bilgiz.org

Bilgisayar etiği

  • Anahtar Kelimeler
  • Fikri Mülkiyet



  • Tarih06.07.2017
    Büyüklüğü52.26 Kb.

    Indir 52.26 Kb.


    BİLGİSAYAR ETİĞİ İLE İLGİLİ KONULAR

    COMPUTER ETHICS ISSUES

    Ömer Uysal, H. Ferhan Odabaşı

    Anadolu Üniversitesi, Türkiye

    ouysal@anadolu.edu.tr, fodabasi@anadolu.edu.tr



    ÖZET

    Bilginin en önemli değer olduğu günümüzde, bilginin toplanması, tutulması ve dağıtılması görevini üstlenmiş bilgisayarların kullanımı hızla yaygınlaşmaktadır. Zaman içerisinde bilgisayar kullanımının artması ile birlikte bilgisayarların etik kullanılması önem kazanmış ve konu üzerinde yapılan çalışmaların sayısı da artmıştır. Bilgisayarlara ilişkin etik sorunların belirlenmesi üzerine felsefe uzmanları, bilgisayar uzmanları ve bilgisayar organizasyonları çalışmalar yapmaktadır. Amaç bilgisayarların etik olarak kullanılmasıdır. Bu gerekçe doğrultusunda, bilgisayar etiğine ilişkin konuların da belirlenmesi gerekmektedir.

    Bu araştırmada, felsefe uzmanları, bilgisayar uzmanları ve bilgisayar organizasyonları tarafından yapılan çalışmalar araştırılarak, bilgisayar etiğine ilişkin konular; fikri mülkiyet, gizlilik, erişim, doğruluk kavramları altında toplanmış ve örneklendirilerek açıklanmaya çalışılmıştır.

    Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Etiği, Fikri Mülkiyet, Erişim, Gizlilik, Doğruluk.
    ABSTRACT
    Computer users are increasing every day in order to add to keep and to deliver information where knowledge is the most important value. Computer Ethics is become considerable by increasing computer user. Research about computer ethics has increased. Philosophy specialist, computer specialist and computer organizations study about determining issues of computer ethics. Purpose of the studies is to find how to use computer ethically.
    Property, accessibility, privacy, accuracy issues are explained and exampled in this research by investigating research done by philosophy specialists, computer specialists and computer organizations.
    Anahtar Kelimeler: Computer Ethics, Property, Accessibility, Privacy, Accuracy.

    GİRİŞ

    Teknolojide yaşanan değişimlerle birlikte bilgi toplumu olma yönünde yeni paradigmalar, değişen inanç ve değerler ortaya çıkmıştır (Kabakçı ve Odabaşı, 2003, s.97). Bilgi toplumunun en önemli etkileşim aracı şüphesiz ki bilgisayarlardır (Şimşek, 1996, s.242). Dünyada bulunan milyonlarca bilgisayar milyonlarca mil uzanan optik kablolar, iletim hatları ve hava dalgaları insanları, onların bilgisayarlarını ve bilgi tutan araçları birbirine bağlar (Mason, 1986, s.5). Bu sayede dünya genelinde bilgiye ulaşma imkanı sağlanmış olur. Bilginin en önemli değer olduğu günümüzde, bilginin toplanması, tutulması ve dağıtılması görevini üstlenmiş bilgisayarların kullanımı her geçen gün artmaktadır.


    Bilgisayarlar ve onlarla kumanda edilen iletişim sistemlerinin çalışmadığı zamanlarda, fabrikaların çoğu, ticarethaneler, taşımacılık, dağıtım, hükümet, askeriye, sağlık hizmetleri, eğitim ve araştırmalar durmak zorunda kalacaktır (Forester ve Morrison, 1992, s.1). Bilgisayarlar, yaşamın bir çok alanında kolaylıklar sağlamış olsa da olumsuz sayılabilecek bir çok yeni alışkanlığın da doğmasına sebep olmuştur (Ahmed, 2002, s.102). Moor da (1985, s.266) bilgisayarların özel bir teknoloji olduğunu ve bu nedenle bazı yeni etik sorunları ortaya çıkardığını belirtmiştir. Forester ve Morrison da her yeni teknoloji gibi bilgisayarların da yeni problemler yarattığını ifade etmiştir (1992, s.2).
    Eğitimde program geliştirme bileşenleri sırasıyla; amaçlar, içerik, öğrenme-öğretme süreci ve değerlendirme olarak tanımlanır (Demirel, 2004, s.5). Yeni bir eğitim programı oluşturulacağı zaman ilk olarak ulaşılması gereken amaçlar belirlenir. Amaçların belirlenmesi için de gereksinim analizi yapılmalıdır. Neye ihtiyacımız var sorusunun yanıtlanması gerekir. İhtiyacımız olan şey bilgisayarların etik kullanılmasını sağlayarak, bilgisayar kullanımı ile ilgili olan sorunların çözülmesidir. Bilgisayar kullanımı toplum içinde henüz bu kadar çok yaygın değilken bilgisayarla ilgili sorunlarla daha çok bilgisayar uzmanları ve ACM, IEEE gibi bilgisayar organizasyonları ilgilenmişlerdir. Hazırladıkları raporlar incelendiğinde, ACM ve IEEE’nin bilgisayar etiği ile ilgili sorunları bir eğitim sorunu olarak gördüğü ve sorunu bu kapsamda çözmeyi çalıştıkları anlaşılmaktadır.
    Bilgisayar çağının etik sorunları Mason’un (1986) belirttiği gibi dört ana başlık altında incelenebilir. Bu ana başlıklar İngilizce karşılıkları PAPA sözcüğünü oluşturan Mülkiyet, Doğruluk, Gizlilik ve Erişim sorunlarıdır. Bu çalışmalar incelendikten sonra bilgisayar etiği ile ilgili sorunların;


    • Fikri Mülkiyet

    • Erişim

    • Gizlilik

    • Doğruluk

    başlıkları altında incelenmesi uygun görülmüştür. Mollavelioğlu’da (2003) yaptığı tez çalışmasında Fikri Mülkiyet, Gizlilik, Erişim ve Doğruluk başlıklarını kullanmıştır. Odabaşı ve Namlu tarafından (2004) geliştirilen anketin faktörleri fikri mülkiyet, bilgisayarların toplumsal etkileri, güvenlik ve kalite, bilginin doğrulu ve ağ doğruluğu olarak belirlenmiştir. Bilginin doğruluğu ve ağ doğruluğu faktörleri doğruluk başlığı altında, güvenlik ve kalite faktörü de gizlilik ve erişim başlıkları kapsamında incelenebilir.



    Fikri Mülkiyet
    Mason (1986) Fikri Mülkiyet kavramını açıklamaya Bilgi kime aittir? Bilginin değişimi için gereken ücret nedir? Bilgi iletişiminin sağlandığı kanallar kime aittir? Ayrılan bu kaynaklara nasıl erişilebilir? sorularını sorarak başlamıştır (s.5).
    Dikkat edilirse soruların yanıtları sahiplik ile ilgilidir. Bir arabaya, bir eve veya bir bilgisayar programına sahip olmanın anlamı nedir? Bynum ve Rogerson (2004) sahipliği, başkalarının bu mülkiyeti nasıl kullanması gerektiğini belirlemekle birlikte, mülkiyetin kontrol haklarına sahip olunması olarak tanımlamıştır (s.279). Siz eğer bir bilgisayar programı yazdıysanız bu programı istediğiniz insanların kullanmasına izin verebilir, istediklerinize izin vermeyebilirsiniz. Bu programın başkalarının nasıl sahip olabileceği ile ilgili şartları da belirleyebilirsiniz. Örneğin; belli bir ücret karşılığında satın alarak, belirli bir organizasyona üye olarak veya açık kodlu yazılmış programlar gibi ücretsiz olarak sahip olabilirsiniz.
    Bowyer (1996) mülkiyeti basit olarak sahip olunan şey olarak tanımlamış ve ev, araba, eşya gibi daha çok elle tutulabilen, somut ve fiziksel şeyler olduğunu ifade etmiştir (s.247). Bu tür mülkiyetlerin başkaları tarafından yasal olmayan yöntemlerle alınması çok açık bir durumdur. Çünkü bu tür fiziksel nesnelerin kime ait oldukları kesin bir şekilde bellidir. Ghazali’nin (2003, s.52) Haris’den (1998) aktardığına göre, fikri mülkiyet zihnimiz tarafından üretilen her türlü ürün anlamına gelmektedir. Bu ürün, bir resim, bir imaj, bir harf, bir mektup, bir kitap, bir makale, bir konuşma, bir e-posta, bir yazılım, bir CD-ROM veya bunlara benzer bir ürün olabilir. Fikri mülkiyet kavramı, mülkiyet gibi fiziksel ve somut değildir.
    Bowyer (1996) fikri mülkiyetin, yazınsal çalışmalardan endüstri süreçlerine kadar her türlü çalışmayı kapsadığını belirtmiştir. Bilgisayar bilimlerinde, donanım tasarımı, yazılım, belgeler, öğretim materyalleri fikri mülkiyet olarak nitelendirilir (s.248). Moore (2001) ise fikri mülkiyetin, bir fikir veya fikirlerin birleşimine bağlı olan bilişsel süreçlerin bir ürünü olan fiziksel olmayan mülkiyet olduğunu bildirmiştir. Ghazali’nin (2003, s.52) Weckert ve Adeney’den (1997) aktardığına göre fikri mülkiyet, fikirlerin ve fikri ifade eden sözlerin sahibidir.
    Fikri mülkiyete karşı en büyük tehdit, fikirlerin kolay kopyalanabilir ve dağıtılabilir olmasıdır. Bu sınırlılık bilginin korunmasını engellemektedir (DeLisse, 2000, s.34). Mason’ da (1986) fikri mülkiyeti korumanın fiziksel mülkiyet korumaktan zor olduğunu ve bu tür bilgilerin orijinaline zarar vermeden kopyalanabildiğini ve dağıtılabildiğini belirtmiştir (s.9). Ghazali’nin (2003, s.52) Harris’den (1998) aktardığına göre üretilen kopyalar gerçeğinden ayırt edilemeyecek kadar mükemmeldir. Bunu mümkün kılan gerçek ise bilginin dijital ortama aktarılabilmesidir. Çünkü, bilgisayarlar, dijital çalışma mantığına sahiptirler. Endüstri devriminin ana kaynağının buhar makinesinin gücü olarak gösterilmesi gibi Moor’da (s.5) bilgisayar devriminin ana kaynağı olarak bilgisayar mantığını göstermiştir. Bu mantık, günümüzde saniyede milyarlarca işlemin yapılmasına olanak vermektedir. İnternet sayesinde dünyanın diğer ucundaki bilgilere saniyeler sonra ulaşılabilmektedir.
    Bynum ve Rogerson, bilgisayar teknolojilerindeki ilerlemelerin, romanlar, hikayeler, makaleler, şiirler, günlükler, gazeteler, magazinler, dergiler, resimler, haritalar, çizimler, fotoğraflar, veri tabanları, müzik kayıtları, filimler, televizyon programları, dersler ve benzeri her türlü fikri mülkiyetin dijital ortama aktarma olanağını sunduğunu belirtmiştir (2004, s.278). Bu imkanlar, kanun boşlukları nedeniyle, fikri mülkiyetin korunmasını da zorlaştırmaktadır. Ghazali (2003, s.52) ve DeLisse de (2000, s.34) bilgisayar teknolojilerindeki gelişmelerin fikri mülkiyeti korumayı zorlaştırdığını belirtmişlerdir.
    Fikri mülkiyet kavramı hem hukukla hem de etikle ilgili bir konudur. Sorunlar bazen yasal olmasına rağmen etik değildir, bazen yasal olmamasına rağmen etiktir, bazen de yasal olmadığı gibi etik de değildir. Mollavelioğlu’nun (2003, s.21) Parker ve Case’den (1993) aktardığına göre yeni yazılım geliştirmenin pahalı ve uzun bir uğraş olması, yazılımın illegal kopyalanması ve satılması konusunda yazılım şirketlerini ciddi kaygılandırmaktadır. Fikri mülkiyet hakları hukuki açıdan olduğu kadar, etik açıdan da önem taşımaktadır.
    Başkaları tarafından hazırlanan çalışmaların elektronik olarak kopyalanması hem çok vakit almaz, hem çok emek istemez, hem de çok para harcamaya gerek olmaz (Ghazali, 2003, s.52). Bu olay, bugün fikri mülkiyet ihlalinin en cazibeli yönü ve en önemli nedenidir. Belirtildiği gibi fikri mülkiyet etikle ilgili olduğu gibi aynı zamanda hukukla da ilgilidir. Fikri mülkiyeti, kanunlar ve görevli kurumlar ile garanti altına almak gerekmektedir. Bu nedenle fikri mülkiyetin korunması için kanunlar hazırlanmış ve bazı kurumlar açılmıştır. Telif hakkı, patent, şifreleme, gizlilik yeminleri ve güven-sadakat gibi geçmişten beri kullanılan değerler fikri mülkiyetin korunmasını sağlamaktadır (Mason, 1986, s.9).

    Erişim
    Bilgiyi kullanmada her buluş, kağıdın bulunuşundan modern bilgisayarlara kadar olan, okur-yazarlığı elde etmek için yeni talepler getirmiştir. Bir bilgi toplumunda, bir vatandaş okur-yazar olmak için en azından üç şeye sahip olmalıdır (Mason, 1986, s.10).


    1. Bilgi ile uğraşmak için zeka becerilerine sahip olmalıdır. Bunlar okuma, yazma, değerlendirme ve hesaplama gibi zihinsel becerilerdir. Bu eğitim için bir görevdir.

    2. Bilgiyi depolayan, ileten ve işleyen bilgi teknolojilerine girebilmelidir. Bu sistem kütüphaneleri, radyoları, televizyonları, telefonları ve artan kişisel bilgisayarları veya ana makineler üzerinden ağlara bağlı terminalleri kapsamaktadır. Bu sosyal ekonomi içinde bir problemdir.

    3. Sonuncu olarak, bilginin kendisine erişebilmelidir. Bu gereksinim bizi mülkiyet sorununa geri döndürmekte ve ayrıca sosyal ekonomi için de bir problem olmaktadır.

    Okuryazarlık için gerekli olan bu gereksinimler, bireyin hem bilgi düzeyi hem de ekonomik düzeyi ile ilgilidir. Ne yazık ki, günümüzde dünyadaki bir çok insan için bu düzeyler olumsuz yönde ilerlemektedir.


    Erişim, bireylerin bilgisayarlardaki bilgilere ulaşmaları ile ilgilidir. Bu bilgiler, bir Word belgesi, veri tabanındaki bilgiler, bir web sitesi gibi bilgisayar ortamındaki her türlü veri olabilir. Erişim aynı zamanda şahsi ve gizli verilere yetkisiz erişimi engellemek için geliştirilen önlemleri de içerir (Mollavelioğlu, 2003, s.21). Mason erişimin önemini; Hangi bilgi, bir insan veya organizasyon tarafından doğrudan veya ayrıcalıklı olarak, hangi güvenlik ve hangi koşullar altında elde edilir? sorularıyla açıklamıştır (1986, s.5).
    Dijital veritabanları üyelik bedelini ödemek koşuluyla veritabanındaki dijital kaynaklara erişim yetkisi vermektedir. Farklı organizasyonlarda farklı uygulamalar da görülebilir. Örneğin ACM organizasyonunda çalışanlara ve öğrencileri yönelik olmak üzere iki çeşit erişim yetkisi bulunmaktadır. Öğrenciler henüz kendi ekonomik özgürlüklerini kazanmadıkları için onların üyelik ücretleri oldukça düşük tutulmuştur. Çalışanlar ve öğrenciler kendi içerisinde de farklı erişim yetkilerine sahip olabilirler. İsterlerse çevrimiçi ders alabilir, dijital kitaplara erişebilir veya “Communication of ACM” dijital veri tabanındaki makalelere erişebilir. Bu üyelikler için, istenilen özellikler göre belirlenen üyelik ücretleri yatırılarak ACM tarafından, kullanıcı ismi ve kişiye özel parola verilerek kaynaklara erişim imkanı sağlanır.
    Yaşadığımız çağın en önemli gereksinimlerinden biri de, yaşam boyu öğrenme ve kendini sürekli olarak geliştirme ilkesini kabul etmektir. Bilgisayarlar bu gereksinim karşılanması için de insanlara fırsat verirler. Ancak Mason’un (1986) belirttiği gibi bilgi sahibi olmak için gerekli bilgi düzeyi ve yeterli ekonomik duruma sahip olmak gerekmektedir. Ancak bazı insanlar özellikle ekonomik imkansızlıklar nedeniyle bilgiye erişme sorunu yaşamaktadır. Kebbati’nin (2001, s.30) Hayes’den (1995) aktardığına göre çocukların gelecekleri için, teknolojiye erişmenin önemi ve teknolojinin pozitif etkileri göz ardı edilemez. Hayes ayrıca farklı eğitim programlarında eğitim teknolojilerinin etkililiğinin ispatlandığını ve tüm öğrenciler adına büyüyen bilgi toplumda değer üretebilmeleri için etnik geçmişine veya gelir düzeyine bakmaksızın, teknoloji eşitliğinin sağlanması gerektiğini belirtmiştir.
    Her ne kadar herkesin bilgiye eşit erişme hakkı olmasını dilesek de, bilginin de bir üretim maliyeti vardır. Bu nedenle bilgiye erişebilmek için gereken ücret ödenmeli ve fikri mülkiyet hakkına saygı duyulmalıdır. Belki bu durumlar için tek bir merkez tarafından organize edilen eşit erişim çözümleri sunulabilir. Örneğin, araştırmanın en önemli kurumlar olduğu üniversitelerde bilgi erişimin sağlanması için tüm e-dergilere, çevrim içi kütüphanelere, tezlere ve dijital kaynaklara ülkemizdeki tüm öğretim elemanlarının bilgiye ulaşım fırsatı sağlanabilmesi olası durumlara çözüm önerisi olarak gösterilebilir.

    Gizlilik
    Bilgisayarlar yüksek hızlarda çalışan, yüksek miktarda bilginin depolanması, düzenlenmesi ve dağıtılmasına olanak sağlayan teknolojilerdir. Bu üstünlük bir çok durumda yararlı olarak kullanılmasına rağmen, gizli kişisel bilgiler ve bilginin güvenliği üzerine ciddi etkileri vardır (Forester and Morrison, 1992, s.1). Çünkü bilgisayarlar tam anlamıyla emniyetli cihazlar değildir. Yazılım açıkları nedeniyle, gerekli bilgiye sahip insanlar, başka insanların bilgisayarlarına girebilir ve özel bilgilerini öğrenebilirler. Mollavelioğlu’nun (2003, s.18) Barger’den (1994) aktardığına göre bireylerin ve işletmelerin kendilerine ait olan ve gizlemek istedikleri bilgiler, başkalarının ulaşması veya ulaşılan bu bilgilerin başkalarıyla paylaşılması durumunda etik açıdan problem oluşturacaktır.
    Mason gizliliğin önemini, Bir kişi veya bir birlik hakkındaki hangi bilgi, hangi koşullar altında diğerlerine açıklar? İnsanlar kendi aralarında hangi bilgileri saklar ve hangi bilgileri baskı altında kalmadan diğerine açıklar? sorularıyla dile getirmiştir (1986, s.6). Gizlilik, düşünce, duygu, inanç, korku, plan ve fanteziler gibi kişisel bilgileri başka insanlardan saklama yeteneğidir. Gizlilik aynı zamanda bu bilgilerin başkaları ile ne zaman ve nasıl paylaşılacağını da gösterir (Woodbury, 2003, s.163).
    Moor, “Görünmezlik Faktörü (The Invisibility Factor)” isimli bilgisayarların nasıl kullanılması gerektiği ile ilgili politikaların belirlenmesi için yaptığı çalışmasında görünmez kullanımdan (invisible abuse) söz etmektedir. Görünmez kullanım, bilgisayarları etik dışı kullanmak için bilerek görünmeyen eylemler yapmaktır. Moor görünmez kullanımı, kişisel bilgiye yönelik bir saldırı olarak görmekte ve kişisel bilginin gizliliğine aykırı olduğunu belirtmektedir (1985, s.273). Belirtildiği gibi günümüzdeki gelişen bilgisayar teknolojileri ile başka bilgisayarlara kötü niyetli ve izinsiz olarak girilebilir, bu bilgisayardaki bilgiler değiştirilebilir veya yok edilebilir.
    Moor yaptığı çalışmada görünmez kullanım kavramının net olarak anlaşılması için bazı yaşanmış örnekler vermiştir. Bu örneklerden biri, bir grup gencin telefon santralini ele geçirdikten sonra, kendi ev bilgisayarlarını kullanarak New York Hastanesi, California Bankası ve Nükleer Silah Laboratuarı bilgisayarlarına sızmasıdır. Yapılan eylemin kötü niyetli olması durumunda, bu kurumlara ait gizli bilgiler ortaya çıkabilir, yok edilebilir veya sorunlara neden olabilecek şekilde değiştirilebilirdi (1985, s.273).

    Veri tabanlarında binlerce hatta milyonlarca insanın kişisel bilgileri saklanmaktadır. Bilgilerin merkezi bir veritabanına aktarılması ve bilgisayarda bu verilerin karşılaştırılması etik değerler taşımaktadır. Bu bilgiler suçluları ortaya çıkarmak amaçlı kullanılabileceği gibi muhtaçlara ait hizmet gereksinimlerini belirlemek için de kullanılabilir. Öte yandan, bu sisteme giren ve onun üzerinde kontrole sahip olan insanlarında gizlilik konusunda dikkatli davranması gerekmektedir. Çünkü, onlar gizli bilgilere kolay ulaşabilir ve ulaştıkları bilgileri kötü amaçlı kullanmaları çok basittir (Mason, 1986, s.7). Bu bilgilerin başka insanların eline geçmesi toplumda bilgisayar teknolojilerine olan güveni de azaltacaktır. Gizliliğin sağlanabilmesi için yüksek düzeyde güvenlik gerekmektedir (Macachor, 2004, s.91).


    Anadolu Üniversitesi de örgün öğrenci programı için oldukça güvenli bir yöntem kullanmaktadır. Bu yönteme göre kullanıcılar kullanıcı isimleri birlikte kendileri tarafında belirledikleri şifreyi sisteme girerler. Bu güvenlik önlemi kullanıcı ismi ve parolasının elde edilmesiyle aşılabilir. Bu nedenle “Digipass” olarak tanımlanan cihaz tarafından üretilen altı dijitli sayının da güvenlik kodu olarak sisteme girilmesi gereklidir. Bu sayı kullanıcının da ilk defa gördüğü bir numaradır. Sistemle eş zamanlı olarak üretilen bu güvenlik kodu ile öğrencilere ve öğretim elemanlarına ait bilgilerin gizliliği korunmaktadır.

    Doğruluk
    Mason (1986) bilginin doğruluğunun önemini Bilginin doğruluğundan, güvenilirliğinden ve gerçekliğinden kim sorumludur? Benzer olarak bilgi içerisindeki hatalar için kim sorumlu tutulacak ve yaralı taraflar nasıl bütünleştirilecektir? sorularıyla ifade etmiştir (s.5). Woodbury’de (2003) bilginin doğruluğu ile ilgili, bilginin doğruluğundan kim sorumludur?, İnternete aktarılan belgelerin ve dosyaların doğruluğunu kim denetleyebilir? sorularıyla doğruluk ilkesine dikkat çekmişlerdir (s.173).
    Doğruluk, veri girişi hatalarından kaynaklanan yanlış bilgilerle ilgili olduğu gibi bireylerin kendileriyle ilgili bilgilerinin doğruluğunu kontrol etme hakkıyla da ilgilidir. Yanlış veri girişi kasten yapılmış olabileceği gibi yanlışlıkla da yapılmış olabilir (Mollavelioğlu, 2003, s.21). Bilgisayar teknolojileri, veri tabanı programları ile her geçen gün bilgilerin, bilgisayar ortamına daha kolay aktarılmasını, yüksek kapasiteleri ile sınırsız veri girişi yapılmasını ve kolay erişim özelliği ile istenilen bilgilere hızla ulaşılmasını sağlar.
    Bilgisayar programları ile eş zamanlı kullanılan veri tabanları, içinde öğrencilerin sınava girecekleri okul, sınıf, sıra no gibi önemli bilgilerin bulunduğu sınav giriş kartlarının adaylara gönderilmesi, geçmişe dönük ödemeleri doğrulayarak yeni kredileri onaylanması gibi önemli görevleri de üstlenebilirler. Sınava girecek adaylara gönderilen bu bilgiler aday öğrencilerin gelecekleri adına çok önemlidir. Gönderilen bilgilerin doğru olmaması durumunda öğrenci sınava katılamayacak ve çok üzücü sonuçlar yaşanacaktır. Benzer olarak, Amerika’da yaşayan 70 yaşındaki Johnnie Thomas isminin yanlışlıkla FBI kayıtlarında arananlar listesine yazılmasından dolayı terörist sanılmış ve gereksiz yere bir takım güvenlik işlemine tabi tutulmuştur (Woodbury, 2003, s.175).
    Yaşamımız ve güvenliğimizin ona bağlı olduğu durumlarda, bilgi doğruluğu çok önemlidir. Hava durumu bilgileri, banka hesap bilgileri ve deney sonuçları bu kapsamda düşünülebilir. Yaşanan olaylar bizlere doğurduğu sonuçlar açısından bilgi doğruluğunun garanti altına alınması gerektiğini göstermiştir (Woodbury, 2003, s.176). Bilgisayar teknolojileri kullanarak tasarladığımız sistemler, istenmeyen sonuçların doğmasına neden olabilir. Kaza ve hata eseri meydana gelen bu hatalar, dikkatli tasarım, test, eğitim ve yedekleme yoluyla kısmen azaltılabilir (Mollavelioğlu, 2003, s.23).

    Sonuç
    Alanyazın incelendiğinde bilgisayar etiği ile ilgili fikri mülkiyet, erişim, gizlilik ve doğruluk dışında farklı konuların olduğu da görülebilir. Bu çalışmada genel anlamda bilgisayar etiğine ilişkin konuların özü aktarılmaya çalışılmıştır. Elbette sorun ve çözüm yaşam boyunca sürecek ayrılmaz bir ikilidir. Yeni teknolojiler, her ne kadar yaşam standartlarını yükseltme amacıyla geliştirilse de, kötü niyetli kullanımlar nedeniyle insanların huzurunu kaçırabilecek bir takım sorunların da ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Bu noktadan hareketle insanların bilgisayar etiği konusunda bilgilendirilmelidir. Sürekli gelişerek yaşamımızın bir parçası olan bilgisayarların, etik kullanılmasına yönelik bilgisayar etiği eğitimlerinin öğrencilere etkili bir biçimde verilmesi gerekmektedir (Odabaşı ve Uysal, 2006). Ancak bilgisayar etiği, teknoloji etiği, internet etiği, bilişim etiği gibi kavramların ana temasını oluşturan etiğin ihlal edilme nedenleri belirlenerek bu nedenlerin üzerinde ısrarla durulmalıdır. Etik dışı davranışlara sebep olan nedenlerin ortadan kaldırılması da, etik eğitimi kadar önemlidir.

    KAYNAKÇA

    Ahmed, Esam. (2002). Information Technology and Social Change, Minnesota Futurists, vol.26, Iss.3/4, ss. 102-104.

    Bowyer, Kewin W.. (1996). Ethics and Co(mputing Living Responsibly in a Computerized World. California, USA: IEEE Computer Society Pres.

    Bynum, Terrell Ward., Rogerson, Simon. (2004). Computer Ethics and Professional Responsibility. Malden, USA: Blackwell Publishing.

    DeLisse Regina Lyn. (2000). Rationale for Computer Ethics Policies and a Model Policy For the North Carolina Community Collage System, Yayınlanmamış Doktora Tezi. North Carolina: North Carolina Community Collage.

    Demirel, Özcan. (2004). Eğitimde Program Geliştirme. 6. Baskı, Ankara: Pegem A Yayıncılık.

    Forester, Tom., Morrison, Perry. (1992). Computer Ethics: Cautinary Tales and Ethical Dilemmas in Computing. USA: Maple-Vail Incorparation.

    Ghazali, Hamid. (2003). “Examining High-School Students’ Views on Computer and Information Ethics”. Unpublished Doctoral Dissertation, Manhattan, KS: Kansas State University Department of Foundations and Adult Education College af Education.

    Kabakçı, Işıl., Odabaşı, H. Ferhan. (2003). “Bilgi Toplumunda Altı Şapkalı Öğretmen”, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 13,1: 97-103.

    Kebbati, Khalid. (2001). “Dealing with Ethical Issues in Technology Use in A High School Classroom”. Unpublished Doctoral Dissertation, Manhattan, KS: Kansas State University Department of Foundations and Adult Education College af Education.


    Langford, Duncan. (1995). Practical Computer Ethics. Cambridge: McGraw-Hill Company.

    Macachor, Sonita. (2004). The Impact of Computer on Society. Minnesota Futurists, vol.28, Iss.1/2, ss.90-91.

    Mason, Richard O. (1986) Four Ethical Issues of Information Age, MIS Quarterly, 10,1: 5-11.

    Mollavelioğlu, M. Şükrü. (2003). “Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerde Bilgi Teknolojilerinin Etik Kullanımı veBir Uygulama”, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Erzurum: Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

    Moor, James H. (1985). “What is Computer Ethics?”, Journal of Metaphilosopy, 16, 4: 266-275.

    Moore, Adam D.. (2001). Intellectual Property & Information Control: Philosophic Foundation and Contemporary Issues. New Brunswick, NJ: Transaction Publishers.

    Namlu, Ayşen G., Odabaşı, H. Ferhan. (2007). Unethical Computer Using Behavior Scale: A Study of Reliability and Validity on Turkish University Students, Journal of Computers & Education.

    Şimşek, Ali. (2003). “Bilgi Toplumunda Eğitsel Yönelimler”, Kurgu Dergisi, 14: 97-103,

    Odabaşı, H. Ferhan., Uysal, Ömer. (2006). "Bilgisayar Etiği Öğretiminde Kullanılan Yöntemler", VI. International Education Technology Conference.1639-1652.num,

    Woodbury, M. Cook. (2003). Computer and Information Ethics. Illinois: Stipes Publishing.









        Ana sayfa


    Bilgisayar etiği

    Indir 52.26 Kb.