bilgiz.org

Çocuk ve oyun üNİte -1

  • S Freud ruh sağlığını “sevmek ve çalışmak” olarak tanımlamıştır. Bu tanımı çocuğa uygularsak şöyle diyebiliriz “çocuk ruh sağlığı, sevilmek, oynamaktır.” Piaget ise
  • Caillois ‘ e göre (1958)
  • Lazarus ise
  • Çok eski oyunlardan biri de dünyanın birçok yerinde oynanan “iplik oyunu” adı
  • Oyun sorumluluk ister, ilginç ve önemli kuralları, özellikleri kapsar. Oyunun özellikleri şöyle sıralanabilir
  • Gerçek yaşamdaki kuralların oyunda hiçbir geçerliği yoktur, sadece oyunun kuralları vardır.
  • Oyunda yaşamdan farklı bir konumda bulunma durumu söz konusudur.
  • Oyunlar, çocuğun eğlenerek öğrenmesinde ilk basamağı oluşturur. Oyunlar, çocukları pasif durumdan aktif duruma geçirmeleri nedeniyle diğer öğrenme tekniklerine göre daha etkilidir. ÖZET
  • OYUN DAĞARCIĞINI GELİŞTİRME – ÜNİTE II
  • OYUN DAĞARCIĞINI GELİŞTİRMEDE YARARLANILACAK KAYNAKLAR
  • YÖRESEL OYUNLARI ARAŞTIRMA
  • Gözlem Yoluyla Bilgi Edinme
  • Görüşme Yoluyla Bilgi Edinme
  • Basılı Yayın Araçları (Kitap, Dergi, Ansiklopedi vb.)
  • Kitle İletişim Araçlarından Yararlanma ( Bilgisayar, İnternet, TV)
  • OYUN DAĞARCIĞINI GELİŞTİRMEDE AİLE İLE İŞBİRLİĞİ
  • OYUN DAĞARCIĞI GELİŞTİRME –ÜNİTE III
  • OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARINDA ETKİNLİKLERDE OYUN
  • ÖĞRENME MERKEZLERİNDE OYUN Öğrenme merkezleri
  • SANAT ETKİNLİKLERİNDE OYUN
  • MÜZİK ETKİNLİKLERİNDE OYUN
  • Türkçe Dili Etkinliklerinde Oyun
  • OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARINDA OYUN
  • FEN VE DOĞA ETKİNLİKLERİNDE OYUN
  • ÖZEL GÜNLERDE OYUN (RONT, ŞARKILI OYUN)



  • Sayfa1/3
    Tarih13.10.2017
    Büyüklüğü147.8 Kb.

    Indir 147.8 Kb.
      1   2   3

    ÇOCUK VE OYUN ÜNİTE -1

    Oyun kavramı insanoğlunun varoluş tarihi kadar eskidir. Oyun geçmişten günümüze çocuk kelimesinin çağrıştırdığı ilk hareket, ilk etkinliktir. Basit, ilkel hatta günlük dilde anlaşıldığı gibi boşa harcanan zaman olarak görülse de çocuklar söz konusu olduğunda oyun, sevgiden sonraki en önemli ruhsal besindir. Bir bebeğin büyüyüp gelişmesinde sevgi ne kadar önemli ise oyunun varlığı da o derecede önemlidir. Çünkü çocuk için oyun, sevginin göstergesi ve maddeye dönüştürülmüş hâlidir. Çocuklukla ilgili bireyin aklında kalan anılar genellikle oyun içeriklidir. Bir çocuğa sevgi nedir diye sorulursa vereceği somut cevap oyundur.



    OYUNUN TANIMI

    Oyun nedir sorusuna cevap aradığımızda yaşı ne olursa olsun her insan gülümseme ile yanıt verir. Oyun çocukluğumuzdur. Yaşınız kaç olursa olsun oyun hayatın bir yerinde vardır.

    Oyun, çocuk için boş zaman faaliyeti değil, çocuğun doğasıdır. Çocuk sadece kendisini oyalamak ve mutlu etmek amacıyla oynamaz. Gözlerini açıp her anını merak ettiği dünyayı deneyerek oyun ile öğrenir. Oyun; çocuğun çevresini tanıdığı uyum sağladığı bir faaliyettir.

    Oyunun çocuğun duygusal, zihinsel, fiziksel ve sosyal gelişimine sağladığı çok önemli yararları vardır.

    Oyun çocukluk döneminde temel bir iletişim aracı ve çocuğun işi olarak ele alınır. Oyun çocuğun yaşamla ve yaşamın kurallarıyla karşılaştığı, yaşamı tanıdığı yaratıcılığını ve hayal gücünü geliştirdiği temel sosyal beceriler edindiği önemli bir olgudur.

    S Freud ruh sağlığını “sevmek ve çalışmak” olarak tanımlamıştır. Bu tanımı çocuğa uygularsak şöyle diyebiliriz “çocuk ruh sağlığı, sevilmek, oynamaktır.”

    Piaget ise oyunu bir uyum olarak görmektedir. Çocuk gelişimi araştırmalarına bilişsel açıdan katkılar sağlayan Piaget’nin zekâyı bireyin çevreye uyması olarak tanımladığı düşünülünce oyunun da bu uyum sağlamadaki etkileri göz ardı edilemez.

    Gazali oyunun çocuğun eğitiminde önemli olduğunu belirtir. Ona göre oyun çocuğun belleğini yeniler, öğrenme gücünü artırır ve çocuğu dinlendirir.



    Gross’a göre (1896), oyun bir pratiktir. İleride karşılaşılabilecek davranış biçimleri oyun yoluyla denenir ve çocuk geleceğe ilişkin korunmalı bir deneyim alanı bulur. Korunmalı bir deneyim alanıdır çünkü oyun ile edineceği bilgi ve beceriler birebir gerçek değil çocuk için tasarlanmış bir şablon içerisindedir. Çocuk geleceğe ilişkin deneyimler edinerek hayata hazırlanır.

    Caillois ‘ e göre (1958) oyun, serbestçe kabul edilmiş, fakat bağlayıcı olan kurallara göre belli bir alan ve zaman süreci içinde sürdürülen gerilim ve eğlence duygularını içeren, gerçek hayattan farklı olduğu bilinci ile yapılan gönüllü bir hareket ya da faaliyettir.

    Montaigne (1533–1592) oyunu çocukların en gerçek uğraşıları olarak tanımlamıştır. Çünkü çocuk hayatı oyun olarak algılar, nasıl bir anne için hayat çocuk sınava girecek bir öğrenci için sınav soruları ise çocuk için de sadece oyundur.

    Montessori (1870–1952) de oyunu çocuğun işi olarak nitelendirmiştir. Oyun oynamak sadece eğlenceli zaman geçirmek değil, çocuğun merak duygusunun öne çıkacağı ortamlarla öğrenmesinde bir araçtır. Montessori okul öncesi dönemde oyunun merkezde olduğu eğitim anlayışını ortaya koymuş ve uygulamaya geçirmiştir.

    Lazarus ise oyunu, kendiliğinden ortaya çıkan, hedefi olmayan, mutluluk getiren bir aktivite olarak tanımlamıştır.

    Amor Comenius okul öncesi eğitiminde okulu, oyunla eş değerde tutarak müzik eşliğinde dramatik oyunların çocukların kişiliğini geliştirdiğini, ahlak ve değer eğitimine katkıda bulunduğunu öne sürmüştür. Oyunu insanın özgür olma isteği ile bağdaştırmış ancak disiplin ve düzen kazanmada da önemli rolü olduğunu belirtmiştir. “Çocuk bir şeye zorlandığında haz duymaz, yerine hiç hoşlanmadığı şeylere karsı duyduğu hoşnutsuzluğu sergiler. Hiç kimse zorla oyun oynamaz.” sözüyle çocuğun özgür olma isteğini ortaya koymuştur.
    Genel tanımıyla oyun, belli bir amaca yönelik olan veya olmayan kurallı ya da kuralsız gerçekleştirilen fakat her durumda çocuğun isteyerek ve hoşlanarak yer aldığı fiziksel, bilişsel, dil duygusal ve sosyal gelişiminin temeli olan gerçek hayatın bir parçası ve çocuk için en etkin öğrenme sürecidir.
    OYUNUN TARİHÇESİ

    Müzik ile beraber oyunlarda geçmişten günümüze taşınmıştır. Eski Mısır’da Orta Krallık döneminden kalan duvar resimleri incelendiğinde oyun tahtası üzerinde oynanan oyunların yanı sıra, sıçrama oyunları gibi çocukların oynadığı diğer oyunlar da görülmektedir. Ak-Hor mezarındaki bir duvar resminde iki Mısırlı kız el vuruşma oyunu oynarken görülmektedir.

    Efes harabelerinde Roma’dan kalma mermer bloklar üzerinde 2000 yıl öncelerine üçtaş ve dokuztaş oyun yerleri tespit edilmiştir. Eski Mısır’da Orta Krallık döneminden kalan duvar resimleri incelendiğinde oyun tahtası üzerinde oynanan oyunların yanı sıra, sıçrama oyunları gibi çocukların oynadığı diğer oyunlar da görülmektedir. Ak-Hor mezarındaki bir duvar resminde iki Mısırlı kız el vuruşma oyunu oynarken görülmektedir.

    Efes harabelerinde Roma’dan kalma mermer bloklar üzerinde 2000 yıl öncelerine üçtaş ve dokuztaş oyun yerleri tespit edilmiştir.



    Çok eski oyunlardan biri de dünyanın birçok yerinde oynanan “iplik oyunu” adı verilen, parmaklara geçirilen, iki ucu bağlı bir ipe çeşitli şekiller verilerek oynanan oyundur.

    Tarihte bilinen ilk oyuncaklar Mısırlılara aittir. M.Ö. 5. yüzyılda Mısırlı çocukların tahta atlarla oynadıklarına dair arkeolojik bilgiler edinilmiştir. Eski Yunan, Roma ve Çin'de de kilden yapılıp fırınlanmış, hareketli kol bacaklara sahip bebekler yapıldığı bilinmektedir. Seri olarak üretilen ilk tahta bebekler ise 1700'lerin Almanya’sına aittir. Türk tarihinde satılmak üzere yapılan oyuncaklar ise Osmanlı döneminde ortaya çıkmıştır. Eyüp'te hayvan bağırsağından yapılmış balonlar, tahta topaçlar, çemberler, tefler, toprak düdükler satıldığı da bilinmektedir.

    Oyunun tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. Aynı haz duygusuyla oyuna giren her birey oyunun geleceğe aktarılmasında rol oynamıştır. Oyun, zaman içerisinde değişikliklere de uğramıştır. En basit örneği ile oyun araçları olan oyuncaklar zaman içerisinde çocukların ilgilerine göre şekillenmiştir.


    OYUNUN ÖZELLİKLERİ

    Çocukların anlayışı temel alındığında oyun, çok karmaşık, kuralları olan devam ettirilmesi için çaba harcanılan bir etkinliktir. Güne başlandığı andan itibaren yapılması gereken en önemli sorumluluk oyun oynamak, oyuna girmektir.



    Oyun sorumluluk ister, ilginç ve önemli kuralları, özellikleri kapsar. Oyunun özellikleri şöyle sıralanabilir:

    Oyuncunun oyunda yer alması için herhangi bir zorunluluk yoktur. Zorunluluk hâline gelirse keyif verici ve çekici olmaktan çıkar.

    Oyun kendiliğinden ortaya çıkar, mutluluk ve rahatlık verir.

    Oyunun zaman sınırları ve kuralları vardır.

    Gerçek yaşamdaki kuralların oyunda hiçbir geçerliği yoktur, sadece oyunun kuralları vardır.

    Oyunda deneyimler tekrarlanır, çevre taklit edilir ve yeni şeyler denenir



    Kurallı bir oyunda yeni bir şey üretilmez.

    Oyunun nasıl gelişeceği ve nasıl sonuçlanacağı önceden belli değildir.

    Oyunda yaşamdan farklı bir konumda bulunma durumu söz konusudur.

    Oyun dinamik bir süreçtir.


    Eğitimde Oyunun Yeri ve Önemi

    Hangi çağda ve kültürde olursa olsun çocuğun olduğu her yerde oyun vardır. Bir çocuğun sevgiden sonra gelen en önemli ruhsal ihtiyacı oyundur. Oyun, çocuğun hayatı anlama yoludur. Oyun, çocuğu gerçek hayata hazırladığı gibi iç dünyasının dışavurumunda da etkin bir araçtır. Yaşadıklarını, isteklerini, duygularını oyunla dışa vurur. Oyun sırasında üstlendiği rollerle dünyayı algılamaya çalışır, özdeşim kurar ve böylece kişiliği oluşmaya ve gelişmeye başlar.



    Oyunlar, çocuğun eğlenerek öğrenmesinde ilk basamağı oluşturur. Oyunlar, çocukları pasif durumdan aktif duruma geçirmeleri nedeniyle diğer öğrenme tekniklerine göre daha etkilidir.
    ÖZET

    •Oyun okul öncesi dönemde temel bir iletişim aracı ve çocuğun işidir.Oyun ile yaşama hazırlanan çocuk, yetişkinliğe geçtiği zaman da oyundan vazgeçemez. İnsan hayatının tüm evrelerinde oyunun ve şekli verdiği haz değişse de vardır.

    •Tarihsel süreç çerçevesinde oyun, insanların algılarına, ilgi ve isteklerine göre farklı tanımlarla karşımıza çıkmaktadır.

    Monteigne, oyunu çocuğun en gerçek uğraşı olarak kabul etmiştir.

    Lazarus ise oyunu, kendiliğinden ortaya çıkan, hedefi olmayan, mutluluk getiren bir aktivite olarak tanımlamıştır. Çocukların en sevdikleri etkinliklerin başında gelen oyun, kimi zaman da boş bir uğraşı olarak eleştirilmiştir.

    •Oyun; zaman sınırları, kuralları olan kendine özgü bazı özellikleri barındıran dinamik bir süreçtir. Belli bir başlangıç noktası vardır ve çocukların haz almalarına göre süresi değişebilir.

    •Eğitim etkinliklerinde ise oyun ile çocukların temel ihtiyaçları onlara sezdirilmeden eğlendirerek karşılanır. Sevdikleri bu uğraşı ile çocukların oynayarak gelişimleri desteklenir.
    OYUN DAĞARCIĞINI GELİŞTİRME – ÜNİTE II

    İnsan tanımlanırken sosyal kültürel ve biyolojik bir varlıktır ifadesi kullanılır. Biyolojik bir varlık, canlı sıfatını devam ettirebilmek için birtakım eylemlere ihtiyaç duymaktadır; bunlar yemek, uyumak gibi fizyolojik gereksinimlerdir. Nasıl yemek yemek uyumak fizyolojik ihtiyaç ise oyun da çocuk için fizyolojik bir ihtiyaçtır.



    OYUN DAĞARCIĞINI GELİŞTİRMEDE YARARLANILACAK KAYNAKLAR

    Oyun hemen her toplumda çocuğun gereksinimi ve buna bağlı olarak çocuk oyunlarının doğup gelişmesi gibi değişik toplumlarda benzer özellikler gösterir. Oyun, aynı gereksinimlerle doğar bu nedenle evrenseldir. Oyunun evrensel rolü, kültürden kültüre veya toplumdan topluma farklılık gösterir.

    Kültür, insan ilişkilerinin geçmişten günümüze taşındığı bir araçtır, toplumla birlikte gelişir ve politik sistemler tarafından etkilenir. Toplumda yaşanan olaylar, insanların inançları ve beklentileri çocuk oyunlarına istemli ya da istemsizce yansır.

    Bütün bu özellikler dikkate alındığında oyun sosyo-kültürel yapının bir parçası gibi görünmektedir. Ancak bazı oyunların da bağımsız olarak ortaya çıktığı bilinmektedir.

    Oyun, sosyo kültürel yapının bir parçası ya da bağımsız olarak geliştirilen bir üründür. Oyuncaklar ise oyunu yapılandıran oyun araçlarıdır.

    Oyun dağarcığı geliştirilirken toplumların tarih, sosyal kültürel ekonomik yaşantılarını incelemek gözlemek gerekmektedir. Bu yaşantıların çocuk oyunlarına yansımasıyla oluşan çocuk oyunu ve oyuncakları ise çocuk oyun dağarcığını geliştirmede yol gösterici olacaktır.



    YÖRESEL OYUNLARI ARAŞTIRMA

    Oyunların insan yaşamının önemli bir unsuru olduğu ve insan ile var olduğu açıktır. Kendi ülkemize baktığımız zaman değişik mevsimler, fiziki, ekonomik ve sosyal koşullar altındaki insan yaşamları farklılıklar göstermektedir. Bu farklılıklar elbette oyun algılarını da etkiler. Yöresel, belli bir yöreye ait demektir.

    Yöresel oyunları araştırmada en sağlıklı yöntemler, çocuk oyunlarını gözlem yoluyla kaydetme ve kaynak kişilerden görüşme şeklinde bilgi edinmektir.

    “Türk Kültüründe Çocuk Oyunları ve Oyuncakları” isimli Türkiye’de illeri kapsayan geleneksel çocuk oyunlarını tanıma ve tanıtma amacı ile yapılan geniş kapsamlı bir araştırma, Hacettepe Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Bölümü tarafından 1989 yılında başlatılmıştır.



    Kültürümüzdeki çocuk oyunlarını bir araya toplayan en eski ve Cumhuriyet’ten sonraki ilk yayın 1934 yılında Yusuf Ziya Demircioğlu tarafından gayet sade bir Türkçe ile yazılan “Anadolu’da Eski Çocuk Oyunları” kitabı olduğu görülmüştür. Yusuf Ziya Demircioğlu’na ait kitaptaki çocuk oyunlarının tamamı Muğla'nın Ula kazasından alınmış olup, yazar bu bölgede bir ay boyunca kalarak araştırmasını tamamlamıştır. Demircioğlu'nun, kitabın ön sözündeki açıklamaları oldukça önemli ve düşündürücü olup, konu şöyle ifade edilmektedir. “Memleketin ufak bir köyünde bu kadar oyun bulunabilmesi Türk folklorunun buna ait kısmında da ne kadar zengin olduğunu göstermektedir.

    1955 yılında yayımlanan “Türk Çocuk Oyunlarından Örnekler” kitabı Ferruh Arsunar tarafından yazılmıştır.

    1993 yılında yayımlanan Musa Baran'ın "Çocuk Oyunları" adlı kitabı da bulunmaktadır. Sedat Veyis Örnek’ de "Geleneksel Kültürümüzde Çocuk" isimli kitabında çocuk oyunlarının isimlerini belirtmiştir.

    Hatice Poyraz da “Okul öncesi Dönemde Oyun ve Oyuncak” isimli kitabında çocuk oyunlarını ve oynandığı yöreleri araştırmıştır. Hatice Poyraz daha sonra “Okul Öncesinde Oyun ve Oyun Örnekleri” kitabı ile derlenen oyun örneklerini ortaya koymuştur.

    Yakın zamanda Nebi Özdemir de “Türk Çocuk Oyunları” adında iki cilt hâlinde hem oyunlardaki kavramları açıklayan hem de yöresel oyunları içeren bir kitap yayımlamıştır.

    Gözlem Yoluyla Bilgi Edinme

    Gözlem, amaçlanan bir davranışı, olayı, canlı ya da cansız bir varlığı olabildiğince tarafsız ve gereğine uygun olarak izlemektir. Özellikle insan davranışlarını, tutumlarını ortaya koymak için en kolay yöntemlerden biridir.

    Doğru, tarafsız bir gözlem yapmaya ihtiyaç vardır.

    Gözlemci, çocuk oyunlarının gözlemini yaparken oyunun şartlarını nasıl tanımlayabileceğine, oyunun yapısına ve kurallarına dikkat etmelidir. Ayrıca oyunun yetişkin yaşamı ile ilişkisi ve paralellikleri çocuğun oyundan kazandığı bilgileri incelemek ve farklı yaş gruplarındaki çocukların oyunlarını karşılaştırmak gerekir. Kaydedilen yöresel çocuk oyunlarının araştırılmasında araştırmacı gözlem kayıtlarını standart bir gözlem kayıt formuna işlemelidir.



    Görüşme Yoluyla Bilgi Edinme

    Görüşme en az iki kişi arasında sürdürülen bir iletişim sürecidir. Belli bir konu ve durum hakkında derinlemesine bilgi alınmasını sağlar. Oldukça esnek bir yöntemdir. Görüşme sırasında kaynak kişi olarak seçilen yetişkine ya da çocuğa kaydedilecek oyunla ilgili sözlü sorular yöneltilir ve bunlar bir forma kaydedilir. Görüşmede çocuğa veya yetişkine yöneltilen sözlü sorular "Oyun Anket Formuna" kaydedilir.

    Yöresel oyunları araştırmada kullanılan yöntem, gözlem veya görüşme ya da her ikisi de olabilir. Araştırmacı yalnız gözlem yapar veya yalnız görüşme yoluyla bilgi edinir ya da daha sağlıklı bilgi edinmek için hem görüşme yoluyla kaynak kişiden bilgi alır hem de anlatılan oyunu kendisi gözleyerek oyun kayıt kartını daha doğru bir şekilde doldurur. En ideal yöntem budur.
    Basılı Yayın Araçları (Kitap, Dergi, Ansiklopedi vb.)

    Kitaplar, süreli yayınlar, ansiklopediler, gazeteler, mahalli gazete ve dergiler gibi basılı yayın araçlarından çocuk oyunları dağarcığı oluşturmak pek çok araştırmacının diğer yöntemlerle birlikte kullandığı yollardır. Oyunlar ilgili kaynaktan olduğu gibi alınarak bir derleme yapılabilir ya da içeriğe bağlı kalarak yeniden yazılabilir. Hatta oyunlar çizimle desteklenebilir. Her iki şekilde de önemli olan oyunun esasına bağlı kalınması, içeriğin orijinalliğinin bozulmaması ve aynı zamanda anlaşılabilir, sade ve doğru bir Türkçe ile kısa ve öz olarak ele alınmasıdır.


    Kitle İletişim Araçlarından Yararlanma ( Bilgisayar, İnternet, TV)

    Son yıllarda radyo ve televizyonda çocuk programlarına daha fazla yer verilmesi sevindiricidir. Çocuk programı kuşaklarında değişik animasyonlar, yarışmalı oyunlar oyun dağarcığı hazırlamada kaynak teşkil etmektedir. TV’ de yayımlanan yöresel kültürü ele alan programlarda verilen oyunlar da oyun dağarcığı hazırlamada kullanılır.



    OYUN DAĞARCIĞINI GELİŞTİRMEDE AİLE İLE İŞBİRLİĞİ

    Çocuk oynayarak öğrenir, farklı deneyimler kazanır, bu deneyimleri kazanırken ailesi ona model olur, ortam sunar, fırsatlar yaratır. Çocuğun oyun dağarcığının gelişimi ailesinin ona sunduğu fırsatlar ve katılımları ile ilişkilidir.

    Anne, baba, dede, nine… Çocuğa oyun kültürünü ilk aşılayan ve ona beklide oyun hazzını ilk yaşatan. Aile çocuğun oyun dağarcığı gelişimi için özel bir yere sahiptir. Geçmişten günümüze oyunun kültürel bir miras gibi aktarılmasında büyük annelerin büyük babaların işlevi yadsınamaz.

    ÖZET

    •Oyunun insan yaşamı üzerinde birçok yararlı etkisi vardır. Bunlardan bir tanesi de oyunun insanı hayata hazırlamasıdır.Yeni doğan bir bebeğin dünyayı tanıması keşfetmesi ve gelecekteki rollerini denemesi oyun ile olur.Bu nedenle oyun ve kültür ilişkisi çok sıkı bir bağa sahiptir. Kültür geçmişten günümüze insanoğlunun yaşamındaki önemli taşları geleceğe aktaran diri bir olgudur.Oyun da kültür ile taşınan insanların geçmişten günümüze hayatlarından örnekler sunan bir değerdir. Bazen de oyun, kültürün taşıyıcısı durumuna geçer ve kültürel ögeleri içinde barındırır.

    •Zaman değiştikçe oyuna olan yaklaşımlar, materyaller, oyuncular değişmiştir. Ancak oyundan alınan haz hiç bir dönemde azalamamıştır. Oyun sadece haz duyusuyla değil günümüzde sanayi alanında da insanoğlunun yararına kullanılmaktadır. Oyun aracı olan oyuncaklar sanayide sürekli bir değişim dönüşüm sağlamaktadır. Yaşanılan çağa, ilgi ve ihtiyaçlara göre oyuncaklar şekillenmektedir.

    •Yöresel oyunları derlemek için gözlem ve görüşme teknikleri kullanılabilir.Özellikle bu teknikleri kullanırken anında kayıt yapılırsa araştırmacı için daha kolay olur.

    •Teknolojinin de etkisiyle basılı yayınlar, kitle iletişim araçları da oyunları derlemede kullanılabilir. Günümüzde internet ile farklı yöredeki oyunlara ulaşmak çok kolaydır.

    •Oyun derlemede ailenin rolü yadsınamaz. Çocukların ilk modelleri olan ebeveynler aile büyükleri oyunlarının seçiminden, oyundaki rollerine kadar çocuk üzerinde etkilidir.


    OYUN DAĞARCIĞI GELİŞTİRME –ÜNİTE III

    0-6 yaş çocuğu öğrenmeye ve gelişmeye açıktır. Öyle ki bu dönemde çocuğa hazırladığınız ortamlar ve uyarıcılar onun hayatına yön verir. Bunun için hızla değişen dünyaya ayak uydurabilecek hatta dünyaya yön verebilecek, aktif, yaratıcı, sağlıklı ve mutlu bireyler yetişmek için okul öncesi eğitim kurumları sorumluluk üstlenmelidir.


    OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARINDA ETKİNLİKLERDE OYUN

    Her çocuk farklıdır ve özeldir, onları sıradanlaştırmadan farklılıklarına yönelik etkinlikler planlamak okul öncesi eğitim kurumlarının işidir.



    Gadner’ın da vurguladığı gibi insanlar farklı ilgi alanlarına ve farklı öğrenme yollarına sahiptir. Belki bizler biliriz nasıl çalışabileceğimizi, nasıl öğrenebileceğimizi… Mesela bazı insanlar sadece dinleyerek bilgi edinebilir, merakını giderebilir; bazıları müzik dinleyerek çalışmaktan zevk alırken bazıları da birebir görmek dokunmak ister. Oysa karışımızda merakı, isteği enerjisi ile duran bir çocuk neyi, nasıl, nerede öğreneceğini, neler yapması gerektiğini bilmeden durmaktadır. Ona doğru kanal ile bilgi vermek davranış kazandırmak gerekir. Öyle bir yol bulmalısınız ki çocuk, hem eğlenmeli hem merakını gidermeli hem de enerjisini doğru yolla boşaltabilmelidir. Eğlenmezse yani haz alamazsa yeterince dikkatli olmayacaktır,

    Oyun, okul öncesi eğiticisinin en önemli öğretme yöntemidir/aracıdır. Birçok anne baba farkında olmadan Çocuğu ile oyun oynamakta ve bazı davranışları kazandırırken oyunu kullanmaktadır. Oyun çocuğun olduğu her yerde vardır. Okul öncesi eğitim kurumlarının temel amacı oyun yoluyla öğrenmeyi sağlamaktır. Çocuklarının ilgi alanlarına ulaşmak için planlanan bir okul öncesi eğitim etkinliğinde öğrenme merkezleri büyük önem taşır. Çocuklarının ilgisini çekebilmek adına düzenlendiğinden eskiden ilgi köşesi olarak adlandırılırken yapılan değişikler ile her çocuğun öğrenebileceği küçük atölyeler gibi planlanan öğrenme merkezlerinde oyun hem bir araç hem de bir amaç olarak kullanılmalıdır.


    ÖĞRENME MERKEZLERİNDE OYUN

    Öğrenme merkezleri, çocuğun yaratıcılığını geliştirme, kendisini ifade etmesini sağlama, yardımlaşma, paylaşma, başladığı işi sonuçlandırma, sorumluluk alma ve aldığı sorumluluğu yerine getirme, problem çözme, olaylar arasında neden-sonuç bağlantıları kurma, kas becerilerini geliştirme açısından yararlıdır.

    Çocuklar öğrenme merkezlerinde oynadıkları oyunlar sırasında iç dünyalarında yaşadıkları mutluluklarını, öfkelerini, kızgınlıklarını, korkularını, duygularını ve hayallerini yansıtarak kendilerini ifade ederler.

    Okul öncesi eğitim kurumlarında bulunan öğrenme merkezleri; evcilik merkezi, blok merkezi, kitap merkezi, fen ve doğa merkezi, kukla merkezi, eğitici oyuncak merkezi, müzik merkezidir. Bu merkezler güncel tutularak gerektiğinde yeni temalarla farklı merkezler oluşturulabilir.
    SANAT ETKİNLİKLERİNDE OYUN

    Sanat etkinlikleri temelde yaratıcılığı ve estetik duyarlılığı geliştirmeyi hedefleyen etkinliklerdir. Boyama çalışmaları, yoğurma maddeleriyle çalışmalar, kâğıt işleri, artık malzemelerle çalışmalar bu etkinlikler kapsamındadır. Okul öncesi dönem çocuğunun maddeyi aktif katılımla tanıması, maddeye yeni bir şekil ve işlev kazandırması sanat etkinlikleri çalışmalarıyla olur.


    MÜZİK ETKİNLİKLERİNDE OYUN

    Anne karnındaki bir bebeğin bile tepki verdiği oyun aracıdır müzik. Bazen başlı başına bir oyundur, bazen de oyun için bir araçtır ve oyundaki haz gücünü artırır. Okul öncesi eğitim kurumlarında çocukların duygu, düşünce, bunalım ve enerjilerini olumlu yönde çözümlemelerine yardımcı olan müzik etkinliklerinin temel amacı çocukların yaşamlarını zenginleştirmektir. Çocuk işin içinde olunca oyun vazgeçilmez bir öğretim aracı olarak müzik ile kaynaşır. Şarkılı oyunlar, danslar, rontlar, ritim tutma ve ritmik bir alet kullanma ile çocukları hem eğlendirebiliriz hem de gelişimlerine olumlu katkılarda bulunabiliriz.


    Türkçe Dili Etkinliklerinde Oyun

    Çoğu gelişim psikoloğu çocukların zihinsel gelişimleri ile dil gelişimlerinin paralel ilerlediğini, özellikle zihinsel gelişimlerindeki soyut ilerlemeyi dile yansıyan olumlu yaşantılarla ölçülebileceğini ifade eder. Ayrıca çocuğun Türkçeyi doğru kullanması okul öncesi eğitimin dört temel amacından biridir.

    Bu amacı yaşama dökmek ve çocukların zihinsel gelişimlerine katkı sağlamak için okul öncesi eğitim kurumlarında özel bir etkinlik saati olarak Türkçe dil etkinlikleri vardır. Çocuklar bu etkinliklerle başkalarının konuşmalarını dinleyerek ve uygun karşılıklar vererek konuşmaya katılır, duygu ve düşüncelerini birçok yeni kelime ve doğru telaffuzla ifade eder. Oyun Türkçe dil etkinliklerinin hazırlık aşamasında parmak oyunları bilmeceler şeklinde kendini gösterirken, bir hikâye ya da masal okunurken öğretmenin kukla oynatması, karakter yansımalarında oyunlaştırma vardır
    OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARINDA OYUN

    Adından da anlaşılacağı gibi okuma yazma çalışması değil okumaya yazma hazırlık çalışmasıdır. Çocuklarını gelişim seviyelerine göre basitten karmaşığa göre düzenlenmiş eğlendirirken öğreten etkinlikler olmalıdır. Yalnız kalem kâğıt kullanarak yapılan çalışmalar değildir: kavram geliştirici oyuncaklar ve kavram geliştirici çalışmalar olarak iki farklı alanda etkinlik oluşturulabilir. Kavram geliştirici oyuncaklar kavram öğretimi için kullandığımız eğitici oyuncak ya da manipülatif oyuncak olarak da bilinen materyaller ile çocuklara belli yönergeler eşliğinde verilen çalışmalardır. Çocukların bilişsel, motor, dil ve duygusal alanlarda gelişimine yardımcı olur.


    FEN VE DOĞA ETKİNLİKLERİNDE OYUN

    Fen ve doğa etkinlikleri çocukları gözlem yapmaya araştırma inceleme ve keşfetmeye yönelten etkinliklerdir. Bu etkinlikler ile çocuklar yaşadıkları dünyaya karşı meraklarını giderirler. Deneyler, keşif gezileri, doğal madde ve araçlar bu etkinliklerde kullanılır.

    Çocuklar fen ve doğa etkinliklerinden sonra yaşadıkları durumlar karşısında “ ben bu olayı biliyorum çünkü sınıfta yaşadım” tepkisi verirler.
    ÖZEL GÜNLERDE OYUN (RONT, ŞARKILI OYUN)

    Şarkılı oyun ve rontlar özel günler için çocukların kolaylıkla ve severek öğrendikleri ve katıldıkları etkinliklerdir. Bu günler için biraz daha özenle hazırlanmış kıyafet, şapka, kanat, fiyonk, başlık ve aksesuarlar oyunlara ve rontlara daha değişik bir hava verir. Çocukların daha istekle çalışmalara katılmalarını sağlar. Ancak özel günlerde oynanacak ront ve şarkılı oyunlar öğretim yılı içinde öğretilenler arasından seçilmelidir. Çalışmalar çocukları sıkacak kadar uzun ve yorucu olmamalıdır. Çocuklar bu konuda zorlanmamalıdır. Ezbere dayanan çalışmalardan uzak durulmalıdır. Koşma, atlama, dengeli yürüme, müzik eşliğinde çember çevirme, kurdelelerle dans etme vb. gibi çalışmalar çocuklara daha çok zevk verir.

      1   2   3






        Ana sayfa


    Çocuk ve oyun üNİte -1

    Indir 147.8 Kb.