bilgiz.org

Araştırma Yöntem ve Teknikleri




Sayfa4/5
Tarih14.10.2017
Büyüklüğü441.09 Kb.

Indir 441.09 Kb.
1   2   3   4   5

Yargısal ölçmeler, yargı gerektiren verilerin ölçülmesi anlamına gelmektedir ki, bu olgusal verilerin ölçülmesiyle kıyaslanmayacak kadar zor bir bir ölçümlemedir. Örneğin başarı puanlarının oluşturulması, ya da araştırmaya katılanlara, herhangi bir durumla ilgili siz bu duruma nasıl bakıyorsunuz anlamında bir soru sorduğunuzda (katılıyorum, emin değilim ama galiba katılıyorum, kararsızım, emin değilim ama galiba katılmıyorum, katılmıyorum gibi seçenekler sunsanız) bu araştırma grubunun verdiği bu yargısal seçenekleri değerlendirmeniz , bir tür yargısal ölçme içinde değerlendirilecek bir süreci bize gösterir.

Özellikle sosyal bilim araştırmalarında ölçümleme yapma noktasında ölçeklere ihtiyaç duyulur. Araştırmalarda en fazla rağbet edilen dört ölçek türü bulunmaktadır. Bunlar;

© Sınıflama ölçeği © Sıralama ölçeği © Eşit aralıklı ölçek ©Oranlı

ölçek

Bu ölçek türleri ile veri grupları arasında uygun eşleşmenin yapılması ve ölçümlemenin bu düzeylerde yerine getirilmesi son derece önemlidir.



Unutulmamasıgerekir ki, anlamsız, kötü bir ölçme, her türlü bilimsel gayreti, çabayı yok edecek, anlamsızlığa iticek bir durumdur bu nedenele ölçme araçlarının © Güvenirlik © Gözlem değerleriyle uyum © İç tutarlık © Geçerlik

Güvenirlik ve geçerlik, araştırmalarda ve kullanılan bazı ölçek türlerinde özellikle aranması gereken, bakılması gereken bir teknik süreçtir.

Bulgular

Bir bilimsel araştırmada bulgular, araştırma süreçlerinin her adımının, birbirini tamamlayarak ulaştığı bilgilerin ortaya konulmasıdır. Tamamlanmış bir tanım olarak karşımızdadır. Hatırlamak gerekirse, bir araştırmada bulgular noktasına gelebilmek için en az 6 aşamada bulguları varlığının koşulları oluşturulmaktadır. Bu bölümler aşağıda verilmektedir. © Araştırmanın başlığı © Araştırmanın amacı ve ifade edilişi © Araştırmada yöntem

» Araştırma modeli »Araştırmada evren ve ömeklem

»Araştırmada veriler ve tanımlanması »Araştırmada veri toplama araçları

»Araştırmada veri toplama süreçleri »Araştırmada verilerin

sınıflandırılması »Araştırmada verilerin analizi

Araştırma bulgusu, araştırma amaçları doğrultusunda verilerin analiz edilmesi sonucunda, merakedilen (araştırılan) problem çözümüne ışık tutacak nitelikte veridir. Bulgu, toplanmış verilerin, çözümlenmesi sonucu elde edilen somut bilgidir. Bu yönüyle bulgu, araştırmaların sonunda elde edilen ve okuyucuya, bilim dünyasınasunulan bir üründür, merakedilen, araştırılan ve çıkacak sonucuntahmin edildiği ama bilinmdeği bir sürecin sonunda, bulunmuş, keşfedilmiş yeni bir bilgidir.

Bulgu Türleri

Bulgular kaynaklandığı ham verinin türüne göre, olgusal ya da yargısal nitelikler alabilmektedir.

Olgusal nitelikteki bulgular, çok önemli işlem hataları olmadığı taktirde nesneldir, somuttur. Bu bulgular kişisel beğeni ya da bakış açılarına göre farklıklar ortaya çıkarmaz.

Yargısal bulgular, kişisel özellikler taşıdıkları için, yorumlanmasının da, yorumlanırken seçilecek kelimelerin de çok özenli olması gereken özelliklere sahiptirler. Bu bulgular içerik itibarıyla özneldir, kişiye özeldir.

Olgusal veriler sosyal bilim araştırmalarında çoğunlukla, araştırmaya katılan nüfus grubunun özellikleri sıralanırken kullanılır. Örneğin araştırmaya katılanların; ©Yaş, © Evlilik durumu, © Çocuksayları, © Aylık kazançları © Bitirdikleri okul (ilk, orta, lise, üniversite vb) © Oturdukları evin kendilerine ait olup olmadığı

©Doğum yeri © Kaç kardeş oldukları © Anne babaların sağ olup olmadığı © Evde bilgisayar olup olmadığı gibi

Bulguların Sunuluşu

Araştırma bulgularının sunuluşunda iki unsurçok önemlidir, bu iki unsuru bulguların sunumlarının heraşamsında aynı oranda akılda tutmak gerekir. Bu unsurlar;

© Araştırmada raporyazma kurallarına uyum,

© Araştırmada sunumun temel unsurunun elde edilmiş, analiz edilmiş veri, sayılar, olduğudur.

Bulgular sunumu hazırlanırken bir planın yapılması son derece önemlidir. Bu planda da iki unsurönemlidir. Bunlar: © Bulgular hangi sırayla sunulacak, © Bulgular ne tür bir sunumtekniği ile sunulacak

Bulgular hangi sırayla sunulacak:

Tamamlanma aşamasındaki bir araştırmada, bulguların hangi sırayla sunulacağı ve bununla birlikte ulaşılan her türlü bilginin sunulupsunulmayacağının öncelikle planlanması gerekir. Unutmamakgerekir ki ulaşılmış tüm bilgiler içinde bir planlama yapılmadan sunulamaz. Burada belirleyici olan unsurlar şunlardır: ©Araştırmanın adı ©Araştırmanın amacı © Araştırmanın önemi ©Araştırmanın nereye raporlaştırılcağı © Araştırmadaki sunulacak bilginin araştırmanın sonucuna etki derecesi

Bulgular ne tür bir sunumtekniği ile sunulacak;

Sosyal bilim alanında, araştırma yaparken özellikle gelişen bilgisayar ve internet süreçleri nedeniyle en fazla gelişen alanlardan birisi sunum şekilleri ve görsel zenginlik olmaktadır. Bu, çalışmanın yazılı materyal bölümündede, çalışmanın sözel sunumu kısmında da geçerlidir. Bilimsel araştırmalarda elde edilen verilerin hangi sunum şeklinde olacağını; © Verinin içeriği ya da değeri

© Verinin seçilecek sunum şekliyle daha anlaşılır olması ©Araştırma raporunun sunulacağı kurum, kuruluşya da derginin istekleri belirler

Bilimsel araştırmalarda veriler genel itibarıyla aşağıdaki yöntemlerden bir ya da bir kaçı kullanılarak sunulabilir.

© Düzyazı ve rakamlarla ©Çizelgelerle ©Tablolarla © Şekillerle © Fotograf vb. görsel unsurlarla

Sosyal bilim araştırmalarında oldukça fazla kullanılan yöntemlerden bir tanesi bulguların tablolar aracılığıyla sunulmasıdır. Tablolar, birden fazla değişkeni satır ve sütun formatındadeğerlendirebildiği için araştırmalarda bulgular kısmında en fazla kullanılan sunum şekli olmaya devam etmektedir.

YORUM

Yorumlanamayanher bulgu, aslında bulunmuş sayılmaz. Sadece bir sayı ya da bir veridir. Anlamlılığına kavuşamamıştır.



Bu nedenlerden dolayı, bir araştırmacının bilimsel bir araştırma sırasında iki yetkinlik ve yeterlilik alanı vardır. Bunlar; © Araştırma metodolojisi bilgisi ve yeterliği © Araştırmacının ilgilendiği konu alanına ilişkin ve bilgi ve yeterliği

Bulguların yorumlanması noktasında bilinmelidir ki, aynı veriler ve aynı sonuçlar farklı araştırmacılar tarafından farklı yorumlanabilirler. Yani yorumlamanın kişilere bağlı geniş bir spektrumu vardır.

Bilimsel araştırma süreçlerinde yorumlar iki grup içinde ele alınabilmektedir.
Bu gruplarşunlardır; © İçyorum. ©Dışyorum

İçYorum;


Bilimsel araştırma süreçlerinde iç yorum, araştırma amacı doğrultusunda toplanan ve analiz edilen verilerin, araştırma kapsamı içinde değerlendirilmesidir. Elde edilen veriler, sayı, sıklık, ortalama, puan vb. değerler doğrultusunda incelenen araştırma nüfusu içinde yorumlanmasıdır. Dış Yorum;

Bilimsel araştırma süreçlerinde dış yorum iki grup içinde ele alınabilir; © Daha önce gerçekleştirilmiş ölçütler ve konuyla ilgili kuramsal bilgilerle © Benzer hatta aynı konudayapılmış, daha önceki araştırma sonuçlarıyla, elde edilen, bulunmuş olan verilerin karşılaştırılması dış yorum olarak ifade edilmektedir.

Dışyorum, araştırmacının daha önce aktarılan çalıştığı konu ile ilgili yeterliği ile çok ilgilidir. İlgilendiği alanın yeni araştırmalarını sürekli takip etmeyen ve kuramsal bilgi içeriği yeterince gelişmemiş araştırmacılar için dışyorum yapılabilmesi çok zor bir yorumlama biçimidir.

11.


RAPOR YAZMA

Tarih, yazının bulunuşu ile birlikte yani MÖ4000yıllarından başlatılır. Kuşkusuzinsanlaryazının bulunuşundan öncede birbirleriyle iletişim içindeydiler ama eldeki kaynaklar bu iletişimin sözel bir iletişim olduğunu göstermektedir. Bu nedenden dolayı yazı öncesi tarihe ilişkin pek de bilgimiz olamadı.

Kayalar üzerine, oyulmuş mağara resim ve yazıları, gelecek kuşaklara belge bırakmanın şu ana kadar bilen ilkyöntemlerindendi. MÖ 2000'liyıllarda papirüs, MÖ 190yılında parşömenin kullanılmaya başlandığı yazılı kaynaklarda belirtilmektedir. Mağara duvarından sonra ilk resim ve yazıların, kil tabletlere, deriye, papirusayazılmaya başladığı bilinmektedir

MS 105'te Çinliler, kâğıdı buldular, bu insanlık tarihinde nereden bakılırsa bakılsın tam bir tarihsel süreçtir. Böylece mağara duvarlarında başlayan bilginin birikimi yüktehafif, taşınması ve yazılması kolay kâğıdın bulunmasıyla daha da hızlandı. Çinliler matbaayı MS 1100 tarihinde icat etmelerine rağmen, matbaanın yaygınlaşması 1455teGutenberg'in sayesinde olmuştur. Böylece çok kısa bir zman içinde pek çok kitap basılmış be bilginin yaygınlaşmasının yolu, önü açılmış oldu.

Bilimsel araştırmaların sonuçları 1655 yılına gelinceye kadar genelde kitap formatında basılıp yayımlanıyordu, 1655 yılında İngiltere ve Fransada 2 dergi yayın hayatına başladı. Böylece dergiler, bilimsel araştırma raporlarının yayınlandığı önemli bir iletişim ortamı olarak varlıklarını günümüzdede yayılarak ve yaygınlaşarak sürdürmektedir.

İlk dergiler, araştırma raporlarını yayımlarken belli bir biçim, belli bir yöntem ve Standatta yayınlamıyorlardı. Daha çok görsel denilebilecek yayınlar vardı.

Her nereden bakılırsa bakılsın "araştırma" öncelikle bir meraktır. Bilmek, bulmak, keşfetmek eylemidir. Araştırma, her türlü öğrenmenin ve gelişmenin de özünü ifade eder. Araştırmak, bilmek ve bulmanın alternatifi "kabul etmektir", söylenileni onaylamak ve onun doğru olduğunu bir tür varsaymaktır. Bu içeriğiyle araştırma çabaları toplumların her türlü gelişmelerinin katalizörüdür.

1. BİLİM, BİLİMSEL YÖNTEM VE RAPORLAŞTIRMA

Hiç şüpheyokturki bilim, ürün olarak ya da bir çıktı olarak "kanıtlanmış, düzenli bilgi" yöntem ya da metodoloji olarak da "bu tür bir bilgi elde etmek için izlenen yol" olarak tanımlanmaktadır.

Araştırma konusundayazılan çalışmalar incelendiğinde bilimin üç temel işlevi olduğundan
bahsedilmektedir. Bunlar: 1. Anlama 2.Açıklama 3.Kontrol

Bilimsel yöntem ise bir tür "bilim üretme yolu" olarak görebiliriz. Bu tanımlar incelendiğinde bilimsel yöntemle ilgili birbirini tamamlayabilecek özelliklerin ön plana çıkartıldığı görülecektir. Şöyle ki;

Bilim bir süreçtir

Kanıtlanmış bilgi elde etmek için izlenen yoldur

Uygulandığında, bilme katkı getirmiş ve getireceğine güvenilen süreçlerdir

Problem çözmek için izlenen düzenli yoldur.

Pek çoğu kavramsal düzeyde kalan bu tanımların, uygulamada bir dizi ortak süreçlere dönüştüğü bilinmektedir. Bu süreçler zamanla bilimsel yöntemin düzenli basamakları olarak kabul görmüştür. İlgili litertürde çoğunlukla beş basamaklı olarak biçimlendirilen bu süreçte altıncı basamakolarakda raporlaştırma'nın olabileceği ifade edilmektedir. Bu basamaklar;

Güçlüğün sezilmesi,

Problemin tanımlanması,

Çözümüntahminedilmesi

4.Tahmini çözümün denenmesiiçin gözlenebilir doğrulayıcıların tanımlanması,

5. Deneme ve değerlendirmenin yapılması,

6.Raporlaştırmadır.

Ayrıca bilimsel yöntem açık bir süreçtir, denetlenebilir, yansızdır, eleştiricidir, düzelticidir, deneyicidir, duyarlılığı yüksektirve olgusal düzeyde insanlar için en güvenilir bilgi edinme yöntemidir.

Tüm bunlarla birlikte her bilimsel yöntem aksi ispat edilinceye kadar "doğru olarak" kabul edilen bilgiler üretir.

Raporlaştırma; bilim ile bilimsel yöntem anlayışlarının bir gereği olarak, saptanan gerçeklerin süreçteki metodolojiye benzer bir biçimde, sistematik olarak, yazılı hâle getirilmesi sürecidir.

Raporlaştırmanın bilimsel yöntem sürecinin altıncı basamağı olmasının nedeni, bilimin "birikimliği" ile bilimsel yöntemin "açık-seçikliği" olması olarak açıklanmaktadır.

Bilimsel yöntemin "bilgiye "ulaşma noktasında ise üç aşamalı bir süreç izlediği görülmektedir. Bunlar; ©Tanılama ©Doğrulama ©Raporlaştırma

Bu süreç bilgi üretme süreci olarak da ifade edilebilir. Hiç şüphesiz bilginin en somutlaştığı, son kullanıcısına ulaştığı süreç ise raporlaştırmadır. Bu açıdan araştırmacılara düşen görev bu üç basmağı da kendi iç bütünlüğü ve anlamlılığı içinde yapılandırabilmeleridir.

2. ARAŞTIRMA RAPORU

Araştırma raporu, araştırmanın yazılı bir belge olarak, somut, ortaya konulmuş, ürünüdür, çıktısıdır. Araştırma raporunun amacı; araştırma ile ulaşılan sonucu, yazılı bir belge hâline getirerek, duyurmaktır. Böylece araştırmanın bilimsel bilgininin, birikimliliği sağlanırken, aynı zamanda denetlenebilirliğide, sağlamak isteyenlerce, sağlanabilir bir hâl alacaktır.

Eğitim ve öğretim süreçlerinde bilginin iki yönü üzerinde durulmaktadır. Birincisi var olan bilginin okunması, ikinci var olan ya da var olması için çalışma yapılmış, bulunmuş bilginin yazılması, tüm eğitim süreçleri neredeyse hep bu iki kavram üzerinde odaklanmaktadır.

Araştırmada rapor yazma biçim ve içeriği, araştırma süreçleriyle örtüşmektedir. Başka bir anlatımla araştırma raporunda, araştırma süreçlerinin bilgisi ve açılımı olmak durumundadır. Bu süreçler hatırlanacağı üzere;

D Araştırmanın amacı ©Araştırmanın önemi © Araştırmadakivarsayımlar

D Araştırmadaki sınırlılıklar © Araştırma yöntemi D Araştırmada kullınlan tanımlar'dan oluşmaktadır.

Söz konusu araştırma uygulanmış ve tamamlanmış bir araştırma ise yukarıdaki bölümlere ilave olarak;
© Araştırmada veriler ve toplanması Araştırma verilerinin analizi © Bulgular ve değerlendirme

©Öneriler ©Özet ©Kaynaklar © İzinler gibi bölümlerinde olması beklenir.

Araştırma Raporunda İçerik ve Biçim

Araştırma raporunun oluşturulmasında en temelde iki kavramsalın bilinmesi gerektirmektedir. Bunlar
© Araştırma raporunun içeriği © Araştırma raporunun düzeni

Araştırma raporunun içindeki bilgiler, raporun içeriğini (muhtevasını) oluşturur. Bu bilgilerin sunuluşundakidüzen ise raporun biçimini (formatını) oluşturur.

Araştırma raporlarının hazırlanmasında içerik ve biçim itibarıyla üç temel amaç gözetildiği görülmektedir. Bunlar; © Amaca uygunluk © Anlaşılırlık ©Etkililik

Bir araştırma raporunda içeriğin doğru olarak algılanması bazı genel ilkelerin bilinmesini gerektirir. Bunlar;

©Araştırma raporunun, araştırmanın özünü kavramış ve bu öz le ilgili ihtiyacı doğrultusunda ayrıntıya yer vermesi beklenir.

© Araştırma raporları, araştırma mantığına uygun kaleme alınmalıdır

©Araştırma raporunun bütününde, sunulan ve açıklanan bilgilerde birdengelilik durumu olması önemlidir. © Araştırma raporu, araştırma raporu öneklerine uygun olmalıdır

Araştırma raporunda yazım başlıkları ve altbaşlıkları, yazının bütününde, istenilen dizayn içinde olmalıdır. ©Yazı alanı © Satır aralıkları ©Satırbaşları © Sayfaların numaralandırılması © Bölüm ve alt bölümlerin başlatılması

Araştırma Raporunda Ön Bölüm

Araştırma raporunda ön bölüm, araştırma raporunun neredeyse bir kimliklerine sürecidir. Bu bölümde

genellikle önce bir boş sayfa sonrada sırasıyla aşağıdaki bilgiler sırasıyla sunulur;
D Başlık sayfası © Raporun başlığı. © Raporu hazırlayan © Raporun niteliği

D Raporun sunulduğu şehir, kurum ve tarih © Değerlendirme üyleri (jüri üyeleri vb) D Ön söz © Teşekkür © Araştırmacı, öz geçmişi © İçindekiler © Çizelge ve şekiller listesi

Araştırma Raporunda Ana Bölümler

Bir araştırma raporunda, araştırmanın sorunundan (problem), araştırmanın önerilerinin de sunulduğu bölüme kadar olan, bilgilerin sunulduğu, bolü m ve alt bölümlerden oluşan yazım alanının oluşturduğu bölümlere "ana bölüm" denmektedir, bir araştırma raporunda en genel anlamda dört bölümün olduğu söylenebilir. Bunlar;

©Giriş bölümü © Yöntem bölümü © Bulgular ve yorum bölümü

© Özet, değerlendirme ve öneriler bölümü

Giriş bölümü; Araştırma raporunda ilk bölüm "giriş "ya da sunuş olarak verilmektedir. Giriş bölümünün alt bölümleri; © Sorun (problem) © Amaç © Önem © Varsayımlar (sayıtlılar © Sınırlılıklar © Tanımlar

Yöntem; Araştırma raporunda yöntem, en genel anlamda "sorununçözümündeizlenen yol, düzenli, disiplinli yol" olarak tanımlamak mümkündür. Araştırma yöntemi genel olarak bir araştırmada aşaıdaki alt başlık bilgileri içinde sunulmasındayararvardır. Bunlar ; ©Araştırma modeli © Evren ve örneklem © Veriler ve toplanması ©Verilerin çözümü ve yorumlanması © Süre ve maliyet

Bulgular ve yorum bölümü; Toplanan verilerin, analiz edilerek, çözümlendiği bölümün adıdır. Bulgular bölümü temelde iki grup veriden oluşur. Bunlar; © Olgusal veriler ©Yargısal veriler

Araştırma raporunda, araştırmanın bulguları üçfarklı biçimde sunulabilir, bunlar; © Ayrı bölümlerde © Aynı bölümün ayrı alt bölümlerinde © Aynı bölümün, aynıalt bölümünün,farklı paragraflarında

Özet, değerlendirme ve öneriler bölümü; Bir araştırma raporunun sonuncu ana bölümü, özet, değerlendirme ve öneriler bölümüdür. Bazı araştırma raporlarında bu bölüme "sonuç" bölümü de dendiği bilinmektedir. Bu bölüm üç ayrı alt bölümden oluşmaktadır. Bunlar; © Özet © Değerlendirme © Öneriler

Araştırma raporunda arka bölüm; Araştırma raporlarının arka bölümdeaşağıdakialt başlıklar bulunur. Bunlar; © Ek'ler, izinler © Kaynakça

Araştırma Önerisi

Araştırma raporlarından biri de araştırma önerisidir. Çoğu sosyal hizmet okulunda lisans düzeyinde uygulamalı araştırma dersi olsun, yüksek lisans ve doktora tez çalışmaları olsun pek çok araştırmada ilk hazırlanan rapor" araştırma önerisi" dir.

Araştırma önerisi içeriği; 1 Başlık sayfası 2 Sorun (problem) 3 Araştırmanın amacı
4 Araştırmanın önemi 5 Varsayımlar (sayıtlılar). 6 Sınırlılıklar 7 Tanımlar 8 Yöntem
9 Süre ve olanaklar 10 Geçici anahat 11 Seçilmiş kaynaklar

Araştırma önersisi için hazırlanan ana başlıklar, tamamlanmış bir araştırmanın içeriğine oldukça fazla benzediği açıktır. Ancakfark edilmesi gereken nokta, araştırma önerisinin olabilirliği sunması, araştırma raporunun ise olanı sunmasıdır.

Kuşkusuz araştırmada, planlama çok önemlidir. Planlama çalışmalarının en önemlisi "araştırma önerisi" hazırlanmasıdır. Bugün tüm dünyada üniversite eğitiminin içinde araştırma metodolojisine verilen önem ve değer doğrultusunda ilk hazırlık çalışmasının araştırma önersisi ile sunulduğu bilinmektedir.

Diğer ünitelerden de hatırlanacağı gibi, araştırma önerisi, araştırma planının bir yazılı dökümüdürve araştırmaya başlamadan önce hazırlanıp, muhtemelen bir jürinin değerlendirmesinden geçen bir yazılı belgedir. Çoğu akademik ortamda bu belgenin aynızamandasözel olarak sunulmasıda beklenir
12.

ARAŞTIRMA ETİĞİ

Etik'in (ethics) Türkçe karşılığı ahlaktır. Ancakgünümüzde, anlamdaki ahlaktan kayarak meslek ahlakı anlamında kullanılmaktadır.

Etik, insanların, birbirleriyle ve kurumlarla ilişkilerinde ve kurumlar içindeki davranışlarında iyi, doğru, kötü veya yanlış olarak adlandırdıkları değer yargılarının bütününü ifade eder.

BİLİMSEL ARAŞTIRMA VE YAYIN ETİĞİ

Bilim pratiği, toplumun ahlaki değerleri açısından 'anlamlı' olmalı ve ahlaki açıdan, toplumun gelişimini engelleyici olmamalı; özgürlük, eşitlik, katılım, adalet ve insan hakları temelinde, insanlığın çok yönlü gelişimine olanak sağlayan bir anlayış esasında gerçekleştirilmelidir.

Bu temelde bilimsel araştırma etiği ise bilimsel araştırmalarda konunun düşünülmesinden bitirilmesine ve yayınlanmasına kadaryüksekahlak, dürüstlükve açıklık ilkelerinin uygulanmasıdır Araştırma ve yayın etiği bir bütündürve bilim etiğinin ayrılmaz bir parçasını oluştururlar

Ecevit'e göre bilimsel etik ilkeler şu şekildedir:

Bilimsel sürece katılanların öznelliğini gizleyerek koruyan, katılımcının güvenirliğini sağlayan, bilimsel uğraşa katılan tarafların tümünü risk ve zararlardan arındıran ve onların sömürülmesini önleyen bir yaklaşımla bilimsel etkinlik gerçekleştirilmeli,

Bilimsel uğraşa katılım ve katkı, her yönüyleonaylanmalı ve bu süreç, şeffaf ve hesap verilebilir olmalı,

Bilginin özel olduğu kadar kamusal olduğu;yani, bilimsel bilginin toplumun ortak birikiminin bir ürünü olduğu; dolayısıyla kaynağının kamusal ve kollektif olduğu düşüncesitemelinde, düşünsel mülkiyet ve kullanım haklarının korunması ve bu anlayış temelinde araştırma sonuçlarının yaygın olarak kamuya mal edilmesi, hem bir hak, hem debirsorumlulukolarak düşünülmeli,

Bilgi, güvenilir ve geçerli olmalı; bilgi değiştirilmemeli ve sonuçlargizlenmemeli,

Bilimsel uğraş, her türlü ayrımcılığı ve eşitliği zedeleyici uygulamayı dışlamalı,

Bilimsel uğraş, hangi nedenle olursa olsun engellenmemen ve bilimsel sürece karışılmamalı,

Bilimsel etkinliğe katılım ve bu süreçten ayrılma, serbest olmalı ve çok nadir durumlar hariç (bilginin geçerliliği ve güvenirliğinin etkileneceğinin düşünüldüğü durumlarda), araştırma hakkında katılımcı kapsamlı bilgi sahibi olmalı; katılımı etkileyecek olumsuz durumlar gizlenmemeli,

Bilimsel uğraş, her aşamasında mükemmeliyetçiliğe yönelik bir çaba olmalı,

9. Kaynakların kullanımında titizlik, bilimsel uğraşta gerekli bilgi ve beceride yetkinlik sağlanmalı,

Bilimin konusu olan tüm ortamlara (insan, hayvan, doğa) saygılı davranılmalı ve onlar her türlü olumsuzluklardan ve zararlardan korunmalı,

Bilimsel uğraş, araştırma konusuna ilişkin kuramsal bilgiyi tüm genişliği ile kullanarak ve benzer çalışmalara atıfta (yollamada) bulunaraksorunsallaştırılıp gerçekleştirilmeli,

Bilimsel uğraşın tüm aşamaları, her zaman bağımsız bilimsel gözden geçirmenin konusu olmalı; bilimsel olarak gözden geçirilmemiş bilginin bilimselliği her zaman tartışılır olmalı; gözden geçirme, bilimsel jüri üyeleri ve bilim insanı olan hakemlerce, bilimsel uzmanlığa dayalı ve bilimsel etik kurallara vakıf olarak yapılmalı ve editör ve yayımcılar, bilim insanı statüsünesahip değillerse, bilimsel hakemlik sorumluluğunu üstlenmemeli

Bilimsel etik ihlaller rapor edilmeli ve yayın sonrası etik ihlaller düzeltilmeli; etiğe aykırı durumun saptanmasında ciddi ihmal ve kasıt aranmalı ve iddialar inandırıcı veyeterli kanıtlarla kanıtlanmalı,

Bilimsel çalışmaları destekleyenler belirtilmeli ve destekleyiciler, bilimsel etik ilkelere tavizsiz uymalı, 15. Bilimsel araştırmayı yürütenler, tek tek ve bir takım (ekip) olarak etik ilkelere uymalıdır.

Diğer bir kaynağa göre her araştırmacı aşağıdaki değerleri kabul etmek ve hayata geçirmek zorundadır. Bu değerler şu şekildedir:

»Dürüstlük, »Tarafsızlık, »Dikkat, »Açıklık, »Meslektaşlara Saygı,

»Entelektüel Birikime Saygı, »Gizlilik, »Özgürlük, »Sosyal Sorumluluk,

»Etkililik, »Eğitim, »Yeterlilik, »Fırsat Eşitliği, »Yasallık,

»İnsan Deneklerinin Korunması

TEMEL ETİK İHLALLER

Sosyal bilimler araştırmalarında da tıp ya da temel bilim araştırmalarına benzer nitelikte etik
sorunlar bulunmaktadır. Bu sorunlardan bazıları gönüllü katılımın olmaması, yanlılık, açık ya da gizli
araştırma, bilgilendirilmiş onamın alınmaması, gizlilik ya da anonimlik, verilerin güvenli olmaması, zarar
vermektir. Aydın'ın (2006) Berg'den(1995) yararlanarak ortaya koyduğu bu alt başlıklar altında aşağıda
yer almaktadır:

a. Gönüllü katılımın olmaması: Sosyal bilimler araştırmalarında gönüllü katılım önemli bir ideal
olmakla birlikte her zaman bu ideale ulaşılabildiği söylenemez.

b. Yanlılık: Sosyal bilimler araştırmalarında yanlılığın pek çok kaynağı bulunmaktadır. Örneğin
araştırmacının cinsiyeti, hatta fiziksel özelliklerinin bile görüşme (mülakat) yaptığı kişileri etkileyebildiği
görülmüştür. Bu nedenle araştırmacıların yanlılık yaratabilecek koşulları kontrol etmek için ellerinden
geleni yapmaları gerekmektedir.

c. Açık ya da gizli araştırma: Sosyal bilimler araştırmalarında bir diğer etik sorun da
araştırmacının alana açıklayarak mı yoksa gizlice mi gireceğidir.

d. Gizlilik ve anonimlik: Sosyal bilimler araştırmalarında birbirine karıştırılan kavramlardan ikisi
gizlilik ve anonimliktir. Gizlilik, araştırma katılımcısının kimliğini ortaya koyabilecek her türlü öğenin
araştırma kayıtlarından çıkarılması girişimidir. Anonimlik ise, araştırmaya katılan kişilerin isimsiz
kalmasıdır. Geniş bir gruba gönderilen anket çalışmalarında, araştırmacı kimlere anket gönderdiğine
ilişkin herhangi bir işaret koymadıysa, dönen anketlerin kime ait olduğu belli olmayacağından bilgiler
anonim hale gelir.

e. Verilerin güvenliğinin olmaması: Araştırmacılar araştırma verilerinin yanlış ellere geçmesine ya
da kamuoyuna mal olmasına meydan vermemelidirler. Bu nedenle verilerin güvenliğini sağlayacak
önlemleri almak son derece önemlidir.

1   2   3   4   5






    Ana sayfa


Araştırma Yöntem ve Teknikleri

Indir 441.09 Kb.