bilgiz.org

8. etkiNLİK: soru sormayi gözleme




Tarih01.10.2017
Büyüklüğü51 Kb.

Indir 51 Kb.

8. ETKİNLİK: SORU SORMAYI GÖZLEME




ÖĞRENCİLERİN OTURMA PLANI



ÖĞRETMEN MASASI




BURÇAK FEYZA ARSLAN

ÖZLEM AKSOY

SENA YAZAN

IŞIL CÖMERT

GÖKHAN ŞİMŞEK

AHMET KELEŞ

MUHAMMET KÖŞKER

ATA KAAN KOÇ




İNAN CİN

NAZLICAN MOLDUR

MELİSA ÖZTÜRK

BUĞRA ŞENTÜRK(OKULA GELMEDİ.)

DERYA AY

AYSEL ATACAR




KÜBRA SÜMEYYE KESKİN

ÜMİT YUSUF YİĞİT

KAYAHAN GÜNERİ

FEHMİ AKTAŞ

MERVENUR BAYRAKTAR

FİKRİYE BURÇAK KÖKSAL

DAMLA SÖNMEZ

MERT SEÇKİN


DERS: HAYAT BİLGİSİ

SAAT: 08:30

Öğrencilerin her hafta oturma planları değişmektedir. Her cuma bir sonraki hafta oturacakları yerleri belirlemek için kura çekmektedirler.

Dersin başlangıcında öğrencilerin 19-04-2010 tarihi pazartesi günü yaptıkları futbol maçı hakkında sohbet edildi. Daha sonra derse geçildi öğrencilere ve şu sorular yöneltildi.

1-Öğretmen: Geçen Cuma günü nereye gittik?

Kayahan: Meteorolojiye gittik.

2-Öğretmen: Meteorolojide ne yapılıyordu? Neden meteoroloji var?

Muhammet: Hava durumu tahmini için meteoroloji var.

3-Öğretmen: Başka fikri olan var mı? Hava durumu derken neyi kastediyorsunuz?

Fehmi-Burçak Feyza-Aysel-Ata Kaan: Havanın nemli, gök gürültülü, sıcak olduğunu hava durumu sayesinde biliyoruz.

4-Öğretmen: Hava durumunu ölçen aletin adı neydi?

Mervenur: Termometre öğretmenim.

5-Öğretmen: Kaç tane termometre vardı?

Melisa: İki tane vardı. Birisi en düşük birisi en yüksek sıcaklığı ölçüyordu.

6-Öğretmen: Bunları maksimum, minimum diye adlandırıyoruz.

Burçak Feyza: Nemi ölçen alette vardı.

7-Öğretmen: Metre kareye en fazla yağışın düştüğü yer neresidir?

Gökhan: Rize.

8-Öğretmen: Meteorolojide ki memur bize ne dedi?

Ata Kaan: Gelen gruplar arasında hiç bu kadar soru soran olmadı.

9-Öğretmen: Cuma günü geziye gitmeyi planladık. Önümüzdeki 3 günün hava durumu tahminlerine baktık. Cuma gününün güneşli olduğunu gördük. Bütün hazırlığımızı yaptık. Cuma günü geldi ve havanın bozuk olduğunu gördük. Neden böyle oldu?

Mervenur: Hava durumu tahmini sonucu %10 yanlış olabilir.

Ata Kaan: Hava durumu tahmin sonucu %10 yanlış, %90 doğru kabul ediliyormuş.

10-Öğretmen: Artvin’de en çok karşılaştığımız zorlu hava olayı nedir? İlimizde çok miktarda kar yağışı oluyor mu? Bu yıl hiç okul tatil oldu mu?

İnan: Hayır, olmadı.

Burçak Feyza: Rize’den ananem geliyordu. Yolda kardan dolayı kaza yaptılar.

11-Öğretmen: Nerede kaza yaptılar?

Burçak Feyza: Hatırlamıyorum.

12-Öğretmen: Cankurtaran olabilir mi? Çünkü oranın yüksekliği daha fazla.

Burçak Feyza: Olabilir.

13-Öğretmen: Artvin’de hava olayları nasıl bir tehlike oluşturabilir? Çok yağmur yağıyor mu?

Sınıf: Geçen yıllarda Yusufeli’nde çok yağmur yağdığından sel olmuştu.

14-Öğretmen: Eriyen karlar tehlike oluşturuyor mu?

Gökhan: Hayır.

15-Öğretmen: Artvin’den geçen nehrin adı neydi? Üzerinde deriner barajı var.

Fehmi: Bilemedi.

Kayahan: Çoruh nehri.

16-Öğretmen: İlkbaharda neden suyun miktarı fazla ve su hızlı akıyor?

Sınıf: bilemedi. Öğretmen ipucu verdi.

17-Öğretmen: Dondurma neden erir?

Mert: Sıcak olduğu için karlar eriyor.

Kayahan: Güneş ışığı karlara vurduğu için eriyor.

18-Öğretmen: Neden bu yıl Borçka’da sel oldu?

Sınıf: Bilemedi.

19-Öğretmen: Çünkü Borçka’da arazi kısıtlı olduğu için evler nehrin kenarına yapılıyor. İlkbaharda da nehir taştığı için sel oluyor. Su taşkınları ilçeye zarar veriyor.

20-Öğretmen: Sabahleyin haberleri dinleyen var mı?

Damla: Yanardağ patladığı için oluşan kül bulutu haberini dinledim.

21-Öğretmen: Hangi ülkede gerçekleşti bu olay?

Burçak Feyza: Filipinler.

22-Öğretmen: Başka hangi olaylar vardı?

Burçak Feyza: Rize’de bir dereye araba uçmuş.

23-Öğretmen: Hangi dereye uçmuş?

Ata Kaan: rüzgârlı deresi.

Muhammet: Fox’ta izlediği bir haberi anlattı. Ömer adında bir adamın cinnet geçirdiğinden sevdiği kızın boğazına bıçağı dayamış. Polis gelince bırakmış.

24-Öğretmen: Bu tip haberler sizin için uygun değil. Hava durumu ile ilgili olan haberleri dinleyin. Bu sayede ona göre giyinebilirsiniz. Yanınıza şemsiye alırsınız.

Etkinliğe geçildi.

Etkinlik: Dikkat Buzlanma Var

1-Öğretmen: Evde küçük tüpü olan var mı?

Muhammet: Yok.

Ahmet: Var.

Öğretmen Ahmet’e daha sonra görev vereceğini söyledi. Nazlıcan etkinliğin okuma parçasını okumaya başladı.

2- Öğretmen: Farklı hava koşulları nedir?

Melisa: Sisli, karlı, yağmurlu olması.

İnan: Buzlu.

3- Öğretmen: Yağmur nasıl bir tehlike oluşturuyor?

Burçak Feyza: Çok yağmur yağarsa araba kullanırken önümüzü göremeyiz ve kaza yaparız.

4- öğretmen: Güneşli hava nasıl bir tehlike oluşturuyor?

Aysel: Güneşli havada güneş gözümüze yansır. Önümüzü göremeyiz ve kaza yaparız.

5- Öğretmen: Görüş mesafesi trafiği nasıl etkiler? Azalmasına sebep olan hangi hava olayıdır?

Damla: Sisli havadır.

6- Öğretmen: Sisli hava nasıl etkiler?

Burçak Feyza: Önümüzü göremeyiz.

7- Öğretmen: Zincir nasıl etkiler? Zinciri ne zaman takarız?

Fikriye Burçak: Karlı ve buzlu havalarda takılır. Bu sayede araba kaymaz.

Muhammet: Bisiklete zincir takılır mı?

Öğretmen: Bisiklete kendi vücudumuz yön verdiğimiz için biz bisikleti durdurabiliriz.

8- Öğretmen: Fren mesafesi nedir?

Ata Kaan: Nerede vitesi boşa alıp frene basacağımız zamandır.

Öğretmen burada Muhammet ve ata Kaan’ı tahtaya çıkardı. Fren mesafesini drama yaparak anlattı. ‘Frene bastığımız yer ile durduğumuz yer arasındaki mesafe fren mesafesidir.’ şeklinde anlattı.

9- Öğretmen: Hızımız 89 km olsun. Frene basarsak tahminen kaç metre sonra dururuz?

Gökhan: 22-25 metre sonra dururuz.

10- Öğretmen: Mecliste bölünmüş yollarda hız sınırı 110 km’ye çıkartıldı. Hızımız 100 km olursa fren mesafesi ne olur?

Derya: Cevap veremedi.

Sena: 35-40 metre.

11- Öğretmen: Yol nasıl kayganlaşır?

Fehmi, Nazlıcan, Ata Kaan: Buzlanma olunca, kar yağınca, yolda su olunca kayganlaşır. Öğretmen asfalt erimesini de ekledi.

12- Öğretmen: Yoğun trafik nedir? İlk önce trafik nedir?

İnan: Bir yerde bir sürü arabanın olmasıdır.

Muhammet: Arabaların bir yerden gidip gelmesidir.

Ata Kaan: Arabaların hareket etmesidir.

13- Öğretmen: Sadece yollarda arabalar mı var? Yayalar yok mu?

Kayahan: Araba ve insanların yollarda olmasıdır.

Burçak Feyza tahtaya kalktı. Öğretmen ona kara yolu yazdırdı. Kara yolunda ne vardır?

Ata Kaan: Taşıtlar var.

Melisa: Taşıt ve insanlar var.

Fikriye Burçak: Taşıt ve canlılar var.

14- Öğretmen: Bu taşıtlar ne sayede gidiyor?

Gökhan: Benzin.

15- Öğretmen: Benzini ne hareket enerjisine çeviriyor?

Ata Kaan: Petrol.

Muhammet: Gaz kısmı.

Özlem: Motor.

Bisiklet gibi taşıtların motorsuz taşıtlar olduğu söylendi. Motorsuz taşıtlara öğrenciler örnekler verdi. Scoter, at arabası, el arabası, kaykay gibi. Motorlu, motorsuz taşıt, canlılar kavramları tahtaya yazıldı. Öğretmen bunları kullanarak trafiği tanımlamalarını istedi.

Mervenur: Taşıtların ve canlıların hareketleri.

Ata Kaan: Karayolunda motorlu ve motorlu taşıtların, canlıların olmasıdır.

DERS: MATEMATİK

SAAT: 09:25

Öğretmen tahtaya soru yazdı.

1.Soru: Çevresi 20 cm olan bir kare çiziniz. (Cetvel kullanmayı unutmayın.)

1-Öğretmen: Karenin kaç kenarı vardır?

Ata Kaan- Gökhan: 4 kenarı vardır.

2-Öğretmen: Karenin 4 kenar uzunluğu nasıldır?

Sınıf: Eşittir.

3- Öğretmen: Öyleyse. Karenin çevresi nasıl hesaplanır?

Damla: Bir kenar uzunluğu ile 4’ü çarparız.

4- Öğretmen: bu soruda çevresi biliniyorsa bir kenarını nasıl buluruz?

Özlem: 20’yi 4’e böleriz. Özlem tahtaya kalktı. 20’yi 4’e böldü. 5 cm buldu.

5- Öğretmen: Neden 4’e böleriz?

Sınıf: Karenin 4 kenarı olduğu için 4’e böleriz.

6- Öğretmen: Nazlıcan karenin bir kenarını bulduk mu? Kaçtır?

Nazlıcan: 5 cm.

Öğretmen öğrenciler cevabı defterlerine yazarken birkaç öğrenciye şaşırtmalı sorular sordu.

7- öğretmen: ışıl 20’yi 4’e böleriz 6 mi eder?

Işıl: Hayır.

8- öğretmen: Muhammet 5 ile 4’ü çarparız 21 mi eder?

Muhammet: Hayır.

9- Öğretmen: Şimdi kareyi çizebilir miyiz?

Dersin başında Ata Kaan çalışma kâğıdına bu karenin sığmayacağını söylemişti. Öğretmen Ata Kaan’a ‘Şimdi çizebilir miyiz?’ dedi. Ata Kaan evet dedi.

10- 5 cm defterde kaç kareye denk gelir?

Sınıf: 10 kareye eşittir.

2. Soru : Çevresi 24 cm, kısa kenarı 4 cm olan bir dikdörtgen çiziniz.

11- Öğretmen: Ata Kaan’a bu hangi şekil olur diye sordu.

Ata Kaan: Dikdörtgen.

Aysel yanlış cevap verdi. 4 ile 4’ü çarptı. Öğretmen neden öyle yaptın dedi. Aysel bir önceki soruda böldük bunda da çarptım dedi. Öğretmen bir önceki soruyla bu sorunun alakası yok dedi.

12- Öğretmen: Bilinmeyen neler var?

Sınıf: Uzun kenar var.

Ahmet defterinde doğru çözdüğü için tahtaya kalktı. Bir tane dikdörtgen çizdi.

Öğretmen verilenleri yerleştir dedi. Ahmet kısa kenarlara 4 cm yazdı.

13- Öğretmen: Başka ne verdi?

Sınıf: Çevresini verdi.

14- Öğretmen: O halde uzun kenarı nasıl buluruz?

İnan: 24’le 8’i çarparız.

Kayahan: 24’ten 8’i çıkarırız.

Öğretmen doğru dedi. Ahmet işlemi yaptı.

15- Öğretmen: Devamı nasıl olur?

Muhammet: 16’yi 2’ye böleriz. Uzun kenarı buluruz.

3. soru: çevresi 16 cm olan, uzun kenarı 7 cm olan bir dikdörtgen çiziniz.

Bu soru tahtaya yazıldığı anda sonra zil çaldı. Soru çözülmedi.



DERS: TÜRKÇE

SAAT: 10:25

KONU: DOĞAL AFETLER

Doğal afetlerle ilgili öğrenciler şiiri okuyacaklardı. Şu sırayla şiiri okudular.

Ezbere okuyanlar: Nazlıcan, Melisa, Derya, Özlem, Burçak Feyza, Sena, Sümeyye, Mervenur, Damla.

Hatalı okuyanlar: Aysel, Işıl, Ümit.

Öğretmen 3 hatayı kabul etti. 3 hatalı okuyanlar oturtuldu. Daha sonra tekrar kalktılar.

Okumayan erkek öğrenciler ertesi gün maç yaptıkları için mazur görüldü. İstekli olan Muhammet ve Gökhan kalktı. Onlarda az ezberledikleri için hatalı okudu.

23 Nisanla ilgili şiir, yazı ve resim getirmişlerdi.

Damla: Şiir, resim ve yazı getirdi.

Mervenur: Ezberlediği şiiri okudu.

Sümeyye: Ezberlediği şiiri okudu. Resim gösterdi.

Mert: Şiir ve yazı okudu.

1-Öğretmen:23 Nisan hangi olaydan sonra bayram olmuştur?

Aysel: 23 Nisan 1920’de TBMM açıldı. Atatürk bu günü çocuklara armağan etti.

Fikriye Burçak: Şiir okudu.

Damla: Şiir okudu. Resim gösterdi.

Ümit: Şiir okudu.

Fehmi: Şiir okudu.

DERS: TÜRKÇE

SAAT:11:25

Öğrenciler bu derste de şiir ve yazılarını okumaya devam ettiler.

Sena: Resim, düzyazı, şiir getirdi.

Sena şiiri düz yazı şeklinde yazmıştı. Öğretmen kâğıdı sınıfa gösterip sordu.

1-Öğretmen: Bu kâğıtta yazılan şiire benziyor mu?

Sınıf: Düzyazıya benziyor.

Burçak Feyza: Şiir okudu.

Işıl: Şiir okudu.

Özlem: Şiir okudu.

11:35’te derse geçildi.

2- Öğretmen: Yapılarına göre sözcükler kaça ayrılır?

Sınıf: 3’e ayrılır.

3- Öğretmen: ilki neydi?

Fehmi: Basit sözcük.

4- Öğretmen: Basit sözcük nedir?

Ahmet: Ya ek almamış sözcük, ya da ek almışsa yapım eki almamış sözcüktür.

5- Öğretmen: Örnek verin.

Ata Kaan: Balon.

Gökhan: Güneş.

Burçak Feyza: Ağaç.

*Öğretmen tahtaya türemiş sözcük yazı. Ata Kaan tahtaya kalktı. Tahtaya kitap yazdı.

6- Öğretmen: Kitap nasıl bir sözcüktür?

Nazlıcan: Ek almamış.

Aysel: Basit.

*Ata Kaan kitap sözcüğüne –lık ekini ekledi.

7- Nazlıcan kitap deyince ne anladın?

Nazlıcan: Kitabı gösterdi.

8- Öğretmen: Nazlıcan kitaplık deyince ne anladın?

Nazlıcan: Kitaplığı gösterdi.

Öğretmen iki kavramında farklı şeyler olduğunu, sözcüğün yapım eki almış haline türemiş sözcük dendiğini söyledi.

9- Öğretmen: Başka örnekler verin.

Ümit: Su.

10- Öğretmen: Su nasıl bir sözcüktür?

Işıl: Basit sözcüktür.



*Suya –cu ekini eklediler.

11- Öğretmen: Su ve sucu nedir?

Ümit: Su akandır. Sucu su dağıtan kişidir.

*Anlamının değiştiği ve faklı bir kelime oluştuğu vurgulandı.

12- Öğretmen: Yeni bir basit sözcük yazalım.

Gökhan: Yat. Deniz taşıtı anlamına gelmektedir.

13- Öğretmen: Ek getirelim.

Sümeyye –li dedi kabul edilmedi.

Gökhan: -siz dedi. Yatsız yazıldı.

14- Öğretmen: Yatsızın anlamı nedir?

Mervenur: Bir insanın yatının olmamasıdır.

15- Öğretmen: Türemiş sözcüğün tanımını kim yapar?

Ata Kaan: Bir kelimeye yapım eki gelecek ve farklı bir kelime oluşacak.

16- Öğretmen: O kelime nedir?

Aysel: Basit sözcük.

Burçak Feyza: Basit sözcüğe yapım eki ekleniyor.

*Öğretmen açıklama yaptı. ‘Basit sözcüklerin yapım eklerinden herhangi birini alarak farklı bir sözcük oluşmasına türemiş sözcük denir.’

17- Öğretmen: bir sözcük iki tane yapım eki alabilir mi?

Sınıf: Alır.

18- Öğretmen: Örnek verin.

Özlem: Kitapçılık.

Nazlıcan: Ayakkabıcılık.

Ümit: Boyacılık örnekleri verildi. Ders bitti.



KÜBRA SÜMEYYE KESKİN(5)

ÜMİT YUSUF YİĞİT (7)

KAYAHAN GÜNERİ (9)

FEHMİ AKTAŞ (6)

MERVENUR BAYRAKTAR (8)

FİKRİYE BURÇAK KÖKSAL (5)

DAMLA SÖNMEZ (6)

MERT SEÇKİN(4)

İNAN CİN(8)

NAZLICAN MOLDUR(7)

MELİSA ÖZTÜRK(7)

BUĞRA ŞENTÜRK(OKULA GELMEDİ)

DERYA AY(4)

AYSEL ATACAR(9)
ÖĞRENCİLERE OTURMA PLANINA GÖRE YÖNELTİLEN SORU SAYILARI




BURÇAK FEYZA ARSLAN(11)

ÖZLEM AKSOY(7)

SENA YAZAN(5)

IŞIL CÖMERT(6)

GÖKHAN ŞİMŞEK(12)

AHMET KELEŞ(8)

MUHAMMET KÖŞKER(12)

ATA KAAN KOÇ(17)

Erkek öğrencilere sorulan soru sayısı: 83

Kız öğrencilere sorulan soru sayısı: 80

Erkek öğrenci sayısı:9

Kız öğrenci sayısı: 12



Erkek öğrencilere yöneltilen soru sayısı daha fazladır. Genelde öğretmen parmak kaldıranlara söz hakkı verdi. Fakat öğretmen dersle ilgisiz olan, başka şeylerle ilgilenenlere de soru sormaya çalıştı. Sınıfta konuşmayan öğrenci yoktu. Herkes bir şeyler söyledi. Sınıfta değişik yerlere oturmakta olan öğrencilere aynı sayıda soru sorulmadı. Orta sıranın arkasında oturan Muhammet Köşker, Ata Kaan Koç ve Gökhan Şimşek daha fazla soru cevaplayan öğrencilerdi.

  • Öğretmen öğrencilere düşünmeleri için zaman veriyor, ya da ipuçlarıyla doğru cevaba gitmelerini sağlıyor. Ama genelde öğrenciler soru sorulduğu anda doğru cevaplayabiliyor ya da doğruya yakın şeyler söyleyebiliyorlar.

  • Sorular bazen tüm sınıfa yöneltiliyor. Bazen de isimleriyle hitap ederek yöneltiliyor. Parmak kaldıran öğrenciye de sorulma sıklığı çok fazla. Pek fazla ilgisiz öğrenci olmuyor ama öğretmen öyle bir durum gördüğünde de o öğrenciye soru yöneltebiliyor.

  • Cevabı bulduracak ipuçları veriliyor. Daha basit, anlayabileceği bir soru sorularak ilişkilendirme yapması sağlanıyor.

  • Övgü ve cesaretlendirme yapıyor. Yüz ifadelerinde sıklıkla yararlanıyor. ‘Yapabilirsin.’ şeklinde cesaretlendiriyor.

  • Yanlış cevap veren öğrenciye tepki göstermiyor. Başka öğrenciye yöneliyor.

  • Öğrencilerin anlayabileceği bir dil kullanıyor. Sade olmaya özen gösteriyor. Ama terimsel sözcükleri de alışkanlık kazandırmak için anlamlarıyla birlikte kullanıyor.

  • Öğrencilerle samimi bir öğretmen, öğrenciler tarafından sevildiği için göz teması, jest ve mimikleri öğrenciyi yüreklendirmeye yetiyor. Bu da derse katılımı arttırıyor.

BENİM NOTLARIM: Bulunmuş olduğum sınıfta gerçekleştirilen soru-cevap tekniği iyi kullanılmıştır. Öğretmen bu sayede anlamlı ve kalıcı öğrenmeyi gerçekleştirebilmiştir. Dersin verimli geçtiğini düşünüyorum. Beyin fırtınası ortamı oluşturmuştur. Hem öğrencilerin ilgisini canlı tuttu, hem de eğlenirken öğrenmeyi sağlayan bir ortam sağladı.







    Ana sayfa


8. etkiNLİK: soru sormayi gözleme

Indir 51 Kb.