözüp, Koruma Kurulu’na başvurması gerektiğini bildirmiştir. Dolayısıyla, “… Yüksek Kurulun … kararına istinaden” verilen Belediye meclisi kararı öncelikle Yüksek Kurul kararına aykırıdır.


  1. İNSANLIK ANITI BİR SANAT ESERİDİR

DEVLET VE BELEDİYE KORUMAK ZORUNDADIR
Hemen belirtelim ki, İnsanlık Anıtı (her sanat eseri gibi) korunması gereken bir değerdir. Anayasanın 64. maddesi uyarınca, “sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korumak” ve bu amaçla “gereken tedbirleri almak” zorunda olan devlet, anıt yıkamaz / yıktıramaz. Türkiye 28.05.1951 gün ve 5777 sayılı yasayla “Sanat Eserlerini Korumak İçin Kurulan Bern Birliği’ne” katılmıştır. Bern Sözleşmesi’nin 2. maddesi, “heykeltıraşlık tekniği ile elde edilen eserlerin“artistik eser” sayılacağını ve “Birliğe dahil tüm memleketlerde himaye göreceğini, bu himayeden eser sahibi ile haleflerinin (de) yararlanacağını” belirtmiştir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasının (FSEK) 16 ve 17. maddeleri de çok açıktır. 16. maddenin 1. fıkrasına göre, eser sahibinin izni olmadan (bırakınız yıkmayı) eserde en küçük bir değişiklik bile yapılamaz. Aynı maddenin 3. fıkrasına göre, eser sahibi eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan ve her türlü değiştirmeleri menedebilir. Menetme yetkisi kesindir. Sözleşme ile vazgeçilemez. Yine bu yasanın 17/2. maddesine göre, belediye “eseri bozamaz ve yok edemez.
Üstelik, Türkiye AİHS’ni imzalamıştır, Avrupa Konseyi üyesidir. Ve sanat eserleri ifade özgürlüğünün bir parçasıdır. İfade özgürlüğü AİHS’nin 10/2. maddesi kapsamındadır. AİHM’nin 24.05.1988 günlü MÜLLER / İSVİÇRE ve 29.03.2005 günlü ALINAK / TÜRKİYE kararlarında sanat eserleri ile ifade özgürlüğü ilişkisi ve sanata müdahalenin ölçüsü işlenmiştir. Devlet sanatçıya neyi / nasıl yapacağını söyleyemez. Sanat eserlerini kendince değerlendirip beğenmediklerini sansür edemez. Sanatçının ifade özgürlüğüne, çok önemli gereklilik olmadan müdahale edemeyeceği gibi, gereklilik doğduğunda yapılacak müdahalenin de ölçülü / orantılı olması gerekir. Bu nedenle ve Anayasanın 90/son maddesi uyarınca, (sanatçı / sanat eseri ve ifade özgürlüğü açısından) AİHM’nin sözleşmeyi yorumlayan kararlarını esas almak gerekir.
Ayrıca, hukuk devletinde kurallara uygun her faaliyet meşrudur, meşruiyetini korur. Sonradan kuralları ve kararları değiştirerek, meşruiyet tartışması yapılamaz. Eğer böyle bir yol açılırsa, kişilerin güven duygusu ve hukuk devleti yıkılmış olur. Unutmayalım ki, Anayasanın 2. maddesine göre, “Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir.” Dolayısıyla, Anayasa Mahkemesi’nin 2. maddeyi yorumlayıp açıklayan kararları ile AİHS’nin 6/2. maddesine ilişkin AİHM kararları ışığında, İnsanlık Anıtı’nın meşruiyeti tartışılmaz / tartışılamaz. Çünkü, kurallara ve kararlara uygun olarak yapılmıştır. Kesinlikle sorgulanamaz, suçlanamaz.
Nitekim, anıt ve kafeterya binasına yönelik şikayetler üzerine, durumu inceleyen İçişleri Bakanlığı, kafeterya için soruşturma izni verirken, anıt için aynen şu değerlendirmeyi yapmıştır:
“Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 02.11.2006 tarihli ve 421 sayılı kararıyla, Belediyenin İnsanlık Anıtı ve Çevre Düzenlemesi inşaatını sürdürdüğü, … bazı buluntuların … kültür varlığı olarak tescil edilmesinin ardından … Koruma Bölge Kurulunun 08.02.2007 tarihli 523 sayılı kararıyla onaylanan proje kapsamında gerçekleştirilen İnsanlık Anıtı ve Çevre Düzenlemesi inşaatının ‘Kurul Kararlarına aykırılığından’ söz edilemeyeceği; zira yapılan inşai faaliyetin bahse konu Koruma Bölge Kurulunun 08.02.2007 tarihli ve 523 sayılı kararıyla onaylanan proje kapsamında yürütüldüğü; … ‘İnsanlık Anıtı ve Çevre Düzenlemesi İşi’ bakımından Koruma Bölge Kurulu kararlarına aykırı bir uygulamanın bulunmadığı;
“Ancak, … 02.11.2006 tarihli ve 421 sayılı kararıyla tescil edildiği dönemde, heykelin yapıldığı alanda kafe binasının mevcut olmadığı; … Kurulun 08.02.2007 tarihli ve 523 sayılı kararıyla onaylanan çevre düzenleme projesinde ise kafe binasının bulunmadığı,
“Böylece, … Kurulun 08.02.2007 tarihli ve 523 sayılı kararıyla onaylı projeye aykırı olarak kafeterya binası inşa edilerek 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun “İzinsiz Müdahale ve Kullanma Yasağı” başlıklı 9’uncu maddesinde yer alan … Koruma Bölge Kurulunca alınan kararlara aykırı olarak, … hükmünün ihlal edildiği anlaşıldığından … soruşturma izni verilmesine” (İçişleri Bakanlığı’nın 20.11.2009 gün ve 294 sayılı kararı) (Ek 20)
Evet, durum açıktır. Kars Belediye Meclisi’nin 01.02.2011 gün ve 14 sayılı kararı, sanatçıyı ve onun ifade özgürlüğü korumaya ilişkin, Anayasa kurallarıyla, uluslar arası sözleşme kurallarına ve 5846 sayılı FSEK’nun 16 ile 17. maddelerine aykırıdır.


  1. BATI, KIŞA KARŞI KORUMAK İÇİN İZİN İSTİYOR

BİZ EMİR VERİP YIKTIRMAYA KALKIYORUZ
Kendi özel yasalarına, yani 3194 sayılı İmar Yasası ile 5393 sayılı Belediye Yasası’na göre de Belediye Meclisi’nin bir anıtı kaldırma yetkisi yoktur. “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18. maddeye baktığımız zaman, bu gerçeği görüyoruz. Nitekim, Kültür Bakanı da, basına yaptığı açıklamada, belediyenin anıtı kaldırma yetkisinin olmadığını belirtmiştir. Bu açıklamayı gösterir iki ayrı gazete kupürü ilişiktedir. (Ek 21, 22)
Apaçık anlaşılıyor ki, dava konusu karar yasal ve hukuksal hiçbir temele dayanmıyor. Sadece, İnsanlık Anıtı’yla verilmek istenen mesaja karşı çıkanların desteğini alabilmek için, bu yolda ısrar edilerek, sanatçı ile sanat eserini korumaya ilişkin kurallar ihlal edildiği gibi, sanatçının ifade özgürlüğünü hepten boğacak ölçüde, sanat eserini yıkıp yok etmek cüreti gösterilmiş oluyor.
Nitekim, basına yansıyan haberler bu değerlendirmeyi doğruluyor. Örneğin, BBC “UCUBE” lafının sağ seçmene yönelik olduğunu vurgularken, Dışişleri Bakanı DAVUTOĞLU “anıtın Kars’a yakışmadığını” söylüyor. Ve asıl önemlisi, Kars’taki rektörler toplantısında, YÖK Başkanı Yusuf Ziya ÖZCAN ile YÖK Denetleme Kurulu üyesi Muhittin ŞİMŞEK “Müthiş devasa, güzel bir heykel” “Devasa olmuş” derlerken, gazetecilerin duyduğunu fark edip “benim resmi görüşüm değil” açıklaması yapmak zorunda kalmaları, atılan bütün adımların Başbakan’ın talimatıyla başladığını, yani asla yasal olmadığını gösteriyor. BBC yorumu ile DAVUTOĞLU’nun ve YÖK Başkanıyla, denetleme kurulu üyesinin konuşmalarını gösterir 3 haber kupürü ilişiktedir. (Ek 23, 24, 25)
Bu anlayışın nasıl bir anlayış olduğunu sergileyebilmek için, dilekçemizin 1. sahifesinde sözünü ettiğimiz Meçhul Asker Kaçağı Anıtı (Denkmal des unbekannten Deserteurs) ile ilgili olarak, Almanya’nın izlediği yolu, Türkiye’nin izlediği yolla karşılaştırmak yetiyor. Onlar, çok ağır kış koşullarına karşı, (zarar görmesin diye) anıtı kısa bir süre korumaya alabilmek için, müvekkilimden izin istiyorlar. Biz, (bırakınız korumayı) ucube saydığımızı açıklayarak, eser sahibine hiç sormadan, nasıl yıkıp kaldıracağımızı konuşuyor, tartışıyor, karar alıyoruz. Kısa süreli koruma için, izin istendiğini ve izin verilmesi nedeniyle müvekkilime teşekkür edildiğini gösterir, Yeşiller Partisi’ne ait 03.02.2011 günlü Basın Bülteni, Türkçe çevirisiyle birlikte ilişiktedir. (Ek 26, 27)
SONUÇ VE İSTEK : Anlatmaya çalıştığımız nedenlerle, yasaya ve hukuka açıkça aykırı ve çağdışı olan dava konusu kararın iptalini ve bir sanat eserinin kaldırılması / yıkılması ile onarılmaz sonuçlar doğacağı ve Türkiye üzerinde TALİBAN gölgesi yaratılacağı için, öncelik ve ivedilikle (savunma beklenmeksizin) 2577 sayılı İYUY’nın 27. maddesi uyarınca YÜRÜTMEYİ DURDURMA kararı verilmesini, incelemenin DURUŞMALI yapılmasını diliyor, durumu takdirlerinize sunuyoruz.
Saygılarımızla. 07.02.2011
Davacı

Mehmet AKSOY

Vekilleri

Av. Turgut KAZAN – Av. Aslı KAZAN GILMORE



EKLER :


  1. Mehmet AKSOY’un önemli bazı eserlerini gösterir özgeçmişi.

  2. Mehmet AKSOY’un İstanbul Sanat Fuarı 2008 yılı Onur Sanatçısı seçilmesini ve bunun gerekçesinin gösterir yazı örneği.

  3. Prof. Kemal İSKENDER’in, Mehmet AKSOY’la ilgili yazısı.

  4. Evin İYEM’in, Mehmet AKSOY’la ilgili yazısı.

  5. Uluslararası Plastik Sanatlar Derneğinin, Mehmet AKSOY ve İnsanlık Anıtı heykeliyle ilgili yaptığı kamuoyu duyurusu.

  6. Kars Belediye Meclisi’nin İnsanlık Anıtı’nın yapımıyla ilgili 07.11.2005 gün ve 153 sayılı kararı.

  7. Kars Belediye Başkanlığı ile Mehmet AKSOY arasında imzalanan sözleşme.

  8. Erzurum Bölge Koruma Kurulunun 02.11.2006 gün ve 421 sayılı kararı.

  9. Erzurum Bölge Koruma Kurulunun 23.12.2006 gün ve 501 sayılı kararı.

  10. Erzurum Bölge Koruma Kurulunun 08.02.2007 gün ve 523 sayılı kararı.

  11. Kars Belediyesi internet sitesinden aldığımız, Kars Tanıtım Videosu-2 başlıklı videoda, İnsanlık Anıtı heykeline özel bir yer ayrıldığını gösterir çıktı.

  12. Koruma Yüksek Kurulunun 23.09.2009 gün ve 757 sayılı, rapor alınmasına ilişkin kararı.

  13. 10.06.2010 günlü üst yazıyla kurula sunulan rapor.

  14. Koruma Yüksek Kurulunun 06.01.2011 gün ve 777 sayılı kararı.

  15. Başbakanın 08.01.2011 günlü Kars konuşmasını gösterir Hürriyet sitesi çıktısı.

  16. Başbakanın 08.01.2011 günlü Kars konuşmasını gösterir Gazetevatan sitesi çıktısı.

  17. Kars Belediye Başkanının açıklamasını gösterir Belediye sitesinden aldığımız çıktı.

  18. Kars Belediye Başkanının açıklamasını gösterir serhattv sitesinden aldığımız çıktı.

  19. Kars Belediye Meclisinin 01.02.2011 gün ve 14 sayılı kararı.

  20. İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma iznine ilişkin 20.11.2009 gün ve 294 sayılı kararı.

  21. Kültür Bakanı açıklamasını gösterir 04.02.2011 günlü Hürriyet Gazetesi haber kupürü.

  22. Kültür Bakanı açıklamasını gösterir 04.02.2011 günlü Milliyet Gazetesi haber kupürü.

  23. BBC yorumunu gösterir 12.01.2011 günlü Hürriyet gazetesi kupürü.

  24. DAVUTOĞLU’nun “yıkılmalı” açıklamasını gösteren Radikal Gazetesi’nin 10.01.2011 günlü haber kupürü.

  25. Yusuf Ziya ÖZCAN ile Muhittin ŞİMŞEK’in konuşmalarını gösterir Haber Türk Gazetesi’nin 12.01.2011 günlü kupürü.

  26. Yeşiller Partisi’ne ait 03.02.2011 günlü Basın Bülteni.

  27. Basın bülteninin Türkçe çevirisi.

  28. Vekaletname örneği.




İstiklal Cad. Asmalımescit Sok. No:23/13 Beyoğlu/İst. Tel:0212 2444034-49 Faks:0212 2444052 E-mail: kazan@turgutkazan.av.tr






    Ana sayfa


Devlet sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur … gereken tedbirleri alır” (Any. Md. 64)

Indir 39.97 Kb.