bilgiz.org

Ders1 Dış Ticaret Nedir

  • 1.2. Ticaretin Yararları
  • 1.3. Ticaretin Sakıncaları veya Sakıncalı Ticaret
  • - Teknolojik İlerlemeler
  • 1.4. İç Ticaret-Dış Ticaret Ayırımı
  • Dış Ticaret: Alıcı
  • Döviz kuru riski: Mal
  • 2.BÖLÜM 2.1.DIŞ TİCARETTE ENGELLER
  • Gümrük tarifeleri şu amaçlara yönelik kullanılır;
  • İthal eşyasının cinsi gümrük tarifelerinde iki şekilde belirtilebilir. - Eşyanın cinsine göre sınıflandırma
  • - Eşyanın tabii menşei, maddi nitelikleri ve ticari şekli gibi bazı kriterlere göre sınıflandırma
  • 3.BÖLÜM 3.1.DIŞ TİCARET KONUSUNDA YETKİLİ KURULUŞLAR
  • 1-Başbakanlık, Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) Mevzuatı
  • 2-Maliye Bakanlığı Mevzuatı
  • 4-Diğer bakanlıklar ve kuruluşlar mevzuatı
  • 3.2.DIŞ TİCARET İLE YETKİLİ ANA KURULUŞLAR
  • 3.2.1.DIŞ TİCARET MÜSTEŞARLIĞI
  • 3.2.1.1.İhracat Genel Müdürlüğü
  • 3.2.1.2.İthalat Genel Müdürlüğü
  • 3.2.1.3.Anlaşmalar Genel Müdürlüğü
  • 3.2.1.4.Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü



  • Sayfa1/3
    Tarih04.07.2017
    Büyüklüğü162.67 Kb.

    Indir 162.67 Kb.
      1   2   3

    1.BÖLÜM

    1.1.DIŞ TİCARETİN TANIMI

    Dış ticaret her şeyden önce bir tür ticaret olduğuna göre, konuya ticaretin tanımıyla başlayalım.

    - Malların, hizmetlerin, malî kıymetlerin, hammaddelerin alışı ve satışıdır.

    - Mal ve hizmetlerin ticarî amaçla değiş-tokuşudur.

    - İhtiyaç duyulan mal ve hizmetlerin farklı kimseler arasında mübadelesidir.

    Nasıl tanımlanırsa tanımlansın, ticaret bir ekonomik faaliyettir. Ekonomi; sınırlı kaynaklarla, sınırsız olan ihtiyaç ve isteklerin nasıl karşılandığını inceleyen bir sosyal bilim dalıdır. İktisadın klasikleşmiş bu tarifine göre, insan ihtiyaçları teorik olarak sonsuzdur. Şayet beşerî talep; yiyecek, içecek, giyim ve barınmadan ibaret olsaydı, ekonominin tanımı çok farklı olur veya ekonomi diye bir bilim olmazdı. Halbuki tükettiğimiz mal ve hizmetlerin hemen tamamı, gerçek bir ihtiyaç olmayıp, arzularımızın bize dayatmasıdır. Meselâ, yabancı ülkelere yapılan turistik geziler, spor müsabakaları, eğlence merkezleri ve kumarhaneler hayatımızı idame ettirmek için hiç gerekli olmayan hizmetler sunar.




    1.2.Ticaretin Yararları

    Ticaret, uygarlığı ortaya çıkaran ve insana refah sağlayan bir uğraştır. Ziraat ve sanayinin meydana getirdiği ürünler ancak ticaret sayesinde insan istifadesine sunulur.


    Üretim genel olarak iki amaçla yapılır: Birisi, kişinin ve ailesinin ihtiyacını karşılamak için yapılandır. Bunda hiçbir ticarî gaye yoktur. Tarladan veya bahçeden elde edilen mahsul, aile tarafından tüketilir. Zaten üretim miktarı da ancak ihtiyacı karşılayacak kadardır. Diğeri pazar için üretimdir. Bu tarz üretimden sağlanan ürün, pazar yerinde satılarak kazanç sağlanır. İlkel toplumlar sadece geçimlik üretim yaparlar. Toplum geliştikçe pazar için üretim arzusu ortaya çıkar. İşte, tarladan elde edilen ürünün veya aletle meydana getirilen malın pazarlanması ticaret sayesindedir.

    Tarihte deniz ticaret yollarının bulunması ve denizciliğin gelişmesinde tek faktör ticarettir. Günümüzün gelişmiş kara vasıtaları, hızlı trenler ve dev kargo uçakları ticaret sektörü tarafından ayakta tutulmaktadır. Limanlar, kara ve demir yolu ağları ve hava alanları ticarete hizmet eder. Nakliye sektörünü besleyen, geliştiren ticarettir. Tarihte Doğu ile Batıyı bağlayan efsanevî İpek Yolu, ticaretin güvenli ve hızlı bir şekilde yapılmasını temin için inşa edilmiştir. İpek Yolu, asırlar öncesinden ticaretin öneminin kavrandığı ve bu alana o zamanın imkânlarıyla dahi büyük yatırımlar yapıldığının çarpıcı bir kanıtı.


    Öte yandan, sanayinin ticaret olmadan bugünkü düzeye gelmesi düşünülemezdi. Çünkü önce kitlevî üretim, sonra bilgisayar destekli imalat, miktar olarak ihtiyacın çok üstünde çıktı sağlıyor. Artık, modern ekonomilerde üretim neredeyse ikinci plana düştü. Onun yerine, pazarlama adı altında ticaret öncelik kazandı.

    Ticaret değişik toplum ve ulusların birbirini tanımalarına ve aralarında dostane ilişkiler kurmalarına olanak sağlar.. Mal ve hizmet satmak için alıcıların ihtiyacını saptamak gerekir. Bunun için satıcılar tarafından şehir ve ülkelerin gezilmesi, incelenmesi ve insanlarla münasebet kurulması şarttır.

    Sağlıklı ve dürüst ticaret herkese kazanç sağlar. Böylece, toplumun refahı artar. Tarih boyunca, tüccar milletler daima mamur ve güçlü olmuştur.




    1.3.Ticaretin Sakıncaları veya Sakıncalı Ticaret

    Normal, yasal yollardan icra edilen ticaretin hiçbir sakınca taşımadığını kolayca söyleyebiliriz. Dolayısıyla, ticaretin sakıncaları deyiminden ziyade belki de sakıncalı ticaret ifadesini kullanmak daha yerindedir. Sakıncalı ticaret deyince ilk akla gelen: uyuşturucu, silah ve beyaz kadın ticaretidir. İngilizce lisanında bu tür illegal işlemler için: karanlık işler yapmak anlamındaki “traffic” sözcüğü kullanılır. “Trafficker” de kaçakçı, karanlık işler yapan kimse demektir. Hâlbuki bu dilde, ticareti ifade eden sözcükler şunlardır: “trade, dealing, commerce”. Son günlerde bizde de trafik kelimesi “uyuşturucu trafiği” örneğinde olduğu gibi illegal alım-satım manasında kullanılmaktadır.

    Günümüzde, ticaretin sakıncası meyanında, ticaretin tüketim çılgınlığına alet olduğu şeklinde bir tenkit ileri sürülebilir. Bu vesileyle bilinçsiz tüketimi körükleyen faktörlerin bazılarını kısaca özetleyelim:
    - Aşırı Üretim: ABD ve Avrupa imalat sanayi, II. Dünya Harbi sonrasından başlayıp bugün devam eden süreçte aşırı bir üretim kapasitesine ulaştı. Ekonomik sistemin sürebilmesi için insanların üretilen her ürünü tüketmesi zorunlu hâle geldi. Bunu sağlamak için yüksek nüfuslu gelişmemiş ülke insanları da tüketim yarışına katılmaya zorlanıyor. Karl Marx’ın öngördüğü gibi; kapitalist sistemde talep yani tüketim yetersizliği krizlere yol açıyor ve bu krizler giderek daha kısa zaman aralıklarıyla meydana geliyor. 20. asrın başında 30 yılda bir kriz yaşanırken, giderek bu süre 20 yıl, 10 yıl ve günümüzde 3-5 yıla indi. Kapitalist ülkelerin buna karşı iki tür önlemi var: Birincisi, gelişmemiş ülkeler baskıyla serbest ticarete mecbur ediliyor. Bu bağlamda, gümrük duvarları indirtiliyor, dahili üretim kısılıyor ve bu ülkeler tarım ürünlerini dahi dışarıdan almaya zorlanıyor. Bunun da yeterli olmadığı durumlarda, dünyanın çeşitli yerlerinde savaşlar çıkartılıyor.


    - Reklamcılık Sektörü: Reklam şirketlerinin tek hedefi tüketicilere aslında ihtiyaç duymadıkları malları almalarını sağlamaktır. Bu şirketler, sosyoloji ve psikoloji bilimini insanları amaçları doğrultusunda etkilemek, daha doğrusu onları kandırmak için kullanır. Çeşitli film teknikleriyle ürün abartılı bir şekilde methedilir, tüketicinin sağlıklı düşünmesi engellenir. Yazılı ve görsel basınla işbirliği hâlindeki bu kuruluşlar gün geçtikçe insanları tüketim çılgını hâline getiriyor.


    - Teknolojik İlerlemeler: Sanayi, nakliyat, haberleşme ve bilgisayar teknolojilerindeki muazzam gelişmeler ticari faaliyetlerinin çok hızlı büyümesini sağladı. Hâlen, Dünya ticareti yıllık olarak 5 trilyon dolar düzeyinde seyrediyor. Son olarak, tüketimi tahrik eden amillere e-ticaret ve kredi kartları da eklendi. Teknolojiyle ticaretin ilişkisi iki yönlüdür. İkisi birbirini destekler ve geliştirir.

    Gerçi, tüketim çılgınlığını gerçekleştirmek için, ticaretin kullanıldığı bir vakıadır. Ancak, bunda ticaret mesleğinin hiçbir günahı yok. Çünkü, her türlü imkân ve vasıta insanlar tarafından kötüye kullanılabilir ve kullanılmaktadır

    İlkçağlarda malın malla değiştirildiği takas (değiş-tokuş) şeklinde yapılan ticaret, tarihi süreç içerisinde aşamalar geçirmiş ve giderek çeşitlenmiş ve karmaşıklaşmıştır.

    1.4.İç Ticaret-Dış Ticaret Ayırımı

    BU noktada iç ticaret (dahili ticaret) ile dış ticaret veya uluslar arası ticaretin farkını belirtelim.



    İç Ticaret: Alıcı ve satıcının aynı ülkede bulunduğu, ticaret konusu malın aynı ülkenin bir yöresinden diğerine nakledildiği veya aynı mahal içinde el değiştiği ticaret türüne iç ticaret (dahili ticaret) denir. İç Ticarette alıcı için de satıcı içinde ayni yasalar geçerlidir. Çünkü ticaret ayni ülkede yapılır.

    Dahili ticaret yapıldığı ülkenin yasalarına tabidir. Yani alıcı da satıcı da aynı yasalar çerçevesinde iş yapar. Ancak, örneğin ABD gibi federasyon sistemiyle yönetilen ülkelerde, her eyaletin ticaret konusunda farklı kanunları olabilir. Dolayısıyla, farklı eyaletlerde bulunan alıcı ve satıcı değişlk yasal düzenlemelere tabidir.


    İç ticaret, kural olarak ülkenin millî parası üzerinden yapılır. Ancak dolarizasyon olgusunun hakim olduğu ülkelerde, millî paranın istikrarsızlığı nedeniyle, Dolar, Sterling veya Euro gibi bir dövizin fiilen ödeme aracı olarak kullanıldığı görülür. Türkiye dolarizasyon ülkelerine bir örnektir. Bu noktada dış ticaretin ne olduğunu irdeleyebiliriz.




    Dış Ticaret: Alıcı ve satıcının ülkeleri farklı olduğunda, buna dış ticaret, uluslararası ticaret veya sınır-ötesi ticaret denir. Farklı ülkeler arasında yani sınır-ötesine mal ve hizmet hareketleri yapılmasını gerektiren dış ticaret dünya ekonomisini etkileyen en önemli iktisadi faaliyetlerden biridir Fakat dış ticarette, iç ticarette olmayan bazı riskler bulunur.


    Döviz kuru riski: Mal veya hizmeti ihraç eden ile ithal eden şirketin ülkelerinde farklı para cinsleri milli para olarak tedavül eder. İki paranın birbiri cinsinden fiyatı demek olan döviz kuru her an değişir. Bu durum hem alıcı hem satıcı yönünden kur riski yaratır.
    Transfer riski: İthalatçı ülkede devlet otoritesinin yurt dışına döviz transferini yasaklaması ihtimali transfer riskini oluşturur. Ülkemiz 1980 öncesinde döviz transferlerinde ciddi sıkıntılar yaşamıştır.


    Politik riski: İthalatın yapıldığın ülke uluslar arası yaptırımlara maruz kalabilir ve bu yüzden fon transferi yapamaz hale gelebilir. Örneğin, 1990’lı yıllarda Libya’nın tüm mali varlıkları Birleşmiş Milletler kararıyla donduruldu ve bu ülke bankalar arasında para transferi yapmakta çok zorlandı. Bu durumdaki ülkeye yönelik ihracat bedelinin ödenmesinde büyük zorluklar yaşanacağı kesindir.

    Dış ticaret tipik olarak farklı dili konuşan ülke insanları arasında cereyan ettiğinden, kendiliğinden bir iletişim sorunu meydana getirir.

    Tabii ki, bu zorluklarına karşın, dış ticaretin şirketlere yararları sayılamayacak kadar çoktur. Mesela,
    - Gelir ve müşteri bakımından çeşitleme yaratır. Firmayı sadece iç piyasaya bağımlı olmaktan kurtarır.

    - İhracatta tahsilât sorunu olmaz. Hâlbuki iç satışlarda ciddi tahsilât sorunu yaşandığı bir gerçektir.


    - Küresel ortamda dış ticaret sınırsız satış olanakları verir. İç pazar ne kadar büyük olursa olsun sınırlıdır.

    - İthalat sayesinde imalat maliyetlerini düşürmek mümkün olur.

    -Dış ticarette rekabet zorunluluğu şirketleri kurumsallaşmaya yöneltir.

    - Dış ticaret yeni finansman olanakları yaratır



    2.BÖLÜM

    2.1.DIŞ TİCARETTE ENGELLER
    1960'lı ve 1970'li yıllarda ithal ikameci kalkınma modelleri revaçta iken, 1980'li yıllardan itibaren dışa açık, ihracata dayalı ve yabancı sermayeyi özendiren kalkınma politikalarına ağırlık verilmiştir. Ülkelerin dış ticaret politikalarında 1980’li yıllar bir kırılma noktası oldu. Ekonomik büyüme ve uluslararası ticaret ilişkisine dair yapılan analizlerde, gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasındaki gelişmişlik farkının, beklentilerin aksine, gelişmekte olan ülkeler tarafından uygulanan korumacı, ithal ikameci ve dışa kapalı stratejiler nedeniyle kapanmadığı, hatta daha da belirginleştiği tespitlerine yer verilmektedir. İthal ikameci politikaların iflası ve açık ekonomilerde gözlemlenen kayda değer ilerlemeler, 1980’li yıllarda diğer bazı faktörlerle birlikte serbest ticarete yönelime yol açmıştır. Türkiye’de 24 Ocak 1980 kararları ile ekonomide en önemli bir dönüm noktası yaşanmış ve o güne kadar uygulanmış olan himayeci, ithal ikameci kapalı sistem terk edilerek mal piyasaları dış rekabete açılmıştır. Bu çerçevede, ülkemiz, serbest ticareti ve ihracata dayalı kalkınma stratejisini benimseyen öncü gelişmekte olan ülkeler arasında yer almış ve dış ticaret politikasındaki bu yaklaşım ilerleyen yıllarda uluslararası ticarette bir konsensüs halini almıştır. Bunda, kapalı ekonomik modellere dayalı sistemlerin zayıflayarak, soğuk savaşın 1990'lı yılların başında liberal ekonomik düzenin lehine sonuçlanması rol oynamıştır.
    Uluslararası ticaret, ulusları ekonomik bakımdan birbirlerine bağlama özelliği ile küreselleşme tartışmalarının odak noktasında yer almaktadır. Uluslararası ticaret sayesinde dünyanın farklı kıtalarında üretilen ürün ve hizmetler, bir başka kıtada kıyasıya rekabet etmektedir. Bu rekabet, iş güvencesi, gelecek endişesi gibi kavramları günlük hayatın bir parçası haline getirmiştir.
    1950'lerde uluslararası ticaret dünya gayri safi hâsılasının %7'si iken, bu oran 1999'da %23'ü bulmuştur. 1948 ile 1997 yılları arasında dünya mamul mal ticareti 14 kat artmıştır. Gelişmekte olan ülkelerin dünya ticaretinden aldıkları pay son 15 yılda %20'den %25'e yükselmiştir. Bu oran, mamul mal ticaretinde %10'dan %15'e ulaşmıştır. Bu eğilim sürdüğü takdirde, anılan oranın 2020 yılında %50'yi aşacağı öngörülmektedir.
    Dünyada serbest ticareti engelleyen mekanizmaları öğrenmek sadece teorisyenler için değil, bu işin uygulamasını yapanlar için de önemlidir. Çünkü hangi mal ve hizmetleri hangi ülkeye hangi koşullarla ihraç edebileceğimizi bilmek, ihracat olanakları hakkında tam fikir sahibi olmak için şarttır.
    2.2.Gümrük Tarifesi
    * En eski ve klasik korumacılık uygulamalarındandır.

    * Gümrük Tarifesi deyimini oluşturan iki kelimeye ayrı ayrı bakalım.

    * Gümrük, belli bir malın gümrük sınırını geçişinde ödenen vergi ve harçlardır. Tarife ise, uluslararası ticarete konu olan bütün mallara uygulanan vergileri belirleyen listelerdir.

    * Gümrük tarifeleri, yabancı menşeli eşyanın bir ülkeye ithalinde hangi matrah üzerinden ne oranda veya miktarda vergi ödeneceğini gösteren listelerdir. Tarife, uluslararası ticarete konu olan bütün mallara uygulanan vergileri belirleyen listelerdir.


    Gümrük tarifeleri şu amaçlara yönelik kullanılır;
    - Devlete gelir sağlamak,

    - İthalatı sınırlamak, böylece ülkenin döviz sarfiyatını azaltmak,

    - Ülke sanayini, özellikle henüz gelişmemiş sanayi kollarını haklı, haksız dış rekabetten korumak,

    - İthal malının fiyatını yükselterek, ithal ikamesine yönelik sektörleri korumak,

    - Yerli üreticileri dampinge karşı korumaktır.
    İthal eşyasının cinsi gümrük tarifelerinde iki şekilde belirtilebilir.
    - Eşyanın cinsi'ne göre sınıflandırma: Bu usulde; eşya alfabetik bir sıra halinde sınıflandırılır, ancak isimleri birbirine çok yakın olan eşya, nitelikleri itibariyle birbirinden çok farklı olabilir (örneğin: pil yanında pik demir yer alabilir), böylece eşya listelerinde homojenlik sağlanamamış olur.
     - Eşya'nın tabii menşei, maddi nitelikleri ve ticari şekli gibi bazı kriterlere göre sınıflandırma:

    Türkiye’de "Gümrük Giriş Tarife Cetveli" bu sınıflandırmaya göre yapılır.

    Gümrük tarifelerinin saptanmasında iki amaç söz konusudur.

    Birincisi kamuya gelir sağlamak diğeri ise iç sanayii dış rekabetten korumaktır.

    Devlete gelir sağlamak için uygulanan tarifelere "mali tarifeler",iç sanayii korumak için uygulanan tarifelere ise "koruyucu tarifeler" adı verilir.
    Ancak, bu iki hedef çoğu zaman bir arada yürütülmekte, devlet koruyucu gümrük tarifesini uygularken, aynı anda, gelir de sağlamakta veya gelir temini gayesiyle mali tarifeleri uygularken aynı anda, iç sanayi de dış rekabete karşı belirli ölçüde korumuş olur.
    Dış ticaret üzerinden alınan vergiler az gelişmiş ülkelerde devlet bütçesinin önemli bir gelir kaynağını oluşturur. Buna karşılık gelişmiş ülkelerde, az gelişmiş ülkelere oranla bu vergiler ülke ekonomisinde daha az önemlidir. Ülkemizde dış ticaretten alınan vergiler devletin önemli gelir kaynaklarındandır ve bunların içinde en büyük payı ithalat vergileri oluşturur. Ülkemiz açısından GATT, Dünya Ticaret Örgütü ve AB gibi bazı uluslar arası anlaşmalar ve sınırlamaların ekonomimiz üzerindeki etkileri tartışılmaktadır.
    GATT ve onun yerine kurulan Dünya Ticaret Örgütü, tarife dışı engellerin bazı istisnalar dışında tümüyle yasaklanmasını; tarifelerin de giderek azaltılmasını öngörmektedir.

    3.BÖLÜM
    3.1.DIŞ TİCARET KONUSUNDA YETKİLİ KURULUŞLAR
    Ülkemizde 1980 sonrası uygulanmaya başlayan dışa açık ekonomi politikası çerçevesinde dış ticaret ile ilgili devlet kuruluşları ve işlevleri ye­niden düzenlenmiş ve belirlenmiştir. Bu yeni düzenlemeler sonrasında ül­kemizde dış ticaret ile ilgili ve yetkili kuruluşları ana kuruluşlar ve yardımcı kuruluşlar olarak iki grupta incelemek olanaklıdır.
    Bu iki gruba giren kuruluşlar esas olarak ithalat ve ihracat ile ilgili so­rumluluk ve yetkilerine bakılarak belirlenebilir. Bu sorumluluk ve yetkileri dış ticaret ile ilgili mevzuat belirler. Bu nedenle konuya bu mevzuatı be­lirleyerek girmekte yarar vardır.
    Ülkemizde dış ticaret işlemleri ile ilgili mevzuatı çeşitli başlıklar al­lında toplamak olanaklıdır. Bunlar:
    1-Başbakanlık, Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) Mevzuatı:

    Bu Mevzuat. DTM Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile İthalat ve İhracat Rejimleri Karar ve Yönetmelikleri ile tebliğler ve talimatlardan oluşur. Ayrıca 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu ile il­gili karar ve tebliğler de Dış Ticaret Müsteşarlığı mevzuatı kapsamında yer alır.


    2-Maliye Bakanlığı Mevzuatı:

    Bu mevzuat bir yanda 1615 sayılı Gümrük Kanunu ve Yönetmeliği ile genelgeler ve diğer yanda da ihracatta KDV iadesini de düzenleyen 3065 sayılı Kalma Değer Vergisi Kanunu ile KDV tebliğlerinden ve diğer ilgili mevzuattan oluşur.


    3-Başbakanlık, Gümrük Müsteşarlığı Mevzuatı:

    Bu mevzuat "Gümrük Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında 485 sayılı Kanun Hükmünde Kararname" ve ilgili diğer mevzuattan oluş­maktadır.


    4-Diğer bakanlıklar ve kuruluşlar mevzuatı:

    Bu gruptaki mevzuat da ithalatta ve ihracatta tamamlayıcı faali­yetlerle ilgili olup, uygulamayı yukarıda belirttiğimiz mevzuatlar dâhilinde faaliyet gösteren kuruluşların dışındaki kuruluşlara bırakan mevzuat yer almaktadır. Bunların başında T.C. Merkez Bankası ve Fximbank ile ilgili ba­kanlıkların konularında yayınladıkları genelge ve tebliğler yer almakladır.


    3.2.DIŞ TİCARET İLE YETKİLİ ANA KURULUŞLAR

    Dış ticaret ile ilgili mevzuatı bu şekilde gruplandırdıktan sonra bu mev­zuat çerçevesinde görevli kılınan yetkili ana kuruluşları belirlemek kolaylaşmaktadır. Bu mevzuat çerçevesinde ülkemizde dış ticaret ile ya­kından ilgili ve yetkili başlıca kuruluşlar şunlardır:

    Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM).

    Gümrük Müsteşarlığı.

    T.C. Merkez Bankası.

    Türk Eximbank

    Yukarıda sıraladığımız ana kuruluşların yapıları ve belli başlı görevleri ise şunlardır.


    3.2.1.DIŞ TİCARET MÜSTEŞARLIĞI

    Dış Ticaret Müsteşarlığı başlangıçta, başbakanlığa bağlı olarak 13-12-1983 tarihinde 188 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı olarak kurulmuştur. Bu kuruluş aşamasında daha önceleri çeşitli bakanlıklar ve devlet kuruluşlarına ait bulunan dış ticaret ile ilgili yetkiler ve görevler müsteşarlığa devredilerek tek bir çatı altında top­lanmıştır. HDTM, esas olarak Ticaret Bakanlığı bünyesinde bulunan dış-ticaret ile ilgili birimlerin ve Maliye Bakanlığı bünyesinde bulunan hazine iş­lemleri ile ilgili birimlerin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuştur. 16-4-1986 tarihinde ise 3274 sayılı "Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun" yürürlüğe girmiş ve böylelikle de Müsteşarlığın görev ve yetkileri belirginleşmiştir. 14-8-1991 tarihinde çıkarılan 436 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de 3274 sayılı kanunda kimi değişiklikler yapılmış ve HDTM'na birtakım yeni yetkiler ve görevler verilmiştir.

    Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı kendisine verilen yetkiler ve gö­revler çerçevesinde 1994 yılının 20 Aralık gününe kadar faaliyette bu­lunmuştur.

    20 Aralık 1994 tarihli ve 22147 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 4059 sayılı yasa ile de Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Dış Ticaret Müsteşarlığı olmak üzere ikiye ayrılmış ve Dış Ticaret Müsteşarlığının teşkilat ve görevleri yeniden düzenlenmiştir.


    Bu yeni yasada Dış Ticaret Müsteşarlığının amacı "dış ticaret po­litikalarının tespitine yardımcı olmak, tespit olunan bu politikalar çer­çevesinde ihracat, ihracatı teşvik, ithalat, yurt dışı müteahhitlik hizmetleri ve ikili ve çok taraflı ticari ve ekonomik ilişkileri düzenlemek, uygulamak, uy­gulamanın izlenmesi ve geliştirilmesini temin etmek" olarak belirlenmiştir. Dış Ticaret Müsteşarlığı Başbakana bağlıdır ve Başbakan, Müsteşarlığın yö­netimini seçeceği bir Devlet Bakanı aracılığıyla gerçekleştirir.

    Dış Ticaret Müsteşarlığının ana hizmet birimleri ise yasada şöyle be­lirlenmiştir:

    İhracat Genci Müdürlüğü,

    İthalat Genel Müdürlüğü,

    Anlaşmalar Genel Müdürlüğü.

    Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü,

    Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü,

    Dış Ticarette Standardizasyon Genel Müdürlüğü,

    Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü.

    Bu genel müdürlüklerin belli başlı görevleri de aşağıda belirtil­mektedir.



    3.2.1.1.İhracat Genel Müdürlüğü:

    Bu Genel Müdürlüğün başlıca görevleri ihracatın kalkınma planları ve yıllık programlardaki ilke, hedef ve politikalar yönünde ülke ekonomisi ya­rarına düzenlenmesini, desteklenmesini ve geliştirilmesini sağlamak, uy­gulamalarla ilgili kuruluşlar arasında koordinasyonu temin etmek, ihracatın her aşamasında gözetim, denetim ve yönlendirilmesine ilişkin önlemleri almak ve bu hususlarla ilgili düzenlemeleri yapmaktır. İhracat Genel Mü­dürlüğü, İhracat Rejim Kararı da dâhil olmak üzere, ihracata dair mevzuatı hazırlamak ve uygulamak, ihracata konu tarım ürünlerinin destekleme alım fiyatlarının belirlenmesine yönelik hazırlıkları yapmak ve destekleme stok­larının ihracat yoluyla değerlendirilmesini ilişkin esasları belirlemek, uy­gulamak ve denetlemek, ihracata yönelik krediler ve diğer devlet yardımları ile ilgili olarak madde ve ülke politikalarına ilişkin esasları belirlemek, bağlı muamele ve off-set gibi karşılıklı ticaret uygulamalarının usul ve esaslarını belirlemekle de görevlidir. Ayrıca ihracatı özendirme önlemlerinin hazırlanması, uygulanması ve uygulamanın denetlenmesi de İhracat Genel Müdürlüğünün görevleri arasındadır.




    3.2.1.2.İthalat Genel Müdürlüğü:

    İthalat Genel Müdürlüğünün başlıca görevleri, ithalatın uluslararası an­laşmalar ile kalkınma planlan ve yıllık programlarda öngörülen ilke, hedef ve politikalar çerçevesinde yürütülmesini sağlamak, İthalat Rejim Kararlan da dahil olmak üzere ithalata dair mevzuatı düzenlemek, madde po­litikalarını teklif etmek, uygulamak, ithalatla ilgili izinleri vermek ve bu alanda söz konusu olabilecek birçok diğer görevi yerine getirmektir. İthalat Genel Müdürlüğü ayrıca 14-6-1989 tarih ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Re­kabetin Önlenmesi Hakkında Kanunun (Bkz:3.3.2) verdiği görevleri de ye­rine getirmekle görevlidir.


    3.2.1.3.Anlaşmalar Genel Müdürlüğü:

    Bu Genel Müdürlük kalkınma planları ve genel ekonomik politikalar çerçevesinde iki taraflı ticaret, sınaî ve teknik işbirliği anlaşmaları ile çok ta­raflı ticaret anlaşmalarını gerektiğinde ilgili Bakanlık ve kuruluşlarla işbirliği halinde hazırlamak, ülkemiz ile "Ekonomik İşbirliği ve Ticaret Anlaşması" bulunmayan ülkelerle ticari işbirliğini düzenlemekle görevlidir. Türk Dev­letleri ile yapılacak iki taraflı ticaret, sınaî ve teknik işbirliği anlaşmalarını hazırlamak ve bu konularda gerekli çalışmaları yapmak da Anlaşmalar Genel Müdürlüğünün diğer görevlen arasındadır.

    3.2.1.4.Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü:

    Müsteşarlık bünyesinde ilk kez kumlan Avrupa Birliği Genel Mü­dürlüğünün temel görevi Müsteşarlığın görev ve faaliyet alanına giren ko­nularda Avrupa Birliği ile ilişkilerin, kalkınma planları ve yıllık program­larda öngörülen hedefler doğrultusunda yürütülmesini sağlamaktır. Ayrıca, Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki Ortaklık Anlaşması ile bu Anlaşmaya Ek Anlaşma ya da protokollerdeki Müsteşarlığın görev alanına giren konular ile uygulamanın yürütülmesini sağlamak, Birliğin kurum ve organları ile ge­rekli temas ve toplantıları yapmak ve Birlik ile gerekli uyum ve uygulama çalışmalarını yerine getirmek Genel Müdürlüğün diğer görevleri arasındadır. Avrupa Birliği ile Türkiye arasında gerçekleştirilmek istenen gümrük birliğinin ekonomik ve ticari etkilerini araştırmak ve bu konularda değerlendirmeler yapmak ve Birlik ile hizmet ticareti alanında yapılan müzakerelere ilişkin politikaların genel ticaret politikası ile uyumlu şekilde sap­tanması için gerekli çalışmaları yürütmek ve konuyla ilgili daha birçok fa­aliyet Genel Müdürlüğün belli başlı görevleri arasında bulunmakladır.
      1   2   3






        Ana sayfa


    Ders1 Dış Ticaret Nedir

    Indir 162.67 Kb.