bilgiz.org

17 aralik 2010 cuma

  • HRANT’IN MUCADELE MiRASI
  • DEGERLi MAHALLE SAKiNLERi, KOMSULAR…
  • 15 OCAK 2012 PAZAR
  • 17 Ocak 2012 Sali
  • seminer@cekulvakfi.org.tr BiRLESMiS MiLLETLER RiO+20 SURDURULEBiLiR KALKINMA STK HAZIRLIK TOPLANTISI
  • http://marksist.org/haberler/5967-19-ocak-saat-1300te-taksimden-agosa-yuruyoruz ALLIANOINiN ARDINDAN
  • BEYOGLU’NDA HERSEY SATILIK!
  • http://haber.sol.org.tr/kent-gundemleri/beyoglunda-her-sey-satilik-haberi-50357 BUYUK BEYOGLU PROJESi



  • Sayfa1/6
    Tarih30.09.2017
    Büyüklüğü0.57 Mb.

    Indir 0.57 Mb.
      1   2   3   4   5   6

     
    13 OCAK 2012 CUMA

    SESi DUYULMADIGI iCiN FARK EDiLMEYEN, FARK EDiLMEDiGi iCiN GOZDEN KACAN

    Kent DUYURULARI ve Kent HABERLERi

    KENDiNE ve KENTiNE DUYARLI, 67.080 KiSi VE KURUMUN BiLGiSiNE GONDERiLMEKTEDiR.

     

     

     



    1. Bolum - Kent DUYURULARI

     

     


    DAVET - FORUM

    HRANT’IN MUCADELE MiRASI

    Tarih: 14 Ocak 2012 Cumartesi

    Saat: 18.00

    Yer: Taxim Hill Otel, Istanbul

    Onu kaybedeli tam 5 yil oldu. 5 yildir ne adalet arayisimiz tukendi ne 'hakikat anlaticimiza' olan ozlemimiz.

    Hrant Dink bu ulkede cok onemli bir kapi acti.

    Bizlere cok onemli mucadele deneyimleri ve mirasi birakti.

    Olumunun 5. yildonumu yaklasirken dostlari bize Hrant'in iste bu mirasini ve mucadelesini anlatacaklar.

    Dinlemek ister misiniz?

    Moderasyon: Cengiz Algan

    Konusmacilar: Prof. Dr. Ahmet Insel, Aydin Engin, Cafer Solgun, Dr. Cengiz Aktar, Ferhat Kentel, Fethiye Cetin, Garo Paylan, Hayko Bagdat, Roni Margulies, Senol Karakas, Ufuk Uras, Yasemin Goksu, Prof. Dr. Yasemin Inceoglu.

    Irkciliga ve Milliyetcilige DurDe! Girisimi

    •E-mail:A durde@durde.org

    • Web sitesi:A www.durde.org

    • Facebook:A http://www.facebook.com/durde

    • Twitter:A http://twitter.com/DurDeTr

    • Yahoo:A http://groups.yahoo.com/group/durde_info/
    BASIN ACIKLAMASINA CAGRI…

    DEGERLi MAHALLE SAKiNLERi, KOMSULAR…

    Tarih: 15 Ocak 2012 Pazar

    Saat: 13.00

    Yer: Gulensu, Heykel

    HEPIMIZIN COK YAKINDAN TAKIP ETTIGI VE ENDISEYLE IZLEDIGI “KENTSEL DONUSUM” SALDIRISI BUGUNLERDE DEPREM NEDENIYLE YENIDEN HIZLANDI. HUKUMETIN EN BASINDAN , ISTANBUL BUYUKSEHIR BELEDIYESI’ NE, TOKI’ DEN, CEVRE VE SEHIRCILIK BAKANLIGI’ NA, GAYRIMENKUL YATIRIMCILARA KADAR BIR COK CEVRE ISTAHLA KENTSEL DONUSUM YASASININ CIKMASINI BEKLIYOR.

    BUTUN BU CEVRELERIN AMACLARI BIZLERIN SAGLAM EVLERDE OTURMAMIZ OLSAYDI, YERINDE DONUSUM TALEBIMIZI KABUL EDER, TAPULARIMIZI VERIR, MAHALLELERIMIZI IMARA ACARLARDI…

    AMA HEPIMIZ BILIYORUZ KI AMACLARI MAHALLELERIMIZI, EVLERIMIZI RANTA ACMAK, EMEGIYLE GECINEN BIZIM GIBI YOKSUL MAHALLELERI KENT DISINA SUREREK, BURALARI VARLIKLI KESIMLERE PESKES CEKMEKTIR.

    NERDEN MI BILIYORUZ : SULUKULE’ DEN, AYAZMA’ DAN, TARLABASI’ NDAN BILIYORUZ ; BASIBUYUK MAHALLESININ AYLARCA DIRENMESINE RAGMEN MAHALLELININ YERINDE DONUSUM TALEPLERINE, TAPU VE IMAR TALEPLERINE TOKI BLOKLARIYLA KARSILIK VERILMEDI MI ?..

    BIZZAT BASBAKAN ERDOGAN -OY KAYGISI DUYMADAN, NE PAHASINA OLURSA OLSUN YIKIMLARDA KARARLIYIZ DEMEDI MI ? BIZ DE KENTSEL DONUSUM MAGDURU MAHALLELER OLARAK, GULSUYU VE GULENSU MAHALLESI SAKINLERI OLARAK HIC BIR KOSULDA MAHALLELERIMIZI TERKETMEYECEGIZ, BIRLIK OLURSAK, TEK VUCUT OLURSAK BASARAMAYACIMIZ HIC BIR ENGEL YOKTUR. BIZ EN DOGAL TALEPLERI SAHIPLENIYORUZ. BARINMA HAKKIMIZA SAHIP CIKIYORUZ. BIZ ONYILLARDIR ALTYAPISI ICIN, ELEKTRIGI, SUYU ICIN HEP MUCADELE EDEREK KAZANDIGIMIZ BU MAHALLELERI, EVLERIMIZI HER KOSULDA SAVUNACAGIZ. .. ISTE BU MAHALLEMIZI, EVIMIZI SAHIPLEN

    ME IRADESINI BURADAN BUTUN KAMUOYUNA ILAN ETMEK ICIN 15 OCAK 2012 PAZAR GUNU SAAT 13:00’ DA GULENSU HEYKEL DURAGINDAN FATMA HANIMA KADAR YURUYEREK BURADA BIR BASIN ACIKLAMASI GERCEKLESTIRECEGIZ. MILLETVEKILLERININ, MIMARLARIN, SEHIR PLANCILARININ, KENTSEL DONUSUM MAGDURU MAHALLELERIMIZIN KATILIMIYLA GERCEKLESECEK

    BU BASIN ACIKLAMASINA BUTUN MAHALLE SAKINLERINI, KOMSULARIMIZI, YORE DERNEKLERINI VE BUTUN SIYASI KURUMLARI DAVET EDIYOR;

    EVLERIMIZE, MAHALLELERIMIZE SAHIP CIKMAYA CAGIRIYORUZ…

    TARIH: 15 OCAK 2012 PAZAR

    SAAT 13.00

    YER : GULENSU HEYKEL

    GULSUYU GULENSU YASAM VE DAYANISMA MERKEZI-GULDAM



    gulsuyudayanismamerkezi@gmail.com
    ARKEOLOJiK MiRAS VE ALAN YONETiMi SEMiNERLERi

    ARKEOLOJiK KAZILARDA ALAN YONETiMi VE MAGNESiA KENTi - Burcu Ozdemir

    Tarih: 17 Ocak 2012 Sali

    Saat: 18.30

    Yer: Cekul Vakfı

    Adres: Ekrem Tur Sokak No:8 Beyoglu / Istanbul

    Yerimiz sinirli oldugundan seminer icin telefon ya da e-posta ile onceden katilim durumunuzu bildirmenizi rica ederiz.

    CEKUL ANADOLU ARASTIRMALARI LiSANSUSTU TEZ SEMiNERLERi

    0 212 249 64 64



    seminer@cekulvakfi.org.tr
    BiRLESMiS MiLLETLER RiO+20 SURDURULEBiLiR KALKINMA STK HAZIRLIK TOPLANTISI

    TOPLANTIYA KATILIM BASVURU FORMUNA ULASMAK VE DOLDURMAK iCiN

    Turkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Dernegi www.kssd.org web sayfasi

    Tarih: 19 Ocak 2012 Persembe

    Saat: 10.00 – 16.30

    Yer: UNDP Istanbul Uluslararasi Ozel Sektor ve Kalkinma Merkezi

    Adres: Eminonu Yalikosku Caddesi 16, 34112 Istanbul



    www.kssd.org

    TOPLANTI PROGRAMI

    ULUSAL Rio+20 HAZIRLIK SURECi STK TOPLANTISI

    Toplantinin Amaci: Ulusal Rio+20 zirvesine hazirliklar kapsaminda surdurulebilir kalkinma yaklasiminin sivil toplum kuruluslari tarafindan ne duzeyde ele alindiginin, karsilasilan zorluklarin belirlenmesi ve onerilerin alinmasidir.

    Gundem:

    10:00 – 10:15 Acilis



    10:15 – 10:45 Surdurulebilir Kalkinma ve Rio+20 Gundemi

    10:45 – 11:00 Soru-Cevap

    11:00 – 11:15 Ara

    11:15 – 11:45 Ulusal Rio+20 Sureci

    11:45 – 12:15 Rio+20 Surecinde Sivil Toplumun Katilimi ve Katkisi

    12:15 – 12:30 Soru-Cevap

    12:30 – 13:30 Oglen Arasi

    13:30 – 14:15 Surdurulebilir Kalkinma Konusunda Sivil Toplumda Yapilan Calismalar

    14:15 – 15:00 Surdurulebilir Kalkinma Konusunda Sivil Toplumun Karsilastigi Zorluklar

    15:00 – 15:20 Ara

    15:20 – 16:00 Surdurulebilir Kalkinma Konusunda Sivil Toplumun Onerileri

    16:00 – 16:30 Kapanis

    Aciklama:

    1992 yilinda gerceklesen Birlesmis Milletler Rio Cevre ve Kalkinma Zirvesi’nin 20 yillik takip toplantisi 20 – 22 Haziran 2012 tarihleri arasinda “Rio+20 Birlesmis Milletler Surdurulebilir Kalkinma Zirvesi” basligi ile Brezilya’nin Rio de Janeiro kentinde gerceklestirilecektir.

    1992 Rio Zirvesi sonrasi gerceklesen bircok Birlesmis Milletler Zirvesi kent yerlesimleri Habitat II, Dunya Sosyal Kalkinma Zirvesi, BM Nufus Zirvesi, BM Kadin Zirvesi gibi bircok tematik alanda “surdurulebilir kalkinma” yaklasimi ele alinmistir. 2002 yilinda gerceklesen ve “Dunya Surdurulebilir Kalkinma Zirvesi” basligi ile duzenlenen Rio+10 Zirvesi’nde sonra “Dunya Surdurulebilir Kalkinma Eylem Plani” ile bu surec desteklenmistir.

    Ayrica, gectigimiz on yil icerisinde surdurulebilir kalkinmanin tum paydaslar tarafindan ele alinmasi desteklenmistir. 1992 Rio Zirvesi’nden baslayarak surdurulebilir kalkinma alaninda alinacak kararlara ve uluslararasi olcekte gerceklestirilen girisimlere sivil toplum kuruluslarinin katilimi onemli bir yer tutmaktadir. Birlesmis Milletler Zirveleri’ne sivil toplum kuruluslarinin katilimi gunumuzde yaygin olarak mumkun olmaktadir. Bununla birlikte ozellikle uluslararasi zirvelerde “Sivil Toplum Forumlari” da zirve programlarina dahil edilmektedir. Boylece kuresel olcekte de sivil toplum kuruluslarinin bir araya gelmesi saglanmaktadir.

    Bu kapsamda Rio+20 Zirvesi hazirliklari hem uluslararasi hem de ulusal duzeyde devam etmektedir. Bu baglamda merkezi hukumet kuruluslari, yerel yonetimler, cok uluslu kuruluslar, ozel sektor ve sivil toplum kuruluslari da calismalarini farkli duzeylerde surdurmektedir. Turkiye’de sivil toplum kuruluslarinin bu surece katilimi 1992 Rio Zirvesi’nden baslamak uzere artarak devam etmistir. 2002 yilinda gerceklesen Rio+10 Zirvesi’nde de bu kapsamda aktif bir katilim saglanmistir.

    Rio+20 surecinde Turkiye’de sivil toplum kuruluslarinin da cesitli olceklerde katilim sagladigi bir “ulusal hazirlik sureci” devam etmektedir. Bu surec T.C.Kalkinma Bakanligi tarafindan Birlesmis Milletler Kalkinma Programi’nin kolaylastiriciliginda yurutulmektedir. Bu surecte, ilgili paydaslari yakin iletisim ile gelinen sureci bilgilendirmek, sivil toplum kuruluslarinin bu surecte yaptiklari calismalari karsilikli etkilesim ile paylasmak ve deneyim paylasimlari ile gorusleri gelistirmek amaciyla bir toplanti duzenlenmesi ongorulmustur.

    Artan teknoloji ve bilgiye erisime ragmen sivil toplum kuruluslarinin Rio+20 Zirvesi’ne katilimi, ulusal raporlara katkisi ve uluslararasi surecte devam eden tartismalara yonelik goruslerin bir toplantida bir araya gelerek paylasilmasi buyuk onem tasimaktadir.

    Bu kapsamda 1996 Habitat Zirvesi’nden baslayarak Rio ve Johannesburg sureclerini sivil toplum kurulusu olarak takip eden Habitat Yonetisim ve Kalkinma Dernegi (eski adiyla Youth for Habitat / Habitat icin Genclik Dernegi) ve Turkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Dernegi kolaylastiriciliginda “Rio+20 Surecinde Sivil Toplum Kuruluslari” basligi ile ekteki program kapsaminda 19 Ocak 2011 tarihinde Istanbul’da bir toplanti duzenlenmektedir.

    Birlesmis Milletler’in Istanbul Ofisi’nde gerceklesecek bu toplantida hem ulusal hem de uluslararasi surec hakkinda bilgilendirme yapilacak hem de sivil toplum kuruluslarinin bu surece katkilari alinacaktir. Bu toplantiya katilarak gorus alisverisinde bulunmak ve bu surec icin bir sivil toplum bakisi gelistirmek uzere sizleri bu toplantiya davet ediyoruz.

    Saygilarimizla,

    Sezai Hazir / Onursal Baskan / Habitat Yonetisim ve Kalkinma Dernegi

    Serdar Dinler / Baskan / Turkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Dernegi

    RIO+20 BASVURU FORMU’nu kssd@kssd.org mailine gondermeniz gerekmektedir

    www.kssd.org adresindeki

    BASVURU FORMU:

    Son Basvuru Tarihi: 18 Ocak 2012

    Ad – Soyad:

    Kurum Adi:

    Kurum Adresi:

    Telefon:

    Cep Telefonu:

    E – Posta:

    Irtibat sorumlusunun iletisim bilgileri:

    Ad – Soyad:

    Ali Ercan Ozgur - Turkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Dernegi – 0532 320 83 42

    Elif Kalan - Habitat Kalkinma ve Yonetisim Dernegi – 0549 726 03 28

    Basvuru formlari icin gonderim adresi : kssd@kssd.org

    Basvuru formunu kssd@kssd.org mailine gondermeniz gerekmektedir
    19 OCAK SAAT13.00 TE

    TAKSiM’DEN AGOS’A YURUYORUZ!...

    Hrant Dink cinayetiyle ilgili davada 5 yildir ciddi bir ilerleme kaydedilemedi. Birkac tetikci yargilanirken, "oldur" emri verenlere, sorumlulari koruyanlara, Hrant'i olduren mekanizmaya dokunulmuyor. "5 yildir acimizla alay eden, savsaklayan ve adaletin tetikcilere verilecek cezayla saganacagina basindan hukmetmis bir mahkeme yaramiza merhem olmayacak" diyen Hrant'in Arkadaslari, 19 Ocak gunu saat 13:00'te Taksim'den Agos gazetesinin onune buyuk bir yuruyus duzenleyecek.

    Yuruyus icin Hrant'in Arkadaslari'nin cagrisi soyle:

    "19 Ocak 2007'de Hrant Dink'i oldurduler.

    Tam 5 yil oldu!

    Butun deliller iki-uc kisinin planlayip isledigi bir cinayetle yetinmemize izin vermeyecek kadar acik

    Isaret edenler de, tehdit edenler de, oldur diyenler de, pusu kurup erkete bekleyenler de bu isten yakayi siyirmak uzere. Gorulen o ki, 5 yildir acimizla alay eden, savsaklayan ve adaletin tetikcilere verilecek cezayla saganacagina basindan hukmetmis bir mahkeme yaramiza merhem olmayacak. Korku ve nefret cografyasinda buyuyen cocuklarin yasamini kolaylastirmayacak.

    Basbakan "Hrant Dink cinayetini aydinlatmak namus borcumuzdur" dedi. 5 yilda onumuze konanlara bakiyoruz; alacakliyiz! Vicdani olan herkes 5 yildir icinden her gun gitgide buyuyen bir yumruyla yasiyor. Unutulmasina goz yummak, arkadasimizi bir kez daha oldurecek. Yeni cinayetlerin kapisini aralamayi bekleyen "karanlikta yasayanlar"in hevesini artiracak.

    Biz, hakikat anlaticimizi anmak, bu ulkede vicdaniyla yasayan insanlarin varligini gostermek, "biz bitti demeden bu dava bitmez" demek icin biraraya geliyoruz.

    5 degil 95 yil da gecse,

    Hepimizi Hrant'iz, hepimiz Ermeniyiz!

    Saat 1'de Taksim'den Agos'a,

    Vuruldugu yere yuruyoruz!"

    http://marksist.org/haberler/5967-19-ocak-saat-1300te-taksimden-agosa-yuruyoruz
    ALLIANOI'NiN

    ARDINDAN

    Yard. Doc. Dr. Ahmet YARAS

    Tarih: 24 Ocak 2012 Sali

    Saat: 19.00 - 20.00

    Yer: iKSV Salonu (Nejat Eczacibasi Binasi)

    Adres: Sadi Konuralp Caddesi, No: 5 , Sishane, Beyoglu Istanbul.

    NOT: Katilim icin onceden kayit yapilmasi gerekmektedir.

    iLETiSiM: Kerem GUNSOY / Tel: 0212 347 24 25

    KULTUR BiLiNCiNi GELiSTiRME VAKFI
    BEYOGLU’NDA

    HERSEY SATILIK!

    Satis sadece Emek Sinemasi ile sinirli degil. Istiklal Caddesi'nin Tunel tarafinda bulunan Narmanli Han da satilacaklar listesinde...

    EMEK Sinemasi'nin da icerisinde bulundugu Cercle D'Orient binasinin satisi ile gundeme gelen Beyoglu'nda aslinda tum ilce satiliga cikarilmis durumda. Tokatliyan Han, Danisment Gecidi, Alkazar Sinemasi, Elhamra... Tarlabasi...

    Sanatci ve soL yazari Orhan Aydin, Istanbul'un tarihi ve kulturel zenginligi acisindan en onemli ilcelerden biri olan Beyoglu'nun tamamen satiliga cikartilmasi ile ilgili dun onemli bir yazi kaleme aldi. Misbah Emlak ve... baslikli yazisinda Aydin, Beyoglu'nda satiliga cikartilan tarihi yapilar konusunda onemli bilgiler paylasti.

    Aydin, satiliga cikartilan yapilarin fotograflarini da facebook hesabinda paylasti.

    Aydin'in dunku yazisini paylastigi fotograflar ile birlikte tekrar yayinliyoruz:

    Misbah Emlak ve…

    ”Beyoglu’nda yabanci sermaye gruplarinin olmasi gerekiyor. Buradan alacaklari ilhamla gelecegi tasarlayanlar bu gruplar olacaklardir.”

    Bu sozler Belediye Baskani’na ait.

    Adam oturtulmus koltuga, tum ilceyi ‘babalar gibi’ satiyor.

    Nasil olsa Beyoglu’nun, tasi-topragi altin.

    Para eden ne varsa elden cikarmaya calisiyor.

    Bizler buz daginin gorulen yuzu (AKM, Emek) ilgilenirken, adam el altindan tum ilceyi pazarliyor.

    ‘Beyoglu’nu Koruma Amacli Imar Plani’ adiyla yapilan ve yururluge giren duzenleme sayesinde, tutana ask olsun!

    Hanlar, apartmanlar, okullar, kiliseler, sinemalar, tiyatrolar her sey satilik!

    Vakiflar Mudurlugu’nun mali olarak bilinen Mis Sokagi’nin kosesindeki Vakif Gokcek Is Hani, Calik Grubuna verilmis!

    Yikip yerine otel dikme istegi olan Calik, binada islerini surduren esnafa ‘31 Aralik son gun’ diyerek ‘tahliye’ bildirimleri yolladi. Acilan davalarla itiraz edildi ve ‘simdilik’ islem durduruldu. Ama kimselere sormadan bu en merkezi yerdeki bina, Calik’a peskes cekilmis oldu. Hukuk savasini kimin kazanacagini tahmin etmeye gerek bile yok!

    Istiklal Caddesi’nin en merkezi yerindeki Refia Ovuc K.T.O Olgunlasma Enstitusu ve yine Caddenin paralelindeki Taksim Ticaret Lisesi de satiliklar listesinde!

    Bu binalarin ikisi de kamu mallari ve hizmetlerine devam ediyorlar.

    Alkazar Sinemasi

    Alkazar yillardir kapali.

    Sahipleri artik yildirilmis durumda. Kultur hayatimiza tiyatro ve sinema salonu olarak hizmet vermis bu bina yok pahasina el degistirmek uzere.

    ‘Alkazar Apart’ Istiklal Caddesi’ne pek yakisacak!

    Tokatliyan Han

    Tokatliyan Han icin teklif ustune teklif aliniyor. Icerde barinan esnaf, yogun kira baskisi ve yaptirimlarla yildirilip, binanin bosaltilmasi icin her tur madrabazlik yapiliyor.

    Bu bina bolgenin en onemli tarihsel ve kulturel dokusu olarak bilinen yapisidir. Tokatliyan’in Pera Palas degerinde bir otele donusturulmesi kimlerin cikarina olacaktir?

    Danisment Gecidi

    Danisment Gecidinin acildigi avlu, bu avluyu cevreleyen tum yapilar projelendirildi. “Butik otelin cevreledigi kucuk bir alis-veris alani” diye tanimlanan yerin tahliye edilmesi icin bildirimlerin baslatilmasi yakindir.

    Elhamra

    Elhamra, bin yillik bir guzelliktir.



    Yillarca tiyatro ve sinema salonu olarak kullanilan bu buyulu mekan simdilerde gece kulubu olarak calisiyor.

    Mekanin goge dogru uzanan bir ‘eglence merkezi’ olmasi an meselesi.

    Narmanli Han

    Tunel’de dillere destan bir baska bina Narmanli Han, ‘antik otel’ yapmak icin paketleniyor!

    Bir zamanlar Galata bankerlerine, Cumhuriyet sonrasi yayincilara, ressam ve edebiyatcilara ev sahipligi yapan bu kulturel kalita deger bicmek bile olanaksiz iken, simdi harac-mezat satilacak.

    Bu yapi, kultur ve sanat alani olarak ilan edilip, icinde atolyelerinin, sergi salonlarinin, kitapcilarin, yayincilarin oldugu bir alan olarak duzenlenmesi ve kamu yararina kullanima acilmasi gerekirken, ‘antik otel’ oluyor.

    Oysa ‘gocmus kediler bahcesi’ gibi onlarca kediye ev sahipligi de yapan ve simdilerde noter olarak islev goren avludaki o sirin bina, olaganustu bir oda tiyatrosu olabilirdi!

    2007 yilinda yikima ve talana actiklari Tarlabasi’nda bu gune kadar onlarca ev yerle bir edildi. Mahalleden is makinalari horultulari, yikim sesleri ile toz-duman yukseliyor.

    Insanlar gerektiginde zorla ‘kapi disari’ ediliyorlar.

    Bolgedeki tum vakif mallari, azinliklara ait yapilar, uc kilise, yesil alanlar, parklar, cesmeler, guzelim Levanten yapilar simdi Calik Grubunun mali.

    Bir butik otel ve AVM cilginligidir gidiyor.

    Durdurabilen beri gelsin!

    Baskan, “Beyoglu turizmin atar damari olacak” dedikce satislar hizlaniyor, pazarliklar cogaliyor.

    Bugun Beyoglu’na gozunu dikmeyen sermaye grubu yok gibi.

    Tunel-Kuledibi ve cevresinde, Cihangir-Cukurcuma bolgesinde eli cantali insanlar, koruma ordulariyla sokak sokak ‘mal alimi’ yapiyorlar.

    Ayni cete kilikli yaratiklarin gectigimiz aylarda Sutluce ve Ok Meydani cevresini talan ettikleri, tarihsel dokuya sahip onlarca binayi satin aldiklari biliniyor.

    Bu insanlarin Belediye ile mahalleler arasinda mekik dokuduklari gozleniyor!

    Bedrettin Mahallesi donusum projesi, Persembe Pazari, Tophane ve Sishane bolgesi yenileme projeleri, Galataport, Park Otel, Gumussuyu yenileme projeleri ise istah kabartiyor.

    Anlayacaginiz Belediye Baskanligi Emlak Ofisi gibi calisiyor!

    Masa-sandalye toplayarak sermaye gruplarina yer acan A. Misbah Demircan, elbette kendine verilen gorevi yapiyor.

    Basbakan ne derse o!

    Taksim trafigini yer altina almaya hazirlanan Buyuksehir Belediyesi de oyle.

    Mahkeme karari nedeniyle yikamadiklari AKM icin yatip-kalkip bize kufur eden bu akil, Gezi Parki’na AVM yapma hazirliginda.

    Proje hazir.

    CHP Buyuksehir Meclis uyelerinin itirazlarina karsin, ‘Taksim Kislasini Ihya Projesi’, ‘Meydani Yayalastirma’ projesinin icine yedirilecek!

    Oradaki guzelim ihlamur agaclari kesilecek ve kisla gorunumlu AVM Taksim’in gobegine dikilecek.

    Meydan olecek.

    1 Mayis Meydani olarak soke soke geri alinan Taksim Meydani, tum etkinliklere kapatilacak.

    Goruldugu gibi 2. Cumhuriyet, talan politikalarini en gozde alanlarda, kulturel ve tarihsel dokulari tahrip ederek ve varimizi yogumuzu hic kimseye

    danismadan, yargi kararlarina, koruma kurullari kararlarina, halkin gosterdigi direnclere inat; uluslararasi sermaye guruplarina guzelleyerek ‘babalar gibi’ satmaya devam ediyor.

    Sirada ormanlar, sahiller, koyler, ovalar ve daglar var.

    Bakan acikladi, “2B yasasi son halini aldi, ilgili komisyonda gorusulup karara baglanacak.”

    Talan, icimizdeki dusman olarak buyuyup hayatlarimizi kusatmaya ve birarada yasama kulturu ustune tuz-biber ekmeye son hiziyla devam ediyor.

    Ya biz, ne yapiyoruz?



    http://haber.sol.org.tr/kent-gundemleri/beyoglunda-her-sey-satilik-haberi-50357
    BUYUK BEYOGLU PROJESi

    BEYOGLU’NUN FARKLI SERMAYE GRUPLARININ iSTiLASI SONUCU CESiTLi PROJELERLE “SOYLULASTIRILMASINA” TEPKi VEREN GUZEL iNSANLARA iTHAFEN…- Kurtulus Turgay

    http://www.arkitera.com/gorus/index/detay/buyuk-beyoglu-projesi/249 (Fotograf ve Resimler icin)

    Banker ailelerin, nufuzlu elcilerin, varlikli beylerin evladi olarak dogdu Beyoglu, adindan belli... 7 sulalesi de soylu, yabanci sermaye. Bugun icinde yasadigimiz semtin kurulus ve imar surecine, kurucu sermaye guruplari ve ailelerinin tarihi oykulerine 'genis olcekte' baktigimizda gunumuz Beyoglu'nda kentsel ve sosyal olcekte sure giden donusum operasyonlarinin psIkolojisini daha net okuyabiliyoruz.

    Galata semti, Bizans doneminde tuccarlarin ve bankerlerin merkezi olarak unlenen bir semtti. Istanbul'un fethinden sonra Rum, Venedikli ve Cenevizli bircok tuccar ve bankaci sehri terk etmisti. Kanuni Sultan Suleyman doneminde Fransa'yla yapilan sozlesme ve uygulamalar ile sermaye sahibi banker ve tuccarlarin tekrar isleri basina donmeleri tesvik edildi, bunlarin cemaat teskilati kurmalarina, orf, adet ve dinleri kadar iktisadi faaliyetlerini de serbestce icra etmelerine izin verildi. Bu uygulamalar Osmanli Imparatorlugu'nun mali yonden guclenmesine buyuk katki saglarken, ayni zamanda Istanbul'da ve Dogu Akdeniz'in liman kentlerinde daha sonralari Levantenler olarak anilan azinliklarin guclu bir konum kazanmasina zemin hazirladi.

    1854 yilinda Devlet, Kirim Savasi sirasinda ilk kez disaridan borc almak zorunda kaldi. Bunu ikinci (1855), ucuncu (1858), dorduncu (1860), borclanmalari izledi. Galata sarraflarindan alinan borclar da 80 milyon altin lirayi asti. Bunlar icin rehin verilen mucevherlerle borc senetlerinin bir bolumu yabanci tuccar ve bankerlerin eline gecti.

    1856'da Ingiliz sermayesiyle kurulan Osmanli Bankasi'nin Ingiliz ortaklari, sirkete yeni katilan Fransiz ortaklar ve Osmanli makamlari tarafindan imzalanan sozlesme ile 4 Subat 1863 gunu Bank-i Osmani-i Sahane kuruldu. Banka, Osmanli Imparatorlugu'na borc kaynagi yaratacak, borclanmalarda araci rolu ustlenecek ve gerekli gordugunde para basma hakkini kullanacakti. 17 Subat 1875'te imzalanan yeni bir sozlesme ile Banka, imparatorlugun hazinedari konumuna getirildi. Boylece butcenin hazirlanmasinda ve uygulamasinda soz sahibi olarak, hazine islemlerinde de tekel durumuna geldi.

    Bank-i Osmani-i Sahane Ilani ve 1876'da darbe ile indirilip oldurulen Sultan Abdulaziz Han

    20 Aralik 1881'de imzalanan Muharrem Kararnamesi'nin 15. maddesi geregince Duyun-i Umumiye Idaresi kuruldu. Yonetim kurulunda Ingiliz, Fransiz, Alman, Italyan, Avusturyali ve Hollandali alacaklilarin temsilcileri vardi. Bu kurumla birlikte Osmanli ulkesine "yabanci sermayeli isletmecilik" geldi, dogrudan yabanci yatirimlar basladi, buyuk ve hizli bir gelisme gosterdi.

    19. Yuzyilin ilk yarisinda, bankerler yavas yavas Galata ve cevre sokaklari icinde yeni bir ticari koloni olusturmaya basladilar. Osmanli dis ticareti daha onceki donemlere gore hic gorulmemis boyutlarda buyudu, dunya kapitalist sistemi ile butunlesti ve Beyoglu uluslararasi bir ticaret merkezi haline geldi. 18. Yuzyilin sonunda henuz yollarinin dahi duzensiz oldugu bir banliyo gorunumundeki Beyoglu artik Fransiz, Ingiliz, Hollanda, Venedik, Rusya, Isvec, Ispanya, Prusya ve Napolili diplomatlarin kislik malikanelerinin bulundugu, yabancilarin, tuccarlarin, bankerlerin, armatorlerin ve kozmopolit bir cevreye yerlesmek isteyen zenginlerin Paris modasini taklit ederek yasadiklari bir yer olmustu.

    Banker Kamondo Ailesi; yaptirdigi han ve apartmanlar ile Galata'nin kentsel gelisiminde buyuk rol oynadi. Istanbul'da ilk belediye ve modern egitim kurumlarinin olusumunda da rol alan Abraham Salomon de Kamondo'nun daha dune kadar metruk halde curuyen Han'inda bir zamanlar Padisahin dis doktoru Hantz Von Der Heyde, Kamondo'nun mimarlarindan Gustave Tedeschi, Istanbul kulubu yoneticisi Zankovitch, kuyumcu Neubauer gibi seckin sahsiyetler otururdu. Kamondo ailesinin Istanbul'daki apartmanlarinin sayisi bir donem 255'e ulasmisti. (Onca varliktan ve sohretten sonra ailenin bir Nazi kampinda yok olup gittigi de yazilidir.)

    Solda; Abraham Solomon ve Nissim Kamondo. Sagda; Moise de Kamondo

    'Sarica zadeler' olarak da anilan Sarica Ailesi; Moda, Caddebostan, Beyoglu ve Elmadag' da yaptirdigi kosk, apartman ve pasajlarla Istanbul'un kentsel gelisimine damgasini vurmustu. Ailenin kucuk oglu Sarica Arif Pasa padisahin ozel doktorlugunu yapti. Ailenin buyuk oglu Ragip Pasa ise Sultan Abdulaziz sonrasi donemde sarayin basmabeyincisi oldu. Saray politikalarina oldugu kadar ticarete de yatkindi. Madencilikle ugrasti, Umurca Raki Fabrikasi'ni kurdu, Beyoglu ve bazi diger semtlerde Ragip Pasa Apartmani, Anadolu, Rumeli ve Afrika Pasajlari gibi bircok gayrimenkul yatirimlari yapti. (Ikinci Abdulhamid'in 1909'da tahtindan indirilmesinden sonra rutbeleri alinan Ragip Pasa Midilli'ye suruldu.)

    Saricazade Ragip Pasa'nin ucuncu kusaktan 7 torunu, uzerinde dev Adliye Sarayi insaati devam eden Sisli'deki 55bin m2 Abide-i Hurriyet Meydani'nin mulkiyetinin kendilerine ait oldugunu one surerek 2010 yilinda mahkemeye basvurmustu

    Thomas Tucker ve mulkiyetindeki arazinin haritasi (Istanbul,1900'ler)

    Lorando ve Tubini aileleri, Whittall'ler, Lafontain'ler, Tucker'lar 1870 sonrasi Moda semtinin gelismesinde, sosyo-kulturel seklini almasinda etkili oldular. (Lorando ve Tubini adindaki Fransiz Bankerler, Sultan Abdulaziz'e verdikleri 500 bin altin, faiziyle birlikte 750 bin altin borcu geri alamadiklari icin, Fransa kanaliyla alacaklarina karsilik Midilli Adasi'ni 1901'de isgal ettirmisler, ada'daki Osmanli gumrugune el koydurmuslardi.)

    Solda; Whitehouse, Woods, Sagda; Tubini, Whittall, Lafontain aile fertleri ve cemiyet mensuplari (Moda)

    Balyan, Araboglu, Aslanyan, Beyleroglu, Camcioglu, Cezayirli, Zildjian aileleri fotografcilik, matbaacilik, tiyatroculuk muzisyenlik ve mimarlik gibi meslek ve ugraslariyla Istanbul'un kultur ve sanat ortamini gelistirdi. Blumenthal, Cituri, Glavani, Gritti ailelerinin pek azinin uyeleri bugun Istanbul'da yasasa da bu ailelerin yaptirdiklari binalar Istanbul'un dort bir yanini suslemekte. Tanzimat'la birlikte mulk edinme haklarini edinmis gecmisin nice aile ve cemiyetleri, Beyoglu'nu sekillendirip gelistirerek bugunun Paris'ine cevirdi.

    Galata Saray Lisesi (Mekteb-i Sultani):

    1868 yilinda Paris Buyukelcisi Cemil Pasa ile Hariciye Naziri Fuad Pasa'nn katki ve girisimleriyle Sultan Abdulaziz Han tarafindan hizmete acilan Mekteb-i Sultani, devletin onemli kademelerindeki egitimli eleman acigini kapamak amaciyla, Osmanlica ve Fransizca egitim veren ve her dinden ogrenci kabul eden bir egitim kurumu olarak 600 ogrenci ile ilk egitim yilina basladi.

    Ilk mudur Mosyo De Salve'nin cabalariyla okula, ders arac ve gereclerinden karyolalara kadar bir cok esya Fransa'dan getirtilerek ogrencilere seckin bir ortam sunuldu.

    Abdullah Biraderlerin objektifinden ilk ogrenciler ve bugunku adiyla Galata Saray Lisesi

    Beyoglu Belediyesi:

    Sadrazam Mustafa Resit Pasa'nin da bankerligini yapan Abraham Salomon de Kamondo'nun katki ve girisimleriyle bolgedeki ilk kentsel tadilat ve reformlar 1857 ve 1858 tarihli nizamnamelerle basladi. Istanbul, 14 belediye dairesine ayrildi. Beyoglu, ilk uygulama olmasina ragmen buraya "6. Daire" denildi. Nedeni ise Fransa'nin Paris'indeki "Sixeme Arrondissement" (6. Bolge) diye bilinen belediye biriminin kentin en cok imar goren bolgesi olmasiydi. Belediyenin temel amaclari ticareti duzenlemek ve Avrupai kent hizmetlerini getirmek olarak belirlendi. 6.Dairenin en onemli icraatlarindan biri 1864 yilinda Galata Surlarinin yikimi oldu. Belediye binasi 1869'da insa edildi. Beyoglu Belediyesi'nin ilk baskani Blacque Bey.

    Adini Paris’in en cok imar goren belediyesinden alan 6.Daire binasi (Beyoglu Belediyesi – 1869)

    Galata - Beyoglu Metrosu:

    1869 yilinda kurulan ve tramvay tesis ve isletme imtiyazini alan "Dersaadet Tramvay Sirketi"' kurucu hissedarlari arasinda Societe Generale de L'Empire Ottoman, Banker Hristaki Zagrapos, Banker Baspalli, Avusturya-Turk Bankasi kurucularindan Banker G.Casanova Ralli, R.Edwards, Mosyo Kzano, Mosyo Zarifi, sirketin muduru tuccar Viterbe ve sirketin temsil hakkini elinde tutan Konstantin Karapano Efendi ile birer ikiser hisse ile halk gruplari bulunmakaydi.

    Fransiz muhendis Eugéne- Henri Gavand, Galata-Pera arasinda demiryollu tasima projesi hazirladi ve Sultan Abdulaziz Han'dan 1869 tarihinde gerekli imtiyazi alarak 1871'de "The Metropolitan Railway of Constantinople From Galata to Pera'' isimli bir Ingiliz sirketi kurarak metro insaatina basladi. 573 metre uzunlugundaki tunel 1875 tarihinde acildi. 150 CV. gucundeki iki buhar makinesi Creusot Sirketi'nin, vagonlar David Desouche ve Ortaklari'nindi. (1971'e kadar buhar gucuyle calisti.)

    1875-1971 yillari arasinda buhar gucuyle calisan Galata-Pera tramvay hatti.

    Atlas Pasaji:

    Ermeni banker Agop Koceyan'in kislik aile konagi olarak 1870'lerde insa edildi. Bugunku pasaj kismi aslinda at ahiri olarak yapildi. Zamanla ihtiyaclar dogrultusunda binanin mimari sekli degistirilerek bugunku pasaj kismina ilaveler yapildi ve konak kismiyla birlestirildi. Konak daha sonra Koceyan tarafindan Taksim Vosgeperan Ermeni Kilisesi'ne hediye edildi. 1985'te ise yapiyi devlet hazinesi devraldi.

    Hacopulo Pasaji:

    15 Nisan 1871'de torenle acilan pasajin yatirimcisi, Rum bankerlerinden ve Adalar'in eski belediye baskanlarindan Kiryako Hacopulos (bir baska kaynaga gore Yorgo Hacopulo). Pasaj, Istanbul modasini belirleyen bir ozellik tasiyordu. Unlu kadin ve erkek terzileri, sapkacilar, dugmeci, islemeciler ve namli modelistler buradaydi. Has ipekten astarlar, ibrisim ve kordonetler burada satilirdi. Istanbul'un sanat ve kultur hayatinda derin izler birakmis mekanlardan biri olarak tarihe gecti.

    Rum banker Hacopulo'nun 1871 yilinda Galatasaray'da yaptigi gayrimenkul yatirimi.

    Beyoglu Postanesi:

    1875 yilinda Tuccar Theodor Sivaciyan tarafindan aile konutu olarak insa ettirildi. Fransa'da imal edilen kapilariyla, Italyan ressamlarin uyguladigi tavan bezemeleriyle donatilan binanin ust katlarinda Sivaciyan ve ailesi otururken, giris kati da Bay Apolonatos tarafindan ecza laboratuari olarak isletildi. 1907 yilinda Huseyin Hasip Efendi binayi 13 bin 500 liraya satin aldi ve Beyoglu Posta-Telgraf Merkezi'ne donusturdu.

    Cicek Pasaji:

    Bugun meyhane olarak bilinen pasaj aslinda 1876 yilinda Osmanli'nin Rothschild'leri olarak adlandirilan "Galata Bankerleri" cemiyetine mensup Rum banker Hristaki Zografos Efendi tarafindan pasajli konut olarak yaptirildi. Yanarak yikilan Maruni Naum Efendi'nin unlu ahsap tiyatrosunun arsasini satin alarak Paris esintisinde yapilan 24 dukkan ve ustunde 18 luks daireden olusan binasinin girisine "Cite de Pera" adi kazindi. Binanin mulkiyeti 1908 yilinda Sadrazam Said Pasa'ya gecti.

    Cite de Pera on cephesi ve pasaj ic koridorlardan birinin gorunumu

    Rumeli Pasaji:

    Sultan II.Abdulhamit'in dis iliskiler temsilcisi, ayni zamanda Saricazade'lerin buyuk oglu olan Ragip Pasa tarafindan Beyoglu'nda yaptirilan pasajli konak uclemesinden ilkidir. 1878 yilinda Fransiz ve Italyan mimarlarinin ortak calismasiyla yapilan binanin tuglalarinin uzerlerinde Marsilya'dan gelip Constantinopol'e gittigini belirten muhurler yer alir. Zemin ahsaplarinin ise Afrika'dan geldigi soylenir. Orjinal adi ''Cité de Roumélie'' olup 3 bloktan olusan 7 katli binanin her blogunda 21 daire bulunur. Bina girisinde ise dukkanlarin bulundugu bir pasaj yer alir.

    Saricazade Ragip Pasa’nin Beyoglu’nda yaptirdigi pasajli konak uclemesinden ilki: Cité de Roumélie

    Emek Pasaji:

    1884 yilinda ‘Club des Chasseurs de Constantinople’ (Istanbul Avcilar Kulubu) adiyla Ermeni Katolik Abraham Pasa tarafindan insa edildi. Pasanin Istanbul’da cok sayida arazinin, apartmanlarin sahibi oldugu bilinir.

    Bu binada, uyeleri Istanbul’da yasayan Avrupalilardan ve gayrimuslimlerden olusan o zamanlarin soylular kulubu ‘Cercle D’Orient’ yada ilk adiyla Cercle A’Pera faaliyet gosterdi. Kulup, her yonu ile cemiyet hayatina ve diger sosyal kuluplere ornek teskil etti. Toplumsal tarihimizde buyuk degismelerin yasandigi sureclerin tanigi olan kulup ayni zamanda bu olaylarda aktif rol ustlendi. Gunumuzde Sehir Tiyatrosu ile Emek Sinemasi’nin bulundugu alanlar o donem kulubun bahcesiydi.

    ‘Cercle D’Orient’ Fransizca adini Cumhuriyet’in ilanindan sonra ‘Buyuk Kulup’ olarak degistirdi. Iran, Rusya, Fransa, Italya, Avusturya, Macaristan ve Almanya buyukelcileri kulupte baskanlik yaptilar. Prens Aziz, Cemal Enver, Talat Pasa, Damat Ferid Pasa gibi taninmis Osmanli erkani da bu kulupte yer aldi. 60. kurulus yilina kadar diger pek cok ust duzey ismin yani sira 33 bakan ve 148 buyukelci bu seckinler kulubune uye oldu.

    Cercle D'Orient binasi ve bahcesine sonradan insa edilen Tarihi Emek Sinemasi

    Tepebasi Meydani:

    Petit Champs des Mort adiyla anilan bu bolge aslinda Beyoglu'nun mezarlik bolgesiydi. 1870'lerden itibaren yavas yavas mezarliklar kaldirilirken, Beyoglu Belediye Baskani Blacque Bey doneminde Tepebasi'nin imari basladi.

    Pera - Halic arasinda Petit Champs des Mort adiyla anilan Mezarlik Bolgesi (Tepebasi).

    Ayni yillarda Sadrazam Ali Pasa'nin destegiyle Osmanli Tiyatrosu 10 yillik bir tekel ayricaligi elde etmisti. Guatelli Pasa'ya tiyatro binasi yapip isletmesi icin Tepebasi'nda bir arsa verildi, Pasa ise Istanbul Sehremaneti'yle sorun yasayinca imtiyazini Beyoglu Belediyesi'ne (6.Daire) devretti.

    Bolgenin ilk binalarindan Palazzo Corpi 1873'te Italyan mimar Giacomo Leoni tarafindan donemin onemli armatorlerinden Ignazzio Corpi icin konut olarak tasarlandi. 1937'de Amerikan hukumetinin dunyada sahip oldugu ilk diplomatik mulk olarak Bas Konsolosluk binasina donusturuldu.

    Ignazzio Corpi Konutu olarak yapilan binanin kismi ic ve dis gorunumleri.

    Cogunluk kaynaklara gore 1890 yilinda insa edilen Tepebasi Tiyatrosu'nda, daha cok Avrupa kentlerinde moda olan melodram, duygulu komedi, romantik trajedi, tarihsel oyunlar ve kolay begenilir vodviller izleyici ile bulustu. (Tepebasi Tiyatrosu, 1970'lerin basinda yasadigi 2 buyuk yanginla tamamen yok oldu.)

    Tepebasi Meydanindaki Tiyatro Binasi ve ‘’Marie & Simone’’ oyunu ilani.

    Tepebasi'ndaki en buyuk donusum ise; dunyaca unlu Orient Express'in 1889 yilinda Paris-Istanbul arasi direk seferlerine baslamasi sonrasinda Paris'ten Istanbul'a gelen yolculara, alismis olduklari yuksek standartta hizmet sunabilecek otellere duyulan ihtiyacla gerceklesti. O donem civardaki tek otel, Ortadogu'nun ve Balkanlar'in ilk Avrupai oteli olarak 1841 yilinda acilan Hotel d'Angletterre idi.

    1892 tarihinde L.Adamopoulos ve N.Apergis adli iki Rum ortak tarafindan insa edilen Londra Oteli, donemin en zengin turistleri Ingilizler oldugundan, Grand Hotel de Londres adini aldi. 1893 yilinda Bristol Oteli (Bugunku Pera Muzesi) ardindan da 1895'de Pera Palas hizmete acildi.

    Orient Express'in o donemde ki sahibi olan L.A Compagnie Internationale des Wagons Lits, 1896 yilinda kendi isletme sirketini kurarak Pera Palace'in yari mulkiyetini aldi. Bina 1920'li yillarda Bodassaky adinda Istanbul'lu bir zengine satildi.

    ‘’Pera Palace’’ Oteli ve konaklayan Orient Express yolculari

    Barnathan Apartmanlari:

    Binayi 1892'de insa eden kimligi belirsiz asil sahipler Beyoglu'nu terk ederken binayi Halil ve Hamit kardeslere satti. Halil ve Hamit kardeslerin esleri kavga edince apartman once ikiye sonra uce bolundu. Son buyuk terk ise 6-7 Eylul olaylarinda azinliklarin gitmesiyle oldu. Apartmanin kapisinda yazan Musevi tarihi 5652, ayni zamanda apartmanin insa edildigi tarihi olan 1892 senesini belirtiyor.

    Barnathan Apartmanlarinin insaati ve bugunku Galip Dede Caddesi’ne bakan cephesi

    Nahid Bey Apartmanlari:

    1894 yilinda, daha oncesinde Karaim Yahudi Cemaati Mezarligi'nin bulundugu arsa uzerine insa edilen 49 daireli binanin ilk mulkiyeti Ankara-Bagdat Simendifer Hatti ve Rumeli, Anadolu, Suriye, Bagdat, Ege, Samsun Demiryollari'nin insasini da yapan Ali Beyzade Mehmed Nahid Bey'e ait olup donemin ihtiyaclari dogrultusunda, Pera'nin seckinleri sayilan Levantenler, varlikli Musevi ve Rum aileleri icin toplu konut olarak yaptirilmistir.

    Helbig ve Surekasi Bankasi'nin ortaklarindan olan Belcika kokenli Helbig Ailesi Nahid Bey Apartmani'ni satin aldiktan sonra bina 1902 yilindan itibaren Helbig Apartmani olarak anilmaya baslandi.

    1919'da binayi satin alan Botton Biraderler 1929'da binayi 18.800 sterlin bedelle Selanik Bankasi'na ipotek etti, ardindan ipotegi devralan Victoria Sigorta Sirketi, 1935 yilinda esasli bir onarim yaptiktan sonra 1942'de binayi Kazim Taskent'e satti. Bina o gunden bu yana Kazim Taskent'in 1940'li yillarin basinda Alpler'de gecirdigi bir kazada hayatini kaybeden oglu Dogan'in adiyla anilir.

    1896 tarihli isletme ilani ve bugunku adiyla Dogan Apartmani On Cephesi

    Sarkusyan Binasi:

    Aslinda Selim Freige ve ailesi icin 1900'lu yillarin basinda konut olarak yapilmis olan Frej Apartmani. Kokeni 1150'lere giden Maruni Cemaatinden Beyrutlu Hiristiyan Selim Hanna Freige'in babasi Arap, annesi ise Amerikali. Karisi Pauline ise bir donem Tepebasi'nin buyuk bir kismina sahip olan Istanbul'un unlu Italyan asilli Levanten ailesi Glavani' lerin kizi. Freige'lerin Hayfe ve Trablusgarp'i da icermek uzere Beyrut ve Cebil-i Lubnan kiyilarinin kabotaj hakkini 99 yilligina isteyecek kadar guclu bir ekonomik konuma sahip oldugu yazilir. Ailesinin tek kizi Anjel, Dukakinzade Feridun Dirimtekin ile evlenir. Cifti resmi ve diplomatik her davetin gorulen ve aranan simalaridir. 1948' de Frej apartmanini 150bin liraya satip Nisantasi'na yerlesirler.

    Sarkusyan, nam-i diger Freige Apartmani (1960’lar)

    Suriye Pasaji:

    Dersaadet Ticaret Odasi Baskanligi, Harbiye Nezareti Mubayaa Komisyonu ve Sirketi Hayriye reisliklerinde bulunan Abud Efendi (1855 Mimar Karabet Balyan imzali Abud Pasa Yalisi'nin da 3.sahibi olup 1981 yilina kadar bu yalida yasamistir.) ve Sam esrafindan Hasan Halbuni Pasa tarafindan yaptirilan bina, pasajli konut ozelliginde olup yapimi 1908'de tamamlandi. Osmanli Devletinin ilk sinema salonu olan Santral Sinemasi'na (1910) ev sahipligi yapti.

    Urdun Krali Huseyin'in yakin akrabalarindan Hasan Halbuni Pasa'nin torunu Edip Bey'in anilarindan aktarildigi uzere; Odacibasinin elinde kucuk bir canla "Bos oda, bos oda" diye duyurmasiyla pasajin ilk kiracilari 15 Musevi oldu. 1925'ten 1960 yilina kadar hic bir kiraciya zam yapilmadi.

    Bugun Suriye, Misir ve Turkiye uyruklu bircok hissedarin ortak mulkiyetinde olan Suriye Pasaji, 1995 yilinda Anitlar Yuksek Kurulu tarafindan 1.derece tarihi eser olarak tescil edildi.

    Suriye Pasaji, nam-i diger "Cite de Syrie"

    Misir Apartmani:

    Yikilan Trocadero Tiyatrosu'nun arsasina donemin Misir Valisi Abbas Halim Pasa'nin kislik konagi olarak insa edildi. Binanin statik projeleri Fransa'da hazirlandi, kullanilan malzemeler de Fransa'dan getirildi. 1910 yilinda tamamlanarak Pasa'ya teslim edilen binada onceleri Abbas Halim Pasa'nin kizi Prenses Emine ve yegeni Said Halim Pasa'nin oglu Prens Halim oturdu.

    Pasanin varisleri tarafindan apartmana donusturulen binada uzun yillar bircok onemli sahsiyet kiraci olarak yasadi. Misir Apartmani 1940'da Hayri Rustu Bey'e satildi. Seker Krali ve Ataturk'un Muteahhidi olarak anilan Hayri Bey, Sultan II. Abdulhamit'in emir-i ahor'u Mehmet Faik Pasa'nin kiziyla evliydi. 1949'da Amerika'dan gelen oglu Ali Ipar ve Hollywood aktristi esinin bir donem yasadigi soylenen binada ihtisamli balolar, onemli toplantilar yapildi.

    Bina yapildiginda dukkanlar, zemin ve 6 kat, altinci katta camasirhane ve cevresi ise teras olarak tasarlanmis olmasina karsin, Ipar'lar apartmanin terasini kapatti ve 7-8. katlari ekledi. 9. katin bile insaat ruhsati alindi ancak 3.ek kat insa edilmedi.

    Ihtisamli toplanti ve balolara sahitlik eden Misir Apartmani ve Ipar Ailesi

    Ve daha nice soylu aileler ve bu ailelerin degerli gayrimenkul yatirimlari ile bugunku seklini aldi Beyoglu... Yasadiklari yere damga vuran, bolgesel donusumlerde aktif rol oynayan buyuk aileler, her donemde her cografyada karsimiza cikti. Diger tum sehirlerde oldugu gibi Istanbul'un tarihi, icinde yasayan ailelerin tarihidir ayni zamanda. Degisimi, gelisimi ve yok olusu bu ailelere de baglidir. Istanbul'da yururken gordugunuz hemen her sey bir ailenin mirasi. Misal; Altunizade semti adini Altunizade ailesinden aldi. (Tuccar Ismail Zuhtu Efendi, alacagi olan 30.000 altinin tahsili icin Sultan II. Mahmut'un huzuruna ciktiginda Sultan Mahmut'un iltifatindan sonra aile bu isim ile anilir.)

    1950'ler sonrasi artan kirsal goc ve ticaretin, zengin ailelerin yeni yapilan cagdas alt merkezlere dagilimi sonucunda 1960'larla 1980'lerin sonuna kadar uzanan yaklasIk 30 yil boyunca belki de en karanlik donemini yasadi Beyoglu. Kimsesizlige terk edildi, gercek kimliginden tamamen uzaklasti.

    Ve kurulusundan beri yerli ve yabanci halklarin hep birlikte yasadigi, konut, isyeri ve konaklama bolgesi olan semt, 1990-2000'li yillara geldiginde, salas alt kulturleri de icinde barindiran kohne bakimsiz, her turlu kirlilige bulasmis bir eglence merkezine donustu.

    Yeni Osmanlicilik kavraminin zikredildigi gunumuzde yine devlet destekli yerli-yabanci sermaye ve gunumuz nufuzlu ailelerin yatirimlariyla, bugunun sartlari ve bolgesel ihtiyaclari dogrultusunda o eski seckin kimligine kavusmaya calismakta Beyoglu. Lakin yatirim sermayelerinin farkli ellerdeki 'soyluluk' uslubu, yapisal mudahale istahi ve dokunusu gecmisin gorgulu adabindan, zarif estetiginden oldukca farkli.

    Bugun yasadigi ve yasattigi topraklara sahip cikan Sivil Toplum Birligi; terk edisinden yillar sonra tekrar evine donmeye calisan sermaye yatirimlarinin,

    - Sosyal ve kulturel hayati canli tutan tarihi yapilarin fonksiyonlarini menfi cikarlar ugruna degistirip yok etmesine,

    - Kendilerini dislayip otekilestiren ve kapi disari eden kibirli tavrina,

    - Ve tum bunlarin gerceklesmesine zemin hazirlayip destek ve onay veren devlet yetkililerineoldukca tepkili…

      1   2   3   4   5   6






        Ana sayfa


    17 aralik 2010 cuma

    Indir 0.57 Mb.