bilgiz.org

BiLİŞİm suçlari iÇİnde çocuk pornografiSİNİn yeri ve mücadele yöntemleri

  • II-İNTERNET ÜZERİNDEN YAPILAN ÇOCUK PORNOGRAFİSİ YAYINI VE TİCARETİ İLE İLGİLİ SAYISAL VERİLER
  • Malcolm’
  • Orrin Hatch’
  • III - İNTERNET ÜZERİNDEN ÇOCUK PORNOGRAFİSİ YAYINI VE TİCARETİNİN CEZALANDIRILMASINA YÖNELİK ULUSLARARASI ÇABALAR
  • “İnternet’te İletişim Deklarasyonu”



  • Sayfa1/4
    Tarih13.10.2017
    Büyüklüğü211.73 Kb.

    Indir 211.73 Kb.
      1   2   3   4

    BİLİŞİM SUÇLARI İÇİNDE ÇOCUK PORNOGRAFİSİ VE MÜCADELE YÖNTEMLERİ




    Stj.Av.Cengiz Analay*

    Dr. Recep Gülşen **

    I-GENEL OLARAK İNTERNET’TE İŞLENEN SUÇLAR

    Günümüzde bir teknoloji harikası olarak internet, sanal alemde bir bilgi ve iletişim aracı olarak mesaj, dosya, program gibi bir çok unsurlarıyla bilimden ticarete, müzikten sinemaya ve kültüre hemen her çeşit alanda işlev görmektedir.1 90'lı yılların sonundan başlayarak ülkemizde de yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanan internet, günümüz kitle iletişim araçları içerisinde yerini almıştır. İnternet’in; gündelik iş yaşamından devlet kurumlarına, ekonomiden ticarete, bankalardan hastanelere, medyadan adliyelere, hastanelerden daha adını sayamayacağımız kadar çok alana yayılmış olması ve bilgilere bir klavye tuşuna dokunarak ulaşmak isteyen insanların varlığı bu iletişim aracının kullanıcı sayısını her geçen gün daha da artırmaktadır. İnternet’in toplum yaşamında giderek daha fazla yer alması ve kullanım alanının günden güne genişlemesi, doğal olarak bazı hukuki sorunları da beraberinde getirmiştir.

    Gerçekten, internet’i iletişim, bilgi edinme ve paylaşım gibi iyi amaçlarla kullanan kullanıcıların varlığına karşılık, teknolojinin yaramaz çocukları olarak adlandırılan; intikam alma duygusu, güce sahip olma, aç gözlülük, şehvet, macera veya “yasak meyveyi tatma” arzusu gibi geleneksel olarak bireyleri suç işlemeye götüren nedenlerle hareket eden, sabotaj veya kaos yaratmak amacıyla çeşitli sistemlerin açıklarını bularak bu sistemlere atak yapan ve sisteme izinsiz girerek çeşitli hasarlar yaratan programcılar veya bilgisayar ile uğraşan “hacker” lerin ortaya çıkması 2, bilişim teknolojisinden faydalanarak internet’teki yerini almak isteyen “terör örgütleri”nin faaliyetlerini bu ortama taşıması3, “hırsızlık” ve “dolandırıcılık” gibi suçların bu ortamda işlenmeye başlanması, internet’te izinsiz yayınlanan film, müzik ve oyunların oluşturduğu “lisans hakları ihlalleri” 4 şeklindeki suçların genişlemesi, hakaret amaçlı sitelerin kurulması ve son olarak, bilgisayar orijinli resimler yoluyla yeni müstehcenlik biçimlerinin oluşturulması ile sübyancı olarak adlandırılan kimselerin sapkın düşüncelerini yaşama geçirmeleri sonucu “pornografi” ve “çocuk pornografisi” gibi yasadışı yayınların giderek artması5, internet’in kötü amaçla kullanılabileceğini açıkça gözler önüne sermiştir.
    Eylemlerinin tümünü genel olarak “Siber Terör” olarak adlandırdığımız bu illegal faaliyetlerin giderek artması karşısında temel yasal düzenlemelerin yapılmamış olması bazı ülkelerde sorunlar doğurmuştur. Bu sorunların çözümü için bir çok ülke, kendi iç hukuklarına uygun - uluslar arası sözleşmeler- çerçevesinde özel yasalar çıkarak siber terörün önüne geçmeye çalışmış, özel birimler kurarak bu tehlikeyle savaşma yoluna gitmiştir. Nitekim ülkemizde de bu yönde bazı düzenlemeler yapılmaya çalışılmış, fakat bu pek başarılı olmamıştır. Bunun nedeni ise yasalarda internet ile ilgili hukuki düzenlemelerin eksikliği ve yetersizliğinden, uluslar arası sözleşmeler de dikkate alınarak internet’in niteliğine uygun yasalar çıkarılmamasından kaynaklanmaktadır.

    İnternet’te işlenen bilişim suç faillerinden bir çoğu, bilişim sisteminde çalışanlar arasından çıkmaktadır. Böyle yetenekleri olmayıp da bilişim suçlarını işlemeyi planlayanlar dahi, bilişim sisteminde çalışan kişilerle birlikte hareket etmektedirler.6 Yine, klasik suçlarda zaman faktörü, dakika ve saat ile ölçülmekte iken, bilişim suçlarında ise saniye ve saniyenin bölümleri olarak milisaniye, mikrosaniye ve nanosaniye gibi değerlerden söz edilmektedir. Böylece, kısa süre içinde mağdurla temas kurulmadan bilgisayar teknolojisi sayesinde bilişim suçları işlenmektedir.7


    Siber uzay’ın bir parçası olarak internet ortamında işlenen suçlarla mücadele etmek amacıyla, 23 Kasım 2001 tarihinde Budapeşte’de imzaya açılan; Avrupa ülkeleri ile Kanada , Japonya, Güney Afrika ve ABD dahil 33 devlet tarafından imzalandığı halde Avrupa Birliği yolunda adım atması gereken Türkiye tarafından henüz imzalanmamış olan,8 Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesinde,9 bilgisayar veri ve sistemlerinin gizliliğine, bütünlüğüne ve kullanımına açık bulunmasına yönelik suçlar bağlamında hukuka aykırı erişim, yasa dışı müdahale, verilere müdahale, sistemlere müdahale, cihazın kötüye kullanımı fiilleri; bilgisayarla ilişkili suçlar çerçevesinde ise sahtecilik, dolandırıcılık, telif haklarının ve benzeri hakların ihlaline ilişkin fiiller ve içerikle ilişkili olarak çocuk pornografisine yönelik fiiller, cezalandırma konuları arasında sayılmış; bu hususlarda ulusal ve uluslararası alanda gerekli etkin yaptırım ve işbirliğine ilişkin düzenlemeler belirtilmiştir.10 Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesine uyum sağlamak için , Avrupa devletlerinin bir çoğu (Almanya, İtalya, Finlandiya, Avusturya, Yunanistan, İsveç, Danimarka, Norveç ve Hollanda gibi) mevcut yasal hükümlere eklemeler yapmış; ABD , İngiltere ve İrlanda gibi Anglosakson sistemine dahil bazı devletler ise bu konularda özel düzenlemelere gitmişlerdir.11

    II-İNTERNET ÜZERİNDEN YAPILAN ÇOCUK PORNOGRAFİSİ YAYINI VE TİCARETİ İLE İLGİLİ SAYISAL VERİLER

    Çocuk pornografisi konusunda internet üzerinden yayın yapan web adresleri, kullanıcı sayıları ve bu sektörün ticari piyasasına ilişkin sayısal verilere bakacak olursak;



    • Her şeyden önce, internet’in bir pornografi yayın aracı olarak hızla yaygınlaşması, bu işin kirli yönleriyle uğraşanlar tarafından çocukların daha da çok şiddete ve uygunsuz cinsel ilişkiye maruz tutan görüntüler elde etmek bakımından birbirleriyle yarışır hale getirmiştir. Ayrıca internet sohbet grupları ve World Wide Web’in sağladığı anonimlik hakkından istifade ile, bu ortamlarda, bu tür materyaller fütursuzca kullanılabilmektedir. Özellikle günümüz internet paylaşım araçlarının en çok kullanılan P2P (peer to peer) yazılımları çocuk pornografisi işinde kullanılmakta ve bu yazılımların kullanıcı sayıları günden güne artmaktadır. Zira kullanıcıdan-kullanıcıya (peer to peer) network’ler, internet üzerinden yürütülen çocuk pornografisinin en zararlı yayıcısı durumundadır.

    • Çocuk pornografisinin ne derece çirkin şekilde gerçekleştiği konusunda, Amerikan Adalet Bakanlığı Ceza Departmanı’nda görevli Adalet Bakan Yardımcısı ve vekili John G. Malcolm’un Senato Adli Komitesine yaptığı açıklama ilgi çekicidir : “Bu tür materyallerin çoğalması ve pornografiyle uğraşanların kendileri bu sıkı yarışmacı(!) ortamda ayırt ettirme istekleri bu kişilerin daha da saldırgan nitelikte materyaller üretmelerine yol açmaktadır”. Malcolm, çocuk pornografisinin, hayvanlarla cinsel ilişki kurmayı, dışkıları ve tecavüzü metheden görüntülerin “her zaman elde edilebilir” nitelikte bulunduğunu, internette girişken bir şekilde pazarlandığını belirterek; internetin, çocuk pornografisi ticaretini popülerleştirmesi nedeniyle bu yönde bir talep patlaması yaşandığını ve buna karşılık olarak da çocuk pornografisi üretiminde bir patlamanın gerçekleştiğini ifade etmiştir. Malcolm, yakın zamanda Çocukları Mağdurluktan Koruma Ulusal Derneği’nin yaptığı bir ankete göre her hafta internete yaklaşık 20.000 çocuk pornografisi görüntüsünün gönderildiğini vurgulayarak, internette yayınlanan bu resimlerin yarısı kadarının 9-12 yaş arası çocukların görüntülerini içerdiğini ve geri kalanlarınsa daha da küçük çocuklar olduğunu sözlerine eklemiştir. Son olarak, Malcolm’un pornografik yayınlara internet üzerinden erişimine ilişkin yaptığı açıklama ise genel olarak pornografik yayınlara ulaşmanın ne denli basitleştiğini gözler önüne sermektedir. Malcolm, “eskiden itibarsız dükkanların tezgahlarının arkasındaki evrak çantalarında saklanan materyaller, şimdi bunun çok daha ötesine geçmiş ve bu tür materyaller bulmayı aklından bile geçirmeyen ve görmek de istemeyen çocukların ve yetişkinlerin erişimindeki bir bilgisayar faresine bir kaç tıklamayla bir iki dakika içinde internet bağlantısı üzerinden kolayca elde edilebiliyor” demiştir.

    • Amerikan Adalet Bakanlığı Adli Komite Başkanı Orrin Hatch’in bir konuşmada vurguladığı March GAO raporunda ise, “İnternetteki çocuk pornografisi ile ilgili olabilecek 12 anahtar sözcüğü kullanılarak kazaa12 programında sadece resim dosyaları üzerinde arama yapıldığında, arama sonucunda verilen 1.286 öğenin yaklaşık % 42’sinin çocuk pornografisi resimleriyle bağlantılı olduğu, geri kalan öğeler arasında ise toplamın % 34’lük bir kısmının yetişkin pornografisine ve % 24’ünün de pornografik olmayan nitelikteki resimlere ait olduğu belirtilmiştir. 13

    • Günümüzde 25 milyon çocuk internet’te saatlerce sörf yapıyor. Uzmanlar, bu sayının 2005 yılında 44 milyona yükseleceğini söylüyor.

    • Her dört çocuktan biri en az bir defa çocuklar için sakıncalı içeriği olan seks sitelerine giriyor ve bunların beşte biri, erişkinlerin cinsel tekliflerine maruz kalıyor.

    • 7650 adet sansürlenmiş pedofili (Küçük çocuklardan cinsel ilgi duyma, haz alma ve cinsel ilişkiye girme,sübyancılık) sitesi var.

    • Sanal pedofili piyasası 5 milyar dolar. 14 ( Unicef’in açıklamasına göre; ABD hariç çocuk pornografisinden elde edilen haksız kazanç 2-3 milyar dolar.)

    • Çocuk pornografisine yönelik suçlar çoğunlukla suç örgütleri tarafından işlenmektedir.15

    • 1998 yılında internet üzerinde çocuk pornografisi yayınları yapan bir çok şirkete dünyanın 20 ülkesinde baskınlar düzenlenmiştir. İngiltere ve ABD’nin birlikte yürüttükleri araştırmalar sonucu belirlenen adreslere baskınlar düzenleyen yerel polis, 100 binden fazla film ve resmin yok edildiğini açıklamıştır.16

    • Yine 1998 yılında dünyanın 14 ülkesinde düzenlenen ve 100 kişinin gözaltına alınmasıyla sonuçlanan çocuk pornografisi operasyonunda çeşitli ülkelerden birbirini tanıyan ve birbiriyle haberleşen, Wonderland adı verilmiş bir klüp çatısı altında toplanan 200 kadar çocuk pornografisi düşkününün evlerinde yapılan aramalar sonucu insanları en çok şaşırtan konu, bu “sapkın” eğilimin 2 yaşına kadar olan çocukları da pornografi malzemesi olarak görmesiydi. Operasyonlar, ABD ve İngiltere'nin yanında, buralarda ele geçirilen ipuçlarından yola çıkılarak Avustralya, Avusturya, Finlandiya, Fransa, Yunanistan, Almanya, İtalya, Norveç, Portekiz ve İsveç’te de gerçekleştirilmiştir.17

    • Çocuk şiddetini yansıtan fotoğrafların tanesi 30 - 200 dolara alıcı buluyor.

    • Ünlü İngiliz haber kanalı BBC’inin 19 Aralık 2003 tarihinde verdiği bir habere göre, internet’te çocukların pornografik amaçlı kullanıldığı sitelere karşı uluslararası mücadele başlatılmıştır. Bu mücadele kapsamında İngiltere, Kanada ve Avustralya polis teşkilatları, bu ülke sınırları içinde faaliyet gösteren çocuk pornografisi çetelerine karşı işbirliği ve bilgi alışverişi yapacaklar. Operation Pin (İğne Ucu Operasyonu) adı takılan bu girişimin, çocuk pornografisine karşı yürütülen en kapsamlı uluslararası mücadele olması bekleniyor. Mücadelenin ilk etabı, oldukça büyük paraların döndüğü düşünülen bu pazara yeni müşteri girişlerini tespit etmek, internet’teki online açık artırmaları durdurmak gibi önleyici tedbirleri içeriyor. Bu eylemler esnasında yakalananlar, Interpol tarafından “uluslararası suçlu” muamelesi görecek ve kimlik bilgileri 180 ülkeye dağıtılacak. Daha önce, 1999 yılında ABD’de yapılan Operation Pin ile yakalanan ve çocuk pornografisi ile ilgili olduğu belirlenen 7 bin 200 kişiden 277’si halen cezaevinde bulunuyor.18

    • 1998 yılında sadece İngiltere’de bu konuda 750 bin bilgisayar dosyası bulunmuş ve 1263 kurban tespit edilmiştir. Bunların hepsi de, ergenlik çağının altındaki çocuklardır.19

    • İngiltere Ulusal Suçlar Masası şefi, yapılan operasyonlara ilişkin olarak internet üzerinden çocuk pornografisi ve çocuk seks ticareti konusunda şimdiye kadar dünyada hiçbir suçun üzerine bu kadar organize gidilmediğini açıklamıştır.20. Maalesef yine aynı ülkenin İnternet Gözleme Komisyonu Başkanı olan David Kerr ise, operasyonlarla ilgili olarak “sadece buzdağının tepesini görüyoruz, altından neler çıkacağını ise maalesef bilemiyoruz” demiştir.21

    • Eylül-Aralık 2001 ayları arasında yapılan bir araştırmaya göre bu üç ay içerisinde çocuk pornosu yayını yapan 100.000 web sayfası bulunmaktadır.22

    • Çocuk pornografileri 1990 öncesinden bu yana internet ağını kullanıyor. Dünyada 1996-2000 yılı arasında pedofili siteleri yaklaşık 29 bindir ve yaygın görüntüleri 12 milyon hat üzerindedir.23

    • Hollanda’da polis 200’den fazla kurban tespit etmiş ve ne yazık ki, üç aylık çocukların bile seks metası olarak kullanıldığı ortaya çıkmıştır.24

    • Aralık 2003’te İspanyol polisi, ülke çapında gerçekleştirilen kapsamlı operasyonda, çocuk pornografisi ile uğraşan çete üyesi 27 kişiyi göz altına almış, 8 ay süren operasyonlar neticesinde sohbet odaları kurarak küçük çocuklara ait fotoğrafları internet üzerinden yayınlayan kişileri yakalamış, kanıt olarak 30 bilgisayarı toplamıştır. İspanyol radyosunun haberine göre operasyonda 5 bin adet kayıt ele geçirilmiş, radyo haberinde “mide bulandırıcı iğrençlikte” şeklinde aktarılan bu kayıtların bir çoğunun Asya ülkeleri, ABD ve İsveç’te çekilmiş fotoğraf ve filmlerden oluştuğu bildirilmiştir. 5 yaşındaki küçük çocukların dahi yer aldığı fotoğraf ve filmleri çektikleri ve yayınladıkları tespit edilen failler tutuklanmıştır.25

    • İtalya’da da, 1998 tarihli kanun yürürlüğe girdikten sonra, 100 binden fazla çocuk pornografisinin dijital görüntüleri, fotoğraf ve video film ele geçirilmiş ve aralarında üç İtalya’nın da bulunduğu yüzlerce kişi yakalanmıştır.26

    • Fransa’da ise, internet üzerinden birbirine pornografik çocuk fotoğraf ve videoları gönderen 30 kişi göz altına alınmıştır.27

    • FBI’nın, internet üzerinden illegal materyal sağlayanları izleyen bir biriminin bulunduğu ; sadece 1998 yılı içerisinde internet üzerindeki çocuk pornografisi hakkında açılmış 1500'ün üzerinde soruşturma olduğu belirtilmektedir. 28

    • Dünya çapında çocukların istismar edildiği porno sitelerinin sayısı, 2002-2003 yılları arasında ikiye katlanmış durumdadır. Bu sitelerin yarısından fazlası, ABD’de bulunuyor. En hızlı artış ise Rusya'da gözlemleniyor. 2002’den bu yana , %64 oranındaki site sayısı artışı da internet üzerinden çocuk pornosuna ilginin bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir. 2003 yılı içerisinde, ABD’de 1000 kişinin çocuk pornosu yüzünden tutuklandığı; 7000 kişinin de arananlar listesine geçtiği ve operasyonların hala sürdüğü ifade edilmektedir.29

    Çocuk pornografisine ilişkin olarak geçmiş yıllara ait yukarıda bildirilen bu sayısal verilerin ve bilgilerin ürkütücü nitelikte olduğu açıktır.
    III - İNTERNET ÜZERİNDEN ÇOCUK PORNOGRAFİSİ YAYINI VE TİCARETİNİN CEZALANDIRILMASINA YÖNELİK ULUSLARARASI ÇABALAR

    Cinsel istismarın bir türü olan çocuk pornografisinin cezalandırma konusu olması, her şeyden önce, çocuğun, ruhsal ve fiziksel gelişimini henüz tamamlamamış olması ve onun kendi cinsel davranışı üzerinde özerk bir karar verme yeteneğinin henüz gelişmemiş olmasından kaynaklanmaktadır.30

    Önceleri bilgisayar deyimiyle sadece reel ortamda suç niteliğini taşıyan çocuk pornografisi suçu, yukarıda da değindiğimiz üzere, daha çok, internet üzerinden çocuk pornografisi yayını ve ticareti şeklinde işlenmektedir. Bu eylemlere ilişkin yasal düzenlemelerin yetersiz olması, yargı kararlarının ülkeden ülkeye değişiklik göstermesi, bu suçların organize suçlar niteliğinde bulunması ve uluslararası nitelik taşıması, çocuk istismarına yönelik bu suçlarla mücadeleyi güçleştirmektedir.

    Çocuğun korunması açısından, çocuk pornografisi ile mücadele etmek üzere, milletlerarası sözleşmelerde hükümler sevk edilmiştir. Avrupa Konseyi Siber Suç sözleşmesine göre (m.9), çocuk pornografisi kavramı,

    a) cinsel anlamda müstehcen bir eyleme reşit olmayan bir kişinin katılımı

    b) cinsel anlamda müstehcen bir eyleme reşit görünmeyen bir kişinin katılımı

    c) cinsel anlamda müstehcen bir eyleme reşit olmayan bir kişinin katılımını gösteren gerçeğe benzer görüntüleri

    ifade etmektedir. Bu konuda, taraf devletler, yaş sınırı 16’dan aşağı olmamak üzere farklı düzenleme yapabilirse de kural olarak 18 yaşından küçük olanlar, reşit olmayan kişileri, çocukları ifade etmektedir.31

    Çocuk Haklarına Dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin32 32.maddesi uyarınca da, taraf devletler, çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ya da toplumsal gelişmesine zararlı olabilecek nitelikte çalıştırılmasına karşı koruma sağlayacaktır. Bu sözleşmenin 34.maddesine göre ise,

    a) çocuğun yasadışı bir cinsel faaliyete girişmek üzere kandırılması veya zorlanmasını,

    b) çocukların fuhuş ya da diğer yasadışı cinsel faaliyette bulundurularak sömürülmesini,

    c) çocukların pornografik nitelikteki gösterilerde ve malzemede kullanılmasını önlemek amacıyla ulusal ve ulusal arası düzeyde gerekli her türlü önlemi alırlar.33

    18.05.2001 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla onaylanıp ülkemiz bakımından da yürürlüğe giren ve 17.06.1999 tarih ve 182 sayılı ILO sözleşmesinden, temel haklara ilişkin bir sözleşme olan “Kötü Şartlardaki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Acil Önlemler Sözleşmesi” uyarınca da çocukların cinsel istismarının etkin cezalandırmaya tabi tutulması gerekmektedir.34

    En önemlisi, BM Genel Kurulu tarafından 23 Mayıs 2000 tarihinde imza, onay ve katılıma açılmış ve Türkiye tarafından da 9 Eylül 2000 tarihinde imzalanıp daha sonra onaylanarak yürürlüğe giren35 BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye ek Çocuk Satışı, Çocuk Fahişeliği ve Çocuk Pornografisi İle İlgili Seçmeli Protokolde de, Sözleşmenin yukarıda anılan maddelerinin daha iyi uygulanmasını sağlamak üzere bir hüküm öngörülmüştür. Bu protokole göre, “Çocuk pornografisinin internette ve diğer gelişen teknolojiler üzerinde erişilebilirliği artmıştır. O nedenle, Seçmeli Protokolle ülkeler, çocuk pornografisini, üretim, dağıtım, yayma, ithal ya da ihracını, sunumunu, satışını veya zilyetliğini yasaklamayı ve cezalandırmayı garanti etmişlerdir .(madde 3)” 36

    23 Kasım 2001 tarihinde Budapeşte’de imzaya açılan Avrupa Konseyi Siber Suç sözleşmesine göre de (m.9),

    Taraf devletler,

    a) bir bilgisayar sistemi üzerinden dağıtmak amacıyla çocuk pornografisi üretmek

    b) bir bilgisayar sistemi üzerinden çocuk pornografisi sunmak ya da çocuk pornografisine erişim sağlamak

    c) bir bilgisayar sistemi üzerinden çocuk pornografisi dağıtmak ya da yaymak

    d) kişinin, bir bilgisayar sistemi üzerinden kendisi ya da başkası için çocuk pornografisi temin etmesi

    e) bir bilgisayar sisteminde ya da bilgisayar verilerinin saklandığı başka cihazlarda çocuk pornografisi bulundurmak konularında kasten işlenmesi halinde, kendi mevzuatlarında suç ihdası için gerekli yasama ve diğer işlemleri yapacaktır.37

    Bu hükümler, Avrupa Konseyi Devlet ve Hükümet Başkanlarının 2.Zirvesinde (Strasbourg, 10-11 Ekim 1997) hazırlanan Eylem Planında belirtilen kaygıları gidermek amacıyla düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler, çocuk hakları, çocukların satışı, çocuk fuhşu ve çocuk pornografisine ilişkin BM Konvansiyonunun Seçmeli Protokolünün kısa bir süre önce kabul edilmesinde ve Avrupa Komisyonu’nun kısa bir süre içinde başlattığı çocukların cinsel sömürüsü ve çocuk pornografisiyle mücadele teşebbüsünde (COM2000/854) çocuk pornografisini yasaklamaya yönelik uluslararası çalışmalarla da uyum arz etmektedir. 38 Yine Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin 28 Mayıs 2003 tarihli 840.Delegeler Toplantısında kabul edilen “İnternet’te İletişim Deklarasyonu”nda da, özellikle küçüklere zararlı olabilecek yayınlardan kaçınılması konusunda üye devletlere bir yükümlülük getirilmiştir.39



    IV– ÇEŞİTLİ ÜLKELERDE ÇOCUK PORNOGRAFİSİNİ CEZALANDIRMAYA YÖNELİK OLARAK GERÇEKLEŞTİRİLEN YASAL DÜZENLEMELER VE ÇALIŞMALAR

    1)Amerika Birleşik Devletlerinde :

    1996 yılında, Amerikan Kongresi tarafından, günden güne artan çocuk pornografisi eğilimi karşısında ve çocukların bu amaçla sömürülmesinin önüne geçilmesi maksadıyla, Çocuk Pornografisinin Önlenmesi Yasası çıkarılmıştır. Bu yasa ile Federal Temel Yasa’nın 18. Bölümünün 2252. maddesi’nde gerekli değişiklikler yapılarak, çocukların görüntülendiği pornografik yayın ve materyallerin elde bulundurulması veya internette yayınlanması yasaklanmıştır. Yasanın kapsamı, 1996 yılında yapılan bir değişiklikle, bilgisayarlar yoluyla oluşturulan çocuk görüntülerini de suç sayacak şekilde genişletilmiştir. Çünkü, gerçek çocuklara ait olmayan görüntüler, birtakım resim ve grafik programlar yoluyla ve teknolojinin sağladığı yeni imkanlar sayesinde, oluşturulabilmektedir ve mahkeme önüne gelen olaylarda, sanıklar tarafından, bunların gerçek bir çocuğa ait olmadığı iddia edilerek, yasanın amir hükümlerinden sıyrılmaya çalışılmaktadır. Kongre bu değişikliği yaparken gerekçesinde gerçek görüntüler ile sanal ortamda oluşturulan görüntüleri birbirinden ayırt etmenin zorluğuna dayanmıştır. Bundan böyle, hiçbir sanık, suç teşkil eden görüntülerin gerçek görüntü olmadığını veya bunların bilgisayar yoluyla yaratıldığını öne sürerek cezai sorumluluktan kurtulamayacaktır. 40

    Ne var ki, Amerika Birleşik Devletlerinde, 8 Şubat 1996 tarihinde yürürlüğe giren, pornografik veya şiddet içerikli yayın sunucularına yönelik olarak 250 bin dolar veya iki yıla kadar hapis cezasını öngören Telekomünikasyon Kanunu’nun bu hükmünün Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülmüş ve Amerikan Yüksek Mahkemesi de, bu düzenlemenin Anayasaya aykırı olduğuna karar vermiştir. Bu mahkemenin gerekçesine göre, demokratik bir toplumda serbest toplumsal fikir alışverişinin sağlayacağı toplumsal yarar, internet’te sansürün sağlayabileceği toplumsal yararla karşılaştırılamayacak kadar önemlidir. Böylece, Yüksek Mahkeme, internet’te servis sağlayıcıların41 ceza sorumluluğundan kurtulmak için bu tür yayınları sansüre tabi tutma yükümlülüklerinin Anayasaya aykırı olduğu sonucuna varmıştır.42 Amerikan Federal Yüksek Mahkemesinin verdiği bu kararda, bizzat çocukların kullanılmadığı ancak sanal bir şekilde çocukların yer aldığı pornografik yayınlar sanat özgürlüğü kapsamında değerlendirilmiştir.43 Halbuki sanal pornografinin suç haline getirilmesini öngören Siber Suç Sözleşmesini ABD de imzalamıştır. Belirtelim ki, 15.04.2002 tarihinde iptal edilen bu kanun hükmü, yalnızca sanal (virtual) pornografi açısından iptal edilmiştir. Ancak , pornograficinin hiçbir cinsel faaliyette bulunmayan gerçek bir çocuk resmini manipüle ederek , çocuğun adeta cinsel faaliyette bulunduğu izlenimini vermesi ABD’de halen yasaktır.44

    Aynı şekilde, ABD’de internet üzerindeki çocuk pornografisinin önlenmesine dair 1998 tarihli “Çocukların Online Olarak Korunması Kanunu”, çocukların kullanıldığı pornografik materyalleri bulunduran ve teşhir eden ticari seks siteleri açan kişilerin 2 yıla kadar hapis ve 150 bin dolara kadar para cezası ile cezalandırılmalarını öngörmüştür. Ancak, interneti bloke ettiği gerekçesiyle bir çok sivil toplum örgütünün açtığı dava sonucu, Philadelphia Eyalet Yüksek Mahkemesi tarafından, 22 Haziran 2000 tarihinde, bu kanunun Anayasaya aykırı olduğuna karar verilmiş ise de,45 daha sonra 13.5.2002 tarihinde, internet üzerinde çocuk pornografisi ticaretini engellemeyi amaçlayan bu kanuna ilişkin olarak , Federal Yüksek Mahkeme, ilgili maddedeki kavramlardan “küçüklere zararlı materyalin belirlenmesinde esas alınan “ toplum standartları” kavramının Anayasanın 1.Ekini ihlal etmediğine hükmetmiştir.46

    Amerika Birleşik Devletlerinde, bilişim suçlarıyla ve internet üzerinden gerçekleşen çocuk pornografisi ile mücadele konusunda şu kurumlar faaliyet göstermektedir:

    1– FBI National Infrastructure Protection Center

    2– FBI Computer Crime Squad

    3– Information Technology Association of America

    4– Trap and Trace Center Authority

    5– Carnegie Mellon’s Emergency Response Team

    6– Commision of Critical Infrastructure Protection

    7– CIA Information Warfare Center.


      1   2   3   4






        Ana sayfa


    BiLİŞİm suçlari iÇİnde çocuk pornografiSİNİn yeri ve mücadele yöntemleri

    Indir 211.73 Kb.