bilgiz.org

Açık Kaynak ve Özgür Yazılım Dünyası: Eğilimler, Olanaklar ve Öneriler

  • Tarihsel Gelişim ve Felsefi Temelleri
  • LİNUX USULÜ YAZILIM ÜRETİMİ
  • LİNUX NE SUNAR
  • MASA ÜSTÜNDE GELİŞİYOR
  • Açık Kaynak Hareketinin Yansımaları
  • AÇIK KAYNAK , DÜNYADAKİ EĞİLİMLER VE TÜRKİYE
  • Kore, Brezilya
  • ÜNIVERSITELER VE AÇIK KAYNAK DÜNYASI



  • Tarih28.12.2017
    Büyüklüğü49.8 Kb.
    TipiYazı

    Indir 49.8 Kb.

    Açık Kaynak ve Özgür Yazılım Dünyası: Eğilimler, Olanaklar ve Öneriler

    Mustafa Akgül

    akgul@bilkent.edu.tr

    Açık Kaynak ve Özgür Yazılım hareketi tüm dünyaya yayılmış, internetin yeşerttiği, ve yeni gelişmelere esin kaynağı olan bir beraber üretme, paylaşma ve dayanışma ortamıdır. Hareketin öncü gücü, Bilişim dünyasının asi çoçuğu Linux'tur. Linux, açık kaynak ve özgür yazılım, üniversite ortamlarında, yazılımcılar arasında gelişmeye başlamış, farklı disiplinlere ve toplum kesimlerine yayılma ipuçları vermeye başlamıştır.

    Linux, bilişim sektörüne canlılık getirmiş, tekelleri tedirgin etmiş ve büyük firmaları sarsmıştır. Yeni bir yazılım geliştirme felsefesi, yeni iş yapma biçimleri ortaya çıkmış, tüm dünyayı saran sosyo-politik bir oluşum ortaya çıkmıştır.

    Linux ve Açık Kaynak Yazılımlar, güvenlikten, supercomputing'e, okullardan, kobilere ülkeleri bilişimi yeniden düşünmeye zorlamaya ve ülkelerin bilgi toplumu ve kalkınma stratejilerin bir parçası haline gelmeye sürecine girmiştir. Akademik dünyada Açık Erişim hareketine esin kaynağı olmuş, öte yandan eğitimi ciddi olarak etkileyecek 100 dolarlık taşınır bilgisayar projesinin parçası olmuştur.

    Linux ve etrafındaki konular, sadece Bilgisayarcılara bırakabileceğiniz bir konu değildir. Ekonomistlerin, siyaset bilimcilerin ve sosyologlarında ilgisini çekmeye başlamıştır. Açık Kaynak hareketi başka alanlarda yansımalar yaratmaktadır. Kervana felsefeciler, biyologlar katılmışlar; kültür, sanat, ürünlerinde yeni açılımlar gündemdedir.

    Linux, Özgür Yazılım ve Açık Kaynak yaşamın tüm boyutlarına iz bırakan çağın temel gelişmelerinden biridir.

    Modern hayat gittikçe bilgisayarlara bağımlı ve onlarla içiçe geçmektedir. Bunların bir kısmını bilgisayar olarak tanırız ama büyük çoğunluğunuz farketmeyiz bile: saatimiz, cep telefonumuz, hastanlerdeki cihazlar, uçaklar, otomobiller, trenler, kameralar, kasiyer makinaları gibi. Bunların düzgün çalışması için yazılımlar; işletim sistemi ve uygulama yazılımları gerekmektedir. Açık Kaynak/ Özgür Yazılım hareketi bu araçların yazılım bileşenlerin üretimi, kullanımı konusunda farklı bir felsefeye dayananan, sosyo-politik bir yaklaşımdır.

    Linux teknik olarak işletim sistemin kalbi olan bir çekirdek adıdır, ama yaygın kullanımda bir işletim sistemi, işletim sistemi etrafında bir grup yazılıma verilen addır. Linux, adını çekirdeği 1991'de yazan Linus Torvalds'dan almaktadır. “Linus'un Unix” ü olarak düşünmek mümkündür. Ama, Linux'u, internetin ortaya çıkardığı bir hareket, bir işletim sistemin ötesinde bir felsefeyi temsil eden bir teknik ve sosyal hareket olarak algılmaak daha doğrudur. Hareketin özü , bilimin gelişme modeline uyar: eserlerin paylaşımı. Nasıl bilimde yeni çalışmalar başkalarının insanlığın ortak kültür hazinesine bıraktıkları üzerine kurulursa, açık kaynak kod dünyasında da yazılımlar, başkaları bunlara dayanarak geliştirebilsinler diye açık kaynakla yayınlanır. Bilim dünyasından farklı olarak pek çok kişi aynı anda bir yazılımın gelişmesine çeşitli boyutlarda katkıda bulunabilir. Linux'un gelişmesi Üniversitelerde başlamıştır: MIT'de Richard M. Stallman ve Finlandiya da Linux Torvalds kilit rol oynamıştır. Linux, üniversitelern ötesinde bilişim sektörünü ve geniş kesimleri kucaklamıştır. Tüm dünyaya yayılmış, kullanıcılar, geliştiriciler, internet yoluyla birlikte üretim, destek ve dayanışma ağı oluştururlar. Linux ve açık kaynak hareketleri, ülkelerin bilişim ve giderek kalkınma yarışlarında, stratejik önemde bir politika aracı haline geldi. Biz bu yazıda Linux, Açık Kaynak ve Özgür yazılım dünyasını ana hatlarıyla incelemeye ve başta üniveriste olmak üzere ülkeler için anlam ve önemini tartışmaya çalışacağız.

    Tarihsel Gelişim ve Felsefi Temelleri

    Yazılım en başlarda ücretsizdi ve programcılar yazılım bileşenlerini sınırsızca paylaşırdı. Kullanıcı grupları oluşmuştu ve donanım üreticileri bu grupları desteklerdi. Kullanıcı grupları periyodik toplantılarda bilgi ve tecrübeleri paylaşır, yazılımlar toplu olarak dağıtılırdı. Ortalıktaki bilgisayarlar esas olarak büyük boy bilgisayarlardı.

    Orta boy bilgisayarların ortaya çıkmasıyla farklı işletim sistemleri üretilmeye ve yazılım ticarileşmeye ve “kapalı” hale gelmeye başlamıştı. 1970'lerden itibaren AT&T'de Unix ve C dili gelişmeye ve üniversitelere ücretsiz olarak eğitim ve araştırma amacıyla iletilmeye başlamıştı.

    Özgür yazılım hareketini başlatan, M.I.T Yapay Zeka Laboratuarında çalışan Richard M. Stallman'dır. Tüm ekibin kullandığı yazıcıda sorunlar yaşamışlar, ve yazılıma müdahale ederek, sorunlar aşılmışken, yeni gelen bir yazıcıda sorunları çözme olanağı ellerinden alınmıştır. Çünkü, yazıcıyı bağışlayan firma, ilgili öğretim üyesine, yazılımın kaynak kodunu kimseye göstermeme koşuluyla vermiştir. Bu Stallman'ın kapalı kaynak yazılımlara karşı radikal bir tavır almasına neden olmuş, ve bundan sonra kapalı kaynaklı yazılım yazmama kararı almıştır. Gerekirse garsonluk yaparım, çiftlikte çalışırım ama kapalı kaynaklı yazılımlar üzerinde çalışmam demiştir. M.I.T'deki işinden ayrılmış, ve kendini kapalı olmayan yazılım projelerine vakfetmiştir.



    Richard M. Stallman Özgür Yazılım Vakfı'nı (Free Software Foundationa - FSF) kurdu ve GNU projesine başlattı. GNU projesi "GNU is not Unix" sloganıyla, unix temelli ama onunla sınırlı kalmayan, kaynak kodunun paylaşıldığı herkesin kullanabileceği bir işletim sistemi projesidir. GNU'nun yinelemeli yapısı o zaman “hacker” denilen meraklı, uzman yazılımcılar arasında moda idi.

    GNU herkesin kullanabileceği, sağlam, etkin ve ücretsiz/ucuz bir işletim sistemini hedeflemişti. GNU projesi, "Özgür Yazılım Felsefesi" temeli üzerinde ve kendi lisansı tanımlayarak oluştu ve giderek yeni bir yazılım geliştirme modeline dönüştü. Özgür yazılım fikri özünde kullanıcının bir programı hiç bir kısıtlama olmadan kullanabilmesi, inceleyip değiştirebilmesi, değişimleri dağıtabilmesi, ve programı eşi dostuyla paylaşabilmesi hakkını kapsıyor.

    Burada kritik olan, programın kaynak koduna erişim hakkının sağlanmasıdır. Bu ya programla birlikte kaynak kodunun dağıtılması ya da web üzerinden veya istenildiğinde erişilebilmesidir. GNU projesi kapsamında yazılım geliştirme araçları ve bazı uygulamalar geliştirildi. Özgür Yazılım Vakfı, özgür yazılım konusunda Entelektüel liderlik yaptı, başka özgür yazılım projelerine destek oldu. GNU'nun işletim sistemi olması için grekli çekirdek “Hurd” temelli bir proje yavaş yavaş gelişiyordu.

    1991'de Helsinki'de yüksek lisans öğrencisi olan Linus Torvalds kendine bir işletim sistemi aradı. Sonunda derslerde öğrenme amaçlı kullanılan Minix çekirdeğini geliştirerek yeni bir çekirdek oluşturdu. Bunu internete yerleştirdi, ve haber gruplarında ilan etti. İnternet gelişme sürecindeydi ve haber grupları yeteri kadar güçlü bir haberleşme ve iş yapma ortamı sunuyordu. Çekirdeğe Linus'a atfen linux dendi ve güçlü bir ilgi ve destek dalgası oluştu. Kısa zamanda hem çekirdek gelişti, daha önce var olan GNU ve diğer açık kaynak kodlu yazılımlar bir araya getirildi, bir işletim sistemi olarak paketlendi ve Linux ortaya çıktı. Linux çekirdeğin adı olmasına rağmen, bu çekirdeği kullanan her işletim sistemi kendini Linux olarak tanımladı. Farklı yazılım paketlerini, paketleme strateji ve konfigurasyon seçen çeşitli dağıtımlar ortaya çıkmaya başladı. Ve gönüllü, meraklı ekipler çeşitli dağıtımlar çıkartmaya başladı: slackware, debian gibi. Bunların yanında Linux dünyasının temel ilkelerine ve felsefesine uyan ama ticari bir girişim sonucunda oluşan dağıtımlar da ortaya çıktı: redhat, suse, mandrake gibi.

    Linux'un GNU temelleri üzerinde yükselmesi, işletim sisteminin GNU/Linux olarak tanımlanmasını gündeme getirmiştir. Zaman içinde Hurd de bitmiş ve ortaya az sayıda GNU/Hurd sistemi çıkmıştır. GNU ve Linux, söz konusu sistemin ayrılmaz parçalarıdır. Linux dünyası çatallaşmalara, farklıkların birarada yaşanmasına olanak veren bir dünyadır.

    LİNUX USULÜ YAZILIM ÜRETİMİ

    Linux, bir işletim sistemi olarak canlı ve sürekli gelişen bir Unix türevidir. Bunu sağlayan ise yazılım üretim sürecinin demokratik ve katılımcı yapısıdır. Linux dünyası, internet ortamı üzerine kurularak, yeni bir yazılım üretim metodolojisi ortaya çıkardı. Bu metodoloji, bir proje liderinin öncülüğünde yüzlerce, yer yer binlerce kişinin katıldığı imeceye benzer bir üretim tarzı. Linux çekirdeği böyle gelişiyor. Linux çekirdek listesi kernel-l'de 2000 civarında insan var. Debian Linux içinde 1000 civarında geliştirici var.

    Linux ve açık kaynak yazılımları geliştirenler bazıların düşündüğü gibi, "amatör 3-5 kişi" değil, dünyanın her tarafındaki bilişim profesyonelleridir. Yazılımı geliştirenler bir kaç halkadan oluşuyor. En iç çekirdekte, en azıdan temel açık kaynak projeleri tam zamanlı çalışan bilişim profesyonellerini var. Bir sonraki çekirdekte gene uzman, profesyonel geliştiriciler var ama bunlar tam zamanlı bu projede değil. Bunların dışında daha seyrek olarak katkı veren geliştiriciler var. Bunların yanında hata raporları dolduran, şu özellikleri isteriz diyen, beta sürümleri deneyip rapor yazan, dokümentasyon yazan, kendi dillerine çeviri yapan yerelleştirme ekipleri var. Yazılım geliştirme sürecinde çok çeşitli katmanlarda katkı veren, kullanıcıdan, ana geliştiriciye pek çok kişi var. GNU, KDE, Gnome, Mozilla, Openoffice gibi pek çok proje böyle geliştiriliyor, OSDL - Open Source Develepment Labs de, Linus Torvalds'ın yönetiminde yazılım geliştiriyor.

    Linux ve açık kaynak yazılımlar, bir ihtiyaçtan başlar, çoğunlukla gönüllülerce geliştirilir. Yazılımın sahibi o anki geliştiriciler ve tüm kullanıcılardır. Kararlar esas olarak, teknik boyları gözardı edilmeden demokratik bir şekilde verilir. Arada anlaşmazlık çıkar, o zaman farklı düşünen ekip, çatallaşarak yeni bir türev üretme hakkına sahiptir. Yazılımların ticari anlamda bir sahibi yoktur. Sahibi tüm kullanıcılar ve tüm insanlıktır. Bunu garanti eden ise özgür yazılım lisansıdır. Genel Kamu Lisansı adını verdiğimiz bu lisans, açık kaynak camiasınca geliştirilen bir yazılımın, hiç bir zaman bir kişi yada firmanın ticari malı olmasını engeller. Camianın emeği ile üretilen bir yazılım, ilelebet insanların ortak kullanımına sunulmuştur. Yazılımın nasıl gelişecegi yönündeki kararlar, saydam ve katılımcı süreçlerle yeteri kadar uzun bir sürede camiaca alınırlar. Bu ortamlar, her isteyene açıktır. Açık Kaynak dünyasının zenginliği ve gücü bu demokratik, katılımcı ve saydam yapısından, gönüllülük esasından ve ortaya çıkan ürünlerin tüm insanlığın ortak malı olmasından gelmektedir.

    Açık kaynak dünyasında, bir yazılımın bir başka ekip tarafından ticari ürüne dönmesine izin veren lisanslarda vardır: BSD lisansı gibi. Bu dünyada, yazılımı kendi amaçların için uyarlamakta hiç bir kısıtlama yoktur. Bazı lisans türlerinde özgür yazılım lisansındeki ürünü değiştirip, dağıtınca, değişiklikleri yayınlamak zorunluluğu vardır. Ürünleri satmak konusunda bir sorun yok, kaynak kodunu vermek kaydıyla.

    Açık kaynaklı yazılımları kendi imkanları ile geliştien ticari kurumlarda var. Bunlar, ellerindeki ürünleri, yeni bir ürün içine gömüldüğünde farklı bir fiyatlama ile daha esnek bir lisans ile satabiliyorlar. Mysql ve BerkeleyDB bu şekilde çalışıyor.

    Bir başka deyişle, açık kaynak dünyası, yeni bir iş modelleri, yeni bir paradigma ile profesyonellerce yazılımları geliştiriliyor. Açık kaynak dünyasında çeşitlilik var. Ürünlerini birden farklı lisansla sunan, açık kaynakla çalışan kar amacı güden firmalarda var.

    LİNUX NE SUNAR?

    Linux en gelişmiş Unix olma iddiasındadır. Özellikle en mütevazı donanımlarda da çalışmak üzere tasarlanmış, masa üstünden, sunuculara, süper bilgisayardan, cep telefonuna, network yönlendiricileriden, tüm gömülü sistemlerde kullanılmak üzere sürekli geliştirilen bir işletim sistemidir. Linux'un olduğu her yerde alternatif kardeş işletim sistemi ve yazılımlarıda görebilirsiniz. Açık kaynak kod size, hem kullandığınız yazılımın eksik özelliklerini, sizin gereksinimlerinize göre ekleme olanağı sunmakta, hem de istemediğiniz özellikleri çıkartma olanağı sunmaktadır. Güvenlik ve başka nedenlerle, basitleştirilmiş ama sağlamlaştırılmış programlar, özellikle işletim sistemi bugün oldukça yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.

    Linux yüksek başarımlı bir işletim sistemi sunar. Düzgün kurulduktan sonra kendi başına bırakabileceğiniz bir sistemdir. İnternette, Netcraft'ın yayınladığı en uzun süre ayakta kalan işletim sistemleri açık kaynak kodlu sistemlerdir. Dünyanın en yaygın cache/proxy hizmeti veren Akamai de Linux sunucuları ile çalışıyor. Microsoft web hizmetleri Akamai kanalıyla Linux sunucuları üzerinden tüm dünyaya iletiliyor. Google, linux makinalar üzerinde, amazon linux makinaları üzerinde, yahoo ise kardeş açık kaynak kod işletim sistemleri üzerinde çalışmaktadır.

    Linux emin olabileceğiniz bir güvenlik sunar. Güvenlik uzmanlık ister; sürekli takip, izleme, kuşku içinde olma ve güncelleme ister. Açık kaynak kodu, size zincirin tüm halkalarını inceleme, güvenli hale getirme konusunda geniş olanaklar sunar. Güvenlik bir ürünle, bir parçayla sağlanacak bir özellik değildir. Bir bütün olarak ele alınıp, uygun politikaların geliştirilip uygulanması gerekir. ABD'de NSA (National Security Agency, Ulusal Güvenlik Kurumu) güvenli linux sürümü (securelinux) üzerinde yıllatdır çalışıyor. Tabii ki, bu herkese açık ve pek çok dağıtımla birlikte gelmektedir.

    Linux en yaygın internet hizmetlerini güvenilir ve yüksek başarımla ve pratik olarak ücretsiz sunar. Dünya web sunucularının %67'sini kapan Apache, e-posta sistemin ana ağırlığını çeken sendmail/postfix/qmail, cache hizmetlerini sağlayan squid, diğer işletim sistemleri ile uyum sağlayan samba, DNS sunucusu bind, betik dilleri php/perl/python, Java/servlet/tomcat, dizin hizmetleri için LDAP, SSL ailesi, mysql/postgresql gibi veri tabanları ilk anda akla gelen sunucu boyutundaki uygulamalardır. Bunlara ticari ürünleri de eklemek gerekir: oracle, db2, sybase gibi veri tabanları, lotus notes, SAP gibi kurumsal hizmet yazılımları da ekleyebiliriz.

    Gömülü sistemler Linux'un gittikçe artan bir oranda kullanıldığı bir ortamdır. Açık kaynak oluşu, güvenilir ve sağlam bir yapısı oluşu pek çok uygulamada kullanılmasını mümkün kılıyor. Bu tüm sektörlerde cihaz geliştirenler için önemli. Çünkü hemen her cihazda yazılım bileşeni var ve gittikçe önemi ve dolayısıyla katma değeri artıyor.

    Yüksek başarımlı hesaplama veya süperbilgisayarlarda Linux önemli bir yere sahiptir. Yeni ilaç tasarımı, malzeme tasarımı, araba tasarımı, nükleer araştırmalar, gen araştırmaları gibi teorik ve deneylerin yapılması çok zor ve masraflı konular yüksek başarımlı hesaplama kategorisindedir. ABD hükümetinin en büyük makinaları arasında Linux kümeleri yer almaktadır. Hesaplama gücü açısından dünyanın en güçlü makinalari top500.org webinde 6 ayda bir güncellenir. 2005 sonundaki (26.) listede %72'si linux kümelerinden oluşmaktadır. İşletim sistemi olarak unix %20, linux ise %74'i kapsamaktadır. Ülkemizde de belli başlı makinalar linux makinalardır. Çünkü hem ucuz hemde güçlü makinalardır.

    MASA ÜSTÜNDE GELİŞİYOR

    Linux size mütevazı bir donanımla hetorojen ağınızda uyum sunar. Windows makinalarınızla uyumlu, Novel ve Apple ağınızla sorunsuz bir şekilde çalışabilir. Onlara dosya paylaşımı ve benzeri sunucu hizmetlerini sunar. Eski bir pentium makineniz, sizin windowslarınıza Domain Kontroller olarak çalışabilir; ücretsiz yazılımlarla virus ve spam denetimi yapabilir.

    Linux masa üstünde sürekli gelişiyor. 3 sene önce ZDNET, Linux'un masa üstünde hazır olduğu ilan etmişti. Üçüncü parti ürünlerde Linux'un geride kalması pazarın yapısının doğal sonucu. Başka sistemlere alışkın olanlardan bazıları Linux'a alışmakta zorlanacaklardır. Ama, Linux masa üstünde talepkar bir kullanıcıya üstün hizmetler sunmaktadır. Yazılım dünyası çok hızlı bir gelişim geçirmektedir, o nedenle bazı sorunlar yaşanması eşyanın tabiatındandır. Modern dağıtımlar masa üstünde rakip işletim sistemleri ile yarışabilecek bir konuma gelmişlerdir.

    Türk kullanıcılarına yönelik Pardus ulusal işletim sistemi güçlü bir seçenektir. Düzgün türkçe yapısı ve gelişkin tasarımı ile türk kullanıcısını ikna etmesini bekliyoruz. Pardus, normal bir kullanıcının tüm gereksinimini karşılayacak bir şekilde tasarlanmış ve donatılmıştır. Tabii ki, Türkiyedeki açık kaynak eko sisteminin katkıları ile eksikliklerini kapatıp, gelişmeye devam edecektir.



    Linux Seçenek Demektir!

    Grafik arayüz olarak KDE ve GNOME temel seçenekleri ve bunun yanında çeşitli pencere sistemleri de vardır. XP kullanıcılarına yönelik, Xandros, Turkix gibi dağıtımlar vardır. Masaüstünde ofis seti olarak OpenOffice, Staroffice, Kword ve benzeri ofis araçları vardır. Akademik dünyadan sayısız uygulamalar, multimedya ve bilimsel uygulamalar, yazılım geliştirme araçları ve ortamları, meraklı, talepkar kullanıcılara başka ortamların sunamayacağı olanakları ve keşif malzemeleri sunmaktadır. Linux, başka ortamlarda çalıştırabileceğiniz yazılımları da kolaylıkla geliştirebileceğiniz MONO (.net), kylix (delphi), apache/mysql/php, perl/python/ruby java gibi ortamları da sunmaktadır.

    Hemen her konuda açık kaynak dünyasında seçenekler vardır. Bu web, posta sunucusunda, listecide, ofis setinde, tarayıcıda, multimedya yazılımlarında, bilimsel hesaplama yazılımlarında, küçük uygulamalarda da geçerlidir.

    Açık Kaynak dünyasında yazılımları derli toplu sınıflayan sunan çeşitli yerler vardır. Freshmeat.net, linux.org.tr, LDP, sf.net, gnu.org, bunu yapmaya çalışan merkezlerden bazılarıdır. Yazılım geliştirme merkezi sf.net'de 100 binden fazla proje, 1 milyonu aşkın kullanıcı tarafından geliştiriliyor. Savannah.gnu.org'ta 40 bin geliştirici 2500 proje üzerinde çalışıyor. Unesco/GNU birlikte özgür yazılımların bir listesini tutuyorlar (directory.fsf.org). Bu listede 3500 yazılım var.



    Açık Kaynak Hareketinin Yansımaları

    Açık Kaynak ve Özgür Yazılım bir üretim biçimi, bir işbirliği ortamı olarak bilişim dünyası dışındakilerin de dikkatini çekmiştir. Dünya üzerinde dağılmış insanların demokratik bir şekilde söz sahibi olmaları, herkesin katkı yapabilmesi, ortaya çıkan ürünlerin herkesin ve giderek insanlığın ortak malı oluşu insanların bu çabaya kolayca katılmasına ve katkı vermesine yol açmıştır. Bu başarıdan yola çıkarak benzeri birlikte üretme hareketleri başka alanlarda da kendini göstermeye başlamıştır.

    Dağıtık yapıda beraberce üretmek fikrinden hareketle Stanford Üniversitesi öncülüğünde gelişen Felsefe Sözlüğü (plato.stanford.edu), Evrensel Ansiklepodi olan wikipedia.org bunun en bilinen örnekleri arasında. Wikipedia, Türkçe dahil, bir çok dilde gönüllülerce geliştiriliyor.

    Biyolojide “Open-Source Biotech”, “BiOS - Biology in Open Society” gibi adlarla, yaşam bilimlerinde patentleri açık kaynak ilkelerine uygun bir şekilde kıstlamasız paylaşım hareketi gelişiyor.

    Yazılım dışında kültür, sanat ürünlerinin paylaşımına yönelik “tüm haklar saklı” yerine “bazı haklar saklı” sloganını kullanan “Creative Commons (CC)” lisansı resim, muzik, film ve edebiyat ürünlerini paylaşmanın mekanizmasını oluşturmaktadır. Google CC lisanslı ürünleri bulmayı mümkün kılmaktadır (ileri tarama ile). “Açık Kaynak Su” şisesini bir konfernasta sergilediler. Ders notları konusunda M.I.T ve Rice Universitesinin başını çektiği bir akım yavaş yavaş gelişiyor.

    Açık kaynak dünyasının katılımcı, hiyarerşik olmayan yapısı siyasetde de kendini göstermeye başladı. Son ABD ön seçimlerinde, kimsenin bilmediği aday adayı Howard Dean, interneti açık kaynak felsefesine uygun bir şekilde kullarak fark yarattı. “Extremedemocracy.com” webinde sergilendiği gibi “Dean Space” kavramı ortaya çıktı.

    AÇIK KAYNAK , DÜNYADAKİ EĞİLİMLER VE TÜRKİYE

    Açık kaynak yazılımlar pek çok bakımdan bir ülkenin kalkınmasında önemlidir. Bunları tasarruf, istihdam, bilişim sektörünün gelişmesi, güvenlik, sayısal uçurumun önlenmesi ve rekabet avantaji ana başlıklarında toparlayabiliriz. Bir başka deyişle, açık kaynak politikaları bir ülkenin Bilgi Toplumu stratejisin temel yapıtaşlarından biri haline gelmektedir.

    Açık kaynak yazılımları satın alma ve lisans açısından makro düzeyde ülkeye ciddi bir tasarruf sağlayacaktır. En basitindan temel işletim sistemi ve ofis setinin ülkeye maliyeti kolayca milyonlarca dolar boyutundadır. Bu nedenle, sadece Kore, Brezilya gibi ülkeler değil, İspanya, İtalya, Almanya, İngiltere de bile açık kaynak yazılımları kullanmak yolunda ciddi adımlar atılıyor. AB güvenlik yazılımlarında resmen açık kaynak kodlu yazılımları öneriyor. Açık kaynak kod yazılımların kamu yönetiminde kullanılmasına yönelik milyon avroluk projeleri destekliyor.

    Bazı örnekler vermekte yarar var. İspanya'da Extramadura, göreceli olarak geri kalmış bir bölge. E-avrupa projesi başlayınca, bölge hükümeti e-avrupa hedeflerini gerçekleştirmek için kolları sıvamış. Nüfüs yoğunluğunun düşük oluşu, gelir düzeyinin de düşük oluşu nedeniyle, özel sektörü internet altyapısını kurmak ve hizmet sunmak için bölgeye çekilemiyeceği ortaya çıkmış. Bölge hükümeti, kendi olanakları ile tüm toplumu İnternete taşımya karar verir. Altyapıyı kurar, intenret bağlantılarını sağlar, okullar, devlet dairelerin yanında, yurttaşlara da erişim sağlamaya koyulur. Tüm sınıfları, laboratuarları değil, tüm sınıfları, bilgisayarla donatır. Yurttaşlar için internete rişim noktaları sağlar. Yazılımı Linux temelli yapar.

    LinEx – Linux Extramadura adlı bir dağıtım geliştirir. Tabii daha mütevaz, donanımla çalışabilir. Sadece yazılım maliyetinden tasarruf sağlamaz, yazılımları yerelleştirir, isimleri ispanya kültüründen alır. Brezilya'da Kamu Erişim Noktaları geliştirilir, bunlarda Linux temellidir. Varoşlarda ağılrıklı olarak hizmet verir.

    Almanya'da Münih Belediyesi, tüm bilgisayarlarıı 3 yıllık bir süreçte Linux ve açık kaynak koduna geçirmeye karar verdi. Patent tehditleri üzerine duraksadı ama daha sonra program uygulanmaya başladı. Yolun yarısındalar. Bunlar gibi pek çok örnek söz konusu.

    Bugün normal bir PC'nin yazılım maliyeti, normal piyasa fiyatları ile donanımı aşmıştır. Geniş kitleleri bilgisayarla buluşturmak isteyen ülkelerin bu maliyeti ödemesi mümkün değildir. Açık kaynak yazılımlar, tek seçenek olarak ortaya çıkmaktalar. Aynı gerekçelerle, 100 dolarlık laptop projesi ancak açık kaynakla hayata geçebilir.

    Diğer önemli boyut insan gücü yetiştirmek ve insana yatırımdır. Bilgisayarı ciddiye alan herkesin Linux ve açık kaynak kodlu yazılımlarla tanışması gerektiğini düşünüyoruz. Elini kirletmek isteyen her bilgisayar meraklısı için, bir linux sistemi üzerinde deney yapmak bulunmaz bir fırsattır. Elinizdeki sistemin, gücünüz yettiği, aklınız aldığı ölçüde kurcalayabilmek, fikirleri deneyebilmek, ve bunu evinizde, mütevazı bir donanımla, yazılım maliyeti olmadan yapabilmek çok önemli bir avantajdır. Elinizde binlerce yazılım örnek olarak durmaktadır. Bunların hepsi fikir almak, nasıl yapıldığı görmek, anlamak ve taklit etmek için serbestçe önünüze serilmiş durumda. Ayrıca önemli bir miktarı, alıp, kesip biçip, rahatça yeni yazılım üretmek için kullanabileceğiniz bir lisansa sahip. Bunun bol miktarda her kademede bilişimci yetiştirmenin olmazsa olmaz ön koşulu olduğunu düşünüyoruz. Şayet, Dünya bankasının 1994 raporunda önerdiği gibi sadece bilgi teknoloji kullanan br ülke olmak istemiyorsak, sadece bilgi teknolojileri ürünü değil, doğrudan Bilgi Teknolojisi üretmek istiyorsak, bunun yolunun açık kaynak kodla yoğrulmuş geniş kadrolardan geçtiğini düşünüyoruz.

    Açık Kaynak kodu, ülkenin her tarafına yayılmış, yazılım üreten meraklıları oluşturmanın, kurulacak küçük şirketleri yaşatmanın önemli bir aracı olarak görüyorum. Büyük şirketlerin çözüm ortağı olmak yerine kendi çözümünü üretmeye kalkan şirketlerin yeşereceği bir ortamdır Açık Kaynak Dünyası. Açık kaynak, ülkeye ve ülke bilişimine yatırımdır. Açık kaynak dünyası, internet sayesinde çok sıkı bir yardımlaşma ağı oluşturmuştur. Bu ağ Türkiye ile sınırlı değildir. Böyle bir ağ, Anadoluya yayılmış, küçük firmalara, geliştiricilere, meraklılara ciddi bir destek olacaktır.

    Rekabet, Türk sanayicisinin daha yeni hissetmeye başladığı, ve tam olarak ne yapacağını bilmediği bir konu. Hala ar-ge çalışmaları devede kulak, uzun vadeli stratejik planlar yerine, fabrikaları yurt dışına taşımak önemli bir seçenek. Bilişim artık hem ürün geliştirmenin önemli bir parçası, ve asıl önemlisi giderek çok fazla ürünün bir üretim faktörü. Dolayısıyla, bilişim maliyeti, özellikle elektronikte öne çıkıyor. Açık kaynak yazılımlar temelinde geliştirilen ürünler ciddi bir rekabet avantajı sağlayacaktır. Bu hem yazılım geliştirme maliyetlerinde hem de lisans ücretlerinde farkedecektir.



    ÜNIVERSITELER VE AÇIK KAYNAK DÜNYASI

    Açık Kaynak, Özgür yazılımla Üniversitelerin ilişkisini bir kaç boyutta incelemek gerekir: yazılım kullanıcısı kurum, verilen eğitim, ve öğretim üyelerinin bireysel kullanımı, araştırması ve açık kaynak'a kurumsal destek açısından.

    Hemen her üniversitemizde sunucularda açık kaynak yazılımlar kullanılıyor. Genelde kapalı kaynak ve açık kaynak yazılımların ihtiyaçlara göre harmanı söz konusu. Bir kaç üniversite hariç, web, e-posta gibi hizmetler açık kaynak ürünlerle sağlanıyor. Laboratuvarlarda daha yoğun kullananlar var. İnönü, Sabancı ve İzmir ekonomide daha belirgin bir politika var. Ama, genelde öğrencilere açık kaynak alternatifi sunma konusunda belirgin bir politika göze çarpmıyor. Öğretim üyeleri arasında masaüstünde Linux kullanan azınlıkta.

    Temel bilişim eğitiminde ise marka bağımlısı yapı esas olarak sürüyor. YÖK'ün 1997'lerde başlattığı her üniversite öğrencisinin enformatik dersi, tam bir başarı ile uygulanmıyor. Zamanında Enformatik Milli Komitesi bu derslerin içeriğini "Word-Excell-Powerpoint" olarak belirlemişti. Marka ve ürün eğitimi veren Üniversite! Enformatik eğitiminin, alternatif işletim sistemi ve beraber çalışabilme alışkanlığını sağlaması gerekir. Eğitimin kavramsal olması, marka ve üründen bağımsız olması gerekir. İstatistik, temel matematik bilmeyen ve hesaplama ihtiyacı hissetmeyen öğrencilere Tablolama yazılımları öğretmek, o kişilerin bu yazılımları sadece Tablo hazırlarken bu yazılımları kullanmalarını sağlıyor. Bir başka deyişle, her üniversite öğrencisi Linux ve Windowsu ikilisiyke birlikte çalışabilecek kadar öğrenmesi gerekir. Temel bilişim eğitiminin, matematik, istatistik, yazma, konuşma ve iletişim eğitimi ile uyumlu olması gerekir.

    Bilgisayar mühendisliği, Bilgisayar meslek okulu öğrencilerinin Linux ve açık kaynak kodla tanışması kanımca şart. Temel kültürün karşılaştırmalı bir şekilde verilmesi gerekir. İşletim sistemi dersini başka nasıl verirsiniz? Müfredatların buna göre değişmesi gerekir.

    Öğetim üyelerinin Linux'un bir masaüstünün ötesinde hesaplama yeteneklerinin farkında olması gerekir. Bu nedenle, üniversitenin bu konuda hem temel eğitimi vermesi hemde gerekli desteği sağlaması gerekir. Kişinin masasındaki Linux bilgisayar üzerindeki programlama dilleri desteği ve geliştirme araçları ile, her öğretim üyesinin sadece ticari yazılımları kullanma olanağı sunmakla yetinmemekte, ona dünya üzerindeki meslektaşlarının deneysel yazılımlarını, açık kaynak yazılımları kullanma olanağı sunmaktadır. Her alanda, kullanılabilecek açık kaynak yazılımlar var ve sürekli gelişiyor. Bu yazılımları internet üzerindeki kullanıcı ağından yardım alarak kullanmak mümkün. Biraz programlama merakı olanların yazılımın gelişmesine katkıda bulunması ve yazılımı kendi gereksinimine göre uyarlaması ve geliştirmesi mümkün.

    Birdenbire yeni bir işletim sistemi öğrenmek, benzer yazılımlar olsada yeni yazılımlara alışmak insanı tedirgen eder. Değişimin bir maliyeti vardır, ve insan her zaman bunu ödemek istemeyebilir. Bizim önerimiz, herkesin Linux ve açık kaynak yazılımlarla tanışması, kendi hızıyla öğrenme sürecine girmesi, kendini rahat hissedecek noktaya gelince, Linuxa geçmesi şeklindedir. Bir bilgisayara birden fazla işletim sistemi kurmak mümkün. Hatta vmware adlı yazılımlarla bir pencere linux bir diğerinde windows çalıştırmak mümkün. Hesapları Linux'ta, özel yazılımlari windowsta kullanmakta mümkün olabilir. Linuxa geçiş, kendi hızınızla olmalı. Ama, muhakkak linux ve açık kaynak yazılımlarla tanışın. Size yardım edecek büyük bir kullanıcı ağı söz konusu. Linux'la tanışmak, entellektüel merak, bireysel gelişim, mesleki görev ve kurumsal sorumluluktan dolayı gereklidir.

    Üniversite camiasının Linux ve açık kaynak kod konusunun bilgisayarcıları ilgilendiren teknik bir konu olarak görmekten vazgeçip, konunun ülkenin kalkınması, rekabet avantajı yakalama, istihdam politikaları ve bilgi toplumu stratejileri açısından bakmaları gerekir.

    Linux ve açık kaynak kod dünyasına hoş geldiniz!

    Referanslar

    Paul Dravis, “Open Source Software: Perspectives for Development”, InfoDev,2005

    http://www.infodev.org/

    Zambrano, Raul, “Free Open Source Software for Developeing Countries: Building Local Capacity Through Knowledge Sharing and Networking”, UNDP ICTD 2003

    Kenny, Charles, “The Internet and Economic Growth in Least Developed Countries: A Cse of Managing Expectations”, Dicsssion paper no: 2002/75, World Institute for Developemnt Economic Research

    Tong, Tan Wooi, “Free/Open Source Software: Education”, IOSN, UNDP-APDP, 2004a, http://www.iosn.org










        Ana sayfa


    Açık Kaynak ve Özgür Yazılım Dünyası: Eğilimler, Olanaklar ve Öneriler

    Indir 49.8 Kb.