bilgiz.org

Danimarka

  • 2.2.6. Dış Ticaret Esasları 2.2.6.1. Antidamping Vergileri ve Telafi Edici Vergiler
  • 2.2.6.2. Ticarette Uygulanan Standartlar
  • 2.2.6.3. Dağıtım Kanalları
  • ÜÇÜNCÜ BÖLÜM TÜRKİYE İLE SİYASİ, EKONOMİK VE TİCARİ İLİŞKİLERİN GELİŞİMİ 3.1. SİYASİ İLİŞKİLER
  • 3.2. EKONOMİK VE TİCARİ İLİŞKİLER
  • Ticaret ve Yatırım Konseyi (TIFA)
  • 3.3. TÜRKİYE-ABD DIŞ TİCARETİ
  • 3.3.1. Başlıca Maddelere Göre Türkiye’nin ABD’ye İhracatı



  • Sayfa3/6
    Tarih01.07.2017
    Büyüklüğü478.53 Kb.

    Indir 478.53 Kb.
    1   2   3   4   5   6

    2.2.5. Serbest  Ticaret  Bölgeleri 

    Serbest  ticaret  bölgeleri  ABD  Gümrük  ve  Sınırları  Koruma  Birimi  (US  Customs  and  Border  Protection)  tarafından  yönetilmektedir.  Kurulmaları  için  Serbest  Ticaret  Bölgeleri  Kurulu’nun  onayı  gerekmektedir.  1934  yılında  Kurulan  Serbest  Ticaret  Bölgeleri  Kanununa  tabidirler.  Anılan  kanuna  http://ia.ita.doc.gov/ftzpage/grantee/regs.html  adresinden  ulaşılması  mümkün  bulunmaktadır.  Serbest  Ticaret  Bölgeleri  Kurulu’nun  düzenlemeleri  Federal  Yönetmelikler  Kodu’nun  Title  15  başlığı  altında,  Bölüm  400’de  ve  ABD  Gümrük  ve  Sınırları  Koruma  idaresi  yönetmeliğinin  bölgeler  hakkındaki  Title  19  başlığı  altında,  Bölüm  146’da  düzenlenmiştir.  Bu  düzenlemelere  http://www.trade.gov/ftz  adresinden  ulaşılması  mümkün  bulunmaktadır. 

    Serbest  Ticaret  Bölgeleri  kamu  ve  özel  sektöre  ait  kuruluşların  sponsorluğunda  kurulabilmektedir.  Daha  önceden  ilan  edilen  tarifelerle  operasyonlar  belediye  hizmetlerine  benzer  bir  şekilde  yürütülmektedir. 

    Genel  amaçlı  bir  serbest  ticaret  bölgesi  kullanıcılara  çok  uygun  fiyatlar  ve  ulaşım  imkanlarıyla  donatılmış  stoklama  ve  dağıtım  depoları  sunmaktadır.  Bu  bölgelerin  çoğu  kullanıcılarına  kendi  yerlerini  inşa  etme  olanağı  tanıyan  endüstri  parklarını  da  içermektedir. 

    Diğer  taraftan  altbölgeler  (subzone)  genellikle  genel  amaçlı  serbest  ticaret  bölgelerinde  faaliyet  göstermesi  mümkün  olmayan   belirli  bir  fabrika  veya  üretim  kompleksine  benzer  hakların  tanınması  şeklindedir. 

    http://tradeinfo.doc.gov/ticwebsite/NED.NSF/503fa6f712a90f6e8525635400775e62!OpenV iew&Start=1&Count=30&Expand=7#7  adresinden  bütün  eyaletlerdeki  serbest  bölgelere  ulaşılması  mümkün  bulunmaktadır. 

    2005 yılında  Serbest  Ticaret  Bölgeleri  Kurulu,  59  resmi  başvuruyu  değerlendirmiş  ve  4  genel  amaçlı  bölge  ve  20  adet  altbölge  için  onay  vermiştir.  Ayrıca  mevcut  25  genel  amaçlı  ve  alt  bölgenin  genişletilmesi  sağlanmıştır. 

    2004 yılında  genel  amaçlı  bölgelere  ve  alt  bölgelere  yapılan  sevkıyatlar  toplamı  305  milyar  dolar  iken,  bu  tutar  2005  yılında  410  milyar  dolara  ulaşmıştır.   Sözkonusu  tutarın  341  milyar  dolarlık  kısmını  altbölgelere  yapılan  sevkıyatlar  oluşturmaktadır.  Geçen  15 yıl  boyunca  olduğu  gibi  2005  yılında  da  serbest  ticaret  bölgelerindeki  faaliyetlerin  yüzde  83’ü  altbölgelerde   gerçekleştirilmiştir. 

    2005 yılında  serbest  ticaret  bölgelerinden  yabancı  ülkelere  yapılan  ihracat  23  milyar  dolar  olarak  gerçekleşmiştir.  Bu  rakama  işlem  görmesi  için  ABD’nin  diğer  bölgelerine  gönderilerek  daha  sonra  ihraç  edilen  mallar  dahil  değildir.

    Aynı  yıl  serbest  ticaret  bölgelerinde  faaliyet  gösteren  yaklaşık  2.500  adet  firmada  toplam  340.000 kişiye  istihdam  sağlanmış  olup,  bölgelerdeki  en  önemli  üretim  faaliyetleri  petrol  rafinerileri,  otomotiv,  ilaç  ve  elektronik  ürünlerdir. 

    Serbest  ticaret  bölgelerine  en  fazla  girişi  olan  ürünler  araba  ve  yedek  parçaları,  ham  petrol  ve  türevleri,  elektronik  ürünler  ve  parçaları,  makina  ve  ekipman,  bilgisayar,  ofis  ekipmanları,  tekstil,  konfeksiyon  ve  deri,  audio,  video  ekipman,  kimyasallar,  meyve  suyu  konsantreleri,  tütün  metal  ve  mineral  ürünler,  mücevher  ve  saat  olmuştur. 

    Serbest  Ticaret  Bölgeleri  Ulusal  Derneğine  http://www.naftz.org  adresinden  ulaşmak  mümkündür. 


    2.2.6. Dış Ticaret Esasları
    2.2.6.1. Antidamping Vergileri ve Telafi Edici Vergiler

    1974 tarihli Ticaret Kanunu’nun 201-204 numaralı bölümleri ABD Başkanı’na belirli bir ürünün ülkeye yerli endüstriyi zarara sokacak miktarda ithal edilmesi halinde önlem alma yetkisi vermektedir. Önlem almak için anılan ürünlerin haksız rekabete yol açacak şekilde fiyatlandırılmış olması gerekmemektedir.

    1930 Tarihli Gümrük Vergileri Kanunu’nun- Tariff Act of 1930, 337 numaralı bölümü ABD Fikri ve Sınai Mülkiyet Haklarına aykırı ürünlerin ithal edilmesi halinde söz konusu ürünlerin ABD’ye girişini önlemek üzere ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu’na şikayet dilekçesi verilmesi mümkündür. Komisyon kararı olumlu veya olumsuz hangi yönde olursa olsun daha sonra ABD Başkanı’nın incelemesine tabidir.

    1962 tarihli Ticaretin Yaygınlaştırılması Kanunu’nun 232 numaralı bölümü Başkana ulusal güvenliği tehdit eden ürünlerin ithalinde önlem alma yetkisi vermektedir. Uygulamaya ilişkin detaylı bilgiye www.itds.treas.gov/NatlSel.htm adresinden ulaşılması mümkün bulunmaktadır.

    Anti damping ve telafi edici vergiler konusunda Ticaret Bakanlığı’nın-Department of Commerce http://ia.ita.doc.gov/intro/index.html ve http://ia.ita.doc.gov/site-index.html adreslerinden ve ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu’nun http://www.usitc.gov/ web sayfasından yararlanmak mümkündür.
    2.2.6.2. Ticarette Uygulanan Standartlar

    ABD’de standartları oluşturan veya oluşturulması sırasında katılan bir çok farklı grup bulunmaktadır. Bunlardan bazıları ticari dernekler, bilimsel dernekler, profesyonel birlikler, teknik organizasyonlar, federal hükümet ve Ulusal Adalet Enstitüsüdür. Bu kadar farklı grubun oluşturduğu standart türleri de farklı olmaktadır. ABD’de uygulanan standart türleri, performans ve tasarım standartları, gönüllü mutabakat standartları, savunma standartları, de facto standartlar, endüstri standartları, Federal standartlar ve uluslararası standartlardır. ABD’de sadece gönüllü standart üreten 600’den fazla kuruluş bulunmaktadır. Hükümet dışında standart üreten en büyük grup ticari dernekler olup, savunma standartları Savunma Bakanlığı tarafından oluşturulmaktadır. Sayıları çok az da olsa kendi başına standart yaratma pazar gücüne sahip firma bulunmaktadır.

    Amerikan Ulusal Standartlar Enstitüsü bir özel sektör kuruluşu olup, 1918 yılında standart oluşturan bir kaç kuruluş ve Federal ajansların kar amacı gütmeyen federasyonu şeklinde kurulmuştur. Kendi başına standart oluşturmayıp, üye kuruluşların oluşturduğu standartlar üzerinde mutabakata varılan bir kliring odası görevi görmektedir. Ayrıca çeşitli kuruluşlara akreditasyon verme yetkisi bulunmaktadır. 1999 yılında adı geçen kurum tarafından onaylanmış 14 bin 650 standart bulunmaktaydı. Ulusal düzeyde ise bugün ABD’de 100 binin üzerinde standardın aktif halde olduğu bilinmektedir.

    http://my.tdctrade.com/webdir/directory_detail.asp?catid=11&subcatid=94&type=5 adresinden sektörel bazda bütün standartlara ulaşılabilmektedir.

    http://www.ansi.org/standards_activities/domestic_programs/overview.aspx?menuid=3 adresi, ürün bazında standartların bulunabileceği bir adrestir.
    2.2.6.3. Dağıtım  Kanalları 

    İthalat  hacmi  ile  dünyanın  en  büyük  pazarı  olan  ABD’ye  ihracatta,  uygulanacak  stratejinin  çok  iyi  belirlenmesi  ve  pazar  araştırmasının  da  en  ince  detayına  kadar  derinleştirilmesi  gerekir.  Rakiplerin  fazla  olduğu,  gelişkin  bir  pazara  girildiği  unutulmamalıdır.  Pazar  araştırılırken  pek  çok  bilgiye  elektronik  ortamda  kolaylıkla  ulaşılması  (ABD’nin  gümrük  vergileri,  dış  ticaret  istatistikleri,  denetim  kurumlarının  web  sayfaları  vb.),  ihracatçımız  açısından  bir  avantaj  oluşturmaktadır. 

    Fuarlara  katılım,  dağıtım  zincirinin  diğer  halkalarına  ulaşmak  için  önemli  bir  fırsattır.  ABD  pazarı  rekabete  açık  olması  nedeniyle  ürün  dizaynı  ve  ambalaj  konusunda  oldukça  hassas  davranılması  gereken  bir  pazardır.  ABD’de  dağıtım  kanallarının  ilk  halkasını  büyük  toptancı  firmalar  (wholesalers)  oluşturmaktadır.  Bu  firmalardan  birçoğunun  işi  ithalat  ve  dağıtım  yapmak  olup  ithal  ettikleri  malı  broker  ve/veya  alt  dağıtıcı  firmalar  aracılığı  ile  satmaktadır.  Böylece  ithal  ettikleri  malı  satan  firma  ile  nihai  tüketiciyi  karşı  karşıya  getirmemekte  ve  pazarın  kontrolünü  ellerinde  tutmaktadırlar. 

    Pazarın  işleyişinin  farklı  olması  sebebiyle,  ABD’deki  firmalarla  işbirliği  yapmak  ya  da  Amerikalıların  çalışacağı  ofis  kurmak  da  bir  başka  alternatif  olarak  değerlendirilebilir.

    Doğrudan  pazarlama  veya  satış  mağazası/bürosu  açma  olanağı  da  mevcuttur.  Ancak  kurulacak  firmanın  muhasebe  kayıtlarının  tutulması,  vergi  ve  benzeri  hukuki  sorumlulukların  yerine  getirilmesi  için  CPA  denilen  Yeminli  Mali  Müşavir  ile  çalışmak  zorunluluğu  vardır.  ABD’de  vergi  mükellefiyetinin  çok  ağır  yaptırımları  bulunmaktadır. 

    Pazarda  başarılı  olmak  için;  1) pazarda  yer  alabilmenin  süresi  uzun  olabileceğinden  başlangıç  maliyetlerinin  düşük  tutulması,  pazara  uzun  vadeli  bakılması  2) satış  sözleşmesinde  belirtilen  hususlara  titizlikle  uyulması,  3) doğru  pazarlama  stratejisi  oluşturabilmek  için;  ürünün  pazara  uygunluğu,  dağıtım  kanalları,  Amerikan  tüketicisinin  zevk  ve  tercihlerinin  değerlendirilmesi  gibi  konularda  bilgi  sahibi  olmak  çok  önemlidir. 


    2.3. YABANCI SERMAYE
    ABD genellikle yabancı yatırımcıya konuksever bir yatırım ortamı ile bütünleştirilmiş geniş pazarlar sunmaktadır. Devlet vergi kanunları, haksız rekabet, menkul kıymetlerin halka satışı, tüketicinin korunması, işçi ve göçmen hukuku, telif hakkı, marka ve patent, icra-iflas, gıda, eczacılık ürünleri, çevre ve kirlilik kontrolü yabancı yatırımcıyı ilgilendiren federal kanunlar kapsamına girmektedir. ABD hukuk düzeni, federal yargının yanı sıra eyalet, ve yerel hukuk düzenlemeleri üstüne kurulmuş ender bir kanuni sistemdir.

    ABD’de işletme kurmayı planlayan yatırımcılar belli federal ve eyalet iş teşviklerinden ve yardımlarından faydalanabilmektedir. Örneğin, Ekonomik Kalkınma Dairesi, ABD Konut ve Kentsel Kalkınma İdaresi, yerel eyalet kalkınma kurumları ve yerel Ticaret Odaları bu türden yardımlar sağlayan kuruluşlar arasındadır. Bu kuruluşların yanı sıra Küçük Ölçekli İşletmeler İdaresi bu türden yardım sağlayan kuruluşlar arasında sayılabilir.

    Bununla birlikte 1988 yılında çıkarılan Ticaret Kanunu’nun 5021. bölümü ABD Başkanına her türlü birleşmenin, satın almanın ABD ulusal güvenliğine etkileri açısından araştırma yetkisi vermektedir. Bu inceleme Hazine Bakanı’nın başkanlığındaki Yabancı Yatırım Komitesi tarafından yapılır. Bu inceleme sürecinin uzun sürmesi ve bu süreçte ortaya çıkan yasal maliyetler, yabancı yatırım için engel teşkil etmektedir. Ayrıca, Başkanın herhangi bir birleşmenin ulusal güvenlik açısından tehlikeli bulması durumunda, birleşmeyi erteleyebilir ya da yasaklayabilir. Bu durum, satın alma sonucu ortaya çıkan varlıklarının kanun zoruyla satılmasını içerebilir. Ve böyle bir durumda tazminat talebine dayanak teşkil edecek yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.

    Ayrıca, deniz taşımacılığı, balıkçılık, enerji tesislerinin üretimi gibi sektörlere için yabancı mülkiyetine yönelik kısıtlamalar bulunmaktadır.

    ABD’ye yönelik yabancı sermeye yatırımlarının büyük bir kısmı başta İngiltere olmak üzere Japonya, Almanya, Hollanda, Kanada ve Fransa tarafından yapılmaktadır. 1980’li yıllardan itibaren ABD’deki yabancı sermaye yatırımları dikkat çekici boyutlarda artarken, ABD’nin yurtdışına yönelik yatırımları ılımlı boyutlarda kalmıştır. 1990-1996 döneminde yurtdışından ABD’ye yapılan doğrudan yatırımlar %132 artarken, ABD’nin yurtdışına yönelik yatırımları %109 artmıştır. ABD’nin bütün dış yatırımlarına http://www.bea.gov/bea/di/usdiacap.htm adresinden ulaşmak mümkündür.
    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

    TÜRKİYE İLE SİYASİ, EKONOMİK VE TİCARİ İLİŞKİLERİN GELİŞİMİ
    3.1. SİYASİ İLİŞKİLER

     

    Türkiye ve ABD, stratejik ilişkilere sahip, NATO müttefiki iki ülke olarak, terörizm, köktendincilik, ırk ayrımcılığı, uyuşturucu ve yoksullukla mücadele konularında yakın işbirliği yapmakta, ayrıca, insan haklarının korunması, demokratikleşme, ifade ve basın özgürlüğü ile serbest ticaretin geliştirilmesi gibi uluslararası norm ve değerlerin geliştirilmesinde birlikte hareket etmektedirler. Eski Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra ortaya çıkan bölgesel yeni sorunlar, asimetrik tehditler ve etnik çatışmalar iki ülke arasındaki işbirliğinin çeşitlenmesi sonucunu doğurmuştur. Dünya barışını ve güvenliğini tehdit eden Körfez Savaşı, Bosna-Hersek, Kosova sorunları karşısında ve  sonra 11 Eylül 2001 tarihinde ABD’de gerçekleşen saldırıların ertesinde terörizme karşı uluslararası alanda başlatılan savaşta Türkiye ve ABD yakın işbirliği yapmışlardır. Türkiye ve ABD, kriz önleme ve kriz yönetimi, bölgesel çatışmaları çevreleme, uluslararası teamüllere uygun davranmayan ülkelerin caydırılması, terörizmle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi konularında da yakın işbirliği içindedirler.



    İçinde bulunduğumuz uluslararası ortamda ABD tek küresel güç olma vasfını sürdürmektedir. Türkiye ise, dünyanın en sorunlu bölgelerinden birinde istikrarlı ve güvenilir bir ülkedir. Bazı konularda zaman zaman ortaya çıkan farklı söylem ve görüşlere rağmen, iki ülke ortak değer ve stratejik çıkarlar temelinde birçok noktada örtüşen ve hedef birliği içinde olunduğunu teyit eden  yaklaşımlar sergilemektedir. İki ülke arasındaki dostluk ve ortaklığın tarihin deneyimlerinden başarıyla geçerek sağlam bir zemine oturmuş olması nedeniyle, bazı konularda meydana gelebilen farklı yaklaşımlar karşılıklı saygı, güven ve anlayış temelinde giderilebilmektedir.

    Tarihsel olarak savunma ve güvenlik ağırlıklı bir gelişme göstermiş olan ABD ile siyasi ilişkilerimiz değişen küresel dinamiklere uygun bir evrimden geçmektedir. Bu bağlamda ekonomik ve ticari alanlarda da ikili ilişkilerin arzu edilen düzeye ulaştırılmasına önem verilmektedir.


    3.2. EKONOMİK VE TİCARİ İLİŞKİLER
    Başlangıcı 18. yüzyılın sonlarından itibaren Akdeniz’deki Türk limanlarında sürdürülen sınırlı deniz ticaretine dayanan, ancak 20. yüzyılda ilişkilerin daha ziyade siyasi ve askeri/savunma temelinde gelişmesi nedeniyle, iki ülke arasındaki potansiyeli yansıtmaktan uzak kalan Türkiye-ABD ekonomik ve ticari ilişkileri, özellikle Soğuk Savaş döneminin sona ermesi ile ivme kazanmaya başlamıştır. Bu dönemde iki ülke iş çevrelerini yakından ilgilendiren anlaşmalar imzalanmış ve yasal çerçeve büyük ölçüde tamamlanmıştır.

    Ekonomik ve ticari alanda Türkiye ile ABD arasında 3 temel istişare mekanizması mevcuttur:



    • Ekonomik Ortaklık Komisyonu (EOK) Toplantısı

    • Ticaret ve Yatırım Konseyi (TIFA)

    • ATC/AFOT-DEİK/TAİK Yıllık Konferansları

    Türkiye ile ABD arasında imzalanmış olan ekonomik ve ticari anlaşmalar aşağıda gösterilmektedir:

    • Ticaret ve Seyrüsefain Muahedenamesi (1 Ekim 1929)

    • Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması (29 Mart 1980)

    • Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması (3 Aralık 1985)

    • Ana Hibe Anlaşması (6 Haziran 1991)

    • Bilimsel ve Teknik İşbirliği Anlaşması (14 Haziran 1994)

    • Tarımsal İşbirliği Mutabakat Zaptı (18 Ocak 1995)

    • Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması (26 Mart 1996)

    • Gümrük İşbirliği Anlaşması (28 Mart 1996)

    • Türkiye-ABD İş İmkanlarını Geliştirme Konseyinin Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptı

    • (15 Kasım 1996)

    • Türkiye ile ABD Arasında Ticari İstişare Mekanizması Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptı (20 Ocak 1998)

    • Türkiye ile ABD Arasında Ticaret ve Yatırım İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Anlaşma

    • (29 Eylül 1999)

    • 2. Dönem Ticaret ve Yatırım Konseyi (TIFA)Ortak Bildirisi (12 Temmuz 2001)

    • 1. Dönem Ekonomik Ortaklık Konseyi (EOK) Toplantısı (26-27 Şubat 2002)

    • 3. Dönem Ticaret ve Yatırım Konseyi (TIFA) Toplantısı (25 Nisan 2002)

    • 2. Dönem Ekonomik Ortaklık Konseyi (EOK) Toplantısı (1-2 Aralık 2003)

    • 4. Dönem Ticaret ve Yatırım Konseyi (TIFA) Toplantısı (24 Ocak 2006)

    • 3. Dönem Ekonomik Ortaklık Konseyi (EOK) Toplantısı (8-9 Mart 2007)

    • 5. Dönem Ticaret ve Yatırım Konseyi (TIFA) Toplantısı (12 Nisan 2007)

    • 4. Dönem Ekonomik Ortaklık Konseyi (EOK) Toplantısı (16-17 Nisan 2008)

    • 6. Dönem Ticaret ve Yatırım Konseyi (TIFA) Toplantısı (13 Ocak 2009)

    Ocak 2002 Türkiye ABD Ekonomik Ortaklık Konseyi (EOK) kurulmuştur. Ekonomik Ortaklık Konseyi, 11 Eylül olaylarından sonra “stratejik ortaklık” olarak tanımlanmaya başlayan iki ülke arasındaki ilişkilerin, başta ekonomik ilişkiler olmak üzere bütün unsurlarının yerine getirilmesini sağlamak üzere kurulmuş olup, iki ülkenin Dışişleri Bakanlıklarının organizasyonunda düzenlenmektedir.

    Türk Ticaret ve Yatırım Konseyi ise Türkiye ile ABD arasında 29 Eylül 1999 tarihinde imzalanan Ticaret ve Yatırım İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Anlaşma kapsamında kurulmuştur. Bu Konsey çerçevesinde iki ülke arasındaki ticaret ve yatırımlar önündeki engellerin aşılması için atılması gereken adımlar ele alınmaktadır.

    Türk özel sektörünce Türkiye’nin ilk iş konseyi olarak 3 Nisan 1985 tarihinde kurulan Türk-Amerikan İş Konseyi (TAİK) ise, kar amacı gütmeyen bir özel sektör çatı kuruluşu olarak 1986’da ihdas edilen Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesinde faaliyet göstermektedir. TAİK, DEİK’in bünyesindeki 75 iş konseyi arasında en büyük, en eski ve en kurumsal iş konseyi olarak dikkati çekmektedir. 1985 yılında kurulduğunda TAİK’in ABD’li muhatabı ABD Ticaret Odası idi. ABD Ticaret Odası ile Türkiye’nin Amerikalı Dostları (American Friends Of Turkey-AFOT) adlı dernek arasında 27 Mayıs 1994 tarihinde imzalanan bir anlaşmayla Amerikan-Türk Konseyi (American-Turkish Council-ATC) kurulmuş ve bu tarihten itibaren, TAİK’in ABD’li muhatabı ATC olmuştur.

    ATC, ABD'nin önde gelen savunma sanayii ve enerji firmaları başta olmak üzere 180 dolayında şirket ve 1000’in üzerinde özel kişinin üye olduğu, kar amacı gütmeyen bir kuruluş statüsündedir.

    ATC ve TAİK, “ATC/AFOT-DEİK/TAİK Annual Conference” adı altında her sene belirli tarihlerde müşterek yıllık konferanslar düzenlemekte ve bu vesileyle, iki ülkenin seçkin işadamları, hükümet yetkilileri ve politikacılarının katıldıkları bir dizi faaliyet gerçekleştirmektedir. ATC ve TAİK, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin giderek ön plana çıkarılmasına yönelik çalışmalar sürdürmektedirler.


    3.3. TÜRKİYE-ABD DIŞ TİCARETİ
    Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD, halihazırda Türkiye’nin en önemli ticari ortaklarından birisidir. 2008 yılı itibariyle, ülkemiz istatistiklerine göre, ABD; Rusya, Almanya ve ÇHC’nden sonra Türkiye’nin en çok ithalat yaptığı 4. ülke olup, en çok ihracat yapılan 7. ülke konumundadır.

    ABD’ye yönelik ihracatımızın artırılması, Türk ürünlerinin ABD pazarında daha fazla yer edinebilmesi ve Türkiye’nin son on yılda kaydettiği ihracat performansının ABD’ye de yansıtılabilmesi için 2006 yılında ABD ve Kuzey Amerika ülkeleri ile Ticari ve Ekonomik İlişkilerin Geliştirilmesi Stratejisi uygulamaya konulmuştur. Söz konusu Strateji kapsamında ABD pazarının büyüklüğü dikkate alınarak coğrafi ve ekonomik olarak bir bölümlendirmeye gidilmiş; New York, Georgia, Florida, Illinois, Texas ve California (6) eyaletleri hedef pazar olarak seçilmiştir.



    ABD ile son yıllardaki ticaretimizin gelişimine baktığımızda, 2002-2003-2004 yılları hariç sürekli bir dış ticaret açığı verdiğimiz ve ithalatımızın düzenli olarak arttığı görülmektedir.

    TABLO 5. Yıllar İtibariyle Türkiye-ABD Dış Ticareti (Milyon$)

    YIL

    İTHALAT

    İHRACAT

    DENGE

    HACİM

    2000

    3.911.022.336

    3.135.162.593

    -775.859.743

    7.046.184.929

    2001

    3.261.298.354

    3.125.770.972

    -135.527.382

    6.387.069.326

    2002

    3.099.099.259

    3.356.125.706

    257.026.447

    6.455.224.965

    2003

    3.495.770.394

    3.751.551.504

    255.781.110

    7.247.321.898

    2004

    4.745.194.567

    4.860.040.835

    114.846.268

    9.605.235.402

    2005

    5.375.547.771

    4.910.715.400

    -464.832.371

    10.286.263.171

    2006

    6.260.872.973

    5.060.853.527

    -1.200.019.446

    11.321.726.500

    2007

    8.166.068.080

    4.170.688.170

    -3.995.379.910

    12.336.756.250

    2008

    11.975.837.257

    4.290.551.196

    -7.685.286.061

    16.266.388.453

    Kaynak: DTM-Dış Ticaret Bilgi Sistemi
    Türkiye’nin ABD’ye ihracatı, 2008 yılında 4,2 milyar dolar, ABD’den ithalatımız ise 11,9 milyar dolar olmuştur. Ülkemiz ile ABD arasındaki ticarette 2008 yılında ülkemiz aleyhine 7,6 milyar dolar açık verildiği görülmektedir. 2007 yılı ile karşılaştırıldığında, 2008 yılında ABD’ye ihracatımızda 119 milyon dolar (%2,9) civarında artış sağlanabilmiş, bu ülkeden ithalatımızdaki artış ise 3.805 milyon doları (%46,6) bulmuştur.

    ABD’de  başlayarak  tüm  dünyaya  yayılan  krizin  etkileri  ülkemizde  çoğunlukla  2008  yılının  son  çeyreğinde  hissedilmeye  başlanmıştır.  Bu  itibarla,  2009  yılında  ABD’ye  ihracatımızda  bir  gerileme  yaşanabileceği  ve  ticaret  dengesinin  ülkemiz  aleyhine  bozulmaya  devam  edeceği  düşünülmektedir.  2009  yılının  ilk  üç  ayında  ABD  ile  ticaretimiz  2008  yılının  aynı  dönemi  ile  karşılaştırıldığında  hem  ithalatımız  hem  de  ihracatımızda  dikkate  değer  bir  azalma  olduğu  ve  dış  ticaret  hacminde  820,4  milyon  dolar  bir  fark  oluştuğu  görülmektedir.


    3.3.1. Başlıca Maddelere Göre Türkiye’nin ABD’ye İhracatı

    2008 yılında  ABD’ye  gerçekleştirdiğimiz  ihracat  ürün  grubu  bazında  incelendiğinde,  genel  düşüş  trendine  rağmen  tekstil  ve  konfeksiyon  ürünleri  ihracatının  ABD’ye  ihracatta  ilk  sırada  yer  aldığı,  bunu  demir­çelik  ve  makine  ihracatının  izlediği  görülmektedir. 

    2007 yılında  bir  önceki  yıla  oranla  %14  (182  milyon  dolar)  azalma  gösteren  ABD’ye  yönelik  tekstil  ve  hazır  giyim  ihracatımızın,  2008  yılında,  bir  önceki  yıla  kıyasla,  %23  (268  milyon  dolar)  oranında  düştüğü  görülmektedir.  Artan  Çin  rekabeti  ile  ülkemizdeki  düşük  dolar  kuru  paritesinin  bu  alandaki  ihracatımızdaki  düşüşte  etkili  olduğu  değerlendirilmektedir.  Ayrıca,  kriz  koşulları  ile  birlikte  1  Ocak  2009  tarihi  itibariyle  ABD  tarafından  Çin’e  uygulanmakta olan  tekstil  kotalarının  da  sona  ermesiyle,  ABD’ye  bu  sektördeki  ihracatımızın  2009  yılında  daha  da  olumsuz  etkilenmesi  beklenmektedir. 

    2007 yılında  ABD  tarafından  açılmış  olan  damping  gözden  geçirme  soruşturmaları  nedeniyle  önemli  düşüş  görülen  demir­çelik  ihracatında,  söz  konusu  soruşturmaların  büyük  çoğunlukla  önlem  alınmadan  kapanması  sonucunda,  2008  yılında  bir  önceki  yıla  oranla  %144  artış  sağlandığı  görülmektedir.  Ancak,  yaşanan  krizin  de  etkisiyle  ABD’ye  demir­çelik  ihracatında  halen  2006  yılı  seviyesinin  yakalanamadığı  görülmektedir. 

    Diğer  yandan,  2008  yılında  ABD’ye  mücevher  ihracatımızda  önemli  bir  düşüş  olduğu  görülmektedir.  ABD’ye  mücevher  ihracatında,  2007  yılında  bir  önceki  yıla  oranla  %8,7  artış  sağlanmış  olmasına  rağmen,  2008 yılında  %40,4  düşüş  yaşanmış  ve  2006 yılı  rakamlarının  altına  düşülmüştür.  Bu  durumun  öncelikli  sebebinin  altın  zincir  dışında  kalan  altın  mücevherin  (özellikle  G.T.İ.P.  kodu  7113.19.50  olan  ürün)  2008  yılı  Temmuz  ayı  itibariyle  ABD’nin  Genelleştirilmiş  Tercihler  Sistemi  kapsamından  çıkartılması  olduğu  değerlendirilmektedir. 

    2008 yılında  bir  önceki  yıla  oranla  düşüş  görülen  diğer  başlıca  ihraç  ürünleri  doğal  taş  (%19,1),  bakır  (%5,4)  ve  tütün  (%43,9)’dür.  2008  yılında  ABD’ye,  makine  (%10,6),  petrol  yağları  (%33,3),  taşıtlar  (%10,1)  ve  gıda  (%1,7)  ihracatında  ise  artış  sağlanmıştır. 

    1   2   3   4   5   6






        Ana sayfa


    Danimarka

    Indir 478.53 Kb.