bilgiz.org

Ankara üNBİversitesi EĞİTİm biLİmleri enstiTÜSÜ

  • Ocak-2005 İÇİNDEKİLER Sayfa GİRİŞ…………………………………………………………………………… 1 TANIMI...…………………………………………………………………………. 1
  • AMACI……………………………………………………………………………. 2 TÜRLERİ…………………………………………………………………………. 2 GÖRÜŞME SORULARI………………………………………………………… 4
  • GÖRÜŞME KILAVUZU………………………………………………………… 5 GÖRÜŞME SÜRECİ…………………………………………………………… 6 VERİLERİN KAYDEDİLMESİ………………………………………………….. 7
  • GÖRÜŞMEDE OLASI YANILGI KAYNAKLARI…………………………….. 8 GÖRÜŞMECİLERİN SEÇİMİ VE EĞİTİMİ……………………………………. 9 GÖRÜŞME TEKNİĞİNİN KUVVETLİ VE ZAYIF YÖNLERİ………………... 11
  • KAYNAKÇA KAYNAKÇA Ekiz, D.(2003). Eğitimde Araştırma Yöntem ve Mototlarına Giriş.
  • Bilimsel Araştırma Yöntemleri ve Proje Hazırlama, Değerlendirme Kılavuzu.
  • Sosyal Bilimlerde Metod Prensipleri ve Teknikleri Ders Notları.
  • GÖRÜŞMEDE OLASI YANILGI KAYNAKLARI
  • GÖRÜŞMECİLERİN SEÇİMİ VE EĞİTİMİ
  • GÖRÜŞME TEKNİĞİNİN KUVVETLİ VE ZAYIF YÖNLERİ Görüşme Tekniğinin Kuvvetli Yönleri
  • Görüşme Tekniğinin Zayıf Yönleri



  • Tarih29.12.2017
    Büyüklüğü64.85 Kb.

    Indir 64.85 Kb.


    ANKARA ÜNBİVERSİTESİ

    EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

    EĞİTİM YÖNETİMİ, TEFTİŞİ, EKONOMİSİ VE PLANLAMASI BÖLÜMÜ

    TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI
    Eğitimde Araştırma Yöntemleri

    Görüşme
    Menderes YILMAZ

    01630109
    Yrd.Doç.Dr. Hasan Hüseyin AKSOY

    ANKARA

    Ocak-2005

    İÇİNDEKİLER
    Sayfa

    GİRİŞ…………………………………………………………………………… 1

    TANIMI...…………………………………………………………………………. 1

    AMACI……………………………………………………………………………. 2

    TÜRLERİ…………………………………………………………………………. 2

    GÖRÜŞME SORULARI………………………………………………………… 4

    GÖRÜŞME KILAVUZU………………………………………………………… 5

    GÖRÜŞME SÜRECİ…………………………………………………………… 6

    VERİLERİN KAYDEDİLMESİ………………………………………………….. 7

    GÖRÜŞMEDE OLASI YANILGI KAYNAKLARI…………………………….. 8

    GÖRÜŞMECİLERİN SEÇİMİ VE EĞİTİMİ……………………………………. 9

    GÖRÜŞME TEKNİĞİNİN KUVVETLİ VE ZAYIF YÖNLERİ………………... 11

    KAYNAKÇA


    KAYNAKÇA
    Ekiz, D.(2003). Eğitimde Araştırma Yöntem ve Mototlarına Giriş. Ankara.
    Karasar, N.(1994). Bilimsel Araştırma Yöntemi (6.Basım). Ankara:3A Araştırma Eğitim Danışmanlık Ltd.
    Özgüven, İ.E.(1980). Görüşme İlke ve Teknikleri . Ankara: Pdrem Yayınları.
    Sağlamer, E.(1977). İlköğretimde Teftiş. Ankara: Zeraks Baskı.
    Tavukçuoğlu, C.(2002). Bilimsel Araştırma Yöntemleri ve Proje Hazırlama, Değerlendirme Kılavuzu. Ankara: Kara Harp Okulu Basım Evi.
    Taymaz, A.H.(1997). Eğitim Sisteminde Teftiş: Kavramlar, İlkeler, Yöntemler(Geliştirilmiş dördüncü baskı). Ankara: TAKAV Tapu ve Kadastro Vakfı Matbaası.
    Topçuoğlu, H., Göğüş , M., Akyüz, Y. (1969). Sosyal Bilimlerde Metod Prensipleri ve Teknikleri Ders Notları. Ankara: A.Ü. Eğitim Fakültesi (teksir).

    GÖRÜŞME
    GİRİŞ
    İnsan yaşamında, görüşmenin önemli ve bir o kadar da eski bir yeri vardır. Görüşme, bireylerin, çeşitli konulardaki bilgi düşünce, tutum ve davranışları ile bunların olası nedenlerinin öğrenilmesinde en kestirme yol olarak kullanıla gelmiştir.
    Sözlü anlatım, yanlış anlamaların daha olması, ek açıklamalarda bulunma olasılığının olması, görüşmenin, daha rahat olması ve daha az zaman alması nedenleriyle birçok kimse tarafından yazılı anlatıma tercih edilir. Görüşmede, söylenenlerin, gerçek ve derinliğine anlamları çıkartılabilir. Görüşmede, ses tonu, mimikler ve soruları cevaplamada gösterilen istek, söylenenlerin değerlendirilmesinde önemli ipuçları niteliğindedir.
    Görüşme ile veri toplamanın geniş uygulama alanı vardır: Hastası ile konuşan bir doktor, müvekkili ile görüşen bir avukat, suç zanlısını sorguya çeken hakim, teftişte öğretmen müfettiş ilişkisi örnek olarak gösterilebilir. Müfettiş öğretmen ilişkilerindeki görüşmede, amaca ulaşılabilmesi için tarafsızlık, dinleme, anlayış ve işbirliği ilkelerine uyulması gerekir (Özgüven,1980,s.94). Görüşmecilerin seçimi, eğitimi, özel bir çaba ve duyarlık gerektirir. Çok iyi yetiştirilmiş görüşmeciler olmadıkça, özellikle, görüş, inanç, tutum gibi bir çok konuda veri toplama olasılığı son derece sınırlıdır.
    TANIMI
    Görüşme (interview, mülakat), sözlü iletişim yoluyla veri toplama (soruşturma) tekniğidir. Görüşme, çoğunlukla yüzyüze yapılmakta ise de , telefon ve televizyonlu telefon gibi anında ses ve resim ileticileriyle de olabilir. Ayrıca, sağır ve dilsizlerle gerçekleştirilen hareketli(simgesel) iletişim de görüşme sınıfına girer (Karasar,1994, s.165). Görüşme, görüşmecinin cevap almak amacıyla soruları, sözlü ve genellikle yüz yüze olmak koşuluyla deneklere yönelttiği bir şekildir (Tavukçuoğlu, 2002, s.42 ).

    İki şahsın arasında ilişkinin kurulmasında yararlanılan girişimlerden biri mülakat adı verilen bireysel görüşmelerdir. Bu görüşmelerde görüşülen, dinleyici gereksinmelerini karşılayabilmeli, görüşme sonunda soruları ve cevapları sıralanmalı ve özetlenmeli, görüşülen şahıs güdülenmeli, kendi gereksinmeleri ile söylenenler arasında ilişki kurabilmelidir. Her görüşmenin kendine özgü yön ve özellikleri vardır (Sağlamer,1975, s.63).


    AMACI
    Özellikle üst yöneticilerden, çocuklardan, okuma-yazma bilmeyenlerden

    veri toplamak için kullanılan görüşmenin üç temel amacı vardır. Bunlar aşağıda sıralanmıştır( Karasar, 1994, s.166):



    1. İşbirliği sağlamak ya da sürdürmek.

    2. Sağaltım(tedavi, kendine güveni artırmak).

    3. Araştırma verisi toplamaktır.



    TÜRLERİ
    Görüşme, kendi içinde çok ayrı sınıflara ayrılarak incelenebilmektedir. Görüşmeler, görüşme amacına, görüşmeye katılanların sayısına, görüşmedeki kuralların katılığı ile görüşülmek istenen kişiye bağlı olarak sınıflandırılabilirler. Aşağıdaki şekilde görüşmenin türleri gösterilmiştir.


    Görüşme



    Şekil 1. Görüşmenin Türleri

    Karasar, 1994, s. 166-168’den uyarlandı.


    Bireysel görüşmede, görüşmeci ile kaynak kişi dışında kimse bulunmaz. Çoğu görüşmeler, bireysel niteliktedir. Kişiye özel bilgiler, ancak bireysel görüşmelerde elde edilebilir.
    Grupça görüşmede çok sayıda kaynak kişi konuyu birlikte görüşüp tartışırlar. Grupça görüşme, ortak bir sorun etrafında birleşebilen grup üyelerinin, görüşmecinin soracağı sorulara, karşılıklı etkileşimde bulunarak, cevap aramaları şeklinde yapılır. Gruptaki her üye, kendi görüşlerini belirtirken, öteki üyelerin görüşlerini de öğrenir. Üyeler, genellikle, konuyu birbirleriyle tartışırlar; görüşmeci, bu tartışmaları başlatmak, amaçtan uzaklaşmamasını sağlamak ve ortaya çıkan bilgileri toplamakla görevlidir. Bireysel görüşmelerle elde edilemeyen bir çok bilgi, grupça görüşmelerle sağlanabilir.

    Grupça görüşmede önemli bir sakınca, gruptaki bir kaç üyenin aşırı hevesiyle, bütün grubun yanlı davranması olasılığıdır. Özellikle, grup üyeleri, liderleriyle ters düşmek istemeyebilirler. Bu durumda, geçerli bilgi toplama olasılığı azalır.


    Önderlerle yapılan görüşmeler, geniş kitleleri ilgilendiren, belli konularda oluşan ana görüş ve sorunların ortaya çıkarılması ya da belli bir araştırma için izin alma amacını güder. Uzman kişilerle yapılan görüşmeler de, belli uzmanlık alanlarında, ayrıntılı teknik bilgi toplanır. Halk ile yapılan görüşmelerde ise, belli konularda, genel bilgi, tutum ve davranışların öğrenilmesi amaçlanır.
    Yapılanmış görüşme, daha çok, önceden yapılan ve ne tür soruların ne şekilde sorulup, hangi verilerin toplanacağını en ayrıntılı biçimde saptayan görüşme planının aynen uygulandığı bir görüşmedir. Görüşmeciye bırakılan hareket özgürlüğü en düşük düzeyde tutulur. Cevapların denetimi ve sayısallaştırılması kolaydır, ancak görüşme tekniğinden beklenen anlam çıkarma ve içtenliği sağlama olanakları sınırlıdır. Yapılanmış görüşme, Ekiz (2003)’e göre nicel araştırma içerisinde yer alır.
    Yarı yapılanmış görüşme, araştırmacı görüşme sorularını önceden hazırlar; ancak görüşme sırasında araştırılan kişilere kısmi esneklik sağlayarak oluşturulan soruların yeniden düzenlenmesine, tartışılmasına izin verir. Araştırılan kişilerin de araştırma üzerine kontrolleri söz konusudur. Bu görüşme, nitel araştırma içerisinde görülebilir ( Ekiz, 2003, s.62).
    Yapılanmamış görüşme, görüşmeciye büyük hareket ve yargı serbestisi veren, esnek, kişisel görüş ve yargıların kökenlerine inmeyi sağlayan bir görüşme tekniğidir. Sorulacak sorular, önceden, ana çizgilerle hazırlanmış olsa da, görüşmede ki gelişmelere göre, yeni sorular düşünmek ve sormak gerekebilir. Toplanan verilen değerlendirilmesi oldukça güçtür. Görüşmecinin çok iyi yetişmiş bir uzman kişi olması gerekir. Yapılanmamış görüşmeler, daha çok, araştırmaların başlangıç aşamalarında, soruna ilişkin önemli değişkenleri saptarken yararlı olurlar.
    GÖRÜŞME SORULARI
    Görüşme soruları, görüşmenin türüne göre değişen ayrıntıda, mutlaka önceden hazırlanmalıdır. Sorular, kimlik ve konu bilgilerine dönük olarak amacı gerçekleştirecek tür ve sayıda olmalı;gereksiz yere çoğaltılmamalıdır. Her türlü soruda olduğu gibi, görüşme amacı ile hazırlanacak sorularda da belli özellikler aranır. Bunlardan bazıları aşağıda belirtilmiştir (Karasar, 1994, s.168):

    1. Soru, ne tür bilgi istendiğini açıkça belirler, istenen bakış açısını davet eder ve kaynak kişi tarafından kolayca anlaşılır nitelikte olmalıdır. Sorulardan herkes aynı şeyi anlayabilmelidir; herkesin anlayabileceği deyim ve terimleri içeren bir dil kullanılmalıdır. Soruların istenen bakış açısını davet eder nitelikte oluşu da son derece önemlidir. Örneğin, “Türk Milli eğitim politikasını nasıl buluyorsunuz? Şeklindeki bir soru çok genel kalabilir. Bir nüfus sayımında, çok açık olacağı umulan bir konuda “medeni durumunuz?” sorusuna alınan “ham dolsun oldukça medeni sayılırız” cevabı çok öğreticidir.


    2. Soru, tek amaçlı ve varsayımsız olmalı. Örneğin, kaç çocuğunuz var? Şeklinde ki bir soru yerine, önce evli olup olmadığı, evli ise çocuğu olup olmadığı gibi süzgeç sorular sorulmalı, her ikisine de olumlu cevap alınırsa “kaç çocuğunuz var?” sorusu yöneltilmelidir.
    3. Soru, kaynak kişinin verebileceği verileri içermelidir. Sorulanlar, kaynak kişinin bilgisini aşmamalıdır. Kişinin, zorlandığında, bilmediği konularda da kestiriye dayalı bilgiler vermeye kalkışacağı unutulmamalıdır.
    4. Sorular yansız olmalı. Kaynak kişiyi, belli cevaplara yöneltecek sorulardan kaçınılmalıdır. Örneğin, belli bir konuda “… öyle düşünmüyorsunuz, değil mi?” gibi bir soru, kişiyi “hayır, öyle düşünmüyorum” cevabına yöneltebilir. Aynı şekilde, “beş yıllık ilköğretimi henüz gerçekleştiremezken, sekiz yıllık temel eğitim uygulamasını uygun buluyor musunuz?” gibi bir soru da olumsuz tepkiyi davet eder niteliktedir.
    GÖRÜŞME KILAVUZU
    Görüşme kılavuzu, görüşmecinin, kaynak kişi ile karşılaştığı anda başlayan ve ayrıldığında sona eren görevlerini, değişen ayrıntılarda içeren bir belgedir. Görüşmelerde, genellikle, görüşmenin türüne göre değişen ayrıntıda hazırlanır. Görüşme kılavuzu, görüşmecinin uyması gereken önemli kuralları hatırlatıcı, görüşme sorularını belli bir sırada içeren ve gerektiğinde kayıt işlerini de kolaylaştıracak biçimde hazırlanmış bir listedir. Görüşme kılavuzunda şunlar bulunur (Karasar, 1994, s.169):


    • Kendisini nasıl tanıtacağı,

    • Amacını nasıl açıklayacağı,

    • Kaynak kişiden beklenenlerin neler olduğunun açıklanması,

    • Hangi soruların nasıl ve hangi sıra da sorulacağı,

    • Kayıt işleminin nasıl yürütüleceği,

    • Görüşmenin hangi ifadelerle bitirileceği.


    GÖRÜŞME SÜRECİ
    Görüşmenin başarıya ulaşabilmesi, büyük ölçüde, kaynak kişinin

    yeterince güdülenmesi ile soruların, içerik ve biçim yönünden, bir örnekliğinin korunabilmesine ve iyi bir kayıt sisteminin geliştirilmesine bağlıdır. Bu ise, rahat bir görüşme yeri de dahil olmak üzere, fizik ve psikolojik hazırlıkları gerektirir.


    Ayrı kültürlerde ve ayrı sosyo-ekonomik gruplarda, kişilerin iç yaşantılarına girmenin, onlardan özellikle duyarlığı yüksek konularda, gerçeği yansıtan cevaplar almak güçtür. Görüşmeci, görüşmeye başlarken kendisini tanıttıktan sonra kaynak kişiyi güdülemek için ondan beklenenleri anlatır. Bu amaçla, görüşmenin amacı (kaynak kişinin bu konudaki bilgisine göre değişen ayrıntılarda), toplanacak bilgilerin kurumsal yada uygulama yönünden sağlayacağı olası yararlar ile bu oluşumda kaynak kişinin yeri, önemi ve olası kazançları açıklanmalıdır. Kaynak kişinin özgeçmişi, ilgi ve inançlarının görüşmeci tarafından bilinmesi bu amaca varmayı kolaylaştırır, güven duygusunun gelişmesine yardımcı olur.
    Görüşme süresince,görüşmeci ile kaynak kişi arasında duygusallığa varmayan bir yakınlık korunmalı. Görüşmeci, çok bilir görünmekten olduğu gibi, konudan habersiz bir görünüme bürünmekten de özenle sakınmalıdır (Topçuoğlu, Göğüş ve Akyüz, 1968, s.119).
    Görüşmenin planladığı biçimde sürdürebilmesi için görüşme kılavuzundan yararlanılır. Bu, soru içerik ve sırasındaki bir örnekliğin korunmasına yardımcı olacağı gibi,cevapların kayıt edilmesin de kolaylık sağlayabilir. Soru, tıpkı ölçü aracı gibidir. Aynı koşullarda sorulmak zorundadır. Görüşmeci, görüşme kılavuzundaki içerik ve sırayı izlemekle birlikte, zaman zaman zorunlu sapmalarda bulunabilir. Bu durum, görüşme tekniğinin esnekliğinden gelen bir özelliktir. Bu sapmaya birkaç durum neden olabilir (Karasar, 1994, s.170): Birincisi, görüşmeci, ilk anda anlaşılmayan soruları, başka sözcük ve deyimlerle anlatmaya çalışır. İkinci sapma nedeni, alınan cevaplardan yeni ipuçlarının yakalanması ile özetlenen öteki ayrıntılara inme isteğidir. Araştırmacının, her şeyi önceden görüp planlanmış olması garanti edilemez. Bu gibi durumlarda, görüşme tekniğinin verdiği esneklikten yararlanılarak, anında yeni sorular geliştirilip sorulabilir. Böyle bir olanaktan yararlanabilmek için, görüşmecinin görüşülen konuyu iyi bilmesi gerekir. Sapma için üçüncü neden, kaynak kişinin, her sorulanı ayrı ayrı cevaplamak yerine, öteki sorulara da cevap alabilecek nitelikte geniş cevaplar verme yönündeki olası ısrarlı tutumudur. Bu gibi durumlarda, görüşmeci soruların tümünü önceden bildiği için, verilen her bilgiyi değerlendirerek, gereksiz yinelemelerden sakınmalıdır.
    Görüşme süresince, görüşmeci hem kendisinin hem de kaynak kişinin kullanıldığı her sözcüğe, davranışa, ifadelerdeki içtenliğe ve tüm mimiklere dikkat etmelidir. Bunların her birinin ilettiği değişik “mesaj” lar vardır. Bunlar karşıdaki kişinin davranışlarını değiştiren yada pekiştiren etkiler de bulunur.
    Karasar (1994)’e göre görüşmelerde, olanaklar el verdiği sürece, bir’den çok görüşmecinin görev almasında yarar vardır. Görüşmeler,genellikle bir kişi tarafından yapılır. Bir’den çok görüşmecinin bulunması, aralarında iş bölümü yapılarak verilerin anında tutulacak notlarla kaydedilmesini kolaylaştırır. Bu durumu kendisine verilen önemi bir belirtisi sayan kaynak kişi iş birliği için güdüleyebilir, görüşme süresince ortaya çıkabilecek olası ipuçlarının daha kolay yakalanması ve bunlara dayalı ek soruların sorulabilmesini kolaylaştırır ve nihayet psikolojik nedenlerle, görüşmecinin birisi ile iyi ilişki kuramayan bir kaynak kişiye, bir başkasıyla görüşebilme seçeneği verir. Görüşmenin son aşamasında her iki taraf içinde “başarı” duyguları ile bitirilmesi, gerektiğinde başka işbirliği olanakları için uygun bir ortam bırakılması, görüşmelerde üzerinde özenle durulması gereken bir başka amaç olmalıdır.

    VERİLERİN KAYDEDİLMESİ
    Görüşmede verilerin kaydedilmesi, görüşmecinin sorumluluğundadır. Bu amaçla, görüşmeci, görüşme anında yada hemen sonra not tutabilir, görüşme kılavuzu üzerinde seçenekleri işaretleyebilir, ses/resim kayıt cihazlarını kullanabilir. Bunlardan hangisinin kullanılacağına görüşme konusu, kaynak kişilerin tutumu etki eder. Bir’den çok görüşmecinin bulunması halinde bunlardan birinin not tutması görüşmenin akıcılığını engellemeden sürdürülmesini sağlar. Zorunlu olmadıkça sonradan not tutulması tercih edilmemelidir çünkü, bu, verilerin tam olarak sağlıklı bir şekilde tutulamamasına neden olabilir. Kaynak kişinin not tutmaya duyarlı olması ve anında not tutulmasının zorunlu olması durumunda, görüşme not tutma arasındaki süre olabildiğince kısa tutulmalıdır.
    Kaynak kişinin kabul etmesi ve olanakları el vermesi halinde, en iyi kayıt yöntemi, fiziki araçlarla anında yapılacak sürekli kayıtlardır. Böylece, hem görüşme süreci engellenmemiş hem de görüşme sonuçlarını ileride, daha ayrıntılı değerlendirilmesi için, uygun bir belge kazanılmış olur (Kerlinger, 1964; Borg, 1963; Madge, 1965; Kahn ve Cannel, 1957; Rummel, 1970; Özgüven, 1980: akt Karasar,1994, s.166).
    GÖRÜŞMEDE OLASI YANILGI KAYNAKLARI
    Kahn ve Cannell’e (1957/1994) göre görüşme yolu ile veri toplamada önemli üç olası yanılgı kaynağı; görüşmeci, görüşülen kişi ve görüşmeci- görüşülen etkileşimidir. Aşağıda bunlar açıklanmıştır (Karasar, 1994, s.172):
    Görüşmeciden gelen sınırlıklar; genellikle algılama yetersizliği ve kişisel yanlılıklar biçimindedir. Görüşmecinin yeterince zeki olması, ses tonu, mimikler ve kullanılan sözcükler vb. sinyalleri değerlendirebilecek yetenekte olması gerekir. Görüşmecinin kişisel yanlılığı da önemli bir yanılgı kaynağı vardır. Görüşmeci, bilerek yada bilmeyerek yanlı davranabilir. Gerçekleri aramak yerine,kendi görüşlerini ( ön yargılarını,hipotezlerini) gerçek sanarak, onların doğruluğunu kanıtlamaya çalışan “araştırmacı” nın yansız davranma olasılığı azdır. Görüşmecinin bilmeden yanlılığına neden olan faktörlerin başında, onun özgeçmişi gelir. Sosyo ekonomik düzey, din, ırk, cinsiyet, yaş, eğitim ve öteki deneyimler kişinin davranışını düzenleyen ve görüşmelerde etken olan faktörlerdendir. Örneğin kendi ırkının üstünlüğüne inanmış birisi için, öteki ırkların eksikliklerini bulmak (üstün ya da eşit yönlerini görmezlikten gelmek) zor değildir.
    Görüşülen kişinin yanlılığı da önemli yanılgılar doğurabilir. Görüşmeci gibi, onun yanlılığı da büyük ölçüde, özgeçmişi ve içinde bulunduğu koşularla ilgilidir. Bunun yanında, kaynak kişinin, gerçekleri bildiği halde, çeşitli nedenlerle söylemek istemeyişi, gerçeği söylemek için yeterince güdülenmemiş olması da olasıdır. Kaynak kişi, vereceği bilgilerden dolayı fiziksel yada psikolojik bir kayba uğramak istemez. Beğenilme, takdir edilme, kişilerin davranışlarını etkileyen önemli içgüdülerdendir. Aksi yönde yararına inanmadıkça, kişinin, bir başkasına karşı, onun hoşlanmayacağını bildiği bir davranışta bulunma olasılığı azdır. Örneğin, Müslümanlık hakkında görüşü sorulan bir Hıristiyan, Müslüman olduğunu bildiği bir görüşmeciye, gerçek düşüncelerini söylemeyebilir. Kaynak kişinin, bilmeden yanlı davrandığı durumlar da çoktur. Örneğin, “gerçek anlamda” fiziki bir zorunluluk olmadığı halde, bütün komşuların olduğu, oğlunun da kendisine bu yönde baskı yaptığı için otomobil alan bir baba bunu rasyonel bir gerekçe ile yaptığını sanabilir.
    Görüşmeci ile görüşmenin,görüşme anında birbirini karşılıklı etkilemeleri sonucu yansızlıklarını yitirme olasılığı önemli bir yanılgı kaynağıdır. Bu tür yanılgı olasılığı, gözlemdekinden daha yüksektir. Görüşmeci ve kaynak kişinin yaş, cinsiyet, kişilik bilgi, beceri ve deneyimleri sonucu oluşan çeşitli tutum beklenti, güdü ve algılamaları değişik davranış kalıpları oluşturur. Bu farklı davranışlar, karşılıklı olarak, farklı tutum ve algılama süzgeçlerinden geçip yeni davranışlar oluştururlar. Görüşme, bu tür etkileşimlerin bir ürünü olarak yer alır. Özellikle, duygusal ağırlıklı konularda yapılan görüşmelerde, gerek görüşmeci seçimi gerekse öteki aşamalarda bu etkene dikkat etmek gerekir.
    GÖRÜŞMECİLERİN SEÇİMİ VE EĞİTİMİ
    İyi bir görüşmeci olması için görüşmecilerin seçimi ve yetiştirilmeleri büyük önem kazanmaktadır. İyi bir görüşmecinin; zeki, duyarlığı yüksek duyu organlarına sahip, görüşme konusuna karşı, bilinen ve belli bir yönde koşullanmamış, görüşülen kaynak kişilerce bilinen ve onları olumsuz yönde etkileyebilecek din, dil, sosyo-ekonomik düzey, cinsiyet, renk vb. ayrılıkları olmayan, dürüst, kuralara ve değişik koşullara uyabilen, fazla heyecansız ve çatışmaya girmekten zevk almayan kişilikte, özellikle serbest görüşmeler için görüşme konusunda uzmanlaşmış biri olması gerekir.
    Görüşmecinin, özellikle serbest görüşmelerde, görüşme konusunu çok iyi bilmesi gerekir. Aksi halde, görüşme tekniğinin sağladığı esneklik anlamsız sorularla zaman geçirilen bir gelişigüzellik şekline dönüşür. Bu ise, hem amaca uygun veri toplamayı engeller hem de kaynak kişiyi rahatsız eder.
    Ne kadar özenle seçilirse seçilsin, görüşmeci adayları uygun bir eğitimden geçirilmelidirler. Bu eğitimde şunların üzerinde durulmalıdır:


    • Görüşmenin amacı,

    • Görüşme kılavuzu ve kullanılması,

    • Görüşülecek kaynak kişiler ve özellikleri,

    • Görüşme tekniğinin incelikleri.

    Her türlü eğitim gibi, görüşmeci eğitimi de adayların doğrudan katıldığı uygulamalara dönük olmalıdır. Bu uygulamaların “gözlem-uygulama-eleştirme” üçlüsü şeklinde bireysel ve grupça çalışmalardan oluşmasında yarar vardır. Bir başka deyişle, adaylardan her birinin, başkalarınca yapılan (“ideal”) görüşmeleri izlemesi, kendisinin görüşme yapması sonucu özeleştiri ve grupça eleştiri yoluyla, iyileştirmesi ve bu işlemleri yeterince yinelemesi gerekir. Yapılan görüşmeler üzerinde eğitici çabalarda bulunmayı kolaylaştırmak üzere, görüşmelerin resim ya da ses kayıt cihazlarıyla kaydedilmesi çok yararlıdır. Böylece aday, kendi uygulamalarını ayrıntılarıyla inceleme, incelettirme ve gerekli önlemleri alarak, geliştirme olanağı bulacaktır. Görüşmeci eğitimi, ya gerçek durumlarda (gerçek kaynak kişiler arasından seçilecek bir örnek grupla) ya da yapay durumlarda olur. Yapay durumlardaki görüşmeler, iki görüşmeci adayından birinin “görüşmeci” ötekinin “kaynak kişi” rollerini üstlenerek düzenledikleri görüşmelerdir.




    GÖRÜŞME TEKNİĞİNİN KUVVETLİ VE ZAYIF YÖNLERİ
    Görüşme Tekniğinin Kuvvetli Yönleri

    Görüşme tekniğinin kuvvetli yönleri şunlardır : (Karasar, 1994, s.175)



    1. Bireyler arasındaki doğrudan sözlü ilişkiler.

    2. Değişik ve anında değişen koşullara uyabilme esnekliği.

    3. Okuma yazma bilmeyenler dahil, hemen herkese uygulanabilirliği.

    4. Geri besleme (feedback) mekanizmasının anında işleyebilmesi.

    5. Derinliğine bilgi elde edebilme.

    6. Alınan ilk tepkilere göre izleyici ve zaman zaman da onları kontrol edici soruların sorulabilmesi ile yanlış anlamaların azaltılması.

    7. Cevaplarda bireyselliğin korunması (kaynak kişi ya da deneğin başkalarına danışmadan cevap verme olanağının sağlanması).

    8. Soruları cevaplama oranını yüksek tutabilme.

    9. Özellikle, karmaşık ve duygusal ağırlıklı kişisel sorunların ortaya çıkarılmasında uygun bir teknik oluşu.


    Görüşme Tekniğinin Zayıf Yönleri

    Görüşme tekniğinin zayıf yönleri şunlardır: (Karasar, 1994, s.175)



    1. Bireyler arasındaki doğrudan sözlü ilişkiler.

    2. Yanlılığa çok açık bir tekniktir.

    3. Görüşmecinin iyi niyet ve yetişmişliği ile sınırlıdır.

    4. Pahalı ve zaman alıcı bir süreci gerektirir.

    5. Pahalı ve zaman alıcı olması nedeniyle, araştırmacıların, yeterli (temsil yeteneği olan) sayıda kaynak kişi ile görüşmeden sonuca gitme eğilimlerini arttırarak araştırmayı sınırlandırmaları.









        Ana sayfa


    Ankara üNBİversitesi EĞİTİm biLİmleri enstiTÜSÜ

    Indir 64.85 Kb.