bilgiz.org

Avrupa insan haklari mahkemesi araştirma dairesi İnternet: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadı Güncelleme: Haziran 2015

  • GİRİŞ
  • I. YETKİ MESELELERİ



  • Sayfa1/16
    Tarih13.10.2017
    Büyüklüğü408.36 Kb.

    Indir 408.36 Kb.
      1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   16



    AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

    ARAŞTIRMA DAİRESİ
    İnternet: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadı
    Güncelleme: Haziran 2015

    Bu raporun (veya tercümesinin) tamamını veya bir kısmını basılı olarak veya online biçimde çoğaltmak isteyen yayıncı veya kuruluşların gerekli talimatlar için publishing@echr.coe.int adresiyle temasa geçmesi rica edilmektedir.

    © Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2011, Haziran 2015 (güncelleme)
    Bu belge www.echr.coe.int adresinden (Case-Law – Case-Law Analysis – Case-law research reports) indirilebilir.
    Bu rapor Araştırma Dairesi tarafından hazırlanmış olup Mahkeme’yi bağlamamaktadır; editoryal değişikliklere tabi tutulabilir.

    İÇİNDEKİLER


    GİRİŞ 6

    I. YETKİ MESELELERİ 6

    II. İNTERNETLE İLİŞKİLİ OLARAK VERİLERİN KORUNMASI VE SAKLANMASINA DAİR MESELELER 8

    8. maddenin kapsamı ve kişiler veriler 8

    Mahkeme içtihadında dile getirildiği haliyle verilerin saklanmasına ilişkin temel prensipler 10

    Takip neticesinde elde edilen veriler 11

    Parmak izi veya doku örneği alınması ve saklanması ve DNA profillerinin saklanması 12

    Diğer kişisel verilerin resmi veritabanlarında saklanması 13

    İnternete özel atıfla veri koruma 14

    III. İNTERNET VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ 16

    (1)Mahkeme’nin ifade özgürlüğüne ilişkin genel prensiplerinin internet açısından uygulanması 16

    Sözleşme “bugünkü koşullar ışığında” yorumlanırken, internetin “modern bilgi yayma aracı” olarak özel niteliği dikkate alınmalıdır 20

    (a)Prensipler 20

    (b)Sınırlar 21

    İnternet bağlamında gerekli görülebilecek kısıtlamalar (10(2). madde) 22

    Bir internet haber portalının kullanıcılar tarafından gönderilen çevrimiçi yorumlara ilişkin “ödev ve sorumlulukları” 25

    İnternetteki basın yayınları: gazetecilerin “ödev ve sorumluluklarının” güçlendirilmesi 26

    İnternette siyasi, militan ve polemikçi ifade alanında ifade özgürlüğüne daha yüksek koruma sağlanması 28

    Prensipler 28

    Kabul edilebilir siyasi eleştirinin kapsamı 28

    Kabul edilebilir eleştirinin sınırları 29



    İfade özgürlüğü üzerindeki caydırıcı etki 30

    IV. İNTERNET VE FİKRİ MÜLKİYET 32

    (1)Sunum 32

    Sözleşme’ye ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamına giren fikri mülkiyet 32

    (a)Mülkiyet hakları 32

    Manevi haklar 33

    Sonuç 35

    V. SÖZLEŞME’NİN 10. MADDESİ KAPSAMINDA BİLGİYE VE İNTERNETE ERİŞİM 35

    (1)10. maddenin uygulanabilirliği 35

    Devlet yükümlülükleri 36

    Yakın tarihli gelişmeler 37

    Kısıtlamalar 38

    İnternete erişim 38

    Sonuç 40

    VI. DEVLETLERİN ŞİDDETLE VE SUÇ TEŞKİL EDEN VEYA HUKUKA AYKIRI BAŞKACA FAALİYETLERLE MÜCADELE ETME YÜKÜMLÜLÜĞÜ 41

    (1)İnternet: Devletlerin pozitif yükümlülükleri ve bireylerin haklarının korunması 41

    (a)Çocuklar ve küçükler de dahil olmak üzere savunmasız kişilerin bütünlüğünün korunması 41

    Cinsel faaliyetleri gösteren fotoğrafların çevrimiçi yayınlanması 42

    İnternet ve tahkir, tehdit ve hakaret 43

    Göçmenlerin ve yabancıların korunması 43

    İnternet ve finansal ve servete ilişkin verilerin ifşası 44

    İnternetteki haberleşmelerin korunması ve Devletlerin yükümlülükleri 45

    Devletlerin başka bağlamlarda geliştirildiği üzere, şiddeti ve başkaca suç faaliyetlerini veya yasadışı faaliyetleri önleme yönündeki pozitif yükümlülükler 46

    (a)Bireylerin 4. madde kapsamında kölelikten ve insan kaçakçılığından korunması yönündeki pozitif yükümlülük 46

    Bireylerin fiziksel zarara ve cinsel istismara karşı korunması yönündeki pozitif yükümlülük 46

    Irkçılık, nefret söylemi, ayrımcılık, hoşgörüsüzlük ve şiddet ve terörün övülmesiyle mücadele edilmesi yönündeki pozitif yükümlülük 47



    EK – KARARLAR LİSTESİ 49

    GİRİŞ

    İnsan Hakları ve Hukukun Üstünlüğü Genel Müdürlüğü’nün talebi üzerine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüğü Araştırma ve Kütüphane Dairesi Haziran 2011’de yayımlanan “İnternet: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadı” başlıklı raporu güncellemiş bulunmaktadır.

    Raporun Haziran 2015’te güncellenmiş bu en son versiyonu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM veya Mahkeme) konuyla ilişkili veya birbiriyle bağlantılı çeşitli konulardaki içtihadını kapsamaktadır. Dolayısıyla muhtelif yerlerde bu konuda önde gelen kararlara atıfta bulunulmaktadır. Bu çalışmanın artı değeri işte bu noktada yatmaktadır: Konuyla ilgili, açık ve kullanıma hazır bilgilere dayalı çapraz bir yaklaşım sunmaktadır. Bu çalışmada ele alınan karmaşık konu, çeşitli seviyelerde birçok ilgi alanınızla bağlantılıdır.

    Bu rapor, devamlı olarak gelişmekte olan bir hukuk alanı olan internetle ilgili Mahkeme kararları ve derdest davalar bakımından okuru güvenli bir şekilde yönlendiren, muteber ve güncel bilgiye erişim sağlamaktadır.




    I. YETKİ MESELELERİ

    Araştırma Dairesi’nden Mahkeme’nin internetle ilgili davalarda yetki meselelerine ilişkin içtihadını incelemesi istenmiştir. İlk olarak, “yetki” teriminin esasen bir mahkemenin bir davayı görüşüp karara bağlama veya belirli bir karar verme yetkisi anlamına geldiği belirtilmelidir. Ancak bu terim aynı zamanda, bir mahkemenin yargılama yetkisini kullanabileceği ülke sınırlarına atıfta bulunmak amacıyla da kullanılmaktadır. Bu bağlamda, yetkinin bir Devletin egemenliğine ilişkin bir husus olduğu ve bu nedenle genellikle söz konusu Devletin ülkesiyle sınırlandırıldığını da hatırda tutmak faydalı olacaktır (Al-Skeini ve Diğerleri/Birleşik Krallık [BD], Başvuru no. 55721/07, § 131, ECHR 2011).

    Ancak internetteki faaliyetler veya yayınlar birçok sınıra uzanabilmektedir. Başka bir deyişle, internet davalarında sınır-ötesi bir unsur bulunması ihtimali hayli yüksektir. Bu durum, başka şeylerin yanı sıra, bir mahkemenin, internet üzerinden işlendiği iddia edilen bir suç veya haksız fiil konusunda şikâyetin yapıldığı ülkeden başka bir ülkede bulunan veya ikamet eden bir davalı hakkında yargılama yetkisini kullanabileceği koşullara ilişkin bir mesele uyandırmaktadır.

    Ancak bu öncelikle, devletler özel hukukunun yetki konusundaki prensiplerini tatbik eden ulusal mahkemeler tarafından cevaplandırılması gereken bir meseledir. Mahkeme bu meseleyle doğrudan muhatap olmamaktadır. Nitekim bu husus Premininy/Rusya (Başvuru no. 44973/04, 10 Şubat 2011) davasında da teyit edilmiştir. Adı geçen davada başvurucular Rusya’da yaşayan iki Rus vatandaşıydı. 2001 yılında bir Amerikan bankası olan “Green Point Bank”in online güvenlik sistemini çökerterek müşteri veritabanını çaldıkları ve bu verileri internette yayınlamama sözü karşılığında şantajla para elde ettikleri şüphesiyle Rusya’da gözaltına alınmışlardır. Birinci başvurucu gözaltında dövüldüğünü ve kefalet başvurusunun etkili bir şekilde incelenmediğini söyleyerek şikâyetçi olmuştur. Dava, bu konuda yetkili olduğuna kanaat getiren Rus mahkemeleri tarafından görülmüştür. AİHM huzurunda, Rus mahkemelerinin bu davanın incelenmesi bakımından uygun yargı yeri olmadığına dair bir iddiada bulunulmamıştır. Dolayısıyla Mahkeme sadece huzurundaki meseleleri, yani Sözleşme’nin 3. ve 5. maddeleri kapsamındaki gözaltı hakkında şikâyetleri incelemiştir. Keza, Google Sites’a ve bu yer sağlayıcısından hizmet alan tüm sitelere erişimi yasaklamaya karar verdiklerinde de kimse Türk mahkemelerinin yetkisine itiraz etmemiştir (Ahmet Yıldırım/Türkiye, Başvuru no. 3111/10, § 67, ECHR 2012).

    Bu noktada, Mahkeme’nin kendi “yetkisini” ancak iddia konusu ihlalin bir şekilde Sözleşme’ye taraf olan Yüksek Sözleşmeci Devletlerden birine atfedilebilir olduğunun veya söz konusu Devletlerden birinin egemenlik alanı içerisinde gerçekleşmiş olduğunun tespit edilebilmesi halinde kullanabileceğini de hatırdan çıkartmamak gerekir. Hal böyle olmadığında, şikâyet kişi bakımından (ratione personae) veya yer bakımından (ratione loci) reddedilecektir. Yani, Mahkeme’nin yer bakımından (ratione loci) veya kişi bakımından (ratione personae) kabuledilemezlik gerekçelerine ilişkin geleneksel içtihadının ileride internet davalarında da ilgi arz etmesi mümkündür. Bu bağlamda Mahkeme’nin Ben El Mahi/Danimarka (Başvuru no. 5853/06, ECHR 2006-XV) davasındaki kararı gelecekteki internet davalarında bilhassa önem arz edebilir. Ben El Mahi davasında Mahkeme, Fas’ta ikamet eden bir Fas vatandaşı ile Fas’ta yer alan iki Fas derneğinden müteşekkil başvurucular ile söz konusu Üye Devlet olan Danimarka arasında yargılama yetkisiyle ilişkili hiçbir bağlantı bulunmadığına kanaat getirmiştir. Başvurucuların, somut olayda karikatürlerin yayınlanması biçimindeki sınır-ötesi bir fiilden ötürü Danimarka’nın yargılama yetkisine dahil olduğunu söylemek mümkün değildi. Bu nedenle başvurunun Sözleşme hükümleriyle bağdaşmadığı ve dolayısıyla Sözleşme’nin 35. maddesi 3. ve 4. fıkraları uyarınca kabuledilemez olduğu ilan edilmiştir.

    Catan ve Diğerleri/Moldova Cumhuriyeti ve Rusya [BD] (Başvuru no. 43370/04, 8252/05 ve 18454/06, paragraf 103-115, ECHR 2012 (parça)) ve Jaloud/Hollanda [BD] (Başvuru no. 47708/08, ECHR 2014) davalarında verilen daha yakın tarihli kararlar “yetki” kavramının kapsamını, oldukça farklı bir bağlamda da olsa, daraltmaktadır. Bir sözleşmeci Devlet tarafından, Sözleşme’nin 1. maddesi anlamı dahilinde “yargılama yetkisinin” kendi ülkesi dışında kullanılması açısından geçerli olabilecek kılavuz ilkeler sunmaktadır. Dolayısıyla, iddia konusu fiilin ulusal sınırların dışında yer aldığı, ancak yine de Sözleşme amaçları bakımından Devletin “sınır-ötesi yetkisi”ne girdiği durumlar mevzu bahis olabilmektedir. Buradaki kilit faktör, Üye Devlet tarafından kendi ulusal toprakları dışında etkin yetki ve denetim uygulanmasıdır. Mahkeme, kararlarına dayanak olarak uluslararası hukuk kurallarından da yararlanmaktadır (bkz. örneğin Hirsi Jamaa ve Diğerleri/İtalya [BD], Başvuru no. 27765/09, ECHR 2012).

    Bu durumlarda sorumluluk, 1. maddenin, bir sözleşmeci Devletin kendi topraklarında işleme hakkı bulunmayan Sözleşme ihlallerini başka bir Devlette işlemesine izin verir şekilde yorumlanamayacak olmasından doğmaktadır.

    Kısacası demek oluyor ki, başka bir Devletin topraklarında işlenmiş bir fiilin, “sınır-ötesi bir fiil” olarak farklı bir Devletin “yargılama yetkisine” girmesi tümüyle ihtimal dışı bir durum değildir (bkz., aksi yönde, Ben El Mahi/Danimarka (kabuledilebilirlik hakkında karar), yukarıda adı geçen karar).

    Bunun dışında, yapılan araştırma sonucunda şu anda “yetki meseleleriyle” ilgili pek fazla internet davası olmadığı anlaşılmaktadır. Bu noktada özellikle Perrin/Birleşik Krallık (kabuledilebilirlik hakkında karar) (Başvuru no. 5446/03, ECHR 2005-XI) davasından bahsedilebilir. Bu dava başvurucunun bir internet sitesinde müstehcen bir yazı yayınladığı için mahkûm edilerek cezaya çarptırılmasıyla ilgiliydi. Başvurucu Birleşik Krallık’ta yaşayan bir Fransız vatandaşıydı. Söz konusu internet sitesi Amerika Birleşik Devletleri’nde yer alan, tüm yerel kanunlara uygun hareket eden ve başvurucunun da çoğunluk hissedarı olduğu bir şirket tarafından yürütülmekte ve kontrol edilmekteydi. Mahkeme, İngiliz mahkemelerinin yayınla ilgili davaları ancak yayın yeri mahkemelerin yargılama yetkisine giriyorsa inceleyebilecek olması halinde, yayıncıların bu faaliyeti kovuşturmaya uğrama ihtimallerinin düşük olduğu ülkelerde yürütmeye teşvik edilmiş olacağı yönündeki Temyiz Mahkemesi gerekçesini kabul etmiştir. Mahkeme ayrıca, başvurucunun Birleşik Krallık’ta ikamet eden biri olarak, Birleşik Krallık yasalarının kendisi açısından makul olarak erişilebilir olmadığını öne süremeyeceğine de hükmetmiştir. Dahası, başvurucu internet sitesi üzerinden profesyonel bir faaliyet yürütmekteydi ve dolayısıyla kendisinden makul olarak, işini yaparken yüksek derecede bir basiretlilikle hareket etmiş ve hukuki tavsiye almış olması beklenebilirdi. Başvurucu hakkında verilen mahkûmiyet kararının orantılılığına ilişkin olarak dikkat çekilmesi gereken bir başka ilginç nokta ise, söz konusu görsellerin dağıtımının, Amerika Birleşik Devletleri gibi Sözleşme’ye taraf olmayan Devletler de dahil olmak üzere, başka Devletlerde yasal sayılabilmesi, Mahkeme’nin, kendi topraklarında bu dağıtımı yasaklayan ve başvurucu hakkında kovuşturma yürütüp mahkûmiyet kararı veren davalı Devletin kendisine tanınmış olan takdir yetkisini aşmış olduğu sonucuna varacağı anlamına gelmemesiydi. Mahkeme, Sözleşme’nin 35. maddesi 3. fıkrası anlamı dahilinde bu başvurunun dayanaktan açıkça yoksun olduğunu ilan etmiştir.

    Bir mesele, aleyhinde başvuruda bulunulan Devlet’in mahkemelerinin yargılama yetkisine girdiğinde, Mahkeme söz konusu Devlet’in ulusal mahkemelerinin yerine geçerek karar veremez. Bu noktada, mahkemelerin davada başka bir mevzuatı, daha ayrıntılı belirtmek gerekirse internet servis sağlayıcılarına yönelik Avrupa mevzuatını uygulaması gerektiğini savunan bir başvurucuya katılmamıştır. Mahkeme’nin bu konuda tavrı nettir: Mahkeme’nin işi “bir davalı Devletin yasakoyucusu tarafından belirli bir alanın düzenlenmesinde tercih edilmiş yöntemlerin isabetliliğine dair görüş bildirmek değildir. Onun görevi, benimsenen yöntemlerin ve bunların doğurduğu etkilerin Sözleşme’ye uygun olup olmadığının tespitiyle sınırlıdır” (Delfi AS/Estonya [BD], Başvuru no. 64569/09, paragraf 127, 16 Haziran 2015).


      1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   16






        Ana sayfa


    Avrupa insan haklari mahkemesi araştirma dairesi İnternet: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadı Güncelleme: Haziran 2015

    Indir 408.36 Kb.