bilgiz.org

Çocuk adalet sistemi hakkinda avukatlar tarafindan gözlemlenen mevzuat ve uygulamadan kaynakli sorunlar

  • Giriş ve Raporun Yöntemi
  • Suça Sürüklenen Çocuk
  • Korunma İhtiyacı Olan Çocuk
  • Tedbir Yargılaması
  • Tedbir Kararları



  • Tarih13.10.2017
    Büyüklüğü62.51 Kb.

    Indir 62.51 Kb.

    ÇOCUK ADALET SİSTEMİ SORUN TESPİT RAPORU

    ÇAÇAv.

    Çocuk Hakları Alanında Çalışan Avukatlar Ağı

    Mart 2015

    İçindekiler Tablosu




    İçindekiler Tablosu 2

    Kullanılan Kısaltmalar 4

    Giriş ve Raporun Yöntemi 5

    Suça Sürüklenen Çocuk 6

    Suça Sürüklenen Çocuk 6

    Mağdur Çocuk 12

    Korunma İhtiyacı Olan Çocuk 15

    Tedbir Yargılaması 15

    Tedbir Kararları 15

    Diğer Tespitler 16

    Diğer Tespitler 17

    Sonuç Yerine… 18



    ÇAÇAv. Hakkında

    ÇAÇAv. çocuk hakları alanında çalışan avukat ve stajyer avukatlardan oluşan bir sivil inisiyatiftir. Tüzel kişiliği olmayan ÇAÇAv. mesleki dayanışma, bilgi ve deneyim paylaşımını sağlamayı hedeflemiştir. Bağımsızolan ÇAÇAv. belirlediği strateji doğrultusundaki faaliyetleri gönüllülük esasına dayanarak yerine getirmektedir. Çocuk adalet sistemine dair savunuculuk ve lobicilik faaliyetleri yürütmektedir. 23 Aralık 2013 tarihinde biraraya gelen grubun Ekim 2014 itibarıyla 60 gönüllüsü bulunmaktadır. Kurulduktan sonra Mersin, Ankara, Bursa illerinde toplantılar yapmıştır. Kapasite arttırımını ve koordinasyonu hedefleyen bu toplantıların yanı sıra üyelere yönelik çocuk adalet sistemi eğitici eğitimi verilmiştir. ÇAÇAv. düzenlediği eğitimleri adalet sisteminin aktörlerinin (hakim, savcı, sosyal çalışma görevlileri) katılımıyla gerçekleştirmektedir.ÇAÇAv. Gönüllüleri yerel, bölgesel, ulusal toplantılarave kampanyalara katılımsağlayarak, baroların çocuk hakları merkezlerinde yer alarak katkı sunmakta, sivil toplum kuruluşlarına hukuki destek vermektedir.



    Çocuk Adalet Sistemi Sorun Tespit Raporu,yıllardır çocuk hakları alanında çalışan, emeğini zamanını maddi bir karşılık beklemeden çocukların esenliği ve haklarının savunmasında rol alan meslektaşlarımın birikiminin sonucudur. Bu çalışma, düzenli haftalık toplantıların, defalarca telefonlaşmaların ve yazışmaların ürünüdür. Çalışmaya görüş bildirmek, derlemek gibi destek olan ve katkı sunan tüm ÇAÇAv. gönüllülerine ve yayın haline getirilerek alanda paylaşılmasını sağlayan Sivil Düşün Programına teşekkür ediyorum.

    Raporda mevcut mevzuat hükümleri ve mevcut mevzuatın terminolojisini esas almıştır. Önerdiğimiz yapısal değişikliklerde, başta terminoloji olmak üzere her türlü katkıyı vermeye hazır olduğumuzu belirtiriz.

    Dayanışmayla,

    Av. Şahin ANTAKYALIOĞLU

    ÇAÇAv. Koordinatörü

    Kullanılan Kısaltmalar


    SSÇ : Suça Sürüklenen Çocuk

    KDT : Koruyucu Destekleyici Tedbirler

    ÇKK : Çocuk Koruma Kanunu

    TCK : Türk Ceza Kanunu

    CMK : Ceza Muhakemesi Kanunu

    SÇG : Sosyal Çalışma Görevlisi

    ÇAS : Çocuk Adalet Sistemi

    SİR : Sosyal İnceleme Raporu

    ÇİM : Çocuk İzleme Merkezi

    KBRM : Koruyucu, bakım rehabilitasyon merkezleri

    BSRM : Bakım sosyal rehabilitasyon merkezleri

    Giriş ve Raporun Yöntemi


    Çocuklar adalet sistemi içinde “suça sürüklenen çocuk” veya “mağdur” çocuk olarak yer alabilmektedir. Ancak çocuk adalet sistemi sadece bu ikili ayrımla çocukları ele almamaktadır. Her çocuğun hakları vardır. Devlet her çocuğun esenliğini sağlamakla yükümlüdür. Her çocuk korunmaya veya desteğe ihtiyaç duyabilir. Ancak bu korunma ve destek çocuğun sahip olduğu insan haklarını ortadan kaldırmaz. Bu rapor çocuğun insan hakları perspektifinden çocuk adalet sistemini değerlendirmeyi hedeflemektedir.

    Çocukların adalet sistemi ile temas ettiği andan itibaren yaşanan hak ihlalleri ve hukuka uygun olmayan uygulamalar çocuk hakları savunucularının sıkça dile getirdiği bir husustur. Bu hak ihlallerinin neler olduğu ise somut olaya göre değişmektedir. Ancak hak savunuculuğu yaptığımız süre boyunca deneyimlerimiz, bazı hak ihlallerinin Türkiye’nin her yerinde yapısal olarak görünür olduğunu göstermiştir.

    Raporun hazırlanmasında, niteliksel veri toplama aracı olarak bireysel görüşmeler/mülakatlar (individualintervews) ve gözlem (observation) kullanılmıştır. ÇAÇAv. üyesi alanda kilit öneme sahip saha çalışanı olan avukatlar ile yapılan mülakatlar tasniflenmiştir. Mülakatlar niteliği itibarıyla yarı yapılandırılmış ve açık uçludur. Mülakatlar için 10 sorudan oluşan soru formu hazırlanmış ve herkese aynı sorular sorulmuştur. Ancak bazı sorular açık uçlu (openended) niteliğindedir. Görüş veren avukatlar bazı konularda görüşlerini ayrıntılandırabilmiştir. Anket formuna verilen yazılı yanıtlar analiz edilmiştir.

    Avukatlarla yapılan görüşmeler ve avukatlardan toplanan anketler ile avukatların kendi deneyimleri ve gözlemleri üzerinden edindikleri bilgilerin bir araya getirilmesi hedeflemiştir. Çocukların dahil olduğu dosyalardaki yapısal hak ihlallerinin, çocuk hakları savunucuları tarafından görünür kılınmasının amaçlandığı bu raporda yer alan kimi gözlemlerin, kamuoyunun yakından bildiği olaylar olduğu da dikkate alınarak, çocukların kendilerine ve dosyalarına ilişkin bilgiler kodlanmıştır/şifrelenmiştir.Rapor, toplanan verilerin derlenmesi neticesinde oluşturulmuştur. Bu sebeple çalışmanın sınırlılığı, ÇAS’a dair tüm sorunlara değinmemek olmuştur.


    Suça Sürüklenen Çocuk




    Suça Sürüklenen Çocuk





    • Cumhuriyet savcısı sadece çocuğun ifadesini almaktadır. İfade alınması hariç tüm soruşturma işlemleri kolluk tarafından yapılmaktadır.

    • Savcı, koruyucu ve destekleyici tedbirlerin alınması için talepte bulunmamakta, bu tedbirlerin alınmasını mahkemeye bırakmaktadır. SSÇ, aynı zamanda KİOÇ ise olsa dahi savcılık bu çocuklara ilişkin herhangi bir önlem almamakta, bu hususu değerlendirmemektedir.

    • Çocuğun, soruşturma aşamasında ifadesi alınmadan önce ailesine yeterli bilgi verilmemektedir.

    • Çocukların tutuklanması ve göz altına alınması sırasında halen kelepçe, ters kelepçe, zincir ve benzeri aletler kullanılmaktadır.

    • Müdafi olmadan ifade alınmakta, kimi zamansa ifade alındıktan sonra müdafiin ifade tutanağını imzalaması istenmektedir. Çocuk şube, baroya ivedi bir şekilde haber vermemektedir. Bazen de hiç haber verilmemekte, hatta bu sebeple baro tarafından çocuk şubeden liste istenildiğinde tepkiyle karşılanmaktadır.

    • Halen siyasi suçlarda çocuklar bir tam gün TEM Şubede gözaltında kalabilmekte, derhal çocuk şubeye sevk edilmeyebilmektedir.

    • Çocukların gözaltında bulunduğu süreye dair formlar maktu halde hazırlanmakta ve çocuğa çoğunlukla ne olduğu dahi açıklanmadan imzalatılmaktadır.

    • Adliyelerde çocuklarla görüşme odaları bulunmamaktadır. Çocuk ve müdafiinin sağlıklı olarak görüşmesi için uygun ortam sağlanmamaktadır.

    • Çocuklara isnat edilen suç ve süreç hakkında yaşına ve gelişimine uygun bilgilendirme yapılmamaktadır. Çocuklar yetişkinlerle aynı uygulamalara tabi tutulmaktadır.

    • Yakalama esnasında çocuğa orantısız güç kullanılmaktadır. Yakalama sırasındaki şiddet meşru sebebe dayanmamakta ve ölçülülük sınırı aşılmaktadır. Uygulanan kötü muamele, soruşturma aşamasında re’sen dikkate alınmamakta, çocuğun görmüş olduğu şiddet yakalamanın unsuru gibi değerlendirilmektedir.

    • Ailenin yargılama sürecinin her aşamasında çocuğun yanında bulunmasına izin verilmemekte, bu hakkın kullanılması engellenmektedir. Savcılık kararı ile özellikle hafta sonu ailelerin adliyeye girmesi engellenmektedir. Zaman zaman da tamamen kolluğun inisiyatifi ile aileler çocuk şube binasına dahi alınmamaktadır.

    • Çocuk şube ve savcılık tarafından çocuğun müdafiinin ve ailesinin yıldırılmasına yönelik tutum ve davranışlar sergilenmektedir.

    • Kolluk, hukuka aykırı olarak yaptığı davranışların ortaya çıkmaması için çocuğun ve ailesinin üzerinde baskı kurmaktadır.

    • Çocuğa hakları hatırlatılmamakta, polis, çocuğa veya aileye müdafisi gelene dek yasal haklarını hatırlatmaya gerek duymamaktadır. Dosya üzerinde yasal olarak yapılması zorunlu olan bilgilendirme görevinin yerine getirilmiş gibi gösterilmesi amacıyla maktu formlar imzalatılmaktadır.

    • Suça sürüklenen çocukların ne yasal hakları ne de kendilerine isnat edilen suçlar anlayabilecekleri bir dil ve açıklıkla kendilerine bildirilmektedir.

    • Kolluk sadece savcılığa bilgi vermekte, zorunlu müdafilik talebi dışında baroya, çocuğun aleyhine bir durum bulunmaması halinde aileye, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bildirimleri yapmamakta ve böylelikle dört telefon kuralı uygulanmamakta, bazen de geciktirilmektedir.

    • Baroya bildirim yapma zorunluluğu CMK ile sınırlı anlaşılmakta bu sebeple Baroya bildirimler ihmal edilmektedir.

    • Toplumsal olaylarda gözaltına alınan çocuklar, kelepçe takılarak, ters kelepçe, kötü muamele uygulanarak baroya bildirilmeden, ailelerine teslim edilmektedir. Ertesi gün, çocuk, ifade için tekrar getirtilmektedir.

    • Her somut olayda fiziksel ve psikolojik ihtiyaçları gözetilmeden savcılık (kendi inisiyatifiyle kolluk) tarafından keyfi olarak çocuk, hakkında işlemlerin yapıldığı aynı gün/derhal ailesine teslim edilmesi gerekirken yaptığı fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrama yetisinin tespiti yönünden adli tıpa gitmeye zorlanmakta, yahut duruma göre bu muayenenin aynı gün yapılması gerekirken yapılmayıp ertelenerek sürecin gereksizce uzatılmakta, bu suretle çocuk süreç içerisinde örselenmektedir.

    • SSÇ’nin aileye teslim sürecinde uygulamada sıkıntılar bulunmaktadır. Birinci derecede yakını veya yasal temsilcisi dışında çocuk kimseye teslim edilememektedir. Çocuğun anne babasının olaydan haberdar olmasını istemediği durumlarda, uygulamada, avukatlar yetkili olmadıkları halde çocuğu teslim almak zorunda kalmaktadırlar.

    • Nöbetçi savcı, 17:00’den sonra nöbet yerinde bulunmamakta, çocuklar, ertesi gün getirtilmekte veya olay gecesi çocuk şubede tutulmaktadırlar.

    • Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu olarak bulunan çocuklara erişim güçlüğü yaşanmaktadır. CMK müdafileri duruşmaya kadar çocukla görüşme yapamamaktadırlar.

    • Çocuk yargılamasında bazen zamanında barodan avukat görevlendirmesi talep edilmemekte, bu talep ancak duruşma gününde yapılmaktadır. Bu durum avukatın çocukla görüşmesi ve dosya hakkında bilgi sahibi olması için yeterli süreyi sağlayamamaktadır. Ayrıca CMK müdafileri sık sık dosya hakkında bilgisi olmayan başka avukatlara yetki belgesi vermektedir. Avukatlar dosyayı hiç incelemeden, çocuk ile görüşmeden duruşmaya katılmak zorunda kalmakta ve böylece avukat incelemediği bir dosyada gerekli hukuki yardımı da yapamamaktadır.

    • Çocuğa özgü görüşme odalarının bulunmaması sebebiyle çocuk ve sosyal çalışma görevlisi, etik ilke ve değerlere uygun olmayan bir biçimde, adliye koridorlarında kısa bir görüşme yapmakta ve bu görüşme neticesinde sosyal inceleme raporu hazırlanmaktadır. Uzmanların, yeterli ve nitelikli bir görüşme yapamamaları sonucunda, sadece bu görüşmeye dayalı olarak, çocuk hakkında gerçekçi ve sağlıklı bilgiden yoksun olarak “anlık durum raporu” verilmektedir.

    • Soruşturma aşamasında SİR, çok büyük bir oranla alınmamakta, SİR alınma sürecinde çocuk aleyhinde ibarelerle sorular sorulmakta, çocuk aydınlatılmamaktadır.

    • Birden çok dosyası bulunan çocukların risk altında olduğu açık iken bunlarla ilgili düzenlenen SİR’lerde bu çocuklara ilişkin özel ve acil alınması gereken tedbirlere değinilmemektedir.

    • İddianame kabul edilmeden müdafiye tebliğ edilmediği için itiraz edilememektedir. Bunun yanında takipsizlik kararları da mağdur vekillerine tebliğ edilmemektedir.

    • Adli Tıp raporu alınması sırasında müdafi bulunmamakta, adli tıp raporu, uzman olmayan kişilerce verilebilmekte, yasal gerekliliklere uygun olmayan raporlar hazırlanabilmektedir.

    • Dosyanın taraflarının bilgilerini içeren duruşma listeleri çocukların ad soyadları ile duruşma salonlarının kapısına asılmaktadır. Yüksek sesle çocuk isimleri anons edilmekte, bu suretle gizlilik ihlal edilmektedir.

    • Basında suça sürüklenen çocuklara ilişkin kimlik bilgileri ve fotoğraflar yer almakta, dosyaların gizliliği sağlanamamakta, bu hak ihlali karşısında basın savcılığı ve/veya çocuk büro gereken işlemleri re’sen yapmamaktadır.

    • Yargılamayı yapan mahkeme, KDTK gerektiren durumlarda tedbir kararı vermemekte ya da durumu çocuk mahkemelerine ihbar etmemektedir. Mahkemelerde bu KDTK takibini yapmak üzere meslek elemanı görevlendirilmemekte, çocuk mahkemelerinde ise bu kararların düzenli takipleri yapılmamaktadır.

    • Duruşma salonunda jandarma, çocuğun yanında kalmaktadır.

    • Duruşmanın her koşulda kapalı yapılmasını hakimler her zaman kabul etmemektedir.

    • Tutuklu çocuklar, diğer duruşmaların bitmesi için uzun süre, hatta zaman zaman tüm gün bekletilmektedir. Çocukların yemek, su, tuvalet ihtiyacının giderilmediği gözlemlenmektedir. Araç, personel eksikliği bulunmaktadır.

    • Çocuk mahkemelerinde verilen gerekçeli kararlarda sadece ulusal mevzuata değinilmekte; özellikle ülkemizin de taraf olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesi ve diğer uluslararası mevzuat uygulamada pek dikkate alınmamaktadır.

    • SEGBİS uygulaması çocuklar aleyhine bir uygulamadır ve adil yargılama hakkının ihlalidir. Çocuklar karşısında monitör ve aynı odada kameranın görmediği yerde bulunan infaz koruma memuru eşliğinde ifade vermektedir.

    • SEGBİS üzerinden yapılan yargılamalarda, dosya nakillerinde çocuklar, müdafilerinin ayrı şehirlerde bulunmalarının sonucu olarak etkin adli yardımdan yararlanamamaktadır.

    • Yargıtay’ın, çocukların yer aldığı dosyalara dair ihtisas dairesi olmadığı için temyiz aşaması uzun sürmektedir. Ayrıca, temyiz incelemesi sırasında çocuklara özgü birtakım hükümlerin uygulanması gözden kaçırılmaktadır. Temyiz süreci uzun sürdüğü için çocuk, çocuklara özgü infaz sisteminden kısmen yararlanmakta ya da hiç yararlanamamaktadır, dolayısıyla ikincil mağduriyetler yaşanmaktadır.

    • Eğitim evi yetersizdir. Eğitim evi olmayan yerlerde kız çocuklar kadınlarla birlikte kalmakta, erkek çocuklar, çocuk koğuşunda kalmaktadırlar. Elektrik, eğitim giderleri çocuklardan tahsil edilmeye çalışılmaktadır.

    • İnfaz aşamasında çocuğun yaşadığı hak ihlalleri ile ilgili avukatı bulunmamaktadır.

    • Cezanın infazı süresince işkence, kötü muamele söz konusudur.

    • Çocuklar hakkında tutukluluk süresince veya cezanın infazı süresince disiplin kararı verilmektedir. İnfaz aşamasında verilen disiplin kararları hakkında çocuklar itiraz edememekte, müdafi isteyememektedirler.

    • Çocuklara hücre cezası verilmektedir.

    • Ceza infaz kurumlarında tıbbi destekten yoksun kalma, beslenme problemleri bulunmaktadır.

    • Çocukların kapalı kurumlarda bulunduğu süre boyunca birbirlerine yönelik kötü muamele ve şiddeti önleyici-koruyucu mekanizma işletilmemektedir.

    • Çocuğun yaşına özgü yargılanma hakkı da ihlal edilmektedir. Çocuk hakkındaki tutuklama kararı sulh ceza hakimliklerince verilmekte, yetişkinlerle birlikte suça sürüklendiği davalarda çocuklar, yetişkinlerin yargılandığı mahkemelerde yargılanmakta, çocuk mahkemeleri genel mahkemelerden farklı uygulama yapmamaktadır.

    Mağdur Çocuk


    2014 yılında Türk Ceza Kanunu’nun cinsel suçlar bölümünde cezaların arttırılması amacıyla yapılan düzenleme eksik yapılmış ve tam tersi sonuca yol açmıştır. Cinsel istismar suçunda yapılan değişiklikler, çocuklar aleyhine olmuştur. Cezalar sonuç itibariyle hafifletilmiştir. Failin tutuklu kalması süresi azalmıştır.

    Mevcut yasalar, çocuk mağdurların ifadelerinin kollukça alınmasına izin vermektedir. Suça sürüklenen çocuklarda olduğu gibi çocuk mağdurların da ifadelerinin uzman eşliğinde Cumhuriyet Savcılarınca alınması düzenlemesinin 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na eklenmelidir.




    • Her ilde ÇİM yoktur. Bu, çocukların ikincil örselenme yaşamalarına sebebiyet vermektedir.

    • Bazı ÇİM’lerde adli tıp uzmanı, çocuk psikiyatrisi, çocuk polisi, güvenlik görevlisi de bulunmamaktadır.

    • Çocuklara her zaman çocuk polisi eşlik etmemektedir. Çocuklara eşlik etmek için resmi kıyafetli görevliler gelmekte, çocukların “polis tarafından” alındığı anlaşılmakta, çocuklar deşifre olmaktadır.

    • ÇİM’de vekile dosya / rapor örneği verilmemektedir.

    • Bu merkez ve birimler, 7 gün 24 saat esası ile hizmet vermedikleri için, çocukların ÇAS’ta geçirdiği zaman uzamaktadır.

    • Ceza kanunun ve CMK atama sisteminin sanık merkezli olması ve bu nedenle CMK'da mağdura avukat atama zorunluluğunun olmamasının sonucu olarak mağdurlara atama yapılmamaktadır.

    • Kız çocuklarının kadın avukat istemi karşılanamamaktadır.

    • Çocuğun istismarına ilişkin raporların, uzman olmayan kişilerce düzenlendiği görülebilmektedir.

    • İfade verme sürecinde mağdurun psikolojik olarak en az düzeyde etkilenmesini sağlamak yerine uzmanlar yasal zorunluluğun yerine getirilmesi için “bulunmaktadırlar”.

    • Adliyelerde uzmanlar için ayrı oda bulunmamaktadır. Mağdurlarla uzmanlar ifade öncesi görüşememektedirler. Adliye koridorunda, mahkeme kaleminde gizliliği olmadan görüşmeler yapılmakta, çocuk hakkında hakime öneri geliştirilmektedir.

    • Çocuklar uygulamada 10 kez bile dinlenebilmektedir.

    • Mağdur çocukla sanık özellikle cinsel istismar gibi travmatik sonuçlara yol açan davalarda dahi yüz yüze gelebilmektedir.

    • Sesli görüntülü kayıtlar yasal zorunluluğa rağmen alınmamaktadır. Kaydın alındığı kimi durumlarda, savcı-kolluk tarafından çocukla bizzat görüşme yapılmakta, çocuğun ifadesine çalışılmakta, ifade yönlendirici nitelik kazanmakta, kayıt yönlendirici sorularla oluşturulmaktadır.

    • Alınan kayıtlar ise elverişsiz koşullarda alınmaktadır. Küçük bir odada, kayıt görevlisi, müdafii ve savcının bulunduğu ortamda çocuğun olayı anlatması beklenmektedir.

    • Avukat ve SÇG’si duruşmaya yakın bir zamanda, formalite icabı aranmaktadır.

    • Bazı durumlarda çocuğun hakları bizzat kendi avukatı tarafından ihlal edilmektedir.

    • Avukatların ÇİM ve çocuk şubeye geç gitmesi sebebiyle ifadeler kolluk tarafından hazırlanabilmektedir.

    • Sanık duruşma salonundan çoğu zaman çıkarılmamaktadır. Sanığın savunma hakkını kulanmasını engelliyor gerekçesiyle ret kararları verilmektedir.

    • SÇG, mağdur çocukla önceden görüşme yap(a)mamaktadır.

    • Mahkemelerin, SÇG’yi re’sen ve önceden çağırmaması uygulaması devam etmektedir.

    • SÇG sadece fiziken çocuğun yanında yer almaktadır. Çocuğun beyanını alınmasını müteakip bir cümle kurmakta kimi zaman onu dahi kurmadan hakim tarafından beyanı alınmış gibi zapta geçirilmektedir.

    • SÇG’ler, dosya hakkında bilgi edinmemekte, son dakika haberdar edilmeyen durumlarda bile dosyayı son dakika okumakta, koridorda olayı çocuğa anlattırmakta, duruşma esnasında çocuğa etkili bir destek sağlamamakta, duruşma esnasında çocuğun yüksek yararını gerektiren durumlarda mahkeme heyetine müdahale etmemektedir.

    • Soruşturma ve kovuşturma aşamasında, bazı durumlarda uzlaşma hükümlerini aktif olarak kullanmamakta, uzlaşmaya çocuk kendisi karar verememektedir. Uzlaşmada çocuğun görüşleri alınmamaktadır.

    • Çocuklara ilişkin duruşmalar kapalı yapılmamaktadır.

    • 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun şiddet mağduru çocuklar için uygulanmamaktadır.

    • Çocuk mahkemeleri 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında cinsel istismar mağduru çocuğun MERNİS adresinin gizliliğine karar vermemekte, Aile Mahkemeleri görevlidir denilmek suretiyle ikincil mağduriyete, zaman kaybına yol açmaktadır.

    • Kolluğa yapılan müracaatlarda kolluğun yasanın uygulanmasında direnç gösterdikleri, müracaatçıyı şikâyetinden vazgeçmeye ikna etme çabası içerisine girdiği gözlemlenmektedir. Çocuk savcılarının ve kolluğun toplumsal cinsiyet farkındalığı bulunmamaktadır.

    • Özellikle cinsel istismar mağduru çocuk ile ilgili ahlaki kodlara dayalı yerleşik önyargılar soruşturma ve kovuşturma aşamalarını etkilemektedir.

    • Çocuklar adına, çocukların haberi ve rızası olmadan aileleri şikayetten vazgeçmektedirler.

    • Müdafilerin ilk celseye katılıp devamında görevi ihmal etmektedirler.

    Korunma İhtiyacı Olan Çocuk




    • Bakımevlerinin yetersiz kapasiteleri, çocuğun, istismara uğradığı eve geri dönmesini sonucunu doğurmaktadır.

    • Koruyucu, bakım rehabilitasyon merkezlerinin (KBRM) ve bakım sosyal rehabilitasyon merkezlerinin (BSRM) mağdur çocuklara nitelikli hizmet sunmadıkları gözlemlenmiştir.

    • UYAP’a entegre olacağı söylenen ve ASPB bünyesinde geliştirilmesi beklenen “tedbir kararları takip sistemi” tamamlanmamıştır.

    • Tüm mağdur çocuklar için geçerli olan sesli görüntülü kayıt sadece cinsel istismar suçundan mağdur olan çocuklar için uygulanmaktadır.

    Tedbir Yargılaması




    • Bakımevlerinin yetersiz kapasiteleri, çocuğun, istismara uğradığı eve geri dönmesini sonucunu doğurmaktadır.

    • Koruyucu bakım rehabilitasyon merkezlerinin (KBRM) ve bakım sosyal rehabilitasyon merkezlerinin (BSRM) mağdur çocuklara nitelikli hizmet sunmadıkları gözlemlenmiştir.

    • UYAP’a entegre olacağı söylenen ve ASPB bünyesinde geliştirilmesi beklenen “tedbir kararları takip sistemi tamamlanmamıştır.

    • Tüm mağdur çocuklar için geçerli olan sesli görüntülü kayıt sadece cinsel istismar suçundan mağdur olan çocuklar için uygulanmaktadır.

    Tedbir Kararları




    • Koruyucu destekleyici tedbir kararlarının uygulanmasının denetimi mahkemelerce yapılmamaktadır.

    • Tedbir kararları sadece istatistiksel olarak çocukların kağıt üzerinde korunduğunu veya desteklendiğini gösteren kararlardan öteye geçememektedir.

    • Ceza ile tedbir kararının aynı anda verilmesine ilişkin hükümler uygulanmamaktadır.

    • Tedbir kararlarında avukatların dosyaya erişimlerin çocuğa dair yargılamanın gizliliği ilkesine dayandırılarak engellenmektedir.

    • Sağlık tedbirlerinin uygulanmasında idari, fiziki ve teknik sorunlarla karşılaşılmaktadır.

    • Kararlar matbu şekilde alınmakta, tedbirlerin uygulanması sürecinde raporlar gerçek durumu yansıtmamaktadır.

    • Tedbir kararlarının uygulamasında suç duyurusunun söz konusu olduğu halde ÇKK uyarınca soruşturmaya izin alınmasına gerek olmadığı halde izin alınması gerektiği söylenerek soruşturmalar sürüncemede bırakılmaktadır.

    Diğer Tespitler




    • Boşanma sonrasında çocuk teslimine ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin verilen mahkeme kararlarının icra dairelerince zorla yerine getirilmesi sürecindeki mevcut uygulamada, mahkeme kararlarının icra yoluyla yerine getirilmesinde çocuk, bir “mal” gibi değerlendirilmekte, bu da çocukları yeni travmalara maruz bırakmaktadır.

    • UYAP’a, dosyanın her sayfası, ekleri, delilleri yüklenmemektedir.

    • Deliller gerektiği gibi toplanmamaktadır.

    • Çocuk haklarına ilişkin uluslararası sözleşmeler uygulanmamaktadır.

    • Birtakım müdafiler (CMK görevli), dosyalara gereken önemi vermemekte, ihmalkarlık göstermektedirler.

    • ÇKK, özel kanun olarak algılanmamakta ve göz ardı edilmektedir.

    • ÇAS’ta personel ve donanım eksiliğinin yanı sıra var olan personelin eğitim, çocuk dostu bakış eksikliği, mesleki duyarsızlığı bulunmaktadır. Eğitim alanların ise alan pratiğinin ölçülmesine yönelik ölçekler geliştirilememektedir. Etki izlem çalışmaları yapılmamaktadır. ÇAS çalışanları, çocuğun önünde gülüşmeler, dalga geçme, hakaret, baskı vb. çocukları küçümseyici, örseleyici tutum ve davranışlar sergileyebilmektedirler.

    • Kolluk tarafından yapılan çocuğa dair işlemlerde, kolluğa diğer suç tipleri veya ihbarlar yapılması halinde kolluk bunları görmezden gelmekte ve cezasızlığa sebep olmaktadır.

    • Tanık çocuklar için avukat ataması yapılmamaktadır.

    • Kapalı ceza infaz kurumunda ebeveynleri ile kalmak zorunda kalan çocukların beslenme, gelişim, sağlık hakları ihlal edilmektedir.

    • Ceza ile tedbir kararının aynı anda verilmesine ilişkin hükümler uygulanmamaktadır.

    • Sağlık tedbirlerinin uygulanmasında idari, fiziki ve teknik sorunlarla karşılaşılmaktadır.

    Diğer Tespitler




    • Boşanma sonrasında çocuk teslimine ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin verilen mahkeme kararlarının icra dairelerince zorla yerine getirilmesi sürecindeki mevcut uygulamada, mahkeme kararlarının icra yoluyla yerine getirilmesinde çocuk, bir “mal” gibi değerlendirilmekte, bu da çocukları yeni travmalara maruz bırakmaktadır.

    • UYAP’a, dosyanın her sayfası, ekleri, delilleri yüklenmemektedir.

    • Deliller gerektiği gibi toplanmamaktadır.

    • Çocuk haklarına ilişkin uluslararası sözleşmeler uygulanmamaktadır.

    • Birtakım müdafiler (CMK görevli), dosyalara gereken önemi vermemekte, ihmalkarlık göstermektedirler.

    • ÇKK, özel kanun olarak algılanmamakta ve göz ardı edilmektedir.

    • ÇAS’ta personel ve donanım eksiliğinin yanı sıra var olan personelin eğitim, çocuk dostu bakış eksikliği, mesleki duyarsızlığı bulunmaktadır. Eğitim alanların ise alan pratiğinin ölçülmesine yönelik ölçekler geliştirilememektedir. Etki izlem çalışmaları yapılmamaktadır. ÇAS çalışanları, çocuğun önünde gülüşmeler, dalga geçme, hakaret, baskı vb. çocukları küçümseyici, örseleyici tutum ve davranışlar sergileyebilmektedirler.

    Sonuç Yerine…


    Çocuklar Türkiye’deki yargı sisteminin yapısal sorunlarından etkilenmektedir. Uzun yargılama süresi, SEGBİS ile duruşmaya katılım gibi adil yargılanma hakkı ile çelişen uygulamaların yanı sıra, devletin çocukları koruyamadığı işkence, kötü muamele, özel hayatın gizliliği gibi hak ihlalleri yaşanmaktadır. Çünkü çocuklara ilişkin hükümler mevzuattadağınık haldedir. TCK, ÇKK, TMK çocuğa ilişkin birbiriyle uyumsuz hükümler içermektedir. Mevzuat çocukların insan haklarına dair uluslararası arası mevzuat ile uyumsuzluklar barındırmaktadır.

    Mevzuatın dağınık olarak düzenlenmesi ve çocuklar hakkında verilen kararlarda koordinasyonsuzluk çocukların ikincil mağduriyetler yaşamasına yol açmaktadır. Bunun en vahim örneği koruyucu ve destekleyici tedbirlerde görülmektedir. Koruyucu destekleyici tedbirlere ilişkin kararların, farklı bakanlıklar ve kuruluşlar üzerinden yerine getirilmesi, mahkemelerin izlem çalışması yapmaması, çocuğa bütüncül yaklaşımı esas alan bir çocuk koruma sisteminin hayata geçmesini engellemektedir.



    Kurumların, diğer kurumlarla koordine olmadan bir süreç yürütmekte olduğu gözlemlenmiştir. Oysa ÇAS, birçok kurumun koordineli çalışmasıyla işlevsel olabilecek bir sistemdir. Bu sistem içerisindeki kurum, kuruluşların ve meslek elemanlarının kapasitelerini artırmak, gerekli düzeltme, iyileştirme ve geliştirmenin yapılması gerekmektedir.

    Önleyici stratejiler geliştirilmesine katkı sunmak adına, çocuk adalet sistemi içerisindeki çocuklara dair verilerin toplanmasını, izleme mekanizmalarının etkin bir şekilde işletilebilmesini sağlayacak sürdürülebilir bir sistemin kurulması gerekmektedir.






        Ana sayfa


    Çocuk adalet sistemi hakkinda avukatlar tarafindan gözlemlenen mevzuat ve uygulamadan kaynakli sorunlar

    Indir 62.51 Kb.