bilgiz.org

Bir efsanenin doğUŞU




Tarih13.10.2017
Büyüklüğü12.95 Kb.

Indir 12.95 Kb.

BİR EFSANENİN DOĞUŞU !

TEKKİRAZ’A DEVLET KUŞU !
KİRAZIN ANAVATANI TEKKİRAZ’DIR.”

Sait Kapıcığlu

Tıp Fakültesi öğrencilerime karaciğerin en korkuç hastalığı olan sirozu anlatırken başlangıcta bir hususa çok dikkat ederdim: Siroz hastalığının isim babalığı nereden geliyor? Cumhuriyet’imizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ü elimizden alan, bu korkunç hastalığın adı nasıl konulmuştur ?

Siroz hastalığını ilk tarif eden tıbbın babası Hipokrat, parlak ve dümdüz yüzeyi olan karaciğer hastalanıp, kiraz gibi nodüller görüntülü ve sirozun latin adı kresus olduğundan bu adı vermiştir. Bu bilgi klasik tıp kitaplarındaki seçkin yerini almıştır. Bu sözleri işiten Giresun’lu öğrenciler derste sevgi ve coşkuya dönerlerdi. Giresun adı Kresus’tan geldiğine inanıldığı için de kirazın Giresun’lu olduğunu sanırlardı..

Ancak gerçek böyle değildir. Şimdi gerçek, tarihi ve mitolojik bilgilere dayanarak ilan ediyoruz ki kirazın anavatanı Tekkiraz’dır. Şimdi siroz ile ilgilenen ve kiraz tarihini öğrenmek isteyen herkes, haritalarda Tekkiraz’ın yerini soracak. Artık siroz hastalığı Tekkiraz ile anılacak.Aynen mide içinde yumak oluşması (bezoar) yapan Trabzon hurması veya behçet hastalığını tarif eden Hulusi Behçet gibi.

Kirazın anavatanı Tekkiraz olduğuna dair tarihi ve evsanevi pek çok bilgi vardır.

Evvelce kaleme aldığım “Oney’in yedi başlı ejderhası” yazıda yer alan Oney kalesi ve ona ait efsaneler içeren kitaptan söz etmiştim. Ünye Kalesi’ne ait en eski kaynak “The Black Sea of Turkey Coast”adlı kitaptır. Jean D. Arrus tarafından kaleme alınmıştır. Bir İngiliz seyyahı olan John Freely Arpus bu kitaptan alıntı yaparak Melusine adlı romanı yazmıştır. Roman Ünye Kalesi’ne ait efsanelerle doludur. Melusine Avusturalya çalışma ateşesi Burunucu’ndan komşum Cemil Gürşen tarafından türkçeye çevrilmiş ve gazeteci Yüksel Şen tarafından da Hizmet gazetesinde yayınlanmıştır.

Melusine romanına göre Ünye Kalesi’nin esas adı OINALON’dir. M.Ö. dayanan geçmişi vardır. OINALON kalesi 1183 yılında Costantine Bizans imparatoru olmadan önce Andronicus I. Commenus adlı komutanın elindeydi. Komutan bir süikastte öldürüldü. Varisi David de kütürüm bırakıldı. Oğullarından Alexius sürgüne, kız kardeşi de Gürcistan kraliçesi Tamara’ya teslim edildi. 1204 yılında kaleyi elinde tutan Alexius ve David Commenus, Gürcistan’ın da yardımı ile Trabzon’u fethedip, Pontus devletini kurmuştur. Diğer bir deyişle Pontus bir Ünye’li tarafından kurulmuştur.

Melusine romanındaki OINALON kalesi efsanelerle doludur. Melusine, Kıbrıs ve Ermeni Kralı Raymond’un karısıdır. Romana göre prenses Merliet ve kız kardeşi melusine kaleye hapsedilmiş.Şövalyelere kale dışında beklemeleri emredilmiş. Üç gün hiç uyumadan tutsakları kale kapısında beklemişler. Sonunda kaleye girdiklerinde prensesleri bulamamışlar. Ünye kalesi o kadar mükkemdir ki, kalenin güvenliği için buradan Topyanı’daki fegaya gizli bir geçit de vadır. Bu geçit sayesinde kaleden prensesler kaçırılmıştır. Fegaya kadar gelen prensesler orada güvenliği sağlayan yedi başlı ejderha olan”nagalar tarafından kaçılmaları bile bir efsane olarak resmedilmiştir. içinde etrafı araştırınca çok güzel taşlardan yapılmıiş merdivenlerde prenseslerin eşyalarına rastlamışlar. İzleri takip eden şövalyeler uzun dehlizlerden geçerek sonunda Topyanı mevkiindeki Fega’ya çıkmışlar. Bu dehliz OINALON KALESİ’nin gizli çıkış yeriymiş. Dehlizin Fega çıkışını yedi başlı bir ejderha bekliyormuş. Gözleri görmeyen bu ejderha hiçbir canlıyı Fega’dan içeri almazmış. Sadık ejderha prensesleri Fega’dan deniz yoluyla kaçırmış; sonra sovalyeleri hemen orada yutmuş. Yedi başlı ejderha bazen de burayı mekan edinen fokları avlarmış. Bu yüzden Fega’da fok nesli tükenmiş. Kalenin savunması için Fega’nın üzerine siperler ve mağara inşa edilmiş. Topyanı’nın hikayesi böyledir.

Yedi başlı Oney ejderhası kaybolan kıta Atlantis’in MU İmparatorluğunca yaratıcı olduğuna inanılan NAGA diye adlandırılan bir kobradır. Yedi başlı olduğu için Mayalar onu NAGALAR olarak anarlar ve şöyle anlatırlar: “Karanlıkta var olan, hareketsiz , sessiz ve sadece yaratıcı NAGALAR” Bu ejderha, Fega’ya, deniz kıyıları tanrısı olan PASSOİDON tarafından kıyıları korumak üzere görevlendirilmiş.Fegadaki geçit ağzını beklediğine inanılan nagaların haykırışları yüzünden gece topyanına gidenlerin ödü kopmaktadır. Bunun canlı şahidi Ali Mara “Akira Arimura) dır. Ejderha nagaları buraya görevlendiren deniz kıyıları tanrısı POSSEIDON dur. Ejderha nagalar sayesinde oluşan 4 başlı fok balıklarının kayalar üzerindeki resimleri ektedir. İşte bu fok balıklarına kayalarda güneşlenirken Naylon Kaptan (Papazın babası) tarafından tüfek atılmış, hayvancağız yaralı halde denizde kaybolmuştur. (Atik İsmail’den) Resimlerin açıklamaları daha sonra yapılacaktır.

Kirazın anavatanı ve siroz hastalığının isim babası olmak her ülkeye veya şehire nasip olmaz. Şimdi Tekkiraz aydınları, bürokratları, sanayicileri,tüccarları, sivil kuruluşları, din görevlileri ve siyasileri bu konuyu anıtlaştırmalıdırlar.Vefalı Tekkiraz’lılar bunu yaparken Hoca’yı hatırlayıp hiç olmassa Dumantepe’de bir mangal partisine davet ederlerse fena olmaz sanırım.



Kaynaklar:

  1. 1-       The Black Sea of Turkey Coast. Jean D. Arrus. çeviri: Cemil

  2. 2-       Ünye Kalesi. Yüksel Şen. Hizmet Gazetesi

  3. 3-       MU’nun kutsal sembolleri . James Churchward

  4. 4-       Kaybolan kıta Atlantis. James Churchward

  5. 5-       Kavak dibi kargası MEMO’nun anıları. S. Kapıcıoğlu

  6. 6-Atik İsmail Burunucu naklen

  7. 7-Yunan mitolojileri. Colette Estin. Helen Laporte






    Ana sayfa


Bir efsanenin doğUŞU

Indir 12.95 Kb.