bilgiz.org

Akıllı İşaretler Sınıflandırma Sistemi

  • Yaş Sınıflamaları/Kategorileri
  • Kodlama Formu ve Kodlama Anahtarı
  • Program Türü
  • Korkutucu içerik
  • Cinsel İçerik
  • Sistemin mantığının tümüyle anlaşılmış olması



  • Tarih29.06.2017
    Büyüklüğü71.54 Kb.

    Indir 71.54 Kb.

    Akıllı İşaretler Sınıflandırma Sistemi”



    Kodlayıcı Eğitimi Kitapçığı
    Prof. Dr. Ferhunde Öktem

    Doç. Dr. Melike Sayıl

    Dr. Sevilay Çelenk Özen

    Ankara, Mart 2006

    Giriş 3

    Yaş Sınıflamaları/Kategorileri 5

    7yaşın altındakiler: 6

    13-18 yaş 7

    Kodlama Formu ve Kodlama Anahtarı 7

    Program Türü 8

    Şiddet 9

    Korkutucu içerik 10

    Cinsel İçerik 11

    Olumsuz Örnek Oluşturabilecek Davranışlar 11



    Sistemin mantığının tümüyle anlaşılmış olması 13

    Mümkün olduğunca çok uygulama yaparak sisteme aşina hale gelinmesi 13


    Giriş


    TV Sınıflandırma Sistemi Nedir?

    TV sınıflandırma sistemi, çocuk ve gençleri cinsellik, şiddet, olumsuz örnek oluşturabilecek davranışlar (kötü dil kullanımı, sigara, alkol, kumar ve madde bağımlılığına özendirme, her türlü ayrımcılık ve intihar sahnelerinin gösterilmesi) gibi zararlı içeriğe karşı korumak için geliştirilmiş olan görsel-işitsel uyarı sistemidir. Görsel-işitsel uyarı sistemi televizyon programlarının hangi yaş grubundaki çocuklara uygun olduğu ve programda yer alan zararlı içerik konusunda izleyici kitleye bilgi verir. Belli yaş gruplarını olumsuz etkileyeceği düşünülen içeriğe sahip yapımların yayın saatleri bu doğrultuda düzenlenir. Bu sistemler, yasaklayıcı ya da denetleyici değil; esas olarak yayıncı kuruluşların çocuklar ve gençleri televizyonun olası zararlı etkilerinden koruma sorumluluğuna işlerlik kazandıran bir öz-denetim mekanizmasıdır.



    Dünya'da ve Avrupa'daki Sınıflandırma Sistemleri

    Tüm dünyada çocuk ve gençler ile televizyon arasındaki ilişkileri düzenlemek ve onları olası zararlı etkilerden korumak için çeşitli yöntemler denenmiştir. Günümüzde koruyucu simge kullanımına dayanan TV sınıflandırma sistemleri 1990’lı yıllardan bu yana tüm dünyada geniş kabul görmektedir. Her ülke böyle bir sistemi kendi ihtiyaçları ve kültürel yapısına uygun biçimde uyarlamakta ve kullanmaktadır. Örneğin Amerika Birleşik devletlerinde yayıncılar böyle bir sorumluluğu üstlenerek kendileri koruyucu simge sistemleri geliştirmişlerdir ve bu sistemler, ebeveynlerin de yer aldığı gönüllü toplum kuruluşları tarafından desteklenmektedir. Bu kuruluşlar yayıncıların uygulamalarını yakından izlemektedir. Avusturya, Belçika, Fransa, Danimarka, Finlandiya, Almanya, Hollanda, İtalya gibi Avrupa’nın pek çok ülkesinde gerek devlet, gerek yayın kuruluşları gerekse de kamu yararına çalışan kurumlar tarafından bu tür koruyucu simge sistemleri geliştirilmekte ve kullanılmaktadır. Avrupa'da da benimsenen öz-denetim yaklaşımı çerçevesinde, 24 Eylül 1998 tarihli Avrupa Birliği Direktifi’nde öz-denetim aracılığıyla etkili bir Avrupa sınıflandırma sisteminin geliştirilmesi konusu gündeme getirilmiştir. Bu çerçevede Avrupa ülkelerinde görsel-işitsel medya türlerinin (PC oyunları, diğer DVD, VCD'ler..) değerlendirilmesinde kullanılan ve işlerliği sınanmış olan sistem Hollanda’da NICAM'ın geliştirdiği sınıflandırma sistemidir.



    Türkiye'nin TV Sınıflandırma Sistemi: Akıllı İşaretler

    Bizde geliştirilmiş olan Akıllı İşaretler sınıflandırma sistemi, NICAM’ın sistemini esas almıştır. RTÜK, alanlarında uzman kişileri bir araya getirerek oluşturulmuş olan bir sistemi, görsel-işitsel sektörün kendi çalışanlarının/aktörlerinin desteği ve işbirliğiyle uygulamaya geçirmektedir. Akıllı İşaretler sistemi, karma bir sistemdir. Bu sistem, hem bir programın hangi yaş grubuna uygun olduğu hem de olası zararlı içeriği hakkında izleyiciye bilgi verir. Bir programın ne tür bir zararlı içerik taşıdığını ve hangi yaş grubu için önerildiğini belirten semboller kullanılır. Akıllı İşaretler sisteminin oluşturulması ve uygulamaya geçirilmesi bir akademik kurulun çalışmaları sonucunda oluşmuştur. Kurul, yaş gruplarının sosyo-duygusal ve bilişsel özelliklerini tanımlayarak çocuk ve gençlere zararlı olabilecek içerik kategorilerini belirlemiş ve Akıllı İşaretler sisteminin temel belgesi olan kodlama formunu geliştirmiştir. Sistemde yer alan içerik alanlarının, bunlarla ilgili tanımlamaların ve yaş derecelendirmelerinin altında yatan mantık oldukça net bir biçimde açıklanmaya çalışılmıştır. Bu nedenle sistem saydamdır, eleştirilere ve zaman içinde geliştirilmeye açık bir sistemdir. Bu tür bir sisteme olan gereksinimi belirlemek amacıyla, RTÜK’ün Milli Eğitim Bakanlığı ile yaptığı işbirliği çerçevesinde Ankara’daki farklı sosyo-ekonomik düzeyleri (alt, orta, ortanın üstü ve üst) temsil edici nitelikte okullar kanalıyla 1638 anne babaya ulaşılarak bir araştırma gerçekleştirilmiştir. "Akıllı işaretler" sistemi anne babaların gereksinimlerini dikkate alarak ve konuyla ilgili bilimsel bilgi birikimini kullanarak oluşturulmuştur.

    Akıllı İşaretlere Rehberlik Eden Tüketici Araştırması:

    Akıllı İşaretler Sisteminin geliştirilmesine temel oluşturan kamuoyu araştırmasında anketi yanıtlayan 1638 anne/babanın %76.2'si televizyon programlarındaki zararlı içerik konusunda bilgilenmek istediğini; %23.8'i ise bilgilenmek istemediğini belirtmiştir. Bilgilenmek istediğini bildiren grup, diğer gruba göre çocuklarının zararlı içerikten daha fazla etkilendiğini düşünmektedir. Anne babalar, çocuklarının şiddet ve korkudan etkilenme düzeylerini en yüksek olarak bildirirken, kaba konuşma, küfür ve olumsuz örnek oluşturabilecek davranışlardan daha az, cinsel içerikten etkilenme derecesini ise en az olarak bildirmişlerdir. Çocuklarının bu içerik alanlarının herhangi birinden etkilendiğini bildiren anne babalar genellikle diğer içerik alanlarından da etkilendiğini düşünmektedir. Anne babalar, çocuklarının yaşları arttıkça şiddet ve korkudan daha az etkilendiklerini ifade etmektedir. Cinsellik ve olumsuz örnek oluşturabilecek davranışlar açısından ise çocukların yaşlarına göre bir farklılaşma görülmemiştir. Erkek çocuklarının olumsuz örnek oluşturabilecek davranışlardan kızlara göre daha fazla etkilendikleri; kızların da korku içeriğinden daha fazla etkilendiği bildirilmiştir. Genel olarak farklı eğitim düzeylerinden anne babalar çocuklarının televizyon yayınlarındaki içerikten aynı oranlarda etkilendiğini düşünmektedir (Ayrıntılı bilgi için RTÜK Tüketici Anketi Rapor’una bakılabilir).



    TV Program İçeriklerinin Çocuk ve Gençler Üzerindeki Etkileri

    Televizyonun çocuk ve gençlerin yaşamındaki yeri

    • Çocukların çoğu günde 3-4 saat TV izlemektedir

    • 6-17 yaşları arasındaki çocuk ve gençlerin okul dışındaki birinci etkinliği TV izlemektir.

    • Çocuklar yılda yaklaşık olarak 900 saati okulda 1500 saati ise TV karşısında geçirmektedir.

    • İlköğretim çağını tamamlamış bir çocuk yaklaşık olarak 100.000 kadar şiddet sahnesi ve 8000 ölüm ya da öldürülme sahnesi izlemiş olmaktadır

    • Ülkemizde yaklaşık 5 çocuktan birinin odasında TV bulunmakta ya da çocuklar TV’nin bulunduğu odada yatmaktadır.

    Şiddet

    Çocukların medyada izledikleri şiddet arttıkça çocuklar;



    • başkalarına karşı daha fazla saldırgan davranış sergilemekte

    • daha fazla düşmanlık duyguları beslemekte

    • daha korkulu ve daha güvensiz olmakta

    • başkalarının çektiği acı ve eziyete karşı duyarsızlaşmakta

    • gittikçe şiddeti daha arzular hale gelmekte

    • kaygı ve uyku bozuklukları

    göstermektedirler

    Korkutucu İçerik

    Çocukların izledikleri korkutucu içerik;



    • Ayrılık kaygısına yol açmakta

    • Uykudaki kâbusları ve diğer korkuları arttırmakta

    • Dünyanın tehlikeli ve korkunç bir yer olduğu inancını geliştirmekte

    • Korku duyan çocuğun kaygısını artırmakta ve onu daha kolay incinebilir hale getirmektedir.


    Cinsellik

    Cinselliğin nasıl sunulduğuna bağlı olarak değişmekle birlikte TV’deki cinsellik;



    • şiddetle birlikte yer aldığında küçük çocukların cinselliği yanlış yorumlamalarına yol açabilmekte,

    • çocukların izledikleri yetişkin cinsel davranışlarından huzursuzluk duymalarına ve utanmalarına yol açmakta,

    • gençler için bilgi kaynağı olmakta ve davranışı sergileyenler de rol modeli olarak kabul edilmekte,

    • eğer riskleri ve olumsuz sonuçları olmayan bir davranış biçiminde sunuluyorsa gençlerin cinsellikle ilgili doğru olmayan tutumlar geliştirmelerine yol açmaktadır.

    Olumsuz örnek oluşturabilecek davranışlar

    Çocukların televizyon programlarında izledikleri her türlü ayırımcılık, alkol, sigara ve madde kullanımı, suç davranışları, kaba, bayağı ve küfürlü konuşmalar;



    • özellikle çocuk ve gençlerin önem verdikleri ve beğendikleri karakterler tarafından sergileniyorsa taklit edilme artmaktadır.

    • Gençler karakterle özdeşim kurduklarında bu davranışları sergileyen karakter gibi davranmaktadır.

    • Gençlerin kimlik oluşumunu olumsuz yönde etkilemektedir.

    Yaş Sınıflamaları/Kategorileri


    Akıllı İşaretler sınıflandırma sistemi üç farklı yaş grubu temelinde ayırım yapmaktadır;

    • 7 yaşın altındakiler,

    • 7-13 yaş ve

    • 13-18 yaş

    Bu yaş grupları çocuk ve gençlerin zihinsel, duygusal ve sosyal gelişim düzeyleri göz önüne alınarak belirlenmiştir. Çocuk ve gençlerin gelişim özelliklerine göre kendilerine sunulan yazılı ve görsel içerikten farklı biçimlerde etkilendikleri bilinmektedir. Aşağıda, üç yaş grubu arasındaki ayırımı yapmada kullandığımız görüşler özetlenmektedir:
    1. yaşın altındakiler:


      • Hayal ile gerçeği ayırt edemediği için çizgi film ve animasyonlardaki korku ve şiddeti gerçekmiş gibi algılar (Bu nedenle korku ve şiddet öğeleri içeren animasyonlar 7 yaşın altındakiler için uygun değildir)

      • Cansız nesnelere insan özellikleri yüklediği için izlediği karakterlerin gerçek yaşamda da var olduğunu ya da insan niteliği taşıdığını düşünür (Bu nedenle endişe ve korku yaratan hayali kahramanların yer aldığı yapımlar 7 yaşın altındakiler için uygun değildir).

      • Kendi yetenek ve kapasitesini abarttığı, gerçekçi olarak değerlendiremediği ve çizgi film kahramanlarını da gerçek sandığı için tehlikeli davranışları denemeye kalkışabilir (Bu nedenle saldırgan davranışlar içeren yapımlar 7 yaşın altındakiler için uygun değildir).

      • Algısal olarak belirgin özelliklere örneğin hızlı, renkli ve yüksek sesli görüntü akışına daha kolay ilgi gösterir (Bu nedenle fantastik yaratıkların ani değişim ya da dönüşümlerini içeren yapımlar korkutucudur ve 7 yaşın altındakiler için uygun değildir).

      • Dikkati çabuk dağılır ve zihni hızla akan görüntülerde içerilen bilgiyi tam olarak anlayamaz (Bu nedenle çok kısa süreli şiddet ya da korku içeren yapımlar bile 7 yaşın altındakiler için uygun değildir).

      • Davranışın altındaki niyeti değil, sonucu kavrar (Bu nedenle amacı iyi olarak sunulan saldırgan davranışlar bile 7 yaşın altındakiler için uygun değildir).

    7-13 yaş

    • Kişiliğe yönelik kaygılar ve sosyal korkular, nesnel korkularının yerini alır (Kendi yaşadığı ortamlara benzer ortamlarda ve kendi ya da ailesine ve akranlarına benzer kişilerin başına gelen kötü şeylerden çok fazla etkilendiği için bu tür yapımlar 13 yaşın altındakilere uygun değildir).

    • Bir gruba ait olma gereksinimi önem kazanır. Başka grupları kendini ait hissettiği grubun değerleriyle ve bakış açısıyla değerlendirir (Bu nedenle değerlerine, inanç ve tutumlarına olumsuz etkisi olabilecek yapımlar 13 yaşın altındakiler için uygun değildir).

    • Gerçek olaylar ile kurgulanmış olaylarda yer alan gerçekliği ayırt etmekte zorlanabilir (Bu nedenle gerçeklik etkisini arttıran her türlü efektin yer aldığı yapımlar 13 yaşın altındakiler için uygun değildir).

    • Somut olayları anlar, soyut fikirleri anlamakta güçlük çeker. (İnce alay, eleştiri ve aşağılamaları tam olarak anlamadığı için bu tür yapımlar 13 yaşın altındakiler için uygun değildir).

    • Otoritenin koşulsuz kabul edildiği görülür. Otoritenin davranışlarını sorgulamaz (Bu nedenle otorite adına yapılan şiddet içerikli davranışlar 13 yaşın altındakiler için uygun değildir).

    • Dünyayı algılama biçimleri iki uçtadır; siyah ve beyaz vardır, griyi bu iki rengin arasına yerleştiremez.

    • Bilişsel becerileri yeterince gelişmediği için dağınık ve farklı yollardan verilen mesajları bir bütün halinde anlaması ve kavraması zordur.

    • Ahlaki standartlar içselleştirilir; fakat bu kez de ahlaki yargılamalarında kendisiyle ilgili sonuçlar üzerine odaklanır.

    13-18 yaş


    • Kendi yaşıtlarından gelen iletiler daha etkilidir. (Yaşıtı olumsuz karakterlerden çok daha fazla etkileneceği için bu tür yapımlar 18 yaşın altındakiler için uygun bulunmamıştır).

    • Ben nasıl bir genç yetişkin olmalıyım sorusuna yanıt arar. Cinsel, politik, etnik ve dini alanlarda çeşitli denemelerle bir kimlik oluşturmaya çalışır (Bu nedenle olumsuz rol modelleri içeren yapımlar 18 yaşın altındakiler için uygun değildir).

    • Karşı cinse ve cinselliğe ilgi artar. Cinsellik ve cinsel davranışlar ile kız-erkek ilişkilerinde medyayı bilgi kaynağı olarak kullanırlar. (Bu nedenle cinsellik, sonuçları ve ilgili riskler konusunda gerçekçi olmayan ve uyarıcı gösterimler içeren yapımlar ve bayağı cinsel konuşmalar 18 yaşın altındakiler için uygun değildir).

    • Kuralları ve sınırları zorlamayı dener, riskli davranışlara girişebilir ve aynı zamanda da kendine bir şey olmayacağı inancını taşır (Bu nedenle şiddet ve korku ögeleri yoğun yapımlardan düşündüklerinden daha fazla etkilenebilecekleri için bu tür yapımlar 18 yaşın altındakilere uygun değildir).

    • Genç ergenler oyuncularla güçlü bir şekilde özdeşim kurarlar, onların niteliklerini yüceleştirerek taklit ederler (Bu nedenle ayrımcılık ile alkol sigara ve madde kullanımı ve kaba konuşma sergileyen karakterlerin yer aldığı yapımlar bu yaş grubu için uygun değildir).

    Kodlama Formu ve Kodlama Anahtarı


    Akıllı İşaretler Kodlama Formu, görsel-işitsel programların içeriği ile ilgili bir dizi sorudan oluşmakta ve bu sorular kodlayıcılara internet üzerinden sunulmaktadır. Yayıncıların görevlendirdiği kodlayıcı, bir şifre kullanarak programını sınıflamak için internete girer ve “Akıllı İşaretler” web sayfasından kodlama işlemini gerçekleştirir. Kodlama sürecini otomatik olarak sonuçlandırmak üzere hazırlanmış olan bilgisayar programı o yapım/programa ilişkin içerik ve yaş sınıflamasını kendiliğinden verir (örneğin, şiddet-13 yaş ve üzeri için uygun ya da genel izleyici için vb.).

    Kodlama Formu beş bölümden oluşmaktadır:



    • Birinci bölüm: Program türleri

    • İkinci bölüm: Şiddet

    • Üçüncü bölüm: Korku

    • Dördüncü Bölüm: Cinsellik

    • Beşinci Bölüm: Olumsuz Örnek Oluşturabilecek Davranışlar

    Bu kategoriler aşağıda açıklanmaktadır.

    Program Türü


    Akıllı İşaretler sisteminin yürütülmesinde temel olan kodlama formu, program türlerine ilişkin sorularla başlamaktadır. Program türünün belirlenmesinin önemi, çocuklar ve gençlerin televizyon programlarından etkilenme düzeyinin izledikleri programın türüne bağlı olarak farklılaşmalar göstermesinden kaynaklanır. Haber bültenleri ile müzik videolar ve reklâmlar televizyon programı olarak değerlendirilmediklerinden kodlama kapsamına alınmamıştır. Belirtilen istisnalar dışındaki programların RTÜK tarafından hazırlanan uygulama rehberine uygun olarak kodlanmaları gerekmektedir.

    Bu çerçevede kodlama formunun birinci bölümünde yer alan ilk üç soru söz konusu programın kurmaca (fiction) türündeki bir çizgi film, televizyon dizisi ya da sinema filmi olup olmadığını saptamaya yöneliktir. Takip eden diğer üç soru ise programın kurmaca dışındaki (non-fiction / factual) diğer türlerden hangisine girdiğini saptamaya çalışan sorulardır. Kodlama formunda kurmaca programın niteliğini anlamak için kodlayıcılara sırasıyla; 1) programın komik bir çizgi film (örneğin: Tom ve Jerry); 2) diğer bir tür çizgi film (örneğin: Aslan Kıral); 3) bir sinema filmi veya televizyon dizisi olup olmadığı sorulmaktadır. Bu sorular programın “gerçeklik” düzeyini tespit etmeye yönelik sorulardır. Çünkü araştırmalar yedi yaşın üzerindeki çocukların çizgi filmlerdeki fiziksel şiddeti gerçek insanların yer aldığı kurmaca filmlere oranla daha az inandırıcı bulduklarını göstermektedir. Yedi yaşın altındaki çocuklar ise çizgi filmlerdeki şiddeti daha fazla ciddiye almaktadır. Çünkü bu yaş grubundaki çocukların çizgi filmlerdeki şiddet ile diğer kurmaca filmlerdeki şiddeti ayırt etme yetileri henüz tam olarak gelişmemiştir. Belirtilen nedenlerle eğer program komik bir çizgi filmse değerlendirme sona ermekte ancak diğer dramatik anlatıya sahip bir çizgi filmse kodlamaya devam edilmektedir. Komik çizgi film dışındaki çizgi filmler diğer televizyon dizileri ya da sinema filmleri ile aynı sorular çerçevesinde değerlendirilmektedir.



    • Özellikle yetişkinlere yönelik çizgi filmlerde (Örn. South Park) fiziksel şiddet eşliğinde tecavüz girişimi ya da tecavüz eylemleri varsa o çizgi film 18 yaş ve üzeri için uygundur.

    • Şiddet eyleme geçirilebilir nitelikteyse, ağır yaralanmayla sonuçlanıyorsa ve meşrulaştırılıyorsa program, 18 yaş ve üzeri içindir.

    • Bu iki istisna dışındaki diğer durumlarda dramatik çizgi filmlerde ancak 13 yaşın altındakilere yönelik bir koruma söz konusudur.

    Akıllı İşaretler sisteminde kurmaca dışındaki programlar üç farklı grupta toplanmıştır:

    1) “Talk-show”, “reality-show”, yarışma, tartışma ya da magazin programları

    2) Belgesel, belgesel-drama ya da haber programları

    3) Kültür-sanat ya da hobi programları. Kodlama formunun 1.2 bloğunda yer alan sorular, söz konusu programın belirtilen bu üç gruptan hangisine girdiğini saptamak amacıyla konmuştur.


    Şiddet


    Kodlama formunda şiddetle ilgili sınıflamanın yedi blok içinde ele alındığı görülmektedir. İlk blokta, yukarıda da belirtildiği gibi sunucu, konuklar ve stüdyo izleyicilerinin bulunduğu stüdyo programlarına özgü şiddet sınıflanmaktadır. Stüdyo programlarındaki şiddet gerçektir. Gerçek anlamda bir fiziksel şiddet ya da tehdidi olabileceği gibi psikolojik şiddet yani alay, aşağılama ve küçük düşürülme de olabilir. Bu tür programlarda diğer bir tehlike şiddetin ya da alayın sunucu, konuklar ya da stüdyo izleyicileri tarafından kışkırtılması ya da onaylanması durumudur. Onaylanan dolayısıyla ödüllendirilmiş olan bir davranışın model alınma olasılığı artmaktadır. Bu nedenle şiddetin onaylanması ya da kışkırtılması 13 yaş ve üzeri olarak sınıflanmıştır. Eğer sunucu şiddeti onaylamadığını derhal ve açıkça ifade eder ve mağduriyeti gidermek için çaba gösterirse bu durumda sınıflama 7 yaş ve üzeri olarak gerçekleşir.

    İkinci blok, stüdyo programları dışındaki programlarda yer alabilecek şiddet türlerini belirlemeye yöneliktir. Bunlar;

    1. Kaba kuvvet kullanımı,

    2. İşkence,

    3. Ateşli, kesici silahlar ya da darp aletleriyle uygulanan şiddet,

    4. Savaş sahnesi,

    5. Duygusal şiddet (mahrum bırakma, sevdikleriyle görüştürmeme, hapsetme, şantaj vb.)



    Programda, bu şiddet türlerinden herhangi birinin varlığı halinde “evet” seçeneği işaretlenecektir (Şiddet türleri, her kodlayıcının kendi şiddet anlayışı çerçevesinde yapacağı öznel değerlendirmeleri önlemek amacıyla konmuştur).

    Bir ya da daha fazla sayıda şiddet türünün varlığı kodlamanın sonucunu değiştirmemektedir.

    Üçüncü blok, şiddet eylemlerinin ne ölçüde gerçekleştirilebilir eylemler olduğunun belirlenmesiyle ilgilidir. Sorunun amacı, şiddetin gerçeklik düzeyini ayrıştırmaktır. Çünkü insanlar tarafından gerçekleştirilmesi mümkün bir şiddet eylemi, eyleme geçirilebilirliği arttırır ve bu nedenle daha yüksek bir yaş sınıflaması almalıdır.

    Dördüncü blok, şiddetin etki derecesini ortaya koymak amacıyla planlanmıştır. Çünkü yüksek düzeyde etki bırakabilecek bir şiddet duyarsızlaşmaya ve saldırgan davranışa daha fazla yol açar ve bu nedenle daha yüksek bir yaş sınıflaması almalıdır.

    Beşinci blok, şiddetin görülebilir sonucu olan yaralanmanın saptanmasıyla ilgilidir. Çünkü yaralanma ne kadar gerçekçi olarak yer alıyorsa etkisi de o kadar yüksek olmaktadır. Bu nedenle daha yüksek bir yaş sınıflaması almalıdır.

    Altıncı blok, şiddet içeren cinsel eylemleri değerlendirmektedir. Yapımda cinsel taciz ve aşağılamanın varlığı sınıflamayı 13 yaş ve üzerine, tecavüz girişimi ve tecavüzün varlığı ise 18 yaş ve üzerine çıkarmaktadır.

    Yedinci blok, şiddetin meşrulaştırılmasıyla ilgilidir. Bazen şiddet eylemleri adalet, namus gibi yüksek değerler adına gerçekleştirildiğinde, sonuçları önemsizleştirildiğinde ya da sergileyen kişi kahramanlaştırıldığında göz ardı edilebilmektedir. Oysa tüm bu koşullar, gençler için şiddeti sergileyenle özdeşim kurmaya ve onu model almaya çok uygun durumlardır. Bu nedenle sınıflamayı hiçbir zaman 13 yaş ve altına indirmez.

    Sekizinci ve son blok, şiddetin yer aldığı bağlamın komik olup olmadığını saptar. Yedi yaş ve üzerindeki tüm çocuklar, bir şiddet eyleminin komik bağlamda yer almasının diğer durumlardan farklı olduğunu kavrarlar. Bu nedenle şiddet eylemleri gerçekleştirilebilir nitelikte ve oldukça etkileyici biçimde sunulmuş olsalar bile komik bağlam farklı bir sınıflamaya götürür.

    Korkutucu içerik


    Yapımların korkutucu içerik açısından derecelenmesi dört blokta ele alınmaktadır. İlk blok özellikle çocuklar için korkutucu olabilecek durumları sıralar. Yedi yaşın altındaki çocuklar kurmaca türü yapımlarda hayal ile gerçeği ayırt edemedikleri için yetişkinlere korkunç gelmeyen hatta onları büyüleyen sahnelerden korkabilirler. Eğer ilk blok (3.1.1) “evet” biçiminde yanıtlanmışsa programın türü ne olursa olsun 7 yaş ve üzeri olarak derecelenir.

    İkinci blokta yer alan sorular, korkmuş insan görüntülerinin değerlendirilmesine yöneliktir: Şiddet, savaş, felaket veya kazaların bir sonucu olarak aşırı korkmuş, dehşet içindeki insanların yapımda görülmesi korku etkisini arttıracağı için yaş sınıflamasını yükseltir. Eğer korkmuş insanlara anında yardım ediliyor ve mutlu sona eriliyorsa yaş sınıflaması düşer. Örneğin Sahil Güvenlik dizisinde boğulma tehlikesi içindeki kişiler genellikle anında kurtarılmakta ve izleyicinin olumsuz etkilenmesine yol açacak bu tür sahneler uzun süre devam etmemektedir.

    Üçüncü blokta görsel-işitsel yapımlarda yaygın olarak kullanılan diğer korkutucu unsurlar değerlendirilmektedir. Bunlar; korkutucu ses ve efektler, ceset görüntüleri ve dehşet yaratan sahnelerdir. Bunların varlığı da etkiyi arttıracağı için yaş sınıflamasını yükseltir.

    Dördüncü blokta korkutucu sahnelerin ya da korkmuş insan görüntülerinin bildik bir çevrede yer alıp almadığı değerlendirilmektedir. Çünkü günlük yaşamda iç içe olduğumuz ortamlarda yaratılan korku sahneleri izleyicinin etkilenme riskini arttırmaktadır. Bu nedenle yaş sınıflamasını yükseltir.

    Cinsel İçerik


    Cinsellikle ilgili blokta, cinsellik içeren dil ya da eylemlerin yer alıp almadığı sorulmaktadır. Cinsel içerikli dil ya da eylemler programda yaygın olarak ya da uyarılma etkisi yaratacak biçimde veriliyorsa yaş sınırlaması yükselir.

    Olumsuz Örnek Oluşturabilecek Davranışlar


    Ayrımcılık: Hangi konuda olursa olsun yapımda ayrımcılığın yer alıp almadığı önemlidir ve ayrımcılıkla ilgili olarak iki ölçüt dikkate alınmıştır. Bunlardan biri, ayrımcılığın açıkça reddedilmesi veya etkisizleştirilmesi diğeri ise ayrımcı ifade ve davranışların komik bir kahraman tarafından gerçekleştirilmesidir (Evli ve çocuklu dizisindeki Al Bundy gibi). Her iki durumda da yaş sınıflaması düşer.

    Madde kullanımı ve aşırı alkol tüketimi: Bu blokta üç soru ya da ölçüt önemlidir. İlki bu türden davranışların yapımda yer alıp almadığı, ikincisi, olumlu ve özendirici biçimde sunulup sunulmadığı ve sonuncusu da yapım boyunca söz konusu davranışlara yönelik açık bir uyarı ya da mücadelenin olup olmamasıdır. Olumlu ve özendirici sunumlar yaş sınırlamasını yükseltir, açık uyarı ya da mücadelenin olması yaş sınıflamasını düşürür.

    Suç ve yasalara aykırı davranışlar: Bu blokta da üç ölçüt önemlidir. Davranışın yapımda yer alıp almaması, davranışı yapanın kahramanlaştırılması ve yasa dışı davranışların açıkça eleştirilmesi ya da reddedilmesi. Davranışı yapan kahramanlaştırılıyorsa yaş sınıflaması yükselir; açık eleştiri ya da red varsa yaş sınıflaması düşer.

    Kaba konuşma-küfür: Küfür ve argonun yaygın şekilde yer aldığı filmler değerlendirilir. 7 yaşın altındaki çocuklar televizyonda yer alan bu tür konuşmaları, çabuk öğrenip olduğu gibi tekrarladıkları ve nerede kullanacaklarını değerlendiremeyecekleri için bu kategorideki yapımlar 7 yaş ve üzeri olarak sınıflanır.

    Değerlendirme Sonucunun Simgeye Dönüşmesi

    İzleyicilere sadece en üst koruma sağlayan yaş grubunun ve zararlı içerik alanının hangisi olduğu bilgisi verilmektedir. Kodlama formundaki sorular belli bir TV programı dikkate alınarak yanıtlanır ve sonunda o TV programı için yaş ve içerik sınıflamasını bilgisayar otomatik olarak verir.

    ÖRNEK: Kodlama sonucunda bilgisayar programı aşağıdaki üç ayrı sınıflandırmayı tespit etse dahi size en geniş korumayı sağlayan ortadaki seçeneği verecektir: Cinsellik, 18 yaş ve üzeri için uygundur.











    Örnek: Kodlama sonucunda bilgisayar programı aşağıdaki sınıflandırmaları tespit ettiğinde en yüksek yaş grubu olan 13 için belirlenen her iki içerik sembolünü de verecektir. Şiddet ve olumsuz örnek oluşturabilecek davranışlar, 13 yaş ve üzeri için uygundur.

















    Başarılı bir kodlama için

    • Uygulama Rehberinin dikkatle okunması
    • Sistemin mantığının tümüyle anlaşılmış olması

    • Mümkün olduğunca çok uygulama yaparak sisteme aşina hale gelinmesi


    önerilir.









        Ana sayfa


    Akıllı İşaretler Sınıflandırma Sistemi

    Indir 71.54 Kb.