bilgiz.org

16. TÜKetiCİ konseyi kararlari (24 mayis 2012)




Tarih01.10.2017
Büyüklüğü24.3 Kb.

Indir 24.3 Kb.


16. TÜKETİCİ KONSEYİ KARARLARI

(24 MAYIS 2012)
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 21 inci maddesi uyarınca her yıl düzenlenmekte olan Tüketici Konseyi 16’ncı kez 24 Mayıs 2012 tarihinde Ankara’da 75 delegenin katılımı ile toplanarak aşağıdaki kararları almıştır.
1-) Tüketici Konseyi Yönetmeliği gereğince tüketici örgütlerini temsilen Reklam Kurulu üyesi olarak “Tüketiciyi Koruma ve Dayanışma Birliği Derneği-TÜKO-BİR” Genel Başkanı Prof. Dr. Hamil NAZİK’in seçilmesine,
2-) Tüketici Konseyinde oluşturulan “Tüketicinin Korunmasına İlişkin Yasal Mevzuat”, “Finansal Mal ve Hizmetlerde Tüketicinin Korunması”, “Tüketicinin Sağlık ve Güvenliği” konulu Çalıştayların sonuç olarak hazırladıkları “Çalıştay Raporları”nın 16. Tüketici Konseyi Kararları olarak kabul edilmesine,
Bu kapsamda;


  1. Yatırım maliyetlerinin ve çevre kirliliğinin azaltılması için GSM firmalarının ortak anten anlaşması yapmaları ve baz istasyonları için Ankara İl İnsan Hakları Kurulu’nun getirdiği ilkeler doğrultusunda yasal düzenlemenin yapılmasına,




  1. Birim ücretlendirmede tüketici lehine bir düzenlemenin oluşturularak konuşmaların saniye bazlı hesaplanması ve ücretlendirilmesine,




  1. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nda (BTK) tüketiciyle ilgili alınan kararlarda tüketicinin temsil edilme hakkı gereği bu hakkın tüketici örgütlerince etkin kullanımının sağlanmasına,



  1. Enerji dağıtım hizmetlerinin kamu tarafından zorunlu olarak sunulması gereken hizmet niteliği taşıması nedeniyle bir ticari işletme gibi kar amacı güdülmeden veya karın minimize edilerek sunulması ve ücretlendirmenin tüketici lehine oluşturulmasına,




  1. Elektrik faturalarından maliyet artı kar oranı dışında hiçbir isim altında herhangi bir ek ücret veya katkı payının alınmamasına,




  1. Enerji piyasasında rekabet ortamının oluşturulması ve farklı şirketlerin hizmet sunabilmesinin sağlanmasına,




  1. Enerji Piyasası Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nda tüketicilerin tüketici örgütleri kanalıyla temsil edilmesine ilişkin düzenleme yapılmasının önerilmesine,




  1. Tüketici örgütlerinin; tüketicilerin eğitimi, bilgilendirme ve bilinçlendirme işlevlerini tam olarak yerine getirebilmeleri için oluşturacakları projeler ve diğer çalışmaları için finansal destek sağlanması için yasal zeminin oluşturulmasına,




  1. Tüketicilerin kendileriyle ilgili karar alan tüm kamu kurum ve kuruluşlarda bağımsız örgütleri aracılığıyla etkin biçimde temsil edilebilmesi için yasal zeminin oluşturulmasına,




  1. Reklam Kurulu’nda üretici karşısında tüketici temsilinde eşitliğin sağlanması için mevzuat değişikliği önerilmesine,




  1. Tüketicinin korunması ile ilgili tüm mevzuatta sürdürülebilir tüketim anlayışına uygun düzenlemelerin yapılmasına,




  1. 4077 sayılı Yasada tüketici eğitimine yönelik maddelerin etkin bir şekilde uygulanması ve tüketici eğitimine yönelik 5 yıllık stratejik plan oluşturulmasına,




  1. Ticari faaliyetlerini tüketici mevzuatına uygun yürütmeyen işletmelere verilecek cezaların caydırıcı olması ve ceza alan firmaların teşhir edilmesine,




  1. Eser sözleşmeleri, sigortacılık, taşımacılık ve kargo sözleşmelerinin de tüketici işlemi kapsamında sayılması için mevzuat değişikliği önerilmesine,




  1. Devre mülk kullanımı ile ilgili tüketici haklarının da tüketici mevzuatı kapsamına alınması ve bu konuda gerekli düzenlemenin yapılmasına,




  1. Bankalar ve özel finans kuruluşlarının tüketicilerden talep ettikleri faiz dışı gelirlerinin tek tek tek belirlenmesi ve bu kalemlerin alınmasını kabul edenlere uygulanacak tutarların alt ve üst limitlerinin Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından belirlenmesine,




  1. Bankaların sundukları mal ve hizmetlerle ilgili uyuşmazlıklarda, başvuran tüketicilere bilgi ve belge vermesi, uyuşmazlığın hakem heyetine intikali halinde tüketici sorunları hakem heyetlerine ivedilikle bilgi vermesinin teminine,




  1. Nakdi ve gayri nakdi kredilerde hayat, konut ve sair sigortalarla kasko sigortalarının zorunlu tutulmaması, bankaların bu konuda dayatma yapmasının önlenmesine ve sözleşmelerde, hayat sigortalarının ihtiyari olduğuna ilişkin madde bulunmasına,




  1. Kart aidatı, dosya masrafı, hesap işletim ücreti, ipotek fek ücreti, ekspertiz ücreti, yeniden yapılandırma ücreti, sabit faizli kredilerde erken ödemede %2 ödeme şartı, tüketicinin zorunlu sigorta yaptırmak zorunda kalması, taksitli nakit avans ücreti, (farklı bankalardan veya aynı bankanın şubeleri arasında) havale ücretinin kişiye gönderilen paradan peşin kesilmesi, havale ücretinin yüksek olması, bankaların kredi sözleşmesine faiz dışı ücret (dosya masrafı, ekspertiz vs.) alınamayacağına ilişkin düzenleme yapılmasına, banka ya da özel finans kuruluşlarının bu kalemleri kabul eden tüketicilerden de dilediği gibi bir ücreti tahsil edememesine, bu kalemlerin sayısının sınırlandırılmasına ve bedelin alt ve üst sınırlarının da TCMB tarafından tıpkı faiz oranları gibi belirlenmesine,




  1. Ortak ATM’lerden çekilen paralardan kesinti yapılmamasına,




  1. Bankaların ATM’lerden para çekme hizmeti karşılığında ücret kesmemelerine,




  1. Bankaların tüketicilere hangi sigortaların zorunlu, hangilerinin zorunlu olmadığı konusunda bilgi vermelerinin sağlanması için düzenleme yapılmasına,




  1. Bankaların, tüketicilere sunduğu finansal ürünlerde tüketiciyi önceden aydınlatma ilkesine riayet etmelerine,




  1. Tüketicinin istediği sigorta şirketini seçebilmesinin sağlanmasına, sözleşmede büyük harflerle bu durumun belirtilmesine,




  1. Sigorta şirketlerini ilgilendirmesine rağmen banka acentelerinin bu hizmeti vermelerinin önlenmesine,




  1. Erken çıkan kişinin hem anapara kaybına uğraması hem de ceza ödemesinin önlenmesine ve “%15 stopaj kesintisi”, “en az 10 yıl ödeme”, “57 yaş şartı” gibi konularda öncelikle ve özellikle tüketicilerin bankalarca bilgilendirilmesine,




  1. Özel uzmanlık gerektiren Bireysel Emeklilik Sistemi-BES ile ilgili bankaların bu ürünleri satmasının engellenmesine, eğer BES hizmetini sunacaklarsa da BES sözleşmelerinde tüketici için öngörülebilir şartlar getirilmesine,




  1. Bankaların hizmet karşılığı olmayan hiçbir kalem için ücret tahsil etmemesine,




  1. “Gıda takviyesi” adı altında satışa sunulan ürünlerin de yan etkilerinin olduğu (bazen ölümcül bile olabildiği), içeriğindeki maddelerin dozu ve etkisi bilinmeden kullanılmasının sağlık açısından ciddi sakıncalara yol açabileceği, söz konusu ürünlerin hastalıkların tedavisinde kullanılabileceği izlenimin yaratılmasının ve bu ürünlerin endikasyon belirten şekilde (tedaviye yönelik) her türlü mecrada tanıtımının yapılmasının yasak olduğu ve bu ürünlerin, ilaç yerine doktor önerisi dışında kullanılmaması gerektiği konusunda tüketicilerin bilgilendirilmesine, bu doğrultuda, tüketicilerin bilgilendirilmesi amacıyla, kamu kurum ve kuruluşlarının ve sivil toplum örgütlerinin eğitim faaliyetlerini artırması gerektiğine, bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı’nın ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın (Cuma hutbeleri vasıtasıyla) eğitim faaliyetlerinde yer vermesine, konuyla ilgili kurumların kendi mevzuatları kapsamında gıda takviyelerine ilişkin denetimlerine ağırlık vermelerine ve işbirliği halinde çalışmalarına,




  1. Tüketicilerin sağlık ve güvenliğini tehdit eden/edebilecek ürünlerin belirli periyotlarla analizlerinin yapılmasına; bu analiz raporlarının kamuoyuna duyurulmasına,




  1. 2007 yılından itibaren gümrüklerde tekstil ve deri ürünlerinde yapılan azo boyar maddelerle ilgili denetimlerin diğer tüketici ürünlerine yönelik olarak yapılmasının sağlanmasına,




  1. Tüketici örgütlerinin bu analizler konusunda yetkilendirilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasına,




  1. Tüketici örgütlerinin piyasada toplayacağı numunelerin analizlerinin, akredite laboratuarlar tarafından yapılması hususunda, Tüketici örgütlerine ilgili kamu kurumları tarafından finansal destek sağlamasına ve işbirliği içinde çalışmaların özendirilmesine,




  1. “Bazı Tüketici Ürünlerinin Tehlikeli Kimyasal Madde İçeriğine Yönelik Piyasa Gözetimi ve Denetimine İlişkin Tebliğ” ve “Tüketici Ürünlerinin Güvenlik Risklerinin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ” kapsamında yapılan denetimlerin etkinliğinin arttırılmasına,




  1. Güvensiz olduğu belirlenen ürünler hakkında; ürünün adının, markasının ve üreticinin adının, tüm tüketicilere ulaşabilecek yöntemlerle ve ivedilikle duyurulmasının sağlanmasına, dolayısıyla ürün güvenliği konusunda piyasa gözetim ve denetim sisteminin etkin bir şekilde işlemesine ve mevzuatın uygulanması konusunda özel duyarlılık gösterilmesine,




  1. Tüketicilerin, hangi ürünle ilgili hangi merciye başvuracağı konusunda bilgilendirme çalışmalarının yapılmasına,




  1. Şüpheli görünen ürünler konusunda, tüketicilerin bu ürünleri ilgili Kuruma kolaylıkla bildirmesinin sağlanmasına,




  1. Baz istasyonları, televizyon vericileri ve yüksek gerilim hatlarının, yerleşim alanlarının dışına çıkarılmasının sağlanmasına,




  1. Cep telefonu kullanımı konusunda tüketicilerin eğitilmesine, bilinçlendirilmesine, çocukların cep telefonu kullanımının önlenmesi için çalışmalar yapılmasına,




  1. Telefonlarının ithalatında, yalnızca düşük SAR değerleri olan cep telefonlarına izin verilmesine,




  1. Genetiği değiştirilmiş organizmaların insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri bilindiğinden, söz konusu ürünlerin içeriğindeki GDO miktarına ve ürünlerin türüne (gıda veya yem) bakılmaksızın bu tip ürünlerin üretim ve ithalatının tamamıyla durdurulmasının sağlanmasına,




  1. Genetik yapısı değiştirilmiş organizma ve ürünlerin ithalatı, ihracatı, transit geçişi, izleme, denetim ve kontrolü, ambalajlanması, etiketlenmesi, taşınması, muhafazası ve depolanması gibi süreçlerin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yetki alanında olması ve konuyla ilgili yasal mevzuatın söz konusu Bakanlık tarafından düzenlenmiş olması nedeniyle, bu tip GDO’lu ürünlerin ithalatının tamamıyla (bulaşanlar dahil) önlenmesine ilişkin çalışmaların bu kurum tarafından yapılmasına,




  1. Ayrıca, zirai mücadelede kullanılan pestisitlere ilişkin olarak, ilgili mevzuatın uygulanmasında gerekli hassasiyetin gösterilmesine,




  1. Diğer gıda maddelerinde olduğu gibi, bal reklamları konusunda da ilgili kamu kurumları arasında koordinasyonun güçlendirilmesi ve bu reklamlarda yer alan yanıltıcılıklara ilişkin olarak kamuoyunun daha yaygın bir biçimde bilgilendirilmesinin sağlanmasına,




  1. Diğer taraftan, çocukların reklamlarda oynatılarak, istismar edilmesinin yasaklanması amacıyla gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasına,




  1. Piyasa gözetimi ve denetimi yapan 10 adet kamu kurumu arasında eşgüdüm ve koordinasyonun sağlanmasına ve bu kurumların tüketiciler nezdinde tanıtılmasına,




  1. 2012 yılında kurulan “www.urunguvenligi.org” sitesi ürün güvenliği konusunda şikâyetlerin yapılmasına imkân sağlayan internet sitesinin daha geniş kitlelere ulaşmasının sağlanmasına, böylece koordinasyondan sorumlu kurum tarafından ortak bir internet sitesinden güvensiz ürünlerle ilgili bilgilerin tüketicilere ulaştırılmasına karar verilmiştir.






    Ana sayfa


16. TÜKetiCİ konseyi kararlari (24 mayis 2012)

Indir 24.3 Kb.